Cumhurbaşkanı Erdoğan, 41. İSEDAK Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “1967 sınırları temelinde, Başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip Filistin devleti kurulana kadar mücadelemizi hep birlikte sürdüreceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen, İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) 41.Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, yapacakları istişarelerin ve alacakları kararların, ülkelere, İslam dünyasına ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi. Cumartesi gününden itibaren organizasyon dahilinde pek çok panel, oturum ve yan etkinlikler düzenlendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik ve mali iş birliğinden ulaştırma ve iletişime, sürdürülebilir turizmden dijital dönüşüme farklı başlıklar altında fikir ile değerlendirmelerin dile getirildiğini hatırlattı.
Bunun için tüm katılımcılara şahsı ve milleti adına canı gönülden teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabb’im emeklerinizi hayra tebdil eylesin’ diyorum. Tüm bu çalışmaların, aramızdaki uhuvveti, muhabbeti ve dayanışmayı güçlendirmesini, münasebetlerimize katkı yapmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
“YAKLAŞIK 14 YIL BOYUNCA SURİYELİ KARDEŞLERİMİZ ÇOK AĞIR BEDELLER ÖDEDİ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son toplantıdan bu yana Orta Doğu başta olmak üzere tüm dünyada tarihî gelişmelere şahitlik ettiklerini aktararak, şöyle devam etti: “İSEDAK Başkanı sıfatıyla, biliyorsunuz yıllarca bu kürsüden sizlere Suriye halkının çektiği çilelerden bahsettim. Yaklaşık 14 yıl boyunca Suriyeli kardeşlerimiz çok ağır bedeller ödediler. Baas rejiminin ve terör örgütlerinin saldırılarında 1 milyona yakın Suriyeli kardeşimiz can verdi. 3,6 milyonu Türkiye’ye olmak üzere milyonlarcası başka ülkelere göç etmek, hicret etmek zorunda kaldı. Bu süreçte Suriyeli muhacirlere ensar bilinciyle ev sahipliği yaptık. Kardeşlik ve komşuluk görevimizi en güzel şekilde yerine getirmeye gayret ettik. Allah’a hamdolsun, sonunda zafere ulaşan Suriyeli mazlumlar oldu. 14 yıl boyunca Suriye’yi kan gölüne çeviren mezalim 8 Aralık Devrimi’yle birlikte nihayet sona erdi ve Suriye, Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara’nın dirayetli liderliğinde yeniden toparlanma sürecine girdi. Burada bir kez daha hürriyetleri için toprağa düşen Suriyeli kardeşlerimizi rahmetle yad ediyorum. Rabb’im mekanlarını cennet eylesin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’nin uzun bir aradan sonra İSEDAK Bakanlar Toplantısı’nda temsil edilmesinden büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Türkiye olarak ulaştırmadan eğitime, güvenlikten ticarete, sağlıktan, sosyal hizmetlere kadar Suriye halkına destek vermeye devam ettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkenin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün korunması, tüm kesimleriyle Suriyeli kardeşlerimizin kalıcı refaha kavuşması noktasında, Teşkilatımızın ve İslam dünyasının desteği çok çok önemlidir. Suriye’nin, bölge ekonomileriyle entegrasyonu hem Suriye’ye hem de bölgemize somut katkılar sunacaktır” ifadesini kullandı.
“İSEDAK ÇATISI ALTINDA SURİYE’YE ÖZEL BİR DESTEK PROGRAMI BAŞLATIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, entegrasyonun en kritik ayağını teşkil eden ulaştırma projelerinin hayata geçirilmesi konusuna yoğunlaşmanın, hayati öneme sahip olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: “Şunu da büyük bir memnuniyetle ifade etmek istiyorum: Suriye’de ekonomik kalkınmanın önünde ciddi engel oluşturan yaptırımlar, bizim de gayretlerimizle hamdolsun peyderpey kalkıyor. Gelinen aşamada artık özel sektörün de yatırımlarını Suriye sahasına yönlendirmesini teşvik ediyoruz. Komşumuz Suriye’nin yeniden ayağa kalkması, bir an önce eski günlerine kavuşması temel önceliğimizdir. Bu doğrultuda, İSEDAK çatısı altında bugün Suriye’ye özel bir destek programını da başlatıyoruz. Beşerî ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine katkı yapacak bu programla eğitim, uzman değişimi, ihtiyaç analizi ve fizibilite çalışmaları gibi alanlarda Suriye’ye proje destekleri sunacağız. Programın uygulama aşamasına, üye ülkelerimizin inşallah çok kıymetli katkılar yapacağına inanıyorum.”
“TEŞKİLATIMIZIN, KIBRIS TÜRK HALKIYLA DAYANIŞMASINI DAHA DA ARTTIRMASINI ÇOK ÖNEMLİ GÖRÜYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden (KKTC) gelen kardeşlerin de katıldığını söyledi.
“Kendilerine tüm kalbimle ‘hoş geldiniz’ diyorum” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının, İslam dünyasının ayrılmaz parçası olduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle bu kimliklerinden dolayı on yıllardır haksız, hukuksuz ve acımasız bir izolasyona tabi tutuldukları ne yazık ki bir hunharca gelişmedir. Ama buna rağmen Kıbrıs Türkü kardeşlerimiz baskılara boyun eğmediler. Kendi vatanlarında onurluca yaşama iradesinden vazgeçmediler. Egemen eşitliklerini tartışma konusu yapmadılar” diye konuştu. Bölgede kurgulanan yeni emperyalist oyunda Kıbrıs Adası’nın da menüye eklenmek istendiğine dair güçlü sinyaller aldıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teşkilatımızın, Kıbrıs Türk halkıyla dayanışmasını daha da arttırmasını bu bakımdan çok önemli görüyorum. Sizlerden Kıbrıs Türkleri’nin iki devletli çözüm temelinde yürüttükleri hak, özgürlük ve adalet mücadelesine daha fazla omuz vermenizi bekliyoruz. İnşallah ana vatan ve garantör ülke olarak biz de Kıbrıs Türk halkını asla yalnız bırakmayacak, haklı davalarında daima yanlarında olacağız” sözlerini sarf etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyası olarak vicdan ve dirayetlerinin, basiret ve metanetlerinin sınandığı çok zorlu bir dönemi tecrübe ettiklerinin altını çizdi.
Bu dönemde birbirlerine daha sıkı kenetlenmeleri, herkesi ilgilendiren sorunların üzerine kararlılıkla ve sağduyuyla gitmeleri gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanlığa rehber, alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber-i Zişan Efendimiz bir hadisi şerifinde şöyle buyurmuştur: ‘Müslümanların diğer Müslümanlarla ilişkisi birbirine kenetlenmiş bina gibidir’. Evet, aramızdaki münasebetleri öyle bir seviyeye ulaştıralım ki bu bina hep sağlam kalsın, sarsıntılardan, saldırılardan, kundaklamalardan hiçbir surette etkilenmesin” ifadesini kullandı.
“GAZZE’DE HÂLÂ ULAŞILAMAYAN ŞEHİT CENAZELERİ VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bunu özellikle şunun için söylüyorum kardeşlerim: Biliyorsunuz Gazze geçtiğimiz 2 yıl boyunca son asrın en vahşi, en barbar soykırımlarından birine sahne oldu. Çoğu çocuk ve kadın 70 binden fazla Filistinli, İsrail işgal güçlerinin katliamına uğradı. 170 bin kardeşimiz yaralandı. Dev bir enkaz yığınına dönüşen Gazze’de hâlâ ulaşılamayan şehit cenazeleri var. On milyarlarca doları bulan büyük bir yıkım söz konusu. Enkazlar kaldırılsa bile anne babaları gözlerinin önünde öldürülen masum çocukların yaşadığı travmanın izleri belki de hiçbir zaman silinmeyecek. Uluslararası kuruluşların kayıtsızlığının Gazzelilerin kalbinde açtığı yaralar belki hiçbir zaman tam manasıyla iyileşmeyecek. Bu gaddarlık ve soykırım hiçbir zaman unutulmayacak.”
Türkiye’nin, İsrail’in saldırılarının başladığı ilk günden itibaren, bu soykırıma en güçlü tepkiyi veren ülkelerden biri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 102 bin tonun üzerindeki insani yardımlarıyla, uluslararası platformlardaki girişimleriyle, hukuk zemininde attıkları adımlarla zalimlerin karşısına dikildiklerini anımsattı.
“GAZZE’DE KALICI ATEŞKESİN TEMİNİ YOLUNDA BÜYÜK ÇABA SARF ETTİK”
Kalıcı ateşkesin temini ve adil bir barışın sağlanması yolunda büyük çaba sarf ettiklerini, İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Ligi Gazze Temas Grubu ve uluslararası toplumun vicdan sahibi üyeleriyle birlikte Gazze’deki kardeşlerinin uğradığı bu mezalimi uluslararası toplumun gündeminde tuttuklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu çabaların olumlu neticelerini de almaya başladıklarını anlattı.
Türkiye’nin de katkı sağladığı, Mısır’ın ev sahipliğindeki Hamas ile İsrail arasındaki görüşmelerin ateşkesle sonuçlandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Katar ve Mısır başta olmak üzere, sürece destek veren bölge ülkelerinin tamamına bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Bu örnek dayanışmayı önümüzdeki dönemde çok daha güçlü bir şekilde, kararlılıkla sürdüreceğimize inanıyorum. Aynı şekilde Amerikan Başkanı Sayın Trump’a da ateşkesin tesisinde ortaya koyduğu iradeden ötürü tekrar teşekkür iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamas’ın anlaşmaya riayet noktasında oldukça kararlı olduğu görünüyor. Ancak İsrail’in bu konudaki sicilinin çok kötü olduğunu hepimiz görüyoruz. Çeşitli bahanelerin arkasına sığınarak, gizlenerek ateşkes anlaşmasından bu yana 200’ün üzerinde masumu katleden, Batı Şeria’da işgal ve saldırılarına ara vermeyen bir yönetimle karşı karşıyayız. Şurası bir gerçek ki yalnızca sivilleri değil, barışa giden yolu da hedef alan bu saldırılar, İsrail-Filistin meselesine adil ve kalıcı bir çözüm bulma anlayışının önüne asla geçemeyecektir” değerlendirmesinde bulundu.
Gelinen noktada Gazze halkına daha fazla insani yardım ulaştırmanın ve akabinde yeniden imar çalışmalarına başlanmasının gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail hükümetinin bunu da engellemek için elinden geleni yaptığını ifade etti.
“BATI ŞERİA’NIN İLHAKINA MÜSAADE EDEMEYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arap Ligi ile İslam İşbirliği Teşkilatınca hazırlanan yeniden imar planının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini düşündüklerini aktararak, “Bilhassa Teşkilat ve İSEDAK’ın, Gazze’nin yeniden ayağa kaldırılmasında öncü bir rol oynaması elzemdir. Ne Batı Şeria’nın ilhakına ne Kudüs’ün statüsünün değiştirilmesine ne de ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın kutsiyetine zarar verme teşebbüslerine müsaade edemeyiz. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip Filistin Devleti kurulana kadar mücadelemizi hep birlikte sürdüreceğiz” görüşünü paylaştı.
“SUDAN’IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ, EGEMENLİĞİNİ VE BAĞIMSIZLIĞINI KORUMALIYIZ”
Sudan’da 29 aydır devam eden çatışma ortamından da bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son günlerde El Faşir’de sivil halka yönelik katliamları, göğsünde taş değil kalp taşıyan hiç kimse kabul edemez, buna sessiz kalamayız. Sudan’da akan kanın bir an önce durdurulmasında en büyük sorumluluk hiç şüphesiz İslam alemine düşüyor. Müslümanlar olarak başkalarından medet ummak yerine sorunlarımızı kendimiz çözebilmeliyiz. Sudan’ın toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve bağımsızlığını korumalıyız. Bu zor günlerinde Sudan halkının yanında olmamız, insani yardımlarımız ve kalkınma desteklerimizi sürdürmemiz ehemmiyet arz ediyor. Teşkilata üye tüm ülkelerin, kardeşlik hukukumuz çerçevesinde, Sudan’ın barış, huzur ve güven iklimine kavuşması için elini taşın altına koyacağına tüm kalbimle inanıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sayısı hızla artan korumacı tedbirlerin etkilerinin uluslararası ticarette daha yoğun hissedilmeye başladığını söyledi.
Küresel salgın öncesindeki 20 yılda yıllık ortalama yüzde 3,7 oranında gerçekleşen küresel büyümenin 2025-2030 döneminde yüzde 3’e ineceğinin tahmin edildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu veriler, yalnızca bir ekonomik durgunluğu değil aynı zamanda küresel ekonomi politikalarının da yeni bir denge arayışını işaret ediyor. Risk ve belirsizliklerle dolu bu manzara karşısında ülkelerimizin kendi aralarındaki iş birliğinin ne kadar hayati olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır” dedi.
“İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATININ DÜNYA TİCARETİNDEKİ PAYI YÜZDE 11 SEVİYESİNDE”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatının geçmiş 50 yılına bakıldığında ülkelerin dünya ticaretinden hak ettikleri payı alamadığının su götürmez bir gerçek olduğu değerlendirmesinde bulunarak, “Bugün süreçte teşkilat üyesi ülkelerde ortalama kişi başı gelir 1169 dolardan 4 bin 453 dolara yükselirken aynı yıllarda dünya ortalaması 2 bin 611 dolardan 13 bin doların üzerine çıkmıştır. Dünya ticaretindeki payımız ise yüzde 11 seviyesinde kalarak yerinde saymıştır. İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleri arasında yüzde 25 olarak belirlediğimiz ticaret hedefinin bir hayli gerisindeyiz. Dünya doğal gaz rezervlerinin yüzde 60’ına, petrol kaynaklarının yüzde 65’ine, küresel nüfusun yüzde 25’ine sahip olan İslam dünyası, uluslararası ticarette arzu ettiğimiz konuma henüz ulaşabilmiş değildir” diye konuştu.
Bu durumu değiştirecek adımlar atmanın elbette mümkün olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İSEDAK bünyesinde yürüttüğümüz ortak program ve projeler, bu noktada büyük önem arz ediyor. Aramızdaki ticaretin güçlendirilmesi hedefiyle 2022’de devreye aldığımız Tercihli Ticaret Sistemi’nin üye sayısının artırılması ve kapsamının genişletilmesine yönelik çabalar, aynı şekilde çok kıymetlidir. Bu sistemin yeni nesil ticaret anlaşmalarıyla perçinlenmesine dönük gayretlere tüm üyelerin desteğini bekliyoruz. Tercihli Ticaret Sistemi’ne henüz taraf olmayan ülkeleri aramıza katılmaya, taraf ülkeleri ise ticaret alanındaki iş birliğimizi derinleştirmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.
“İSLAMİ FİNANS ÜRÜNLERİNİ YAYGINLAŞTIRMALIYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracat stratejilerinin geliştirilmesi temasıyla yapılacak olan bu yılki görüş alışverişi oturumunun ticarette yeni iş birliği imkanlarını istişare etme ve somut yol haritaları oluşturma noktasında faydalı olacağına inandığını söyledi.
İhracatı çeşitlendirirken yüksek gelirli ve rekabetçi ekonomiler inşa etmelerinin de şart olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “KOBİ’lerin finansmana erişimi için İslami finans ürünlerini yaygınlaştırmalı, ihracat kredileri ve sigorta sistemlerini İslami prensiplerle uyumlu hâle getirmeliyiz. İSEDAK KOBİ Programı ile KOBİ’lerimiz arasında güçlü iş birliği ağları oluşturuyoruz. Henüz dahil olmamış ülkeleri bu programa katılmaya ve yürütülen çalışmalardan istifade etmeye çağırıyorum” dedi.
Diğer taraftan üye ülkeler arasındaki ticaretin arttırılmasında helal sertifikalandırma hususunun da büyük bir fırsat arz ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu amaçla 2 yıl önce kurulan Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumu’nun teknik çalışmalarını tamamlamasını ve 2026 yılında ilgili faaliyetlerin başlamasını bilhassa önemli görüyorum. Ticari ilişkilerimizi arttırmanın bir diğer ayağını ise tahkim mekanizması teşkil ediyor. Şahsen önerdiğim İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi’nin, müşterek çalışmalarımıza önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Merkezin daha fazla tanınması ve tahkim davalarında ilk akla gelen mercilerden biri olması için sizlerin desteğine güveniyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu yıl İSEDAK Çalışma Grupları kapsamında İslam ülkelerinin kalkınması bakımından önem taşıyan pek çok konu ele alındı. Bugüne kadar İSEDAK Proje Destek Programları aracılığıyla tam 180 projeye destek verdik. 56 ülkemizin gerek proje sahibi gerekse yararlanıcı sıfatıyla bu faaliyetlerde yer almış olmasından büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu sene İSEDAK Proje Finansmanı kapsamında 23 projeyi daha inşallah hayata geçiriyoruz. İSEDAK Kudüs Programı çerçevesinde uygulamaya koyduğumuz 20 projeye bu yıl 8 projeyi daha ilave ediyoruz. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun diyor, bu projelerde emeği geçen her bir kardeşime gönülden teşekkür ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda 41. İSEDAK Bakanlar Toplantısı’nın hayırlara vesile olması dilediğinde bulunarak, katılımcılara teşekkür etti.
FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir
FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır
MARKA &PATENT ÇETESİ
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır?
Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE
Cumhurbaşkanı Erdoğan Formula 1 Türkiye GP Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada, “Formula 1’e yeniden dönmemizin şampiyonaya çok büyük değer katacağına inanıyorum. Türkiye’nin Formula 1 takvimine tekrar dâhil edilmesini, ülkemizin güçlü organizasyon kabiliyetine, modern spor ve sağlık altyapısına, son yıllarda bölgesinin istikrar adası rolünü perçinlemesine ve elbette Türk milletinin misafirperverliğine duyulan büyük güvenin yeni bir işareti olarak görüyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nin bahçesinde düzenlenen Formula 1 Türkiye GP Tanıtım Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Formula 1’in seyir zevki, genç takipçileri ve otomobil teknolojilerinde dünyanın en büyük spor organizasyonları arasında yer aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de de Formula 1’in başta gençler olmak üzere her yaştan ciddi sayıda takipçisinin hatta tutkunlarının bulunduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarışların ülkede 19 milyon civarında kişiye ulaştığını, sosyal medyada yaklaşık 7,5 milyon takipçi tarafından yakından izlendiğini ifade ederek, “2005-2011 yılları arasında yedi yarış, Kovid döneminde 2020 ve 2021’de iki yarış olmak üzere toplam dokuz kez Formula 1’e ev sahipliği yaptık. 2005 yılındaki ilk yarış sadece tribünlerdeki 110 binden fazla seyirciyle Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmıştı. Efsanevi yarışlar, unutulmaz olaylar, kırılması güç rekorlar, İstanbul Park’ı, Formula 1’in en gözde pistlerinden biri olarak hafızalara kazıdı” dedi.
Özellikle dünyanın salgınla mücadele ettiği, insanların evlere kapandığı, spor etkinliklerinin ardı ardına iptal edildiği bir dönemde Formula 1’e kapıları açarak bu spor dalına verdikleri önemi gösterdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın dönemindeki yarışların sporseverler açısından bir başka anlamı da dönemin Mercedes pilotu Hamilton’un, Michael Schumacher’in yedi F1 şampiyonluğu rekorunu egale etmesiydi. Sonraki yıl aynı coşkuyu bu kez seyircili şekilde yaşamış, çok çekişmeli bir yarışa tanıklık etmiştik” diye konuştu.
“TÜRKİYE’NİN FORMULA 1 TAKVİMİNE TEKRAR DÂHİL EDİLMESİNİ, ÜLKEMİZİN ORGANİZASYON KABİLİYETİNİN BİR İŞARETİ OLARAK GÖRÜYORUM”
Türkiye’nin başarılarla dolu bu geçmişine bakıldığında, 2027 yılından itibaren Formula 1’e yeniden dönmenin şampiyonaya çok büyük değer katacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bilhassa sekizinci virajıyla yarış severlerin gözdesi olan İstanbul Park, inşallah 2027-2031 yılları arasında tam beş dönem boyunca göz dolduran, heyecanlı, seyir zevki yüksek yarışlara ev sahipliği yapacaktır. Türkiye’nin Formula 1 takvimine tekrar dâhil edilmesini ülkemizin güçlü organizasyon kabiliyetine, modern spor ve sağlık altyapısına, son yıllarda bölgesinin ‘istikrar adası’ rolünü perçinlemesine ve elbette Türk milletinin misafirperverliğine duyulan büyük güvenin yeni bir işareti olarak görüyorum. Türkiye olarak bu güveni daha önce olduğu gibi yine boşa çıkarmayacak, her açıdan kusursuz bir organizasyonla yarışlara ev sahipliği yapacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Formula 1’in ülkemize ve İstanbul’umuza kazandırılmasında emeği geçen herkesi canı gönülden tebrik ediyorum. Bir motor sporları ülkesi olan Türkiye’nin Formula 1 ile ortaklığının önümüzdeki yıllarda güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından 2027 yılında gerçekleşecek F1 Türkiye GP’nin sembolik startı için butona bastı. Daha sonra Red Bull’un şampiyon araçlarından olan Yuki Tsunoda’nın kullandığı F1 test aracı, Galataport’tan hareketle, Karaköy güzergâhını takip ederek Dolmabahçe’ye geldi. Turun tamamlanmasının ardından Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Başkanı Eren Üçlertoprağı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, F1 direksiyonu hediye etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının 106’ncı yıl dönümü dolayısıyla, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona katıldı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş ile Tören Salonu’nun yanında bulunan Mermerli Salon’a geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kabine üyeleri ve bazı davetlilerle bir süre sohbet etti.
Daha sonra, TBMM Başkanı Kurtulmuş eşliğinde resepsiyonun gerçekleştirildiği Tören Salonu’na giren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir basın mensubunun, “CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüşmeyi düşünüyor musunuz, bir temas olur mu?” şeklindeki sorusuna, şu cevabı verdi: “Ben iktidar partisiyim, o ana muhalefet partisi. Bir defa bizim kitabımızda yok yok. Niye görüşmeyelim?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başka bir basın mensubunun, “Terörsüz Türkiye süreci ne aşamada?” sorusu üzerine, “Gayet olumlu bir şekilde devam ediyor. Herhangi bir sıkıntı yok” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, resepsiyonda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile bir süre ayaküstü sohbet etti. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan ve DEM Partililerle görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran ve diğer davetlilerle de selamlaştı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.