Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, İran’a yönelik saldırılar hakkında, “Bu süreçte tansiyonun düşürülmesi, akan kanın durdurulması, diyalog kapısının açılması için yoğun gayret gösterdik. İlkeli ve diplomasiyi önceleyen tutumumuzu hâlen koruyoruz. Bölgesel istikrarı tehdit eden, geleceğimizi ve gelecek nesilleri tehdit eden her soruna onurlu bir çözüm yolunun bulunabileceğine inanıyoruz. Yeni bir müzakere süreci mümkündür, hatta olmalıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı. Programa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da katıldı.
11 ayın sultanı Ramazanın Müslümanlarla birlikte tüm insanlığa barış, huzur ve esenlik getirmesini dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu mübarek günlerin Filistinli kardeşlerimiz başta olmak üzere huzura hasret tüm coğrafyalarda barışa vesile olmasını, çölleşmiş ve çoraklaşmış gönülleri rahmet bulutlarıyla yeşertmesini canıgönülden temenni ediyorum” diye konuştu.
“GAZZE’DE İNSANİ TRAJEDİ HÂLEN DEVAM EDİYOR”
Ramazanın derin mesajlarına daha çok ihtiyaç duyulan, barış ve dayanışma çağrılarına en fazla kulak verilmesi gereken bir dönemde olunduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizler bu dostluk ve kardeşlik sofrasında iftarımızı ederken, bölgemizde ve dünyada son derece vahim hadiseler vuku buluyor. Gazze’de 10 Ekim’de imzalanan mutabakata rağmen sahadaki insani trajedi hâlen devam ediyor. İnsani yardım girişlerinde sıkıntılar yaşanırken, İsrail sistematik saldırılarıyla Gazze halkını terörize etmeyi sürdürüyor. Sadece son 5 ayda 640’ın üzerinde Gazzeli, İsrail saldırılarında şehit oldu. 2 bine yakın masum insan yaralandı. Geçen ayki arazi tesciline dair kararda olduğu gibi İsrail hükûmetinin işgal ve istila politikasından Batı Şeria da payını alıyor. 7 Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te 1120’den fazla Filistinli katledilmiş, 12 bine yakın Filistinli ise yaralanmıştır. Ağır baskı altında tutulan Batı Şeria’da yargısız infazlar, işgaller, yıkımlar ve zorla yerinden edilmeler artarak devam ediyor. İsrail uluslararası toplumun dikkatinin Gazze’den başka yerlere kaymasını fırsat bilerek iki devletli çözüm yolunu tamamen dinamitleme peşindedir. Netanyahu yönetimi 10 Ekim’de imzalanan deklarasyondan bugüne kadar yürüttüğü hukuk dışı ve yayılmacı politikalarla barış istemediğini, çözümden yana olmadığını bir kez daha göstermiştir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dün olduğu gibi bugün de kardeş Filistin halkının yanında olduğunu dile getirerek, Türkiye’nin Gazzeli mazlumlara maddi manevi tüm desteğini vermeye devam edeceğini vurguladı.
“ORTA DOĞU’NUN AMELİYAT MASASINA TEKRAR YATIRILMASINI KABUL ETMİYORUZ”
Bölgede yaşanan gelişmelere 28 Şubat itibarıyla İran’a yönelik saldırıların da eklendiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10 günü geride kalan saldırılarda şimdiye kadar içinde 300’ü aşkın masum çocuğun da olduğu 1500’e yakın İranlı hayatını kaybetti. İran kaynaklı füze ve dron saldırılarına paralel olarak gerilim tırmandı ve kısa sürede tüm bölgenin istikrarını tehdit eder boyutlara ulaştı” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, karşılıklı misillemelerle hem can kayıplarının hem yıkımın hem de krizin ekonomik maliyetinin asimetrik şekilde arttığına dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Şu bir gerçek ki savaş uzadıkça maalesef tablo daha da kötüleşecektir. Bilhassa yeni maceralara girişmenin faturasını sadece çatışan taraflar değil, tüm bölgemiz hatta Avrupa ve Asya dahil tüm dünya ödeyecektir. Son yarım asırda Orta Doğu’da dış müdahalelerin ve jeopolitik mühendislik girişimlerinin nelere yol açtığına, geride nasıl büyük bir siyasi, sosyal ve ekonomik enkaz bıraktığına defalarca şahit olduk. Türkiye olarak biz bölgemizin aynı acıları tekrar yaşamasını istemiyoruz. Orta Doğu coğrafyasının tıpkı bir asır evvel olduğu gibi yeniden ameliyata alınmasını, ameliyat masasına tekrar yatırılmasını kabul etmiyoruz. Şunun da altını burada önemle çizmek istiyorum. Türkiye’nin dış politikası salt çıkar odaklı değil, aynı zamanda değer odaklıdır. Nerede olursa olsun adil bir barışın kaybedeninin olmayacağına inanıyoruz.”
“GEREKLİ UYARILAR İRAN TARAFINA ÇOK NET OLARAK İLETİLMİŞTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı’nın adil ve sürdürülebilir bir barış anlaşmasıyla sona erdirilmesini savunduklarını anımsatarak, şu ifadeleri kullandı: “Bugün de aynı anlayışla ilk günden itibaren tavrımızı açıkça ortaya koyduk. Hava saldırılarının İran’ın egemenliğini ihlal ettiğini, uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve tarafımızca esefle karşılandığını belirttik. Aynı zamanda İran’ın başta can Azerbaycan ve Körfez ülkeleri olmak üzere kardeş ülkeleri hedef alan saldırılarını asla tasvip etmediğimizi, bunun yanlış olduğunu, ortak acıları büyütmekten, kardeşler arasına husumet tohumları ekmekten başka hiçbir işe yaramayacağını da açık açık ifade ettik.”
Geçen hafta ve bugün Türkiye’ye doğru gelen balistik unsurların vakitlice etkisiz hâle getirildiğini, İran tarafına gerekli uyarıların çok net şekilde iletildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yine bu süreçte tansiyonun düşürülmesi, akan kanın durdurulması, diyalog kapısının açılması için yoğun gayret gösterdik. İlkeli ve diplomasiyi önceleyen tutumumuzu hâlen koruyoruz. Karşımızdaki manzara ne kadar ümit kırıcı olursa olsun, biz umutsuz değiliz. Bölgesel istikrarı tehdit eden, geleceğimizi ve gelecek nesilleri tehdit eden her soruna onurlu bir çözüm yolunun bulunabileceğine inanıyoruz. Yeni bir müzakere süreci mümkündür. Hatta olmalıdır. Sizleri de vesile kılarak bugün bir kez daha savaşın bölgemizde daha fazla yayılmadan bir an evvel sona erdirilmesi gerektiğinin altını tekrar çiziyorum. Çatışma, kaos, kriz ve istikrarsızlık ihraç etmeyi dış politikalarının merkezine yerleştirenlere inat, bizler bu coğrafyada barış ve refah iklimini tesis etmekte, bunun için mücadele etmekte, bu yolda sonuna kadar yürümekte kararlıyız. Değerli dostlar, elbette bu mücadelede başta bölge ülkeleri olmak üzere herkesin katkısına, desteğine ve yapıcı rolüne ihtiyacımız var. Sorunların çözümünde bölgesel sahiplenme kavramını işte bundan dolayı büyük bir hassasiyetle öne çıkarıyoruz.”
Güney Kafkasya’dan Ege’ye, Doğu Akdeniz’den Balkanlara, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan karşılıklı saygı, eşitlik ve kazan-kazan anlayışıyla pozitif gündemi büyütmek arzusunda olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, altyapıya yaptıkları dev yatırımlar sayesinde Marmaray’dan Avrasya Tüneli’ne, Bakü-Tiflis-Kars’tan Mersin limanına kadar Avrupa ile Asya arasında çok modlu koridorlar inşa ettiklerini söyledi.
“ASYA VE AVRUPA BAĞLANTILARIYLA MODERN İPEK YOLU’NU CANLANDIRDIK”
Osmangazi Köprüsü, İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve 1915 Çanakkale Köprüsü gibi mega projeleri hayata geçirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya ve Avrupa bağlantılarıyla modern İpek Yolu’nu canlandırdıklarını dile getirdi.
Türkiye’den geçerek önce Kafkaslara, oradan da Hazar Denizi’ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan’ı takiben Pekin’e ulaşan Hazar geçişli Doğu-Batı orta koridorunun İpek Yolu’nun ana omurgası olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, stratejik önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan Kalkınma Yolu Projesi’nin ise bu girişimlerin tamamlayıcısı olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki diğer ülkelerin de desteğiyle hayata geçirilecek Kalkınma Yolu Projesi sayesinde gelecek dönemde daha geniş bir coğrafyayı birbirine bağlama imkânı bulacaklarının altını çizdi.
Geride bırakılan çeyrek asırda Türkiye’nin nice badireyi başarıyla atlattığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “6 Şubat asrın felaketinden kanlı terör eylemlerine, darbe teşebbüslerinden sokak olayları marifetiyle hükûmeti devirme girişimlerine kadar nice imtihanı alnımızın akıyla verdik. Son olarak 27 Aralık’ta deprem bölgemizde inşa ettiğimiz 455 binden fazla afet konutunu, iş yerini ve köy evini vatandaşlarımıza teslim etmeyi başardık. Ekonomiden ticarete, turizmden savunma sanayine geniş bir yelpazede aynı başarı hikayelerine rastlamak mümkündür. Çok zorluk çektik, çok ter döktük. Hiç ummadığımız yerlerden, hiç beklenmedik engellerle karşılaştık ama hedeflerimizden hiçbir zaman kopmadık. Şüphesiz bunda son 23 yıldır bizden desteğini esirgemeyen, girdiğimiz her seçimde yanımızda duran, hükûmetimize güvenerek emaneti bize tevdi eden aziz milletimizin yıkılmaz iradesi belirleyici olmuştur. Milletimizden aldığımız güçle yolumuza devam ediyoruz.”
“MÜSTESNA ZİRVELERE EV SAHİPLİĞİ YAPACAĞIZ”
Türkiye’nin bölgesinde adeta bir istikrar adası, mücavir coğrafyasında ise bir çekim merkezi olarak konumunu her geçen gün tahkim ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinde son 23 yılda inşa ettikleri güçlü kapasite, sadece millî güvenlik açısından değil, aynı zamanda Avrupa’nın ve kardeş ülkelerin güvenliğini de teminat altına alan, sarsılmaz bir sütun işlevi gördüğünü vurguladı.
Böylesine kritik bir dönemde Türkiye’nin temmuz ayında ev sahipliği yapacağı NATO Zirvesi’nin barış ve istikrarın güçlenmesine vesile olacağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “NATO Zirvesi’nin yanı sıra 2026 senesi Türk diplomasisi açısından müstesna zirvelere ev sahipliği yapacağımız bir yıl olacaktır. Türk Devletleri Teşkilatımızın Zirvesini ülkemizde gerçekleştireceğiz. Ayrıca iklim krizi ile mücadelede hayati kararların alınacağı COP31 Zirvesi’ni Türkiye’de düzenleyeceğiz” diye konuştu.
Bugün insanlığın sürdürülemez üretim ve tüketim alışkanlıklarının dünyayı çevresel felakete sürüklediğini açıkça gözlemlediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlattıkları “Sıfır Atık” hareketinin küresel ölçekte benimsenen bir dönüşüm sürecine ilham verdiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yaklaşımın bir diğer ayağını ise çağın en ağır küresel sınamalarından biri olan gıda güvenliğinin oluşturduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yıllardır pek çok defa dile getirdiğim üzere biz, ‘komşusu açken tok yatan bizden değildir’ inancıyla yoğrulmuş bir kültüre sahibiz. Gıda ve Tarım Örgütü başta olmak üzere Birleşmiş Milletler kuruluşlarıyla yakın eşgüdüm içinde bu sorunun çözümü için aktif bir politika yürütüyoruz. Küresel gıda güvenliğine yönelik güçlü taahhüdümüzün bir neticesi olarak Sayın Mehdi Eker’i Gıda ve Tarım Teşkilatı Genel Direktörlüğü pozisyonu için aday gösterme kararı aldık. Temmuz 2027’de gerçekleştirilecek seçimlerde sizlerin temsil ettiği dost ve müttefik ülkelerin kıymetli desteklerini bekliyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.