Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cemre Vakfı Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada, “Bugün tüm dünya, çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunuyor. Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, yeni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor. Hava, su ve toprak artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını alıyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul AKM’de düzenlenen Cemre Vakfı Tanıtım Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Ramazan-ı Şerif’te katılımcılarla birlikte olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.
İkinci günü idrak edilen Ramazanın katılımcılarla birlikte millete, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Allah’tan niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin şahsında burada bulunamayan ancak bir yaşatma ve yeşertme gönüllüsü olarak, bir cemre olarak bu çatıyı yücelten ve yükselten genç kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Biliyorum ki sizler çevre duyarlılığı olan milyonları temsilen buradasınız. Biliyorum ki sizler söz konusu çevre olunca, afetle mücadele olunca, ‘Kim var?’ denildiğinde, sağına soluna bakmadan ‘Ben varım’ diyen milyonlarca neferi temsil ediyorsunuz. Dolayısıyla gözlerinin ışıltısı, yüreğimi ısıtan, geleceğe dair umutlarımı büyüten siz genç arkadaşlarımla birlikte Türkiye’nin sorumluluk sahibi tüm gençlerini burada saygıyla selamlıyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı program vesilesiyle bugün Türkiye’nin 81 iline, yarın dünyanın dört bir yanına düşeceğine inandığı cemrelerle beraber olmaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Sizin şu heyecanınızı paylaşmak, sizinle beraber olmak, sizinle aynı ufka bakmak, birlikte yürümek benim için ayrı gururdur, mutlulukların en büyüğüdür. 2021 yılında bir sivil toplum hareketi olarak başlayan ve geçtiğimiz sene kurumsal bir yapıya dönüşen Cemre Vakfına, mütevellisine, mensuplarına teşekkürlerimi iletiyor, bu güzel buluşmaya vesile olan vakfımızın fahri başkanı Samsun Milletvekilimiz Çiğdem Karaaslan’ı tebrik ediyorum. Rabb’im halis niyetinizi, çabalarınızı ve adımlarınızı bereketli kılsın. Son derece güncel, hayati önemde ve geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir mücadeleye gönül veriyor, omuz veriyorsunuz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir şeyi tüm samimiyetiyle ifade etmek istediğini aktararak, genç kardeşlerine bakınca sadece Türkiye’yi yeşertme ve yaşatma azmini değil, aynı zamanda kurdun, kuşun, dağın, taşın, havanın, suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını gördüğünü dile getirdi.
Gençlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyeti, özü, hakka ve hakikate giden bir inceliği gördüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sizlere bakınca ‘Benim sadık yârim kara topraktır’ diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel’deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde Hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil, aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı hâline getiren yüksek sorumluluk bilinci görüyorum. Sizlere bakınca hiçbir inkırazın, yabancılaşmanın, kültürel erozyonların milletimizin kalbinden ve gönlünden silemediği uyanış ve diriliş mayasını, bunu hayata geçirme iradesini görüyoruz. Sizlere bakınca bizi millet yapan değerlerin tecellisini görüyorum. Her birinize coşkunuz, çevre hassasiyetiniz, afetler konusundaki farkındalığınız için teşekkür ediyorum.”
“İKLİM VE ÇEVRE KRİZİNİ GÖRMEZDEN GELMEK MÜMKÜN DEĞİL, DOĞRU DA DEĞİL”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisini vatanı, ülkesi, milleti ve tüm insanlık için cemre olmaya adayan katılımcıları ve Cemre Vakfını tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün tüm dünya, çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunuyor. Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor” diye konuştu.
Hava, su ve toprağın, artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “40-50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken, örneğin mikro plastikler, deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri hâline geliyor. Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe, yaklaşık 4 asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor. Çevre kirliliği, iklim krizi ve tabiatın bozulan dengesi sebebiyle yaşanan seller, fırtınalar, ani hava olayları insanların yanı sıra tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursak olalım iklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil, açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz.”
Gençlerin bir araya gelmesiyle vücut bulan Cemre Vakfının, farkında olmakla sorumluluk almak arasındaki boşluğu gönüllülükle doldurmayı amaçlayan bir çevre hareketi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cemre, ayağı toprağa basanların, bir ağaç gölgesinde serinleyenlerin, avuçlarıyla gözelerden su içenlerin, yağmurun sesine kulak verenlerin, her bahar tabiatın yeniden uyanışına şahitlik edenlerin buluştuğu, güç birliği yaptığı, harbi ve hasbi bir iyilik hareketidir” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu hareket çevre duyarlılığını ideolojik çerçeveye hapsedenlerin refleksiyle değil, kendini kâinatla, kâinatı da kendisiyle bir gören ulvi bir duruşun ve duyuşun sivil çatısıdır. Cemre, gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan, kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketidir. Bunu son derece kıymetli bulduğumu hassaten vurgulamak istiyorum. Çünkü biz gerek kültürel kadrolarımız gerekse medeniyetimiz, özellikle müktesebatımız bu açıdan oldukça zengin bir birikime sahibiz. ‘Yarın kıyametin kopacağını bilsen dahi elindeki fidanı dik’ buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz. Millet olarak savaş zamanlarında bile fethettiği ülkelerde sadece insanların değil, canlı cansız her varlığın hakkına riayet eden, tabiata asla zarar vermeyen, karıncayı dahi incitmeyen bir medeniyetin mensuplarıyız.”
Tabiatı tahrip etmenin kınandığı, israfın şiddetle yasaklandığı, temizliğin övüldüğü bir kültürden geldiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kültürümüzde kurdun, kuşun, dağın, taşın, börtü böceğin, çiçeğin, ağacın, suyun, havanın, toprağın, velhasıl tabiattaki her varlığın hakkı vardır. Bu hakkı gözetmek bize emredilmiştir. Sadece bizde değil dünyanın farklı yerlerinde ilhamını fıtrattan alan tüm kadim kültürlerde tabiat tasavvurunun birbiriyle örtüştüğünü görürsünüz” şeklinde konuştu.
“GENÇLERİMİZİ ‘BİR CEMRE DE SEN OL’ DİYEREK CEMRE VAKFIMIZA ÜYE OLMAYA DAVET EDİYORUM”
Amerikan yerlilerine atfedilen “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde ve son balık öldüğünde, o zaman beyaz adam paranın yenmediğini anlayacak” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de bugün diyoruz ki su kaynakları kirletildiğinde, canlılar nefes alamaz hâle geldiğinde, ozon tabakası delik deşik olduğunda, dünyanın florası ve faunası zehirlenerek can çekiştiğinde, yeryüzü insan için artık yaşanmaz olduğunda, agresif büyümenin, tüketim çılgınlığının, sömürüye dayalı konforun, zenginliğin ve insanı büyüleyen teknolojik ilerlemenin hiçbir işe yaramadığını herkes idrak edecek” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bunun için çevre bilinci, aynı zamanda bir vatan bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir var olma bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda kendimizin, insan olduğumuzun farkına varma bilincidir. Çevre bilinci, kâinattaki dengeyi idrak etme bilincidir. Cemre Vakfı ve Cemre gönüllülerimizin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da işte bu bilinçle hareket edeceklerine, yaptıkları çalışmalara işte bu pencereden bakacaklarına yürekten inanıyorum. Çevreye duyarlı ve gönüllülük bilinci yüksek tüm gençlerimizi ‘Bir cemre de sen ol’ diyerek Cemre Vakfımıza üye olmaya davet ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah’ın eseri ve emaneti olarak gördükleri tabiatı korumak, gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha güzel, daha temiz bir Türkiye bırakmak için yoğun gayret gösterdiklerini kaydetti.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatırlayın, şu kavram fakire aittir. Çöp, çukur, çamur. Bunu biz hâllettik. Kökü kokudan ötürü toprakla doldurulması tartışılan Haliç’i, tekrar Boğaz’ın incisi hâline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul’u, ülkemizin en temiz şehirlerinden biri hâline getirdik. İstanbul’daki tecrübemizi daha sonra Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak tüm Türkiye’ye teşmil ettik” diye konuştu.
“RÜZGÂR VE GÜNEŞ ENERJİSİNİ YAYGINLAŞTIRARAK YENİLENEBİLİR ENERJİNİN GÜÇ İÇERİSİNDEKİ PAYINI YÜZDE 62’YE ÇIKARDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 5 ilde kullanılan doğal gazı 81 vilayete yayarak, şehirlerin hava kirliliği sorununu önemli ölçüde çözdüklerini belirterek, “Rüzgâr ve güneş enerjisini yaygınlaştırarak yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını yüzde 62’ye çıkardık. Neredeyse bir asırdır ihmal edilen nükleer enerjiye yönelik yatırımlarımızı hızlandırdık. Ağaçlandırma noktasında ise adeta bir devrim yaptık. Son 23 yılda 7,5 milyarın üzerinde fidanı toprakla buluşturduk. Dünyada en fazla ağaçlandırma yapan, Avrupa’da orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. 81 ilimize 82 milyon metrekareyi aşan millet bahçesi kazandırma hedefimizi adım adım gerçekleştiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Şimdiye kadar toplam 38 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde 314 millet bahçesini tamamladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalanların inşasının da hızla devam ettiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Yerli otomobil markamız Togg’u elektrikli olarak üretirken yine çevre hassasiyetimizi ortaya koyduk. Çevre projelerinde asla bir siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Çevreyi koruyan, tabiatı güzelleştiren, bizim bu alandaki çabalarımıza katkı veren her adımı, her fikri samimiyetle destekliyoruz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın kapıları herkese açıktır. Aynı şekilde bizim kapımız, ülkesine, milletine ve şehrine hizmet etmek isteyenlere sonuna kadar açıktır. Çevreyi korumanın partisi olmaz, afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene, insanımıza faydası olana her zaman sahip çıkarız, destek veririz, önünü açarız.”
“SIFIR ATIK PROJESİ BUGÜN GELİNEN NOKTADA KÜRESEL BİR ÇEVRE HAREKETİNE DÖNÜŞTÜ”
Türkiye’nin çevre konusunda, küresel düzeyde oluşturulan örgütlerin içinde yer alma, anlaşmalara taraf olma konusunda gelişmiş ülkelerin önünde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Paris İklim Anlaşması’nı 2021 yılında Meclisimizde biz onayladık. Ardından yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan İklim Kanunu’nu kabul ettik. Nihai hedefimiz olan 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için gerekli tüm adımları atmayı sürdürüyoruz. Eşim Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre projelerinin çatısını sıfır atık anlayışının oluşturduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Bu hareket bize şunu öğretiyor. Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz, aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz. Bir ağacı kurtardığımızda yalnızca bir fidan yeşertmiyoruz, daha önemlisi bir neslin nefesini de güvence altına alıyoruz. Şimdi tüm bu çabaları, projeleri ve hizmetleri bir üst aşamaya taşımaya hazırlanıyoruz. Biliyorsunuz oldukça çetin geçen diplomatik müzakereler neticesinde COP31’in ev sahipliğini üstlendik. Bu sene Antalya’da 200’e yakın ülkeyi ağırlayacak, inşallah artık ‘Söz değil, eylem zamanı’ diyeceğiz. Çevreye, afetlere ve topluma dair ilk ısıyı büyütme gayretiyle kurulan Cemre Vakfımızın bizlere bu mücadelemizde destek olacağına, omuz ve katkı vereceğine yürekten inanıyorum. İnşallah biz de Cemre Vakfı gibi samimi, sorumlu, vizyoner ve gayretli sivil toplum kuruluşlarımıza gereken her türlü desteği vereceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas’ta zeytin ağacı kıyımı yapanların yönettikleri şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkum edenlerin, kışın ortasında milletimize haftalarca susuzluk çektiren istismarcıların, kimi zaman beceriksizlikleri, kimi zaman aşırı rant hırsları sebebiyle cennet vatanımızı yaşanmaz hâle getirmelerine fırsat vermeyeceğiz” dedi.
Yılın ilk cemresinin havaya düştüğü bu günlerde Türkiye’nin ‘cemre’leriyle bir araya gelmekten duyduğu bahtiyarlığı ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin Ramazan-ı Şerif’ini de tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabb’imden hepimizi sağlık ve afiyet içinde bayrama da kavuşturmasını niyaz ediyorum. Cemre Vakfının faaliyetlerinin hayırlara vesile olmasını, çevre ve afetlere hazırlık konusunda başarılı çalışmalara imza atmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.