Tarihi MÖ 4000 yıllara kadar uzanan ,geçmiş dönemde İpek yolunun önemli bir geçiş noktası olması nedeni zengin tarihi kültürel mirasa ev sahipliği yapmış,Tarihin en şanlı direnişi ile Gazilik unvanını altın harflerle isminin baş harflerine yazdıran, yöresel mutfağı ile lezzetli ürünleri,tarihi kalesi,bakırcılar çarşısı,Zeugma Müzesi,tarihi evleri ve onu süsleyen cumbalı sokakları,Fırat nehrinin esrarengiz güzellikleri altında bereketli toprakları,tarım turizm sanayisi ile ülkemiz ekonomisine ismini altın harflerle yazdıran Şehrimiz GAZİANTEP ..
Gaziantep ilinin kuzeydoğusunda 250 km² lik genişlikteki Araban Ovası’nda yer alması ile ismini de bu ovadan alan tarımın en önemli geçim kaynağı olan İlçemiz ARABAN.. Hüseyin ÇALIŞKAN Araban İlçemize bağlı FAKILI Köyünde 1955 yılında dünyaya geldi.Evli ve 6 Çocuk babası olan Hüseyin ÇALIŞKAN doğduğu köyü anlatırken şu ifadeleri söylemeden geçemedi..: O dönemlerde köyde araç vs. kısıtlı idi.Ailemiz kalabalık bir aile idi. BABAM kardeşlerim ve beni Arabana veya Gaziantep e götürünce duygu dolu anlar yaşardım. Köy çocuğuyum, nereden bileyim. Çocukken bırakın bir arabanın hayalini, lastik ayakkabının hayalini kuramıyordum” diye anlatıyor o günleri.
Hüseyin Çalışkan, önderliğinde Temelleri 1975 yılında Gaziantep de atılmış olan ÇAAŞ GROUP;2005 yılında yönetim kurulu başkanlığına seçilen MURAT ÇALIŞKAN ile akaryakıt , gıda, lojistik,turizm,ihracat, ithalat,sigorta gibi bir çok iş kolunda faaliyet göstermektedir. 2003 yılında 1. Akaryakıt istasyonu ile perakende sektörüne ilk adımlarını atan GROUP Başkanı Hüseyin ÇALIŞKAN “ .RAN – PET Akaryakıt İstasyonları ile bugün 28 adet akaryakıt istasyonu bulunan bir İş adamıdır.. 2016 yılı sonunda bu sayıyı 40 a yükseltmeyi hedeflemekteler.. Bu akaryakıt istasyonlarının 18 adeti Mersin ilinde bulunmaktadır. Türkiye’nin Akaryakıt sektöründeki en büyük perakende ağına sahip ve akaryakıt istasyonları içerisinde başka sektörlerle hizmet ağını geliştiren firmaları bu konuda sürekli istihdam yaratarak sektör de lider konumdadır. Hedefleri 50 adet istasyona ulaştığında dağıtım şirketi kurmaktır.Günün şartları ve dinamik çalışma konseptleri ile toptan akaryakıt sektöründe dönen sermayesi ile kalıcı bir yatırım olan perakende akaryakıt sektörüne aktarmayı başarmışlardır.
ÇAAŞ GROUP bünyesinde; 2005 yılında akaryakıt taşıması için kurulan RAN – NAK Nakliyat firması 2009 yılında Turizm alanında Mersin Ayaş beldesinde Turizm ALANI .. Mersin Kızkalesi Beldesinde BARBAROSSA CLUB & HOTEL’ Ve sonrasında BERRAK SU ve dünyanın en büyük ve geniş bir fast food zincirine sahip olan SUBWAY bulunmaktadır.
Hüseyin ÇALIŞKAN ; Çaaş GROUP Onursal Başkanı ve KIZKALESİ TURİZM DERNEK Başkanlığı görevlerinde de yer almaktadır.
Sayın HÜSEYİN ÇALIŞKAN “Başarılarımızı gelecek nesillere taşıyarak, oluşturduğumuz kurum kültürü ile, içinde bulunduğumuz sektörlerde ilklerin içinde anılacak ve önümüzdeki yıllar içinde ülke genelinde en başarılı firmaların içinde yer almayı hedefliyoruz “ Vizyonu ile prensipleri olan,literatör ve oldukça disiplinli bir çalışma ortamını seven bir İş İnsanı olduğunu kanıtlamıştır. Kızkalesi Turizm Derneği Başkanı ve Barbarossa Otel Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Çalışkan, Mersin’in turizm konusunda büyük gelişim göstereceğini belirterek ‘Mersin gelecekte Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden birisi olacaktır’ ifadesini kullanmıştır. Kendisi Turizme,enerjiye ,sağlığa,eğitime,spora ve Mersinin Ekonomisine büyük destek sağlayan lider bir İş İnsanıdır.
Hüseyin ÇALIŞKAN ; Ülkesine olan sevdası ,Gaziantep e duyduğu hasleti ve özlemi ve en önemlisi , günümüz Türkiyesinde insanların ihtiyaçlarına yönelik yardımsever kimliği ile ,ülkemizin sevilen aynı zamanda saygı duyulan bir iş insanı .topluma insanlara yardım etmeyi, Babadan gelen bir kültür sayıyor.Ülkemiz de Hüseyin ÇALIŞKAN gibi iş adamlarının varlığı; istihdamın, kaynakların, iş gücünün ve enerjinin önünü açıyor. Enerji grubunda özellikle Akaryakıt istasyon işletmeciliği ve Bayilik sisteminde getirdiği hizmet kalitesi ile tartışmasız lider konumunda .
Hüseyin ÇALIŞKAN ; muhteşem dehası,yardımsever ve hoşgörü ye her daim iyimser bakışı , Ülkemizde bir çok istihdamlara da ışık olması istihdamın, kaynakların, iş gücünün ve enerjinin önünü açıyor ..Bizler de bu başarılarının devamlılığını dileyerek enerji medyası olarak ;
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü Programı’nda yaptığı konuşmada, “Ülkemizin bölgesinin güvenli limanı olduğu bu süreçte bir kere daha görülmüştür. İktidar olarak önümüzdeki dönemde ülkemizin bu müstesna yönünü daha da güçlendirmekte kararlıyız. Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracak, finans ve yatırım ortamını iyileştirecek hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemeleri yakın zamanda devreye almayı hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde düzenlenen 22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, katılımcıları selamlayarak programa katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Programın tertiplenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın finans sektörü başta olmak üzere ülke, millet ve ülke ekonomisi için hayırlara vesile olmasını diledi.
Sermaye Piyasası Kurulunu, düzenlediği eğitim ve bilgilendirme faaliyetleriyle finansal okuryazarlığın ülke geneline yaygınlaştırılmasındaki önemli payı dolayısıyla tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlıklar, kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde yürütülen bu çalışmaların ilkokul çağındaki gençlerden hane halkına kadar finansal farkındalığın her yaş grubunda oluşturulmasına katkı sağladığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bankacılıktan borsaya, bütçe yönetiminden krediye, yatırımlardan dijital varlıklara geniş bir yelpazeye yayılan bu çalışmaları kıymetli bulduğunu ifade etti.
Üretimden ihracata, yatırımdan istihdama, ekonominin tüm bileşenlerinin sermaye ve finans piyasalarındaki istikrara bağlı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde millî gelir ve refah seviyesindeki artış da finansal sistemlerin sorunsuz ve öngörülebilir surette manipülasyon ve spekülasyonlardan arındırılmış bir şekilde çalışmasıyla doğru orantılıdır. Bir ülkenin sermaye piyasaları ne kadar güçlüyse üretim kapasitesi, teknoloji yatırımı, girişimcilik ruhu ve rekabet gücü de o kadar kuvvetli olur. Sermaye ve finans piyasalarının adil, şeffaf ve güvenli bir şekilde işlemesi, piyasadaki beklenti ve ihtiyaçların karşılanması, bu bakımdan büyük önem arz ediyor” ifadelerini kullandı.
Gelişmiş ülke ekonomilerine bakıldığında hepsinin gerisinde derinleşmiş finansal yapıların ve güçlü sermaye piyasalarının görüleceğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fakat şurası da bir hakikat ki dijital teknolojilerin ve yapay zekânın diğer alanlar gibi finans piyasalarını da dönüştürdüğü bir dönemi yaşıyoruz. Tasarruf alışkanlıklarından yatırım kararlarına, dijital ödeme sistemlerinden siber güvenliğe, sanal kumar ve yasa dışı bahisten dijital finans tehditlerine uzanan çok boyutlu bir tabloyla karşı karşıyayız” değerlendirmesini yaptı.
“MANİPÜLATİF İÇERİKLER DÜNYA GENELİNDE ENDİŞE VERİCİ SEVİYELERE ULAŞMIŞTIR”
Son yıllarda finansal sistemlerde yaşanan dijital dönüşümün fırsatların yanı sıra tehditleri de beraberinde getirdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Özellikle sosyal medya ve dijital iletişim platformları vasıtasıyla yayılan manipülatif içerikler, fiktif işlemler, kısa sürede yüksek kazanç vadeden yapılar dünya genelinde endişe verici seviyelere ulaşmıştır. Aynı şekilde sahte yatırım tavsiyeleri, dijital dolandırıcılık ve paravan hesap girişimleri ve daha nicesi yalnızca bireyleri değil, finansal sistemlerin itibarını da tehdit eden boyutlara varmıştır. Böyle bir konjonktürde finansal okuryazarlık, bireysel bütçe yönetim kapasitesinin çok çok ötesine geçmiş, güçlü, dirençli ve sürdürülebilir bir ekonominin gerek şartı hâline gelmiştir. Biz bu meseleye daha geniş bir açıdan bakıyor, toplumsal farkındalık, dijital güvenlik ve finansal dayanıklılık perspektifiyle yaklaşıyoruz.”
Uluslararası çalışmaların da bu hassasiyeti doğruladığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “OECD’nin 2023 yılında yaptığı bir araştırma, finansal okuryazarlığı yüksek toplumların tasarruflarını daha verimli alanlara yönlendirdiğini, borçlanma ve yatırım kararlarını daha sağlıklı verdiğini ortaya koyuyor. Aynı şekilde manipülatif yönlendirmelere karşı daha uyanık olduklarını, uzun vadeli yatırım kültürünü benimsediklerini teyit ediyor. Bu da kuşkusuz sermaye piyasalarının derinleşmesine, finansal sistemin sağlıklı büyümesine ve ekonomide kaynakların daha etkin, verimli ve adil dağılımına çok ciddi katkı sağlıyor.”
“İSTANBUL’U KÜRESEL BİR FİNANS VE CAZİBE MERKEZİ YAPMAK İÇİN YOĞUN BİR MESAİ HARCIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet olarak İstanbul’u küresel bir finans ve cazibe merkezi yapmak için yoğun bir mesai harcadık, harcıyoruz. Dört hafta önce İstanbul Finans Merkezi’nde tertiplediğimiz ‘Yatırımlar İçin Güçlü Merkez Türkiye’ programıyla bu yöndeki kararlılığımızı bir kez daha ve güçlü bir şekilde ortaya koyduk” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün TBMM’de kabul edilen yasa teklifiyle Türkiye’ye yabancı kaynak girişini teşvik edecek bir düzenlemeyi hayata geçirmiş olduklarını söyledi.
“ÜLKEMİZİN BÖLGESİNİN GÜVENLİ LİMANI OLDUĞU BU SÜREÇTE BİR KERE DAHA GÖRÜLMÜŞTÜR”
Bugün de İstanbul Finans Merkezi’ndeki yatırımcılara hizmet vermek üzere “Tek Durak Ofisi”nin açılışının gerçekleştirildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütün bunları özellikle şunun için çok önemsiyoruz, son dönemde bölgemizde yaşanan hadiseler Türkiye’nin ekonomisiyle, savunmasıyla, diplomatik kapasitesiyle, toplumsal dayanışmasıyla ve yönetimde sağladığı istikrarıyla krizlere karşı dayanıklılığını ispat etmiştir. Ülkemizin bölgesinin güvenli limanı olduğu bu süreçte bir kere daha görülmüştür. İktidar olarak önümüzdeki dönemde ülkemizin bu müstesna yönünü daha da güçlendirmekte kararlıyız” diye konuştu.
“2014 YILINDA HAZIRLADIĞIMIZ STRATEJİ VE EYLEM PLANI İLE SEKTÖRE İLİŞKİN KAPSAMLI BİR YOL HARİTASI OLUŞTURDUK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracak, finans ve yatırım ortamını iyileştirecek hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemeleri yakın zamanda inşallah, devreye almayı hedefliyoruz. Bununla birlikte hem vatandaşlarımızın hem firmalarımızın hem de ekonominin tüm paydaşlarının finansal farkındalıklarını artırmasına büyük önem atfediyoruz. 2014 yılında hazırladığımız Strateji ve Eylem Planı ile sektöre ilişkin kapsamlı bir yol haritası oluşturduk.”
Geçen sene yayımladıkları Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile 22 Mayıs’ı “Finansal Okuryazarlık Günü” ilan ettiklerini, 24 Mart’ta ilkokul, ortaokul ve liselerin ilk dersinin “finansal okuryazarlık” başlığıyla işlendiğini, yaklaşık 18 milyon öğrencinin aynı anda kendi yaş gruplarına ve eğitim kademelerine göre özel olarak hazırlanan içeriklerden istifade ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, finansal bilincin erken yaşta edinilmesiyle tasarruf kültürünün güçlendirilmesi bakımından iyi bir örnek olan uygulamayı hayata geçiren Millî Eğitim Bakanlığı ile Sermaye Piyasası Kurulunu (SPK) tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu hususun altını özellikle çizmek istiyorum, finansal ürün ve hizmetlerden faydalanan yatırımcı ve tüketicilerimizin olası piyasa risklerine karşı korunabilmeleri bizim temel önceliğimizdir. Bu noktada SPK’nin asli görevi olan düzenleme ve denetleme faaliyetlerini tam ve eksiksiz yerine getirmesi çok mühimdir. Reel sektörle bağını koparmayan, yalnızca refah değil, değer de üreten, gelir ve servet adaletsizliğini gideren bir finans piyasasının temin edilmesinde SPK’ye çok önemli sorumluluklar düşüyor” değerlendirmesini yaptı.
Özellikle dişinden tırnağından artırdığıyla sermaye piyasalarında yatırım yapan vatandaşların istismar edilmesinin önüne geçilmesinin bu Kurulun asli misyonlarından biri olması gerektiğini, doğası itibarıyla sermaye piyasalarına yatırım veya işlem yapmanın riskli olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, denetime, gözetime, düzenlemeye tabi alanlarda manipülasyon ve spekülasyona fırsat vermemenin düzenleyici kurumların vazifesi olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer atıl vaziyette duran, üretime, yatırıma, büyüme ve kalkınmaya hiçbir katkısı olmayan birikimlerin ekonomiye katma değer sağlayan alanlara yönelmesini istiyorsak sermaye piyasalarına güveni artırmak zorundayız. Bunun da yolu finansal okuryazarlığın artırılmasının yanı sıra yatırım ve tasarrufların güven veren bir kanaldan sisteme dahil edilmesinden geçiyor. Vatandaşımızın korku ve iyi niyetini istismar eden telefon dolandırıcılarıyla nasıl tavizsiz mücadele ediyorsak, dijital mecraları kullanarak insanımızın birikimine el uzatan açgözlülerle de aynı kararlılıkla mücadele etmemiz gerekiyor. Diğer türlü ortaya sadece ekonomik değil, toplumsal bir fatura da çıkmakta, bunun da yükünü siyaset kurumu çekmektedir” diye konuştu.
SPK’nin üzerine düşen görev ve sorumlulukları en etkin şekilde, doğru araç ve tedbirlerle bihakkın yerine getireceğine yürekten inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finansal Okuryazarlık Günü’nün hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiden herkesin Kurban Bayramı’nı tebrik ettiğini de dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin zengin enerji kaynaklarına sahip coğrafyalarla bunlara ihtiyaç duyan ülkeler arasındaki en güçlü geçiş ve kavşak noktası olduğunu belirterek, “Son krizler, Türkiye’nin bu özelliğini teyit ve tahkim etmiştir. Ülkemiz tüm tahriklere rağmen sağduyulu siyasetiyle savaşın dışında kalmış, diplomasiyi ve diyaloğu önceleyen girişimleriyle de sükûnetin tesisine katkı sağlamıştır. Türkiye, hem enerji naklinde güvenilir bir ortak hem de barışın kilit aktörü olarak son süreçte öne çıkmıştır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde düzenlenen 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un enerji güvenliği, kaynak diplomasisi ve küresel iş birliğinin masaya yatırıldığı önemli bir buluşmaya ikinci kez ev sahipliği yaptığını söyledi.
Zirve vesilesiyle Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Orta Doğu’ya uzanan coğrafyanın seçkin temsilcilerini Türkiye’de ağırladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’nde katılımcıları İstanbul’da ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Değişen Küresel Manzarada Enerji Güvenliği: Bağlantısallık ve İşbirliği” temasıyla düzenlenen zirve boyunca düzenlenecek panel ve oturumların ülkeler ve sektör için hayırlara vesile olması temennisinde bulunduğunu, ilki geçen sene başarıyla gerçekleştirilen zirvenin bu sene daha farklı konularla ikinci kez düzenlenmesinde öncülük eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Turkuvaz Medya Grubu’na teşekkür ettiğini ifade etti.
Enerji, madencilik, kritik mineraller ile hidrokarbon alanlarında güncel meseleler yanında tehdit ve fırsatların da ele alınacağı zirvenin ülkeler arasındaki iş birliklerinin geliştirilmesine katkı yapacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlarla birlikte tüm katılımcılara, kıymetli değerlendirmeleri için teşekkür etti.
“PETROL VE DOĞAL GAZ HÂLEN STRATEJİK KAYNAKLAR OLMAYA DEVAM EDİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerji arz güvenliğinin günlük hayattan uluslararası siyasete her alanda çok daha önem kazandığı bir süreçten geçtiklerini söyleyerek, “Enerji millî güvenliğin, kalkınmanın, bağımsızlığın ve bölgesel istikrarın merkezinde yer alan bir güç unsuru olma vasfını giderek perçinliyor. Petrol ve doğal gaz hâlen stratejik kaynaklar olmaya devam ediyor. Bu kaynaklara ulaşmak, bu kaynakları istikrarlı ve maliyet etkin şekilde temin etmek devletler için daha fazla önemli hâle geliyor” ifadelerini kullandı.
Bölgede son yıllarda yaşanan olayların bir taraftan enerji arz güvenliğinin ne kadar mühim olduğunu ortaya koyduğunu, diğer taraftan ülkeler arasındaki bağımlılık ilişkisinin ulaştığı seviyeyi de gösterdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşı başladığında gündeme gelen ilk konulardan birinin enerji tedariki ile doğal gaz ve petrol hatlarının güvenliği olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde 28 Şubat’ta İran’a karşı başlatılan hava saldırılarının olumsuz etkilediği alanların en başında enerji tedariki ve ticareti geldiğini söyleyerek, “Petrol ve doğal gaz fiyatlarında yüzde 50’lileri bulan artışlar gördük. Sadece fiyatlar uçmadı, enerji tedarikiyle ilgili ciddi sıkıntılar da baş gösterdi. Bu jeopolitik gerilimin artçı sarsıntıları günlük hayatı, üretimi, turizmi, hava ulaşımını ve ekonomiyi vurmaya devam ediyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Bir defa şunu burada sizlerin dikkatine getirmek isterim. Türkiye zengin enerji kaynaklarına sahip coğrafyalarla bunlara ihtiyaç duyan ülkeler arasındaki en güçlü köprüdür, geçiş ve kavşak noktasıdır. Bölgemizde meydana gelen son krizler Türkiye’nin bu özelliğini teyit ve tahkim etmiştir. Ülkemiz tüm tahriklere rağmen sağduyulu siyasetiyle savaşın dışında kalmış, diplomasiyi ve diyaloğu önceleyen girişimleriyle de sükûnetin tesisine katkı sağlamıştır. Türkiye hem enerji naklinde güvenilir bir ortak hem de barışın kilit aktörü olarak son süreçte öne çıkmıştır. Bunun olumlu tesirlerini orta ve uzun vadede daha fazla göreceğimize inanıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kaynaklarının güvenli, istikrarlı ve düşük maliyetlere geçişini temin etmenin, en az bu kaynaklara sahip olmak kadar stratejik önemde olduğunu söyledi.
Türkiye’nin güvenilir enerji tedarikindeki vazgeçilmezliğinin bir kez daha anlaşıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunda son 23 yılda hükûmetin attığı adımların çok büyük payı olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldiklerinde Türkiye’nin günlük doğal gaz giriş kapasitesinin yaklaşık 90 milyon metreküp olduğunu, bugün bu rakamın 495 milyon metreküpe çıktığını açıkladı.
Rusya’dan 2, Azerbaycan’dan 2 ve İran’dan 1 olmak üzere toplam 5 boru hattından doğal gaz temin ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye artık 39 ülkeden 50’den fazla şirketten doğal gaz tedarik eden dev bir enerji altyapısına sahiptir. LNG terminalleri, FSRU tesisleri, depolama yatırımları ve boru hatlarıyla Türkiye’yi Avrupa’nın en güçlü enerji merkezlerinden biri hâline getirdik. Yapacağımız yeni yatırımlarla günlük LNG gazlaştırma kapasitemizi mevcut 161 milyon metreküpten 200 milyon metreküpe çıkartacağız” diye konuştu.
“16-17 MİLYON HANEYE YERLİ GAZIMIZ ULAŞACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir diğer kayda değer başarılarının, 2016 yılında ilan ettikleri Millî Enerji ve Maden Politikası’yla başlayan sondaj ve arama faaliyetleri olduğunu belirterek, “Burada kelimenin tam anlamıyla paradigmayı değiştirdik. ‘Bulanlar ancak arayanlardır’ şiarıyla 10 yılda bu alana çok ciddi yatırım yaptık.” dedi.
“Kendi mühendislerimizle, kendi gemilerimizle, kendi ekipmanlarımızla ‘mavi vatan’da arama faaliyetleri yürüttük” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sondaj Gemimizle, Cumhuriyet tarihimizin en büyük doğal gaz keşfini gerçekleştirdik. Muhalefetin küçümsediği Sakarya Gaz Sahası’nda günlük üretimimiz bugün 9,5 milyon metreküpe ulaştı. Bu üretim miktarıyla milyonlarca hanemizin enerji ihtiyacını karşılıyoruz. Osmangazi Üretim Platformumuzun devreye alınmasıyla birlikte 2026 yılında günlük üretimimizi 20 milyon metreküpe yükselteceğiz. Böylece inşallah 8 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz’den karşılamış olacağız” açıklamalarında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikinci yüzer üretim platformunun inşasının sürdüğünü dile getirerek, “2028’de onun da hizmete girmesiyle üretim, üçüncü fazda günlük 45 milyon metreküpe çıkacak ve 16-17 milyon haneye yerli gazımız ulaşacak” ifadesini kullandı.
Sadece Karadeniz’de değil Gabar’da da tarih yazdıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şırnak Gabar’da gerçekleştirilen petrol keşfimiz Cumhuriyet tarihimizin en büyük petrol keşfi olarak kayıtlara geçti. On yıllar boyunca terörle ve terör eylemleriyle anılan bölgeler bugün üretimle, yatırımla, istihdamla anılıyor. Güvenlik tehdidi nedeniyle yıllarca atıl kalan yerlerde bugün turizm canlanıyor, istihdam artıyor, tarım gelişiyor, çiftçimizin, sanayicimizin, esnafımızın, vatandaşımızın yüzü gülüyor” şeklinde konuştu.
“GABAR’DAKİ ÜRETİM TÜRKİYE’NİN ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİNE ÇOK BÜYÜK KATKI SAĞLIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörün karanlık gölgesinin çekilip huzurun aydınlattığı alanlar genişledikçe yıllarca korkunun, göçün ve güvensizliğin sembolü olan şehirlerin hızla ayağa kalktığını belirterek, “Bugün Gabar’dan elde edilen üretim Türkiye’nin enerji arz güvenliğine çok büyük katkı sağlamaktadır. Yurt içi petrol üretimimizin yüzde 44’lük kısmı sadece Gabar’daki kuyularımızdan gelmektedir. Terörsüz Türkiye sürecinin menziline ulaşmasıyla birlikte inşallah yeni bir hikâye yazılmaya başlanacaktır” değerlendirmelerinde bulundu.
Türkiye’nin, ekonomisine doğrudan ve dolaylı maliyeti 2 trilyon doları aşan ağır bir yükten kurtulurken terörle mücadeleye ayrılan kaynakların daha verimli alanlara tahsis edileceğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun da en büyük kazananı on yıllardır sıkıntı çeken bölge halkıyla birlikte 86 milyonun her bir ferdi olacak” dedi.
Terörün sıfırlandığı bir atmosferin Türkiye açısından ne manaya geldiğinin işaretlerine şimdiden şahit olunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gabar’daki keşiften sonra Diyarbakır’da 4 saha belirlendi. Önümüzdeki 3 yıl içerisinde 24 kuyuda çalışma planlıyoruz. Bunların haricinde başka hazırlıklarımız da söz konusu. Türkiye Petrollerinin toplam 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket hâline gelmesi için hem yurt içinde hem yurt dışında arama, sondaj ve üretim çalışmalarımızı artırarak sürdüreceğiz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye kendi kaynaklarını geliştirirken aynı zamanda küresel enerji diplomasisinin en güvenilir ortaklarından biri olarak adından sıkça söz ettiriyor. Somali’deki sondaj faaliyetlerimiz, Pakistan’da planlanan çalışmalarımız, Libya’dan Orta Asya’ya uzanan iş birliklerimiz bunun en somut göstergesidir. Somali açıklarında yürüttüğümüz çalışmalar Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajı olması hasebiyle tarihi önemdedir. İklim ve hava şartları elverirse sondaj operasyonunu altı ila dokuz ay arasında tamamlamayı öngörüyoruz. Arzumuz, uzun yıllar iç istikrarsızlıkla ve kıtlıkla boğuşan kardeş Somali halkına bekledikleri müjdeli haberi vermektir. Komşumuz Suriye’de de hem maden hem petrol tarafında yeni hükümetle ortak çalışmalarımız devam ediyor. Suriye’deki entegrasyon sürecinin tamamlanmasıyla yeni iş birliği fırsatları için zemin çok daha uygun olacaktır. Türkiye olarak sürecin suhuletle hitama ermesi için Suriye hükümetine gereken desteği veriyoruz.”
Madencilik alanında da büyük bir dönüşüm içinde olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin maden çeşitliliği bakımından dünyada dokuzuncu sırada olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılında maden ihracatlarının 6,2 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirterek, “Dünya bor rezervlerinin yüzde 73’üne sahip olan ülkemiz, Eti Maden aracılığıyla dünya bor pazarının lideridir. Nadir toprak elementlerinde Eskişehir Beylikova’da keşfedilen dev rezerv, Türkiye’yi kritik madenler alanında küresel ölçekte şampiyonlar ligine taşımıştır. Eskişehir Kırka’da kurulan pilot tesisle lityum karbonat üretiminde ilk ürünü elde ettik. Aynı yerde yıllık 600 ton kapasiteli endüstriyel tesisin kurulumuna yönelik çalışmalarımız aralıksız sürüyor” ifadelerini kullandı.
“DİĞER ALANLAR GİBİ ENERJİDE DE TARİHÎ BİR BAŞARIYA İMZA ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerji dönüşümünün hızlandığı yeni dönemde kritik madenlerin artık petrol ve doğal gaz kadar önemli hâle geldiğini kaydetti.
Savunma sanayisinden yüksek teknolojiye birçok sektörün geleceğinin bu kaynaklara bağlı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye bu yarışta seyirci değil, oyun kurucu olmayı hedeflemektedir. Son 23 yılda bunun altyapısını çok sağlam bir şekilde zaten hazırladık. Ufku ve vizyonu eski Türkiye’yi aşamayanlara rağmen dünyanın en büyük derin deniz filosuna sahip dördüncü ülkesi olduk” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mersin Akkuyu Nükleer Güç Santrali’yle bu alanda yeni bir çığır açtık. Güneş ve rüzgâr enerjisinden hidroelektrik santrallerine, temiz enerji alanında tarihimizin en büyük projelerini hayata geçirdik. Bütün bunları da öncelikle ülkemizde tesis ettiğimiz güven ve huzur iklimi sayesinde başardık” diye konuştu.
Yere sağlam bastıklarını, kararlı yürüdüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin önünü kesmek isteyenlere aldırmadan diğer alanlar gibi enerjide de tarihi bir başarıya imza attık. İnşallah enerjide, madencilikte ve doğal kaynaklarda çok daha büyük başarılarla ülkemizi buluşturmakta kararlıyız. Bunun için karada veya denizde hükümranlık alanlarımızda ne kadar tabii kaynağımız varsa işleyecek, bu kaynakların Türkiye’nin atılım sürecinde lokomotif vazifesi görmesini mutlaka sağlayacağız” sözlerini sarf etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Altını çizerek ifade etmek isterim ki savunma sanayisinde olduğu gibi enerjide tam bağımsızlık ülkemizin Kızılelma’sıdır. Türkiye bu hedefine doğru emin adımlarla yürümektedir. Bu yürüyüşün önünün kesilmesine de hiçbir surette müsaade etmeyecektir” ifadelerini kullandı.
Zirvenin Türkiye, bölge ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dilediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye katkı sunan dost ülkelerin temsilcileriyle, düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
“MARKA &PATENT ÇETESİ“ FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır?
Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor?
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.