Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ile il protokolü, Bahçelievler Şehit Mustafa Özel Spor Kompleksi’nde düzenlenen İstanbul DENEYAP Teknoloji Atölyeleri Mezuniyet Töreni’ne katıldı.
Törende konuşan Bakan Kacır, geleceğin teknoloji liderlerine seslenerek, “Bölgesinde oyun kurucu, dünyada söz sahibi bir Türkiye’yi adım adım inşa ettik. Bugün artık bambaşka bir Türkiye var. Göklerde gururla süzülen milli insansız hava araçlarıyla, Mavi Vatanımızda deniz platformlarıyla, uzaydaki iddiamızın kanıtı uydu sistemleriyle teknolojide ve mühendislikte çağ atlayan bir Türkiye var.” dedi.
Türk medeniyetinin köklü geçmişine işaret eden Bakan Kacır, şunları kaydetti:
ADALETLE YÜKSELEN BİR MEDENİYET: Asırlar vardır ki, insanlığın düşünce ve felsefe birikimi doğuda canlılığını sürdürmüştür. Kindi, Fârâbî, İbn Sînâ, İbn Rüşd, İbn Haldun gibi isimler 9. asırdan 14. asıra 500 yıl boyunca düşünce tarihine yön vermiştir. Bu yüzyıllarda astronomi, matematik, fizik, tıp, sibernetik gibi alanlarda Fergani, Harezmi, İbni Heysem, Fahreddin Razi, Feriduddin Attar, Cezeri gibi bilim insanlarının öncü çalışmaları yaşanan fikri ve ilmi canlılığın ispatı niteliğindedir. Hiç şüphe yok ki, devletler tarihimizdeki muvaffakiyetlerimiz, medeniyet ve bilim tarihimizdeki bu parlak dönemden bağımsız değildir. Zengin düşünce ve bilim iklimi olmaksızın bir medeniyetin yükselişi mümkün olamayacağı gibi, kuvvetini ve etkisini sürdürmesi de imkansızdır. Bizzat kendi tarihimiz ve insanlık tarihindeki nice örnek bize bu hakikati gösteren tecrübelerle doludur. O vakit, insanlık ailesinin bir çıkış yolu aramakta olduğu bu çağda, muhakkak bilimsel çalışmaların bereketine yeniden sahip çıkmak, Peygamberimizin ‘ilim müminin yitik malıdır, nerede bulursa alır’ ifadesinin sırrına sarılmak zorundayız. Zira biliyoruz ki, tıpkı tarihte olduğu gibi, ancak merhamet ve adaletle yükselen bir medeniyetin ışığında gelişen bilim ve teknoloji insanlığa iyilik getirebilir. Şahitlik ediyoruz ki, ahlaki değerlerden yoksun toplulukların teknolojide ortaya koydukları, belki bir ilerleme zannedilse de, hakikatte insanlığın gelişmesini değil, yok oluşunu beraberinde getirmektedir.
KÜRESEL PAYLAŞIMDAKİ ADALETSİZLİK: Yüz milyonlarca insanın harplerde öldürüldüğü 20. Yüzyılın sıcak ve soğuk savaşlarının geride kalmasının ardından, insanlık ailesinin daha olgun bir seviyeye erişeceği, çatışmaların son bulacağı, liberal kapitalist düzenin herkesçe kabullenileceği ve her yere refah götüreceği gibi varsayımlar hızla geçerliliğini yitirdi. Müesses nizamın kural koyucuları, hızla kendi vazettikleri yasaları terk ediyorlar şimdi. Serbest ticaret yerine korumacılık daha revaçta. Çatışmasızlık şöyle dursun, sorunsuz coğrafya neredeyse kalmadı yeryüzünde. Toplam refah artışı belki yaşanıyor fakat küresel paylaşımda adalet olduğu söylenemez.
YIKICI TEKNOLOJİLER: Dünyanın bir ucunda 90 yıla dayanan beklenen yaşam süresi, Sahra altı Afrika ülkelerinde halen 50 yılın dahi altında. Elektrik, su, ilaç gibi en temel ihtiyaçlara erişimi kısıtlı yüz milyonlar var halen. İkinci cihan harbinden sonra kurulan neredeyse hiçbir müessesenin fonksiyon icra edemediği açıkça ortaya çıktı. Daha ötesi, hukuksuz bir dünya düzeninde yaşayakaldığımızın acımasız gerçekliğiyle yüzleştik. Güçlünün hukuku korunurken, hak sahibinin çiğnendiği; hukuksuz bir dünya… Ne yazık ki bütün bu hukuksuzlukların hızı bilim ve teknolojide ilerleme ile yükseliyor. Ve yıkıcı teknolojilerde dönüşüm rüzgarı hiç olmadığı kadar hızlı esiyor. Yapay zekanın, biyoteknolojinin ve kuantumun bir arada ortaya çıkaracağı etkinin ölçeğini kestirmek zor. İnsani değerlerden yoksun güçlerin elinde olduklarında insanlığın varoluşsal tehditlerle baş başa kalacağını söylemek mümkün.
GELECEĞİ İNŞA EDEN BİR TÜRKİYE: Belki iç karartıcı bu tabloda, yer yüzünde bir umut ışığı parıldıyorsa eğer, inanın bu Türkiye’mizin ışığıdır. Türkiye’mizin ışığıdır. Yüzyıllar sonra yeniden bilim ve teknolojide iddia kazanmış bir Türkiye, tarihten bu yana taşıdığı medeniyet misyonu ile insanlık umudunun adeta kalesi gibi. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, son 23 yılda tüm dünyanın yakından takip ettiği büyük atılımlar gerçekleştirdik. Bölgesinde oyun kurucu, dünyada söz sahibi bir Türkiye’yi adım adım inşa ettik. Bugün artık bambaşka bir Türkiye var. Göklerde gururla süzülen yerli ve milli insansız hava araçlarıyla, Mavi Vatanımızda deniz platformlarıyla, uzayda iddiamızın kanıtı uydu sistemleriyle; teknolojide, mühendislikte çağ atlayan bir Türkiye var. Sadece 780 bin kilometrekarelik vatan toprağında değil; mavi vatanda, gök vatanda, siber dünyada ve uzayın derinliklerinde kendi iradesini, kendi gücünü tahkim eden bir Türkiye var. Bir zamanlar “hayal” olarak görülen nice projeyi gerçeğe dönüştüren, öğrenilmiş çaresizlikleri zihinlerden söküp atan, kendi evlatlarına olan sarsılmaz inancıyla geleceği inşa eden bir Türkiye var. Yapay zekâdan biyoteknolojiye, nanoteknolojiden ileri imalata her alanda yerli ve milli teknolojiler geliştiren Milli Teknoloji Hamlesine imza atan bir Türkiye var. İnanıyorum ki, alın terimizi akıl terimizle bütünleştirecek gayretlerden vazgeçmedikçe; insanlığın geleceği adına taşıdığımız bu tarihi misyonun icrası daha mümkün olacaktır.
GENÇLERE ÖNEMLİ MESAJ: Gençler! Biz size inanıyoruz. Size güveniyoruz. TEKNOFEST’lerde rekorları sizlerle kırıyoruz. Sizlerin bayrağı çok daha yükseklere çıkaracağınızdan asla şüphe duymuyoruz. Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğumuzda en kıymetli hazinemiz sizlersiniz. Bu anlayışla; siz gençlerimizin bilim ve teknoloji kültürü ile buluşmasını ve her alanda yeni çalışmalar yapmasını sağlayacak adımlar atıyoruz. Biz hayatınızın her aşamasında hayallerinizi gerçekleştirmeniz için Sektör Kampüste Programıyla, Milli Teknoloji Akademimizle, Milli Teknoloji Atölyelerimizle, Milli Teknoloji Külüpler Birliğimizle, araştırma desteklerimizle, burs programlarımızla yanınızda olmaya devam edeceğiz.
TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bayraktar da yaptığı konuşmada, DENEYAP atölyelerinde, ülke genelinde toplam 9 bin 490 gencin mezun olduğunu belirterek, “DENEYAP Teknoloji Atölyeleri bizim ilk göz ağrımız, ilk projemizdi. Hiç unutmam ilk DENEYAP sınavlarımızı. Sadece çoktan seçmeli bir sınavla, basmakalıp ezberleri ölçen bir sistem istemiyorduk. Biz çok daha ötesini hedeflemiştik. Genç kardeşlerimizin hayal gücünü, en kısıtlı imkanlarla bile sınırları zorlama becerilerini görmek istedik. Bu yüzden onlara sadece bir elektrikli motor, bir pil ve birkaç kablo vererek ‘yürüyen bir robot yapın ve sonunda projenizi tanıtan bir video çekin’ dedik. O videoları ve projeleri teker teker, bizzat inceledik. O kardeşlerimizden bazıları sonrasında üniversiteli oldu, TEKNOFEST yarışmalarımıza katıldı, kimileri gönüllü olup DENEYAP’larımızda yeni kardeşlerine yol gösterdi. Bütün bunlar bir milletin hayallerini gökyüzüne, hatta ötesine taşıyacak o ilk hayalle başladı.” dedi.
FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir
FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır
MARKA &PATENT ÇETESİ
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır?
Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE
Cumhurbaşkanı Erdoğan Formula 1 Türkiye GP Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada, “Formula 1’e yeniden dönmemizin şampiyonaya çok büyük değer katacağına inanıyorum. Türkiye’nin Formula 1 takvimine tekrar dâhil edilmesini, ülkemizin güçlü organizasyon kabiliyetine, modern spor ve sağlık altyapısına, son yıllarda bölgesinin istikrar adası rolünü perçinlemesine ve elbette Türk milletinin misafirperverliğine duyulan büyük güvenin yeni bir işareti olarak görüyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nin bahçesinde düzenlenen Formula 1 Türkiye GP Tanıtım Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Formula 1’in seyir zevki, genç takipçileri ve otomobil teknolojilerinde dünyanın en büyük spor organizasyonları arasında yer aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de de Formula 1’in başta gençler olmak üzere her yaştan ciddi sayıda takipçisinin hatta tutkunlarının bulunduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarışların ülkede 19 milyon civarında kişiye ulaştığını, sosyal medyada yaklaşık 7,5 milyon takipçi tarafından yakından izlendiğini ifade ederek, “2005-2011 yılları arasında yedi yarış, Kovid döneminde 2020 ve 2021’de iki yarış olmak üzere toplam dokuz kez Formula 1’e ev sahipliği yaptık. 2005 yılındaki ilk yarış sadece tribünlerdeki 110 binden fazla seyirciyle Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmıştı. Efsanevi yarışlar, unutulmaz olaylar, kırılması güç rekorlar, İstanbul Park’ı, Formula 1’in en gözde pistlerinden biri olarak hafızalara kazıdı” dedi.
Özellikle dünyanın salgınla mücadele ettiği, insanların evlere kapandığı, spor etkinliklerinin ardı ardına iptal edildiği bir dönemde Formula 1’e kapıları açarak bu spor dalına verdikleri önemi gösterdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın dönemindeki yarışların sporseverler açısından bir başka anlamı da dönemin Mercedes pilotu Hamilton’un, Michael Schumacher’in yedi F1 şampiyonluğu rekorunu egale etmesiydi. Sonraki yıl aynı coşkuyu bu kez seyircili şekilde yaşamış, çok çekişmeli bir yarışa tanıklık etmiştik” diye konuştu.
“TÜRKİYE’NİN FORMULA 1 TAKVİMİNE TEKRAR DÂHİL EDİLMESİNİ, ÜLKEMİZİN ORGANİZASYON KABİLİYETİNİN BİR İŞARETİ OLARAK GÖRÜYORUM”
Türkiye’nin başarılarla dolu bu geçmişine bakıldığında, 2027 yılından itibaren Formula 1’e yeniden dönmenin şampiyonaya çok büyük değer katacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bilhassa sekizinci virajıyla yarış severlerin gözdesi olan İstanbul Park, inşallah 2027-2031 yılları arasında tam beş dönem boyunca göz dolduran, heyecanlı, seyir zevki yüksek yarışlara ev sahipliği yapacaktır. Türkiye’nin Formula 1 takvimine tekrar dâhil edilmesini ülkemizin güçlü organizasyon kabiliyetine, modern spor ve sağlık altyapısına, son yıllarda bölgesinin ‘istikrar adası’ rolünü perçinlemesine ve elbette Türk milletinin misafirperverliğine duyulan büyük güvenin yeni bir işareti olarak görüyorum. Türkiye olarak bu güveni daha önce olduğu gibi yine boşa çıkarmayacak, her açıdan kusursuz bir organizasyonla yarışlara ev sahipliği yapacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Formula 1’in ülkemize ve İstanbul’umuza kazandırılmasında emeği geçen herkesi canı gönülden tebrik ediyorum. Bir motor sporları ülkesi olan Türkiye’nin Formula 1 ile ortaklığının önümüzdeki yıllarda güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından 2027 yılında gerçekleşecek F1 Türkiye GP’nin sembolik startı için butona bastı. Daha sonra Red Bull’un şampiyon araçlarından olan Yuki Tsunoda’nın kullandığı F1 test aracı, Galataport’tan hareketle, Karaköy güzergâhını takip ederek Dolmabahçe’ye geldi. Turun tamamlanmasının ardından Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Başkanı Eren Üçlertoprağı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, F1 direksiyonu hediye etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının 106’ncı yıl dönümü dolayısıyla, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona katıldı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş ile Tören Salonu’nun yanında bulunan Mermerli Salon’a geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kabine üyeleri ve bazı davetlilerle bir süre sohbet etti.
Daha sonra, TBMM Başkanı Kurtulmuş eşliğinde resepsiyonun gerçekleştirildiği Tören Salonu’na giren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir basın mensubunun, “CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüşmeyi düşünüyor musunuz, bir temas olur mu?” şeklindeki sorusuna, şu cevabı verdi: “Ben iktidar partisiyim, o ana muhalefet partisi. Bir defa bizim kitabımızda yok yok. Niye görüşmeyelim?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başka bir basın mensubunun, “Terörsüz Türkiye süreci ne aşamada?” sorusu üzerine, “Gayet olumlu bir şekilde devam ediyor. Herhangi bir sıkıntı yok” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, resepsiyonda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile bir süre ayaküstü sohbet etti. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan ve DEM Partililerle görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran ve diğer davetlilerle de selamlaştı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.