Cumhurbaşkanı Erdoğan, 60 bin Konutluk Büyük İstanbul Dönüşümü Esenler İlk Etap Teslim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kentsel dönüşüm projeleriyle şehirlerimizi âdeta yeni baştan inşa ederken hiçbir vatandaşımızı da mağdur etmedik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Esenler Dörtyol Meydanı’nda 60 bin Konutluk Büyük İstanbul Dönüşümü Esenler İlk Etap Teslim Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Törene katılanları selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’u her köşesiyle ayrı sevdiğini dile getirdi.
Geçen hafta Üsküdar’daki Ayazma Camii’ni ibadete, Medeniyet Üniversitesi Kütüphanesi’ni ise hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Temmuz’da İbn Haldun Üniversitesi’nin mezuniyet törenine katıldıklarını dile getirdi.
Dünyanın dört gözle beklediği Ukrayna tahılının İstanbul Boğazı üzerinden taşınması törenine şahitlik ettiklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine geçtiğimiz ay Eyüpsultan Belediyemizin toplu açılış törenini yaptık. İstanbul’da yenilenen Arkeoloji Müzelerimizi hizmete açtık. Ülkemizin yakın tarihindeki en büyük ihanet olan 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümü vesilesiyle şehit ve gazilerimizi Saraçhane’de andık. İstanbul’un fethinin 569. yıl dönümünün coşkusunu da millet bahçesi olarak düzenlemeye başladığımız Atatürk Havalimanı alanında hep beraber yaşamıştık” ifadelerini kullandı.
Eğitimden kültür-sanata, uluslararası etkinliklerden millî bayramlara kadar ülkeye ve şehre değer katan her anda İstanbul’la birlikte olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, törene 60-70 bin kişinin katıldığı bilgisini paylaştı.
İki gün önce, 18 bin kişinin hayatını kaybettiği 17 Ağustos 1999 depreminin yıl dönümü olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremin üzerinden 23 yıl geçtiğini ancak acısının yüreklerde hâlen ilk günkü gibi taze olduğunu ifade etti.
“BÜTÜN YIKILAN YERLERİ AYAĞA KALDIRDIK”
“Rabbimden bizleri her türlü afetten ve felaketten muhafaza eylemesini diliyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, o felaketin olduğu dönemde bu ülkenin iktidarında kim vardı? Şu anda tabii rahmetli olmuş Ecevit vardı değil mi? Peki o deprem afetinde acaba iktidar ne yaptı? Tamamen bittiler, tükendiler. Fakat biz iktidara geldik, bütün bu yıkılan yerleri ayağa kaldırdık. Bingöl depremini hatırlayın, Van depremini hatırlayın, Simav’ı hatırlayın, Kütahya’yı hatırlayın. Bütün bu depremlerde, Gölcük depremini hatırlayın, Sakarya’yı hatırlayın, Kocaeli’nin genelini hatırlayın, hepsinde anında, Malatya’da, Elazığ’da bütün bu şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırdık. Çünkü biz söz verdik mi yaparız ve yaptık” diye konuştu.
“BUGÜNE KADAR 3 MİLYON KONUTUN DÖNÜŞÜMÜNÜ TAMAMLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, afetleri engellemenin beşeri olarak kendi ellerinde olmadığını ama afetlerin yıkıcı etkilerine karşı tedbir almanın kendi ellerinde, sorumluluklarında olduğunu ifade etti.
Bunun için hükûmete gelir gelmez Türkiye’nin 81 ilini kapsayacak şekilde büyük bir kentsel dönüşüm çalışması başlattıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, amaçlarının, ülkenin hiçbir yerinde afetlere karşı dayanıksız, sağlıksız, metruk, çirkin yapı bırakmamak olduğunu söyledi.
Kentsel dönüşüm projeleriyle şehirleri âdeta yeni baştan inşa ederken, hiçbir vatandaşı da mağdur etmediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapı denetim sistemini, teknolojik imkânları da kullanarak, geliştirerek yapı inşasında eski, kötü alışkanlıkların önünü tamamen kestiklerini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar 3 milyon konutun dönüşümünü tamamladık. Bu evlerde oturan 12 milyon vatandaşımız artık güvenli binalarıyla, sosyal donatılarıyla, yeşil alanlarıyla huzur içinde hayatlarını sürdürebilecekleri yuvalarına kavuştular” dedi.
Özellikle sosyal konut inşası alanında dünyaya örnek olacak bir modeli uygulamaya geçirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TOKİ kanalıyla inşa ettiğimiz 1 milyon 170 bin konut sayesinde 5 milyon vatandaşımızın güvenli evlerde huzurla oturmasını sağladık. Netice itibarıyla tüm bu çalışmalarla ülkemizdeki yapıların yüzde 60’ını yani 50 milyon vatandaşımızı afetlere karşı koruma altına aldık. İnşallah hedefimiz, yeni başlatacağımız hamlelerle önümüzdeki beş yıl içinde 85 milyonun tamamını bu güvenli şemsiye altına almaktır. Depremin, sel baskınlarının, heyelanların bu ülkenin gerçeği olduğunu asla unutmadan, insan aklının ve teknolojinin el verdiği her tedbiri alarak Rabbimize teslim olacağız” diye konuştu.
“MİLLETİMİZE NE SÖZ VERMİŞSEK ONU HARFİYEN YERİNE GETİRİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında muhalefeti eleştirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ana muhalefet, ya Antalya’da yangın oldu, Muğla’da yangın oldu. Büyükşehir belediyesi onlarda. Ne yaptınız? Oralarda herhangi bir şey yaptılar mı? Yine biz yaptık, biz. İzmir depremini hatırlayın. İzmir Büyükşehir Belediyesi kimde? CHP’de. Ne yaptılar? Hiçbir şey. Orada bütün o deprem konutlarını ayağa kaldıran kim oldu? Yine biz olduk. Niye? Yani büyükşehir belediyesi CHP’de diye biz bakıp seyredemezdik. Muğla’da büyükşehir belediyesi CHP’de diye biz seyredemezdik. Antalya Büyükşehir Belediyesi CHP’de diye biz seyredemezdik. Öyleyse elleri, kolları sıvadık ve devlet olarak buralara yardım elimizi uzattık. Kardeşlerim, bu işler lafla olmaz, yalanla olmaz, çarpıtmayla olmaz. Eğer böyle yaparsanız bir felaket gelir, hepsini de siler süpürür. Bunun için biz milletimize ne söz vermişsek onu harfiyen yerine getiriyoruz. Yapılamayacak hiçbir sözün yükünün altına da girmiyoruz.”
Her zaman “Ne aldanan olacağız, ne aldatan” dediğini, ilkelerinin bu olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette her konuda bu ilkeyi hayata geçerli kılacağız. Ama depreme ve diğer afetlere hazırlık konusunda bu ilkeye kesinlikle tavizsiz bir şekilde bağlıyız. Sizlerden, bu tür hassas meselelerde bizim projelerimiz gibi aklın ve bilimin ışığında yapılan işler dışında esip gürleyenlere itibar etmemenizi istiyorum. Bay Kemal’in akşam söylediği başka, sabah söylediği başka. İnanmak mümkün mü?” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte yaşadıkları acıları ve önlerindeki potansiyel tehditlerin büyüklüğünü göz önüne alıp, İstanbul’u kentsel dönüşüm projelerinin merkezi ilan ettiklerini belirterek şunları kaydetti: “Bugüne kadar İstanbul’da 300 bin konutu dönüştürerek gerçekten zor bir işi gerçekleştirdik. Tarihî bir başarıya imza attık. Hâlihazırda sahada 140 bin konut ve iş yerinin dönüşümü devam ediyor. Fikirtepe gibi eskiden beri süregelen sorunlar sebebiyle âdeta kangrene dönüşmüş bir yerde bile 15 bin konutun dönüşümünü sağlıyoruz. Güngören, Tozkoparan, Zeytinburnu, Gaziosmanpaşa gibi yerlerde çalışmalar hızla sürüyor. Çamlıca Camimizin eteklerindeki Kirazlıtepe’de 5 bin konutluk bir dönüşüm gerçekleşiyor. Kartal’da, Şerifali’de, Beyoğlu’nda, Kağıthane’de, Okmeydanı’nda, Eyüpsultan’da, Beykoz’da, Silivri’de, Çatalca’da, Fatih’te, Pendik’te velhasıl İstanbul’un 39 ilçesinin tamamında dönüşüm projelerini tamamlamak için on binlerce işçimiz, mühendisimiz arı gibi çalışıyor.”
“60 BİN KONUTLUK DEV BİR DÖNÜŞÜM PROJESİNİ BURADA YÜKSELTİYORUZ”
Fatih Sultan Mehmet’in emaneti İstanbul’u binlerce yıldır olduğu gibi yine dünyanın en gözde şehri hâline getirene kadar durmayacaklarını, hep daha çok çalışarak hedeflerine ulaşacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna var mıyız?” sorusunu yönelttiği vatandaşlardan “Evet” cevabını aldı.
“23 Haziran’ı, bir defa 14 Haziran’ı şimdiden unutmayalım, 2023’ü hiç unutmayalım” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kapı kapı dolaşmaya var mıyız?” sorularını yönelttiği ana kademe, kadın kolları ve gençlerden de “Evet” cevabını aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenler’deki dönüşüm projesine ilişkin şu bilgileri verdi: “İşte bu büyük dönüşüm projelerinden en çok nasiplenen ilçelerimizin başında neresi geliyor? Esenler geliyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile Esenler Belediyemizin iş birliğiyle yürütülen çalışmalar sayesinde 60 bin konutluk dev bir dönüşüm projesini burada yükseltiyoruz. Temelini Ekim 2020’de attığımız bu proje, yeşille bütünleşmiş, geleneksel mahalle anlayışına uygun şekilde dört katı geçmeyen, yatay mimariye sahip ve elbette depreme dayanıklı konutlardan oluşuyor. Esenler şimdi daha bir başka güzel oluyor. Unutmayın daha bir başka güzel. Proje alanının yüzde 68’i yeşil ve sosyal donatı alanı olarak ayrılmıştır. Öyle ki bu projeyle Esenler’de kişi başına düşen yeşil alan miktarı 15 metrekare artıyor. Esenler’de inşa edilen 2+1 ve 3+1 evler 80 ile 125 metrekare arasındaki büyüklükleri, her daireye ait kapalı otoparkı ve diğer özellikleriyle çevre ilçelerin de çehresini değiştirecek daha büyük bir dönüşümün tetikleyicisi olmuştur. ‘Bu projenin içinde yok yok’ desek yeridir. Projede, çocuklarımızın en yüksek standartlarda eğitim almalarını sağlayacak bin 924 derslikli 63 okul var.”
“ESENLER KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ İSTANBUL’A YAKIŞIR BİR ESERDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, projede toplamda 35 bin cemaat kapasiteli 22 cami, yatak kapasitesi 500’ü bulan sağlık tesisleri, 166 bin metrekarelik sosyal ve kültürel tesisler ile insan merkezli bir anlayışın ürünü olan 40 kilometre uzunluğundaki bisiklet ve yaya yolları olduğunu aktardı.
Projede akıllı şehir altyapısı sayesinde insanlara yük getiren değil yük alan, 400 metrelik bir mesafede sosyal ihtiyaçlara erişim sağlayan huzurlu ve güvenli şehir özelliklerinin bulunduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 35 bin kişinin istihdam edileceği 128 bin metrekareyi aşkın büyüklükte teknoloji geliştirme bölgesinin de projede yer aldığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikinci etabı tamamlandığında projede 2,5 milyon metrekareyi bulacak İstanbul’un en büyük millet bahçelerinden birinin de olacağını belirterek, “Görüldüğü gibi Esenler kentsel dönüşüm projesi hakikaten İstanbul’a ve sizlere yakışır bir eserdir” dedi.
Esenler’deki 60 bin konutluk bu projeyle inşa edilecek yerleşimin, Türkiye’nin pek çok ilinin merkezinden çok daha büyük bir şehircilik atılımı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tamamen şeffaf bir süreçle gönüllülük esasına göre başlatılan çalışmaların yüzde 99 uzlaşmayla sonuçlanarak yürümesinden duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada inşa edilecek konutların yaklaşık yarısının Esenler’deki riskli yapıların dönüşümünde, diğer yarısının da çevre ilçelerdeki dönüşüm projelerinde kullanılacağını bildirerek, “Riskli olarak belirlenip boşaltılan yerlerdeki sosyal altyapıyı koruyarak kalan kısımları şehre nefes aldıracak alanlar hâline getireceğiz. Bugün projenin ilk etabını oluşturan yaklaşık 2 bin 100 konutumuzun anahtarlarını hak sahiplerine veriyoruz. Yıl sonuna kadar bu sayıyı inşallah 4 bin 941’e çıkarıyoruz. Anahtarlarını teslim alacak vatandaşlarımıza evlerinin hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.
Gelecek yıl bir asrı devirecek Cumhuriyet tarihine millet için çalışanlar ile milleti hakir görenler arasındaki farkın en iyi mukayese edilebileceği hususlardan birinin de depreme hazırlık çalışmaları olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz doğusundan batısına deprem kuşağında yer alan yerleşim yerleriyle bezeli olduğu hâlde uzunca bir süre bu gerçeğe sırt dönülmüş, kayda değer hiçbir adım atılmamıştır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki vatandaşlara yönelttiği “Şu İstanbul’da, Büyükşehir Belediyesi kimde?” sorusuna, “CHP’de” cevabının verilmesi üzerine şunları söyledi: “Öyle mi? Peki CHP, şu görevi aldı alalı neredeyse üç yıl oldu, acaba depreme yönelik konut inşasına yönelik herhangi bir şey gördünüz mü, duydunuz mu? Bu İstanbul’da ben de Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptım. Ve şu KİPTAŞ konutlarını yapan bu kardeşiniz oldu. Aşkınan koşan yorulmaz. Bu iş aşk işi aşk. Dertli olacaksın dertli. Böyle yok Bodrum’muş, yok bilmem şurasıymış, burasıymış. Sel afeti oluyor, nerede beyefendi? Yangın var nerede? Yine aynı yerde, değişen bir şey yok. Öyleyse şimdi ben diyorum ki İstanbullu gereken dersi Allah’ın izniyle 2023 Haziran’da verecek mi? Vermeye hazır mıyız? Ben size inanıyorum. Size güveniyorum. Aşkla yürüyeceğiz, gereğini yapacağız. Ama durmak yok, o kadar.”
“PROJEDEN MALZEME KALİTESİNE, ALTYAPIDAN ACİL DURUM MÜDAHALE PLANLARINA KADAR HER ŞEYİ YENİ BAŞTAN KURDUK”
Marmara Depremi’ne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Deprem öncesi vatandaşın canı, malı hiçe sayıldığı gibi depremin ardından yürütülen kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmaları dahi gereken hız ve etkinlikte gerçekleştirilmemiştir. Marmara Depremi’nin ardından yaşananlar hâlâ tüm çıplaklığıyla gözlerimizin önündedir. Evet, bireysel olarak herkes gayret göstermiştir ama bu samimi çabayı destekleyecek bir sistem ve mekanizma maalesef yoktur” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer alanlarda nasıl ülkeye 20 yılda asırlık eser ve hizmetler kazandırdılarsa depreme hazırlık hususunda da benzer bir zihniyet ve uygulama değişikliğini gerçekleştirdiklerini belirterek, “Bakanlıklarımızı ve kurumlarımızı bu doğrultuda yapılandırdık. Projeden malzeme kalitesine, altyapıdan acil durum müdahale planlarına kadar her şeyi yeni baştan kurduk. Test ettik, işler hâle getirdik. Van’dan İzmir’e kadar… Son dönemde yaşanan depremlerde sel baskınlarında, yangınlarda ve afetlerde bu kurumsal kapasiteyi kullanarak kısa sürede istediğimiz neticelere ulaştık” diye konuştu.
Eğitimde yapılanların ortada olduğunu, 76 olan üniversite sayısını 208’e çıkardıklarını ve üniversitesi olmayan ilin kalmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatırlayın, biz ilkokula gittiğimizde bizim sınıflarımız 75-100 kişilikti ama şimdi 36. Böyle ilkokullarımız var, bu hâle geldik. 81 vilayetimizin tamamında bu üniversiteler ve şimdi profesörler, doçentler nereye gidiyor? Öğrencilerimizin olduğu yere gidiyor. Ey Bay Kemal, bunlar öyle lafla, boş lafla olmuyor” ifadelerini kullandı.
ŞEHİR HASTANELERİ
Sağlık alanında şehir hastanelerini kurduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi ile Atatürk Havalimanında Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesini ve Anadolu Yakası’nda bir hastaneyi açtıklarını hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da da şehir hastaneleri inşa ettiklerini, eğitimdeki duruşlarının da kararlı bir şekilde devam ettiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulaşımda, geldiğimizde 6 bin 100 kilometreydi. Şimdi 28 bin kilometreyi aşkın yollarımız var. Bütün bunlarla beraber tabii ki otobanlar, otoyollar, tüneller ve bütün bunların yanında Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü düşünün. Osmangazi Köprüsü’nü düşünün. Yine Boğaz’ın altından Marmaray’ımızı biliyorsunuz. Öyle mi? Avrasya Tüneli’ni biliyorsun. Nasıl memnun musunuz? Acaba Bay Kemal oralardan geçti mi? Geçemez değil mi? Ya ben istiyorum ki o da geçsin ya, o da nasiplensin, bazı şeyleri de öğrensin. Bu bakımdan önemli. Ve fakat olur ki oraları da yıkma kararı da alabilirler. Çünkü onlar yapmaya değil, yıkmaya geleceklerini söylüyorlar. Osmangazi Köprüsü aynı şekilde. Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Adıyaman arasında. Bunları yaptık ve bütün bunlarla beraber durmadık, devam ediyoruz, daha devam edeceğiz. Bu ülkeye yapacak çok şeyimiz var. Hele hele Çanakkale Boğazı’nın üzerinde yaklaşık 2,5 milyar avroya mal olmuş 18 Mart Çanakkale Köprüsü, o bir başka abide, bir başka güzel. Bütün bunlara, onların hayalleri bile ulaşamaz bizim icraatlarımıza. Ve bu süreç böyle devam ediyor, devam edecek.”
Kentsel dönüşüm çalışmalarının büyüklüğünün yapılan işin çapını ortaya koymaya yeterli olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Söylemesi kolay. 3 milyon konutun dönüşümünden, 1 milyon 200 bine yakın toplu konut inşa etmekten, diğer başlıklarla birlikte yapıların yüzde 60’ını afetlere karşı koruma altına almaktan bahsediyoruz. Bu, Türkiye için başlı başına bir devrimdir. Şimdi bu adımlarımızı biraz daha ileri taşıyoruz. İnşallah önümüzdeki ayın ortasına doğru hem konut ve kira fiyatlarındaki dengesiz yükselişin önüne geçecek hem depreme hazırlık çalışmalarına katkı sağlayacak yeni bir hamleyi milletimizle paylaşacağız. Şimdilik müjdeyi vereceğimiz güne bırakıyorum” diye konuştu.
Alandaki vatandaşlara, “Tarım Kredi Kooperatifindeki alımlarınızı yapıyor musunuz, fiyatlardan memnun musunuz?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah Tarım Kredi Kooperatifinde artık koyun, kuzu, bunların fiyatı biliyorsunuz ciddi manada düşürüldü. Şimdi büyükbaş hayvanlara da inşallah geçiyoruz. Diğer ürünlerde de yüzde 25, yüzde 30, yüzde 35 gibi inşallah indirimler yapmak suretiyle size uygun, ucuz fiyatla ürünlerimizi ulaştıracağız. Derdimiz ne? Derdimiz, vatandaşımıza karşı ucuz fiyatla ürün vermek” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abdülhamit Han sondaj gemisinin şu anda sondaj yaptığını aktararak, sözlerini şöyle tamamladı: “Unutmayın, Abdülhamit Han yalnız değil. Abdülhamit Han’a saldıranlar yalnız. Ama Abdülhamid Han bir tarih, bir abide ve o abide oluşuyla yaşıyor. Allah razı olsun. Rabbim yar, yardımcımız olsun. Bu duygularla Esenler’deki 60 bin konutluk dönüşüm projemizin ilk etabında anahtarlarını teslim ettiğimiz konutların sahiplerine bir kez daha yeni yuvalarının hayırlı olmasını diliyorum. Rabbim vatandaşlarımıza ağız tadıyla, gönül huzuruyla, sağlıkla, esenlikle bu evlerde oturmayı nasip etsin. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından projenin yapımı biten ilk etabının hak sahiplerinden temsili olarak 10 aileye anahtarlarını teslim etti.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, PROJEDEKİ ÖRNEK DAİREYİ GEZDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin ardından projedeki örnek daireyi gezerek incelemelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje kapsamında evi teslim edilen bir ailenin daveti üzerine evlerine misafir oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.