Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, dan ‘adli sicil kaydı’ açıklaması

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Bundan böyle her Türk vatandaşı e-devlet üzerinden usule uygun başvurduğu zaman nerede bulunursa bulunsun, Adli Sicil Bilgi Sistemine erişme ve adli sicil kaydını öğrenme, alma ve oradaki kayıtların silinme şartları oluşursa silinmesini talep etme hakkına sahip olacaktır. Daha hızlı, daha rahat, daha masrafsız, daha kolay bir sistem vatandaşımızın hayatına kolaylık katacak, pek çok haksızlığın önlenmesine yol açacak bir adımı bugün burada hayata geçirmiş oluyoruz.” dedi.

Ankara Hakimevi’nde düzenlenen Adli Sicil Bilgi Sistemi Tanıtım Töreni’ne katılan Bakan Bozdağ, Edirne’den Kars’a, Hakkari’den Sinop’a ülkenin dört bir yanından adli sicil kaydını sildirmek için Ankara’ya gelme döneminin kapandığını duyurdu. Bozdağ, “İnsanlarımız hem zamandan hem masraftan kurtuluyor ve hem de pek çok kaybın önüne geçiyoruz” dedi.

Kişisel verilerin korunması hususunda hiç kimsenin bir ayrıcalığı olmadığını belirten Bakan Bozdağ, “Kişinin kendisiyle ilgili devlette olan kişisel verilerine erişme, yanlışsa düzelttirme, sildirme çok kıymetli bir haktır. ‘Devlet benim hakkımda ne kayıt tutmuş’ bunu bilmek kadar önemli bir hak olabilir mi?” dedi.

Kişisel verilerin korunmasının yaşam hakkını korumak kadar önemli olduğunu vurgulayan Bakan Bozdağ’ın konuşmasından bazı bölümler şu şekilde:

EDİRNE’DEN KARS’A, HAKKARİ’DEN SİNOP’A PEK ÇOK KAYBIN ÖNÜNE GEÇİYORUZ

Bildiğiniz gibi adli sicilde kayıtlar, yasaların emrettiği süre içerisinde muhafaza edilmekte ve bu kayıtlar pek çok kişinin hayatını olumlu veya olumsuz yönde etkileme imkanına sahiptir. Sürelerin dolmasından sonra ya da yasanın verdiği imkanları kullanmak suretiyle bu kayıtların silinmesi de mümkündür. Vatandaşlarımız, yasal hakları doğduğu zaman nasıl silindiğini biliyor ve müracaatlarını yaparak, adli sicil kayıtlarını yasa izin veriyorsa arşiv kayıtlarında pekala sildirebilmektedir. Ama pek çok vatandaşımız yasalarımız kendilerine sağladığı bu imkanlardan haberi olmadığından veyahut da bu konudaki usulü bilmediğinden bu arşivler süresi dolmasına rağmen uzunca bir süre orada kalabilmektedir. Şimdi hayata geçirdiğimiz yeni adli sicil bilgi sistemi ile beraber biraz önceki videoda da izlediğiniz gibi ülkemizde insanlarımız adli sicil kayıtlarını sildirmek için artık Ankara’ya gelme dönemi kapanıyor. Edirne’den Kars’a, Hakkari’den Sinop’a bu ülkenin dört bir yanından adli sicil kaydını sildirmek için insanlarımız hem zamandan hem masraftan kurtuluyor ve hem de pek çok kaybın önüne geçiyoruz.

ADLİ SİCİL BİLGİ SİSTEMİ E-DEVLET ÜZERİNDEN HİZMETE AÇILIYOR

Bundan böyle her Türk vatandaşı e-devlet üzerinden usule uygun başvurduğu zaman evinden, iş yerinden, arabasından nerede bulunursa bulunsun oradan Adli Sicil Bilgi Sistemine erişme ve adli sicil kaydını öğrenme, alma ve oradaki kayıtların silinmesini, silinme şartları oluşursa talep etme hakkına sahip olacaktır. Bizzat bunu uygulayarak bunun rahatlığını, hızını, kolaylığını kendi hayatında görme imkanı olacaktır. Dakikalar içerisinde belki kısa bir süre içerisinde buradaki kayıt sildirme başvurusu kendisine netice olarak dönecek SMS’le de kaydının silindiği kendisine bildirildiği gibi kendisi de kaydının silindiğini görme imkanına kavuşmuş olacaktır. Daha hızlı bir sistem, daha rahat bir sistem, daha masrafsız bir sistem, daha kolay bir sistem vatandaşımızın hayatına kolaylık katacak pek çok haksızlığın önlenmesine yol açacak bir adımı bugün burada hayata geçirmiş oluyoruz.

HIZLI VE GÜVEN İÇERİSİNDE İŞİ YAPMA VATANDAŞIMIZA ÇOK BÜYÜK BİR KATKI SAĞLAYACAKTIR

Bürokrasi artık devre dışı, kırtasiyecilik artık devre dışı. Hız ve kolaycılık ve güven içerisinde işi yapma sonlandırma devreye alınıyor ve bu da vatandaşımıza çok büyük bir katkı sağlayacaktır. Tabii burada önemli bir başka şey var o da şu, bazı sicil kayıtları da yasalarımız gereği belli süreler dolduktan sonra otomatik silmeye de tabii. Süre doluyor, vatandaşımız müracaat ediyor işte onu yasa öngörüyor 30 yıl 40 yıl neyse rakamlar farklı her adli sicil kaydını gerektiren suçtan cezadan dolayı o süreler dolduğu zaman adli sicil kaydının silinmesi gerekiyor. Fakat vatandaşlarımız bu silinme ile ilgili müracaatı yıllar yılı bazı suçlar için örneğin şu anda yanılmıyorsam 30 yıl gerekenler var. 30 yıl cezanın infazından sonra bekleyince tabi insanlar bunu unutuyor ama o sicil bir yerde onun karşısına geliyor ve onunla yüzleşmek durumunda kalıyor.

YASAL SÜREYİ TAMAMLAYANLARIN KAYDI TALEBİ OLMAKSIZIN RE’SEN SİLİNECEK

Şimdi bugün devreye sokacağımız yeni bir uygulama da bu sürelerin, yasal sürelerin dolması üzerine vatandaşın talebi olmaksızın re’sen Adli Sicil Ve İstatistik Genel Müdürlüğümüz bu adli sicil kayıtlarını silecektir. Bugün bu burada bunun ilk uygulamasını yapacağız ve 208 bin vatandaşımızın adli sicil kaydını buradan birazdan düğmeye basarak otomatik yeni kurduğumuz düzen çerçevesinde silmiş olacağız ve bu da vatandaşımızın devletin oradaki kayıtları silme konusundaki eksikliği, ihmali veya vatandaşın süreci takip edememesi nedeniyle uğradığı kayıpları, zararları, sıkıntıları ortadan kaldıracaktır. Bu da son derece önemli bir adımdır. Buradan aziz milletimize hepimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.

KİŞİSEL VERİLERİNİ KORUMAK YAŞAM HAKKINI KORUMAK KADAR ÖNEMLİDİR

Tabii adli sicil verileri aynı zamanda kişisel verilerdir. Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, herkesin kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını istemesi Anayasal bir haktır. Bildiğiniz gibi anayasanın 20. maddesine eklenen bir fıkra ile bir Anayasal hak olarak bunu düzenledik biz ve Adalet Bakanlığı Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğü, kişisel verileri milletimizin Anayasayla kendisine verilen hakka uygun bir şekilde güven içinde koruduğunu ve bunun gereğini yerine getirdiğini ve buradan aziz milletimize ifade etmek isterim. Tabii kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı çok kıymetli bir haktır. Kişinin yaşam hakkı kadar onun toplum içinde saygın, onurlu bir birey olarak yaşaması için kıymetlidir. Kişilerin itibarını, haysiyetini ve diğer pek çok özelliğini korumanın başında ona ait verilerin korunması ve bunun güven içerisinde olduğunu, her bir vatandaşın bilmesi, yaşam hakkının güven içinde olduğunu bilmesi kadar kıymetlidir. O yüzden Anayasamıza böylesine büyük bir reformu yerleştirdik ve bu maksatla da Kişisel Verileri Koruma Kurumu kuruldu ve burada da bir Kişisel Verileri Koruma Kurulu oluşturuldu. Amaç, kişisel verileri koruma konusunda hem yasanın sağladığı hem de Anayasanın sağladığı yetkileri kullanmak, verdiği görevlerini yerine getirmek suretiyle vatandaşlarımızın kişisel verilerini hukuk devletinin gereklerine uygun bir şekilde korumak, bunu ihlal edenler varsa bunlarla ilgili yasal yaptırımları uygulamak hem kamu kurumlarının hem de özel sektörün ve bütün bireylerin kişisel verileri koruma ve bunları güvenliğini sağlama konusunda bilinçlenmesini artırma ve bunları milletimizin her bir ferdi tarafından benimsenmesini sağlamaktır.

HUKUKUMUZU, ONURUMUZU, KİŞİLİĞİMİZİ, SAYGINLIĞIMIZI KORUMA ALTINA ALAN BİR HAKTIR

Bu hak kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı bir defa her kişinin kendisiyle ilgili kişisel verileri öğrenmeyi, kişisel verileri erişmeyi, bu verilerin silinmesini veya düzeltilmesini talep etmeyi ve bu verilerin amacı doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsamaktadır. Kişinin verileri ancak kanunda öngörülen veya kişinin rızasıyla ancak işlenebilir. Eğer kanun yazmamışsa, kişinin rızası yoksa herhangi bir kişisel verinin işlenmesi kanuna aykırıdır ve suç olarak Türk Ceza Kanununda ve ilgili özel yasalarda tanzim edilmiştir. Bu büyük bir hak büyük bir olaydır. Kişinin kendisiyle ilgili devlette olan kişisel verilerine erişme, bunları öğrenme, amacı doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını bilme yanlışsa düzeltilme, öyle bir veri yoksa sildirme çok kıymetli bir haktır.

Bizim hukukumuzu, onurumuzu, kişiliğimizi, saygınlığımızı koruma altına alan bir haktır. Ama maalesef görüyoruz ki, kişisel verilerin korunması konusunda bilinçli bir çabayı yasa ortaya koyduğu halde Anayasa ortaya koyduğu halde bu konuda kurumlar olduğu halde bazı kişiler şirketler bazı değişik vakıflar dernekler bu kişisel verilerin korunması konusunda Anayasanın ve yasaların kendilerine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediklerini görüyoruz. Çok net söylüyorum buradan da ifade

KİŞİSEL VERİLERİN KORUMASINDA, HİÇ KİMSENİN BİR İMTİYAZI, BİR AYRICALIĞI YOKTUR

Kişisel verilerin hukuka aykırı bir şekilde elde edilmesi kanunlarımız nezdinde suç olduğu gibi hukuka aykırı elde edilmiş kişisel verilerin kullanılması da suçtur. Maalesef pek çok şirket, ticari ilişkilerinde veya başka başka şekillerde değişik kişiler, siyasiler pek çok farklı yöntemlerle bu kişisel verileri kullanıyorlar. Benim herkese çağrım, hukuka uygun hukukun içinde kalarak bu kişisel verilerin elde edilmesi ve hukuka uygun bir biçimde kullanılmasıdır. Hiç kimsenin bu konuda bir imtiyazı, bir ayrıcalığı yoktur. Kişisel verileri hukuka aykırı elde etmek, herkes ve her kesim için suçtur. Kişisel verileri hukuka aykırı kullanmak herkes için suçtur. Bunun herhangi bir istisnası yoktur.

CUMHURİYET SAVCILIKLARI GEREKLİ YASAL İŞLEMİ YAPAR

Onun için bu konuda kişisel verileri hukuka aykırı bir şekilde elde eden ve kullananlar hakkında kişisel verileri koruma kurumunun daha dikkatli olmasında ve bu konularda yasanın kendilerine tanıdığı yetkileri kullanmakta görevleri yerine getirmekte tereddüt etmediğine inanıyorum. Buradan da çağrıda bulunuyorum. Bizim milletimizin her bir ferdinin kişisel verilerini korumak, onların yaşam hakkını korumak kadar kıymetlidir. Buna tecavüz edenler, buna hukuka aykırı bir şekilde el uzatanlar veya hukuka aykırı bir şekilde elde edip kullananlar hakkında kurumun gereğini yapmasında ve yetkilerini kullanıp görevinin gereğini yerine getirmesinde en ufacık bir tereddüdünün olmaması lazım. Kim olursa olsun kim ki bu milletin kişisel verilerini hukuka aykırı bir şekilde elde ediyor ve kullanıyorsa onlarla ilgili yasal işlemleri yapmak gerekiyorsa Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunmak da dahil yasa hangi yetkiyi veriyor, hangi görevi tanımlıyorsa elbette bunu yapacağız, yapmamız lazım. Aksi takdirde bu düzenlemeler Anayasada yer almasına rağmen kağıt üzerinde kalır. Hâlbuki bunlar Anayasa’da yer alsın, insanlar bunları konuşurken övsün diye buraya konulmuş değil. Kişilerin hakları, hukuku, onuru ve saygınlığı korunsun, haksızlıklar karşısında kişiler muhafaza edilsin ya da kişisel verileri üzerinden kişiler herhangi bir haksızlığa, hukuksuzluğa, ithama muhatap kalmasın. Kişinin verilerini içerisinde pek çok şey olabilir. Ama onların tamamı o kişiyi ilgilendirir. Onların dışındakilerini ilgilendirmez.

TÜRKİYE’Yİ FARKLI FARKLI TARTIŞMALARIN İÇERİSİNE ÇEKMEYE KİMSENİN HAKKI YOKTUR

Maalesef görüyoruz ki pek çok kişisel veri, çok değişik maksatlarla o kişileri yıpratmak, itibarsızlaştırmak kamuoyunun gözünden düşürmek veya başka başka hesaplarla kullanıldığını da görüyoruz. Bu hem bir ahlak sorunudur, hem de aynı zamanda bizim hukukumuz bakımından suç olan bir durumdur. Kamu kurumlarının da kişisel verileri koruma konusunda veri sorumlularını aktif hale getirmelerin de ve bu beni sorumlularının da yasanın kendine yüklediği sorumluluklarının gereğini yerine getirmesinde özel sektöründe dahil şirketler de dahil buna. Çünkü veriyi korumak sadece kamunun vazifesi değil. Veriyi alan, işleyen muhafaza etmek zorunda ve veriyi verenin hukukunu koruması gerektiği bilinciyle, onun için her türlü koruma tedbirini almak zorundadır. Eğer bir kuruma verilmiş kişisel veriler, birtakım mail gruplarının elinde veyahut da internetten alışveriş merkezlerinden mesajlar yağmur gibi geliyorsa, derneklerden, vakıflardan, şuradan buradan. Vatandaş soruyor, benim bu verim bunların eline nasıl geçti? Benim telefonumu ben biliyorum işte yakınlarım biliyor, dostlarım, kardeşlerim, arkadaşlarım biliyor. Hiç merhaba olmayan insanın elinde benim telefon numaramın ne işi var diyor. Hiç tanımadığım insanlardan mesajlar alıyorlar. Nereden gidiyor bu? Bu verileri koruma konusunda görevli olanların görevlerini yasaya uygun yapmamalarının bir sonucudur bu. Eğer yasaya uygun bu görevler yapılmış olsa, bu veriler insanların eline geçemez. Geçtiği zaman da Cumhuriyet Savcılıkları Kişisel Verileri Koruma Kurulu, ilgili hukuken görevli ve yetkili yerler gereğini yapar. Yapması da onların Anayasal ve yasal görevidir. Onun için kişisel verileri koruma konusunda Türkiye’yi farklı farklı tartışmaların içerisine çekmeye kimsenin hakkı yoktur, olmamalıdır. Siyasi partilerin elinde de kişisel veriler efendim YSK’nın verdiği seçmen kütükleri belli bir dönemde verilebiliyor. Yasa buna amirdir. Partiler de kendine verilen bu kişisel verileri o kişilerin hukukunu, canını, yaşamını, onurunu korur gibi koruması lazım. Niye veriyor? Parti YSK yasa emrettiği için veriyor. Yasa niye emrediyor? Bu veriye ihtiyacı var seçimde onu kullansın ama bu verileri alıp üçüncü, dördüncü, beşinci kişilerle veya hiç alakasız olanlarla paylaşsın diye hiç kimseye bu veriler verilmiyor. Bu veriler üzerinden fişleme yapılsın. Bu veriler üzerinden insanlar A’ya, B’ye, C’ye göre tasniflere tabi tutulsun diye de verilmiyor. Onun için kişisel verilerin korunması konusunu Türkiye’nin bu yeni hukuk sistemine uygun, Anayasanın sağladığı bu hakka, kişisel verileri koruma kanununa ve diğer mevzuatımıza uygun bir şekilde yerine getirmesinde herkesin bu konuda hassasiyet göstermesinde fayda vardır. Bir kez daha söylüyorum, yaşam hakkını korumak ne kadar kıymetliyse, kişinin onurlu, saygın, itibarlı bir birey olarak yaşamasını sigortası olan kişisel verileri korumakta o kadar kıymetlidir. Her ikisi de hem hepimizin vazifesi, hem de her bir vatandaşımızın, her bir şirketin, her bir kamu kurumunun, herkesin ve her kesimin ortak vazifesi. Bu konudaki yasal düzenlemelere uymak ve yasal düzenlemelere uygun hareket etmek bizim hem insanlık, hem de vatandaşlık görevimizdir.

TÜRKİYE DEMOKRATİK BİR HUKUK DEVLETİDİR

Türkiye’de en iyi uygulayan yer neresi derseniz pek çok yer var ama onların içinde birisi de Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüdür. Onun için bu konuda insanlarımızın kişisel verilerini, onların güvenini sağlayacak şekilde koruyan Adli sicil ve istatistik Genel Müdürlüğümüzün Genel Müdürü başta olmak üzere bütün çalışanlarına da buradan teşekkür ediyorum. Biz bakanlık olarak kişisel verileri koruma konusunda her türlü yasa ve Anayasanın emrettiği tedbiri aldık ve uyguluyoruz. Diğer bakanlıklarımızda uyguluyor bu tedbirleri. Ama bu tedbirleri biraz daha sıkılaştırmak da fayda olduğu da tartışmadan uzak bir konudur. Bunu sıkılaştırmaya da ihtiyacımız olduğunu buradan ifade etmek isterim. Türkiye demokratik bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde olan biten her şey hem insanımızın, hem de hukukun, hem de yasamanın denetimine açıktır. Bizim ülkemizde öyle yasaların denetimine açık olmayan Türkiye’de hamdolsun hiçbir şey yok. Birkaç istisna dışında her şey Anayasal olarak yargısal denetime açıktır. Aynı zamanda halkın denetimine açıktır, işte kişisel veriler bir nevi halkın hem kamuyu denetlemesi hem de özel sektörü denetlemesi bakımından her bir vatandaşa bu verilerin korunmasını isteme bir haktır.

KARAR LEHİMİZE İSE SAVCILARI ÖVE ÖVE, ALEYHİMİZE İSE KARA KARA BİTİREMEZSEK O ZAMAN BİZ ADİL DEĞİLİZ

Yargı bir karar verdiğinde itiraz yolu var, itiraz bir eleştiridir o karara ama o eleştiriyi değerlendirecek bir merci var, oraya gider o merci ona cevabını verir, o da karar olarak verir. Sonra istinaf edersiniz istinafta esasında verilen kararla bir itirazdır, bir eleştiridir istinaf onu değerlendirir. Sonra temyiz edersiniz, onu da beğenmezsiniz temyiz de verilen karara bir itirazdır bir eleştiridir. Yargı içinde verilen kararlara, itirazların, eleştirilerin yargı içinde yeniden yeniden görüşülmesi, değerlendirilmesi, yanlışlık varsa düzeltilmesi karar doğruysa da kararda ısrar edilmesi bizim Anayasamızın ve yasalarımızın kararı veren yargı görevlilerine emridir. Ama siz itiraz ettiniz bütün bu aşamaları geçti veya daha birinci aşamada bir karar çıktı diğer aşamaların hiçbirini görmeden kararı veren savcıya, Cumhuriyetin savcısı eğer lehinize karar veriyorsa, eğer aleyhinize karar veriyorsa sarayın savcısı. Eğer lehinize karar veriyorsa hakim Cumhuriyetin hakimi, milletin hakimi, Ankara’da İstanbul’da hakim var aleyhinize karar veriyorsa sarayın hakimi. Bu yargıya düpedüz ve yargı görevi yapanlara aleni bir iftiradır. Bunu yapanlar da müfteridir. Buradan bunları telin ettiğini ifade etmek ister. Savcılarımızın hepsi Cumhuriyetin savcısıdır. Hakemlerimizin hepsi bu milletin hakimleridir, Cumhuriyetin hakimleridir. Hakimlerimiz, savcılarımız görevlerini yaparken Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun vicdani kanaatlerine göre görev yaparlar ve kararlarını da bu bağlılık içerisinde verirler. Dosyadaki delille bakarlar, tarafların beyanlarına, savunmalarına bakarlar, Anayasaya, yasaya, hukuka bakarlar olup biteni bir de bu Anayasa, hukuk, kanun dosya içerisindeki delil çerçevesinde vicdan terazisinde de tartarlar sonra bu bağlılıkla edindikleri kanaatle hükmedenler karar verirler. Bu karar lehimize olabilir, aleyhimize olabilir. Lehimize olduğu zaman hakimleri, savcıları öve öve bitiremeyip aleyhimize olduğu zaman da kara kara bitiremezsek o zaman biz evvela baştan adil değiliz. Adalet beklediğimiz insanlara karşı biz adil olmazsak o zaman kim adil olacak?

KİMSE SAVCILIĞA, HAKİMLİĞE, MAHKEME REİSLİĞİNE SOYUNMASIN

Eğer Türkiye’nin yönetimine talip olanlar, Türkiye’de siyaset yapanlar veya bir kamu gücünü kullananlar, birtakım görevlerde bulunanlar, hakim ve savcılarımızın yaptığı bu büyük görevler nedeniyle kendilerine teşekkür etme, yerine hakimliğe, savcılığa soyunurlarsa o zaman o ülkede hukuk devletine de bahsedemeyiz Kimse savcılığa soyunmasın, kimse hakimliğe soyunmasın, kimse mahkeme reisliğine soyunmasın, kimse istinaf olarak kendini Yargıtay olarak kendini Anayasa Mahkemesi olarak kendini görmesin. Hukuk devletinde ana muhalefet partisi veya grubu olan siyasi partiler, meşru siyaset yapanlar kendilerini mahkeme yerine koyabilirler mi? Böyle bir üslupla konuşabilirler mi? Konuşamazlar böyle bir kendilerine de niteleme yapamazlar. Siyasi taraftarlara göre verilen kararları bizim taraftarlığımıza uygun olursa hukuka uygun Anayasaya uygun yasaya uygun ama bizim taraftarlarımıza uygun kararlar vermezlerse hukuka, Anayasaya ve kanuna aykırı dersek o zaman verilen kararları hangi terazide tartıyoruz, Anayasa, hukuk ve kanun delil terazisinde değil, taraftarlık terazisinde tartıyoruz. O zaman taraftarlık terazisinde biz bunları tutarsak adalet terazisinin ayarı nasıl dosdoğru tartacak.

ADALET TERAZİSİNİN TARAFTARLIK TERAZİSİNE DÖNÜŞTÜRÜLMESİNDEN BEN ADALET BAKANI OLARAK UTANIYORUM

Hepimiz canımızı acıtsa da çok hoşlanmasak da, tepki göstereceğimiz kararlar da olsa nihayetinde bu kararlara uyuyoruz, uyguluyoruz. Kararları eleştirmek ayrı şeydir kararları verenlere hakaret etmek, saygısızlık etmek ayrı şeydir. Kararlar eleştirilmez, kutsal metinler değildir. Elbette ki her mahkeme kararı eleştirilebilir, bu demokratik bir haktır. Hukuk devletinin de teminatı altındadır. Ama biz ne yapıyoruz kararı eleştirmek yerine kararı vereni eleştiriyoruz, eleştirsek o da iyi hakaret ediyoruz, iftira ediyoruz. Böyle bir şey olur mu? Ben bir yandan hukuk devletine inanıyorum diyorsun öte yandan da hukuk devletinin gereği olan bir usul uygulandığında da o gerekliliği yapanlara karşı hukuk devletinin ortaya koyduğu standartlarının dışına çıkıp ifadelerde kullanılıyor. Gelince biz işte hakimleri, savcıları şöyle müdahale edeceğiz, böyle ödüllendireceğiz diye de konuşuyor. Yani bir yandan yargı bağımsız, tarafsız şimdiden nasıl ayrımcılık yapacağını, nasıl haksızlık yapacağını, nasıl taraftarlarını koruyacağını, kollayacağını adalet terazisini taraftarlık terazisi olarak nasıl ikame edeceğini aleni olarak söylüyorlar. Ben utanıyorum bir Adalet Bakanı olarak bundan.

KİMSE MAHKEME, İSTİNAF, TEMYİZİN YERİNE GEÇMEYE KALKMASIN

Adalet Bakanı olarak bundan. Olmaz böyle şey. Olmaz kimse bunu diyemez. Onun için son olarak diyorum ki, kimse bu ülkede savcılığa soyunmasın. Hakimliğe soyunmasın. Mahkemeye olmaya, istinafın yerine geçmeye, temyizin yerine geçmeye kalkmasın. Bu ülkenin kurumları var. Yargı organları var, yargı mercileri var, Anayasamız var, yasalarımız var. Her şey Anayasa ve yasalar çerçevesinde yürüyecek, işleyecek ve herkeste Anayasa ve yasaların kendilerine verdiği yetkileri kullanma hakkı var, onu kullanacak. Biz hepimiz buna saygı duyacağız. Önce bizim bu saygı temelli yaklaşımı hayata geçirmemiz lazım. Defalarca söyledim. Bir daha ifade etmek isterim. Türkiye’nin 2021 dosya rakamlarına baktığımızda sadece adli yargıda bulunan hukuk ve ceza dosya sayısı yaklaşık 8 milyon. Ya hakimlerimiz yılda 8 milyon dosyaya bakıyorlar. Savcılarımız bunları inceliyorlar ceza ile ilgiliyse. 8 milyon dosya üzerinde milyonlarca dosya hakkında da karar veriyorlar. Vatandaşlarımızın bir kısmı istinaf bile etmiyor, bir kısmı istinaf ediyor. İstinaf karar verince temyiz hakkı olduğu halde temyize gitmiyor. Karardan razı adil olduğuna inanıyor. Bir kısmı temyize gidiyor. Orada kesinleştikten sonra bireysel başvuru hakkı olduğu halde gitmiyor. Karardan razı. Bir kısmı bireysel başvuruya AİHM’e kadar gidebiliyor. Bütün yollar açık.

GECE GÜNDÜZ ÇALIŞAN HAKİM VE SAVCILARIMIZI TARAFTARLIK ÜZERİNDEN KİMSENİN TARTMAYA HAKKI YOKTUR

Ama şimdi bu kadar büyük dosyalara, milyonlarca dosyaya bakan, gece gündüz çalışan hakim ve savcılarımızı taraftarlık üzerinden kimsenin tartmaya hakkı yoktur. Kimse tartamaz. Adalet terazisinin ayarlarını korumak sadece yargıcın görevi olarak da görülemez. Yargıcın zaten değişmez, değiştirilemez görevi o. Ama öte yandan adalet algısının doğru işlemesi, adalete güvenin olması, adalet hizmetlerinden memnuniyetin olması için de bizim adaletle ilgili konuşurken kendi dilimizin de terazisini aklımızın, vicdanımızın da terazisini, dosdoğru tutmamız lazım. Ben buradan herkesi yargıya karşı ve yargı görevi yapanlara karşı temiz bir dille konuşmaya, saygın bir dille konuşmaya, haksızlığı hak gibi takdim etmekten vazgeçmeye bir kez daha davet ediyorum. Umarım bundan sonra daha temiz bir dille daha hakkaniyetli ve saygın bir dille bu konularda eleştiri ve değerlendirmeleri yaparız.

Bakan Bozdağ, konuşmasının ardından elektronik ortamdan butona basarak süresi dolmuş olan ve silinmeyen 208 bin 376 adli sicil kaydının silinmesi işlemini gerçekleştirdi.

DÜNYA

19 Mayıs coşkusu Anıtkabir’de yaşanıyor

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.

Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.

Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:

“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.

Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin büyüme ve kalkınmasında emeği olan, ülkenin bugünkü seviyelere gelmesinde payı ve katkısı bulunan tüm iş insanlarına teşekkür etti.

Birliğin her sene mayıs ayında düzenlediği bu merasimin, esasında TOBB’un kendi mensuplarına ödediği bir gönül borcu, vefa göstergesi, iltifat nişanesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şeref belgesi ve plaket sahiplerinin bu süre zarfında TOBB bünyesinde ifa ettikleri mühim vazifelerin yanı sıra yaptıkları fedakârlık ve elde ettikleri başarılarla aynı zamanda ülkenin önünü açtıklarını söyledi.

Hak sahiplerinin, Türk ekonomisinin gerçek potansiyelini harekete geçirerek ihracattan yatırıma, üretimden istihdama, Türkiye Yüzyılı’na giden yolun kilometre taşlarını döşediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Emek verdiler, sabrettiler, azmettiler, büyük ve güçlü Türkiye’ye duydukları inançtan, milletimize hizmet etme sevdasından asla vazgeçmediler. Bunun için sizlerle, TOBB ailesinin tüm mensuplarına, ekonomi, ticaret, sanayi ve iş dünyamızda taş üstüne taş koyan tüm kardeşlerime bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. TOBB, 367 ticaret odası, sanayi odası, ticaret borsası ve deniz ticaret odası ile özel sektörümüzün çatı kuruluşu olarak hakikaten çok önemli bir misyonu yerine getiriyor. 81 ilimiz ve 160 ilçemizdeki oda ve borsalarımız, şehirlerimizin kalkınmaları için her fırsatı değerlendirerek, tüm imkânlarını seferber ederek çok samimi bir gayreti ortaya koyuyor. Tabii, gayret samimi niyet de halis olunca karşımıza çıkan başarı tablosu hamdolsun her geçen gün biraz daha büyüyor, daha belirgin hâle geliyor. Büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki bugün itibarıyla TOBB, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten üçüncü oda sistemidir.”

“ALDIĞIMIZ MESAFELERİN HER AŞAMASINDA SİZLERİN EMEĞİ VE İMZASI VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 2 milyon 634 bin üyesi ile Türkiye’nin ve ekonominin lokomotifi, omurgası ve güvencesi olduğunu dile getirdi.

Hâlihazırda ihracatın yüzde 99’u, yani 273 milyar dolarlık kısmının oda ve borsa üyesi firmalar tarafından gerçekleştirildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Aynı şekilde 17 milyonluk bir mevcutla kayıtlı istihdamın yüzde 74’ü bu firmalarımız tarafından sağlanıyor. Özellikle son dönemde oda ve borsalarımızın hizmet kapasitesi önemli ölçüde artmış durumda. Tarımdan eğitime, ticaretten teknolojiye, farklı kulvarlarda aldığımız mesafelerin her aşamasında sizlerin emeği ve imzası var. Gümrük kapılarımızı devlete hiçbir yük getirmeden modernize ederek ihracatta yeni rekorlar kırmamıza sizler vesile oldunuz. Toprak Mahsulleri Ofisimiz ile ilk yatırımı yaparak devamında özel sektörümüzü de sürece dâhil ederek tarımda lisanslı depolama sistemine geçmemize ve gıda arz güvenliğinin teminine sizler öncülük ettiniz. Kurucu ortaklarından biri olduğunuz Kredi Garanti Fonu ile üyelerinizin banka kredilerine kefil olarak finansmana erişimi kolaylaştırdınız. Ülkemizi küresel teknoloji rekabetinde stratejik bir konuma ulaştıracak ilk kuantum bilgisayarını ASELSAN ile sizler ürettiniz.”

“YENİ BAŞARILARA İMZA ATMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 81 ilde 81 okul inşa ettiğini, asrın felaketinde tüm imkânları, kaynakları depremzedeler için sahaya indirdiğini ifade etti.

Afetzedelere söz verdikleri ve geçen yılın aralık ayı itibarıyla anahtarlarını teslim ettikleri 455 bini aşkın deprem konutunun yapımına en büyük desteği TOBB’un verdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak Türkiye’nin ilk elektrikli aracı TOGG’un hayata geçirilmesini yine sizler sağladınız. Yurt içinde yüzde 35’lik pazar payı ile liderlik koltuğuna yerleşen TOGG, birçok Avrupa ülkesinde yolları süslemeye devam ediyor. Bununla birlikte şu hususu da üzülerek sizlerin ve milletimizin takdirine sunuyorum; Türkiye’ye on yıllardır dayatılan öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmaya çalışırken birileri de bu süreçte sürekli önümüze takoz koyuyor. Ellerine geçirdikleri her fırsatı şeamet tellallığı için kullananları bugüne kadar kale almadık, bundan sonra onlara prim vermeyeceğiz. ‘Bunlar otomobil üretmekten ne anlar’ diyenlere cevabımızı nasıl üreterek verdiysek yeni başarılara imza atmayı da sürdüreceğiz.”

“TÜRKİYE’Yİ HER ALANDA BİR ÜST LİGE BİZLER TAŞIDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete ve memlekete hizmet yolunda neredeyse çeyrek asrı geride bırakmak üzere olduklarını belirtti.

Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devraldıkları ilk günden itibaren milletin her bir ferdinin mesuliyetini omuzlarında taşımanın bilinciyle hareket ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 23,5 yılda sizlerin ve aziz milletimizin desteğiyle eğitimden sağlığa, ulaşımdan ticarete, tarımdan güvenliğe, Türkiye’yi her alanda bir üst lige bizler taşıdık. Üretim, istihdam, yatırım ve ihracat olmak üzere dört sütun üzerinde yükselttiğimiz ekonomimizi sağlam bir yapıya kavuşturduk” diye konuştu.

“Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çatışmalara rağmen geçen yıl ekonomiyi 3,6 oranında büyüterek millî geliri 1,6 trilyon dolara, kişi başı millî geliri ise 18 bin 40 dolara ulaştırdıklarını söyledi.

“DIŞ TİCARET HACMİMİZİ 820 MİLYAR DOLARA ÇIKARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dış ticaret hacmimizi 820 milyar dolara, mal ve hizmet ihracatımızı ise 396 milyar dolara çıkardık. Çok yakın bir gelecekte 400 milyar doları da Allah’ın izniyle aşacağız” dedi.

Özellikle ihracatta başarı hikâyesi yazmaya devam ettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen ay ihracatın önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaşarak nisan ayı rekorunu kırdığını, bu rakamın aynı zamanda Cumhuriyet tarihinin en yüksek aylık ikinci rekoru olarak kayıtlara geçtiğini anımsattı.

Nisan ayında kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artışın son 53 ayın en yüksek ihracat artışı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaş ve krizlerin yol açtığı zorluklara karşın Türkiye’nin ihracatının güçlü ivmesini koruduğunu ve 166 ülkede ihracatın artış gösterdiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yapıldığını, yıllıklandırılmış mal ihracatının 2026’da yüzde 4,2 artışla 275,8 milyar dolara yükseldiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de 14 milyar dolar olan hizmetler ihracatının 2025’te 8,7 kat artarak 122,6 milyar dolara çıktığını söyledi. Hizmetler ticareti fazlasının 2025 yılında 63,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ve bu tutarın cari dengeye güçlü bir katkı sağladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hizmetler ticaretinde dünyanın en yüksek düzeyde fazla veren 6. ülkesi konumuna yükseldiğini bildirdi.

“İŞSİZLİK ORANIMIZI YÜZDE 8,1’E İNDİRDİK”

Savunma ve havacılık ihracatının geçen sene 10 milyar doları aştığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, SAHA 2026 fuarında 6 milyar doları ihracata dönük olmak üzere toplam 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandığını kaydetti. İhracatta yakalanan ivmeyi turizm ve istihdam rakamlarıyla daha da perçinlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te 64 milyon ziyaretçi ağırladıklarını, 65,2 milyar dolar turizm geliri elde ettiklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turizm gelirimizi 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artırarak 9 milyar 896 milyon dolar seviyesine taşıdık. İşsizlik oranımızı yüzde 8,1’e indirdik. İstihdam sayımızı 32,5 milyon kişiye, istihdam oranımızı ise yüzde 48,5’a yükselttik. İş gücüne katılma oranımız yüzde 52,8’e çıkarken işsizlik oranımız tam 35 aydır tek haneli seyrini sürdürüyor” diye konuştu.

“EKONOMİ YÖNETİMİMİZ, PİYASANIN YAŞADIĞI STRESİ ASGARİ DÜZEYE İNDİRMEK İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALIYOR”

Türk ekonomisinin potansiyelinin farkında olan yurt dışı yatırımcıların da son 23 yılda Türkiye’de 89 bin şirket kurarak 290 milyar dolar tutarında yatırım yaptığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yatırımcılar aynı zamanda 1 milyon 200 bin kişiye istihdam sağlayıp yılda 70 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek ülkemize döviz kazandırdılar. Tüm bunları söylerken elbette her şeyin güllük gülistanlık olmadığının farkındayız. Bölgesel ve küresel gelişmelerden kaynaklı geçici fiyat artışlarının hem vatandaşlarımız hem de reel sektör üzerinde oluşturduğu baskıyı biliyoruz. Şu gerçeğin en yakın şahidi sizlersiniz, iktidarlarımız döneminde ekonomiyi hiçbir zaman sadece verilerden, grafik ve rakamlardan ibaret görmedik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomi politikalarımızı oluştururken ve uygularken sizlerin kanaatlerine, önerilerine ve hatta eleştirilerine her daim kulak verdik. Göstergelerin bize anlattığı ekonomi fotoğrafının sağlamasını çarşıyla, pazarla esnafın, çiftçinin, sanayicinin, üreticinin anlattıklarıyla yaptık. Bugün de ekonominin tüm aktörleriyle işverenle, girişimciyle, emekçiyle, çiftçiyle, esnaf ve sanatkârla samimi bir iletişim hâlindeyiz. Bugün de sokağın, çarşının, pazarın nabzını tutmaya gayret ediyoruz. Bilmenizi isterim ki ekonomi yönetimimiz, piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir. Biz de bunun takipçisi olmayı, sizlerden gelen teklif, tespit ve tenkitler doğrultusunda gerekli yönlendirmelerde bulunmayı sürdüreceğiz” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üretim ve ulaştırma maliyetlerindeki artışla izah edilemeyecek ölçüde fırsatçı bir fiyatlama alışkanlığı ile karşı karşıyayız. Türkiye bugün enerji başta olmak üzere birçok alanda Avrupa’nın en düşük girdi maliyetlerine sahipken bazı ürünlerin fiyatlarında orantısız artışlar yaşanıyorsa bunun piyasa şartlarıyla açıklanamayacağı ortadadır” dedi.

“BİZİM İŞ VE TİCARET AHLAKIMIZ BİN YILLIK AHİLİK GELENEĞİ İLE ŞEKİLLENMİŞTİR”

Birilerinin, girdi maliyetlerindeki dalgalanmayı gerekçe göstererek fahiş fiyatlarla vatandaşların cebine, kesesine, kazancına el uzattığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Oysa bizim iş ve ticaret ahlakımız bin yıllık ahilik geleneği ile şekillenmiştir. Bu gelenekte fırsatı ganimet bilmenin, haksız kazanç elde etmenin, taklit, tağşiş ve çıkar odaklı hareket etmenin yeri yoktur” dedi.

Ahiliğin, dayanışma, yardımlaşma, Hakk’ın rızasını, halkın iyiliğiyle, faydasıyla, esenliğiyle bir görmek demek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yüzden piyasadaki fırsatçılara dönük denetimlerimizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Sizlerden de bu konuda destek beklediğimi özellikle ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmet şeref belgesi ve plaket alanları tebrik etti.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini biz sağladık”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından düzenlenen Bir Gençlik Şöleni Programı’nda yaptığı konuşmada, “Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu, ideolojik aidiyetin, ehliyet ve liyakatin önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık. En büyük yatırım ise elbette gençlerimize yaptık” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Turka Kocaeli Stadyumu’nda düzenlenen Bir Gençlik Şöleni Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, coşkulu, heyecanlı, her yönüyle dolu dolu şölende gençlerle beraber olmanın memnuniyeti içinde olduğunu belirterek, şölenin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Türkiye’nin aydınlık yüzlerini, bu büyük milletin yüz akı, göz bebeği olan tüm gençleri, “Türkiye Yüzyılı”nın mimarları olacak genç yürekleri sevgiyle selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Avrupa’da, Amerika’da, Asya ve Afrika’da, yeryüzünün dört bir ucunda, bayrağı gururla dalgalandıran, başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığının en parlak sembolü olan Türk diasporasının genç mensuplarına muhabbetlerini gönderdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan sevgi ve muhabbette, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi stadyumlardan taşan şu coşkunuz için, eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Bugün 81 ilin kalbinin burada attığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millet ve medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı işte burada atıyor. Tam 1000 yıldır, ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için mübarek kanlarını toprağa akıtan şehitlerimizin, istiklal ve istikbalimiz uğruna bedel ödeyen cesaret timsali gazilerimizin, Alparslan’dan Kılıçarslan’a, Fatih’ten Yavuz’a, Selahattin Eyyübi’den Abdülhamit Han’a, cümle ecdadımızın aziz ruhları, sizlerin dik duruşuyla, ümit saçan aydınlığıyla, şu anda inşallah şad oluyor, yâd oluyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sezai Karakoç’un “Diriliş nesli”, Nurettin Topçu’nun “Hareket nesli”, Necip Fazıl Kısakürek’in “Büyük Doğu nesli” derken buradaki gençlerden bahsettiğini dile getirerek, şunları kaydetti: “Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek. İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.’ diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. TEKNOFEST kuşağının öncü neferleri olarak rahmetli Nurettin Topçu Hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz: ‘Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih’in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bunu hissediyoruz. Fatih’i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih’in ruhunun ebedi hâkimiyetine inananlara müjdeliyorum. Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır.’ İnanıyorum ki Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdadın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın.”

Gazze’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e mazlumun, mağdurun, gözlü yaşlı kardeşlerinin hüznünü kalbinin en derinlerinde hisseden merhametli bir gençliği hissettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu an karşımda deprem gecesi milletinin yardımına koşan, yangın bölgesinde sabahlayan, milletin derdiyle dertlenen bir gençlik görüyorum. Şu an karşımda vicdanlı bir gençlik, şuurlu bir gençlik, iman, idrak, basiret ve feraset sahibi bir gençlik görüyorum” diye konuştu.

“GENÇLER GÜÇLÜYSE MİLLET DE DEVLET DE GÜÇLÜDÜR”

Şehirleri ayağa kaldıracak, yaralara merhem olacak, dirilişi şahlandıracak, uyuyanları uyandıracak o çocukları şu anda karşısında gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bize alnı ak, yüzü ak, sevdası ak bu gençlikle yol yürümeyi nasip eden Rabbime hamdolsun. Rabbim, sizlerle birlikte tüm gençlerimizi korusun. Yolunuzu, bahtınızı daima açık etsin. Kıymetli gençler, gençlik yüreğin bentleri yıkıp atmasıdır. Gençlik hayaldir, heyecandır, dinamizmdir. Bir milletin lokomotifi gençlerdir, toplum enerjisini gençlerden alır. Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır. Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net bir şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler ne zaman elini taşın altına koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur. Yalnızca İstanbul’u değil kalpleri de fetheden Sultan Fatih’te işte bunu görürsünüz. Tuğrul Bey’de, Tarık Bin Ziyad’ta, Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ta, Süleyman Gazi’de bu saf hakikati görürsünüz. En keskin dönemeçlerde, en zorlu mesuliyetleri yüklenerek istikbalin taşlarını döşeyen, istiklalin sancağını yüceltenler hep gençlerdir. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Millî Mücadele’de, 15 Temmuz ihanetinin çelikten bir iradeyle püskürtülmesinde bu ruhu görürsünüz. Gençler güçlüyse millet de devlet de güçlüdür. Bununla birlikte ne zaman ki gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır.”

“Bu ülkenin gençlerini kimi zaman sağcı solcu diyerek, kimi zaman Türk-Kürt diyerek, kimi zaman Alevi-Sünni diyerek kimi zaman da ilerici-gerici diyerek birbirlerine düşman ettiler” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, anne ve babaların elleri yüreklerinde akşam olunca evlatlarının sağ salim eve dönebilmesi için pencere kenarlarında dua ettiği günler yaşadıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece başörtüsünden, sakalından, kılık kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığını, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadıklarını anlattı.

“EN BÜYÜK YATIRIMI GENÇLERİMİZE YAPTIK”

Şimdi o günleri esefle ve acıyla hatırladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “AK Parti olarak ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye’nin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için uğraştık. Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu ideolojik aidiyetin ehliyet ve liyakatin önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık. En büyük yatırımıysa elbette gençlerimize yaptık. Unutmayın gençler, önce seçilme yaşını 30’dan 25’e, ardından 18’e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net bir şekilde gösterdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de siyaseti dar kadro siyaseti olmaktan çıkartarak gençlerin eğitimde, bürokraside, sivil toplumda, kültür, sanat ve sporda önünü açtıklarına işaret ederek, “23 yıldır hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002’de yükseköğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı. Biz, bunu 2026 itibarıyla 651 milyar liraya çıkardık. Aynı dönemde üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttik. Yükseköğrenim yurt sayımızı 190’dan 873’e, yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Yıllar içinde hem burs miktarını hem burs alan öğrenci sayısını artırdık hem de başvuran her öğrencimize burs veya kredi veriyoruz” bilgisini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 ili gençlik ve spor tesisleri, bilim ve kültür merkezleri, spor salonları, futbol sahaları ve olimpik yüzme havuzlarıyla donattıklarını, hepsinden önemlisi gençlere cesaret ve özgüven kazandırdıklarını söyledi.

Bugün kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, dünyayı tanıyan, sosyal zekâsı yüksek, deneyimli, donanımlı, yenilikçi aynı zamanda ahlaklı ve imanlı neslin gümbür gümbür geldiğini gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İmandır o cevher ki İlahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.’ Tüm dünyanın imrenerek baktığı savunma sanayimiz bu ülkenin genç mühendislerinin, genç yazılımcılarının, genç teknisyenlerinin ve elbette TEKNOFEST kuşağının genç neferlerinin omuzlarında yükseliyor. Genç bilim insanlarımız, genç öğrencilerimiz, genç sanatçılarımız dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza atıyor. Genç yeteneklerimiz uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalara her gün yenilerini ekliyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tekvando Millî Takımı’nın engelli sporcularla birlikte 22 madalya kazanıp Avrupa Şampiyonu olduğunu aktararak, milletin göğsünü kabartan tüm tekvandocuları tebrik etti.

Kazakistan ziyaretinde Türkiye’yi e-spor alanında temsil eden gençlerle karşılaştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İster geleneksel spor dallarında, ister teknolojiyle beraber gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bugünün ve yarının dünyasında sizlerin hak ettiğiniz yeri alabilmeniz için yanınızda olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“KİMSENİN ÜMİTLERİNİZİ SÖNDÜRMESİNE İZİN VERMEYİN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kıymetli gençler, Türkiye’nin geleceği sizlere emanettir. Türkiye’nin parlak yarınları sizlerin gayretleriyle şekillenecektir. Sadece ülkemizde değil Türk dünyasında, İslam âleminde, Afrika’da, Asya’da, Latin Amerika’da sizi izleyen Türkiye’deki her gelişmeyi yakından takip eden milyonlarca kardeşiniz var. Siyasi hayatının her aşamasında gençlerle yol yürümüş, çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğunda gençleri daima öncelemiş bir büyüğünüz olarak sizlere hep güvendim ve güveniyorum. Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu bir milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf sarf malzemesi, konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat olarak, kaldıraç olarak, manivela olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın.”

Abdurrahim Karakoç’un “İlmi azık eyle, sabrı silah, gittiğin Hak yoldur, yardımcın Allah, 40 geceden sonra 40 milyon sabah görecek güçtesin, zayıfım sanma. Sevda kelep kelep, kin deste deste, eller tetikdedir, kulaklar seste, en uzak menzile iki nefeste varacak güçtesin, zayıfım sanma” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birliğiniz, beraberliğiniz, kardeşliğiniz daim olsun. Sevinciniz huzurunuz baki olsun.’ diyorum. Bu düşüncelerle sizleri bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Gençlik şölenimizin hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçen tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Tekrar görüşmek, buluşmak dileğiyle sizleri Allah’a emanet ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın gerçekleştiği alana gelişinde stadyum önünde bekleyen vatandaşlara da hitap etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki konuşmasında sanayinin, teknolojinin, girişimcilik ruhunun, üretimin, emeğin merkezi, Akça Kocaların, Orhan Gazilerin, Gazi Süleyman Paşaların gaza ruhunu mefkûreye dönüştürdüğü Kocaeli’de gençlerle buluşmaktan memnuniyet duyduğunu kaydetti.

Samimiyetleri, coşkuları, teşrifleri için herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu hepinizin çok iyi bilmesini isterim. Rabbim ömür verdikçe yol arkadaşlığımız devam edecek. Bu can, bu tende olduğu müddetçe siz gençlerimizle dava arkadaşlığımız, gönüldaşlığımız inşallah devam edecek” ifadelerini kullandı.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİMİZİN MENZİLİNDE GENÇLERİN HUZURU VE ESENLİĞİ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin gönlünde ayrı bir yeri olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Sizlerle birlikte destanlar yazıyoruz. Sizlerle birlikte Türkiye Yüzyılı’nı inşa ediyoruz. Siz gençlerimizle bu yollarda beraber yürüyor, yağan yağmurda beraber ıslanıyor, her şey Türkiye için diyerek gece gündüz çalışıyoruz. Sevgili gençler, Terörsüz Türkiye hedefimizin menzilinde sizlerin huzuru ve esenliği var. Terörsüz bölge vizyonumuzu yine sizin için, sizlerin güvenli geleceği için hayata geçirmek istiyoruz. Bu ülkede, artık annelerin yüreğine kor ateşler düşmesin diyoruz. Bu ülkenin, bu milletin evlatları henüz ömürlerinin baharındayken hayattan koparılmasın, taze bir gonca gibiyken solup gitmesin istiyoruz. Terörle mücadele için harcanan kaynaklar artık eğitime, bilime, üretime, istihdama, ulaştırmaya, teknolojiye harcansın istiyoruz.”

Milletin yakın tarihinde “Gençliğim eyvah” diye çok hayıflandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anne babalar çok çile çekti, çok acı çekti. Terörün tamamen devre dışı kaldığı yeni dönemde gençliğin eyvahı olmadığı gibi kimseye eyvallahı da olmayacak” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Hangi görüşten, hangi hayat tarzından, hangi inançtan, hangi bölgeden, hangi kökenden olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’nin her bir genci bizim için aynı değerdedir, aynı önemdedir, başımızın tacıdır. Her bir gencimiz aileleriyle birlikte bu ülkeyi yaşatan ocağın en gür meşalesi, birlik bahçemizin en güzel fidanıdır. Varsın birileri size sürekli karamsarlık aşılasın. Varsın birileri sizin umutlarınızı karartmaya çalışsın. Biz, size sonuna kadar güveniyoruz. Allah’ın izniyle geleceğin bilim insanları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin sanatkârları, şairleri, edipleri, ressamları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin fikir mimarları, düşünce adamları içinizden çıkacak. Geleceğin bürokratları, siyasileri, bakanları, inşallah cumhurbaşkanları sizin içinizden çıkacak.”

“MİLLET OLARAK ÜZERİMİZE SERPİLEN ÖLÜ TOPRAĞINDAN KURTULMUŞ DURUMDAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mazlumların gölgesinden medet umduğu, zalimlerin parmak sallamaya cesaret edemediği, hakkın, adaletin, huzurun adresi olan Türkiye’nin gençlerin omuzlarında yükseleceğini söyledi.

Türkiye’yi geleceğe taşıyacak olanların gençler olduğunu bir kez daha tüm samimiyetiyle ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeryüzünde iyiliğin, barışın, huzurun bayrağını dalgalandıracak olan sizlersiniz. Kan kaybeden insanlığın vicdanına merhem olacak olan sizlersiniz. Yeryüzünün bize emanet ettiği bu şuuru taşıyacak, sadece insanların değil canlı cansız her varlığın hukukunu gözetecek olan sizlersiniz. İnsanın tüketim nesnesine dönüştürüldüğü bir çağda, insana asli hüviyetini, özne olduğunu hatırlatacak olan yine sizlersiniz” ifadelerini kullandı.

Bugün artık avuç içindeki telefonlara sığan bir dünya olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Dünya nasıl eski dünya değilse, Türkiye de eski Türkiye değil. Bugün her alanda yıldızı yükselen bir Türkiye var. Dünyada krizler yaşanırken dimdik ayakta duran bir Türkiye var. Masada sözü dinlenen, sahada gücü hissedilen bir Türkiye var. Bütün bunların arkasında sizin emeğiniz, sizin heyecanınız, sizin alın teriniz var. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Millet olarak üzerimize serpilen ölü toprağından kurtulmuş durumdayız. Kendimize inanıyoruz, gücümüzü biliyoruz, potansiyelimizin farkındayız. Nasıl savunma sanayiinde dışa bağımlılığı kırdıysak, nasıl enerjide yeni bir dönemin kapılarını açtıysak, nasıl terör örgütleriyle mücadelede tarihi başarılar elde ettiysek ekonomide de istihdamda da teknolojide de daha güçlü bir Türkiye’yi sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Yeter ki umudumuzu kaybetmeyelim. Yeter ki heyecanımızın kırılmasına izin vermeyelim.”

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

OKUMAYA DEVAM ET

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

GÜÇLÜ TÜRKİYE

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

TAKVİM

Ağustos 2022
P S Ç P C C P
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

DÜNYA1 gün önce

19 Mayıs coşkusu Anıtkabir’de yaşanıyor

DÜNYA2 gün önce

“Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik”

DÜNYA3 gün önce

“Bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini biz sağladık”

ADALET4 gün önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletin Malına Mülküne çökmek | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

DÜNYA5 gün önce

“TDT bünyesinde siber güvenlik alanındaki eş güdüm ve iş birliğini daha ileri taşıyacağız”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Zirvesi’ne katıldı

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev ile bir araya geldi

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkistan’da

ADALET6 gün önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletimize “itibar suikastı yapmak” | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

DÜNYA6 gün önce

“Kazakistan’dan daha fazla miktarda petrolü ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmayı arzu ediyoruz”

DÜNYA6 gün önce

“Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru’nun ehemmiyeti her geçen gün daha iyi anlaşılıyor”

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Bağımsızlık Sarayı’nda

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kazakistan’da

ADALET1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Danıştay’ın 158. Kuruluş Yıldönümü ve Danıştay ve İdari Yargı Günü Töreni’nde konuştu

DÜNYA1 hafta önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletimize “Kumpas kurmak ” | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

“Savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, duraksamadan çalışacağız”

DÜNYA2 hafta önce

Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’a Devlet Nişanı tevcih edildi

DÜNYA2 hafta önce

“Cezayir ile iş birliğimizi birçok stratejik alanda geliştirmekte kararlıyız”

DÜNYA2 hafta önce

Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA2 hafta önce

“Milletimizi millet yapan değerlerin üzerine titremeye devam edeceğiz”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt Dışişleri Bakanı Sabah’ı kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

“Ailenin korunmasına yönelik çabalarımız gelecekte daha iyi anlaşılacak”

ADALET3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa Mahkemesinin 64. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni’ne katıldı

DÜNYA3 hafta önce

Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Kritik ve Stratejik Minerallerde Yol Haritası Belli Oluyor

DÜNYA3 hafta önce

ANKARA-SİVAS YHT HATTI 3 YAŞINDA

DÜNYA4 hafta önce

“Türkiye’nin Formula 1’e yeniden dönmesi şampiyonaya çok büyük değer katacak”

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’nin açılışının 106’ncı yıl dönümü resepsiyonuna katıldı

DÜNYA4 hafta önce

“Acıları dindirmek, çatışmaları durdurmak, çocukların gözyaşlarını silmek için gayret ediyoruz”

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Eğitim Bakanı Tekin ve beraberindeki çocukları kabul etti

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Zelanda Genel Valisi Kiro ile görüştü

DÜNYA1 ay önce

“Antalya Diplomasi Forumu, küresel aklın ve global vicdanın ortak kürsüsü hâline gelmiştir”

DÜNYA1 ay önce

“Uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir”

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Demokrasi Vakfı heyetini kabul etti

DÜNYA1 ay önce

“Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını beka meselesi olarak görüyoruz”

DÜNYA1 ay önce

Enerji Tarihinde Yeni Bir Sayfa

DÜNYA1 ay önce

Sağlık Bakanı Memişoğlu GÖKBEY Hava Ambulansı için TUSAŞ’ta Düzenlenen Programa Katıldı

DÜNYA1 ay önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri Bakanı Çiftçi ve beraberindeki heyeti kabul etti

DÜNYA1 ay önce

“Bugün Türkiye, kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir”

DÜNYA2 ay önce

Enerji Bakanı Bayraktar .Çağrı Bey Gemimizle Somali’deki İlk Deniz Sondajına Başlayacağız

DÜNYA7 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA6 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

İYİ Kİ VARSIN5 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

GÜNCEL5 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA4 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA6 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

ENERJİ5 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

DÜNYA4 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki Varsın Sibel Kılıçarslan Metin

İYİ Kİ VARSIN5 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

DÜNYA5 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Nurullah DOĞAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Süleyman YAĞCIOĞLU

ENERJİ5 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Şule DAYANGAÇ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

GÜNCEL6 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

DÜNYA5 yıl önce

Ahmet Erdem Kimdir?

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK7 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

DÜNYA6 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA6 yıl önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge