Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manisa’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Geçtiğimiz 20 yılda, ülkemize kazandırdığımız asırlık eser ve hizmetlerin altyapısı üzerinde Türkiye’yi dünyanın siyasi ve ekonomik olarak en güçlü devletleri arasına sokmakta kararlıyız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Manisa’da Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen toplu açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına Gaziantep-Nizip kara yolunda meydana gelen kazada hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaklaşık üç hafta önce Hakan Füzün kardeşimizin cenaze töreni vesilesiyle Akhisar’a geldiğimizde, en kısa sürede Manisa’yı da ziyaret etme sözü vermiştim. Araya salgının da girmesiyle neredeyse 3,5 yıldır sizlerle yüz yüze beraber olamamıştık” ifadelerini kullandı.
Aldığı resmî rakama göre Cumhuriyet Meydanı’nda 50 bini aşkın Manisalının olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarihin, medeniyetin, üretimin şehri. Efelerin, zeybeklerin, yiğitlerin diyarı Manisa’yı özlemişiz. Fatih, Manisa’da aldığı eğitim ve terbiyeyle İstanbul’u fethetmişti. Biz de Manisa ile birlikte 81 ilimizden aldığımız güçle Türkiye’ye hizmet ediyor, kendimize dünya ile yarışan hedefler belirliyoruz. Geçtiğimiz 20 yılda, ülkemize kazandırdığımız asırlık eser ve hizmetlerin altyapısı üzerinde Türkiye’yi dünyanın siyasi ve ekonomik olarak en güçlü devletleri arasına sokmakta kararlıyız” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’de bizden başka çeyrek, yarım asır sonrasına ışık tutan, vizyon inşası peşinde koşan, bunun hedeflerini, programlarını, projelerini çalışan kimse göremezsiniz. Ne için? Çünkü biz bu millete aşığız, çünkü biz bu ülkeyi seviyoruz, çünkü biz bu millete ve ülkeye hizmet etmeyi en büyük beşeri rütbe olarak görüyoruz. Bunun için de gece gündüz çalışıyoruz, mücadele ediyoruz” dedi.
“ÜLKEMİZİN VE MİLLETİMİZİN HAYALLERİNİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRMEYE TALİBİZ”
Emeklerin ve fedakârlıkların karşılığının hep birlikte alınacağı bir döneme girildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Vesayetle mücadelemizi bugünler için yaptık. PKK’dan FETÖ’ye terör örgütleriyle mücadelemizi bugünler için yürüttük. Darbecilere karşı göğsümüzü bugünler için siper ettik. Uluslararası kumpaslara, tuzaklara, saldırılara karşı mücadelemizi bugünler için verdik. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan enerjiye, ülkemizin tüm altyapısını bugünler için kurduk. Ülkemizin siyasi, ekonomik, sosyal, diplomatik gücünü bugünler için tahkim ettik. İnsanlarımızı her alanda bugünler için hazırladık. Eğitimde eğer bugün 81 vilayetimizin tamamında üniversitemiz varsa boşuna değil. Göreve geldik 76 üniversite vardı ama şimdi 208 üniversitemiz var. Üniversitemizin olmadığı il yok. Sağlıkta 19 şehir hastanemiz var. Eğitim araştırma hastanemizin olmadığı il, ilçe yok. Bu bir şeyi gösteriyor. Bu kadro milletine âşık. Biz, ‘Aşk ile koşan yorulmaz’ diyerek bu yolda yürüdük. Dünyanın kriz üstüne kriz yaşadığı bir dönemde, ülkemiz hedeflerine kararlılıkla yürüyorsa işte bu sayededir. Aşkımızdan. Dertliyiz biz dertli. Bu milletin dertlisiyiz.”
Türkiye’nin sadece geçmişi değil aynı zamanda geleceği olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz milletimizin sadece hizmetkârı değil umuduyuz. Biz ülkemizin ve milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürmeye talibiz. Bunun için gereken programları çalışan, projeleri hazırlayan sadece biz varız” dedi.
“TERÖRİSTLERİN HER AN BAŞLARINA BOMBA DÜŞME KÂBUSUYLA İNLERİNDEN ÇIKAMADIĞI BİR TÜRKİYE İNŞA ETTİK”
İnsanların beklentilerine cevap verecek yeni sözleri sadece kendilerinin söylediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Dikkat ederseniz karşımızdakiler milletimize geleceği değil sadece geçmişi, yani eski Türkiye’yi vadediyorlar. Ülkeyi ileri götürmek için bir derdi olmayanlar, yapılanları yıkma, başarılanları boşa çıkarma dışında bir çaba sergilemiyorlar. Siyasi istikrar, güçlü iktidar, etkin hizmet peşinde koşmak yerine koalisyonların, krizlerin ve kaosların güzellemesini yapıyorlar. Şimdi buradan sizlere elinizi vicdanınıza koyarak, hafızanızı yoklayarak şu karşılaştırmaları yapmanızı istiyorum. Biz her evladımızın ana sınıfından üniversiteye kadar her seviyede istediği eğitimi alabilen bir Türkiye inşa ettik. Onların ‘iyi’ dediği Türkiye, çocuklarımızın üst üste yığılı bir şekilde eğitim almaya çalıştığı, üniversiteye girmenin ayrıcalık olduğu bir Türkiye’ydi. Biz her vatandaşımıza, şehir hastaneleriyle, devlet hastaneleriyle, özel hastaneleriyle en üst seviyede hizmet alacağı bir Türkiye inşa ettik. Onların ‘iyi’ dediği Türkiye, sağlam girenin hasta çıktığı, her tarafı tel tel dökülen, bırakın doktoru bir kutu ilacı bulmanın bile zor olduğu Türkiye’ydi.”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçmiş dönemde Savaş Ay’ın programına katıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatırlıyor musunuz? Savaş Ay’ın bir programı vardı. Savaş Ay’ın o programında Bay Kemal, orada yanında kuzu kuzu oturuyordu. Ve Savaş Ay sorduğu soruların cevabını alamıyordu. O zaman Bay Kemal, SSK’nın başındaydı. Ve ne dedi? Suçu hemen o zamanın başbakanına attı. Sen ne işe yarıyorsun? Bak biz de şu anda devlet yönetiyoruz. 19 şehir hastanesi, yüzlerce hastanemiz var” diye konuştu.
Terörle mücadeleye değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz terör örgütleriyle mücadelemizi oluşturduğumuz güvenli bölgelerle sınırlarımızın dışına taşıdık. Teröristlerin her an başlarına bomba düşme kâbusuyla inlerinden çıkamadığı bir Türkiye inşa ettik. Şu anda Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te, Bestler Dereler’de biz varız. Teröristler kaçıyor, biz kovalıyoruz. Onların ‘iyi’ dediği Türkiye, bir köyden ötekine sağ salim gitmenin dahi zor olduğu bir Türkiye’ydi. Biz ülkemizi baştan başa bölünmüş yollarla, otoyollarla, havalimanlarıyla, hızlı tren hatlarıyla donatarak ulaşımın hızlı, güvenli ve konforlu hâle geldiği bir Türkiye inşa ettik.”
İstanbul-İzmir arasının 6,5 saatten 3 saat 15 dakikaya düştüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi Manisa-İzmir Sabuncubeli Tüneli’ni kim yaptı? Eskiden Manisa-İzmir, ne kadar bir mesafeydi ama Sabuncubeli Tüneli’yle bu kadar kısaldı. Onların ‘iyi’ dediği Türkiye, yolların delik deşik olduğu, her gün onlarca insanın kazalarda can verdiği, lojistik sıkıntısının üretimi ve ticareti baltaladığı bir Türkiye’ydi. Biz sanayimizi her alanda kendimizle birlikte tüm dünyaya üretim yapacak seviyeye getiren, diğer pek çok husus gibi kendi otomobilini üretecek kabiliyete kavuşturan bir Türkiye inşa ettik” ifadelerini kullandı.
Bu yılın sonunda yerli otomobilin üretime geçeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı: “Onların ‘iyi’ dediği Türkiye, sanayileşme adına Anıtkabir’in bayrak direğinin ipini üretmekle övünen bir Türkiye’ydi. Biz, savunma sanayimizin dışa bağımlılığını, geldiğimizde yüzde 20 yerliydi ama şimdi yüzde 80 yerli hâle getirdik. İstiklalimizi ve istikbalimizi garanti altına alan bir Türkiye inşa ettik. Şimdi İHA’larımız var, SİHA’larımız var, Akıncılarımız var ve terör örgütlerini bunlarla inlerinde vuruyoruz inlerinde. Bu şimdi teröristleri rahatsız ediyor, Bay Kemal’i de rahatsız ediyor, terör örgütlerini de rahatsız ediyor. Onların ‘iyi’ dediği Türkiye, bırakınız geleceğine güvenle bakmayı, en temel askerî ihtiyaçlarını bile karşılamak için rekabet ettiği ülkelerden medet uman bir Türkiye’ydi.”
Türkiye’nin geçmişte toplu iğneyi bile üretemediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi tüfeklerimiz, elhamdülillah İHA’larımız, SİHA’larımız, Akıncı uçaklarımızı üretiyoruz” ifadesini kullandı.
Deprem ülkesi olan Türkiye’deki yapıların yüzde 60’ını dönüştürerek, insanları daha güvenli evlere kavuşturan bir Türkiye inşa ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremde yıkılan İzmir, Bergama, Bornova’yı aylar içerisinde yeniden inşa ettiklerini anlattı.
“BİZ BU YOLDA DÜNYA BARIŞI İÇİN VARIZ”
Van, Bingöl depremlerinde yerle yeksan olan her yeri yeniden inşa ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kütahya Simav’ı biz inşa ettik mi? Bakın Gölcük’te, Sakarya’da CHP’nin iktidarında maalesef aylar geçti buralar inşa edilemedi. Ama biz geldik bunları da inşa ettik. Onların iyi dediği Türkiye, 1999 depreminde aylarca yıkıntılara dahi ulaşmayı başaramayan bir Türkiye idi. Biz sulamadan modernizasyona, tohumdan gübreye kadar her alanda aldığımız tedbirlerle tarımsal hasıla da Avrupa’da ilk sıraya, dünyada ilk 10’a çıkarmış bir Türkiye inşa ettik. Onların iyi dediği Türkiye verimsiz ve kurak topraklarda sadece kendi ihtiyacını karşılamaya çalışan alternatifini bulanın toprağını terk edip, geçimini başka işlerde aradığı bir Türkiye idi. Biz siyasi diplomatik ve askerî gücüyle dünyanın saygısını kazanmış, bölgesinde kendi çıkarlarını kararlılıkla savunan, kendi vatandaşlarının güveni, dostlarının umudu hâline gelmiş bir Türkiye inşa ettik. İki gün önce neredeydim? Ukrayna’da. Bir hafta önce neredeydim? Soçi’de. Ne için? Dünya barışını tesis edelim diye. Biz bu yolda dünya barışı için varız. Savaş için değil barış için varız ama bu ülkede maalesef savaş için gayret sarf ederler yok mu? Var. Onların da kimler olduğunu gayet iyi biliyoruz. Onlara da gereken dersi Manisa, 2023 Haziran’ında vermeye hazır mı?”
Partisinin ana kademesi, kadın kolları ve gençlere “durmak yok” diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onların iyi dediği Türkiye, kendi sorunlarını çözemediği için bölgesinde ve dünyaya bakamayacak kadar içine kapanmış bir Türkiye idi. Maşallah, şu karşımdaki muhteşem topluluğu görünce ‘Manisa bu işi bitirdi’ diyorum. Cumhur İttifakı olarak 2023 Haziran’ında bu işi bitirmekte kararlı mıyız? El ele, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız hep birlikte Türkiye olacağız” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında muhalefeti de eleştiren ve hangi alana bakılırsa bakılsın kendi inşa ettikleri Türkiye ile “onların” özlemini duyduğu Türkiye arasındaki devasa farkın görülebileceğini vurgulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merhum Özal’ın deyimiyle, çağ atlamış Türkiye ile çağın gerisinde kalmış Türkiye’yi mukayese etmekten dahi aciz olanların bu ülke verecekleri hiçbir şey olamaz. Bizim milletimize sözümüz ve taahhüdümüz var, ülkemizi 2053 vizyonuyla küresel yönetim ve ekonomi sisteminin en üst ligine çıkarmaktır” diye konuştu.
Alandakilere “Yapar mıyız?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Manisa, öyle bir ses verin ki 81 vilayetimizin tamamından duyulsun. Dostlarımızın yürekleri ferahlasın, düşmanlarımızın kalpleri daralsın. Hazır mıyız? Manisa 2023’te tercihini büyük ve güçlü Türkiye’den yana yapmaya hazır mısın? Manisa, evlatlarımıza bırakacağımız en önemli miras olan 2053 vizyonuna sahip çıkacak mısın? Manisa, ülkemize diz çöktürmenin, milletimize boyun eğdirmenin peşinde olanların heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakmaya var mısın? Manisa, bu kutlu mücadele de yanımızda mısın? Rabbim hepinizden razı olsun” şeklinde konuştu.
“SON 20 YILDA MANİSA’YA 48 MİLYAR LİRA TUTARINDA YATIRIM YAPTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin konuşup, yuvarlak laflarla vaatlerde bulunduğuna işaret ederek, kendi farklarının yaptıkları eser, hizmet ve yatırımlarla konuşmaları olduğunu vurguladı.
Sadece Manisa’ya kazandırdıkları eser ve hizmetlerin, Türkiye’nin nereden nereye geldiğini göstermeye yeterli olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son 20 yılda Manisa’ya bugünün rakamlarıyla ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 48 milyar lira tutarında yatırım yaptık. Eğitimde toplam 4 bin 922 yeni derslik kazandırdık. Gençlik ve spor da toplam 8 bin 55 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. İki stadyum dâhil, farklı branşlarda toplam 84 adet spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda şehrimizdeki ihtiyaç sahiplerine, 5,5 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 25’i hastaneden oluşan toplam 72 adet sağlık tesisinin yapımını tamamladık ve hizmete açtık. Bunlara ilave olarak 400 yataklı Salihli Devlet Hastanemizin, 200 yataklı Manisa Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanemizin, 100 yataklı Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri Hastanemizin ihalesi çalışmaları sürüyor. Ayrıca 450 yataklı Akhisar Devlet Hastanemiz ile 50 yataklı Saruhanlı Devlet Hastanemiz de proje safhasındadır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre ve şehircilikte de TOKİ vasıtasıyla Manisa’da 10 bin 366 konut projesini hayata geçirdiklerini, kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında 11 bin 253 bağımsız bölümün yıkımını gerçekleştirip, yeniden inşasını sağladıklarını anlattı. Kentte ayrıca yedi millet bahçesi projesi olduğunu da belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlardan bugün resmî açılışını yaptığımız Gördes ve Soma’daki millet bahçelerimizde birlikte beşini hizmete sunduk” dedi.
Ulaştırmada ise göreve geldiklerinde Manisa’da 81 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 546 kilometre ilaveyle 627 kilometreye çıkardıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaklaşık 128 kilometresi de Manisa’dan geçen İstanbul- İzmir Otoyolunu, Sabuncubeli Tüneli- Akhisar Çevre yolunu tamamlayıp hizmetinize sunduk. Yapımı süren Salihli-Alaşehir-Buldan yolunu, Akhisar- Gördes- Köprübaşı-Demirci yolunu, Akhisar Sındırgı yolunu, Kırkağaç Gelenbe yolunu, Bergama- Soma- Akhisar yolunu seneye tamamlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapımı devam eden Ankara-İzmir yüksek hızlı tren projesiyle de Manisa’yı, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere tüm hızlı tren hatlarına bağlayacaklarını sözlerine ekledi.
Tarım ve orman alanında gerçekleştirilen yatırımlara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yılda Manisa’ya 27 baraj ile 11 gölet yaptıklarını inşa edilen sulama tesisleri ile 218 bin dekar tarım arazisinin sulamaya açıldığını, yapımı süren sulama tesisiyle 199 bin dekar tarım arazisini daha sulamaya açacaklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manisa ve ilçelerinde inşa ettikleri 75 taşkın koruma tesisi ile kent merkezi, 75 yerleşim yeri ile 76 bin dekar araziyi taşkın zararlarından koruduklarını söyledi.
KURU ÜZÜM FİYATI
Manisalı çiftçilere toplam 4 milyar lira tutarında tarımsal destek verildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bugün buraya gelmeden önce bir üzüm bağını ziyaret ettim. Bu vesileyle hasat dönemi gelen her ürün gibi bölgemizin en önemli gelir kaynaklarından olan Sultani çekirdeksiz üzümün alım fiyatını da şimdi sizlerle paylaşmak istiyorum. Alım fiyatlarını hasat döneminin başında ilan etmemizin sebebi, üreticimizin emeğinin hakkını alabilmesini sağlamak, herhangi bir istismara meydan vermemektir. Ülkemize yılda 500 milyon dolarlık ihracat geliri kazandıran 9 numaralı Sultani çekirdeksiz kuru üzümü Toprak Mahsulleri Ofisimiz, yani biz çiftçi kardeşlerimizi mağdur ve mahrum etmeyiz. Yani geçen yıl bu 13 liraydı değil mi? Şimdi bu yıl da Cumhurbaşkanınız, bütün arkadaşlarımızla değerlendirmelerimizi yaptık ve fiyat olarak hem güçlü devlet hem güçlü çiftçi olarak fiyatımızı 27 lira olarak belirledik. Nasıl bereketli mi, elhamdülillah yani sizin bu bereketiniz var ya sizin bu samimiyetiniz var ya sizin bu ihlasınız var ya inşallah üzümlerde ki bereketi de ne yapacaktır, artıracaktır. İnşallah şöyle iki gün içerisinde üzümlerimizi toparlayıp, bir hafta içinde de kurutup hemen yola koyulalım ve ihracatımızı da buna göre yapalım. Ya Allah bismillah diyelim. Kuru üzüm fiyatımızın üreticilerimize, ihracatçılarımıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manisa’da son 20 yılda sanayi ve teknoloji de üç yeni organize sanayi bölgesi, bir teknopark, 30 araştırma ve geliştirme merkezi ile beş tasarım merkezi kurduklarını, sigortalı çalışan sayısını 218 binden 437 bin seviyesine yükselttiklerini kaydetti.
RESMÎ AÇILIŞI YAPILAN ESER VE HİZMETLER
Bakanlıklar, kurumlar ve belediyeler tarafından Manisa’ya kazandırılan toplam yatırım tutarının 4 milyar 665 milyar lirayı bulan 207 projenin resmî açılışını gerçekleştireceklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 506 dersliğe sahip ana sınıfı, ilkokul, ortaokul ve lise binalarını, 700 yataklı pansiyonları, spor salonlarını, üniversitenin hastane ve öğrenci merkezi ek binalarının hizmete sunulacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sporda alanın da yüzme havuzları, spor salonları, gençlik merkezleri, futbol sahaları ve atletizm sahası gibi çok sayıda tesisin hizmete açılacağını da belirterek, sağlıkta Manisa 558 yataklı şehir hastanesinin, 400 yataklı Merkezefendi Devlet Hastanesinin, 75 yataklı Kula Devlet Hastanesinin, 10 yataklı Ahmetli İlçe Hastanesinin ve sağlık evlerinin resmî açılışının yapılacağını hatırlattı.
Şehir Hastanesi ve Merkezefendi Hastanesi’nin salgın döneminde tamamlanarak fiilen hizmete alındığı için salgın sürecinde Manisa halkına önemli katkılar sağladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam eti: “TOKİ, Yunus Emre’de iki etap hâlinde toplam bin 523 konutu, dükkânları, çevre düzenlemeleri, camileri ve diğer donatıları ile tamamladı. Gördes’te 200 konut, Kırkağaç’ta 234 konut ayrıca çeşitli yerlerde köy evleri ve diğer projelerde TOKİ tarafından inşa edildi. Evet, bu açılışları da buradan yapıyoruz, İller Bankası desteğiyle çeşitli ilçelerimizde tamamlanan yol, içme suyu, çevre düzenlemesi, asfalt ve kanalizasyon projelerini de resmen hizmete açıyoruz. Bunların yanında Kültür ve Turizm, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Ulaştırma ve Altyapı, İçişleri, Tarım ve Orman, Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarına ait çok sayıda yatırımında açılışını resmen gerçekleştiriyoruz. Polat Yağcı kardeşimizin desteğiyle inşa edilen iki ayrı camide bugün açılışını yaptırdığımız eserler arasında yer alıyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manisa’da belediyelerin yatırımlarına ilişkin şu bilgileri verdi: “Büyükşehir belediyemizce tamamlanan hizmet binası, otel ve alışveriş merkezi, katı atık, bertaraf ve enerji üretim tesisi. Rekreasyon projesi, cadde ve meydan düzenlemeleri, spor tesisleri gibi çok sayıda yatırımında resmî açılışını buradan yapıyoruz. Gördes, Kırkağaç, Ahmetli, Demirci, Soma, Selendi, Şehzadeler ve Yunus Emre belediyelerimize alt yatırımlar sebebiyle açılışları buradan gerçekleştiriyoruz. Tüm bu yatırımların şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu yatırımları Manisa’ya kazandıran kurumlarımızı, belediyelerimizi ve hayırseverlerimizi tebrik ediyorum. İnşallah daha büyük yatırımlarla Manisa’da olacağız. Şimdi hazır mısınız, şöyle elleri kaldıralım gür seda ile. Tek millet, tek bayrak, tek millet ve tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız ve hep birlikte Türkiye olacağız.”
Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manisa Valiliğini ziyaret etti.
Manisa programı kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manisa Büyükşehir Belediyesi yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, beraberindekilerle birlikte kurdele keserek açılışı gerçekleştirdi.
Toplu açılış töreni öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manisa Şehzadeler ilçesinde üzüm bağı sahibi Hasan Fehmi Tekoğlu ve ailesini ziyaret ederek bağ bozumuna katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.