Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Havalimanı ve Bağlantı Yolları Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Başkent Ankara’nın diplomasi trafiğindeki konumu her geçen yıl güçleniyor. Türkiye’nin küresel siyasetteki ağırlığı artıkça, Ankara’ya ziyarete gelen yabancı heyetlerin sirkülasyonu da artıyor. Yalnızca dört saatlik uçuş mesafesiyle 1,5 milyar insanın yaşadığı 67 ülkenin kalbinde yer alan Türkiye; Ankara İstanbul ve Antalya ile artık uluslararası diplomasinin de kalbinin attığı yer olmaya başlamıştır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Havalimanı ve Bağlantı Yolları Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Başkent Ankara’nın 25 ilçesindeki vatandaşların her birine selamlarını ve sevgilerini gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Az sonra açılışını gerçekleştireceğimiz yatırımlarımızın Ankara’mız başta olmak üzere ülkemiz, milletimiz ve havacılık sektörümüz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, planlama aşamasından inşaat sürecine bu yatırımların hayata geçmesinde payı olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını, Millî Savunma Bakanlığını, Devlet Hava Meydanları İşletmesi ile Karayolları genel müdürlüklerini, yüklenici firmaları, projeye katkı veren herkesi tebrik ederek, “İşçilerimize, mimarlarımıza, mühendislerimize, bu eserlerde emeği bulunan tüm kardeşlerime, şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“ANKARA’NIN DİPLOMASİ TRAFİĞİNDEKİ KONUMU HER GEÇEN YIL GÜÇLENİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “2026 senesi, her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor. Bizler de tüm kurumlarımızla, tüm kadrolarımızla bu önemli senenin hakkını verebilmek için canla başla çalışıyoruz. Türkiye Yüzyılı’na giden yolda kimsenin bizi hedeflerimizden alıkoymasına, motivasyonumuzu kırmasına, insicamımızı bozmasına müsaade etmiyoruz. Sadece 86 milyon vatandaşımızın değil, kaderini kaderimizle bir gören yüz milyonlarca kardeşimizin güçlü yarınları için uğraşıyoruz. Biliyorsunuz 5-7 Haziran tarihleri arasında 183 farklı ülkeden 5 bini aşkın katılımcının iştirak ettiği Sıfır Atık Forumu’nu İstanbul’umuzda icra ettik. Ekim ayında 77. Uluslararası Uzay Kongresi ve devamında Türk Devletleri Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi Türkiye’de toplanacak. Kasımda 197 ülkeden 100 binin üzerinde katılım beklediğimiz Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansları’nın 31’incisini gerçekleştireceğiz. Bunların arifesinde 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO Liderler Zirvesi’ne Ankara’mızda ev sahipliği yapacağız. Burada şunu dikkatinize getirmek isterim, sadece ev sahipliği yapacağı uluslararası etkinliklerde değil Türkiye’nin çekim merkezi olma vasfı yabancı heyet ziyaretlerinde de görülüyor. Özellikle başkent Ankara’nın diplomasi trafiğindeki konumu her geçen yıl güçleniyor.”
Türkiye’nin küresel siyasetteki ağırlığı arttıkça Ankara’ya ziyarete gelen yabancı heyetlerin sirkülasyonunun da arttığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yalnızca 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,5 milyar insanın yaşadığı 67 ülkenin kalbinde yer alan Türkiye, Ankara’sı, İstanbul’u ve Antalya’sı ile artık uluslararası diplomasinin de kalbinin attığı yer olmaya başlamıştır. Tabii bir de buna Ankara’nın giderek artan nüfusunu ve gelişen sanayisini eklediğimizde şehrimize yapılan her türlü yatırımın değeri anlaşılmaktadır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9 günlük bayram tatili boyunca havalimanlarının tamamında 51 bin 962 uçak trafiğinin gerçekleştiğini, 7 milyon 618 bin yolcuya hizmet sunulduğunu belirterek, Esenboğa Havalimanı’nın 2 bin 557 uçak trafiği ve 382 bin yolcu sayısıyla Türkiye’nin en yoğun 4. havalimanı olduğunu anlattı.
20 sene önce yıllık 3 milyon yolcuya hizmet veren Esenboğa Havalimanı’nın bugün yıllık 15 milyon civarında yolcuya hizmet sunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nereden nereye? Artan yolcu sayısının özellikle çevre yolu ve havalimanı güzergahında oluşturduğu trafik sıkışıklığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Ankara Havalimanı’nın hizmete girmesiyle Esenboğa’nın hem hava yolu hem kara yolu trafiğinde inşallah bir rahatlama olacaktır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ankara Havalimanı ile başkentimize yeni bir proje kazandırmakla kalmadık. Havacılık tarihimizde derin izler bırakmış bir eseri de ihya ettik” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1933 yılında Gazi Mustafa Kemal’in emriyle inşa edilen ve uzun yıllar askerî havacılığın merkezi olan havalimanının yeni çehresi ve imkânlarıyla yeniden ayağa kalktığını belirtti.
Burayı uçuşlara uygun hâle getirmek üzere iki etap hâlinde planlanan bu projeyi 8 ay gibi çok kısa sürede başarıyla tamamladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, pist uzunluğunu 2 bin 450 metreden 3 bin metreye, pist genişliğini ise 42 metreden 60 metreye çıkardıklarını ve banketleri tamamen yenilediklerini söyledi.
Pist başlarına toplam 15 bin metrekare büyüklüğünde iki dönüş cebi inşa ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 160 bin metrekarelik yeni apron alanıyla 44 uçağın eş zamanlı olarak güvenle park edebileceği yüksek bir kapasite oluşturduklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, pist, apron ve taksi yollarıyla birlikte toplam 60 bin metrekare kaplamalı imalat gerçekleştirdiklerini ifade etti. Taksi yollarının tamamını kazı dolgu ve asfalt üretimleriyle yenilediklerini, bunları ilave paralel ve bağlantı yollarıyla desteklediklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, pist ve taksi yollarının aydınlatma sistemleri, yaklaşma ışıkları, yönlendirme levhalarının uluslararası sivil havacılık örgütü standartlarına göre modernize edildiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer taraftan 4 bin 800 metrekare kapalı alana ve 310 araç kapasiteli açık otoparka sahip devlet konukevinin de burada inşa edildiğini belirtti.
Tüm bu çalışmalarla Ankara Havalimanı’nı genişletilmiş pisti, yeni apronları, modern taksi yolları ve güncellenmiş altyapısıyla geniş gövdeli uçaklara ve resmî uçuşlara hazır hâle getirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün hizmete açılacak diğer yatırımların Başkent Havacılık Köprüsü ve bağlantı yolları olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 140 metre uzunluğundaki Başkent Havacılık Köprüsü’nün yüksek hızlı tren hattı üzerine inşa edildiğini, 10 bin tonluk tabliyenin Türkiye’de ilk defa uygulanan bir yöntemle köprüye yerleştirildiğini belirtti.
“3 KİLOMETRELİK BAĞLANTI YOLUYLA NATO ZİRVESİ’NE KATILAN HEYETLERİN DOĞRUDAN ULAŞIMINI SAĞLAYACAĞIZ”
Bağlantı yolunun 6,5 kilometrelik kesiminin bölünmüş yol, 6 kilometrelik kısmının tek yol standardında olmak üzere 12,5 kilometre uzunluğunda bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bölünmüş yol kesiminde yer alan 3 kilometrelik bağlantı yoluyla NATO Zirvesi’ne katılan heyetlerin doğrudan ulaşımını sağlayacağız. Böylece Ankara Havalimanı’mızdan Kızılay’a 17 kilometre, Ümitköy’e ise 7 kilometrelik güçlü bir ulaşım ağı kurmuş oluyoruz. 230 gün gibi rekor bir sürede tamamlanan bu yatırımlarda emeği geçenleri şahsım ve milletim adına bir kez daha tebrik ediyorum. Bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, firmalarımızı bu eserlerde alın teri olan her bir kardeşimi kutluyor, Rabb’im hepsinden razı olsun diyorum. Önüne gelen esere çamur atmayı, ülkeye ve millete kazandırılan her eseri kötülemeyi maharet zannedenlere ise sadece şunu söylüyorum, 23 yıl hep Türkiye için çalıştık, bu millete hizmet ettik, sizin hayal dahi edemeyeceğiniz eserleri biz vatandaşlarımızın istifadesine sunduk. Eser ve hizmet üretirken kendimizi değil, her zaman şehirlerimizin geleceğini düşündük. İnşallah bundan sonra da Türkiye için çalışmaya, yatırımlarımıza yenilerini eklemeye devam edeceğiz.”
Bu sene içinde Ankaralıların huzuruna yeni açılışlar, eserler ve müjdelerle çıkacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayın, hizmet eden izzet bulur anlayışıyla kimseyi ayırmadan, kimseyi dışlamadan 86 milyon vatandaşımızın hizmetkarı olmayı, bu emaneti hakkıyla taşımayı sürdüreceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Havalimanı, Başkent Havacılık Köprüsü ve bağlantı yollarının hayırlı uğurlu olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, okunan duanın ardından Ankara Havalimanı’nın açılışını gerçekleştirdi, törene katılanlarla aile fotoğrafı çektirdi.
Program öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağı, Ankara Havalimanı’nda su takı töreniyle karşılandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından önce, sırasıyla Ankara Havalimanı ve bağlantı yollarının yapım çalışmalarını anlatan bir belgesel ve Ankara Havalimanı animasyon gösterimi yapıldı.
Konuşmaların ardından, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdiminde bulundu.
FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü FİLİMİ çeviriyorlar
FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir
FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır
MARKA &PATENT ÇETESİ
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır?
Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Amerika ve İran arasındaki çatışmaları sonlandırmaya dönük mutabakata varıldığı açıklandı. Bizim de katkılarımızla varılan mutabakattan bölgemiz ve tüm insanlık adına büyük memnuniyet duyuyoruz. Mutabakatın, bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesisine giden yolu ardına kadar açmasını ümit ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.
Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kabinemizin 66’ncı toplantısını az önce tamamlamış bulunuyoruz. Toplantımızda 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi hazırlıklarını, dış politikada son günlerde yaşanan hadiseleri, İran krizinde varılan mutabakatı ve bölgemiz için sonuçlarını, dış ticaret cephesindeki güncel gelişmeleri etraflıca değerlendirdik. Kabine Toplantımızda aldığımız kararların ülkemiz, milletimiz ve devletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
“BİZİM HEDEFİMİZDE BU ÇAĞA MİLLETİMİZİN MÜHRÜNÜ VURMAK VAR”
Bir defa şunu tüm vatandaşlarımızın bilmesini istiyorum: Dünyamız ve bölgemiz tarihî bir dönemden geçerken, bizim ufkumuzda sadece büyük Türkiye var. Bizim idealimizde Türk milletini hayalleriyle buluşturmak var. Bizim hedefimizde bu çağa milletimizin mührünü vurmak var. Menzilinde güçlü, müreffeh, muteber ve muzaffer bir Türkiye’nin olduğu bu yolda durmadan, dinlenmeden yürüyoruz.
Burada şu hususu samimiyetle ifade etmek istiyorum: Bu yolculukta elbette zaman zaman sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Bu yolculukta tabii ki engellerle, zorluklarla muhatap oluyoruz. Kimi zaman içeriden kimi zaman dışarıdan önümüzü kesmeye, hızımızı yavaşlatmaya dönük operasyonlara maruz kalıyoruz ama bunlara aldırmadan, ülkemize ve milletimize hizmet mücadelemizi azimle sürdürüyoruz.
Yaklaşık iki asırlık yönetim sistemi arayışına son veren Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, hem bu yolculukta hem de içinden geçtiğimiz sancılı dönemde Türkiye’nin en büyük avantajına dönüşmüştür. Ülkemizin yumuşak karnı olan yönetimde istikrar sorununu çözen sistem sayesinde bugün devletimizin tüm kurumları, uyum ve koordinasyon içinde çalışıyor, Türkiye’yi geleceğe taşımanın mücadelesini veriyor.
İşte en son İran’ı ve Körfez bölgesini etkileyen çatışmalarda olduğu gibi, Türkiye en zor krizleri bile son derece başarılı bir şekilde yönetiyor. İsrail’in tertip ve tahrikleriyle 28 Şubat’ta başlayan savaşta dün gece çok önemli bir adım atıldı. Amerika ve İran arasındaki çatışmaları sonlandırmaya dönük mutabakata varıldığı açıklandı. Böylece aylardır diken üstünde olan bölgemiz rahat bir nefes almış oldu. Biliyorsunuz Türkiye olarak, İran’a saldırıların ilk gününden itibaren daima sağduyulu, serinkanlı ve diplomasiyi önceleyen bir tutum içinde olduk. Provokasyonlara gelmedik, hakkaniyeti elden bırakmadık, komşuluk ve kardeşlik hukukumuzun zedelenmesine izin vermedik. Müttefiklerimiz ve Körfez’deki kardeşlerimizle iş birliği içinde hareket ettik. Savaşa benzin dökenlerden değil, barışın sesini yükseltenlerden olduk.
Kardeş ülkemiz Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen çabalara Katar ve Suudi Arabistan ile birlikte çok güçlü destek verdik. Eş zamanlı olarak bölgemizi daha fazla bölmeyi, kardeş halklar arasında kandan duvarlar örmeyi amaçlayan sinsi oyunlara bigâne kalmadık. Gün oldu Yunus’un diliyle konuştuk, gün oldu Yavuz’un diliyle konuştuk, gün oldu bin yapıp bir konuştuk ama her defasında Türkiye’nin hak ve hukukunu kararlı şekilde savunduk. Neticede coğrafyamızla birlikte tüm dünyayı uçurumun eşiğine getiren bu krizde, Allah’a hamdolsun, tek bir vatandaşımızın dahi burnu kanamadı. Kardeşi kardeşe kırdırma planları amacına ulaşmadı. Türkler, Araplar, Kürtler ve Farslar arasında yeni fitne ateşleri yakma girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı.
“BİZİM DE KATKILARIMIZLA VARILAN MUTABAKATTAN TÜM İNSANLIK ADINA BÜYÜK MEMNUNİYET DUYUYORUZ”
Elbette bölgemizde yaşanan korkunç yıkımı, okul sıralarında katledilen masum yavruların dramını, uluslararası hukukun pervasızca ayaklar altına alınmasını hiçbir zaman unutmayacağız. Ama aralarında masum yavruların da olduğu binlerce sivilin hayatına mal olan bu anlamsız savaş defterinin artık kapandığına inanıyoruz. Bizim de katkılarımızla varılan mutabakattan bölgemiz ve tüm insanlık adına büyük memnuniyet duyuyoruz. Mutabakatın, bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesisine giden yolu ardına kadar açmasını ümit ediyoruz.
Aylar sonra bölgemize ve tüm dünyaya rahat bir nefes aldıran bu önemli mutabakata ulaşılmasında emeği geçen başta Amerikan ve İran liderliği olmak üzere herkesi gönülden tebrik ediyorum. Arabuluculuk görevini layıkıyla yerine getiren Pakistanlı kardeşlerimizle, müzakerelere desteklerini esirgemeyen Katarlı ve Suudi kardeşlerimize aynı şekilde tebriklerimizi iletiyorum. Çatışmaların tarafı olmadıkları halde zarar gören, füzelerin ve dronların hedefi olan kardeş ülkelerimize de bir kere daha geçmiş olsun diyorum.
“TÜRKİYE BU SÜREÇTE DE ÜZERİNE DÜŞENİ YAPACAKTIR”
Tabii burada şunu da açık açık ifade etmek durumdayım: 28 Şubat’tan beri kimin barış istediği, kimin de savaşın devamından yana olduğu çok net görülmüştür. Tüm umutlarını bölgemizde silah seslerinin susmamasına bağlayanlar, gayet iyi biliyoruz ki, barış ikliminin güçlenmesinden rahatsız olacaklardır. Daha evvel defalarca yaptıkları gibi, bu sürece de çomak sokmak için ellerinden geleni yapacaklardır. Ellerinde Filistinli ve Lübnanlı masumların kanı olan katliam şebekesinin dün ve bugün yaptığı açıklamaları bunun işaretleri olarak görüyoruz. Dolayısıyla imzaların atılacağı güne kadarki süreçte gerilimi tırmandıracak her türlü söylem ve eylemden uzak durulması, sabotajlara karşı çok ama çok dikkatli olunması gerekmektedir. Türkiye bu süreçte de üzerine düşeni yapacaktır. Mutabakatın hayırlı olmasını diliyor, Rabbim ülkemizi ve bölgemizi bu tür gerilimlerden muhafaza eylesin diyorum.
İran krizinin ilk gününden itibaren hükûmetimizin politikalarına destek vermek yerine köstek olmaya çalışanları ise bugün bir kez daha Allah’a ve aziz milletimizin tertemiz vicdanına havale ediyorum. Gözleri şahsi ikballeri dışında hiçbir şey görmeyenler bilsinler ki, biz sizin Türkiye’ye hiçbir faydası olmayan polemik siyasetinizden yüz çevirdik. Siz dış politika gibi tecrübe gerektiren, bilgi, birikim gerektiren, omurga gerektiren, yerli ve millî duruş gerektiren alanlarda ahkâm kesmekten vazgeçin. Bunun yerine gidin, koltuk peşinde koşun, salon kapmaca oynayın, en iyi bildiğiniz iş olan birbirinizin kuyusunu kazın. Biz sizden ihsan istemiyoruz. Gölge etmeyin, bu bize yeter diyoruz.
“NATO’NUN BARIŞ MİSYONLARINA EN GÜÇLÜ DESTEĞİ VEREN ÜLKELER ARASINDA İLK SIRALARDA YER ALIYORUZ”
2026 yılında Türkiye olarak birbirinden önemli uluslararası zirvelere ev sahipliği yapmaya hazırlanıyoruz. Hiç şüphesiz bunların en başında 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek olan NATO Liderler Toplantısı vardır. Bildiğiniz üzere Türkiye, 1952 yılında Demokrat Parti iktidarında katıldığı NATO İttifakı’nın en önemli aktörlerinden biridir.
Geçmişte bazı görüş ayrılıkları yaşansa da on yıllardır NATO’nun güneydoğu kanadının güvenliği büyük ölçüde ülkemize emanet edildi. Biz de ittifak bünyesindeki görevlerini her zaman layıkıyla yerine getiren, bu uğurda gerektiğinde elini taşın altına koyan bir müttefik olduk. Hâlihazırda NATO’nun ikinci büyük kara ordusunu sevk ve idare ediyoruz. Keza dünyanın muhtelif yerlerinde NATO’nun barış misyonlarına en güçlü desteği veren ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz.
Ülkemizin savunma yeteneklerini geliştirirken ittifakın caydırıcılığına katkıda bulunuyoruz. Dünya barışı ve istikrarına önemli katkılar yapan NATO’nun gelecekte de bu misyonunu sağlıklı bir zeminde devam ettirmesinde fayda görüyoruz. Bunun yolu ise NATO’nun üzerine inşa edildiği müttefiklik ruhunun muhafaza edilmesinden geçmektedir.
Esasen güçlü bir ittifak ancak güçlü bir dayanışma ve iş birliği zemininde yükselebilir. Berlin Duvarı’nın yıkılışından beri ittifakın geleceğine dair yazılan kötümser senaryoların hiçbiri gerçeğe dönüşmemiştir. NATO, değişen şartlara ve terörizm gibi asimetrik tehditlere adapte olarak varlığını tahkim etmiştir. Türkiye olarak bizde kapsamlı askerî yeteneklerimiz, son derece dinamik savunma sanayiimiz, stratejik önemi yüksek coğrafyamız, tarihî ve kültürel derinliğimizle ittifakta başat rol oynamaya devam edeceğiz.
Gerek Türkiye’nin ittifak bünyesindeki konumunun gerekse bölgemizde cereyan eden hadiselerin Ankara Zirvesi’ne yönelik ilgiyi ve beklentileri artırdığını görüyoruz. Bu beklentilerin idrakiyle zirvenin NATO güvenlik mimarisinin yarınlarına yön verecek bir eşik olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Misafirperverlik konusunda zaten tüm dünyada parmakla gösterilen bir ülkeyiz. Özellikle ev sahipliğimizde düzenlenen 2015 yılındaki G-20 Antalya Zirvesi bugün hâlâ standartları belirleyen bir referans teşkil ediyor. Zirve vesilesiyle Ankara’ya gelecek devlet ve hükûmet başkanlarını en güzel şekilde ağırlamak için kapsamlı bir hazırlık içindeyiz.
Bugün, hem NATO Zirvesi’nde hem de daha sonra resmî ziyaretlerde kullanılacak Ankara Havalimanı ve bağlantı yollarını açtık. Başkentimize ulaştırma alanında çok uzun yıllar hizmet edecek yeni bir eser daha kazandırmanın mutluluğunu yaşadık. Sadece NATO Zirvesi’nin değil, yıl içinde ülkemizde tertiplenecek diğer etkinliklerin de başarılı geçmesi için hazırlıklarımız devam ediyor.
28-29 Haziran’da NATO Parlamenter Zirvesi İstanbul’da yapılacak. Türk Devletleri Teşkilatımızın 13’üncü Devlet Başkanları Toplantısı sonbaharda Ankara’da icra edilecek. 77. Uluslararası Uzay Kongresi ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nı Antalya’da tertipleyeceğiz. İnşallah, bütün bu uluslararası programları Türkiye’nin büyüklüğüne yaraşır şekilde düzenleyeceğiz.
Omuzlarımızda taşıdığımız mesuliyetin bilinciyle gece gündüz demeden 86 milyona hizmet için koşturuyoruz. Son Kabine Toplantımızdan bu yana yine pek çok programa iştirak ettik. Milletimizi yeni eserler ve yatırımlarla buluşturmaya devam ettik. 2 Haziran’da kuruluşunun 164’üncü yıl dönümünü kutlayan Sayıştay camiamızla bir araya geldik. 3 Haziran’da, 2025 yılı içinde tamamladığımız ve toplam 5,6 milyar dolar yatırım değerine sahip 7 bin 110 elektrik üretim santralimizin toplu açılışını gerçekleştirdik. Bölgemizde devam eden savaş ve çatışmalar, Türkiye’nin küresel enerji tedarikindeki stratejik rolünü bir kez daha teyit etmiştir. Yıllık üretim kapasitesi 17,3 teravatsaat olan santrallerimizin ülkemiz ve milletimize bir kez daha hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. 5 Haziran’da bu yıl üçüncüsü düzenlenen İstanbul Dünya İslam Ekonomisi Zirvesi’ne iştirak ettik. Sermayenin İslam ekonomisindeki konumunun detaylıca ele alındığı zirvede, dijital dönüşümden bölgesel finans entegrasyonuna kadar pek çok başlık, uzman isimler tarafından masaya yatırıldı.
Borç yükü gittikçe artan küresel ekonominin ciddi sorunlarla yüzleştiği bu dönemde, katılım finansın insan ve değer odaklı mimarisinin dünyanın geleceği adına taşıdığı önemi dile getirdik. 6 Haziran’da ise 41 yıldır özel sektörümüzün dünyaya açılmasında lokomotif işlevi gören Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu DEİK’imizin 39’uncu Olağan Mali Genel Kurulu’na katıldık. Aynı programda DEİK’e ve ülkemize önemli katkılar yapan ustalarımıza saygı ödüllerini tevdi ettik.
“SIFIR ATIK HAREKETİ BAŞTA OLMAK ÜZERE, ÇEVRE DİPLOMASİSİ ÇALIŞMALARIMIZA HIZ VERMİŞ DURUMDAYIZ”
Bayrağımızı dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandıran, yürüttüğü proje ve yatırımlarla ekonomimizin dinamosu olan DEİK ailemizi bir kez daha tebrik ediyorum. Küresel bir seferberliğe dönüşen Sıfır Atık Hareketi başta olmak üzere, çevre diplomasisi çalışmalarımıza hız vermiş durumdayız. 5-7 Haziran tarihlerinde 183 ülkeden 120’yi aşkın bakanın, 200’ün üzerinde belediye başkanının bir araya geldiği Sıfır Atık Forumu’nu İstanbul’umuzda gerçekleştirdik. COP31 Taraflar Konferansı öncesinde 5 bin kişilik yüksek bir katılımla icra ettiğimiz Sıfır Atık Forumu’nda emeği geçenleri tebrik ediyorum
9 Haziran’da Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde icra edilen Millî Güvenlik Konferanslarının açılış törenindeydik. 11 Haziran’da kuruluşunun 158’inci yıl dönümünü idrak eden Kızılay camiamızla bir araya gelerek, Kızılay Ödülleri’ni sahiplerine takdim ettik. Geçtiğimiz sene 3 milyon ünitenin üzerinde kan bağışı ile rekor kıran Kızılayımızı tebrik ediyor, bu geniş ailenin her bir mensubuna başarılar diliyorum. 12 Haziran’da şanlı fetihlerimizin merkez ve karargâhı, ilmin, sanatın ve mimarinin kalpgahı serhat şehrimiz Edirne’deydik. Edirneli kardeşlerimizle hasret giderdiğimiz ziyaretimizde, medeniyetimizin en seçkin mimari yapılarından Selimiye Camiimizi dört yıllık titiz bir restorasyonun ardından yeniden ibadete açtık. Ayrıca 19 milyar 326 milyon lira değerindeki toplam 65 projemizin resmî açılışını gerçekleştirdik. Yeni yatırımlarımız, Edirne’miz, ülkemiz ve milletimiz için bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum
“ŞARTLAR NE OLURSA OLSUN HER PLATFORMDA ÜLKEMİZİN ÇIKARLARINI CESARETLE SAVUNACAĞIZ”
Geçtiğimiz cumartesi günü denizcilik tarihimizde önemli bir yer tutan Tersane-i Amire’de Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi’ne katıldık. Zirvede 2026-2030 dönemini kapsayan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planımızı da milletimizle paylaştık. Eylem planımızın ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyor, emeği geçenleri tekrar tebrik ediyorum.
Sevgili vatandaşlarım, işte sizlerin de gördüğü üzere bize olan güveninizi boşa çıkarmıyor, sizin için, ülkemiz için, Türkiye’nin istikbali için canla başla çalışıyoruz. Siyasi rakiplerimiz koltuk kavgasında günlerini geçirirken biz ülkemizi küresel bir oyuncu hâline getirmenin kavgasını veriyoruz. Sizlerin duası ve desteği bizimle olduğu müddetçe, bu ülkeyi el birliğiyle, gönül birliğiyle, birlik ve beraberlik içinde kalkındırmaya devam edeceğiz. Türkiye’yi dışarıda ve içeride vakarla temsil edecek, şartlar ne olursa olsun her platformda ülkemizin çıkarlarını cesaretle savunacağız. Dikleşmeyeceğiz ama dik duruşumuzu da hiçbir zaman kaybetmeyeceğiz. Rabbim yolumuzu bahtımızı açık etsin diyorum”
FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü FİLİMİ çeviriyorlar
FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir
FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır
MARKA &PATENT ÇETESİ
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır?
Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor?
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.