Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep-Kilis Afet Konutları Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Allah’ın izniyle, köyleri ve ilçeleriyle depremin yıktığı şehirlerimizin tamamını ayağa kaldırmadan durup dinlenmeyeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ile 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde “Gaziantep-Kilis Afet Konutları Temel Atma Töreni”ne katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazana 11 il ve ilçelerinde ağır hasara yol açan depremlerin üzüntüsüyle girildiğini belirtti.
Depremlerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara şifa dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emin olun deprem ateşi, sadece düştüğü yeri değil 81 vilayeti ve 85 milyon vatandaşıyla tüm Türkiye’yi yakmıştır” ifadelerini kullandı.
Dünyanın pek çok yerinden taziye mesajları aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremden üç gün sonra Gaziantep’i, iki hafta sonra da Nurdağı’nı Cumhur İttifakı olarak ziyaret ettiklerini hatırlattı.
“FABRİKALARDA ÇARKLAR DÖNMEYE BAŞLADI”
Köyleri ve ilçeleriyle depremin yıktığı şehirlerin tamamını ayağa kaldırmadan durup dinlenmeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İlk günlerdeki arama kurtarma ve acil yardım ihtiyaçlarının yerini, enkazın kaldırılması, geçici barınma alanlarının oluşturulması, kalıcı konutların inşası süreçleri takip etti. AFAD ve diğer kurumlarımızın yanı sıra Gaziantep Büyükşehir, Şahinbey, Şehitkâmil ilçe belediyelerinin de aralarında bulunduğu yüzlerce belediyemiz deprem bölgesinde çok güzel hizmetler verdi. Kardeş belediyeler oluşturduk. Türkiye’nin değişik yerlerinden partimizin belediyeleri burada kardeş belediyelerle bir arada çalışmalarını yürüttüler, hâlâ yürütüyorlar, sonuna kadar yürütecekler. Bu vesileyle tüm belediye başkanlarımıza ve ekiplerine bir kez daha şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum.
Yaklaşık 1,5 ayın ardından yoğun çalışmaların tamamında önemli bir safhaya geldik. Enkazın neredeyse yarısını kaldırdık. ‘Durmak yok, yola devam’ dedik. Geçici barınma alanlarını, konteynerleriyle, prefabrikleriyle, çadırıyla eldeki tüm imkânları kullanarak yaygınlaştırıyoruz. Bu alanları altyapısıyla, sosyal ihtiyaçları karşılayacak birimleriyle, parkıyla, yeşil alanıyla adeta bir mahalle kurma anlayışıyla yapıyoruz. İlk haftalarda ülkemizin diğer şehirlerine giden vatandaşlarımız da yavaş yuvalarına dönüyorlar. Hasarsız ve az hasarlı evlerde oturulmaya, iş yerleri açılmaya, fabrikalarda çarklar dönmeye başladı.”
Yaklaşık 2,5 milyon kişinin hâlen deprem bölgesi dışındaki şehirlerde, 2,5 milyon kişinin de geçici barınma alanlarında misafir edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evini kaybetmiş insanları bir an önce yeni yuvalarına kavuşturmak istiyoruz. Bunun için kalıcı konutların inşaat sürecini depremin hemen ardından başlattık. Yürüttüğümüz hasar tespit çalışmaları sonunda tüm deprem bölgesinde 313 bin binadaki 894 bin bağımsız bölümün yıkık, acil yıkılacak, ağır ve orta hasarlı olduğunu gördük” dedi.
“Amacımız, 319 bini bir yıl içinde olmak üzere toplam 650 bin yeni konut yaparak depremzede vatandaşlarımıza teslim etmektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni konutları zemin artı 3 ve zemin artı 4 katı geçmeyecek binalarda 3 oda 1 salon olarak güvenli ve kullanışlı bir tasarımla yapacaklarını, köy evlerini de tek katlı, ahırı ve bahçesiyle her türlü talebe cevap verecek şekilde hazırladıklarını söyledi.
“MİLLETİMİZE VERDİĞİMİZ SÖZÜ TUTMAK İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIYORUZ”
Gaziantep’te de 29 bin 741 deprem konutu ve 12 bin 607 köy evi inşa edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu konutlardan 7 bin 87’sinin temelini bugün buradan atıyoruz. Kilis’te inşa edeceğimiz 649 konutun temelini de yine bugün atıyoruz. Deprem konutlarımızın, hak sahiplerimize şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Projelerimizi, bilim insanlarımızın ve mühendislerimizin yanı sıra şehrin yöneticilerinin, iş dünyasının, kanaat önderlerinin, vatandaşlarımızın görüşlerini de alarak şekillendiriyoruz.
Attığımız her adımda şehirlerimizin tarihini, kültürünü, sanatını, sanayisini, ticaretini, tarımını velhasıl birikimini ve hedeflerini mutlaka gözetiyoruz. Yeni yerleşim yerlerinin tespitini, mevcut merkezlerin dönüşümünü hep bu anlayışla tasarlıyoruz. Bugüne kadar bölge genelinde 67 binin üzerinde konutun ve köy evinin yapım sürecini başlattık. Biraz sonra atacağımız temellerle beraber 30 bin konutun inşası da fiilen yürüyor. Neredeyse her gün yeni konut ihaleleri yapılıyor, yeni inşaatlara girişiliyor. Daha önce başlattığımız 500 bin konut, 1 milyon altyapı, arsa ve 50 bin iş yeri projesini de kuralarını çekerek hak sahiplerini belirleyerek sürdürüyoruz. Milletimize verdiğimiz sözü tutmak için gece gündüz çalışıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Van, Elazığ, Malatya, İzmir depremlerinde, Kastamonu, Bartın, Giresun sellerinde, Antalya ve Muğla yangınlarında nasıl kimseyi mağdur etmeden herkese evlerini teslim ettilerse, Gaziantep’te de aynısını gerçekleştireceklerini belirterek, “Depremzede her kardeşimin hakkını, hukukunu bizzat takip edecek, çalışmaların aksaksız yürümesini sağlayacağız” diye konuştu.
Türkiye genelinde riskli binaların dönüşümüyle ilgili de kapsamlı bir hazırlık yaptıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Ulusal Risk Kalkanı” modeliyle şehirleri en kısa sürede depremlere, sellere, heyelanlara, yangınlara ve diğer tüm risklere karşı dayanıklı, güvenli, huzurlu hâle getirmekte kararlı olduklarını belirtti.
“ARTIK ASIL BÜYÜK ŞAHLANIŞIN EŞİĞİNDEYİZ”
Neredeyse 30 yıldır belediye başkanı, başbakan, cumhurbaşkanı olarak milletin hizmetkârı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar millete verdikleri her sözü tuttuklarının altını çizdi.
Tarihin en kapsamlı, en güçlü, en hakkaniyetli demokrasi ve kalkınma atılımlarının altında imzalarının olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Milletimiz de sağ olsun bugüne kadar bizi hiçbir zaman yalnız koymadı, hep destek oldu, hep yanımızda oldu. Özellikle Gazianteplilerin teveccühünün bizim gönlümüzde ayrı bir yeri var. Bir kez daha Cumhuriyet İttifakı olarak desteğinize talibiz. Cumhuriyetimizin ilk asrı, acısıyla, tatlısıyla bizleri bu noktaya kadar getirdi. Son 20 yılda ülkemize kazandırdığımız güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısıyla önceki dönemlerin eksiğini, önemli ölçüde telafi ettik. Artık asıl büyük şahlanışın eşiğindeyiz. Allah’ın izniyle, önümüzde 14 Mayıs seçimleri var. Kazasız belasız bir şekilde bu seçimi de atlattıktan sonra tüm vaktimizi ve enerjimizi Türkiye Yüzyılı’nın inşasına vereceğiz.”
“Yedili koalisyonlarla, masaüstü-masa altı koalisyonlarla bu ülke geçmişte nasıl bir yere gidemediyse bilin ki şimdi de bir yere gidemez” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın ve Türkiye’nin kritik bir yol ayrımında olduğu bugünde “Doğru adımlarla yola devam” diyerek, Türkiye’yi daha büyük bir vizyona kavuşturmak istediklerini belirtti.
“BİZ, SİZE EFENDİ OLMAYA DEĞİL, HİZMETKÂR OLMAYA GELDİK”
Türkiye’nin sahip olduğu mevcut kazanımlar gibi bundan sonra elde edeceği tüm imkânları da milletin her bir ferdinin hizmetine sunacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, size efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik” dedi.
Türkiye’nin eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, haberleşmede, enerjide, tarımda, sanayide, şehirleşmede, sporda, sosyal desteklerde nereden nereye geldiğini görenlerin bu sözle neyi murat ettiklerini iyi bildiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçime 40 günün kaldığını, bunun için yoğun çalışma yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Artık “cumhurbaşkanı” seçmenin, yürütmenin başını, yani devleti ve hükûmeti idare edecek kişiyi seçmek demek olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Derdi millet olmayanlar, derdi ülke olmayanlar, derdi evlatlarımızın geleceği olmayanlar, işportacı mantığıyla bu makamı ulufe dağıtma yeri hâline getirmeye çalışıyor. ‘Al sana iki tane, sana üç tane, sana beş tane’ der gibi ulufe dağıtıyorlar. Biz hizmetin peşindeyiz, 20 yıl bunu yaptık. Milletimiz bu göreve aday olanlardan kime ne dağıtacağının sözünü değil, kendisine hangi hizmetleri getireceğinin, hangi eserleri kazandıracağının programını, projesini bekliyor.
İşte Gaziantep’te üniversiteler, Gaziantep’te havalimanı ve şimdi ikinci pist. Bütün bunları bizler yaptık. 20 yıllık tecrübemizden aldığımız güç ve birikimle Türkiye Yüzyılı’nın inşası sürecinde hayata geçireceğimiz programları hazırlamaya başladık. Bunların bir kısmını seçim beyannamemizde yakında kamuoyuna açıklayacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentsel dönüşüm, raylı sistemlerin ülke geneline yaygınlaştırılmasının önemine dikkati çekerek, bu raylı sistemlerin Gaziantep’te de yapıldığını, bundan sonra da kendilerinin yapacaklarını söyledi.
Dış politikada ülkenin etki alanını, itibarını, kazançlarını güçlendirecek duruşlarını yeni adımlarla tahkim edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yönetim sistemini daha da geliştirmek için kapsamlı analiz çalışmaları yaptık” dedi.
Yeni anayasa konusundaki taslağı da belli bir seviyeye getirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çıkmışlar, ‘Erdoğan aday olamaz.’ Ne oldu? Yüksek Seçim Kurulu suratlarına vurdu mu? Şimdi ne diyorlar? Anayasa Mahkemesine gidiyoruz. Yolunuz açık olsun. Anayasa Mahkemesinin bundan önce bu konularda ne karar verdiklerinden de bunların haberleri yok.
Bunlar ne anayasa bilir ne kanun. Bunların demokrasiyle filan zaten yakından uzaktan alakası yok. Bunlar teröristlerle el ele, kol kola yol yürürler. 14 Mayıs’ta bunları Cudi’ye, Gabar’a, Bestler Dereler’e gömmeye var mıyız? Geçmişte gömdük mü? Gene gömeceğiz. Hiç endişeniz olmasın. Terörle ülkemize bunlar neler çektirdi biliyorsunuzdur. Diyarbakır’da 251 kardeşimizi bunlar sokağa dökerek maalesef şehit etmediler mi? Şu anda içeride değil mi? İçeride. Şimdi söz veriyorlar kapalı kapılar arkasında, yok şunu da kurtaracağız bunu da kurtaracağız… Bay bay Kemal, bu millet sana bu yolu açmayacak.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde adeta kurtarıcı olan şehir hastanelerini yaygınlaştıracaklarını belirterek, sağlık hizmetlerinin niteliğini artıracaklarını söyledi.
Savunma sanayi projelerinin her birinin başlı başına birer efsane olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İHA’yı yaptık mı? SİHA’yı yaptık mı? Akıncı’yı yaptık mı? Hepsinden öte Kızıl Elma’yı yaptık mı? Türkiye nereden nereye geldi? Şimdi çıkmışlar diyorlar ki, e bunların hepsini gözden geçireceğiz, yol vermeyiz. Ya sen zaten hayatında bu millete en ufak bir hizmet veremedin ki” diye konuştu.
Enerjide müjde üstüne müjde açıkladıklarını da dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yenilerinin de sırada olduğuna işaret etti. Yapılanları tek tek saymaya kalktıklarında saatler süreceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çünkü her alanda benzer hazırlıklar içindeyiz. Türkiye öylesine dinamik bir ülke ki burada durmak demek, mevcutla yetinmek demek, gerilemeye, kaybetmeye başlamak demektir. Bunun için bizim vizyonumuzu da programlarımızı da projelerimizi de sürekli daha ileriye taşımamız gerekiyor. Muhalefetin tek vaadiyse ülkeyi eski günlerine geri döndürmektir. Aslında vadettikleri, koalisyonların, kaos ve kargaşa dönemlerinin yokluk ve yoksulluk dönemlerinin Türkiye’si. Bu ülkenin o dönemde neler kaybettiğini, bu CHP iktidarlarının bu ülkede gaz yağı kuyruklarını nasıl gerçekleştirdiğini, burada benim emsalim olanlar gayet iyi bilir. Yağ kuyruklarını biliyoruz değil mi? Ekmek kuyruklarını biliyorsunuz değil mi? Bunlar hep CHP’nin dönemidir. Hiç kimsenin gücü Türkiye’yi çeyrek asır, yarım asır öncesine götürmeye yetmeyecektir. Milletimiz buna izin vermeyecektir. Gaziantep, Nurdağı, İslahiye buna izin vermeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan deprem konutlarının hayırlı olmasını dileyerek, Ramazanı ve bu ayın içinde idrak edilecek Kadir Gecesi’ni de tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Gaziantep’in Nizip, İslahiye, Şehitkâmil ve Şahinbey ilçeleri ile Kilis’e canlı bağlantı yapılarak temel atma törenleri gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.
Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.
“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”
“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”
Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.
Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.
“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”
“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.
Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.
25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”
“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.
“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”
Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”
“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.
Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.
“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.
Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.
Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.