Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı”nda yaptığı konuşmada, “Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını, en büyük projelerini kazandırdık. Milletten aldığımız yetkiyi de topladığımız kaynakları da yine milletimiz için, ülkemizi büyütmek, kalkındırmak, güçlendirmek için kullandık” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “AK Parti 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı”na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Bu tarihî günde, bu anlamlı buluşmada partilileri en kalbi duygularla, hürmetle, muhabbetle selamladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, cennet vatanın dört bir yanındaki tüm vatandaşları selamladı.
Dünyanın farklı ülkelerinde, farklı coğrafyalarında milleti temsil eden tüm vatandaşlara da muhabbetlerini gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gönül ve kültür coğrafyasının dört bir yanında şu anda kalbi kendileriyle atan tüm dostlarına selamlarını iletti.
Ülkenin ve dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın partilerine, kendisine ve hareketlerine muhabbet duyan herkese selamlarını ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu akşam gönlü kendileriyle atan, bu yolda beraber yürüdükleri Cumhur İttifakı ortakları MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye partisi ve tüm arkadaşları adına selamlarını gönderdi.
“BUGÜN TARİHÎ BİR GÜN”
Türkiye’nin 81 ilinden gelip Başkent Millet Bahçesi’ni dolduran partililere şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aşkınız için, dayanışmanız için, ahde vefanız için, en çok da görenleri kıskandıran şu muhabbetiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Rabbim, kardeşliğimizi daim kılsın. Dostluğumuz, yol arkadaşlığımız inşallah ebedî olsun, daim kalsın” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün çok özel, tarihî bir gün. Bugün 25’inci yılımızı büyük bir gururla idrak ediyoruz. AK kadrolar olarak çeyrek asrı devirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kendilerine bugünleri gösteren, bu güzelliği yaşatan Allah’a sonsuz şükrettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “25’inci yaş günümüz, 25’inci doğum günümüz kutlu olsun” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Ağustos 2001’den bu yana AK Parti çatısı altında farklı kademelerde görev yapan her bir parti mensubuna ayrı ayrı teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisiyle mesaide bulunan ve ailesi programa katılan Abdülmecit Yücel’in, hareketlerindeki gönlünü ortaya koyuşunu unutmalarının mümkün olmadığını dile getirdi.
Bakanlardan milletvekillerine, il, ilçe, belde başkanlarından belediye başkanlarına, meclis üyelerinden mahalle-köy temsilcilerine, sandık müşahitlerinden üyelere kadar yol ve dava arkadaşlarının tamamına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurulduğu ilk günden itibaren bu hareketi samimiyetle bağrına basan kadınlara, AK Parti Kadın Kolları’nın tüm mensuplarına, partiye renk, dinamizm katan gençlere teşekkürlerini iletti.
Sandık her kurulduğunda, sabahın erken saatlerinden itibaren bir bayram havasında sandıkları şenlendiren seçmenlere de gönülden teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar oyunu alamadığımız ama tercihlerine saygıyla yaklaştığımız vatandaşlarımıza ise demokrasimize yaptıkları katkılardan ötürü teşekkür ediyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurdukları Cumhur İttifakı bünyesinde, Türkiye’nin bekası, milletin istikbali uğrunda birlikte yol yürüdükleri ittifak ortaklarına da dayanışmaları için teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kutlama programına gönderdiği çiçek dolayısıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye, kendilerini telefonla arayarak veya mesajla partisinin kuruluş yıl dönümünü kutlayan diğer siyasi parti genel başkanlarına teşekkürlerini iletti.
25 yıl içinde pek çok parti mensubunu fani dünyadan ebedî âleme uğurladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dava ve yol arkadaşlarından ahirete irtihal edenlere, Allah’tan rahmet diledi.
“TÜRKİYE’NİN ÖZ GÜVENİNİ YÜKSELTTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “AK Parti, bundan 25 sene önce milletimizin umudu olarak doğdu. Bu partiyi millet kurdu, sizler kurdunuz, kumaşını millet dokudu, hamurunu millet yoğurdu. Siyasetin sıkıştığı, ekonominin ağır kriz yaşadığı, Türkiye’nin önünü göremediği bir dönemde ‘Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ şiarıyla yola revan olduk. ‘Sorunlar çözümsüz değildir’ dedik. ‘Çözümler imkânsız değildir’ dedik. ‘Buradan bir çıkış yolu var’ dedik. ‘Bizim reçetemiz var, bizim çözüm önerilerimiz var, bizim umudumuz, heyecanımız, gayretimiz var’ dedik. 14 Ağustos 2001’de AK Parti’yi kurduk ve kurarken de tüm Türkiye’ye ‘Karanlığa kapalı, aydınlığa açık’ dedik. ‘Yeter, söz de, karar da milletindir’ dedik.”
Partiyi kurduktan sadece 15 ay sonra, 3 Kasım 2002’de seçime girdiklerini ve milletin teveccühüyle tek başına iktidara geldiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Ne dediler? ‘Yapamazlar’ dediler, yaptık, hem de en güzelini yaptık. Türkiye’yi rahatlattık. Umudu çoğalttık. En başta Türkiye’nin öz güvenini, milletin öz güvenini yükselttik. AK Parti olarak, siyasetteki temsil açığına millet iradesiyle, istikrar açığına güçlü ve öngörülebilir yönetimle, icraat açığına eser ve hizmet siyasetimizle, kalkınma açığına yatırım ve girişimcilikle, öz güven açığına Türkiye merkezli bir gelecek tasavvuruyla çözüm ürettik. Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını, en büyük projelerini kazandırdık. Milletten aldığımız yetkiyi de topladığımız kaynakları da yine milletimiz için, ülkemizi büyütmek, kalkındırmak, güçlendirmek için kullandık.”
“SAVUNMA SANAYİİNDE DESTAN YAZDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıklarının tamamını anlatmanın mümkün olmadığını, bu tarihî günde kısa bir muhasebe yapmakta fayda gördüğünü söyledi.
25 yıllık icraat karnesini vatandaşlarla paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitime 37 trilyon lira, sağlığa 14 trilyon lira, gençlik ve spora 5 trilyon lira, sosyal yardımlara 12 trilyon lira, adalete 4 trilyon lira, içişlerine 3 trilyon lira, AFAD bünyesinde olmak üzere toplam 5 trilyon lira harcama yaptık. Çalışma ve sosyal güvenliğe 7 trilyon lira, ulaştırmaya 15 trilyon lira, çevre ve şehirciliğe 19 trilyon lira, kültür ve turizme 11 trilyon lira, tarım ve ormana 7 trilyon lira, enerjiye 8 trilyon lira, savunma sanayiine 374 milyar dolar, sanayi ve teknolojiye 2 trilyon liralık kaynak kullandık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşviklerle 19 trilyon liralık 129 bin yatırımın ve 4 milyon 128 bin nitelikli istihdamın önünü açtıklarına işaret ederek, şöyle devam etti: “36 milyar dolar olan yıllık ihracatımız, haziran ayında 278 milyar dolara çıktı. Millî gelirimiz 240 milyar dolardan, 1 trilyon 600 milyar dolara ulaştı. Dünyanın 21’inci büyük ekonomisi olan Türkiye, 2025 yılı itibarıyla dünyada 16’ncı, Avrupa’da 6’ncı sıraya yükseldi. Dışişlerimiz, Türkiye’yi bölgesinde ve dünyada “sözü güçlü, gücü tesirli” bir ülke konumuna getirdi.”
Savunma sanayiinde kelimenin tam anlamıyla “destan” yazdıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Piyade tüfeğini bile dışarıdan alan bir ülkeyi kendi savaş gemisini, insansız uçağını, helikopterini, tankını, füzesini, denizaltısını yapar hâle getirdik. Yıllık 10 milyar doları aşan ihracat rakamıyla bugün dünyanın 185 ülkesinde Türk savunma sanayii ürünleri kullanılıyor” dedi.
“2028’E KADAR 27 ŞEHRİMİZİ HIZLI TREN AĞIYLA BİRBİRİNE BAĞLAYACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırma alanında Türkiye’ye çağ atlattıklarına işaret ederek, şöyle konuştu: “Tam 24 bin kilometre yeni bölünmüş yol yaptık. Otoyol uzunluğumuzu iki kat artırdık. İki kıtayı Marmaray ve Avrasya Tüneli ile yer altından Yavuz Sultan Selim ve 1915 Çanakkale Köprüsü ile yer üstünden birbirine bağladık. 26 olan havalimanı sayımız, 58’e çıktı. Yapımı devam edenler hizmete girdiğinde, bu sayı 60 olacak. Türkiye’yi hızlı trenin konforuyla tanıştırmak bizlere nasip oldu. Sıfırdan 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik. Sizler için, halkımız için bunu biz başardık. 2028’e kadar 27 şehrimizi hızlı tren ağıyla birbirine bağlayacağız. 2053 yılında, 48 saatte tüm Türkiye hızlı trenle gezilebilecek.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde, nicelik ve nitelik olarak Türkiye’nin standartlarını yükselttiklerine işaret ederek, 422 bin yeni derslik inşa ettiklerini, toplam 836 bin yeni öğretmen ataması yaptıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “‘Başörtüsü yasağına son vereceğiz’ dedik, üniversitede, okulda, kamuda son verdik. ‘Üniversiteye girişte katsayı adaletsizliğini kaldıracağız’ dedik, kaldırdık. ‘Harçları kaldıracağız, ders kitaplarını ücretsiz dağıtacağız’ dedik, sözümüzü tuttuk. Yükseköğrenim yurt yatak kapasitemizi 182 binden 983 bine yükselttik.”
Sağlıkta, vatandaşları birinci sınıf sağlık hizmetleriyle tanıştırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sayısı 27’ye çıkan şehir hastaneleriyle bu alanda âdeta devrim yaptıklarını belirtti.
“KARADENİZ’DEKİ KEŞFİMİZ SAYESİNDE BUGÜN MİLYONLARCA EVDE KENDİ DOĞAL GAZIMIZ KULLANILIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet bahçeleriyle şehirlerin çehresini değiştirdiklerini işaret ederek, 323 millet bahçesini hizmete açtıklarını, 239 tanesinin yapımının devam ettiğini bildirdi.
TOKİ’yle 1 milyon 766 bin konut ürettiklerini, 369 bin konutun inşasının sürdüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “6 Şubat asrın felaketinde 455 bin konutu ve iş yerini, 3 yıl gibi rekor sürede depremzedelerimize teslim ettik. Deprem turistleri istismar peşinde, fırsatçılık peşinde koşarken biz yaraları sarmak için tam 91,5 milyar dolarlık kaynak kullandık. 500 bin sosyal konut projemizle çok önemli bir ihtiyacı gideriyoruz. Şurası da çok mühim. Eskiden terörün kol gezdiği Gabar’da günlük 83 bin varil petrol üretiyoruz. Karadeniz’deki keşfimiz sayesinde bugün milyonlarca evde kendi doğal gazımız kullanılıyor.”
“SADECE YATIRIMLARDA DEĞİL, HAK VE ÖZGÜRLÜKLER ALANINDA DA SESSİZ BİR DEVRİME İMZA ATTIK”
Artık başkalarının ürettiği araçlara gıptayla bakmadıklarını, Türkiye’nin otomobili TOGG’u yollarda gördükçe herkesin gurur duyduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece yatırımlarda değil, hak ve özgürlükler alanında da aynı şekilde sessiz bir devrime imza attık. ‘OHAL’i kaldıracağız’ dedik, kaldırdık. ‘Farklı dil ve lehçelerde yayınları serbestleştireceğiz’ dedik, TRT Kurdi’yi kurduk, özel yayınları serbest bıraktık” diye konuştu.
Gençlerin siyasette önünü açarak seçilme yaşını 30’dan 25’e, sonra 18’e indirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’yle, ülkemizin en kronik sorunlarından olan yönetimde istikrar meselesini çözüme kavuşturduk. ‘Ayasofya’nın kapısına vurulan zincirleri kıracağız’ dedik, Fatih’in emaneti Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’ni yeniden ibadete açtık. Daha burada tek tek sayamayacağımız nice reformu, hizmeti, eseri, projeyi ülkemize kazandırdık” ifadelerini kullandı.
Parti programlarında ve seçim beyannamelerinde millete ne taahhüt edildiyse bunları yüzde 90 oranında gerçekleştirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu da burada ifade etmek istiyorum. Gelecek 25 yılı da planladık, gelecek 50 yılı da planladık. Bugün paylaştığımız 25’inci yıl vizyon belgemizin rehberliğinde hayalleri hedeflere, hedefleri gerçeklere dönüştürmeye devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.
Bu 25 yıl boyunca dikensiz bir gül bahçesinde yürümediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizi yolumuzdan çevirmek için her yolu denediler. Darbe senaryoları yazdılar. Muhtıra vermeye kalkıştılar. Partimizi kapatmaya kalktılar. Danıştayda, Gezi’de, terör eylemleriyle provokasyonlar yaptılar. 17-25 Aralık’ta yargı darbesi yapmaya yeltendiler. 15 Temmuz’da haince silahlı darbe girişiminde bulundular. İçerideki aparatlarıyla, dışarıdaki ağababalarıyla üzerimize geldiler. Allah’a hamdolsun, hepsini tek tek püskürttük. 25 yıl sonra işte buradayız. Sapasağlam burada, milletin huzurundayız. İlk günkü heyecanımızla buradayız. İlk günkü enerjimizle buradayız. İlk günkü aşkımızla, ilk günkü kararlılığımızla yine Ankara Millet Bahçesi’ndeyiz. Millete verdiğimiz sözleri tutmanın gururuyla buradayız. Milletin emanetine sahip çıkmanın izzetiyle buradayız. Türkiye’yi her alanda büyütmenin kıvancıyla buradayız. Size mahcup olmamanın, sizi mahcup etmemenin, sizin umutlarınızı boşa çıkarmamanın bahtiyarlığıyla buradayız.”
25 yıl boyunca milletin gönlünde olduklarını, bugün de milletin gönlünde en müstesna yerde bulunduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’a hamdolsun, çeyrek asırda büyük işler başardık ama bitmedi, hiçbir zaman bitmeyecek. Kimse bizden yorulma beklemesin. 25 yıl boyunca her sabah yeniden başladık. Her sabah ilk günkü gibi işimize sarıldık” ifadelerini kullandı.
“DAHA YAPACAK ÇOK İŞİMİZ VAR”
Bundan sonra da her günün kendileri için yeni bir gün olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Partimizi kurduktan sonraki ilk sabah, 15 Ağustos sabahı nasılsa bugün de yarın da her sabah 15 Ağustos sabahı gibi olacak. Daha yeni başlıyoruz. Türkiye’yi işte bu hareket, bu kadro kadınıyla, erkeğiyle, genciyle ve bu gençler, onların çocukları, torunları inşallah önce 2053’e, sonra da 2071’e taşıyacak. Türkiye’nin son 25 yılına olduğu gibi geleceğine de işte bu hareket damga vuracak. Daha yapacak çok işimiz var. Türkiye’yi ellerinden tuttuk, ayağa kaldırdık, küllerinden yeniden inşa ettik, doğrulduk, büyük işler başardık ama durmayacak, dinlenmeyecek, ara vermeyecek, istikbali de inşa edecek, imar edeceğiz. Hani diyor ya Yunus ‘Biz, sevdik aşık olduk, sevildik, maşuk olduk, her dem yeniden doğarız bizden kim usanası’. Evet, her gün yeniden doğacağız. Her sabah yeniden başlayacağız. ‘Bugün unutmayın yeni bir gündür’ diyeceğiz. ‘Şimdi yeni şeyler söylemek lazım’ diyeceğiz, her dem taze kalacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, 1970’lerden itibaren, sinsi sinsi büyüyen FETÖ sorunu olduğunu hatırlatarak, “1970’lerden itibaren hiçbir hükûmet bunların önünü kesemedi. 1980’de, 1997’de, iki kez darbe yapıldı bu ülkede. FETÖ’ye dokunmadılar, tam tersine önünü açtılar. Biz ülkeyi yönetme görevini devraldığımızda virüs vücuda yayılmış, bünyeyi âdeta felç etmişti” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’ye karşı sabırla, akılla ve dikkatle yürüdüklerine dikkati çekerek, “O meşum gecede, o hain darbe girişiminde, Allah onlara fırsat vermedi” dedi.
“BU ÜLKEYİ KARDEŞLİK BÜYÜTECEK”
Terör meselesinin de 1984’ten bu yana can yaktığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Evlatlarımız tek tek toprağa düşüyordu. Türkiye’nin gençleri de birikimi de morali de hayalleri de terörle, hain terör eylemleriyle her gün solup gidiyordu. Ne dedik? ‘Biz çözeceğiz’ dedik. ‘Türkiye’yi 40 yıllık bu sıkıntıdan kurtaracağız’ dedik. Elhamdülillah, işte onu da Cumhur İttifakı olarak çözüyoruz ve çözdük. Gazi Meclisimizin desteğiyle, aziz milletimizin hayır duasıyla çözüyoruz. Şehitlerimizin kahramanlığıyla, gazilerimizin fedakârlıklarıyla çözüyoruz. 86 milyon olarak el birliği, gönül birliği, hedef birliği yaparak çözüyoruz. Farklı kesimlerin bir araya geldiği Türkiye mutabakatını tesis ederek çözüyoruz. Şunu unutmayacağız, bizim en büyük sermayemiz kardeşliğimizdir. Kardeşliği korursak bu ülkeye hiç kimse kem gözle bakamaz. Bizi var eden, bizi bin yıldır dimdik ayakta tutan, bizi bu coğrafyaya hâkim kılan, Müslümanlık’tan gelen kardeşliğimizdir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu topraklarda ezan sesi susarsa, bu topraklarda Kur’an’ın sesi kısılırsa, bu topraklarda Müslümanlık zayıflarsa, kardeşliğin de zayıflayacağını belirterek, “Kardeşliğimiz zayıfladığında, ülkemiz de zayıflamıştır. Biz en başından itibaren işte bu duyguyla hareket ediyoruz. Bu ülkeyi kardeşlik büyütecek. Bu ülkeyi kardeşlik güçlendirecek. 21’inci yüzyılı, inşallah kardeşlik ‘Türkiye Yüzyılı’ yapacak. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Ne yapıyorsak, ülkemiz ve milletimiz için yapıyoruz. Ne yapıyorsak, gelecek nesillerin selameti, refahı, aydınlık yarınları için yapıyoruz. Ne yapıyorsak, bu meseleyi tamamen çözerek, evlatlarımıza terörsüz bir Türkiye, terörsüz bir bölge bırakmak için yapıyoruz” diye konuştu.
“TÜRKİYE, İŞTE ŞİMDİ ŞAHA KALKIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi birileri suyu bulandırmaya, zihinleri kurcalamaya çalışıyor. Milleti korkutup, sorunları çözümsüz bırakmak istiyorlar. Niye? Çünkü işsiz kalacaklar. Terör parantezi kapandığında, istismar edecekleri bataklık da kuruyacak, işte bundan korkuyorlar. Bakın biz, sadece terör sorununu bitirmiyoruz. İnşallah terörle birlikte, Türkiye’nin içini karıştıran, o emperyalist planı da altüst ediyoruz. Terörün bitmesine kim üzülür? Türkiye üzerine hesabı olanlar üzülür. Bu yaranın, bir 40 sene daha kanamasından çıkar sağlayanlar üzülür. Siyaseti ve toplumu terör üzerinden yıllardır dizayn etmeye alışanlar üzülür. Varsın, üzülsünler. Bu ülkede anneler artık ağlamayacak, gençler toprağa düşmeyecek, çocuklar yetim, eşler dul kalmayacak, ülkenin enerjisi heba olmayacak. Türkiye, işte şimdi şaha kalkıyor. Türkiye Yüzyılı’nın şafağı, işte şimdi söküyor. Kardeşliğimiz yeniden anlam kazanıyor, gücümüze güç katılıyor, tarih yeniden yazılıyor, açın yolları, büyük Türkiye Cumhuriyeti geliyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’a, Suriçi’ne Türkiye’nin her şehrinden, dünyadan turist akacağını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Şimdi Tunceli’nin dağlarında barut değil, mis gibi çiçek kokacak, çimen kokacak. Şimdi Cilo dağlarında halaylar çekilecek. Dicle’nin, Fırat’ın, Munzur’un suları bundan sonra daha berrak, daha coşkun akacak. Tekrar kucaklaşacağız. Mardin’in camilerinde aynı namazda saf tutacağız. Şanlıurfa’da aynı ezanı birlikte dinleyeceğiz. Dili ne olursa olsun, aynı duyguların türkülerini birlikte söyleyeceğiz. Birlik içinde, bütünlük içinde, kardeşlik içinde geleceğe daha emin adımlarla yürüyeceğiz. Samimiyiz, hasbiyiz, kararlıyız ve Allah’ın izniyle, milletimizin hayır duasıyla bu sefer menzili maksudumuza inşallah ulaşacağız.”
“BU HAREKET GÖNÜL HAREKETİDİR”
“25’inci yılımızda şu gerçeği bir kez daha hatırlatmak istiyorum, bu hareket, gönül hareketidir, gönüllere girme hareketidir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletle doğrudan, göz göze, ruberu, gönül gönüle irtibat kurarak bugünlere geldiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilata, kapı kapı dolaşarak şimdiye kadar ne yaptıklarını ve bundan sonra ne yapacaklarını anlatması tavsiyesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şunu da unutmayın kardeşlerim. Bu hareket, bu dava, sadece bizimle kaim değildir. Bu hareketin, bu davanın dünü vardı, yarını da olacak. Bu, uzun soluklu bir yürüyüştür. Bu, maziden atiye giden kutlu bir yolculuktur. Önemli olan, sen yaşarken bu dava için ne yaptın? Sana bırakılan mirası nereden aldın, nereye taşıdın? Bizim meselemiz işte budur. Bayrağı devraldık, onu zirvedeki burçlara diktik, gelecek nesillere de o bayrağı inşallah emanet edeceğiz, onlar da hakkıyla taşıyacak. Burada şunu da açık yüreklilikle ifade etmek isterim. Tayyip Erdoğan olarak, siyasette 50 yılı geride bıraktım. Ortak eserimiz AK Parti, bugün çeyrek asrı geride bırakıyor. Allah ömür ve sağlık verirse, daha nice yıllar Türkiye’ye hizmet mücadelesi içinde olacağım. Aziz milletimin duası ve teveccühüyle, inşallah bu ülkeye aşkla çalışmayı sürdüreceğim. Yuvam olarak, evim olarak gördüğüm AK Parti’nin bir neferi olmaya, bu hareketin başarısı için en ön safta koşturmaya devam edeceğim. Bu can bu tende olduğu müddetçe, bu sevdamız dinmeyecek. Ancak bugün içim rahat, gönlüm ferah. Arkamızdan çok çok farklı, bambaşka bir gençlik geliyor. Dil bilen, dünyayı iyi okuyan, Türkiye’yi tanıyan, ecdadını, tarihini, mirasını idrak eden, imanlı, vatansever, en önemlisi de öz güveni yüksek bir gençlik geliyor. ‘İmandır o cevher ki, ilahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.’ İşte en büyük eserim, işte bu gençliğin yetişeceği iklimi inşa etmek olmuştur.”
“TÜRKİYE’Yİ KALAN BÜTÜN HEDEFLERİNE KAVUŞTURMAK İÇİN AZİMLE YOL ALMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Kaygılı ve karamsar olmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu gençlik, inanıyorum ki vakti geldiğinde, emaneti bizden devralacak, çok daha yükseklere çıkaracaktır. İşte onun için Türkiye’nin ufku aydınlıktır. Türkiye, bu gençlik sayesinde eski karanlık günlerine asla dönmeyecektir. Türkiye, bu gençlik sayesinde geriye değil, hep daha ileriye gidecektir. 25 yılda böyle bir gençliği, böyle bir nesil yetiştirme şerefini bize bahşeden Allah’a sonsuz hamdüsenalar olsun. Türkiye’yi kalan bütün özlemlerine, hayallerine, hedeflerine kavuşturmak için azimle, sabırla, heyecanla yol almaya devam edeceğiz. Bu kadroyu, bu teşkilatı, siz değerli arkadaşlarımı, Türkiye aşkınızdan, Türkiye’ye kazandırdıklarınızdan dolayı bir kez daha tebrik ediyorum. Türkiye’ye, Cumhuriyet tarihinin altın yıllarını yaşattığınız için her birinizi ayrı ayrı kutluyorum. Bu kardeşinize 25 yıl boyunca yoldaşlık ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Ebediyete uğurladığımız kardeşlerimizi rahmetle, şükranla yâd ediyorum. Birazdan AK Parti ailesine katılacak milletvekillerimize ve belediye başkanlarımıza hoş geldiniz diyorum. Rabb’im dayanışmamızı, muhabbetimizi daim eylesin, diyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.
Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.
“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”
“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”
Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.
Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.
“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”
“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.
Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.
25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”
“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.
“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”
Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”
“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.
Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.
“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.
Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.
Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.