Emine Erdoğan, BM Genel Kurulundaki Sıfır Atık Özel Oturumu’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak küresel hiçbir meseleye kayıtsız kalmadığımız gibi çevre sorunlarında da çözümün bir parçası olma kararlığımızı sürdürüyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ ın eşi Emine Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliğinin özel davetlisi olarak katıldığı BM Genel Kurulundaki Sıfır Atık Özel Oturumu’nda, iklim ve çevre sorununda dünyada adil dağılım ilkesine dayalı hakkaniyetli bir sisteme ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Emine Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile birlikte, BM 77. Genel Kurul Başkanı tarafından düzenlenen “sıfır atık” konulu, eş sunucu 105 ülkenin yer aldığı üst düzeyli etkinlikte katılımcılara hitap etti.
Sözlerine 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremlerde hayatını kaybedenleri anarak başlayan Emine Erdoğan, dünyanın dört bir yanından arama kurtarma çalışmaları için gelen, yardım gönderen, Türkiye’nin yanında duran herkese şahsı ve Türk halkı adına teşekkürlerini iletti.
Şimdiye kadar BM Genel Kurulunda konuşan ilk Türk Cumhurbaşkanı eşi olan Emine Erdoğan, yeryüzünün bir denge ve ölçü içinde derin bağlarla birbirine bağlı bulunduğunu belirterek, insanların bu mozaiğin parçası olduğunu, milyonlarca canlı türüne ev sahipliği yapan yeryüzüne ve onun işleyişine saygı duyulması gerektiğini vurguladı.
“TOPYEKÛN VE HEMEN BUGÜN HAREKETE GEÇMEK MECBURİYETİNDEYİZ”
“Ancak ne yazık ki son iki yüzyıldır bu anlayışı kaybettik. Yeryüzünün dengesini korumakla mükellef insan, kendisini tabiatın karşısında konumlandırdı” diyen Emine Erdoğan, insanoğlunun ihtiyacından katbekat fazlasını tükettiğini, tükettiklerini de düşüncesizce yeryüzüne terk ettiğine dikkati çekti.
Emine Erdoğan, şunları söyledi: “Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki âdeta ‘Görmediğimiz çöp zararsızdır’ düşüncesiyle, atıklar en az gelişmiş ülkelere gönderiliyor. Bu atık yığınları, sadece tabiatı kirletmekle kalmıyor, yeni sürüm bir sömürgecilik üretiyor. İklim değişikliği kaynaklı kuraklık sebebiyle dünyanın farklı yerlerinde hâlâ binlerce çocuk ölüyorsa bu gidişata ‘Dur’ demek için kaybedecek bir dakikamız bile yok demektir. Milyonlarca insanın içme suyuna erişemediği bir dünyada tek bir sigaranın üretimi için 3,7 litre su kullanılması, sorumlu her dünya vatandaşını derinden yaralıyor.”
Bu yıkıma son vermenin ve dünyayı kurtarmanın yine insanın elinde olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, “İnsanlık olarak ya hep birlikte kazanacağımız ya da hep birlikte kaybedeceğimiz bu denklemde topyekûn ve hemen bugün harekete geçmek mecburiyetindeyiz” diye konuştu.
Emine Erdoğan, 5 sene önce Türkiye’de başlattıkları ve bütün dünyaya yayılan Sıfır Atık Projesi ile büyük dönüşümler başlatabileceklerini gösterdiklerine işaret ederek, proje kapsamında geri kazanılan milyonlarca atık ile 650 milyon ton ham madde tasarrufu sağlandığını ve 4 milyon ton sera gazı salınımının önlendiğini vurguladı.
“Türkiye olarak küresel hiçbir meseleye kayıtsız kalmadığımız gibi çevre sorunlarında da çözümün bir parçası olma kararlığımızı sürdürüyoruz” diyen Emine Erdoğan, sivil toplum gönüllüleriyle çabaları daha geniş kitlelere yaymak için “Sıfır Atık Vakfı” kurma çalışması içinde oldukları bilgisini paylaştı.
“İKLİM VE ÇEVRE SORUNUNDA ADİL DAĞILIM İLKESİNE DAYALI HAKKANİYETLİ BİR SİSTEME İHTİYACIMIZ VAR”
Emine Erdoğan, başta köklü medeniyetlerin beşiği Anadolu kültürü olmak üzere, her kültürün köklerinde tabiatla uyumlu yaşamın farklı örneklerinin bulunduğuna işaret ederek, “Sıfır atık tohumunu hangi vicdana ekersek ekelim, mutlaka yeşereceğine inanıyorum. Yeter ki ortak bir vicdan ve akıl pusulasıyla hareket edelim” ifadelerini kullandı.
Emine Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile imzaya açtıkları küresel taahhüt belgesinin sıfır atık uygulamasının kurumsallaşması yolunda önemli bir adım olduğunu hatırlatarak şöyle devam etti: “Ülkemizde başlattığımız bu hareketin dünyaya model teşkil edecek seviyeye gelmesinden ve BM çatısı altında güçlü bir politikaya dönüşmesinden bir sıfır atık gönüllüsü olarak büyük gurur ve mutluluk duyuyorum. Elde edilen bu başarı, makro ölçekte politikalar geliştiren, duyarlı siyaset yapıcıları kadar atıklarını azaltan ve evindeki atıkları geri dönüşüme kazandıran sorumlu insanlarındır.”
Emine Erdoğan, “Diğer meselelerde olduğu gibi, iklim ve çevre sorununda da adil dağılım ilkesine dayalı hakkaniyetli bir sisteme ihtiyacımız var” dedi.
“BU GİDİŞATI TERSİNE ÇEVİREBİLECEK SON NESİL BİZİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dünya, beşten büyüktür” ifadesinin iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında da ayrı bir öneminin olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Hakkaniyete dayalı bir yük paylaşımı ile önlemleri almak, iklim değişikliğinde payı olmadığı hâlde, sonuçlarından en çok etkilenen ülkelerin gözetildiği adil bir sistem kurmak mecburiyetindeyiz. Refah seviyesi yüksek ülkelerin ihtiyaçlarını karşılamak için toprağını, suyunu seferber ederken kendi çocuklarını yeterince besleyemeyen ülkelerin sorunlarına sırt çeviremeyiz. Açlıktan ölen çocukların sayısı obeziteden hayatını kaybeden çocuklarla aynı iken adil paylaşımdan söz edemeyiz. ‘Dünya nüfusu artıyor, kaynaklar insanlığa yetmiyor.’ derken üretilen gıdanın üçte birini çöpe atamayız hem de bu gıdalar açlık sorununu bitirebilecekken. İşte bu yüzden ben de haykırıyorum: Dünya, beşten büyüktür.”
Gelecek nesiller için değişimin bugün başlatılması gerektiğini vurgulayan Emine Erdoğan, “Buradan, ‘Dünyayı ben mi kurtaracağım?’ diye düşünen herkese seslenmek istiyorum: Evet, siz, evet biz, dünyayı kurtaracağız. Zira bu gidişatı tersine çevirebilecek son nesil biziz. En uzun yollar bile bir adımla başlar. Diliyorum bu 30 Mart, geleceğimiz ve ortak evimiz dünya için, birlikte yürüyeceğimiz bir yolun ilk adımı olur” ifadelerini kullandı.
Emine Erdoğan’ın BM’de yaptığı konuşmayı özel olarak dinlemek için, BM Habitat İcra Direktörü Maimunah Mohd Sharif, BM Genel Kurul Başkan Yardımcısı Aksoltan Ataeva, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in eşi Tamara Vucic, Azerbaycan Meclis Başkanı Sahibe Gafarova, Özbekistan’ın eski Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un kızı Lola Kerimova, Trinidad ve Tobago Dışişleri Bakanı Amery Brown ile Libya Çevre Bakanı İbrahim Alaraby Münier de salonda hazır bulundu.
BM GENEL SEKRETERİ GUTERRES: “TÜRKİYE VE EMİNE ERDOĞAN’IN LİDERLİĞİNİ TAKDİR EDİYORUM”
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de Genel Kurul salonundaki Sıfır Atık Özel Oturumu’nda, “Hayati öneme sahip olan sıfır atık konusunda Türk hükûmeti ve Emine Erdoğan’ın liderliğine saygı duyduğumu ve takdir ettiğimi belirtmek istiyorum” dedi.
İnsanlığın dünyayı bir “çöplük” gibi kullandığını ve “tek evini çöpe” çevirdiğini belirten BM Genel Sekreteri Guterres, atıklar ve hava kirliliğinin çevre, ekonomi ve sağlığı etkilediğine dikkati çekti.
BM Genel Sekreteri Guterres, atık listesinin plastikler, çürük gıda, piller ve inşaat molozu gibi birçok farklı türü barındırdığına işaret ederek, “Dünya Bankasının verilerine göre dünya, her yıl 2 milyar ton kentsel katı atık üretiyor. Bunların yüzde 33’ü düzgün bir şekilde yönetilmiyor” bilgisini paylaştı.
Küresel olarak atığın azaltılmasının karbon salınımını da ciddi ölçüde azaltacağını vurgulayan BM Genel Sekreteri Guterres, “İklim faciasını engellemek için çok az zamanımız kaldı” uyarısında bulundu.
BM Genel Sekreteri Guterres, sözlerini şöyle sürdürdü: “Atık, insanlarımızı, gezegenimizi, doğal kaynakları ve ekosistemimizi, her yıl milyarca kayba yol açarak ekonomimizi öldürüyor. Atık miktarı artmaya devam ediyor. 2050 yılında kentsel katı atık üretiminin iki katına çıkarak 4 milyar tona ulaşacağı öngörülüyor. Atık, gezegenimizi çöpe çeviriyor. Artık atığa savaş açma zamanı geldi.”
Ülkelerin, şehirlerin ve yerel yönetimlerin atık yönetim sistemlerini geliştirmeleri için yatırım yapmaları gerektiğini vurgulayan BM Genel Sekreteri Guterres, insanların yeniden kullanım ve geri dönüşüme başvurmalarını teşvik etmek amacıyla politikalar üretilmesinin önem taşıdığına dikkati çekti.
BM Genel Sekreteri Guterres, “Ülkeler, ulusal düzeyde Emine Erdoğan’ın öncülüğünde Türkiye’nin yürüttüğü Sıfır Atık Projesi gibi örneklerden ilham almalı. Bu bağlamda, sıfır atık alanında seçkin kişilerden oluşacak bir Danışma Kurulunu kuracağımı duyurmaktan memnuniyet duyuyorum. Hanımefendi Emine Erdoğan’a da bu Kurulun başkanlığını yapmayı kabul ettiği için teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.
BM Genel Sekreteri Guterres, Danışma Kurulunun başarılı ulusal ve yerel sıfır atık girişimlerinin hikayelerini paylaşacağını söyledi.
Son olarak tüketicilerin de çok daha sorumlu davranmaları gerektiğinin altını çizen BM Genel Sekreteri Guterres, “Hepimiz günlük olarak satın aldığımız ürünlerin kaynağını ve etkilerini düşünmeli ve onları nasıl elden çıkardığımızı gözden geçirmeliyiz” uyarısında bulundu.
BM Genel Sekreteri Guterres, tüm bu önlemlerin çok büyük ekonomik faydalarının da bulunduğunu da vurgulayarak, döngüsel sıfır atık ekonomilerinin hükümetlerin de tasarruf etmesini sağlayacağını ancak bunun için küresel düzeyde iş birliğinin gerektiğini ifade etti.
Geçen yıl BM Genel Kurulunun kabul ettiği sıfır atık kararının da bu yöndeki siyasi iradenin mevcudiyetini gösterdiğini anlatan BM Genel Sekreteri Guterres, “Dünyamızı kirletiyoruz, artık temizleme zamanı. İnsanlar ve gezegenimiz için döngüsel ve sıfır atıktan oluşan geleceğimizi inşa etmek için birlikte çalışalım” diyerek sözlerini tamamladı.
ULUSLARARASI SIFIR ATIK GÜNÜ
BM Genel Kurulu, 14 Aralık 2022’de Türkiye’nin ana sunucusu, 105 ülkenin de ortak sunucu olduğu “sıfır atık” kararını oydaşmayla kabul etmişti.
Genel Kurulun bu kararıyla 30 Mart, “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edildi.
BM’DE DEPREMLER İÇİN KURULAN “ANMA KÖŞESİ”Nİ ZİYARET
Emine Erdoğan ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Türkiye’de 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenler ve depremzedeler için BM binasında kurulan “Anma Köşesi”ni ziyaret etti.
Emine Erdoğan ve BM Genel Sekreteri Guterres, Anma Köşesi taziye defterini de imzaladı.
BM Genel Sekreteri Guterres, taziye defterine, “Türkiye ve Suriye’de korkunç depremler nedeniyle hayatını kaybeden ailelere başsağlığı dileklerimi iletmek isterim. Kalbim, etkilenen bölgedeki insanlarla birlikte. Gaziantep’te kişisel olarak Türk halkının çok büyük bir cömertlik göstererek milyonlarca Suriyeli mülteciye nasıl kucak açtığını, koruduğunu ve yardım ettiğini asla unutamam. Bugün biz de Türk halkına, en çok ihtiyaç duydukları bu anda, aynı dayanışmayı göstermeliyiz. BM, Türk hükümeti ve halkıyla tam dayanışma içinde her türlü desteği sağlamaya hazır” yazdı.
Emine Erdoğan ise, şu ifadelere yer verdi: “Depremin ilk anından itibaren, devletimiz tek yürek halinde tüm imkân ve araçlarıyla bölgede çalışmalar yürütüyor. Asrın felaketi olarak nitelendirdiğimiz depremlerin açtığı yaraları sarmak için seferber edilmiş her bir destek, kanayan bir yaraya merhem oluyor. Dünyanın dört bir köşesinden tezahür eden bu güçlü dayanışma; acının sınır tanımadığını; din, dil, ırk, coğrafya fark etmeksizin gözyaşının aynı olduğunu hepimize hatırlattı. Arama-kurtarma ekipleri göndererek, insani yardım imkânlarını seferber ederek, dua ve iyi dileklerini paylaşarak Türkiye’nin yanında olan dostlarımız, hem bizim hem de milletimiz için önemli bir teselli kaynağı oldu. İnsanlık ailesi olarak her bir ferdiyle bir elin parmakları gibi birbirine kenetlendiğimizde, nice badireleri aşacağımıza yürekten inanıyorum. Zor günlerde ortaya çıkan bu birlik ve dayanışma ruhunun, iyi günlerde de daim olmasını diliyor, ancak böylesi bir dünyada barış ve esenliği tesis edebileceğimizi ifade etmek istiyorum.”
İkilinin “Anma Köşesi”ne kırmızı karanfil bırakmasının ardından Emine Erdoğan, BM Genel Sekreteri Guterres’e yapıt üzerindeki saatin 6 Şubat’ta depremin gerçekleştiği “4.17”ye sabitlendiğini gösterdi.
BM Genel Sekreteri Guterres ve Emine Erdoğan aynı zamanda 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü vesilesiyle BM binasında açılan Sıfır Atık Dijital Sergisi’ni gezdi.
Emine Erdoğan ve BM Genel Sekreteri Guterres ile beraberlerindeki heyet, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Daire Başkanı Sadiye Bilgiç tarafından Türkiye’nin 2017’den bu yana Emine Erdoğan’ın öncülüğündeki sıfır atık girişimi çerçevesinde attığı önemli adımlar ve çalışmalarla ilgili bilgilendirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.