Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize’de yapımı tamamlanan yatırımların toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Biz sizlerin emanetini, sizlerin mesuliyetini taşıyoruz. Biz yüzünü ülkemize dönmüş milyonların umudunu taşıyoruz. Biz sadece 86 milyona değil, gelecek nesillere karşı da sorumluyuz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’de yapımı tamamlanan yatırımların toplu açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasında, Rize’de bulunmanın ve hemşehrileriyle hasret gidermenin bahtiyarlığını yaşadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şimdi bize zaman zaman ‘Yorulmuyor musun?’ diye soruyorlar. Allah aşkına şu sevdayı görende yorulma olur mu? Rizeli uşakların şu muhabbetine mazhar olanda yorgunluk olur mu? Dahası ülkesi ve milleti için aşkla koşanda yorgunluk hiç olur mu? Tabii ki olmaz. Kalbi bu ülke için, bu aziz millet için çarpan yorulmaz. Onun için durmuyoruz, duraksamıyoruz, rehavete kapılmıyoruz. Onun için şehir şehir, ilçe ilçe geziyor, ülkemizin eksiğini, gediğini gidermek için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Meydanlardan dolup taşan şu coşkunuz, şu heyecanınız için sizlere en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im birliğimizi beraberliğimizi daim eylesin.”
Cuma namazını Merkez Sahil Camii’nde kıldığını, orada hemşehrileriyle dua, hasbihal ve musafaha ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Şimdi Rize merkez ve ilçelerimizde yapımı tamamlanan eserlerimizin toplu açılışını yapmak üzere sizlerle beraberiz. Ne diyor o güzel Karadeniz manisinde, ‘Yaylasının dumanı denizinin balığı. Bu derelerin derdi Rize’ye sevdalı’. İşte bizim de derdimiz Rize’yle birlikte 81 vilayetimize aşkla hizmet etmek. Hamdolsun sizin desteğinizle, sizin itimadınızla sizlerin hayır dualarıyla şehirlerimizi ihya ediyoruz. Şimdiye kadar Rize’ye hep elimiz dolu geldik.”
Rize’ye her gelişlerinde taş üstüne taş, eser yanına eser koyduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de eserlerimizi hizmete almak, yeni yatırımlarımızın da temellerini atmak amacıyla sizlerin huzurundayız. Birazdan 26 projemizin resmî açılışını yapacak, üç yeni yatırımın da inşallah temellerini atacağız. Toplam değeri yaklaşık 10 milyar lira olan bu eserlerin Rize’mize, Rizeli hemşehrilerime ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bakanlıklarımızı, belediyelerimizi, hayırseverlerimizi bu yatırımlarda emeği geçen herkesi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Yüklenici firmalarımıza, bu eserlere alın ve fikir teri bulunan işçilerimize, mimarlarımıza, mühendislerimize en içten şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“TOPLAM 330 BİN METREKARELİK MİLLET BAHÇEMİZİ BUGÜN RESMEN HİZMETE SUNUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat depremlerinin hemen ardından önceliklerinin şehirleri süratle dirençli ve güvenli hâle getirmek olduğunu anımsatarak, şöyle devam etti: “Bunun için TOKİ vasıtasıyla yürüttüğümüz projelerde gaza bastık. TOKİ ile bugüne kadar 5 bin 636 konutu tamamladık. Bin 221 konutun yapımı sürüyor. Bugün de Yağlıtaş Mahallesi’nde 465 konut, dört iş yeri ve bir camimizin, Kendirli Mahallemizde 79, Madenli beldemizde 143, Çayeli ilçemizde ise 79 konutumuzun açılışını yapıyoruz. Ailelerimizin bu evlerde ağız tadıyla oturmalarını Cenabıallah’tan niyaz ediyoruz. Geliyorum millet bahçelerimize. Rize’mizin yeşiline yeni tonlar ekleyecek toplam 330 bin metrekarelik millet bahçemizi de bugün resmen hizmete sunuyoruz. Aynı şekilde içerisinde millet kıraathanemizin, ilçe kütüphanemizin, çocuk parkımızın ve sosyal donatı alanlarının yer aldığı İyidere Millet Bahçemizin kurdelesini kesiyoruz. Çamlıhemşin’de vatandaşlarımızın tabiatla iç içe vakit geçirebilecekleri, çocuklarımızın rahatça oyun oynayabilecekleri millet bahçemizi faaliyete alıyoruz. Güneysu’da ise altyapı ve çevre düzenlemesini tamamladığımız 27 adet geçici iş yerimizi hak sahiplerine teslim ediyoruz. Isırlık Tabiat Parkı ve spor aktivite alanı ile bisiklet yolunun üçüncü etabını da bugün hizmete veriyoruz. Hayırlı uğurlu olsun.”
“RİZE KÜLTÜR SOKAĞI İLE ŞEHRİN EKONOMİSİNE KATKI YAPACAĞIZ”
Bir şehrin geleceğinin parlaklığının o şehrin kültür ve sanat alanındaki dinamizmiyle orantılı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Edebiyatla, resimle ve müzikle bağı kopan şehirler yalnızca binalardan ibaret kalır ve gün geçtikçe ruhunu kaybeder. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz Rize Kültür Sokağı’nı bugün açıyoruz. Rize Kültür Sokağı ile yerel üreticileri destekleyecek, sergi alanlarını genişletecek, el emeği ürünlerin imalat ve satış süreçlerini destekleyip, şehrin ekonomisine katkı yapacağız” dedi.
Rize’deki eğitim altyapısını güçlendirecek yatırımları da hızla devreye sokmaya devam ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri verdi: “Rize merkez ve ilçelerdeki 10 adet okulumuzun güçlendirme çalışmalarını tamamladık ve eğitim öğretimi hazır hâle getirdik. Çamlıhemşin’de yapımı biten 16 derslikli Hafize-Haşim Haşimoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi de yeni eğitim öğretim yılında öğrencilerimize kapılarını açacak. Merkezde ise 600 kişilik Ahmet Tevfik İleri öğrenci yurdumuzu hizmete sunuyoruz. Bu yatırımlarla çocuklarımızın ve gençlerimizin daha modern, nitelikli ve güvenli ortamlarda eğitim almalarını temin edeceğiz. Hayırlı uğurlu olsun diyor. Emeği geçenleri tebrik ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentin hem sporda hem de spor turizminde ciddi ivme kazandığını, dünyanın en prestijli ultra maraton koşularından birisinin Kaçkar’da yapıldığını söyledi.
Rize’nin bugünlerde 60 ülkeden 2 binden fazla sporcuyu misafir ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kaçkar maratonundaki tüm sporculara başarı diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rizelileri birinci sınıf tesislerle buluşturmaya devam edeceklerini, İkizdere futbol sahası başta olmak üzere merkez, ilçe ve beldelerdeki spor tesislerinin bakım ve onarımını tamamladıklarını, iyileştirme çalışmaları devam eden spor merkezlerinin açılışını da yakın zamanda yapacaklarını belirtti.
Bugün aynı zamanda inşaat, altyapı ve çevre düzenlemesi sona eren 190 iş yerinin bulunduğu Çiftekavak sanayi sitesinin, 12 bin 500 metrekare alana sahip yeni otobüs terminalinin, Çamlıhemşin’de 91 konut ve 12 dükkânın temellerini attıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam değeri 3 milyar lirayı aşan bu yatırımların hayırlı olmasını dileyerek, TOKİ ve belediyeye teşekkürlerini iletti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırma, denizcilik ve turizm projelerinin hem Rize hem de tüm Karadeniz bölgesi için çok önemli yatırımlar olduğunu vurgulayarak hazırlık, plan ve proje çalışmaları başlatılan yaklaşık 30 kilometrelik güney çevre yolu ve tüneller projesini hayata geçirdiklerini aktardı.
Proje tamamlandığında şehir içi ulaşımın rahatlayacağını, trafik yoğunluğunun ciddi oranda azalacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İyidere Lojistik Limanı projesinde de önemli bir seviyeye ulaştıklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, limanın, Ovit üzerinden kalkınma yoluna bağlanmasıyla şehrin uluslararası ticaret güzergâhındaki stratejik konumunun da güçleneceğine işaret ederek, “36,5 kilometrelik Pazar-Adreşen ayırımı, Çamlıhemşin-Ayder yolu ve Tunca yolu ile bölgenin ulaşım altyapısını tahkim ediyoruz. Projemiz bittiğinde Ayder ve Fırtına Vadisi’ne giden yollar artık daha hızlı, güvenli ve konforlu hâle gelecek. Rize’deki turizm sezonu 12 aya yaymayı hedeflediğimiz bu çalışmalarla Ayder’in güzelliklerini inşallah daha görünür kılacağız” diye konuştu.
“SAĞLIKTA RİZE’DE TAM BİR BAŞARI HİKÂYESİ YAZDIK”
Sağlıkta Rize’de tam bir başarı hikâyesi yazdıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’de toplam bin 235 yatak kapasitesine ulaşıldığı bilgisini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bin 53 yatak kapasiteli Rize Şehir Hastanesinin yüzde 70’inin tamamlandığını, kalan kısmının süratle bitirilmesi için Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na talimat verdiğini ifade etti.
320 bin metrekare alana inşa edilen Rize Şehir Hastanesinin en üst düzeyde kesintisiz sağlık hizmeti sunacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kasım ayında hasta kabulüne başlayacak olan 50 yataklı Çayeli Devlet Hastanesi’nin yapımının devam ettiğini, toplam değeri 25 milyar liranın üzerinde olan bu iki yatırımın da hayırlı olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki dönemde 25 yataklı Fındıklı Devlet Hastanesinin de inşaat sürecini başlatacaklarını, Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık hizmeti sunmaya devam edeceklerini kaydetti.
Ardeşen’de ise 24 saat hizmet veren bir sağlık tesisi inşa edeceklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda ihale, proje ve arsa süreçleri devam eden dokuz sağlık tesisini de en kısa sürede tamamlayıp faaliyete geçireceklerini belirtti.
“DURMADAN, YORULMADAN SİZİN İÇİN KOŞTURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şunun altını bir kez daha çizmekte fayda görüyorum. Başkalarının gündemleri farklı olabilir. Başkaları, milletimizin dertleriyle dertlenmeyebilir. Başkaları, milletimizin taleplerine, beklentilerine kulak tıkayabilir. Başkaları, sabah akşam birbirleriyle kavga edebilir, tartışabilir, didişebilir ama bizim böyle bir lüksümüz asla olamaz. Çünkü biz, sizlerin emanetini, mesuliyetini taşıyoruz. Biz, yüzünü ülkemize dönmüş milyonların umudunu taşıyoruz. Biz, sadece 86 milyonun değil gelecek nesillere karşı da sorumluyuz. Onun için muhalefetin ne dediğiyle ne yaptığıyla ilgilenmiyoruz. Ne onların aralarındaki kavganın ne de sataşmanın tarafı asla değiliz. O, şunu demiş, bu şöyle yapmış, eski dostlar düşman, eski çamlar bardak olmuş bunların hiçbiri bizim umurumuzda bile değil.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu kardeşinizin gündeminde sadece hizmet var. Eser hizmeti siyaseti var. Rize ile birlikte 81 vilayetimize yeni yatırımlar kazandırmak var. Bu kardeşinizin gündeminde Türkiye’yi küresel siyasette hak ettiği yere getirmek, hak ettiği itibarı görmesini sağlamak var. Bu kardeşinizin gündeminde, ülkemizi etrafındaki ateş çemberinden, krizlerden ve çatışmalardan korumak var. Yani sizin emanetinize hakkıyla sahip çıkmak var. Siz bizi bu makamlara patronluk taslamak için değil, sizlere hizmetkârlık etmemiz için getirdiniz. Biz de sadece vazifemizi yapıyor, görevimizi yapıyor, aşkla sizlere hizmet ediyoruz. Bu can, bu tende olduğu müddetçe Cenabı Allah’ın izniyle durmadan, duraksamadan, yorulmadan sizin için koşturmaya devam edeceğiz. Açılışını yaptığımız eserlerin ve temellerini attığımız yatırımların Rizemiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Bu eserlerde emeği geçen tüm kardeşlerime, teşekkürlerimi iletiyorum.”
Toplu açılış töreni öncesinde Rize’de Valiliği ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Valilik Şeref Defteri’ni imzaladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vali İhsan Selim Baydaş ve Belediye Başkanı Rahmi Metin’den kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bazı programlara katılmak üzere memleketi Rize’nin Güneysu ilçesine gitti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkez Camii önünde kendisini bekleyen hemşerilerini eşi Emine Erdoğan ile selamladıktan sonra makam aracından inerek, otobüse geçti ve burada kısa bir konuşma yaptı.
Konuşmasına hemşerilerini selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gecemiz kutlu olsun. Geleceğimiz aydınlık olsun. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun. Sizleri bu güzel yaz akşamında tüm bakan arkadaşlarım ve parti teşkilatımla en kalbi duygularla selamlıyorum. Birliğiniz, beraberliğiniz daim olsun. Bu birlik, beraberlik içerisinde Rabb’im bizlere daha nice başarılar nasip etsin. Bu birliğinizi, beraberliğinizi daim kılsın. Sizlerden bu konuda her zaman bugüne kadar olduğu gibi aynı birlikteliği, aynı beraberliği, aynı gayreti bekliyoruz. Bu birlik ve beraberlik içerisinde önümüzde yaklaşan seçimleri başarıyla inşallah atlatacağımıza olan inancımı da yeniliyorum. Sizleri çok daha fazla bekletmeden ailelerinizle birlikte bu yaz akşamını geçirmenizi istiyorum.”
Rize Valisi İhsan Selim Baydaş’ın “Bu sene mevsim bayağı iyi geçiyor” bilgisini verdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna da sevindim. Bu mevsim şartlarıyla çaylıklarda da herhâlde fazla yorulmuyorsunuz. Rabb’im yar yardımcınız olsun diyorum. Tüm geçmişlerimize rahmet okuyor. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, üst üste ikinci kez Avrupa Şampiyonu olan A Millî Kadın Voleybol Takımı ile Akdeniz Oyunları’nda şampiyon olan millî voleybolcuları Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti.
Kabulde, hafta sonu oynanan finalde İtalya’yı yenerek üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu olan A Millî Kadın Voleybol Takımı’nı tüm kadrosuyla tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı yaş ve kategorilerde uluslararası müsabakalarda derece yapan tüm sporcuları kutladı.
Sporcularla gurur duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen hafta İstanbul gerçekten farklı bir heyecana tanıklık etti. 2023’te Belçika’da kazandığımız kupayı üç yıl sonra bu kez kendi evimizde, taraftarımızın önünde hem de tarihî bir geri dönüşle elde ettik. Bayrağımızı göndere yeniden çektik. İstiklal Marşı’mızı tüm dünyaya yeniden dinlettik” diye konuştu.
A Millîlerin ilk maçtan final müsabakasına kadar kararlılığından taviz vermeyerek, tam bir takım ruhuyla şampiyonluğa ulaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bizim şartlar ne olursa olsun asla pes etmeyen bir millî karaktere sahip olduğumuzu kupayı ikinci kez kaldırarak yeniden gösterdiniz. Tribünleri coşkuyla dolduran taraftarlarımız da muhteşem bir atmosfer oluşturarak sizlere çok güçlü bir destek verdi. Ekranları başından sizleri takip eden milyonlarca vatandaşımız Filenin Sultanları için tek yürek oldu. Sizlerle beraber malzemeci arkadaşlarımızdan sağlık ekibimize, teknik heyetimizden yöneticilerimize bu zaferde emeği bulunan herkese takdir ve tebriklerimi iletiyorum.”
“SPORCULARIMIZIN, KULÜPLERİMİZİN YANINDA OLDUK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmet olarak göreve geldikleri ilk günden itibaren sporun her branşına güçlü destek verdiklerini vurgulayarak, “Stadyumlardan sponsorlara kadar ihtiyaç duydukları tüm alanlarda maddi, manevi ve bütünüyle sporcularımızın, kulüplerimizin yanında olduk” dedi.
Bir dönem kısıtlı imkânlarla derme çatma spor salonlarında antrenman yapmak zorunda kalan takımların artık dünyada parmakla gösterilen modern tesislerde maçlara hazırlandığını ve kendilerini geliştirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Voleybol başta olmak üzere spora yaptığımız bu devasa yatırımların karşılığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. İnşallah, çok daha iyi yerlere geleceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının hem millî takım hem de kulüpler düzeyinde voleybolda başarıdan başarıya koşulan bir sene olduğunu belirterek, Filenin Sultanları’nın Milletler Ligi ve Avrupa Şampiyonası’nda zirveye yerleştiğini dile getirdi.
İtalya’da düzenlenen Akdeniz Oyunları’nda millî takımın namağlup şampiyon olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Galatasaray ve VakıfBank kulüplerimiz Şampiyonlar Ligi ve CEV kupalarını ülkemize getirdi. Diğer taraftan 18 yaş altı kız millî takımımız Letonya’daki U18 Avrupa Şampiyonasını, 17 yaş altı kız millî takımımız Şili’deki Dünya Şampiyonasını gümüş madalya ile tamamladı” dedi.
“YENİ DÖNEME DE BÜYÜK BİR AZİMLE BAŞLAYALIM”
Türkiye Voleybol Federasyonu Spor Lisesi Erkek Takımının ise 2024’teki birinciliğin ardından Çin’de düzenlenen 2026 Dünya Şampiyonası’nda ikinci kez şampiyonluk gururu yaşadığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Her bakımdan gurur verici, gelecek adına umut verici bir yıl geçirdik. Şimdi artık önümüzde katılmayı garantilediğimiz 2028 Los Angeles Yaz Olimpiyat Oyunları var. İnşallah orada da şampiyonluğa uzanacağımızdan hiçbir şüphem yoktur. İnanıyoruz, kendimize güveniyoruz. Allah’ın izniyle başaracağız. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin, ayaklarınıza taş değdirmesin. 2003 yılında Avrupa Şampiyonasında ikinci olarak Türk voleyboluna ilk uluslararası başarısını kazandıran sporcularımız ve teknik heyetimiz başta olmak üzere voleybolumuzun bugünlere gelmesinde emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Hepinizi tekrar tebrik ediyor, her birinize üstün başarılar temenni ediyorum. Şimdi yeni döneme de büyük bir azimle inşallah başlayalım.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, kabulde yer alan A Millî Kadın Voleybol Takımı kaptanı Eda Erdem’e “Sakatlık filan kalmadı değil mi?” sorusu üzerine Erdem, “Yok, çok şükür iyiyim. Hele madalya ve kupadan sonra çok daha iyiyim. Teşekkür ederim” karşılığını verdi.
Erdem’in “Burada ağırlanmaktan ve devletin en üst makamında bu takdiri görmek bizler için gerçekten çok kıymetli” ifadelerini kullanması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ben de şahsım, milletim adına sizleri burada ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Avrupa şampiyonluğunu yakalayıp buraya kupayla gelmek, bizim için ayrı bir mutluluk. İnanıyorum ki bunlar bize geleceğe yönelik çok daha farklı kupaları getirecektir. Gerek U, gerekse A Takımın bu şampiyonlukları yakalaması hakikaten ayrı bir mutluluk.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabulün sonunda “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır” ifadelerini kullandı.
Kabulde, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Akif Üstündağ, A Millî Kadın Voleybol Takımı Başantrenörü Daniele Santarelli ve ilgililer yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Kategorik olarak kimseye düşmanlık beslemiyoruz, tam tersine içinde bulunduğumuz zor coğrafyada bağımsız, istikrarlı ve müreffeh bir devlet olarak yolumuza devam etmek istiyoruz. Bunun önünün kesilmesine asla fırsat vermeyeceğiz. Ülkemizin güçlenmesinden, bölgesinde barış ve istikrarın tesisi için çaba sarf etmesinden rahatsız olanlar bizi yolumuzdan geri döndüremezler” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.
Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kabinemizin 71. toplantısını az önce tamamlamış bulunuyoruz. Toplantımızda adalet, ekonomi, şehircilik ve sokaklarımızın daha emniyetli hâle getirilmesi başta olmak üzere birçok önemli konuyu istişare ettik. Vatandaşlarımızın refah, huzur ve güvenliğini artıracak kararlar aldık. Bunlara geçmeden evvel, son toplantımızdan bu yana milletimize hizmet mücadelemizde neler yaptığımızı şöyle kısaca hatırlatmak istiyorum.
Biz tarihine sırt çeviren değil, mazisi olmayanın istikbali olmaz düsturuyla hareket eden bir kadroyuz. Bu topraklarda kurduğumuz son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti’ni bir kopuş olarak değil, maziden atiye uzanan binlerce yıllık yolculuğumuzun en nadide halkası olarak görüyoruz. Milletimizin, medeniyetimizin yüzyıllara sâri köklü tarihini 100-150 sene öncesiyle başlatan inkârcı yaklaşımları kabul etmiyoruz. Selçuklu’yu, Osmanlı’yı yok sayıp eski Türk tarihinden tek hamlede Cumhuriyete atlayan tarih okumalarını da kesinlikle iyi niyetli bulmuyoruz. Bunlar Türkiye’yi ve Türk milletini asli kimliğine yabancılaştırmaya çalışan, ruhsuz, köksüz ve hatta İslamsız bir millet hayali gören son derece tehlikeli, son derece art niyetli toplumsal mühendislik projeleridir. Tek parti döneminde bu tarz projeler uygulanmak istenmiştir. Ama milletimizi ruh kökünden koparmayı amaçlayan bu projelerin hiçbiri muvaffak olamamıştır. Bundan sonra da milletimiz asli kimliğine, zaferlerle dolu görkemli tarihine bir bütün olarak sahip çıkmaya devam edecektir. Biz de inşallah ecdadın ayak izlerini takip etmeyi sürdüreceğiz.
Bu anlayışla biliyorsunuz son yıllarda Ahlat’ta ve Malazgirt’te Okçular Vakfımızın öncülüğünde çok anlamlı etkinlikler düzenliyoruz. Bu sene de kabine olarak Milliyetçi Hareket Partisi’nin saygıdeğer Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ve diğer siyasi parti liderlerimizin katılımıyla Ahlat ve Malazgirt’te muhteşem bir buluşmaya imza attık. Muş ve Bitlis başta olmak üzere farklı illerimizden gelen kardeşlerimizle Malazgirt Zaferimizin 955. yıl dönümünü bir kez daha gururla kutladık. Sultan Alparslan ve Kahraman Ordusu ile birlikte İla-yı Kelimetullah davası uğrunda can veren tüm şehitlerimizi şükranla yâd ettik. Malazgirt’ten verdiğimiz mesajların muhataplarına ulaştığını sonrasında çıkan seslerden gördük. Şunu bir defa açık ve net söylemek isterim: Bizim vakur, soğukkanlı tavrımız kimseyi farklı hayallere sürüklemesin. Kılıç şakırtıları altında can alıp can vererek kendimize yurt eylediğimiz bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız. Aynı şekilde bölgemizde ülkemizi çevrelemeye dönük hasmane adımları tribünden seyretmeyiz. Türkiye hiçbir ülkenin, hiçbir toplumun, hiçbir inanç ve kültürün karşısında değildir. Olması da zaten düşünülemez. Fakat Türkiye her hukuksuzluğun, her haksızlığın, her zorbalığın, kimden gelirse gelsin her haydutluğun karşısındadır, olmaya da devam edecektir.
“TÜRKİYE’YE DOST OLAN KAZANACAK, HUSUMET BESLEYEN İSE KAYBEDECEKTİR”
Tekrar söylüyorum, kategorik olarak kimseye düşmanlık beslemiyoruz. Tam tersine içinde bulunduğumuz zor coğrafyada bağımsız, istikrarlı ve müreffeh bir devlet olarak yolumuza devam etmek istiyoruz. Bunun önünün kesilmesine asla fırsat vermeyeceğiz. Ülkemizin güçlenmesinden, bölgesinde barış ve istikrarın tesisi için çaba sarf etmesinden rahatsız olanlar bizi yolumuzdan geri döndüremezler. Hiç şüpheniz olmasın, tarihin akışını değiştirmeye kimsenin gücü yetmez. Türkiye dostlarıyla el sıkışacak, akrabalarıyla kucaklaşacak, kardeşleriyle yeniden kenetlenecektir. Türkiye’ye dost olan kazanacak, husumet besleyen ise kaybedecektir. İttifak ve ittihat siyasetimiz doğrultusunda gönül coğrafyamızın tamamında birlik ve dirliğin kök salması için çalışmakta kararlıyız. Bunda da en küçük bir tereddüt göstermeyeceğiz.
28 Ağustos’ta Mevlid-i Nebi Haftası münasebetiyle Diyanet İşleri Başkanlığımızın İstanbul’da tertiplediği programa iştirak ettik. Siret ve suretiyle, veladet ve nübüvvetiyle kurtuluşa susayan, gönüllere ferahlık veren Hâtemü’l-Enbiya Efendimizin güzel ahlakını Kur’an ve sünnet ışığında bir kez daha tefekkür ettik. Bu vesileyle Peygamber Efendimizin aleyhissalatü vesselam yeryüzüne teşriflerinin 1501. sene-i devriyesinin milletimiz, ülkemiz, İslam coğrafyası ve tüm insanlık için hayırlara kapı aralamasını Rabbimden niyaz ediyorum.
Bu yıl 30 Ağustos Zafer Bayramımızı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gelen bir kaza haberinin gölgesinde kutladık. Girne’den Taşucu’na giden bir yolcu gemisinin alabora olması sebebiyle yaşanan elim kazada 239 kardeşimiz kurtulurken maalesef 14 kardeşimiz vefat etti. 14 kardeşimiz ise hâlen kayıp durumda. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile iş birliği içerisinde hâlihazırda dokuz gemi ve 11 hava aracıyla arama çalışmalarına destek veriyoruz. Kaza sonrasında Kuzey Kıbrıs makamları tarafından soruşturma açılmış, geminin kaptanı dâhil sekiz mürettebat gözaltına alınmıştır. Yargı süreci resmî kurumlarımızca yakından takip edilmektedir.
Aynı şekilde 2 Eylül’de Silivri açıklarında insan kaynaklı hatalar nedeniyle meydana geldiği anlaşılan çarpışma sonucu batan kuru yük gemisindeki 10 mürettebatla ilgili arama-kurtarma çalışmalarımız da devam ediyor. Bugün bir kez daha kazazedelerimize geçmiş olsun diyor, hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum.
Şu gerçeği bugün tekrar vurgulamak istiyorum: Bu sene 104. yıl dönümünü idrak ettiğimiz büyük zafer, zorluklar karşısında milletimizin mücadele azmini gösteren önemli bir referanstır. 30 Ağustos’ta milletimiz istiklal ve istikbalinden asla taviz vermeyeceğini, namusunu kimseye çiğnetmeyeceğini tüm dünyaya göstermiştir. 26 Ağustos 1071’de Sultan Alparslan ve ordusunun açtığı Anadolu kapısı 30 Ağustos 1922’de müstevlilerin yüzüne ilanihaye kapanmıştır. İnşallah ebediyen de kapalı kalacaktır.
“TÜRKİYE, BÜYÜK İKTİSADİ VE BEŞERİ POTANSİYELİYLE YILDIZI GİDEREK PARLAYAN BİR ÜLKEDİR”
Türkiye tarihi ve kültürel birikimiyle, büyük iktisadi ve beşeri potansiyeliyle dünyada yıldızı giderek parlayan bir ülkedir. Millet olarak üç kıtaya yayılmış büyük bir imparatorluğun mirasçılarıyız. Çok geniş bir coğrafyayla tarihi bağlarımız, akrabalık ilişkilerimiz var. Günümüzün dünyasında toplumlararası yakınlaşmanın, ticari ve kültürel bağları güçlendirmenin ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu anlayışla dış politikada Türkiye’yi ve Türkiye’nin çıkarlarını merkeze alan bir yaklaşımla tüm ülkelerle iş birliğimizi ilerletmenin gayretindeyiz. Diyalog ortağı olduğumuz Şangay İşbirliği Teşkilatı, son yıllarda ilişkilerimizin yoğunlaştığı bölgesel kuruluşların başında gelmektedir. Teşkilat, 4 milyarı bulan nüfusu ve 35 trilyon dolara varan ekonomisiyle çok güçlü bir potansiyeli bünyesinde barındırıyor. Bizim de sadece teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Bu rakamı daha dengeli bir yapıda artırmak istiyoruz. Teşkilatın 1 Eylül tarihinde Bişkek’te icra edilen Liderler Zirvesine iştirak ederek bu irademizi teyit etmiş olduk. Bizim açımızdan verimli geçen zirvede enerji güvenliği ve bağlantısallık başta olmak üzere Türkiye’nin teşkilat için taşıdığı önemi vurguladık. Tehdit ve sınamaların etkisinde yeniden şekillenen uluslararası sistemde teşkilatın çok kutupluluğa yaptığı katkıları detaylıca değerlendirdik. Zirve kapsamında ayrıca aralarında Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin’in de bulunduğu birçok devlet ve hükümet başkanıyla görüşmelerimiz oldu. Birleşmiş Milletler’in tamamlayıcısı olarak gördüğümüz Şangay İşbirliği Teşkilatı ile münasebetlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.
Geride bıraktığımız hafta ekonomimize dair önemli veriler açıklandı. İhracatta yakaladığımız ivmenin devam etmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Ağustos ayı mal ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artışla 23,5 milyar dolar yükseldi. Bu rakamla Ağustos ayı ihracatında rekor kırdık. İhracatımız 2026 yılının ilk 8 ayında yüzde 4 artışla 185 milyar dolara çıktı. Yıllıklandırılmış ihracatımız ise yüzde 4,2 artışla 280,3 milyar dolara ulaştı. Sene sonu hedefimiz olan 282 milyar dolara sadece 1,7 milyar dolarlık fark kalmış oldu. Ağustos ayı ihracat rakamlarının hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu başarıda emeği geçen ihracatçılarımızı gönülde tebrik ediyorum. Enflasyon tarafında İran merkezli küresel krizin etkilerini tüm dünya gibi biz de hissediyoruz. Amerika dâhil dünyanın birçok ülkesinde petrol fiyatları tarihî seviyeleri görmüş durumda. Bilhassa dizel fiyatlarında daha önce görülmedik artışlar yaşanıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki düğüm çözülmedikçe petrol fiyatlarındaki artışların herkesi zorlamaya devam edeceği anlaşılıyor.
“TÜRKİYE EKONOMİSİNİ KALKINMA VE BÜYÜME ROTASINDA TUTMAYI SÜRDÜRÜYORUZ”
Burada şunu bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum: İsrail’in tertip ve tahrikleriyle başlayan savaşın faturasını sadece İran halkı, sadece kardeş Körfez ülkeleri değil, ilgili ilgisiz herkes ödemektedir. Tüm bölgemize rahat bir nefes aldıran İslamabad mutabakatını akim bırakan da yine İsrail’in yalanları ve sabotajlarıdır. En küçük bir barış ihtimalini bile kendisine tehdit gören bu radikal zihniyet değişmedikçe bölgemizdeki kriz fırtınası dinmeyecektir. Bu gerçekler ışığında hedeflerimizde bazı ayarlamalar yapıyor olsak da Türkiye ekonomisini kalkınma ve büyüme rotasında tutmayı sürdürüyoruz. Dün açıkladığımız orta vadeli program bunun en son örneğidir. Programla gelecek 3 yıla ait yol haritamızı kamuoyumuzla paylaştık. Orta vadeli programla, tarım ve sanayi sektörleriyle turizm başta olmak üzere hizmetler sektörümüzün güçlendirilmesi, yüksek teknoloji ve katma değere dayalı üretimin arttırılması, ihracat kapasitemizin geliştirilmesi ve ekonomimizin rekabet gücünün daha ileri seviyelere taşınması yönündeki politikalarımızı ortaya koyduk. Jeopolitik risk ve belirsizliklerden kaynaklanan sıkıntılara rağmen yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı önceleyen politikalarımızda hiçbir değişiklik söz konusu değildir.
Aynı şekilde enflasyonla mücadeledeki kararlı duruşumuz sürecektir. Milletimizin refahını artıracak, ekonomimizin yapısal sorunlarına kalıcı çözümler üretecek adımları atmaya devam edeceğiz. Ekonomik güvenlikten iş ve yatırım ortamına, imalat sanayinden fiyat istikrarına, kamu maliyesinden, ticaret, istihdam ve beşeri sermayeye, Türkiye ekonomisini her alanda daha güçlü, daha rekabetçi ve daha dayanıklı bir yapıya kavuşturmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Önümüzdeki 3 senenin makroekonomik rotasını belirleyen orta vadeli programın hazırlanmasına katkı sunan herkesi tebrik ediyor. Programın ülkemiz, milletimiz ve ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Bugünkü kabine toplantımızda 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenleyeceğimiz COP-31 Zirvesi’yle sosyal konut projemizi ele aldık. Dünyanın en büyük iklim diplomasisi platformlarından biri olan COP-31’e başarıyla ev sahipliği yapmak için yürüttüğümüz hazırlıklar devam ediyor. Organizasyonu toplam 1,1 milyon metrekare büyüklüğe sahip Antalya Expo alanında gerçekleştireceğiz. Bu alanı yeniliyor, altyapıdan ulaşıma, güvenlikten konaklamaya kadar her türlü hazırlığı yapıyoruz. Bu kapsamda Antalya’mızda trafiği de çok rahatlatacak bir adımı attık ve TOKİ’mizle 38 kilometrelik yol çalışmasını tamamladık. Tüm bunlar elbette sadece COP-31 için yapılmadı. Misafirlerimiz gidecek, zirve bitecek ama bu yollar, bu yatırımlar işte Ankara’da olduğu gibi milletimize kalacak. Milletimiz tarafından uzun yıllar kullanacak. Expo alanı yenilenmiş hâliyle Antalya’nın yeni cazibe noktası olacak. Dolayısıyla turizmcimiz, esnafımız, vatandaşımız, Antalya’mız, yani tüm ülkemiz kazanacak. 190’dan fazla ülkenin katılacağı, 100 bini aşkın ziyaretçinin beklendiği İklim Zirvesini tıpkı NATO Zirvesi gibi inşallah ülkemize yakışır şekilde icra edeceğiz.
Bugün mütalaa ettiğimiz bir diğer konu kiralık konut projemizdir. Ev sahibi Türkiye diyerek yeni bir sosyal konut kampanyası başlatmış ve 81 ilde 500 bin sosyal konut inşa etmek için kuralarımızı çekmiştik. İnşallah 2027 Mart itibariyle anahtarlarımızı teslim etmeye başlayacağız. Tabii bu proje kapsamında bir de kiralık konut projemizi açıklamıştık. İstanbul’da yapacağımız 100 bin sosyal konuta ek olarak 15 bin kiralık konutu da vatandaşlarımızla buluşturacağız. Kiralık konutlarımızla ilgili başvuruları 14 Eylül’de almaya başlıyoruz. İnşallah Ekim ayında ilk 1000 kiralık konutumuzun kurasını çekeceğiz. Evleri piyasa rayiçlerinin altında kira bedelleriyle vatandaşlarımızın kullanımına sunacağız.
Yarısı bizden kampanyasıyla İstanbul’daki riskli yapıların dönüşümünü hızlandırıyoruz. Bugüne kadar 108.881 bağımsız bölümün dönüşümünü tamamladık. Yani 500 bine yakın vatandaşımızı sağlam konutlarına kavuşturduk. 435 bin 683 bağımsız bölümünde yapım süreçlerini başlattık. Yılsonuna kadar bu sayıyı 500 binin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Böylece sadece bu kampanyayla İstanbul’daki 2 milyon vatandaşımızı güvenli ve afetlere dirençli yuvalarına kavuşturmuş olacağız.
Burada İstanbullulara bir müjde daha vermek istiyorum. Bu yılsonu bitmesi planlanan yarısı bizden projemizin süresini 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıyoruz. Gelecek yıl da kentsel dönüşümden yararlanmak isteyen vatandaşlarımız yarısı bizden kampanyamızdan faydalanabilecekler. Hayırlı uğurlu olsun diyorum.
Sözlerime son vermeden önce dün akşam oynanan final müsabakasında İtalya’yı 3-2 mağlup ederek üst üste ikinci defa Avrupa şampiyonu olan Filen-in Sultanları’nı canı gönülden tebrik ediyorum.
Yine bu vesileyle uyum haftası kapsamında bugün ders başı yapan okul öncesi ilkokul ve ortaokul birinci sınıf öğrencilerimizin tek tek gözlerinden öpüyor, her bir yavrumuza Rabbimden üstün başarılar niyaz ediyorum. Aynı şekilde 14 Eylül’de başlayacak 2026-2027 eğitim öğretim yılının evlatlarımız, ailelerimiz, hocalarımız ve maarif teşkilatımız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Geçtiğimiz aylarda yaşanan müessif hadiselerin tekrarlanmaması için aldığımız güvenlik tedbirlerini okullarımızda kararlılıkla uygulayacağımızı da altını çizerek ifade etmek istiyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.