Cumhurbaşkanı Erdoğan, Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Araştırma-geliştirme çalışmalarından tasarıma, yazılımdan seri üretime, tüm süreçleri yerli ve millî kaynaklarımızla yönetiyoruz. Şu anda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, çok özel bir program vesilesiyle katılımcılarla bir arada bulunmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.
Pakistanlı misafirlere “Türkiye’ye hoş geldiniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, mavi vatanın dört bir yanında büyük bir adanmışlıkla görev yapan tüm çalışanlara teşekkür etti.
“Türkiye için çalışan, mavi vatanın muhafazası ve gerektiğinde müdafaası için gecesini gündüzüyle birleştiren herkesten Cenabı Allah razı olsun” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, asırlardır nazlı hilalin özgürce dalgalanması için toprağa düşen şehitleri rahmetle andığını, gazilere şükranlarını sunduğunu belirtti.
Türk tersaneciliği ve donanması açısından çok büyük bir gurur anına hep beraber şahitlik ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gururu yaşatan İstanbul Tersane Komutanlığının işçisinden mühendisine bütün mensuplarını tebrik etti.
Ülkedeki tersanelere güvenmekte ne kadar haklı olduklarının bugün bir kez daha görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Malumunuz, Pakistan Deniz Kuvvetlerinin ihtiyacını karşılamak üzere Eylül 2018 tarihinde dört adet MİLGEM inşa sözleşmesi imzalamıştık. İlk gemi PNS Babur’u 24 Mayıs 2024 tarihinde Pakistan’a teslim ettik. Bugün de her türlü test ve tecrübe faaliyetlerini başarıyla tamamlayan PNS Khaibar’ın teslimini yapıyoruz. Projenin dördüncü gemileri, Karaçi Tersanesi’nde inşa ediliyor. Üçüncü gemi PNS Bedir’in Haziran 2026 sonunda, dördüncü gemi PNS Tarık’ın ise 2027 yılının ilk çeyreğinde teslimi planlanıyor. En son teknolojiyle donatılmış bu gemilerin kardeş Pakistan donanmasına şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.”
“HIZIRREİS DENİZALTIMIZI BUGÜN HİZMETE VERİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kökleri ortak tarihin derinliklerine uzanan ve asırlardır sınanarak bugünlere gelen Türkiye-Pakistan dostluğunun Allah’ın izniyle kıyamete kadar devam edeceğini, serpileceğini ve güçleneceğini vurguladı.
Denize uğurlanan ve bayrak çekilen platformların alın terinin, aklın, emeğin, cesaretin ve adanmışlığın eseri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunların en başında havadan bağımsız tahrik sistemi ve gelişmiş solar yetenekleriyle sessiz derinliklerin millî bekçisi olacak TCG Hızırreis denizaltımız vardır. Hızırreis denizaltımızı, bugün hizmete veriyoruz. Hizmete aldığımız bir başka platformumuz, yeni tip çıkarma gemimiz Ç-159’dur. Bu platform, hem askerî harekâtlarda hem de barış dönemindeki insani yardım operasyonlarında fırtınalı sularda görev yapacaktır. ULAQ silahlı insansız deniz aracımız, bir diğer kıvanç kaynağımızdır. Dijital dönüşümün, yapay zekâ tabanlı otonom sistemlerin denizlerdeki sembolü olan ULAQ, geleceğin harekât sahasının öncülerindendir. ULAQ SİDA’nın bir başka özelliği, Türk mühendislerinin geliştirdiği yüzde 90 yerlilik oranına sahip marin motorunu kullanmasıdır. Her üç deniz platformunun da hayırlı olmasını temenni ediyorum.”
TCG Koçhisar karakol gemisinin de mavi vatandaki hak ve hukuku koruma iradesinin nişanesi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Barış zamanında milletimize hizmet edecek, kriz zamanlarında caydırıcı gücümüz olacak Koçhisar’ı mayıs sonunda donanmamıza katacağız. Bugün ayrıca açık deniz karakol gemimiz Seferihisar’ın sac kesimini gerçekleştireceğiz. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun diyorum” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak savunma sanayii alanında yürüttüğümüz her projede ürün geliştirmekle kalmıyor, ekosistemi, insan kaynağını ve teknoloji üretim kapasitesini de büyütmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
Savunma Sanayii İcra Komitesinde aldıkları kararları, “önce millet, önce devlet” anlayışıyla ilgili kurumların koordinasyonunda tek tek hayata geçirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şurası bir gerçek ki, savunmada başarı ancak bütüncül bir stratejiyle elde edilir. Havada güçlü olmadan, denizde etkin olmadan, karada caydırıcı olamazsınız. Hamdolsun, biz tüm bu alanlarda çok güçlü bir varlık gösteriyoruz. Kapasitemizi günden güne artırıyor, imkân ve kabiliyetlerimizi aralıksız geliştiriyor, kendi teknolojimizi yine kendimiz üretiyoruz. Savunma sektöründeki 3 bin 500’ü aşkın firmamız, 100 bini aşkın insan kaynağımız varını yoğunu Türkiye’nin güvenli yarınlarına vakfediyor. Araştırma ve geliştirme çalışmalarından tasarıma, yazılımdan seri üretime, tüm süreçleri yerli ve millî kaynaklarımızla yönetiyoruz. Şu anda, savunma ihracatında dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz. Son 11 aylık dönemde savunma ve havacılık ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artarak 7 milyar 445 milyon dolara ulaştı. Sadece kasım ayı ihracatımız, önceki kasım ayına kıyasla yüzde 22 artışla 742 milyon dolar oldu. Bu sabah itibarıyla 8,6 milyar doları aşmış buluyoruz. Kendimize inandık. Türk savunma sanayiine güvendik. Kısa sürede işte bu rakamları yakaladık. Elbette burada durmayacağız.”
“2028 İÇİN HEDEF 11 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2028 için belirledikleri hedefin 11 milyar dolarlık ihracatla “savunma ve havacılık ihracatında” dünyada ilk 10’a girmek olduğuna işaret etti.
Bu hedefe doğru sağlam adımlarla ilerlediklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu da burada büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim; Dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biri Türkiye’dir” ifadelerini kullandı.
Türk tersanelerinin bugüne kadar dünyanın birçok ülkesine farklı ebatta 140’ın üzerinde deniz platformu ihraç ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik kuvvetlerinin kendi ürettiği araç, ekipman ve mühimmatlarla havada, karada ve denizde adeta destan yazdığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sahadan aldığımız verileri titiz bir şekilde analiz ediyor, geri bildirimler ışığında mevcut teknolojimizi daha da ileri noktalara taşıyoruz. Tüm bunları yaparken doktrin ve pratik arasındaki dengeyi birbirlerini besleyecek şekilde en verimli surette temin ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkanı olduğu Savunma Sanayii İcra Komitesi’nde aldıkları kararlar çerçevesinde başlayan projelerin meyvelerini birer birer topladıklarını belirtti.
Dört ay önce sistemler sistemi Çelik Kubbe’yi envantere kattıklarını, geçen ay insansız savaş uçağı Kızılelma’nın dünya havacılık tarihinde bir ilki başardığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ana muhalefetin ‘Balıklar rahatsız oluyor’ diyerek testlerimizi eleştirdiği Sinop’ta Kızılelma’mız jet motorlu bir hedefi görüş ötesi hava-hava füzesiyle vurarak etkisiz hâle getirdi. Bir diğer stratejik projemiz olan Bayraktar TB3 envantere girdi. TCG Anadolu’nun ağabeyi olacak 300 metre uzunluğundaki uçak gemimizin inşa süreçlerini başlattık. İnsansız araçlardan fırkateyne kadar tüm deniz platformlarında hem kendi ihtiyaçlarımızı hem de dost ve müttefiklerimizin taleplerini karşılıyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Savunma Sanayii Başkanlığı’nın, Askerî Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketi’nin (ASFAT), askerî ve sivil tersanelerin uyum, iş birliği ve güç birliği içerisinde çalıştıklarını, imal ve inşa ettiklerini, ürettikleri ürünleri dünyanın farklı ülkelerine ihraç ettiklerini söyledi.
“YÜZDE 20 YERLİ SERMAYEYLE BAŞLATIP ŞU ANDA YÜZDE 80 YERLİ SERMAYEYE ULAŞTIK”
Buradaki başarıyı görmek için uzaklara gitmeye gerek olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin savunma sanayiinde son 23 senede kat ettiği mesafeyi görmek için öyle 70’leri, 60’ları deşelemeye de gerek yok. Bunun için geçtiğimiz haftalarda kamuoyumuzla paylaşılan projelere ve çalışmalara bakmak fazlasıyla kâfidir. Füzelerden tüfeklere, insansız araçlardan roketlere, deniz toplarından elektronik harp sistemlerine sektörün tamamında büyük bir dinamizm var, üretkenlik var, maşallah heyecan ve gayret var. Buradan kamu, özel ayrımı yapmadan Türk savunma sanayiinin gelişmesi ve güçlenmesi için ter döken tüm firmalarımıza, oralarda çalışan tüm kardeşlerime ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Sizlerin şahsında sektördeki tüm kardeşlerimden şunu rica ediyorum. Moralimizi bozmaya çalışanlara lütfen aldırmayın. Cesaretimizi kırmak için uğraşanlara lütfen prim vermeyin. Televizyon ekranlarında, sosyal medyada ve gazete köşelerinde sağa sola karamsarlık aşılayan felaket tellallarına lütfen kulak asmayın. Biz bugüne kadar ne yaptıysak, unutmayın, bunlara rağmen yaptık. Yüzde 20 yerli sermayeyle başlatıp şu anda yüzde 80 yerli sermayeye biz ulaştık. Eğer biz çalışırsak, biz hedeflerimizden kopmadan mücadele edersek, evelallah bunların hiçbiri bizim önümüzü kesemez, şevkimizi kıramaz. Bizi yolumuzdan çevirmeye çalışanlara inat hep beraber, omuz omuza verecek, çok daha kararlı bir şekilde hedeflerimize yürüyeceğiz.”
Bugün hem “Mavi Vatan”ın güvenliği hem Pakistan’ın savunma kapasitesi açısından çok stratejik adımlar attıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yakın gelecekte inşallah başka müjdelerimiz olacak. Başarılarımıza yenilerini ekleyecek, karada, denizde, havada ve elbette siber vatanda caydırıcılığımızı artıracak projeleri tek tek devreye alacağız. Kendimizle birlikte komşularımızın, müttefiklerimizin ve kardeşlerimizin güvenliğine katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her fırsatta vurguladığı bir hususu tekrar hatırlatmak istediğini belirterek, “Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yok. Biz hiçbir ülkeyle gerilim istemiyoruz. Kriz, kavga, çatışma istemiyoruz. Komşularımız için huzur ve istikrardan başka bir şey murat etmiyoruz. Türkiye olarak herkesin emin olabileceği, güven duyabileceği, en zor, en sıkıntılı günlerinde sırtını yaslayabileceği bir ülke biziz. Bununla birlikte biz, hak ve hukukunun çiğnenmesine müsaade etmeyen ve asla etmeyecek olan bir ülkeyiz. Bugün hayata geçirdiğimiz bütün bu yatırımlarımız savaşa hazırlanmak için değil, barışı, istiklali, istikbali korumak içindir” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu önemli platformların Türk Donanması ile Pakistan Deniz Kuvvetleri için hayırlı olmasını dileyerek, emeği geçen herkese, tüm kurumlara ve tersanelere şükranlarını sundu.
Dost ve kardeş Pakistan halkına selamlarını ve muhabbetlerini gönderdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm gemilerimizin denizleri sakin, pruvası inşallah neta olsun” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.