Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un Fethi’nden Gönüllerin Fethine” programında yaptığı konuşmada “İstanbul’un fethi; coğrafya için fitne üreten bir ocağın söndürülmesi yerine, kıyamete kadar sönmeyecek hak ve hakkaniyet ocağının yakılmasıdır. İstanbul’un fethi; Ayasofya dâhil mabetleri soyulan, tahrip edilen, semtleri bataklığa dönüşen bir şehrin imarıdır, ihyasıdır, hayat bulmasıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen “İstanbul’un Fethi’nden Gönüllerin Fethine” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Hem İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümü hem de bayram vesilesiyle bir araya gelindiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fethin 573. yıl dönümünde İstanbul’un daha bir güzel olduğunu, katılımcıların mübarek bayram gününde daha bir güzel olduğunu söyledi.
Vatandaşların Kurban Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde dünyanın dört bir yanında yaşayan, bayramda sılası gözünde tüten bütün vatandaşlarımın, gönül coğrafyamızdaki her kardeşimizin, yeryüzündeki her Müslümanın bayramını tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.
Bayramın İslam dünyası ve insanlık için mübarek olmasını, kardeşliğe, barışa ve huzura vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kesilen kurbanların Allah katında makbul olmasını diledi.
Bayramın şüphesiz en çok çocuklar için bayram olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bayram cennet yüzlü çocukların yüzlerinde tebessüm çiçekleri açınca bayram olur. Asıl böyle anlamını bulur. Türkiye’nin tüm çocuklarının, dünyanın tüm çocuklarının bayramını bugün özellikle tebrik ediyor, her birini sevgiyle kucaklıyor, minik yanaklarından öpüyor, her günlerinin bayram havasında geçmesini temenni ediyorum” diye konuştu.
Mübarek bayram günlerinin insanın dostluğu, kardeşliği, millî ve manevi değerleri en canlı biçimde yaşadığı müstesna zamanlar olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bayramlar, yardımlaşma ve paylaşma duygularımızı yüceltmenin yanı sıra birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirdiğimiz özel günlerdir. Milletçe bayram günlerinde bu hissiyatı, bu ruhu, bu inancı çok daha diri biçimde idrak ve ihya ediyoruz. Garip gurebanın kapısını çalıyor, öksüzün, yetimin başını okşuyor, en yakınımızdan başlayarak ihtiyaç sahiplerinin derdiyle dertleniyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayramlar millet olarak bizi birbirimize yakınlaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimizle de aramızda yeni muhabbet köprülerinin kurulmasını sağlıyor. Bayramlar tüm farklılıklarımızı bir tarafa bırakıp, ümmet olma şuurumuzun daha da perçinlenmesine vesile oluyor. Geçenlerde Hakk’a uğurladığımız şair Murat Kapkıner bu bilinci şöyle ifade ediyordu. ‘Afrika’da öldürülse bir yerli, canı benden çıkıyor seni bildim bileli.’ İşte bu hissiyatla dünyanın en ücra köşesine kadar milletimizin merhamet ve şefkat elini ulaştıran gönüllü kuruluşlarımıza, hayırseverlerimize, sivil toplum örgütlerimize bugün hassaten teşekkür ediyorum. Cenabı Allah onların eksikliğini bu millete ve ümmete göstermesin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan Müslümanların ibadetlerinin kabul olmasını temenni etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gönülden yapılan duaların geri çevrilmediği bu mübarek günde, Fatih Sultan Mehmet Han’ın şu duasına bizler de yürekten amin diyoruz: ‘Zülfünün zincirine bent eyledi şahım beni, kulluğundan kılmasın azat Allah’ım beni.’ Evet, Rabbim bizleri kendi yolundan, Peygamberinin yolundan, Peygamberinin müjdesine nail olan Sultan Fatih’in yolundan ayırmasın. Rabbim nusretini, hamiyetini, merhametini milletimizden eksik etmesin. Rabbim, bu mübarek günler hatırına, bütün mazlum ve yaralı coğrafyaları hasretini çektiğimiz huzur ortamına kavuştursun” ifadelerini kullandı.
Şu anda karşısında “İstanbul” olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün bir taraftan Kurban Bayramı’nın sevincini yaşarken diğer taraftan İstanbul’un fethinin 573. yılına kavuşmanın heyecanı içinde olduklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu anlamlı günde, tam 573 sene önce İstanbul’un fethine katılan, bu şehrin surlarında şehit olan, gazi olan her büyüğümüzü rahmetle anıyorum. Henüz 21 yaşındayken İstanbul’un fethini gerçekleştiren o şanlı komutanı, aynı şekilde kemal-i edeple yâd ediyorum. Yine burada, bin yıldır semalarımızdan ezan-ı Muhammediler eksilmesin. Bayrağımız gökyüzünde nazlı nazlı dalgalansın. Mabetlerimizin üzerine namahrem eli değmesin. Her metrekaresinde bir şehidin yattığı bu aziz topraklar kirletilmesin diye feda-i can eyleyen tüm kahramanlara Rabbimden rahmet diliyorum. Fethin 573. yılı kutlu olsun, mübarek olsun” diye konuştu.
“Bu mübarek günde şu noktaya özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “İstanbul’un fethi sadece bir büyük zafer, sadece çağ açıp çağ kapayan bir olay değil, dünyanın gözbebeği bir şehirde karanlığın aydınlığa tebdilidir. İstanbul’un fethi, can ve mal güvenliğinin olmadığı bir şehirde, yüzyıllar sürecek bir huzur ve güvenlik ortamının tesis edilmesidir. İstanbul’un fethi, her kökene, her inanca, her görüşe, o güne kadar gösterilmeyen hoşgörünün gösterilmesi, verilmeyen değerin verilmesidir. İstanbul’un fethi, coğrafya için fitne üreten bir ocağın söndürülmesi, yerine kıyamete kadar sönmeyecek hak ve hakkaniyet ocağının yakılmasıdır. İstanbul’un fethi, Ayasofya dâhil mabetleri soyulan, tahrip edilen, semtleri bataklığa dönüşen bir şehrin imarıdır, ihyasıdır, hayat bulmasıdır. Bu hakikati büyük tarihçi, rahmetli Halil İnalcık bakınız nasıl anlatıyor: ‘O, 1451’de tahta oturduğu andan bu yana fethi başarmak için gece gündüz çalışıp her türlü diplomatik, askeri, teknolojik ve idari önlemi düşünmüş ve almış. 20 Nisan deniz bozgunu, fethi tehlikeye düşürdüğü anda da azim ve kararında sarsılmamıştır. İstanbul’un fethi ve 500 yıllık imparatorluk, yalnızca genç Türk hükümdarının eseridir. Bu, tarihi bir gerçektir. Harap bir şehir olarak aldığı Konstantiniyye’yi Fatih, vakıflara dayanan külliye imaretleriyle muhteşem bir Türk-İslam şehri olarak yeniden inşa etmiştir.'”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul muhakkak feth olunacaktır, onu fetheden komutan ne güzel komutan, onun askeri ne güzel askerdir” şeklindeki hadisi şerifi konuşmasında aktardı.
İstanbul’un fethinin iki dünyanın, iki kıtanın birleştiği bu şehre 573 yıldır batmayan bir güneşin doğması, bir baharın gelmesi olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un fethi, yeryüzünde fitneyi ortadan kaldırmayı hayatının amacı hâline getiren, bunun için hiçbir fedâkarlıktan kaçınmayan 21 yaşındaki gencin, dünya tarihinde örneği görülmeyen bir barış ve kardeşlik iklimini mayalamasıdır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un fethinin bu topraklarda, Malazgirt’le başlayan fetihler silsilesinin en parlak halkası olduğuna değinerek, şöyle devam etti: “Hani diyor ya Fazıl Hüsnü Dağlarca, ‘Havanın mazisinde, denizin yeşilinde bir türkü, Orta Asya’dan beri duymuşuz. Anamızın sütünden bayraklara kadar yüce fetihle büyümüşüz. Nur ile kuvvetle aşk ile kaderin büyüsünü bozmuşuz. Görmüşüz suretini güzelliğin, koca feleklere görünmüşüz. Cihanın yarısı gök, önünde şehit şehit durmuşuz. Cihanın yarısı İstanbul, almışız.’ İşte İstanbul’un fethi, devamında fetihler doğuran gaza medeniyetimizin en büyük kapılarından, en büyük kaynaklarından biridir. İstanbul’un fethi, milletimizin mefkûresi, ülküsü, Kızıl Elması uğruna neleri başarabileceğinin numunesidir. Karadan yürütülerek Haliç’ten denize indirilen kadırgalar, Sultan Fatih’in azminin, iradesinin, feth-i mübine olan inancının yansımasıdır. Aynı zamanda İstanbul’un fethi, her delikanlımızın ruhunda bir Fatih idealinin, bir Ulubatlı Hasan fedakârlığının, bir Akşemseddin bilgeliğinin yaşadığını gösteren en güzel örnektir. Nasıl göl yerinde su eksik olmazsa, bu milletin gönlünde de fetih mefkûresi, fetih şuuru, fetih özlemi hiçbir zaman eksik olmaz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu toprakların 1071’den bu yana vatanları, İstanbul’un ise 1453’ten bu yana “Türk İstanbul” olarak milletin gözbebeği ve iftihar tablosu olduğunu dile getirdi.
Bunu hâlen kabullenemeyenler olduğuna dikkati çeken Erdoğan, “İstanbul’un fethini hâlen içlerine sindiremeyen hazımsızlar var. 573 yıllık öfkenin pençesinden bir türlü kurtulamayanlar var. Bunların gerek içeride gerekse dışarıda ama buldukları her fırsattan bu hazımsızlıklarını, bu rahatsızlıklarını ifşa ettiklerini görüyoruz. Ne diyor onlar? ‘Her kim ‘Zulüm 1453’te başladı’ diyorsa maskesini indirin altından 1453’te mücadele ettiğimiz karanlık yüzler çıkacaktır. Her kim ‘İstanbul’un statüsü değişsin’ diyorsa bunlar Topkapı’da okunan Kur’an’ı, Ayasofya’da okunan ezanı içlerine sindiremeyenlerdir” ifadelerini kullandı.
“BU ZİHNİYETİN TEMSİLCİLERİNE DÜN FIRSAT VERMEDİK, BUGÜN DE YARIN DA FIRSAT VERMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Her kim ‘İstanbul’da inşa ettiğimiz yüksek medeniyeti görmezden gelerek, ‘Göçebe barbarlar Anadolu’daki medeniyeti tahrip etti.’ diyorsa pelerinini kaldırın, göğsüne kazınmış Bizans dövmesiyle karşılaşırsınız. Her kim bu şehrin, Yahya Kemal’in ‘Türk İstanbul’ dediği kurucu kimliğiyle bir sorun yaşıyorsa arka planına baktığınızda aslında fetihle ve Fatih’le hesaplaşma içinde olduğunu görürsünüz. Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Allah’ın izniyle bu zihniyetin temsilcilerine dün fırsat vermedik, bugün de yarın da fırsat vermeyeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet Han’ın kendilerine emaneti olan bu aziz şehre gözleri gibi bakmaya devam edeceklerini söyledi.
86 yıllık hicranın ardından Ayasofya’nın kapısına vurulan zincirleri parçaladıkları gibi kutlu fetihten ilham alarak yeni zaferlere de imza atacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un fethi bizlere şunu öğretmiş, şunu hatırlatmıştır, eğer gerçekten inanır, çalışır, zorluklar karşısında sebat edersek milletçe başaramayacağımız iş, ulaşamayacağımız hedef, yeter ki Sultan Fatih gibi ‘Ya İstanbul beni alacak ya da ben İstanbul’u alacağım.’ diyerek kararlılığı göstermiştir. Yeter ki zafere inanalım, gücümüzün idrakinde olalım. Gerisi Allah’ın izniyle sadece bir zamanlama ve planlama meselesidir” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için hep birlikte çalışacak, saflarını daha da sıklaştıracaklarını, İstanbul’un geleceğini karartmak isteyenlere meydanı bırakmayacaklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu bir defa her bir yol ve dava arkadaşımın çok iyi bilmesini isterim.” diyerek şunları söyledi: “Dünyamız ve bölgemiz, gerek siyasi gerek ekonomik gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmalar yaşıyor. Coğrafyamızda sınırlar yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek isteniyor. Gazze’den Sudan’a, Yemen’den Lübnan’a yönümüzü nereye çevirirsek çevirelim aynı kirli oyunun farklı sahnelerine tanık oluyoruz. Rabbim daha nice fetihlere bizleri eriştirsin. Bunun için de Cumhur İttifakı’nın birliğini beraberliğini daim eylesin. Birliğimizi beraberliğimizi bozmayacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye’nin yarınlarına yürüyeceğiz.”
Haliç’ten geçen gemiler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve katılımcıları selamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, program süresince yanına gelen ve elini öperek kendisiyle bayramlaşan çocuklara bayram harçlığı verdi.
Konuşması sırasında yanına gelen engelli bir kız çocuğu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yüzünü okşayıp öptü ve kendisine sarıldı. Erdoğan da kız çocuğuna sarılarak karşılık verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından önce sahne alan Azerin, “Türkler Geliyor” ve “Çırpınırdı Karadeniz” şarkılarını seslendirdi.
Azerbaycanlı sanatçı daha sonra sahneden inerek selamlaştığı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bayramını kutladı.
Çocuklardan oluşan Gülbeşeker Eğitim Kurumları Mehteran Takımı program sonunda sahne aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.