Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları Genel Merkez AR-GE Başkanlığı Teşkilat Akademisi Liderlik Okulu Kamp Programı’nda yaptığı konuşmada, “Hedefimiz, büyük ve güçlü Türkiye’dir. Misyonumuz, Türkiye Yüzyılı’nın tüm ihtişamıyla inşasıdır. Pusulamız, bizi biz yapan kadim değerlerimizdir. Rehberimiz, milletimizin başımızın tacı olan muazzez iradesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Kadın Kolları Genel Merkez AR-GE Başkanlığı Teşkilat Akademisi Liderlik Okulu Kamp Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına programı düzenleyenlere teşekkür ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilhassa, tam 21 aydır İsrail’in vahşi saldırıları karşısında topraklarına, evlatlarına, izzetlerine cesaretle sahip çıkan Filistin’in, Gazze’nin yiğit kadınlarını partimiz adına, sizler adına, kemal-i hürmetle selamlıyorum. O kadınlar ki beyaz kefenlere sardıkları ciğerparelerinin arkasından gözyaşlarını sessizce içlerine akıtıyor. O kadınlar ki her türlü zorluğa, zorbalığa, zulme ve zahmete rağmen işgalcilere boyun eğmiyor. O kadınlar ki tam bir asırdır fedakârlığın, cesaretin, direnişin, muhteşem ve muazzam bir özgürlük mücadelesinin destanını yazıyor” ifadelerini kullandı.
Filistinli kadın şair, merhum Fedva Tukan’ın 86 yıllık ömründe nice acıyı, işgali, katliamı, toprak gaspını gördüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tukan’ın direniş ruhunu, “Gevşeklik, kızgınlık ve hiddet içimize asla geri dönmeyecek. Savaş meydanında alınlarımızda yorgunluk belirmeyecek. Dinlenmeyeceğiz. Karanlığı kovana dek dinlenmeyeceğiz” sözleriyle anlattığını aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sarsılmaz imanla, yıkılmaz iradeyle mücadele bayrağını hiç yere düşürmeyen Gazze’nin, Filistin’in kadınlarına kürsüden bir kez daha dayanışma duygularını ifade ettiğini belirterek, merhum şair Mehmet Akif Ersoy’un, “İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür” dizelerini paylaştı.
“GERİDE HAYIRLA YÂD EDİLECEK ESERLER BIRAKMANIN PEŞİNDEYİZ”
Liderlik Akademisi’nin, Kadın Kolları başta olmak üzere AK Parti, Türkiye ve millet için hayırlara vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimden medya ve iletişime, aile ve dijitalleşmeden diplomasi ve yapay zekâya birbirinden farklı alanlarda üç gün boyunca düzenlenecek atölyelerin, derslerin ve yan etkinliklerin verimli geçmesini diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şu hususu, evvel emirde altını çizerek belirtmek istiyorum; teşkilat akademilerini asla sıradan bir eğitim faaliyeti olarak görmüyoruz. Bu platformu, ülkemizin yarınlarını şekillendirecek büyük ve güçlü Türkiye idealimizi hayata geçirecek genç kadroların yetiştiği bir dava mektebi olarak telakki ediyoruz. Bu formatı, millî ve manevi şuurun, mücadele bilincinin, fikri derinliğin ve aksiyon kabiliyetinin tahkim ve takviye edildiği programlar silsilesinin yeni bir halkası olarak değerlendiriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye’yi asırlık hayalleriyle buluşturacak önümüzdeki yüzyıla silinmez bir damga vuracak, azimli, sabırlı, kararlı, öz güvenli kadroların yetiştiği Liderlik Akademisi, bizim için hayati önemdedir. Üç gün boyunca bilgileriyle, deneyimleriyle, vizyonlarıyla, katılımcılara yol gösterecek tüm bakanlarımıza, başkanlarımıza, parti mensuplarımızın tamamına bir kez daha teşekkür ediyorum. Mevla, bizleri millete hizmet yolundan ayrılmasın. Kavlimizi, kalbimizi ve gayemizi, istikamet üzere kılsın. Birçok kez ifade ettiğim şu gerçeği bugün sizlere tekrar hatırlatıyorum; Biz, milletin sinesinden doğan, bu aziz milletin duasıyla yola çıkan alnı ak, başı dik, kalbi ülkeye hizmet aşkıyla dolu bir siyasi hareketiz. Geride hayırla yâd edilecek eserler bırakmanın, gök kubbede hoş bir seda bırakmanın peşindeyiz.”
“GÜÇ VE İLHAM KAYNAĞIMIZ 86 MİLYONUN TAMAMIDIR”
AK Parti davasının, yıllarca kendi öz yurdunda, öz vatanında hor görülenlerin, ötelenen, örselenen, yok sayılanların davası olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kutlu dava, bilgiyi erdemle, mücadeleyi hikmetle, kudreti tevazu ile harmanlayan hasbi ve harbi gönüllerin davasıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimiz, büyük ve güçlü Türkiye’dir. Misyonumuz, Türkiye Yüzyılı’nın tüm ihtişamıyla inşasıdır. Pusulamız, bizi biz yapan kadim değerlerimizdir. Rehberimiz, milletimizin başımızın tacı olan muazzez iradesidir. Güç ve ilham kaynağımız ise siyasi parti, köken, inanç fark etmeksizin tüm fertleriyle 86 milyonun tamamıdır. Biz işte buyuz, bunun için çalışıyoruz, bunun için siyaset yapıyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Atalar ne güzel söylemiş, ‘Sel ağzı yuva tutmaz.’ Sizler de fevkalade sağlam bir temel üzerinde yükselen, harcı bin bir emekle, alın teriyle, fikir çilesiyle yoğrulmuş Erdemliler Hareketi’nin mensuplarısınız. Biz, partimizi böyle kurduk. ‘Erdemliler Hareketi’ dedik, yola böyle çıktık. Bugün aramızda olan kadın kolları ilçe başkanlarımızın, il başkanlarımızın, teşkilat başkanlarımızın ve merkez karar yönetim kurulu üyelerimizin bu şuurla çalışmasını, milletimize bu bilinçle hizmet etmesini bekliyorum.”
“TÜRKİYE’Yİ ÇOK YÜKSEK BİR SEVİYEYE ÇIKARDIK”
Konuşmasında, “Liderlik, önünü görmek değil, dağın arkasında neler bulunduğunu, hangi risklerin ve fırsatların sizi beklediğini öngörebilmektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ülkemizin son 23 yıldaki en büyük avantajı AK Parti gibi vizyoner, çalışkan, dirayetli ve liyakatli kadrolara sahip olmasıdır. Muhalif veya muvafık fark etmeksizin elini vicdanına koyan herkes şu gerçeği ikrar ediyor. AK Parti olarak eser, hizmet, icraat, proje, reform ve yatırımlarımızla Türkiye’ye tarihinin en başarılı yıllarını yaşattık. 783 bin kilometrekare büyüklüğündeki vatan topraklarının her bir karışına mührümüzü vurduk. Adımızı şanla, şerefle milletin gönlüne yazdırdık. Hak ve özgürlüklerin geliştirilmesinden savunma sanayii atılımlarına, eğitim ve sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesinden aile ve sosyal politikalara, Türkiye’yi çok yüksek bir seviyeye çıkardık. Yasakları kaldırdık, vesayet odaklarını dağıttık. Kendilerini milletten üstün gören kibir abidelerine hep birlikte hadlerini bildirdik.”
“PEK ÇOK ALANDA ÜLKEMİZ İÇİN TARİHÎ KAZANIMLAR ELDE ETTİK”
Bu süreçte mücadelelerinin kolay olmadığını, dikensiz gül bahçesinde yürümediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Önümüzü kesmek için her yolu denediler. Gazete kupürleriyle partimizi kapatmaya çalıştılar. Gece yarısı bildirileriyle bizi sindirmeye kalktılar. Sokak terörüyle bize diz çöktürmek, millî iradeyi esir almak istediler. FETÖ gibi ihanet çeteleriyle önce 17-25 Aralık’ta, sonra 15 Temmuz’da üstümüze geldiler. Ama hiçbirinde muvaffak olamadılar. Her seferinde ya milletin çelikten iradesine ya da işte bu kadronun cesur, asil, vakur duruşuna tosladılar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, baskılara boyun eğmediklerini, tehditlere prim vermediklerini, dik durduklarını ama hiçbir zaman diklenmediklerini dile getirerek, “Millî iradeyi bu ülkede egemen kılmak, Türkiye’yi tarihine ve birikimine yakışır bir seviyeye ulaştırmak için ter döktük, emek verdik, mücadele ettik. ‘İki günü eşit olan ziyandadır’ bilinciyle her günümüzü, her anımızı milletimize hizmet yolunda geçirmeye gayret ettik. Allah’a hamdolsun, her türlü engele, sabotaja, çelmeye rağmen pek çok alanda ülkemiz için tarihî kazanımlar elde ettik” dedi.
“HAYATIN HER ALANINDA KADINLARIN AKTİF BİR ŞEKİLDE ROL ALMASINI SAĞLADIK”
Elde ettikleri başarıda en büyük paya kadınların sahip olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’yi kadınlarla birlikte kurduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çizgisi, duruşu, değer ve ilkeleriyle Türk siyasetinde yepyeni bir sayfa açan AK Parti’miz, yine kadınların gayretleriyle yükseldi. Şunu açık ve net ifade etmek isterim; çeyrek asra yaklaşan iktidarımızın her aşamasında elde ettiğimiz her başarıda sizlerin emeği, katkısı, imzası, mücadelesi var. Metropollerden en ücra köylere, tüm evlere, tüm hanelere, tüm gönüllere kadınların sayesinde girdik. Bu ülkenin kadınlarını birilerinin aksine asla dolgu malzemesi olarak görmedik. Siyasette, bürokraside, akademide, iş dünyası ve sivil toplumda hayatın her alanında kadınların aktif bir şekilde rol almasını, güçlü bir biçimde var olmasını sağladık.”
2004’te Anayasa’da yaptıkları düzenlemeyle kadın erkek eşitliğini teminat altına aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üniversitelerimizdeki kız öğrencilerin oranını yüzde 13’ten yüzde 53’ün üzerine taşıdık. Kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 27,9’dan yüzde 36,5’e yükselttik. Kadın kooperatiflerini güçlendirdik. Kadın girişimcilere yeni destekler, yeni hibe ve teşvik paketleri sunduk. Kadın istihdamını yüzde 25,3’ten aldık yüzde 33’e taşıdık. Kadın milletvekili oranını yüzde 4,4’ten yüzde 20 seviyelerine biz çıkardık” ifadelerini kullandı.
“SIFIR TOLERANS İLKESİYLE KADINA KARŞI ŞİDDETLE ETKİN BİÇİMDE MÜCADELE ETTİK”
Konuşmasında “sıfır tolerans” ilkesiyle kadına karşı şiddetle etkin biçimde mücadele ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Ceza Kanunu’nda 2005-2021-2022 yıllarında yapılan kapsamlı reformlarla etkin caydırıcı önlemleri hayata geçirdiklerini, 6284 sayılı kanunla başka hiçbir sözleşmeye gerek duyulmayacak şekilde kadınların hak ve hukukunu korumaya aldıklarını belirtti.
Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM), kadın konuk evleri, KADES ve elektronik kelepçe gibi uygulamalarla kadınların yanında olduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu örnekleri daha da çoğaltmanın mümkün olduğunu, bundan sonra da “kadınla mümkün” diyerek dayanışma ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa etmeye devam edeceklerini vurguladı.
“HEDEFLERİMİZE ULAŞMAK İÇİN ÇALIŞMAKTAN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ”
“Bu can bu tende olduğu müddetçe Allah’ın izniyle milletimize hizmetten, millî iradeyi savunmaktan, hedeflerimize ulaşmak için çalışmaktan asla vazgeçmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide, dış politikada, ticarette, diğer alanlarda Türkiye’yi büyütecek, daha ileri seviyelere taşıyacak faaliyetleri aynı tempoda sürdüreceklerinin altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin onurunu, saygınlığını, milletin izzetini ve itibarını korumakta zafiyet göstermeyeceklerini vurgulayarak, şöyle devam etti: “Herkes bilsin ki bu kadro alkış almak için müstevliler karşısında eğilen bir kadro değildir. Bu kadro kendi ülkesini süklüm püklüm bir hâlde yabancılara ve yabancı basın kuruluşlarına şikâyet eden bir kadro değildir. Özgür neredeydi? Almanya’da. Ne yapmaya gitti? AK Parti’yi şikâyet etmeye. Bizim böyle bir derdimiz yok. İstiklal Marşımızda gururla ne diyoruz, ‘Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım. Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım.’ Evet, biz işte böyleyiz. Bu ruhu taşıyoruz, bu ruhla yaşıyoruz. Şunu da üzülerek söylemek durumundayım, ‘Kuvayi Milliyeciyiz’ deyip batıya hoş görünmek için şekilden şekle girenler, elbette bizim öz güvenimizi anlayamaz. Çıkarları ve siyasi ikballeri için güç odaklarına bel bağlayanlar, bizim dik ve dirayetli duruşumuzu anlayamaz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün TBMM’nin açılışına gönderdiği telgrafı okudu.
“Bakın onlar şu önemli telgrafın ne manaya geldiğini anlayamaz. Okuyacağım telgraf çok ama çok önemli. Bugün bilhassa güncel tartışmalara ışık tutması için Türkiye’nin nasıl kurulduğunu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin nasıl açıldığını, bu ülkenin hangi temeller üzerine inşa edildiğini bilmeyenlere 1920 tarihli şu telgrafı özetleyerek ve sadeleştirerek bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Telgraf, çok ivedi. Ankara 21 Nisan 1920. Kerim olan Allah’ın izniyle. Nisanın 23’üncü günü cuma günü, cuma namazını müteakip Ankara’da Büyük Millet Meclisi açılacaktır. Büyük Millet Meclisinin açılış gününü cumaya denk getirmekle bu mübarek günün bereketinden istifade edilecektir. Açılıştan önce bütün mebuslarla Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde cuma namazı kılınarak, Kur’an-ı Kerim’in nuru ve Peygambere salavattan feyz alınacaktır. Namazdan sonra Lihye-i Saadet ve Sancak-ı Şerif taşınarak, meclis binasına gidilecektir. Bugünden itibaren Ankara vilayet merkezinde Kur’an-ı Kerim hatmi ve Buhar-i Şerif okunmasına başlanacak ve Kur’an hatminin son bölümü hayırlı uğurlu olması için cuma namazından sonra meclis binası önünde tamamlanacaktır. Yaralı ve kutsal vatanımızın her köşesinde aynı şekilde bugünden itibaren Buhari ve Kur’an hatmi okunarak, cuma günü Ezan-ı Muhammediden evvel minarelerde salavat-ı şerife irat edilecektir. Meclisin açılışından dolayı her tarafta cuma namazından evvel münasip surette Mevlid-i Şerif okunacaktır. Cenab-ı Hak’tan muvaffakiyet niyaz olunur. Heyet-i Temsiliye namına Mustafa Kemal.”
Telgrafı okumasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim, bu ülkeyi kuran esas irade budur” dedi.
Türkiye’nin, bu telgrafta vücut bulan hassasiyetleri korumak, yaşatmak, yüceltmek, her türlü saldırı karşısında bu değerleri muhafaza ve müdafaa etmek niyetinde de istikbale güçlü bir şekilde taşımak için kurulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam ile müşerref olunduğu günden beri kurulan devletlerin üzerinde yükseldiği değerler manzumesinin bunlar olduğunu ifade etti.
“GERİLİM, NEFRET VE KUTUPLAŞTIRMA SİYASETİYLE TÜRKİYE’DE ACIDAN VE PİŞMANLIKTAN BAŞKA VARILACAK HİÇBİR YER YOKTUR”
“Elhamdülillah Müslümanız, Muhammed ümmetindeniz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bin yıldır İ’la-yi Kelimetullah’ın sancaktarlığını yapan Türk milletindeniz. CHP Genel Başkanı Özel’e, sözde karikatür üzerinden peygamber efendimize saygısızlık eden müptezellerin avukatlığını üstlenmeden önce bu telgrafı tekrar tekrar okumasını tavsiye ediyorum. Dün çıkmış alçaklığı masum göstermek uğruna akla ziyan argümanlar öne sürüyor. Utanmadan, sıkılmadan gerçekleri çarpıtmak için kırk dereden su getiriyor. CHP Genel Başkanına sadece şunu söylüyorum, milyonların gördüğü hakareti, rezilliği, provokasyonu sen göremiyorsan sorunu başkasında değil kendinde ara. Özgür git bir göz doktoruna görün.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hadi yolsuzlukları, hırsızlıkları, sahtekârlıkları, belediyeleri saran rant ve rüşvet düzenini diyet borcundan dolayı savunuyorsun peki bu küstahlığı niçin savunuyorsun? Haramilere canlı kalkan oluyorsun da hadsizlere niçin sahip çıkıyorsun? O saçma sapan cümleleri kurarken hiç mi yüzün kızarmadı? Böyle hassas bir konuda kendini rezil rüsva ederken hiç mi ‘ben ne yapıyorum?’ diye sormuyorsun. Allah aşkına sen ne zaman bu ülkenin ana muhalefet partisinin genel başkanı gibi davranmayı öğreneceksin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu izansızlığın, akıl tutulmasının sebebinin belli olduğunu ifade ederek, “Maalesef bu zat siyasete milletin baktığı yerden bakmıyor. Ne yaptığını, kime ve neye hizmet ettiğini hesap edemiyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin çok ciddi bir siyasi kıble sorununun olduğunu belirterek, “CHP sadece belediye soyguncularının değil, daha vahimi milletten kopuk marjinallerin, yüzü maskeli provokatörlerin, ağzı bozuk sokak eşkıyalarının da oyuncağı hâline gelmiştir. CHP, tek başına karar alma ehliyeti olmayan bir şahıs ve şürekâsının elinde marjinalleşmekte, Türk siyasetini enfekte eden söylemlerin merkez üssüne dönüşmektedir” şeklinde konuştu.
“Türkiye’nin ana muhalefet partisi şu an yönetilmiyor. Dümeni kilitlenmiş gemi misali sürükleniyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Aklı başında olan herkes bu gerçeği görmekte. Özgür Özel’in girdiği yol, çıkmaz sokaktır. Gerilim, nefret, hakaret ve kutuplaştırma siyasetiyle Türkiye’de acıdan ve pişmanlıktan başka varılacak hiçbir yer yoktur. Şundan hiç kimsenin şüphesi, endişesi olmasın, bu millet basiret ve feraset sahibi bir millettir, CHP’nin sorumsuz ve şuursuz yöneticilerinin çekmek istediği tuzağa evelallah düşmeyecektir. Şehitleri koyun koyuna yatan bu asil millet, her türlü fitneyi, bozguncu nifak girişimini bünyesine yaklaştırmayacaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de sükûnetimizi koruyacağız, sabırlı ve serinkanlı tavrımızı her şart altında muhafaza edeceğiz. Onlar ne yaparsa yapsın, kardeşlikten taviz vermeyeceğiz. Açık söylüyorum, başaramayacaklar, başaramayacaklar. CHP yönetiminin de bir an önce bu hakikatle yüzleşmesi hayırlı olacaktır. AK Parti olarak bizim samimi dileğimiz, ülkemizin ana muhalefet partisinin kendisini süratle toparlaması, rotasını bulması ve Ankara merkezli siyaset yapmasıdır” dedi.
“AİLE KURUMUNU KORUMAK EN TEMEL VAZİFEMİZDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile kurumunu korumanın, aile değerlerini tüm yönleriyle muhafaza ederek gelecek nesillere güçlü bir miras bırakmanın en temel vazifelerinden biri olduğunu kaydetti.
Bugün, dijital bir kuşatma altında yaşandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni teknolojilerin bir yandan hayatı kolaylaştırırken, diğer yandan millî ve manevi değerleri tehdit ve tahrip eden unsurlar barındırdığına işaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “LGBT gibi sapkınlıklardan, sanal bahis ve kumar tuzaklarına, cinsiyetsizleştirme politikalarından, kültür emperyalizmine her geçen gün yeni bir cephede mücadele veriyoruz. Hafta sonu yaşanan çirkin görüntülere hepiniz şahit oldunuz. Şimdi soruyorum, bırakın milleti, bırakın ülkeyi, bunlardan kendi çevrelerine hayır gelir mi? Aileyi ortadan kaldırarak, ahlakı yok ederek, masum çocuklara bile zehrinizi zerk ederek siz neyi amaçlıyorsunuz? Menfur fikirlerinizi, çirkin emellerinizi, bozuk değerlerinizi bu topraklarda yaymanıza müsaade etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz. Bilhassa bu hususta kadın kollarımız başta olmak üzere partimizin tüm mensuplarından daima müteyakkız bir ruhla çalışmalarını bekliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.