Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 32. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Sürekli değişen küresel ekonomik ve siyasi iklimin bizi hedeflerimizden koparmasına izin vermedik. 2024 yılı ülkemiz açısından önemli başarılarla dolu bir yıl oldu. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejimiz sayesinde ekonomimiz yüzde 3,2 oranında büyüdü” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 32. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul ile ödül alacak firmaların ve iş insanlarının başarılarının devamını temenni etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi’ne kuruluşundan bugüne emek vermiş herkese teşekkür ederek, vefat edenlere de Allah’tan rahmet diledi.
Türkiye İhracatçılar Meclisinin 33 yıldır sadece bir çatı kuruluş olmanın ötesinde ihracatın stratejik aklını oluşturan, yön veren, politika öneren ve sektörleri ortak hedeflerle buluşturan bir vizyon merkezi hâline geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin gıptayla takip edilen büyüme ve kalkınma hikayesi ‘İşimiz üretim, gücümüz ihracat’ ilkesini benimsemiş siz ihracatçılarımızın özverili çabalarıyla yazılıyor, dünyanın dört bir yanına ulaşan, en ücra köşelerde dahi kendine yer bulan her bir ürünümüz, küresel arenada büyük bir iz bırakıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk ihracatçısı denilince artık dünyada sadece bir tedarikçi değil, aynı zamanda bir çözüm ortağı ve bir güven markası anlaşıldığına vurgu yaparak, “Bize ve milletimize yaşattığınız bu gurur tablosu için sizleri kutluyorum. Bütün ihracatçılarımızı, tüm firmalarımızı işçilerimizden, nakliyecilerimize kadar zincirin tüm halkalarını ayrı ayrı tebrik ediyorum” diye konuştu.
“Bizler binlerce yıllık medeniyet birikimiyle yoğrulmuş bu topraklarda alın terini akılla ve vizyonla yoğurarak çalışan, üreten ve ürettiğini dünyaya ulaştıran bir milletiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Elde ettiğimiz hiçbir başarı bize altın tepside sunulmadı. Bugünlere dikensiz gül bahçesinde yürüyerek gelmedik. Bilakis canımızı dişimize takarak geldik, zorlukları aşarak bentleri tek tek yıkarak geldik. Bunun en yakın şahidi ihracatçılarımızdır. Her biriniz Türkiye’nin bugünlere ulaşmasına çok büyük katkılar yaptınız. İhracatçılar olarak sizler Türkiye Yüzyılı’nın inşasında hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan, millet ve memleket sevdalısı yol arkadaşlarımızsınız. Rabb’im dayanışmamızı, yol arkadaşlığımızı daim eylesin diyorum.”
“TÜRKİYE’NİN İHRACATTA HEDEFLEDİĞİ YERE GELMESİNİ HEP BERABER SAĞLAYACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu da lütfen unutmayın. Henüz yolun başındayız. Daha önümüzde gidecek çok yolumuz var. Kalan yolu da yine omuz omuza yürüyeceğiz. İnşallah çalışarak, üreterek, satarak, yeni pazarlar bularak Türkiye’nin ihracatta hedeflediği yere gelmesini hep beraber sağlayacağız” dedi.
Yalnızca konjonktürel dalgalanmaların değil, derin yapısal dönüşümlerin ve tarihî önemde kırılmaların da yaşandığı eşik niteliğinde bir dönemden geçildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanlık tarihine damga vuran Kovid-19 salgınının sağlık boyutunu geride bıraksak da salgının tetiklediği krizin küresel ekonomide yol açtığı tahribat hâlen tam anlamıyla telafi edilemedi” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ticarette korumacılık politikalarının yeniden yükselişe geçtiğini, uluslararası ticaretin serbest yapısında ciddi daralmaların meydana geldiğini söyledi.
Gümrük duvarları üzerinden yürütülen ticaret savaşlarının mevcut belirsizlik ortamını daha da derinleştirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonominin yanı sıra küresel siyasetten toplumsal dengelere kadar birçok alanda risklerin arttığı, tehditlerin çeşitlendiği bir süreçle karşı karşıyayız. Bilhassa bölgemizde hemen her gün gözlerimizi yeni bir gerilimle açıyoruz. Şunu hepimiz az çok görebiliyoruz: Dengelerin kurulması, istikrarın sağlanması, fırtınalı sulardan sakin sulara geçiş biraz daha zaman alacak. Türkiye olarak yol haritamızı, öngörülerimizi ve stratejilerimizi bu gerçeği göz önünde bulundurarak belirliyoruz. İşi şansa bırakmıyor, her türlü senaryoya karşı hazırlıklarımızı yapıyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin Türkiye’yi batağa sürüklemek isteyen savaş baronlarının ekmeğine yağ süren sorumsuz söylemlerine rağmen oyuna gelmediklerini, şimdiye kadar ülkeyi bölgelerindeki çatışma ve savaşların çeperinde tutmayı başardıklarını anlattı.
“2024 YILI, ÜLKEMİZ AÇISINDAN ÖNEMLİ BAŞARILARLA DOLU BİR YIL OLDU”
Sürekli değişen küresel ekonomik ve siyasi iklimin kendilerini hedeflerinden koparmasına izin vermediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “2024 yılı, ülkemiz açısından önemli başarılarla dolu bir yıl oldu. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejimiz sayesinde ekonomimiz, yüzde 3,2 oranında büyüdü. 2025 yılında da ekonomimizdeki ivme devam ediyor. Türkiye ekonomisi, 2025 yılının ilk çeyreğinde bir önceki yıla kıyasla yüzde 2 büyüme kaydetti. Böylece 19 çeyrek boyunca kesintisiz büyüme başarısı gösterdik. Seçime rağmen istikrar ve reform programımızı kararlılıkla uyguladık. Siyaseten kendimiz bedel ödesek dahi popülist politikalara tevessül ederek ülkemize ve milletimize bedel ödetmedik. Program sayesinde ekonomimizin yapısal direncini arttırdık. Dış kaynaklara bağımlılığı azaltarak kırılganlıklarımızı asgariye indirdik. Özellikle son 3 ayda yaşanan her türlü şoka rağmen program sarsılmadı, dayanıklılığını kanıtladı ve güven tazeledi. Mayıs başından itibaren rezervlerimiz yeniden artmaya başladı. Risk primimiz düşüyor, Türk lirasına güven yükseliyor. Enflasyonla mücadele konusunda tavizsiz duruşumuzu koruyoruz. Enflasyon, bir yıldır kesintisiz olarak geriliyor. Mayıs ayında yıllık enflasyon, son 3,5 yılın en düşük seviyesine geriledi. Yıl sonunda enflasyonda 20’li rakamları görmeyi bekliyoruz.”
“2024 YILINDA 262 MİLYAR DOLAR İHRACATLA REKOR KIRDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracat cephesinde de son derece emin adımlarla ilerlediklerini kaydetti.
2024’ün ihracat açısından rekorlar yılı olarak kayıtlara geçtiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2024 yılında 262 milyar dolar ihracatla rekor kırdık. Küresel ihracattan aldığımız payı yüzde 1,07’ye yükselttik. Geçtiğimiz yıl, 1 milyar dolar ve üzeri ihracat yapan firma sayımız 18’e, 100 milyon dolar ve üzeri ihracat yapan firma sayımız da 302’ye çıktı” bilgisini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılında da aynı ritimle yola devam ettiklerini, mayısta ihracatın bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,7’lik artışla 24,8 milyar dolara ulaştığını, bunun Cumhuriyet tarihinin en yüksek aylık ihracatı olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ocak-mayıs döneminde mal ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,5 artışla 111 milyar dolara, yıllıklandırılmış ihracatın da 265,5 milyar dolara yükseldiğini belirtti.
Hizmet ihracatı tarafında da oldukça iyi olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılında 14 milyar dolar olan hizmet ihracatını 2024’te 115,2 milyar dolara taşıdıklarının altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, nisan ayı itibarıyla yıllıklandırılmış bazda 1,3 milyar dolar artışla hizmet ihracatında 116,5 milyar dolar seviyesini yakaladıklarına işaret ederek, “Bir başka gurur verici gelişme ise şudur: Türkiye’nin ihracatındaki artış, yalnızca nicelik itibariyle değil nitelik olarak da büyük bir değişim göstermektedir. Orta, yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı, 2002 yılında 10 milyar dolar, ihracatımızdaki payı yüzde 30 seviyesindeydi. 2024 yılında orta, yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı 101 milyar doları aştı, ihracatımızdaki payı da yüzde 41’e çıktı. Bu artış, Türkiye’nin teknoloji yoğun ürünlere yöneliminin bir sonucu olarak gerçekleşti ve bu payın daha da arttırılmasını hedefliyoruz” diye konuştu.
İhracatlarını ülke sathına yaymak için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, mayıs ayı yıllıklandırılmış verilere göre, 32 ilin 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptığını anlattı.
“2024 YILINDA KADIN ÇALIŞANLARIN İHRACATA KATKISI, 60,1 MİLYAR DOLARA ULAŞTI”
İhracata kadınların daha fazla katkı verdiğini memnuniyetle gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2024 yılında kadın çalışanların ihracata katkısı, 2013 yılına göre 2 kat artarak 60,1 milyar dolara ulaştı ve payları yüzde 23,6’ya yükseldi. Tüm zorluklara rağmen böylesine anlamlı bir başarıya imza atan kadınları bugün bir kez daha tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.
Serbest ticaret anlaşmalarından tercihli ticaret anlaşmalarına, yatırımların karşılıklı teşvikinden çifte vergilendirmenin önlenmesine kadar iş insanlarını teşvik edecek her türlü hukuki altyapıyı kurduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024 yılında mal ve hizmet ihracatını desteklemek üzere toplam 24,7 milyar liralık kaynağı firmaların emrine verdiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılı için yaklaşık 33 milyar liralık destek bütçesini istifadeye sundukları bilgisini vererek, “Jeopolitik gerilimlerin artması ve ticaret savaşları riskinin güçlenmesi gibi faktörler, ihracatımızın coğrafi çeşitliliğini artırmamız gerektiğini bizlere bir kez daha hatırlatmıştır. 2028 yılına kadar uzak ülkelere ihracatımızı 50 milyar dolara çıkarmayı, İslam İşbirliği Teşkilatı ülkelerinin toplam ihracatımızdaki payını ise yüzde 30 seviyesine yükseltmeyi hedefliyoruz. Finansman araçlarının çeşitlendirilmesi için de önemli adımlar atıyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Eximbank’ın 2024 yılında 49 milyar dolarlık desteğiyle ihracatçılar için güçlü bir kaynak oluşturduğunu söyledi.
“MERKEZ BANKAMIZ, GEÇEN YIL 581 MİLYAR LİRALIK REESKONT KREDİSİ KULLANDIRDI”
Bu destekten yararlanan 17 bin 838 ihracatçının yüzde 83’ünün KOBİ olduğunu, 2025 yılında ise bu desteği 52 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merkez Bankamız, geçen yıl 581 milyar liralık reeskont kredisi kullandırdı. Bu yılın ilk 5 ayında ise 330 milyar liraya ulaştık. Bu kredilerin maliyetinin yarısını biz üstlenerek, ihracatçılarımızı son 2 yılda toplam 173 milyar liralık bir finansman yükünden kurtardık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz haftalarda çok önemli bir adım daha attıklarını dile getirerek, şöyle devam etti: “Yatırım taahhütlü avans kredisi programının limitini 500 milyar liraya yükselttik. Bu programla dış ticaret açığımızda önemli yer tutan 284 stratejik ürüne 2 milyar lira ve üzerindeki yatırım projelerine destek sağlıyoruz. Üstelik bu kredilerin maliyet oranı piyasa faizlerinin üçte biri kadar. İlk 2 yıl anapara ödemesi yok ve 10 yıla kadar vade imkânı sunuluyor. Faaliyetleri de kısa süre önce başlayan Türk Ticaret Bankası, ihracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştırmak ve finansman imkânlarını çeşitlendirmek açısından önemli bir görev üstlenecektir. İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi’miz ise sunduğu kefalet ve garanti mekanizmalarıyla sizlere yardımcı oluyor. Hâlihazırda 142 milyar lira tutarındaki ihracatçı kredisini kullanımına karşılık 124 milyar liralık kefalet desteği sağlandı. Yıl sonuna kadar 70 milyar liralık ek kapasite oluşturularak kümülatif kredi kefalet hacminin 160 milyar lirayı bulması hedefleniyor.”
“PEK ÇOK SEKTÖRDE DÜNYANIN ÖNDE GELEN İMALAT SANAYİ ÜRETİCİLERİNDEN BİRİYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma ve havacılık, beyaz eşya, otomotiv, enerji gibi pek çok sektörde dünyanın önde gelen imalat sanayi üreticilerinden biriyiz. Savunma ve havacılık sanayimizin 2002 yılında yerlilik oranı yüzde 20 ve ihracatı 248 milyon dolardı. 2024 yılında 15 milyar doları aşan cirosu 180 farklı ülkeye ve bölgeye 6,7 milyar dolar mal ihracatı, gurur kaynağımız oldu. NATO ve hizmet ihracatları da dahil edildiğinde toplam 7,1 milyar dolar ihracat rakamına ulaştık. Özellikle silahlı, silahsız insansız hava araçlarında dünyanın önde gelen ülkeleri arasına girmeyi başardık. Dünyada satılan her üç İHA’dan ikisini Türk firmaları üretiyor. Zırhlı kara araçlarında ise adeta küresel bir markaya dönüştük” ifadelerini kullandı.
İlerleyen yıllarda millî muharip uçak Kaan’a olan taleplerin artacağının görüleceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsansız hava araçlarında yakaladığımız küresel başarıyı inşallah savaş uçaklarında da elde edeceğiz. Savunma sanayi ürünlerimize çamur atmaya çalışan iş bilmezlere rağmen inşallah bunu başaracağız. 37 milyar doları aşan ihracat hacmiyle otomotiv sektörümüz Avrupa’nın 4’üncü, dünyanın ise 12’nci büyük otomotiv üretim üssü konumundadır. Dünyanın en büyük 250 müteahhitlik firması sıralamasında, şirket sayısı itibariyle ikinci sırada yer alıyoruz. Türk dizileri 250’yi aşkın ülkede, 800 milyondan fazla izleyiciye ulaşıyor. Ziyaret ettiğimiz birçok ülkede, Türk dizilerini seyrederek Türkçe öğrenmiş, ülkemizin adeta fahri elçisi olmuş gençlerle karşılaşıyoruz. Bakım onarım hizmetleriyle, gelir itibariyle dünyada 8’inci sıradayız. Turizm alanında da 62,2 milyon ziyaretçi sayısıyla en fazla turist ağırlayan 4’üncü ülkeyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Salgınlar, savaşlar, küresel krizler, tedarik zinciri kopmaları, bunların hiçbiri bizi yolumuzdan alıkoymadı. Ne yaşanırsa yaşansın, Türkiye’nin ihracatçıları asla geri adım atmadı. Sizin başarılarınız, gençlerimize umut, girişimcilerimize ilham kaynağı oldu. Sizden beklentimiz yalnızca üretmeniz ve satmanız değil; aynı zamanda kutlu yürüyüşümüze eşlik etmenizdir. Hiç endişeniz olmasın, Allah’ın izniyle daha nice başarı hikayelerini birlikte yazacağız. Önünüzde örülen nice duvarları birlikte yıkacağız. Daha nice rekorları beraberce kıracağız. Türkiye Yüzyılı ülkümüzü, inşallah beraberce gerçekleştireceğiz. Biz unutmayın, kısa mesafe koşucusu değiliz, biz maraton koşucusuyuz. Yükümüz ağır, yolumuz uzundur. ‘Mevla yolumuzu, bahtımızı açık etsin’ diyorum. Sizlerin şahsında ülkemizin kalkınmasına, üretimine ve prestijine katkı sunan tüm ihracatçılarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Bugün ödüllerini alacak veya almış olan ihracatın şampiyonlarını tebrik ediyorum. Türkiye İhracatçılar Meclisi’mizin 32. Genel Kurulunun hayırlara vesile olmasını diliyor, tekrar görüşmek dileğiyle sizleri Allah’a emanet ediyorum.”
Programa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşmasının ardından 16. yüzyıl Osmanlı satranç takımından ilham alınarak el işçiliğiyle hazırlanan bir satranç seti hediye edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 2024 yılı ihracatında ilk 10’a giren firma temsilcilerine ödüllerini takdim etti.
GENÇ GAZETECİLER İSTANBUL
2024 Yılında Mal ve Hizmet İhracatında İlk 10’da Yer Alan Firmalarla E-ihracatta İlk Üç ve Sektör Birincisi Olan Firmalar:
“MARKA &PATENT ÇETESİ“ FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır?
Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un Fethi’nden Gönüllerin Fethine” programında yaptığı konuşmada “İstanbul’un fethi; coğrafya için fitne üreten bir ocağın söndürülmesi yerine, kıyamete kadar sönmeyecek hak ve hakkaniyet ocağının yakılmasıdır. İstanbul’un fethi; Ayasofya dâhil mabetleri soyulan, tahrip edilen, semtleri bataklığa dönüşen bir şehrin imarıdır, ihyasıdır, hayat bulmasıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen “İstanbul’un Fethi’nden Gönüllerin Fethine” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Hem İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümü hem de bayram vesilesiyle bir araya gelindiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fethin 573. yıl dönümünde İstanbul’un daha bir güzel olduğunu, katılımcıların mübarek bayram gününde daha bir güzel olduğunu söyledi.
Vatandaşların Kurban Bayramı’nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde dünyanın dört bir yanında yaşayan, bayramda sılası gözünde tüten bütün vatandaşlarımın, gönül coğrafyamızdaki her kardeşimizin, yeryüzündeki her Müslümanın bayramını tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.
Bayramın İslam dünyası ve insanlık için mübarek olmasını, kardeşliğe, barışa ve huzura vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kesilen kurbanların Allah katında makbul olmasını diledi.
Bayramın şüphesiz en çok çocuklar için bayram olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bayram cennet yüzlü çocukların yüzlerinde tebessüm çiçekleri açınca bayram olur. Asıl böyle anlamını bulur. Türkiye’nin tüm çocuklarının, dünyanın tüm çocuklarının bayramını bugün özellikle tebrik ediyor, her birini sevgiyle kucaklıyor, minik yanaklarından öpüyor, her günlerinin bayram havasında geçmesini temenni ediyorum” diye konuştu.
Mübarek bayram günlerinin insanın dostluğu, kardeşliği, millî ve manevi değerleri en canlı biçimde yaşadığı müstesna zamanlar olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bayramlar, yardımlaşma ve paylaşma duygularımızı yüceltmenin yanı sıra birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirdiğimiz özel günlerdir. Milletçe bayram günlerinde bu hissiyatı, bu ruhu, bu inancı çok daha diri biçimde idrak ve ihya ediyoruz. Garip gurebanın kapısını çalıyor, öksüzün, yetimin başını okşuyor, en yakınımızdan başlayarak ihtiyaç sahiplerinin derdiyle dertleniyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayramlar millet olarak bizi birbirimize yakınlaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimizle de aramızda yeni muhabbet köprülerinin kurulmasını sağlıyor. Bayramlar tüm farklılıklarımızı bir tarafa bırakıp, ümmet olma şuurumuzun daha da perçinlenmesine vesile oluyor. Geçenlerde Hakk’a uğurladığımız şair Murat Kapkıner bu bilinci şöyle ifade ediyordu. ‘Afrika’da öldürülse bir yerli, canı benden çıkıyor seni bildim bileli.’ İşte bu hissiyatla dünyanın en ücra köşesine kadar milletimizin merhamet ve şefkat elini ulaştıran gönüllü kuruluşlarımıza, hayırseverlerimize, sivil toplum örgütlerimize bugün hassaten teşekkür ediyorum. Cenabı Allah onların eksikliğini bu millete ve ümmete göstermesin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan Müslümanların ibadetlerinin kabul olmasını temenni etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gönülden yapılan duaların geri çevrilmediği bu mübarek günde, Fatih Sultan Mehmet Han’ın şu duasına bizler de yürekten amin diyoruz: ‘Zülfünün zincirine bent eyledi şahım beni, kulluğundan kılmasın azat Allah’ım beni.’ Evet, Rabbim bizleri kendi yolundan, Peygamberinin yolundan, Peygamberinin müjdesine nail olan Sultan Fatih’in yolundan ayırmasın. Rabbim nusretini, hamiyetini, merhametini milletimizden eksik etmesin. Rabbim, bu mübarek günler hatırına, bütün mazlum ve yaralı coğrafyaları hasretini çektiğimiz huzur ortamına kavuştursun” ifadelerini kullandı.
Şu anda karşısında “İstanbul” olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün bir taraftan Kurban Bayramı’nın sevincini yaşarken diğer taraftan İstanbul’un fethinin 573. yılına kavuşmanın heyecanı içinde olduklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu anlamlı günde, tam 573 sene önce İstanbul’un fethine katılan, bu şehrin surlarında şehit olan, gazi olan her büyüğümüzü rahmetle anıyorum. Henüz 21 yaşındayken İstanbul’un fethini gerçekleştiren o şanlı komutanı, aynı şekilde kemal-i edeple yâd ediyorum. Yine burada, bin yıldır semalarımızdan ezan-ı Muhammediler eksilmesin. Bayrağımız gökyüzünde nazlı nazlı dalgalansın. Mabetlerimizin üzerine namahrem eli değmesin. Her metrekaresinde bir şehidin yattığı bu aziz topraklar kirletilmesin diye feda-i can eyleyen tüm kahramanlara Rabbimden rahmet diliyorum. Fethin 573. yılı kutlu olsun, mübarek olsun” diye konuştu.
“Bu mübarek günde şu noktaya özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “İstanbul’un fethi sadece bir büyük zafer, sadece çağ açıp çağ kapayan bir olay değil, dünyanın gözbebeği bir şehirde karanlığın aydınlığa tebdilidir. İstanbul’un fethi, can ve mal güvenliğinin olmadığı bir şehirde, yüzyıllar sürecek bir huzur ve güvenlik ortamının tesis edilmesidir. İstanbul’un fethi, her kökene, her inanca, her görüşe, o güne kadar gösterilmeyen hoşgörünün gösterilmesi, verilmeyen değerin verilmesidir. İstanbul’un fethi, coğrafya için fitne üreten bir ocağın söndürülmesi, yerine kıyamete kadar sönmeyecek hak ve hakkaniyet ocağının yakılmasıdır. İstanbul’un fethi, Ayasofya dâhil mabetleri soyulan, tahrip edilen, semtleri bataklığa dönüşen bir şehrin imarıdır, ihyasıdır, hayat bulmasıdır. Bu hakikati büyük tarihçi, rahmetli Halil İnalcık bakınız nasıl anlatıyor: ‘O, 1451’de tahta oturduğu andan bu yana fethi başarmak için gece gündüz çalışıp her türlü diplomatik, askeri, teknolojik ve idari önlemi düşünmüş ve almış. 20 Nisan deniz bozgunu, fethi tehlikeye düşürdüğü anda da azim ve kararında sarsılmamıştır. İstanbul’un fethi ve 500 yıllık imparatorluk, yalnızca genç Türk hükümdarının eseridir. Bu, tarihi bir gerçektir. Harap bir şehir olarak aldığı Konstantiniyye’yi Fatih, vakıflara dayanan külliye imaretleriyle muhteşem bir Türk-İslam şehri olarak yeniden inşa etmiştir.'”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul muhakkak feth olunacaktır, onu fetheden komutan ne güzel komutan, onun askeri ne güzel askerdir” şeklindeki hadisi şerifi konuşmasında aktardı.
İstanbul’un fethinin iki dünyanın, iki kıtanın birleştiği bu şehre 573 yıldır batmayan bir güneşin doğması, bir baharın gelmesi olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un fethi, yeryüzünde fitneyi ortadan kaldırmayı hayatının amacı hâline getiren, bunun için hiçbir fedâkarlıktan kaçınmayan 21 yaşındaki gencin, dünya tarihinde örneği görülmeyen bir barış ve kardeşlik iklimini mayalamasıdır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un fethinin bu topraklarda, Malazgirt’le başlayan fetihler silsilesinin en parlak halkası olduğuna değinerek, şöyle devam etti: “Hani diyor ya Fazıl Hüsnü Dağlarca, ‘Havanın mazisinde, denizin yeşilinde bir türkü, Orta Asya’dan beri duymuşuz. Anamızın sütünden bayraklara kadar yüce fetihle büyümüşüz. Nur ile kuvvetle aşk ile kaderin büyüsünü bozmuşuz. Görmüşüz suretini güzelliğin, koca feleklere görünmüşüz. Cihanın yarısı gök, önünde şehit şehit durmuşuz. Cihanın yarısı İstanbul, almışız.’ İşte İstanbul’un fethi, devamında fetihler doğuran gaza medeniyetimizin en büyük kapılarından, en büyük kaynaklarından biridir. İstanbul’un fethi, milletimizin mefkûresi, ülküsü, Kızıl Elması uğruna neleri başarabileceğinin numunesidir. Karadan yürütülerek Haliç’ten denize indirilen kadırgalar, Sultan Fatih’in azminin, iradesinin, feth-i mübine olan inancının yansımasıdır. Aynı zamanda İstanbul’un fethi, her delikanlımızın ruhunda bir Fatih idealinin, bir Ulubatlı Hasan fedakârlığının, bir Akşemseddin bilgeliğinin yaşadığını gösteren en güzel örnektir. Nasıl göl yerinde su eksik olmazsa, bu milletin gönlünde de fetih mefkûresi, fetih şuuru, fetih özlemi hiçbir zaman eksik olmaz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu toprakların 1071’den bu yana vatanları, İstanbul’un ise 1453’ten bu yana “Türk İstanbul” olarak milletin gözbebeği ve iftihar tablosu olduğunu dile getirdi.
Bunu hâlen kabullenemeyenler olduğuna dikkati çeken Erdoğan, “İstanbul’un fethini hâlen içlerine sindiremeyen hazımsızlar var. 573 yıllık öfkenin pençesinden bir türlü kurtulamayanlar var. Bunların gerek içeride gerekse dışarıda ama buldukları her fırsattan bu hazımsızlıklarını, bu rahatsızlıklarını ifşa ettiklerini görüyoruz. Ne diyor onlar? ‘Her kim ‘Zulüm 1453’te başladı’ diyorsa maskesini indirin altından 1453’te mücadele ettiğimiz karanlık yüzler çıkacaktır. Her kim ‘İstanbul’un statüsü değişsin’ diyorsa bunlar Topkapı’da okunan Kur’an’ı, Ayasofya’da okunan ezanı içlerine sindiremeyenlerdir” ifadelerini kullandı.
“BU ZİHNİYETİN TEMSİLCİLERİNE DÜN FIRSAT VERMEDİK, BUGÜN DE YARIN DA FIRSAT VERMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Her kim ‘İstanbul’da inşa ettiğimiz yüksek medeniyeti görmezden gelerek, ‘Göçebe barbarlar Anadolu’daki medeniyeti tahrip etti.’ diyorsa pelerinini kaldırın, göğsüne kazınmış Bizans dövmesiyle karşılaşırsınız. Her kim bu şehrin, Yahya Kemal’in ‘Türk İstanbul’ dediği kurucu kimliğiyle bir sorun yaşıyorsa arka planına baktığınızda aslında fetihle ve Fatih’le hesaplaşma içinde olduğunu görürsünüz. Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Allah’ın izniyle bu zihniyetin temsilcilerine dün fırsat vermedik, bugün de yarın da fırsat vermeyeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet Han’ın kendilerine emaneti olan bu aziz şehre gözleri gibi bakmaya devam edeceklerini söyledi.
86 yıllık hicranın ardından Ayasofya’nın kapısına vurulan zincirleri parçaladıkları gibi kutlu fetihten ilham alarak yeni zaferlere de imza atacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un fethi bizlere şunu öğretmiş, şunu hatırlatmıştır, eğer gerçekten inanır, çalışır, zorluklar karşısında sebat edersek milletçe başaramayacağımız iş, ulaşamayacağımız hedef, yeter ki Sultan Fatih gibi ‘Ya İstanbul beni alacak ya da ben İstanbul’u alacağım.’ diyerek kararlılığı göstermiştir. Yeter ki zafere inanalım, gücümüzün idrakinde olalım. Gerisi Allah’ın izniyle sadece bir zamanlama ve planlama meselesidir” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için hep birlikte çalışacak, saflarını daha da sıklaştıracaklarını, İstanbul’un geleceğini karartmak isteyenlere meydanı bırakmayacaklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu bir defa her bir yol ve dava arkadaşımın çok iyi bilmesini isterim.” diyerek şunları söyledi: “Dünyamız ve bölgemiz, gerek siyasi gerek ekonomik gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmalar yaşıyor. Coğrafyamızda sınırlar yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek isteniyor. Gazze’den Sudan’a, Yemen’den Lübnan’a yönümüzü nereye çevirirsek çevirelim aynı kirli oyunun farklı sahnelerine tanık oluyoruz. Rabbim daha nice fetihlere bizleri eriştirsin. Bunun için de Cumhur İttifakı’nın birliğini beraberliğini daim eylesin. Birliğimizi beraberliğimizi bozmayacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye’nin yarınlarına yürüyeceğiz.”
Haliç’ten geçen gemiler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve katılımcıları selamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, program süresince yanına gelen ve elini öperek kendisiyle bayramlaşan çocuklara bayram harçlığı verdi.
Konuşması sırasında yanına gelen engelli bir kız çocuğu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yüzünü okşayıp öptü ve kendisine sarıldı. Erdoğan da kız çocuğuna sarılarak karşılık verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından önce sahne alan Azerin, “Türkler Geliyor” ve “Çırpınırdı Karadeniz” şarkılarını seslendirdi.
Azerbaycanlı sanatçı daha sonra sahneden inerek selamlaştığı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bayramını kutladı.
Çocuklardan oluşan Gülbeşeker Eğitim Kurumları Mehteran Takımı program sonunda sahne aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Eleştirilere ve engellemelere rağmen 23 yıldır yürüttüğümüz politikaların semeresini, başta savunma sanayiimiz olmak üzere her alanda topluyoruz. 238 milyar dolardan 1,6 trilyon doları aşan ekonomik büyüklüğü, 36 milyar dolardan 276 milyar dolara çıkan yıllık ihracatı, 248 milyon dolardan 10 milyar doları geçen savunma ve havacılık ihracatı ile Türkiye, dünyada eşine az rastlanır bir başarı hikâyesi yazmaktadır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şunları kaydetti: “Bizleri sağlık ve sıhhat içinde, huzur-u kalple bir bayrama daha eriştiren Cenabıallah’a şükürler olsun diyorum. Bu kutlu günlerin ülkemiz, aziz milletimiz, İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını yürekten temenni ediyorum. Kestiğiniz kurbanların, ettiğiniz duaların, yaptığınız hayır ve hasenatın Hak katında kabul olmasını, inşallah, ecirlerinizi artırmasını diliyorum.
Gazze başta olmak üzere, gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde bu bayramı da hüzünle, acıyla, kalplerinde ince bir sızıyla karşılayan tüm kardeşlerime, şahsım ve milletim adına en güçlü dayanışma mesajlarımı gönderiyor, Kurban Bayramlarını ayrı ayrı tebrik ediyorum.
Rabbim, bizleri hem millet hem de ümmet olarak merkezinde barışın, esenliğin, vahdet ve uhuvvetin olduğu daha nice bayramlara kavuştursun niyazında bulunuyorum. Kurban, bir ibadet olmanın yanı sıra kelime anlamı itibarıyla aynı zamanda ‘yaklaşma’, ‘yakınlaşma’, ‘yakın olma’ demektir.
İnanıyorum ki her bir vatandaşımız gerek eş, dost ve akraba ziyaretleriyle gerekse yardım ve dayanışma faaliyetleriyle bu ruh şölenini en verimli surette değerlendirecek böylece hem Allah’a yaklaşmış hem de birbirine daha sıkı bağlarla kenetlenmiş olacaktır.
Şayet muhabbet ve diğerkâmlığın gönülleri sarıp sarmaladığı bu mübarek günleri hakkıyla idrak edebilirsek işte o zaman kardeşliğimiz güçlenecek, darlığın yerini ferahlık, dargınlığın yerini kucaklaşma alacaktır. Duam ve beklentim bu bayramın da kalplerin yumuşamasına, küskünlerin barışmasına, kırgınlıkların giderilmesine ve sıkılı yumrukların tamamen açılmasına vesile olmasıdır.
İslam âlemi olarak bir huzur iklimine kavuşmanın sevincini yaşarken, öte yandan bölgemiz ve dünyamız stres düzeyi yüksek bir dönemden geçiyor. İsrail, ateşkese rağmen Gazze’den Batı Şeria’ya, Doğu Kudüs’ten Lübnan’a kadar coğrafyamızın farklı noktalarında işgal, yıkım, katliam ve yasa dışı yerleşim faaliyetlerini pervasızca sürdürüyor.
Yine İsrail’in tahrik ve tertipleriyle tetiklenen savaşın menfi etkileri enerjiden tarıma, ticaretten ulaşıma, ekonomiden güvenliğe birçok alanda hissediliyor. Bölgemizin savaş ve krizler silsilesiyle boğuştuğu bu dönemde Türkiye, ekonomisiyle, altyapısıyla, tecrübeli kurumları, liyakatli kadrolarıyla en önemlisi tahkim ettiği iç cephesiyle istikrar adası olarak göz dolduruyor. Eleştirilere ve engellemelere rağmen 23 yıldır yürüttüğümüz politikaların semeresini, başta savunma sanayiimiz olmak üzere her alanda topluyoruz.
238 milyar dolardan 1,6 trilyon doları aşan ekonomik büyüklüğü, 36 milyar dolardan 276 milyar dolara çıkan yıllık ihracatı, 248 milyon dolardan 10 milyar doları geçen savunma ve havacılık ihracatı ile Türkiye dünyada eşine az rastlanır bir başarı hikâyesi yazmaktadır.
Etrafımızdaki toz bulutu dağıldıktan sonra, inşallah, yeni dönemin parlayan yıldızlardan biri Türkiye’miz olacaktır. Bunun için ne gerekiyorsa yapıyoruz.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNİ SAMİMİYETLE MENZİLİNE DOĞRU GÖTÜRÜYORUZ”
Ülkemizin istikbali ile bölgemizin istikrarı açısından taşıdığı stratejik değer bugünlerde daha iyi anlaşılan Terörsüz Türkiye süreci bunlardan biridir. Sınırlarımız içinde huzur ve güvenliğin güçlenmesine, sınırlarımız dışında emperyalist oyunların bozulmasına katkı sunan bu tarihî süreci, çok büyük bir özenle, sağduyu ve samimiyetle menziline doğru götürüyoruz. Türkiye’ye sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu musibetten milletimizi kurtarma irademiz tamdır, ilk günkü gibi sapasağlam ayaktadır.
Bu düşüncelerle Kurban Bayramı’nın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için bir kez daha hayırlar getirmesini diliyorum. Hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan kardeşlerimizin dua ve ibadetlerini Rabbim kabul buyursun, diyorum. Bayramda seyahat edecek vatandaşlarımızdan hız limitlerine ve trafik kurallarına uymalarını özellikle istirham ediyorum. Sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyor, aileleriniz ve sevdiklerinizle birlikte huzurlu bir Kurban Bayramı geçirmenizi diliyorum. Bayramınız mübarek olsun. Kalın sağlıcakla.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.