Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Türkiye’yi enerjide dışa bağımlılıktan kurtarabilmek için canla başla çalışıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Konya Kılıçarslan Meydanı’nda düzenlenen Karapınar Güneş Santrali, Bozkır Barajı ve Abdülhamit Han Caddesi ile yapımı tamamlanan diğer projelerin toplu açılış törenine katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmasının başında “Vefanın, dayanışmanın, millî iradenin şehri, dünyada eşi bulunmayan şehir, başkentlerin başkenti” olarak nitelediği Konya’yı ve Konyalıları selamladı.
Antalya’dan geldiğini ve oradaki mitingde 100 bini aşkın katılımcı olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya’da da 140 bin katılımcı bulunduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ne aşktır Yarabbi, bu ne aşk. Demek ki aşkınan koşan. Aşık olursan karşılığını da bulursun” diye konuştu.
Alandaki pankartlardan bazılarını okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emri dağdan alanla değil haktan alanla yol yürünür” yazılı pankartı okuyup, “Şimdi bay bay Kemal’in yanındakilerle beraber bunlar emri nereden alıyor? Kandil’deki teröristlerden alıyor. Biz de emri Allah’tan alıyoruz. 14 Mayıs’ta emri dağdan alanları mezara gömmeye var mıyız? Buna hazır mıyız? Bundan zaten benim hiç şüphem yok. Konya buna gereken dersi inşallah 14 Mayıs’ta verecektir” ifadesini kullandı.
“Rabbime, bizleri bir kez daha Konya ile kavuşturduğu için hamdediyorum. Rabbime, bizleri 6 ay sonra yeniden Konyalı kardeşlerimle kucaklaştırdığı için hamdediyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya’da olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
“KONYA, ANADOLU’DAKİ VARLIĞIMIZIN SEMBOLÜ OLDUĞU GİBİ TÜRKİYE YÜZYILI’NIN DA TEMİNATI OLACAKTIR”
“Yine meydanlara sığmayan, 14 Mayıs’ta yine destan yazmaya hazırlanan, iradesine, istikbaline ve 21 yıllık kazanımlarına sahip çıkan bir Konya” gördüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ahde vefanız için, aşkınız, sevdanız için her birinize şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Mevla kardeşliğimizi muhafaza eylesin, yol arkadaşlığımızı daim etsin diyorum” dedi.
“Konya, 14 Mayıs’ta ‘durmak yok yola devam’ diyor muyuz, ‘doğru adımlarla yola devam’ diyor muyuz, ‘Türkiye Yüzyılı için hemen şimdi’ diyor muyuz?” sorularına alandakilerin hep bir ağızdan verdiği “evet” cevabının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Selçuklu’nun başkenti Konya’ya da bu yakışır. Sadreddin Konevi gibi Hazreti Mevlana gibi Şems-i Tebrizi gibi toprağını batmayan güneşlerin şereflendirdiği Konya’ya işte bu yakışır. Her bucağında ilmin, irfanın, bilgeliğin boy verdiği, merhum Erbakan hocamızın şehri Konya’ya elbette bu yakışır. Rabbim sizlerden razı olsun. Konya’nın ‘hayır’ dediğinden hayır gelmez. Konya’nın ‘evet’ dediğine de Allah’ın izniyle şer bulaşmaz. İnşallah Konya, Anadolu’daki varlığımızın, birliğimizin, dirliğimizin sembolü olduğu gibi Türkiye Yüzyılı’nın da teminatı olacaktır” ifadelerini kullandı.
“DEPREM BÖLGESİNİ EN KISA SÜREDE AYAĞA KALDIRACAĞIZ”
Kahramanmaraş’ta 6 Şubat’ta asrın en büyük tabii afetlerinden birinin yaşandığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Özellikle 7,6 büyüklüğündeki Elbistan depremi, Konya’mızda da çok ciddi biçimde hissedildi. Depremin haberini alır almaz devletimizin tüm kurumlarıyla birlikte belediyelerimizi de harekete geçirdik. Şimdi burada özellikle bir şey söylemek istiyorum, Konya Büyükşehir Belediyemiz ile ilçe belediyelerimizin ekiplerini süratle komşu illere sevk ettik. Depremde en çok yıkıma uğrayan Hatay’ı, Konya’ya zimmetledik. Konyalı belediyelerimiz, gerçekten gurur verici çalışmalara imza attılar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Altyapıdan üstyapıya, aşevlerinden çadır ve konteyner kent kurulumuna kadar her ihtiyaçlarında depremzedelerin yanında oldular. Muhalefetin tüm belediyelerinin yaptıklarını terazinin bir kefesine koyun, Konya’mızın bölgeye verdiği hizmetleri de diğer kefesine koyun, hepsinde de Konya çok daha ağır basacaktır. Konya Büyükşehir Belediye Başkanım özellikle yattı kalktı orayı takip etti. Belediyelerimiz, muhalefete ders verdi, nasıl millete hizmet edilir öğrettiler. Konya, gönül belediyeciliğinin ne demek olduğunu tüm Türkiye’ye bir kez daha gösterdi. Buradan şov ve reklam yerine yaraları sarmanın peşinde koşan tüm belediyelerimizi tebrik ediyorum. Konya halkına da afetzedelerimize şefkatle sahip çıktıkları için milletim adına teşekkür ediyorum. İnşallah el birliği, gönül birliği içerisinde deprem bölgesini en kısa sürede ayağa kaldıracağız.”
“SÖZ VERİRSEK YAPARIZ”
Bir taraftan afetin izlerini diğer taraftan da milleti hayallerine kavuşturacak vizyon projelerini devreye almayı sürdürdüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz’de keşfedilerek karaya çıkarılan yerli gazın sevincini milletle paylaşmak için ilk ay ısınma dahil, konutlardaki tüm doğal gaz faturalarını ücretsiz yaptıklarını hatırlattı.
Ayrıca bir yıl boyunca yine konutlardaki mutfak ve su ısıtma ihtiyaçlarına karşılık gelen miktardaki doğal gaz tüketimini faturalardan düştüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu müjdeleriyle ilgili kararın dün Resmî Gazete’de yayımlandığını aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay bay Kemal dün Zonguldak’a gitti. Zonguldak’ta benim madenci kardeşlerime yalan üstüne yalan söylüyor. Zonguldak’ta hemen orada Filyos var. Sakarya doğal gazını biz orada çıkardık bay bay Kemal. Hani çıkmayacaktı, hani nerede diyordunuz? İşte çıktı, doğal gazı yaktık. Vatandaşlarımızın evlerine göndermeye başladık. Söz verirsek yaparız, söz verdik ve yaptık” diye konuştu.
Donanmanın amiral gemisi TCG Anadolu’yu Deniz Kuvvetlerine teslim ettiklerini, milletin 60 yıldır umutla beklediği yerli elektrikli aracı Togg’un teslimatlarına başladıklarını, Altay Tankı’nın Silahlı Kuvvetlere teslim edildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün de millî muharip uçağı KAAN’ı hangardan çıkararak pist başı yaptırdıklarını söyledi.
“CUMHUR İTTİFAKI İLE BERABER YÜRÜYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İşte bunlar birilerini ciddi manada ürkütüyor. İçeride korkanlar da var, su ötesinde korkanlar da var ama en çok da Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Deresi’nde… Oradaki teröristleri gömdükçe içeride birileri de rahatsız oluyor. Ne diyor Kandil’de bir tanesi? ‘AK Parti bizi mağaralarda vurdu.’ Ne yapacaktık? ‘İyi yapıyor musunuz?’ diyecektik. Ya sen benim Mehmet’imi şehit edeceksin de biz sana ‘Güle güle’ mi diyeceğiz? Mehmet’imin intikamını sonuna kadar almaya devam edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Varsın bay bay Kemal sizlerle beraber kapalı kapılar arkasında görüşmeler yapsın. Onun yanında da malum Davutoğlu’su, bebecanı, Karamollaoğlu’su var ve bir de tabii Meral Hanım’ı var. Masayı bir bırakır gider, sonra tekrar gelir, tekrar gider. Artık bıktık sizden. Masanın altında olanlar var. Yetmedi şimdi iki tane de belediye başkanı aldılar yanlarına. Onlarla beraber yola devam ediyorlar ama onlar Kandil’dekilerle beraber yürürken biz de Cumhur İttifakı ile beraber yürüyoruz” dedi.
Alandakilere “Cumhur İttifakı olarak 14 Mayıs’a hazırlanıyor muyuz? Ana kademe hazır mıyız? Kadınlarımız kadın kollarımız hazır mıyız? Gençler hazır mıyız?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah sizlerden razı olsun. İnanıyorum ki siz sandıkları patlatacaksınız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ilk süpersonik jet uçağı HÜRJET’in uçuşunu gerçekleştirdiğini, ağır sınıf taarruz helikopteri Atak-2’yi ilk kez havalandırdıklarını, Kızılelma’dan sonra Anka-3 insansız uçağının da ilk yürüyüşünü yaptığını anlattı.
Bunların yanı sıra İMECE uydusunun fırlatılmasından, Türkiye’nin ilk uzay yolcularının belirlenmesine kadar daha birçok tarihî adımı attıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın bir numaralı havacılık ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in, dün akşam itibarıyla çoğu genç 2,5 milyonun üzerinde bir katılımla gerçekleştirildiğini kaydetti.
“TÜRKİYE ARTIK ENERJİDE MUHTAÇ OLAN DEĞİL, ENERJİ İHRAÇ EDEN OLACAK”
Türkiye’yi enerjide dışa bağımlılıktan kurtarabilmek için canla başla çalıştıklarını, yer altı, yer üstü zenginliklerini milletin istifadesine sunmanın derdinde olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhalefetin eleştirilerine rağmen sondaj gemilerimizi bunun için aldık. Doğal gaz aramalarına bu sebeple başladık” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4 sondaj, 2 sismik araştırma gemisi bulunan Türkiye’nin artık kendisine yettiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile şu an itibarıyla tüm ihtiyacımızın yüzde 10’unun karşılıyoruz. Bunun tabii ikinci, üçüncü, dördüncü ünitesi var. Yetmez… İnşallah iktidarımızın devamıyla ikinci nükleer güç santralini de inşa edeceğiz. Büyük ihtimalle bunu da Sinop’ta inşa etme durumumuz var. Türkiye artık enerjide muhtaç olan değil, enerji ihraç eden olacak” diye konuştu.
“GABAR’DA GÜNLÜK 100 BİN VARİL ÜRETİM KAPASİTESİNE SAHİP PETROL BULDUK”
Petrol kuyularını açma noktasında olumlu neticeler aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her seçim öncesinde gaz buluyorlar yalanını nasıl Karadeniz gazıyla boşa çıkardıysak enerji hamlelerimize kara çalanları da yeni müjdelerle hüsrana uğratmayı sürdüreceğiz. Özellikle petrol konusunda etrafına bakıp da iç geçiren milletimizin bir asırlık hasretini dindirmekte kararlıyız. Daha önce ‘petrol yok’ diye üzerine beton dökülen kuyulardan terör nedeniyle terk edilmek zorunda kalınan bölgelerden hamdolsun şimdi petrol üretmeye başladık” ifadelerini kullandı.
Dünyada karada yapılan en büyük 10 keşiften birini geçen sene Türkiye olarak gerçekleştirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ülkemizin 5-6 yıl önce yaklaşık 40 bin varil olan günlük üretimi iki kat artışla günlük 80 bin varile ulaştı. Şimdi sizlerle yeni bir müjdeyi daha paylaşmak istiyorum. Cudi Gabar’da günlük 100 bin varil üretim kapasitesine sahip petrol bulduk. Bu ne demek biliyor musunuz ey teröristler? İşte sizi o petrol kuyularına gömeceğiz. Cizre’ye 20 kilometre mesafedeki bu petrol rezervi çok yüksek kaliteye sahip. Yerin 2 bin 600 metre derinliğinde bulduğumuz petrolü bölgede açacağımız 100 kuyu ile 100 bin varillik üretim kapasitesine çıkartabileceğiz. İlk kuyudan aldığımız petrolü şimdiden işlenmek üzere rafinerilere sevk etmeye başladık. Günlük tüketimimizin onda birini tek başına karşılayacak bu petrol rezervinin ülkemizin ve milletimizin hayrına olacağından şüphe yok.”
Aynı bölgeden yeni müjdeler de beklediklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gabar’daki kuyumuza bölücü örgütün alçakça katlettiği şehit öğretmenimiz Aybüke Yalçın’ın adını verdik. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun, Rabbim sevgili habibine komşu eylesin. Aynı bölge daha önce keşfettiğimiz günde 9 bin varil petrol üreten diğer kuyumuza da patlayıcı uzmanı astsubayımız şehit Esma Çevik’in ismini vermiştik. Yeni sahamız şehit Aybüke Yalçın-1 kuyumuzun olduğu alan inşallah ülkemizin tamamında üretilenden daha fazla petrolü tek başına sağlayacak. Böylece şimdilik günlük 180 bin varil petrol üretimi ile ülkemizin enerji bağımsızlığı yolunda yeni bir adım atmış oluyoruz. Artık rezervlerimizin toplam değerini bile konuşmuyoruz. Yoksa Gabar’daki yeni keşfimizin değeri milyarlarca doları buluyor. Karadeniz gazımızın değeri yüzlerce milyar dolarla ifade ediliyor.”
“TEK DERDİMİZ YAPTIĞIMIZ KEŞİFLERİN ÜLKEMİZİN ENERJİ BAĞIMSIZLIĞINA KATKISINI EN ÜST DÜZEYE ÇIKARMAK”
Kaynakları tefecilerden aramadıklarını, ülkenin kendi topraklarında aradıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek derdimiz yaptığımız keşiflerin ve yatırımların ülkemizin enerji bağımsızlığına katkısını en üst düzeye çıkarmak. Çünkü tıpkı savunma sanayii gibi enerji bağımsızlığı da ülkelerin ve milletlerin gerçek özgürlüğünün vazgeçilmez şartıdır. Bunun için keşfettiğimiz her enerji kaynağıyla ne kadar iftihar etsek yeridir” açıklamasını yaptı.
Tarihî başarıda imzası olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığını, Türkiye Petrollerini, mühendisleri ve işçileri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aslında bu keşiflerle bölücü terör örgütünün neden ülkemize musallat edildiğini çok daha iyi anlıyoruz. Hani eskiden beri hep düşünürdük ya, ülkemiz sınırlarının hemen karşısında petrol fışkırırken bizim topraklarımızda niye çıkmıyor diye. Meğer ülkemiz topraklarından petrol çıkmıyor değilmiş. Meğer ülkemiz topraklarından petrol çıkmaması terör örgütü ile uluslararası petrol şirketleriyle elimiz ayağımız bağlanıyormuş. Meğer üzerinde oturduğumuz petrol sahalarından yararlanmamamız için bize oynanmadık oyun, kurulmadık tuzak bırakılmıyormuş. Gabar’daki keşiften sonra bu ülkede birilerinin niçin terörün bitmesini istemediğini çok daha iyi anlıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Emperyalist güçlerin PKK’ya ve Suriye’deki uzantılarına onca silah ve parayı niçin aktardığını, Türkiye’yi bir terör koridoruyla niçin kuşatmak istediklerini çok daha iyi kavradıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ortada hiçbir sebep yokken niçin birilerinin terörle mücadelede en önemli gücümüz olan İHA’ları, SİHA’ları ve bunları üreten şirketlerimizi hedef aldığını çok daha iyi anlıyoruz. Ne Atatürk Havalimanı ile ilgili tartışmalar tesadüftür ne İHA ve SİHA’lara dokunmaktan bahsedenler masumdur ne terör örgütü elebaşlarının bunları söyleyenlere aleni destek vermesi sebepsizdir ne de bölücü örgütün uzantılarının il il dolaşıp bay bay Kemal için oy dilenmesi boşuna değildir. Bunların tamamı Türkiye’yi enerji yarışının dışında bırakmak isteyenlerin hamlesinden ibarettir” dedi.
Türkiye’nin enerji rekabetinin dışına itilmesine rıza göstermeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin ve Kıbrıs Türklerinin haklarının yenilmesine izin vermeyeceklerini, emperyalistlerin taşeronları olan terör örgütlerinin yer altı, yer üstü kaynaklarıyla aralarına girmesine müsaade etmeyeceklerini vurguladı.
Konya’ya inancının tam olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör belasını Türkiye’nin gündeminden muhakkak çıkartacağız. Ülkemizin yer altı ve yer üstü zenginliklerini milletimizin emrine vermemizin önüne geçecek herkesin hakkından gelecek, her engeli aşacağız. Türkiye Yüzyılı işte bu müjdenin adıdır, işte bu azmin sembolüdür. Konya, özellikle bu mücadelede bizimle beraber misin? Konya, bu yolda bizimle misin? Konya, bu inşa ve ihya hareketinde bizimle misin? Ben size inanıyorum, ben sizlere güveniyorum. Bu sandıkları 14 Mayıs’ta patlatacağınızdan hiç şüphem yok” diye konuştu.
Herkes için dünyanın fani olduğunu, yarının ne olacağını kimsenin bilmediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, emri hak vaki olana kadar amacının milletine aşkla hizmet etmek olduğunu söyledi.
“KONYA’YA SON 21 YILDA 168 MİLYAR LİRALIK KAMU YATIRIMI YAPTIK”
Milletine efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu hassasiyetle gece gündüz demeden tam 21 yıldır Konya’yla birlikte tüm Türkiye’ye aşkla hizmet ediyoruz. Konya’ya son 21 yılda 168 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Eğitimde 9 bin 33 yeni derslik inşa ettik. İkisi devlet olmak üzere 4 yeni üniversite kazandırdık. Gençlik ve sporda 28 bin kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Bir stadyumla birlikte 114 spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 8,5 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta, 3 bin 280 yataklı 34 hastane olmak üzere 108 sağlık tesisi yaptık. Bunların içinde 1250 yataklı Konya Şehir Hastanemiz de var.”
Konya’da 28 bin 181 konut projesini hayata geçirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlk Evim projesiyle de 7 bin 655 konut, İlk İş Yerimle de esnaflar için 500 iş yeri yapıldığının bilgisini verdi.
“KONYA’NIN VERİMLİ TOPRAKLARINI, SUYUN BEREKETİYLE BULUŞTURDUK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlk Arsa projesiyle de 55 bin konutluk altyapısı hazır arsa verdiklerini aktararak, şöyle devam etti: “Konya’daki 18 millet bahçesi projemizden 10’unu tamamladık. Kalanlarının yapımına devam ediyoruz. Ulaştırmada 167 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu bin 269 kilometreye çıkardık. Ankara-Konya ve Konya-Karaman yüksek hızlı tren hatlarını işletmeye açtık. Bir saatlik yolu yarıya düşürecek KonyaRay projemiz ve Necmettin Erbakan Üniversitesi yeni yüksek hızlı tren garı Meram raylı sistem hattıyla ilgili çalışmalar devam ediyor. Havalimanımıza yıllık 3 milyon yolcu kapasiteli terminal binası yaptık. Tarım ve ormanda, Konya’ya 25 baraj, 2 içme suyu tesisi, 76 sulama tesisi, 41 gölet, 6 yeraltı depolama tesisi ve 4 hidroelektrik santral inşa ettik. Mavi Tünel projesiyle Konya’nın verimli topraklarını, suyun bereketiyle buluşturduk.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sulama projelerimizde Konya’da 1,1 milyon dekar zirai araziyi sulamaya açarak çiftçilerimize yıllık 3,5 milyar liralık zirai gelir artışı sağladık. Yapımı devam eden 11 sulama tesisimiz ile toplam 721 bin dekar araziyi de sulayacağız. Konyalı çiftçilerimize, 17 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Sanayi ve teknolojide 3 yeni organize sanayi bölgesi, 3 endüstri bölgesi, 2 teknokent, 2 araştırma-geliştirme merkeziyle bir tasarım merkezi kurduk” diye ekledi.
Ülkeden haberi olmayanların organize sanayi bölgelerinde neler yapıldığına yönelik söylemlerde bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “‘Teknoloji liseleri kuracağız’ diyor. Bunu diyen kim? Bay bay Kemal. Bay bay Kemal, biz ülkemizdeki tüm organize sanayi bölgelerinde mesleki eğitim okullarını zaten kurduk. Ya sen ne zaman konuşmayı öğreneceksin? Mesleki eğitim merkezlerimizdeki çırak kalfa sayısını 159 binden 1 milyon 400 bine çıkardık bay bay Kemal. Tutmuş bir de ‘bu öğrencilere sigorta yapacağım’ diyor. Biz mesleki eğitimdeki öğrencilerimizin sigortasını da zaten yapıyoruz. Allah seni ıslah etsin. Üstüne bir de mesleki eğitim merkezlerindeki çıraklarımıza asgari ücretin yüzde 30’u kalfalara yüzde 50’si oranında ücret ödüyoruz bay bay Kemal. Ne diyor Rabbimiz, ‘onların gözleri vardır görmez, kulakları vardır işitmez, dilleri vardır konuşmaz. Çünkü onların kalpleri mühürlüdür.’”
“İL NÜFUSUNUN YÜZDE 80’İNİ DOĞAL GAZA KAVUŞTURDUK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kardeşlerim, ya bunların hiç haberi yok ya da bildikleri hâlde yalanla insanların kafasını karıştırmaya çalışıyorlar. Bizim sanayide ve mesleki eğitimde neler yaptığımızı en iyi oralarda çalışanlar, eğitim gören kardeşlerimiz bilir. Enerjide, Konya ve 20 ilçesine doğal gaz arzı sağlayarak il nüfusunun yüzde 80’ini doğal gaza kavuşturduk. Bugün bu yatırım zincirimize yeni halkalar daha ilan ediyoruz. Çevre ve şehircilikte toplam yatırım bedeli 890 milyon lira olan 17 kalem eseri hizmete açıyoruz. Akören ilçe entegre hastanesini, muhtarlık binalarını, Karapınar Meke Sanayi Sitesi’ndeki 171 iş yerini resmen devreye alıyoruz. Aralarında Konya Bozkır Barajı’nın da olduğu gibi 12 tarım ve sulama resmi açılışını yapıyoruz. Kara yollarımızın, Bozkır ve Hadim’de tamamladığı yol işlerini Milli Eğitim Bakanlığımızın 7 farklı ilçemizde inşa ettiği okul ve pansiyonları resmen hizmete veriyoruz. Büyükşehir ile ilçe belediyelerimizin şehrimize kazandırdığı yolları, bahçeleri, sosyal tesisleri, sahaları, parkları, hizmet binalarını, mahalle ve muhtar konaklarını da bugün sizlerin istifadesine sunuyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yatırım bedeli toplam 6 milyar lirayı bulan 74 kalem eser, hizmet ve projenin resmî açılışını yaptıklarının bilgisini verdi.
Bugünkü asıl büyük yatırımın, Karapınar’da 20 bin dönümlük alanda bir milyar dolarlık yatırımla kurdukları güneş enerji santrali olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kalyon Enerji tarafından kurulan bin 350 megavat gücündeki bu güneş enerji santrali, 2 milyon kişinin yıllık elektrik ihtiyacını karşılayacak üretim yapacak. Bu tesis, dünyanın sayılı, Avrupa’nın ve ülkemizin bu alanda en büyük enerji santrali unvanına sahiptir. Birileri ‘Güneşten niçin enerji üretilmiyor’ diyerek her şey gibi bu konuda da cehaletini sergiliyor. Yalan rüzgârlarıyla elektrik üretebileceklerini sananların yüzleri Karapınar’a gelip bu tesisi gördüklerinde umarız biraz kızarır” diye konuştu.
Tüm yatırımların şehre ve Konyalılara hayırlı olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserlerin inşasına vesile olan tüm bakanlıkları, belediyeleri, firmaları ve çalışanları tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu hizmetlerin ve yatırım hamlelerinin devam etmesi için 14 Mayıs’ın çok önemli olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Onun için çok çalışacağız değil mi? Kapı kapı dolaşacağız değil mi? Çünkü bay bay Kemal ve ortakları yapmaya değil yıkmaya, kurmaya değil bozmaya, teşvike değil tehdit etmeye geldiklerini her fırsatta söylüyor. Ama ey Kandil senin bayrağın yok, senin ezanın yok, senin vatanın yok, senin uzantılarını biz tanıyoruz. Bu millet 14 Mayıs’ta vatansız, ezansız, Kur’ansız olanlara gereken dersi Allah’ın izniyle verecektir. Şimdi 14 Mayıs’ta kapı kapı dolaşmaya var mıyız? 14 Mayıs’a kadar ulaşılmadık hiçbir Konyalı bırakmamaya var mıyız? 14 Mayıs’a kadar kalpleri bir kez daha fethetmeye var mıyız? Rabb’im hepinizden razı olsun. Rabb’im uhuvvetimizi, muhabbetimizi, yol arkadaşlığımızı daim eylesin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kürsüye eşi Emine Erdoğan ile çıktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından hizmete alınacak eserlerin bulunduğu alanlara canlı bağlantı yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla hizmet ve eserlerin açılışı yapıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.