Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir mitinginde yaptığı konuşmada, “Biz bu ülkede 21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Kimsenin hakkının çiğnenmesine, özgürlüğünün sınırlanmasına, hayat biçimine müdahale edilmesine izin vermedik” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenen İzmir mitingine katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, efeleriyle, efsaneleriyle, Çaka Bey’den Gazi Mustafa Kemal’e gazileri, yiğitleri, şehitleriyle maruf İzmir’in tüm hanelerindeki vatandaşlara selamlarını iletti.
Son birkaç gündür doktorlarının tavsiyesiyle şehir programlarına katılmadığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’dan canlı bağlantıyla iştirak ettiği programlarının olduğunu söyledi.
“VESAYETİN TEHDİTLERİNDEN KORKMADIK”
Öğle üzeri İstanbul’da TEKNOFEST’te gençlerle buluşarak yeniden milletle ruberu programlara döndüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul Yeşilköy’de bugün 360 bin kişiyle bir aradaydık. Muhteşem bir katılım vardı. Gençlik kiminle, nerede, nasıl yürüyeceğini iyi biliyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ardından da soluğu İzmir’de aldık. Ne diyor Dadaloğlu? ‘Yürü yiğit yürü yolundan kalma, her yüze güleni dost olur sanma, ölümden korkup da sen geri durma, yiğidin alnına yazılan gelir.’ Öyle mi? 21 yıldır ülkemizi Dadaloğlu’ndan aldığımız ilhamla, alnımıza ne yazılmışsa onun geleceği inancıyla yürüyerek bugünlere geldik. Vesayetin tehditlerinden korkmadık, terör örgütlerinin saldırılarından ürkmedik. Terör örgütleriyle, parlamento içinde bay bay Kemal gibi onların uzantılarıyla gidip görüşmeler yapmadık. Kardeşlerim, Kandil’in parlamentodaki temsilcileriyle parlamento içinde, kapalı kapılar ardında acaba bay bay Kemal ne görüştü? Şunu bir açıklasana. İzmir’e böyle birisi yakışıyor mu ya? Öyleyse bu seçim, 14 Mayıs, bay bay Kemal’i uğurlama seçimi olmalı. Öyleyse kalan şu iki haftada durmak yok, yola devam.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitinge katılımın muhteşem olduğunu, İzmir’in kararını verdiğini, gereğini yapacağına da inandığını ifade etti.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “İzmir daha iyisine layık” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İzmir Büyükşehir Belediyesi sende. Öyle mi? Her yağmurda İzmir ne hâle geliyor? Öyle değil mi? Peki İzmir’e AK Parti iktidarının getirdikleri ortadayken böyle nankörlük olur mu ya? Biz İstanbul’dan İzmir’e kaç saatte geliyorduk? 7,5 saatte. Şimdi 3 saat 15 dakika. Öyle mi? Hatta şurada Manisa ile İzmir arası o geçitler neydi? Açtık yolları. Oradan rahatlıkla artık Manisa ile İzmir arasını açtık mı? Niye? İzmir’e bu güzellikler yakışırdı da onun için. Bunları yapan biziz, bütün bu yolları açan biziz. Göreve geldik, ilk işimiz neydi? Dedik ki ‘İzmir’e bu havalimanı olmaz.’ Menderes Havalimanı’nı İzmir’e kim yaptı? Bay bay Kemal sen neredeydin ya? Bunu biz yaptık. Çünkü İzmir’e bu yakışırdı. İzmir’de stadyumlar noktasında sıkıntılar vardı. Stadyumları yaptık mı? Gençliği bu stadyumlarla hareketlendirdik mi? ‘Daha iyisine layık diyorsun’ ya. Ne varsa yaptık, hâlâ yapıyoruz, yapacağız. Sağlıkta da yaptık mı, yapıyor muyuz? Biz ne gerekirse yaptık bay bay Kemal. Sen İzmir’i çöpten, çamurdan, çukurdan kurtaramadın.”
“KURTULUŞUN VE KURULUŞUN ŞEHRİ İZMİR ŞİMDİ DE TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLANIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah’ın yardımına, aziz milletin desteğine güvenerek hep mücadele ettiklerini, çalıştıklarını söyledi.
Kaderin üstündeki kadere teslim olarak daima yollarına devam ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda ülkenin hanesine asırlara bedel demokrasi ve kalkınma kazanımlarını bu sayede yazdırdıklarını vurguladı.
Dün Hasan Tahsin’in tabancayla yürüttüğü mücadelenin bugün Akıncı, Kızılelma, TCG Anadolu, Altay ve Atak ile devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son hafta TCG Anadolu Alsancak Limanı’na geliyor. Gezmeyi ihmal etmeyin, her zaman bu fırsatı yakalayamazsınız. Son haftayı buraya ayırdık. Dedik ki ‘finali burada yapalım’” ifadesini kullandı.
İzmir İktisat Kongresi ile dile getirilen ekonomik bağımsızlık hayalinin yatırım, istihdam, üretim ve ihracatla her yıl Cumhuriyet tarihinin rekoru kırılarak ete kemiğe büründüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kurtuluşun ve kuruluşun şehri İzmir şimdi de Türkiye Yüzyılı’na hazırlanıyor. Türkiye Yüzyılı’nı kimler kuracak? Siz. Gençler, ona göre Türkiye Yüzyılı’nı kurmaya hazırlanın” ifadesini kullandı.
Karşısındaki katılımı görünce Türkiye Yüzyılı’na büyük bir güvenle baktığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı’nın şafağının sökmek üzere olduğu bir dönemde, bir kez daha kendimizi milletimizin teftişine ve takdirine teslim ediyoruz. Tabii her dönem olduğu gibi bugün de karşımıza birileri çıktı. Her dönemde bir maskeyle ayağımıza dolanan eski Türkiye hayaleti bu defa da bakın dokuzlu masa olarak arzıendam eyledi. Belediye başkanları var mı dokuzlu masada? PKK’nın parlamentodaki uzantısı bu masada var mı? Daha önce de altı vardı zaten. Düşünün, bu masadan ne çıkar? Bay bay Kemal bulduğu herkese bir cumhurbaşkanlığı yardımcılığı hediye etti. Böyle devlet yönetilir mi? Niye? Onları yanına almak suretiyle zannediyor ki işi bitireceğim.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu millet, bu muhteşem katılım sana ‘Yürü Kemal’ demeyecek. Ben size inanıyorum. Çünkü bu masa öyle bir masa ki görünürdeki yedi ayağının hepsi de birbirine dolaşmış durumda. Birinin dediğini öteki yalanlıyor. Birinin vadettiğine öteki kahroluyor. Birinin yücelttiğin öteki yerin dibine sokuyor. Birinin ‘Elif’ dediğine öteki ‘mertek’ diyor. Böyle masa olur mu? Hangi masada böyle eğri büğrü ayaklar olur? Biri HDP’ye ve onun üzerinden PKK’ya sözler verildiğini söylüyor öteki inkâr ediyor. Kandil’den ‘Oyumuz Kılıçdaroğlu’na’ deniliyor. Kandil nedir? Terör örgütünün elebaşları orada. Benim İzmirli kardeşlerim, bu Kandil’e ‘evet’ der mi? Ama bunun en güzel cevabını 14 Mayıs’ta sandıkta verecek.”
“BU MİLLETİN AİLE KURUMU SAĞLAMDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “300 milyar dolar vaadi”ne ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Biri, ‘Tefecilerden 300 milyar dolar buldum, hemen getireceğim.’ diyor. Bay bay Kemal, Allah aşkına artık bıktık senin şu yalanlarından. Bulduysan bu parayı al getir, neyi bekliyorsun? Al gel. Sen getirdin de biz, ‘Niye getirdin mi?’ dedik. Getir. Eğer Merkez Bankası’na vereceksen Merkez Bankası’na ver. Diğer bankalara vereceksen diğer bankalara ver. Nereye diyorsan ona ver ama yalan söyleme. Çünkü bunlar esrar, eroin kaçakçısı, onlardan aldıkları parayı güya buraya getirecekmiş. Yok böyle bir şey. Hayatı yalan ve burada yine aynı yalanları söylüyor. Öteki, ‘Bu para ancak 10 yılda gelir.’ diyor. Beriki başka şey söylüyor. Biri, ‘Tüm teröristleri cezaevinden çıkartacağım, kamudan atılanları yeniden göreve getireceğim.’ diyor, öteki havaya bakıp, ıslık çalıyor. Biri, ‘Savunma sanayii projelerini askıya alacağım, sınır ötesindeki askerleri çekeceğim.’ diyor. Öteki başka terane mırıldanıyor. Biri, ‘LGBT’nin başımızın üstünde yeri var.’ diyor. Öteki, ‘Ben bunlarla nasıl bir araya gelirim.’ diyor.”
Türk milletin aile kurumunun sağlam olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu milletten LGBT’ci çıkmaz. Biz, aile kurumumuzu lekeletmeyiz. Dimdik, adam gibi adam, ailelerimiz bizim böyle. Velhasıl her biri ayrı telden çalıyor, ayrı yöne çekiyor. Bizzat kendilerinin ‘Kumar masası’ dedikleri masa, rulet masası çıktı, ha bire dönüyor, nerede duracağı belli değil. Böylesine çarpık çurpuk ayaklı bir masa olur mu? Buradan, İzmir’den tam da onların anlayacağı dilden soruyorum, siz ne ayaksınız? Ama milletimiz 14 Mayıs’ta bunlara ne ayak olduklarını hatırlatacak” ifadesini kullandı.
Aklına Millet İttifakı’nın durumuna uyan bir fıkra geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bir grup arkadaş, ayakkabı ustasına gidip topluca sipariş vermişler. Usta bunlara aynı renkte ayakkabılar yapmış. Siparişlerini teslim aldıktan sonra kahvehaneye gidip bir masanın etrafına oturmuşlar. Bakmışlar masa altındaki tüm ayaklar aynı gözüküyor. ‘Eyvah ayaklarımız karışmış.’ diye telaşlanmışlar. Yan masadan birini çağırıp, yardım istemiş. Adam eline sopayı almış, başlamış masanın altındaki ayaklara teker teker vurmaya. Ayağına sopayı yiyen ‘of’ diye sıçrayıp kenara çekilmiş. Böylece hepsi de ‘ayaklarımızı bulduk’ diye sevinmişler. Yedili masanın durumu da aynen buna benziyor. Kimse kendi ayağına, ayakkabısına sahip çıkmıyor. Herkesin ayakkabısı ortaya düşmüş durumda ama merak etmesinler milletimiz, 15 gün sonra sandıkta bunların her birine mesajını oyuyla verecek.”
“Şimdi İzmir’den öyle bir ses verin ki Ege’nin öteki ucuna kadar duymayan kalmasın” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İzmir, 14 Mayıs’ta masanın her gün biraz daha karışan ayaklarına kimin kim olduğunu gösteriyor muyuz? İzmir, 14 Mayıs’ta çocuklarımızın geleceğine sahip çıkıyor muyuz? İzmir, 14 Mayıs’ta, 21 yıllık kazanımlarımızı daha da ileriye taşıyor muyuz? İzmir, 14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı’nın inşası için ‘Bismillah’ diyor muyuz? İzmir, 14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı için doğru adımlarla yola devam diyor muyuz?” sorularını yönelttiği alandakilerden “Evet” cevabı üzerine “Rabb’im hepinizden razı olsun” dedi.
“ARTIK O ESKİ TÜRKİYE GERİDE KALDI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de 21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptıklarını vurgulayarak, Ziya Paşa’nın “Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri” sözlerini anımsattı.
Kimsenin hakkının çiğnenmesine, özgürlüğünün sınırlanmasına, hayat biçimine müdahale edilmesine izin vermediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tam tersine ülkede köken ve mezhep siyaseti yüzünden yaşanan acıların bir daha tekerrür etmemesi için nice sessiz devrimi hayata geçirdiklerine dikkati çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siz bakmayın bugün birilerinin yine köken ve mezhep istismarıyla ülkeyi yeniden o eski günlerine geri döndürme sevdasına. Artık o eski Türkiye geride kaldı. Böyle bir teşebbüse en başta gençlerimiz izin vermez. Bunlar, ömürleri boyunca bu ülkeye yaptıkları tek bir hayırlı hizmetleri, kazandırdıkları tek bir eserleri olmayan çapsızların son çırpınışlarıdır” değerlendirmesinde bulundu.
“İZMİR’İN KENTSEL DÖNÜŞÜMÜNÜ TAMAMLAYACAK OLAN BİZİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin son seçimlerde belediyeleri kazandığı yerlerde ulaşımı, sütü, suyu yani kısaca hayatı bedava yapacağını hatta çiftçilere bedava traktör dağıtacaklarını söylediğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Verdikleri sözlerden yerine getirdikleri var mı? İzmir, her yağmurda sele teslim oluyor mu? İzmir’de bunlar tarafından başlatılıp da bitirilen kentsel dönüşüm projesi var mı? Karabağlar ve Gaziemir’de temellerini attıkları kentsel dönüşüm projeleri vardı, ne oldu bunlar? Olduğu gibi kaldı değil mi? Buna karşılık biz, deprem konutlarını söz verdiğimiz sürede yapıp teslim ettik mi? Aynı şekilde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 58 bin 722 bağımsız bölümün kentsel dönüşümünü gerçekleştirdik mi? Ülkemizin deprem tehdidi altındaki şehirlerinden biri olan İzmir’in kentsel dönüşümünü tamamlayacak olan da yine biziz. Bunlardan bir şey olmaz. Hem de bunlara rağmen yapacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’de ulaşım başta olmak üzere, şehirde hayatı kolaylaştıran yatırımları yaptıklarına dikkati çekerek, şehrin diğer altyapı sorunlarını çözmenin de kendilerine nasip olacağını söyledi.
“BUGÜNE KADAR SÖYLEDİĞİMİZ HER ŞEYİ YAPTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Peki, bu arada asıl sorumlular ne yapar? Sadece gelirler, konuşurlar, gülüşürler ve sonra şehri sıkıntılarıyla baş başa bırakıp giderler. Niye biliyor musunuz? Çünkü bunlar yapmak için değil, sadece yıkmak ve kandırmak için söz veriyor. Eskilerin ‘abdestsiz sofuya namaz mı dayanır’ diye bir sözleri var, bunlarınki de o hesap işte. Nasıl olsa yapmayacaksın, söyle söyleyebildiğin kadar. Hâlbuki biz bugüne kadar söylediğimiz her şeyi yaptık, yapmayacağımız hiçbir şeyi de söylemedik. Eksiklerimiz, kusurlarımız doğrudur vardır, olabilir insanız ama hiçbir zaman söyleyip de yapmadığımız yoktur. Ama samimi gayretimizin, canhıraş mücadelemizin, elde ettiğimiz neticelerin şahidi sizlersiniz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi nereden nereye getirdiklerini elini vicdanına koyan herkesin kabul edeceğini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Biz İzmir için gece gündüz çalışırken, yedili masa bu şehrin insanlarına, ‘Tıpış tıpış oy vereceksiniz’ dediler. Aralarında FETÖ’nün, PKK’nın adayı, kahraman ordumuza hakaret edenler var. İzmir’in ilçelerini ezbere sayamayacak tipler var. Bir tek İzmirlinin, yani sizlerin adayı yok. Benim tanıdığım İzmir, kendini hiçe sayan bu kibir masasını sandıkta darmadağın eder. Benim tanıdığım İzmir, Cumhuriyetin ilk asrını heba eden, Türkiye Yüzyılı’nın da önünü tıkamak isteyen bu masayı sandığa gömer. İzmir’in dağlarında açan çiçekleri babalarının malı sanarak sağa sola peşkeş çekenlere verilebilecek en güzel cevap, İzmirlinin sandıkta kendi iradesine ve geleceğine sahip çıktığını göstermesidir. Bu cevap, İzmir’in, ‘Tıpış tıpış oy vereceksiniz’ zorbalığını reddederek tercihini özgürce kullanmasıdır.”
“SİZİN DESTEĞİNİZE TALİBİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “14 Mayıs, her türlü farklılığın, her türlü kabulün ötesinde ülkesinin ve milletinin geleceğini düşünenlerin Türkiye Yüzyılı etrafında toplandığı bir seçim olacaktır” dedi.
14 Mayıs’ın Cumhuriyetin ilk asrında, özellikle de son 20 yılında çok büyük emekler ve fedakârlıklarla elde edilen kazanımların yarıda kalmasını istemeyenlerin iradesini sandığa yansıttığı bir seçim olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “14 Mayıs, Gazi Mustafa Kemal’in bir asır önce İzmir’den işaret ettiği vatan toprakları gibi ülke iktisadını da esaretten kurtaracak, kalkınma atılımını hedefine ulaştıran bir seçim olacaktır. 14 Mayıs, Türkiye’nin ekonomisini Londra tefecilerine, güvenliğini terör örgütlerine, dış siyasetini emperyalistlere teslim etmek isteyenlere karşı yerli ve millî duruşun zaferinin seçimi olacaktır. 14 Mayıs, Cumhuriyetimizin yeni asrında ülkemizi ve milletimizi her alanda dünyada hak ettiği yere çıkarma azminin seçimi olacaktır. Biz işte bu azmin, duruşun, iradenin temsilcisi olarak 14 Mayıs’ta sizin desteğinize talibiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki vatandaşlara hitaben şöyle konuştu: “Gelin sizlerle bir ahit tazeleyelim. İzmir, Türkiye’nin güvenliğini sınırlarının ötesinden başlatan terörle mücadele harekâtlarımızın yarım kalmaması için 14 Mayıs’ta bizimle beraber misin? İzmir, ülkemizin bölgesinde ve dünyada yükselen yıldızının yönünün tekrar aşağıya dönmemesi için 14 Mayıs’ta bizimle beraber misin? İzmir, üretimi ve istihdamıyla potansiyeli her geçen gün artan büyümemizin tökezlememesi için 14 Mayıs’ta bizimle misin?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca terörle mücadelede Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Dereler bölgesinde teröristleri gömdüklerine işaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teröristleri ülkeden temizlediklerini, temizlemeye devam edeceklerini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı cezaevinden çıkartmak istediğini söyleyen Erdoğan, “51 tane benim Kürt kardeşimi Diyarbakır’da oradaki vatandaşları sokağa döküp bu 51 kardeşimizin ölümüne neden oldu mu? Şimdi nerede? Edirne Cezaevi’nde. Gidip ziyaret ediyor mu altılı masa? Şimdi ‘geliyoruz’ diyorlar, ‘gelince bunları çıkaracağız.’ Bebek katili Apo’yu da çıkaracakmış. Kardeşlerim öyleyse 14 Mayıs’ta bunlara gereken dersi vermemiz lazım” diye konuştu.
İzmirlilere, “Demokrasinin ve özgürlüklerin herkes için bir hak hâline geldiği Türkiye’nin yeniden ayrımcılık batağına saplanmaması için 14 Mayıs’ta bizimle misin?” diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalabalıktan aldığı “evet” cevabının ardından Türkiye’nin tüm renklerini, tüm güzelliklerini bağrında buluşturan İzmir’e de bunun yakıştığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece eser ve hizmet siyaseti yaptıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşte bu anlayışla ülkemizin 81 vilayetinin tamamını geçmişte eşi benzeri görülmemiş yatırımlarla buluşturduk. İzmir’e de son 21 yılda ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 223 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Eğitimde, 11 bin 415 yeni derslik inşa ettik, 3’ü devlet olmak üzere toplam 4 yeni üniversite kurduk. Gençlik ve sporda 18 bin 215 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. 2’si stadyum olmak üzere toplam 115 spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda, İzmirli ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza toplam 12,5 milyar lira tutarında kaynak sağladık. Sağlıkta toplamda 2 bin 610 yataklı, 46 hastane dâhil 127 sağlık tesisi kazandırdık. Bayraklı şehir hastanemizin inşaatı bitti. Bir ay içinde hasta kabulüne başlıyoruz. Toplamda 629 bin metrekare olan böyle bir alan üzerine kurulu 333 polikliniğe, 2 bin 60 yatağa sahip bu şehir hastanemizde İzmir her alanda olduğu gibi sağlıkta da inşallah çağ atlayacak.”
İzmir’deki depremin ardından 2021 yılında inşasına başlanan Buca Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni bir yıl geçmeden bitirip geçen kasım ayında hizmete açtıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ kanalıyla 19 bin 430 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4 bin 789 konutun yapımının devam ettiğini dile getirerek, “Depremde evi yıkılan vatandaşlarımızın hepsini de yeni yuvalarına kavuşturduk. Şimdi de İzmir’de İlk Evim’le 12 bin 400 konut inşa edecek, İlk İşyerim’le 700 iş yeri yapacak, İlk Arsam’la 25 bin konutluk arsa vereceğiz. Ulaştırmada İzmir’in bölünmüş yol uzunluğunu 959 kilometreye çıkardık. İstanbul, İzmir ve Menemen Aliağa Çandarlı otoyollarını, Sabuncubeli Tüneli’ni, Konak Tüneli’ni, çevre yolunu tamamlayarak trafiğe açtık” ifadelerini kullandı.
“İZMİRLİ ÇİFTÇİLERİMİZE BUGÜNE KADAR YAKLAŞIK 7,5 MİLYAR LİRA TUTARINDA TARIMSAL DESTEK VERDİK”
Yapımı süren İzmir-Ankara yüksek hızlı tren hattının 2025 yılında tamamlanacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Halkapınar, otogar raylı sistem hattını yatırım programına aldık, yakında ihalesine çıkıyoruz. İzmir Limanı’nın modernizasyonunu etap etap sürdürüyoruz. Tarım ve ormanda şehrimize 37 baraj, 7 içme suyu tesisi, 44 sulama tesisi, 109 taşkın koruma tesisi, 8 gölet, 6 yeraltı depolama tesisi yaptık. İnşa ettiğimiz sulama tesisleriyle 500 bin dekar araziyi sulamaya açtık. Çiftçilerimize yıllık 3 milyar lira zirai gelir artışı sağladık. İzmirli çiftçilerimize bugüne kadar yaklaşık 7,5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik” dedi.
İzmir’e 4 yeni organize sanayi bölgesi, 2 endüstri bölgesi, 4 teknopark kurduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerji alanında ise 910 bin abonesi bulunan İzmir’de nüfusun yüzde 90’ını doğal gaza kavuşturduklarını belirtti.
Çeşme ve Karaburun’a da doğal gaz getireceklerinin müjdesini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kültür ve turizmde şehrimizin cazibesini artıracak nice esere bugün İzmir Kültür Sanat Fabrikası’nın açılışıyla bir yenisini ekledik. Görüldüğü gibi ne kadar özetlersek özetleyelim İzmir’e hizmetlerimiz anlatmakla bitmiyor. Bu yatırımların yarım kalmaması, kendinizin ve evlatlarınızın geleceğinin tehlikeye girmemesi için sizlerden 14 Mayıs’ta kararınızı çok iyi düşünerek vermenizi istiyorum. Cumhuriyetimizin ilk asrının kurtuluşunun ve kuruluşunun şehri İzmir’in Türkiye Yüzyılı’nın da lokomotif şehri olacağına yürekten inanıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile miting alanına gelişinde, cadde üzerinde kırmızı ve beyaz gül atan vatandaşlar tarafından karşılandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile vatandaşları selamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.