Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde yaptığı konuşmada, “İlkini 2018 yılında düzenlediğimiz TEKNOFEST, hamdolsun, artık kendi alanında bir markaya dönüştü” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST 2023’ü ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, TEKNOFEST’in bu yıl bir başka güzel olduğunu, ülkenin 81 ilindeki genç yüreklere selamlarını gönderdiğini söyledi.
Dünyanın bir numaralı havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’te katılımcılarla beraber olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımlarından dolayı Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e, eşi Mihriban Aliyeva’ya ve Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe’ye teşekkür etti.
Şöhreti, ülkenin sınırlarının da ötesine taşıyan TEKNOFEST’in yedincisinin düzenlendiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilki 2018 yılında düzenlenen TEKNOFEST’in bir markaya dönüştüğünü vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojiye, savunma sanayiine ve bilime meraklı gençlerle bir araya geldiklerini belirterek, şöyle devam etti: “Bu yılki teknoloji bayramımızı önce İstanbul’da, ardından da inşallah Ankara’da yaşıyoruz. Millî teknoloji hamlemizin somut örneklerinin sergilendiği TEKNOFEST’in ülkemize, milletimize ve siz gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bizlere bu gurur tablosunu yaşatan T3 Vakfına, bakanlıklarımıza, tüm paydaş kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum. Yarışmaya katılan, dereceye giren projeleriyle fikirleriyle önümüzde yeni ufuklar açan tüm kardeşlerimizi canı gönülden tebrik ediyorum.”
“BU YIL 81 İL VE 96 ÜLKEDEN 333 BİN TAKIM VE 1 MİLYON YARIŞMACI BAŞVURUSUNA ULAŞTIK”
TEKNOFEST’e başvuran takım sayısının her sene katlanarak arttığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu etkinliğe 2018’de 4 bin 333 başvuruyla bismillah demiştik. Bu yıl 81 il ve 96 ülkeden 333 bin takım ve 1 milyon yarışmacı başvurusuna ulaştık. Yarışma kategori sayısı da 14’ten 41 ana ve 102 alt kategoriye çıktı. Katılımların artmasıyla birlikte ödül ve teşviklerimizin meblağı da yükseldi. Toplam 4 milyon lira ödül ve destek rakamıyla başlayan süreç, 44 milyon lirayı buldu. Rekorların ve ilklerin festivali olan TEKNOFEST’in önümüzdeki dönemde başarı çıtasını daha da yukarı çıkaracağına inanıyorum.”
TEKNOFEST 2023’ü ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yapacağı konuşma öncesi yanında bulunan Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in 6 Şubat depremlerinin ardından Türkiye’yi hiç yalnız bırakmadığını, Azerbaycan arama kurtarma ekiplerinin kendileriyle beraber olduğunu, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in Kahramanmaraş’a bin kalıcı konut sözü verdiğini söyledi.
HAYDAR ALİYEV İLKOKULU TEMEL ATMA TÖRENİ
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in okuluyla camisiyle yurduyla birçok konutla beraber deprem bölgesinde âdeta bir Azerbaycan şehri inşa etmeye karar verdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aliyev’le birlikte 24 derslikli Haydar Aliyev İlkokulu Temel Atma Töreni’ne canlı bağlantıyla katıldı.
Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci ile yapılan bağlantının ardından butona basılarak okulun temeli atıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in kendisine okulun bir yıl sürede bitmesi gerektiğini söylediğini belirtmesi üzerine, Tarım ve Orman Bakanı Kirişci de okulun belirtilen sürede biteceğini kaydetti.
Temel atma törenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’e Haydar Aliyev’in yüzüncü yıl doğumunun anı pulunu hediye etti.
6 Şubat depremleri sonrasında milletin imdadına koşan T3 Vakfı ile Baykar şirketini tebrik ederek, Baykar’ın “asrın felaketi” karşısında sergilediği örnek duruşla bu milletin öz evladı olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı.
T3 Vakfı ve TEKNOFEST gönüllüsü gençlerin birçok kez bölgeye giderek depremzedelerin kara günlerinde yanlarında olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fedakârlıkları ve gayretleri dolayısıyla gençleri kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ta temelini az önce beraber attıkları deprem konutları için Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’e de teşekkür ederek, Azerbaycan makamları ve halkının bu süreçte dostluğun ve kardeşliğin ne demek olduğunu gösterdiklerini ifade etti.
“TÜRKİYE’DE BİR TEKNOLOJİ EKOSİSTEMİ İNŞA ETMEK İÇİN GERÇEKTEN ÇOK ÇABA HARCADIK”
Bir siyasetçi için en büyük mutluluk kaynağının verdiği emeklerin boşa gitmediğini bizzat kendi gözleriyle görmesi olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Türkiye’de bir teknoloji ekosistemi inşa etmek için gerçekten çok çaba harcadık. Gençlerimizin hayallerinin peşinden korkusuzca gidebileceği bir iklimi ülkemizde kurmak için de çok mücadele verdik. İşte bugün, yıllar önce diktiğimiz fidanların kök saldığını, serpildiğini ve meyveye durduğunu görmenin bahtiyarlığı içindeyim. Rabb’ime TEKNOFEST gençliğinin dalga dalga büyüyen şu coşkusuna şahit olmayı bizlere nasip ettiği için hamdediyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere şöyle seslendi: “Gençler, bugün burada sadece Türkiye Yüzyılı’nın mimarları yok. Burada aynı zamanda geleceğin Hezarfen Ahmedi Çelebileri, istikbalin Uluğ Beyleri, Ferganileri, Birunileri, Ali Kuşçuları var. Burada, hayalleri yarım kalan Vecihi Hürkuşlar, Nuri Demirağlar, Nuri Killigiller, Şakir Zümreler var. Burada okuyan, araştıran, ülkesi ve vatanı için yüreği çarpan, yarının bilim adamları, mühendisleri, münevverleri, girişimcileri var. Aynı zamanda, burada çok değerli dünürüm, rahmetli Özdemir Bayraktarları var. Ve varisleri değerli Canan yengem (Bayraktar) var. O da bu işin bütün muhasebatını bizzat tutmuş bir anne, bir eş, böyle bu işi yürüttüler. Öbür tarafta kardeşlerin bu işe sahip çıkışları, onlar da bunun için ayrı bir dinamizm oldu. Rabb’im hepinizin yolunu, ufkunu ve bahtını açık etsin diyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de geri kalmışlığın prangalarını parçaladıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Büyük ve güçlü Türkiye’nin altyapısını biz kurduk. Gençlerimize, ‘Ben de yapabilirim.’ öz güvenini biz kazandırdık. Dışa bağımlılığın, montajcılığın, sürekli başkalarına muhtaç yaşamanın milletimizin kaderi olmadığını biz gösterdik. Kendi vatandaşlarıyla birlikte tüm mazlum ve mağdurların umudu olan bir Türkiye’nin temellerini attık. Yatırımlarımızla ülkemizi bölgesinin parlayan yıldızı hâline biz getirdik. İnşallah Türkiye Yüzyılı’nı da sizler inşa edeceksiniz. Gençler unutmayın, biz artık sizin zamanınızın misafiri durumundayız. Dünyanın devler ligine bu ülkeyi sizler taşıyacaksınız. Tam bağımsızlık hayalimizi gerçeğe sizler dönüştüreceksiniz. Bin yıldır elden ele, nesilden nesile geçen o kutlu sancağı inşallah burca sizler dikeceksiniz. Bu ülkenin gençleri olarak davamızı sizler omuzlayacak, bayrağı evlatlarınıza sizler teslim edeceksiniz. Şehitlerimizin uğruna can verdiği değerleri inşallah sizler ihya edeceksiniz. Fatih’in, Yavuz’un, Kanuni’nin, Sultan Abdülhamid’in, Çanakkale’de toprağa düşen kınalı kuzuların ruhlarını Gazi Mustafa Kemal’le birlikte sizler şad edeceksiniz. Bacımızın örtüsüne uzanan kirli ellere dünyayı dar eden İstiklal Harbi kahramanlarımızın açtığı yolda sizler yürüyeceksiniz.”
Sözünü ettiği gençliği karşısında şu anda gördüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu meydanda 40 yıllık mücadelemizin zafer muştusunu görüyorum. Burada yarınların uzay yolcularını, mucitlerini, pilotlarını, mühendislerini, fizikçilerini görüyorum. Aziz Sancar’ın izinden giderek, Türkiye’ye yeni Nobeller kazandıracak yeni bilim insanlarını görüyorum. Bugün burada, ülkemizi gönül huzuruyla ellerine teslim edeceğimiz pırlanta gibi bir gençlik görüyorum. Fedakârlıklarımızın, emeklerimizin, ilmek ilmek dokunan zorlu bir sürecin başarıya ulaştığının müjdesini görmenin bahtiyarlığını yaşıyorum.”
“TCG ANADOLU SON HAFTAYI İZMİR’DE GEÇİRECEK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, her birinin ardında mühendislerin, teknisyenlerin alın teri, emeği ve azmi olan yüksek teknolojiye dayalı projelerini birer birer hayata geçirdiklerini aktararak, şunları kaydetti: “Sadece son aylarda yaşadığımız gelişmeleri sizler de gördünüz. Az önce değerli kardeşim de (Aliyev) ifade etti; Kızılelma havalandı, Togg satışa sunuldu. İşte Kızılelma, hemen karşımızda duruyor. Akıncı burada. TCG Anadolu gemimiz Deniz Kuvvetlerine teslim edildi ve TCG Anadolu son haftayı da inşallah İzmir’de geçirecek. Çok anlamlıdır, ne demek istediğimi anlıyorsunuz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ana kadar TCG Anadolu’yu 100 bine yakın vatandaşın ziyaret ettiğini, sayının belki de bunu aştığını söyledi.
Karadeniz doğal gazının hizmete alındığını, bunu bile hazmedemeyenlerin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimlerin hazmedemediğini anlıyorsunuz. Biraz çalışın da sizin de olsun” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Muharip Uçak’ın piste çıktığını, İMECE uydusunun uzaya gönderildiğini, Gökbey helikopterinin millî motorla yükseldiğini, Altay Tankı’nın testler için orduya teslim edildiğini, Hürjet ve ATAK-2’nin uçtuğunu hatırlatarak, TEKNOFEST’in tüm bunların sembolü olduğunun altını çizdi.
Türkiye’nin bu etkinlikle oluşturduğu sinerjinin birilerini çok ciddi bir biçimde rahatsız etmeye başladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gümbür gümbür gelen TEKNOFEST gençliği şimdiden ülkemizdeki kimi çevrelerin adeta kâbusu oldu. Son günlerde yaptıkları skandal açıklamalarla karınlarında büyüttükleri kini ve nefreti ortaya koyuyorlar. Biri çıkıyor, iktidara gelmeleri hâlinde Türkiye’nin savunma projelerine dokunmaktan bahsediyor. Diğeri çıkıyor, İHA ve SİHA’ların maketten yapıldıklarını iddia ediyor. Bir başkası çıkıyor, ‘TCG Anadolu’nun iki bombalık ömrü var.’ diyor. Bir diğeri çıkıyor, Türkiye’nin en gözde projelerinin sembol yerini Amerikan şirketlerine peşkeş çekmekten söz ediyor. Ne yapsalar ne etseler boş. Türkiye’nin savunma sanayi hamlelerinden, ülkemizin ihracat rekorları kıran şirketlerinden duydukları rahatsızlıkları gizlemeye ne süslü cümleleri ne buram buram riya kokan sırıtmaları yetiyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millet İttifakı’na işaret ederek, “Biliyorsunuz artık koalisyon masası bayağı arttı. Önce 6’lı dediler, sonra 7’li oldu, daha sonra 9’lu oldu. Şimdi 9’lu bir koalisyon masası var. Ne yapsanız boş, buradan bir şey çıkmaz. Geçmişte bu koalisyonları çok gördük. 3 ay bu ülkede hükûmetler oldu, 6 ay hükûmetler oldu. 9 ay, 1 sene hükûmetler oldu. İşte özellikle başkanlık sisteminin bu ülkeye sağladığı ne? Bu kazanç. Bu koalisyonlardan ülke kurtuldu. Yola çıktık mı, gümbür gümbür gittik ve bugünlere geldik” değerlendirmesinde bulundu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sosyal medyadan Atatürk Havalimanı’yla ilgili yayınladığı videoyla ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “9’lu koalisyonun adayı, bir gece yarısı yayınladığı video ile yine ipe sapa gelmez bir sürü şey söylüyor. FETÖ’cülerle hamburger yemek için gittiği Amerika’da kendisine verilen talimatları tek tek ifşa etmeye başladı. Millî teknoloji projelerinin sergilendiği TEKNOFEST’e ev sahipliği yapan şu havalimanımızı Amerikalı bir şirkete vermeyi taahhüt etti. Ülkemize, milletimize ve ordumuza hizmet eden yerli, millî şirketler varken, Amerikan firmalarının reklam ajanslığına soyunmanın adı mandacılıktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bay bay Kemal, senin o görüştüğün kişiler benimle görüştü ve Türkiye’de böyle bir yatırım yapma arzularının olduğunu söylediler. ‘Buyurun gelin.’ dedim. Bizim kapımız yeter ki yatırımcı olsun herkese açık, hiçbir mani yok. O gün bugündür bir daha biz görmedik. Türkiye’de yatırım yapmak yürek ister yürek ve bir de Türkiye’de güvenilir iktidarın olduğunu görmeyi gerektirir. Savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye hedefini baltalamaya çalışanların bir asır önce İstiklal Harbi’mize karşı çıkan İngiliz ve Amerikan Muhipleri Cemiyetleri’nden hiçbir farkı yoktur. Kılıçdaroğlu ve yandaşlarının yönetiminde Gazi’nin partisi, Amerikan Muhipleri Cemiyeti’ne dönüşmüştür.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Atatürk Havalimanı’nda uzay çalışmaları yapılacağından söz ettiğini aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğer bununla uydu fırlatma merkezini kastediyorsa, böyle tesisler yerleşim yerlerinden çok uzaklara deniz kıyılarına ve çöllere kurulur Bay Bay Kemal. Bunun sebebi, Allah göstermesin herhangi bir aksilik durumunda kimsenin zarar görmemesidir. 16 milyon insanın yaşadığı bir metropolün tam göbeğinde böyle bir yer düşünmek bile başlı başına bir felakettir. Dersini iyi çalışmamış, her zamanki gibi. Yok, eğer burada teknoloji geliştirme çalışmaları yapılacağını kastediyorsa, hamdolsun İstanbul’da ve ülkemizin dört bir yanında bunun için yüzlerce yer kurduk. Teknokentlerimizin her birinden dünya çapında başarılara imza atan girişimler, şirketler çıkıyor. Sayılarını bin 249’a çıkardığımız araştırma geliştirme merkezlerimiz ile 316 tasarım merkezimiz de hamdolsun harıl harıl çalışıyor. Anlaşılan Bay Bay Kemal’i, Amerika seyahatinde yine birileri işletmiş, kandırmış. ‘Uzay, mekik, Mars’ diyerek absürt bir projeyi buna yutturmuşlar. Neyse en azından Boğaz Köprüsü’nü kendisine satmaya kalkmamışlar. Önüne konulanı okumaktan, kulağına fısıldananı tekrarlamaktan başka meziyeti olmayan birisi için bu kadar nefes tüketmek bile israftır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazi Mustafa Kemal’in hatırasına hürmeten CHP’yi, özellikle de CHP’ye oy vermeyi düşünen vatandaşlarımıza Allah’tan sabır diliyorum. Kendilerine cumhurbaşkanı adayı diye bu kişinin dayatıldığı diğer partilere gönül vermiş insanlarımıza da ‘Allah sabır versin.’ diyorum. En büyük sabrı da bir seçim dönemi çeşitli mecralardan sürekli kendisine maruz kalacakları için siz gençlerimize diliyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere şöyle seslendi: “İnşallah gençler 14 Mayıs’ta tüm bu utanç sahnelerine son vermeye hazır mısınız? Seçimlerin ardından tüm vaktimizi ve enerjimizi Türkiye Yüzyılı’nın süratle inşasına ayırmaya hazır mıyız? Cumhuriyetimizin yeni asrı için hayal ettiğimiz, yıllardır hazırlığını yaptığımız projeleri hızlandıracağız. Gençlerimize teslim edeceğimiz Türkiye’nin artık son dokunuşlarını yapacak, eksiklerini tamamlayacağız. Amacımız, ‘Baki kalan bu kubbede hoş bir seda imiş meğer.’ diyerek yola devam. Büyük ve güçlü Türkiye mirasını sizlere emanet edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her zaman söylediği bir hususu burada gençlerin huzurunda tekrarlamak istediğini belirterek, bu ülkede 21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptıklarını kaydetti.
“YOLUMUZA YENİ MÜJDELER VE YENİ BAŞARILARLA DEVAM EDECEĞİZ”
Bunun en büyük ispatının da sadece son birkaç ayda açılışını yaptıkları yatırımlar, müjdesini verdikleri hizmetler olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz müjde açıkladıkça birileri bozuluyor, kızıyor, âdeta karalar bağlıyor. Şimdi de çıkmış Giresun’daki kardeşlerime ne diyor biliyor musunuz? ‘Fındığın fiyatını 4 dolar artıracağım.’ diyor. İnandınız mı? Hayatın yalan. Siz neyi söz verdiniz de yerine getirdiniz? İstanbul’da su fiyatlarını ne yapacaklardı? İndireceklerdi. Ne oldu? Otobüs fiyatlarını ne yapacaklardı? İndireceklerdi. Ne yaptılar? Ankara öyle, İzmir öyle. Hayatları yalan” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi daha ileri gidip “Sizin müjdenizle bir türlü bitmedi” diyenlerin çıktığını belirterek, “Bizim yanımızda TEKNOFEST kuşağı oldukça Allah’ın izniyle bu ülkede müjdeler hiçbir zaman bitmeyecek. Yolumuza yeni müjdeler ve yeni başarılarla devam edeceğiz” dedi.
“UZAY YOLCUMUZUN UZAYLA BULUŞMA ZAMANI 2023 YILININ SON ÇEYREĞİ OLARAK PLANLANIYOR”
Bundan 2 sene önce küresel uzay yarışında ülkeyi üst liglere taşıyacak Millî Uzay Programı’nı kamuoyuna açıkladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün bu hayalleri gerçeğe dönüştürme yolunda önemli bir adım daha atıyoruz. Mayıs ayında başlattığımız süreçte bir asil, bir yedek olmak üzere 2 uzay yolcumuzu belirledik. Öncelikle uzay yolcusu olmak üzere başvuruda bulunan binlerce vatandaşımıza teşekkür ediyoruz. Binlerce talipli arasından uzay yolcusu olma hakkını kazanan arkadaşlarımızı da tebrik ediyoruz. Türkiye’nin insanlı ilk uzay görevine çıkacak arkadaşımız Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 14 gün kalacak. Uzay yolcumuz bu görevde ülkemizin kıymetli üniversite ve araştırma kurumlarının hazırladığı 13 farklı deney gerçekleştirecek. Yedek adayımız da bir yörünge altı uçuşu gerçekleştirerek eğitimini pekiştirecek. Uzay yolcumuzun uzayla buluşma zamanı 2023 yılının son çeyreği olarak planlanıyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin gücünün ve kararlılığının sembolü olacak bayrağı, uzayda gururla taşıyacak uzay yolcularını tanıma vaktinin de geldiğini belirtti.
Tanıtım filminin izlenmesinin ardından konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası Uzay İstasyonu’na gidecek Alper Gezeravcı kardeşimiz Hava Kuvvetleri Komutanlığımızda önemli başarılara imza atmış kahraman bir Türk pilotumuz. Yedek olarak seçilen Tuva Cihangir Atasever kardeşimiz de Roketsan’da uzay fırlatma sistemleri alanında çalışan bir sistem mühendisimiz. Her iki kardeşimizin görevlerini en güzel şekilde yerine getireceklerinden hiçbir şüphe duymuyorum. Rabb’imden kendilerine muvaffakiyetler niyaz ediyorum” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST yarışmalarında dereceye giren gençleri tebrik ederek, TEKNOFEST’in kurulmasında, bugünlere gelmesinde, icrasında emeği geçen, katkısı olanlara da şükranlarını sunduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in direksiyonunun başına geçtiği Anadolu kırmızısı rengindeki Togg ile Atatürk Havalimanı apronundan TEKNOFEST’in düzenlendiği alana doğru ilerledi.
Togg’da, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in eşi Mihriban Aliyeva da yer aldı.
Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ve Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile TEKNOFEST paydaşları, TEKNOFEST pozu vererek fotoğraf çektirdi.
UZAY YOLCULARINA TÜRK BAYRAKLARI TESLİM EDİLDİ
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzaya gidecek Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever’e, uzaya götürecekleri Türk bayraklarını teslim etti. Bayrakları alan Gezeravcı ve Atasever de peçlerini çıkararak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim etti.
Türkiye’nin ilk insansız savaş uçağı Bayraktar Kızılelma da İstanbul semalarına yükselerek, TEKNOFEST’te dereceye giren gençleri kutlamak için Atatürk Havalimanı üzerinden geçiş yaptı.
Programın sonunda Selçuk Bayraktar tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ve Libya Başbakanı Dibeybe’ye hediye takdim edilerek hatıra fotoğrafı çektirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, TEKNOFEST 2023’te katıldıkları programın ardından Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nde bir araya geldi.
Görüşmede, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve eşi Mihriban Aliyeva toplu fotoğraf da çektirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.