Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

İyi ki varsınız | Cumhurbaşkanı Erdoğan, ATV-AHaber-APara-ANews özel yayınına katıldı

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

ATV-AHaber-APara-ANews özel yayınına konuk olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilen canlı yayında, Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeleri değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel yayında gazeteciler Hilal Kaplan, Okan Müderrisoğlu, Şebnem Bursalı, Melih Altınok ve Salih Nayman’ın sorularını cevaplandırdı.

“Kahramanmaraş merkezli depremin ardından deprem bölgesi yeniden inşa sürecine girdi. Bu yeniden inşa süreci nasıl gidiyor? Vatandaşlar ne zaman yuvalarına kavuşacaklar?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hafta pazartesi günü Adıyaman’da olduğunu hatırlattı.

Depremde 50 bini aşkın kişinin hayatını kaybettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’tan kendilerine rahmet diliyorum. Onlar, bizim değerlerimizde, inancımızda şehitler safındadır ve Peygamberimize komşudur” ifadelerini kullandı.

“DEPREMZEDELERİMİZİ ASLA YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”

Depremde ölenlerin yakınlarının canlarının çok yandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onların acısını eğer biraz paylaşabiliyorsak, ne mutlu bize” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki hafta ise Kahramanmaraş ve Hatay’da olduğunu anımsatarak, şunları kaydetti: “İnşallah bu cuma Gaziantep’te olacağız. Bir ihtimal, Gaziantep ile beraber Kilis’i de paylaşacağız aynı gün. Cumartesi günü de Elazığ’da olmayı planlıyoruz. Tabii buralarda hem yeni inşa edeceğimiz konutlarımızın temel atma törenlerini gerçekleştiriyoruz hem de vatandaşlarımızla iftar sofrasında buluşuyoruz. Ramazan boyunca da daha sonra da depremzedelerimizi asla yalnız bırakmayacağız. Yani bu 11 vilayetimizi dönüşümlü olarak sürekli ziyaret edeceğiz. Bizim bir planımız da şudur, sadece şahsım değil, Cumhur İttifakı olarak buraları birlikte dolaşmayı da planlıyoruz. Zaten kabinedeki arkadaşlarım aynı şekilde buraları ziyaret ediyorlar. Ziyaret etmenin dışında da buralarda özellikle çalışma yürütecekler. Onların da plan, programlarını bu aralar yapacağız ve o bölgelerde bugüne kadar nasıl bu arkadaşlarımız çalıştıysalar, bundan sonra da çalışmaya aynen devam edecekler.”

Çok üzüldükleri konulardan birinin de yaklaşık 850 kişinin depremde engelli duruma düşmesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların süratle protezleri vesaire, bunları yapıyoruz. Bu çalışmalar hızla devam etti. Bunların içinde bile iki ayağını kaybetmiş, ama bu arada annesini, babasını da kaybetmiş olanlar var. Bir tanesi, ismini vermeyeceğim, teyzesinin kızı hemşire, onunla beraber hayat sürdürüyor. Çok da tatlı mı tatlı bir kızımız. Yaş 16-17 civarında. Hanımla beraber ziyaretine gittik. Protezleri vesaire onlar ayarlanmıştı” dedi.

“DEPREM BÖLGESİNDE YENİ KONUTLARIN TEMELLERİNİ ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 850 rakamının az olmadığının altını çizerek, şunları devam etti: “Bir tanesinin mesela polis babası var, ama anne gitti. Böyle olanlar da var. Rabb’im onlara sabırlar versin. Babası, teyzesinin kızı… Hani bir şey olanları var, bir de işte bizim devletin huzurevlerinde vesaire misafir edeceklerimiz var. Onlarla beraber bir hayat inşallah süreceğiz. Arkadaşlarıma söylüyorum, yani protezlerde bile en kalitelisini arayacaksınız, bulacaksınız, onlarla bunu yapacaksınız ki yarın bir gün ‘Devletim bana dört dörtlük sahip çıkmadı’ dedirtmeyelim. Ve doktor arkadaşlarımız da sağ olsun bu hassasiyeti, bu inceliği gösteriyorlar. Tabii milletimiz müsterih olsun, 20 yılda 1 milyon 180 bin güvenli konutu ve 3,3 milyon kentsel dönüşüm projesini yapan kadrolar iş başında. Deprem bölgesinde de yeni konutların temellerini attık, atmaya devam ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremden etkilenen Adıyaman, Kahramanmaraş, Gaziantep, Hatay ve Malatya’da toplam 27 bin 949 konutun inşasına fiilen başlandığını belirterek, “Hatta köy evlerinden bazıları şu anda bitme aşamasına geldi. Yaz mevsimine kadar da bunları bitireceğiz” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in deprem bölgesinde yapılan inşaatlara ilişkin sözlerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “‘Yani bunlar böyle basit çukurlarda hastane yapıyorlar, bilmem ne yapıyorlar…’ Elinize, dilinize dursun. Şu inşaata çukur mu denir Allah’ını seversen?” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Hayatında inşaat nedir görmemiş, bunların tepeden tırnağa ne kadar derinliği olması gerekir, bunları bilmeyen… Kaldı ki bakın bunlar deniz kumu filan değil, mıcır. Ve kullanılan demirler çok farklı. Bunlarda hassasiyet var. Ve eskiden çimento torbaları gelir, oralarda böyle karıştırarak, haşlama usulü ile harç yapılırdı. Bakın şimdi burada böyle bir harç sistemi yok, mikserle, pompayla yapılıyor. Ve bu mikserle, pompayla yapılan şeyde de özellikle mıcırı kullanarak, burada dört dörtlük… Bunların temel betonlarını da bu şekilde atıyoruz. Hassasiyetimiz çok yüksek. TOKİ bu konularda kendini zaten ispatlamış. Buralarda bir de zemine dikkat ediyoruz. Sulak zeminde değil, özellikle sağlam, buralarda kullanılan yerler daha çok kaya. Böyle bir zeminde temelleri atıyoruz. Sadece burada değil, belediye başkanlığımdan itibaren bu işin içindeyim. Ama konuşanlar bunlardan çıkmış bir tanesi doktor müsveddesi, kalkmış konuşuyor. Hayatında senin acaba inşaatla alakan olmuş mu? Bizim hayatımızda, belediye başkanlığımızda bu inşaatların envaiçeşidini yaptık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öbür tarafta bakıyorsunuz Hanımefendi, o da maşallah inşaat mühendisi olmuş, o da konuşuyor. Ve bizim hastanelerle ilgili attığımız adımları, temelleri, bunları küçümsüyor. Hemen ben Sağlık Bakanımı aradım, neyin nesidir… Ondan sonra da süratle Murat Kurum kardeşimi aradım, o da kendisi ‘Bazı eksikler olsa bile ben, bizzat bakanımla da konuştum, buna biz müdahale ederiz ve edeceğiz.’ dedi. Ve müdahalelerini de yaptılar. Ondan sonra da ekrandan bu haberi oraya koyanlar, sonra çekip aldılar. Yalana gerek yok. Biz bir şeye eğer ‘Yapıyoruz, yaptık’, dersek, biz bunu yaparız Meral Hanım. Bizim adımıza dikkat et, benim adım Tayyip, soyadım da Erdoğan. Erdoğan’a da dikkat et, Tayyip ismine de dikkat et. Ve konuştuğun zaman buna göre konuş” dedi.

Belediye başkanlığından bugüne kadar attığı her adımı tartarak, biçerek attığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “20 yıllık iktidarımız döneminde İstanbul, İzmir bütün bu otoyoldaki atılan adımlara dikkat et. Bu otoyollarda bir fire var mı? Kocaeli’nde yaşıyorsun, Kocaeli’nde attığımız adımlara da bak. Eğer orada bir çürük çarık ortaya koyarsan, o ayrı mesele. Yalanla, dolanla iş yapma. Yanlış yere maalesef kafanı çarpıyorsun. Dikkat et, beni kendinle de uğraştırma” dedi.

“ÇADIR, KONTEYNER VE PREFABRİK KENTLER KURUYORLAR”

Bingöl, Van, Elazığ, İzmir, Antalya, Muğla ve Kastamonu’da daha önce yaşanan doğa olayları sonrasında yaraların sarılmasına ilişkin görüntüler izletilmesinin ardından, muhalefetin bunlara ilişkin eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii muhalefet herkesi kendisi gibi beceriksiz zannediyor. Çünkü yaptıkları herhangi bir şey yok. 11 vilayetten Elazığ hariç hepsini gezdim ama hiçbir zaman oralarda gerçekten muhalefetin büyükşehir belediyelerinden kimseyi göremedim. Muhalefet her zamanki gibi suiistimal, ayrıştırma üzerine bir tarzla hareket ediyor. Fakat partimizin bütün büyükşehir, ilçe belediyeleri istisnasız sağ olsunlar kardeş belediyeler ilan etmek suretiyle şu anda deprem bölgelerinde kendilerine zemin oluşturdular, burada çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

Deprem bölgesinde çalışmalar yapan Cumhur İttifakı belediyelerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Çadır, konteyner ve prefabrik kentler kuruyorlar. Bütün bu çalışmaları, 7/24 ekipler kurarak sürdürüyorlar. Sadece bunlar mı? Hayır. Yemek, yiyecek, su, A’dan Z’ye. Mesela bir kere açıklama yaptım. Sonra Hatay Valisine dedim ki ‘Açıklamanı yap.’ Bakanlarıma da söyledim, kullanma suyuyla içmeyi birbirine karıştırmasınlar. Ne olur? Kullanım suyu farklı, içme suyu farklı. Biz içme suyunda oraya yüzlerce, binlerce tırla içme suyu göndereceğiz. Onun için oralardaki suları kullanmasınlar. Bunu sadece kullanım olarak alsınlar tamam ama içme suyunda gönderdiğimiz o şişe sularını kullansınlar. Önceleri bunu uygulamadılar, sonra bunu uygulamaya geçtiler. Biraz da bu noktada sıkıntılar yaşadık. Ama sonra bunların hepsini aştık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşadığımız bu felaketin ağırlığı altında bunalan insanlarımızı tabii devletine karşı tahrik etmeye çalışan bir muhalefetle karşı karşıyayız. Daha bugün bile hâlâ benim askerime, benim Mehmet’ime, jandarmama, polisime, ‘Yoklar burada.’ diyorlar. Ya elinizde dilinize dursun. Şu anda askerimiz, polisimiz, jandarmamız, güvenlik korucularımız hepsi oradalar, işte buyurun. Hepsi oradalar. Bu askere böyle ihanet olur mu? Bu ihaneti bir teröristler bugüne kadar askerime, Mehmet’ime, jandarmama yaptılar, bir de bu muhalefet yapıyor. Zaten bu konudaki muhalefetin içindeki bazı ağızları biliyoruz. Onlar zaman zaman bakıyorsun halleri tutuyor, geliyorlar askerimize saldırıyorlar. Ne derseniz deyin benim halkım askerine, Mehmet’ine sahip, Mehmet’iyle kucaklaşıyor, sarmaş dolaş oluyor” diye ekledi.

Türk Silahlı Kuvvetleri İnsani Yardım Tugay Komutanlığında Mehmetçik ile iftarda bir araya geldiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hepsi de o arazinin onlara verdiği dinamizmin içindeler. Tekrar yeni görev yerlerine ne zaman gideceklerini bekliyorlar. Şunu çok açık, net söylüyorum, ‘Ey muhalefet size, askerime, Mehmet’ime, jandarmama, polisime, güvenlik görevlilerime hakaret etmekle ekmek çıkmaz, avucunuzu yalarsınız. Biz asrın felaketinin üstesinden asrın dayanışmasıyla gelirken, muhalefeti yalanları, iftiraları, hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz” ifadesini kullandı.

“İMARLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELERİMİZ VAR”

Depremin yol açtığı yıkımı telafi etmek ve insanların yaralarını sarmak dışında bir hususla ilgilenmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziya Paşa’nın “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde” sözünü hatırlatarak, şöyle konuştu: “Ne yazık ki bizim muhalefetimiz çok konuşur ama hiçbir iş yapamaz. İzmir’de deprem oldu. İzmir Belediyesi kimde? Ana muhalefette. Ne yaptılar? Hiç. Biz gidene kadar bunlar ortada yoktu. Sağ olsun İçişleri Bakanım, Çevre Şehircilik Bakanım bütün ekipleriyle beraber oraya gittiler, süratle işleri başlattılar. Milletimiz ne demeye başladı? ‘Yaparsa AK Parti yapar.’ dediler. Öyle de oldu. Yaptık. Süratle de elhamdülillah bitirdik. Ondan sonra da konutları kendilerine dağıtmaya başlattık. Rezerv alanlarında da hâlâ çalışmalarımız yine devam ediyor. Ey bay bay Kemal, Karabağlar’da kim var? Oraya kim bakıyor? CHP belediyesi bakıyor. Peki ne yapıyorsunuz siz Karabağlar’da? Hani diyorsunuz ya kentsel dönüşüm. Neye dönüştürdüler onu? Rantsal dönüşüm. Hadi yap. Ne yapacaksan yap. Görelim.”

Kentsel dönüşüm çalışmaları planlanan bölgelerde muhalefetin “rantsal dönüşüm” diyerek çalışmalara engel olduğu ifade edilerek, “Kentsel dönüşümle ilgili engellemeleri ortadan kaldıracak şekilde bir yol haritası düşünüyor musunuz?” sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle cevapladı: “Yol haritasını düşünüp düşünmemek şeklinde demeyeyim de imarla ilgili zaten yasal düzenlemelerimiz var. Ama bunu, bu olaylardan sonra mesela en son bu alanlarda söz sahibi olan 120-130 mühendis, mimar, jeofizikçi ve jeoloji mühendisi hocalarımızla İstanbul’da genişçe bir toplantı yaptık. İkincisini de Gaziantep’te Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanım kendileriyle yaptı. Bütün bunlardan sonra da yeni bir adımı, yeni bir düzenlemeyi yapmak mukadderdir diye düşünüyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için de Allah lütfeder, görevi bize tekrar terettüp ederse bu hocalarımızla şu anda beraber çalışıyoruz. Ama yeni dönemde kendileriyle bunu da teferruatlı bir şekilde ele alıp yasal düzenlemeleri de yapmak suretiyle bir adım atabiliriz. Bu adımı atmak suretiyle de, ‘Bu evde filanca oturuyor. Ne olacak bunun hali?’ diye düşünmeden bunun kararını yasa yoluyla vermemiz lazım. Yok, imar affıydı, yok şuydu, yok buydu filan falan artık düşünemeyiz. Çünkü düşünmeye kalırsak şu andaki depremde yaşadıklarımızla karşı karşıya kalıyoruz” açıklamasında bulundu.

“SÜRATLE BİR DÖNÜŞÜME GİDİYORUZ”

Olası İstanbul depreminin hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konunun fazla konuşulması hâlinde kamuoyuna korku getirdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi İstanbul’da Fikirtepe’yi hatırlayın. Çamlıca’nın altındaki Küplüce, Ferah Mahallesi’ni hatırlayın. Oralarda evleri yıkamadık ki oralar da bizim oy depomuzdur. Mehmet Özhaseki bakanken oraları tek tek ziyaret etti ve onlara ‘Bize yardımcı olun, kiraysa kira. Bir an önce buradan sizi kiraya taşıyalım. Daha sonra da burada evlerinizi yapalım ve gelin evlerinizde oturun.’ dedi. Bazıları, ‘Benim şu kadar çocuğum var. En az 2-3 daire isterim’, bazıları ‘4 daire isterim.’ dedi. Muhalefet de tahrik ediyor. Bütün bu tahriklerle beraber de bunları yapmakta zorlanıyorsunuz. Fakat biz bazı şeyleri dinlemedik ve oraları yaptık. Şu anda oralar pırıl pırıl hâle geldi. Zemin artı 3 gibi binalar yapıldı. Orada evlerini yıktırmayanlar 10-15 gün önce yolumu çevirdiler, ‘Başkanım ne olur bizim evleri de yıkın’ dediler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’daki eski evinin kentsel dönüşüme girmesine ilişkin soru üzerine, buranın yıkılıp, kentsel dönüşüme girmesini kendisinin söylediğini belirterek, “Şimdi önümüzü çeviriyorlar, ‘ne olur bizimkileri de yıkın.’ Niye? Yapılanları gördüler, onları görünce ‘bizimkileri de yıkın’. Hâlbuki ben bunları üç, dört sene önce söylediğimde bu işe ‘evet’ deselerdi, bugün o binalar bitmiş olacaktı ve çok da güzel olacaktı ama anlatamıyorsun, inanmıyor, açıkta kalırım zannediyor. Şimdi de bu felaketler olunca hepsi artık ‘başka çare yok’ dediler, herhalde. Süratle bir değişim, dönüşüme gidiyoruz” dedi.

“ASKERİMİZE HAKARETTE BULUNANLAR VATAN HAİNİDİR”

Muhalefetin, deprem bölgesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) sahaya çıkmadığı yönündeki iddiaları ile AFAD ve Kızılay’a yönelik eleştirilerinin sorulmasına karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlar, ne millîdir ne yerlidir. Ağır olacak, kusura bakmayın, askerimize bu tür hakarette bulunanlar vatan hainidir. Bunların vatanını, milletini sevmek gibi bir derdi yok. Açık, net söylüyorum bunlar vatan hainidir, bunlar asker düşmanıdır. Jandarmanın, polisin düşmanıdır. Bunların da kimler olduğunu herhalde tek tek ayıklamamıza gerek yok. Kimler oldukları belli. Şu anda bay bay Kemal’in, ana muhalefetin başındaki zatın kimi ziyaret ettiği belli değil mi, kimi ziyaret ediyor, terörün parlamentodaki uzantılarını ziyaret ediyor. Terörün, teröristlerin, parlamentodaki uzantılarını ziyaret eden ana muhalefetin başı, acaba buradan ne elde edecek?”

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, Kandil’den TSK’ya yönelik yapılan açıklamaların hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar, eğer benim askerimi kötülüyorsa, onlar iktidarı kötülüyorsa demek ki doğru yoldayız. Çünkü onlar bizim silahımızı kötülüyor. Bu silah kim için kullanılıyor? Bu silah, teröristler için kullanılıyor. Nerede bir terörist varsa biz her şeyimizle, bütün gücümüzle onların tepesine tepesine ineceğiz” diye konuştu.

“ASKERİMİZ MİLLETİYLE BÜTÜNLEŞTİ, DERDİNE DERMAN OLDU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şimdi Ana Muhalefetin başındaki zat kimi kurtarmaktan bahsediyor? Demirtaş’ı kurmaktan bahsediyor, Apo’yu kurtarmaktan bahsediyor. Sen nerede dolaşıyorsun? Diyarbakır’daki o yavrularımızı, o insanımızı öldürenler, bu Demirtaş’ın talimatıyla sokaklara dökülüp onları öldürmediler mi, onları şehit etmediler mi? Şu anda Meral Hanım da içinde olmak kaydıyla, birlikte Altılı Masa, şimdi yedi oldular, bunları nasıl çıkaracaklarının planını yapıyorlar. Benim milletim bu ihanet şebekelerine, bu vatana ihanet edenlere, 14 Mayıs’ta yol vermeyecektir. Gereken hesabı da 14 Mayıs’ta bunlardan soracaktır. Çünkü benim Türk Silahlı Kuvvetlerim milletin emrindedir, ihanet şebekelerinin emrinde değil.”

Askerin depremin ilk anından itibaren hemen vatandaşın yardımına koştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Silahlı kuvvetlerimiz içinde Ankara’da konuşlu İnsani Yardım Tugayımız, depremden sonra üç saat içinde bölgeye intikal için hazır hâldeydi. Bölgedeki askerî birliklerimiz zaten ilk andan itibaren milletimizin yaralarını sarmaya başlamıştı. Fedakârlığı, vicdanı ile dünyaya emsal olan askerimizin deprem bölgesinde yaptıklarını inkâr etmek, Türk milletine hakaret etmek demektir. Erinden Genelkurmay Başkanı’na kadar, her rütbedeki askerimiz, milletiyle bütünleşti, derdine derman oldu. Askerimizin yaptığı tüm faaliyetler, resmî kayıtlarda ve askerî yazışmalarda, ceridelerde de mevcuttur. Gerçekleri saptıranların tek amacı, millî birliğimizi, vatandaşımızın askerine olan güvenini sarsmaktır. Bunu başaramayacaklar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kızılay ve AFAD’a yönelik eleştirilere ilişkin de “Aynı şeyi Kızılay için de yaptılar, aynı şeyi AFAD için yapıyorlar. İlk andan itibaren AFAD, Kızılayla birlikte, hepsi bölgedeler. Gözleriniz kör mü sizin? Bay bay Kemal’in gözünün kör olduğunu anladık da sizin de mi gözünüz kör? O çadırın kapısında AFAD’ın tabelası var, onu görmüyor, ‘AFAD orada yoktu’ diyor” ifadelerini kullandı.

Deprem bölgesinde enkaz kaldırma çalışmalarını, birinci derecede Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yürüttüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AFAD ise ağırlıklı olarak çadır kurulumlarını yürütüyor. Bunun yanında sahra hastanelerini, vesaire bunları bir taraftan yürütüyor. Deprem bölgesindeki kardeşlerimizin yardımına koşan 35 bini arama kurtarma personeli, 271 bini kamu personeli ve gönüllü olmak üzere yaklaşık yarım milyon insanımızın her birine tekrar şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

“KARŞIMIZDA KAYBEDENLER KULÜBÜ GİBİ BİR MASA VAR”

HDP’nin, cumhurbaşkanı seçimlerinde aday çıkarmayacağının ve CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek vereceğinin belirtilmesi üzerine de Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Özellikle bu ziyarette kapı arkasında nelerin yapıldığını bilemiyorum. Ama çok çok hassas konular, özellikle bu yerel yönetim, özerklik şartından tut da ve şu anda içeridekilerin çıkarılması, vesaire bu konularla ilgili konular… Her şeyden önce HDP’ye verilecek her taviz, PKK’ya yani Kandil’e verilmiş demektir. Aylar önce, masanın altında bir yedinci ortak var demiştim. Belki birileri onu hiç kale almadılar ama yedinci ortak, şu anda tam manasıyla ana muhalefetin başının ziyaretiyle ortaya çıkmış oldu. Dikkat edin, partisinde veya parti genel merkezinde ziyaret değil, korktu, ürktü, ne yaptı, parlamentodaki grup odasında kendilerini ziyaret etti. Kendi ifadeleriyle ‘kumar masasındakilerin’ sadece HDP’ye değil, her birinin diğerine bakışı da bunların arızalı. Meral Hanım, esip gürlüyorsun, hani kumar masası, hani noter? Ne oldu sana? Niye geri vitese taktın da dönüp tekrar masaya oturdun?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Altılı Masa’ya neden tekrar oturduğunun sorulması üzerine, “Masadakiler birbirlerine şimdi hep yan gözle bakıyor. Ben mi suçluyum? Sen mi suçlusun? Ne oldu? Ve bak dağılma başladı. Nitekim bugün bize de belediye başkanı Manavgat’ın bir hanımefendi, geniş bir katılım yaptılar. ‘Biz artık yani bu terör örgütleriyle el ele olan, beraber olanlarla birlikte yürümeyiz.’ dediler. Aynı şekilde bir milletvekilinin niçin ayrıldığını bizzat kendisi açıkladı. Neden ayrıldı? ‘Bunlarla biz bir arada olamayız.’dedi” ifadelerini kullandı.

İnsanı en çok yoran şeyin “belirsizlik” olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yedili masa henüz hiçbir şey yapmamış olmasına rağmen şimdiden yorgundur, bitiktir. Karşımızda kaybedenler kulübü gibi bir masa var. Masada olup da hiç seçim kazanan var mı, yok. Kendi başarısıyla, yeteneğiyle bir yere gelmiş olan var mı, yok. Kimi kasetle işbaşına geldi, kiminin elinden biz tuttuk, bir yerlere getirdik, başbakan yaptık, bakan yaptık. Kimi her gittiği, partiyi karıştırıp, kaostan beslendi. Masanın gizli ortaklarının da nasıl partinin başına geldiğini tüm vatandaşlarım biliyor. Koalisyondan dahi kötü bir örnek olan bu masadakiler, aralarındaki kavgayı, birbirine verdikleri tavizleri, demokrasi diye yutturmaya çalışıyor. Milletim onlara nasılsa bu güzel memleketin idaresini vermeyeceği için kendi aralarında istedikleri kadar dövüşsünler, birbirlerine vursunlar ama şu tabloya bakıp da ülke siyaseti adına üzülmemek elde değil.”

CHP ile HDP heyetleri arasında geçen hafta başında TBMM’de yapılan görüşmeyi eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “HDP Eş Başkanı, bay bay Kemal ile görüşmeden sonra ‘Gelecek dönem yapılacakları istişare ettik’ diyor. İYİ Parti Genel Başkanı çıkıyor, ‘HDP de HDP’nin talepleri de masaya gelemez’ diyor. Bakıyorsun bir gün önce bunu söylüyor, bir gün sonra çok çok farklı bir tornistan. Sanki bunların hepsi unutulmuş. Partinin eski sözcüsü bile hanımefendiye inanmıyor, partisinden istifa ediyor. Esasında bu masanın başını ilk andan beri CHP ve HDP çekiyor. Diğerleri bu masanın yancısı. Örneğin Saadet’e CHP ile HDP, PKK’nın İslam düşmanlığını gizleme rolü verilmiş. İYİ Parti’ye bu şer masasının bölücülük planlarını örtme vazifesi verilmiş. Onlar da bu rolü hevesle yerine getiriyor. PKK’lılar bu garabet masanın kendilerine umut verdiğini söylüyor. Firari FETÖ’cüler bu alaca karanlık kuşağı masası sayesinde ülkeye geri dönebileceklerinin hesabını yapıyorlar. Kamudan temizlediğimiz FETÖ’cüler ve PKK’cılar devlet kadrolarını işgal etmek için şimdi gün sayıyor. Milletim bunların hepsini görüyor. İnanıyorum ki milletimiz bunların hepsine de en güzel dersi 14 Mayıs’ta verecektir.”

“BU MİLLET HESAPLARIN EN GÜZELİNİ SORAR”

Bölücü terör örgütü elebaşlarının “CHP’yi biz getiriyoruz”, “Altılı masayı biz getiriyoruz”, “14 Mayıs’ta Erdoğan’dan bu ülkeyi temizleyeceğiz” şeklinde açıklamalar yaptığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı olan Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’ye yönelik şu ifadeleri kullandı: “Bu ara onlara son dönemde Cumhurbaşkanı adayı olan zat, o da katıldı. Bakıyorsunuz aynı şeyleri o da söylüyor. ‘Türkiye’nin Erdoğan’dan kurtulması lazım’ diyor. Erdoğan sana ne yaptı? Erdoğan bu ülkeye hizmetkâr olmaktan başka ne yaptı? Yazıklar olsun. Şu anda terör örgütleriyle yan yana olanlarla sen yan yanasın. Yıllar yılı zaten onlarla beraber oldun. Seni bir yere koymadılar. Şimdi kalktın cumhurbaşkanı adayı oldun. Cumhurbaşkanı adayı olmak suretiyle de acaba seni yanlarına alacaklar mı almayacaklar mı, işte onun için de senin de kapını çaldılar. Şimdi bu kapını çalmakla da belki bu akşam hâlâ görüşmeleriniz devam ediyor bilemem. Buradan acaba sana da bir şeyler çıkar mı çıkmaz mı bunun gayreti içerisindesin. Çünkü her gelene 20 sana, 10-15 sana… Bay bay Kemal şu anda hepsine bir şey dağıtıyor. ‘Ne vereyim abime’ dediğimiz bu. Bunu çok açık, net bir şekilde yapıyor. Bütün bunlara karşı benim milletim hesap sormayacak mı? Bu millet hesapların en güzelini sorar. İnşallah 14 Mayıs’ta da bunu soracak.”

“TERÖRÜ KAYNAĞINDA KURUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Yayında, HDP’li siyasetçilerin bölücü terör örgütünü öven açıklamalarının yer aldığı videonun izlenmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırrı Sakık’ın “Yüz yıllık cumhuriyeti yıkacağız” sözlerine tepki göstererek, şöyle devam etti: “Bay bay Kemal sen kiminle, neyi konuştuğunu bize yutturacak mısın? Kapalı kapıların ardında demek ki görüştüğünüz önemli konular işte bunlar. Öbür tarafta bakıyorsun şu anda parlamentodaki bu partinin başı olan bayan işte buyurun Kandil’de kimlerle el ele, kol kola bu da ortada. Her şey bu kadar açık. Bütün bunlara rağmen terörü kaynağında kurutmaya devam edeceğiz. Siyasetteki uzantılarına milletimiz gereken dersi verecek. Biz AK Parti iktidarı olarak gereken dersi Cudi’de, Gabar’da, Bestler Dereler’de, Tendürek’te verdik. Gereken dersi vererek bunları sindirdik. Aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Terörist başları ile şu anda parlamentodaki uzantısı bu terör örgütünün uzantısıdır. Dolayısıyla ‘Bu terörist değildir’ diye bilir miyiz? HDP’yi kim nereye, nasıl çekiyor? Şu anda da ana muhalefetin başı bunlarla ortaklık kurmak suretiyle parlamentoda bunların yerlerini garantiye almanın gayreti içerisinde. Bu millet bunlara yol vermeyecek.”

“AİLE KURUMUNUN KORUNMASI BİZİM ÖNCELİĞİMİZDİR”

“Seçimden sonra 6284 sayılı yasayı kaldıracak mısınız? Bunun üzerinden bir propaganda yürütülüyor. Bu konudaki tartışmalara ne dersiniz?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bu bir kumar. Bu oyuna gelmemek gerekir. Bu konuda kimin ne dediğine bakmıyoruz. Aile kurumunun korunması bizim önceliğimizdir. Bu konuyu bugüne kadar anayasa değişikliği dahil en açık şekilde biz savunduk. Özgürlük adıyla LGBT gibi sapkın hayat tarzlarının toplumumuza empoze edilmesine rıza gösteremeyiz. İnsanlığın ortak değerlerine zıt, sapkın akımlarla sonuna kadar mücadele edeceğiz. Toplumun temeli olan aileyi korumak tüm insanlığın görevidir. Aynı şekilde şiddet meselesi başta olmak üzere kadınlarımızın hakkına, hukukuna, onuruna yönelik hiçbir müdahaleye de izin vermeyiz. Ancak görülüyor ki gökkuşağı masası için milletimizin değerleri hiçbir anlam ifade etmiyor. Terör örgütleri gibi sapkın akımların da önünü açma, aile kurumunu delik deşik etme niyetindeler. Milletim ne bu sapkın akımlara ne de bu akımlara göz yumanlara ne de aile yapımızı parçalamaya çalışanlara inanıyorum fırsat vermeyecektir. LGBT adıyla ya da başka isimlerle bu gökkuşağı masasının kurulmasına müsaade etmeyeceğiz.”

“Gökkuşağı masası mıdır?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öyle. Altılı masanın açtığınız zaman altından ne çıkıyor? Bu çıkıyor” dedi.

“KADINLARIMIZI HAYATIN HER ALANINDA DESTEKLEDİK”

Son 21 yılda kadına dair çok önemli kazanımların AK Parti sayesinde hayata geçtiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversite öğrenimine erişimde kadınların oranının yüzde 13’ten yüzde 50’ye çıktığını söyledi.

Kadınların eğitim hayatındaki en büyük engel olan başörtüsü yasaklarını tarihe gömdüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de eğitimde fırsat eşitliğinin AK Parti ile sağlandığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamuda kadın istihdamının yüzde 40’a kadar ulaştığını, yüzde 27’lerdeki kadınların iş gücüne katılımının Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak yüzde 36 olduğunu bildirdi.

İstihdamdaki kadın sayısını 6 milyondan 10,5 milyona yaklaştırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de göreve geldiklerinde yüzde 4,1 olan kadın temsilini 2002’den bu yana artırarak yüzde 17,4’e ulaştırdıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadına yönelik şiddetle mücadelede en kararlı adımları biz attık. Eğitimden siyasete, ekonomiden sanata, spordan ticarete kadar kadınlarımızı hayatın her alanında destekledik, yanlarında olduk. Kadınlarımız son yıllarda tüm bu alanlarda gösterdikleri başarılarla bizim gururumuz oldu. Bundan sonraki süreçte yakalanan bu ivmeyle daha da güçlenerek bu yola devam edecekler” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadına şiddete yönelik verdikleri savaşın hiçbir dönemde olmadığını söyledi.

Yeniden Refah Partisi ile bu konuda bir müzakere yapıldığına yönelik muhalefetin iddialarda bulunduğu hatırlatılarak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da kadınların haklarında büyük bir erozyon olacağına ilişkin video paylaştığının belirtilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadınların haklarında bizim verdiğimizi CHP kendi iktidarları döneminde kadınlarımıza vermemiştir” değerlendirmesinde bulundu.

“Meclis’te şu an 101 kadın vekil var, yarısından çoğu AK Parti’den. CHP, en düşük karne sahibi partilerin başında geliyor” denilmesi üzerine de Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Doğru. Şu anda CHP’nin kaç tane kadın milletvekili var? Rakamlar ortada” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEYİ GENÇLERİMİZE EMANET EDİYORUZ”

“Seçim yaşını 18 yaşına indirdiniz. Önümüzdeki süreçte hem milletvekili adayları içerisinde hem de yerel seçimlerde genç adaylara öncelik görecek miyiz?” sorusuna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere her zaman güvendiğini ve inandığını belirtti.

Göreve geldiklerinde seçilme yaşının 30 olduğunu, bunu ilk etapta 25’e, daha sonra 18’e indirdiklerini ve 18’i seçme seçilme yaşı yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Niye CHP yapamadı bunu? Diğerleri niye yapamadı? Niye onlar yapamadı da biz yaptık? Çünkü biz gencimize inanıyorduk. Hatta ne dediler bunlar? ‘Parlamentoyu çoluk çocuğa mı bırakacaksınız?’ Biz dedik ki ‘Hayır. Biz Fatihlerin torunlarıyız. İstanbul’u 18 yaşında fetheden Fatih hangi iradeye sahipse onun nesli de aynı iradenin bir tecessümü olarak bunu gerçekleştirecektir.’ dedik ve yola koyulduk. Bugün de gençliğimize ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonumuzu emanet ediyoruz. Küresel ve yerel vesayetçilerle, darbecilerle, terör örgütleriyle mücadele ede ede bu noktaya getirdiğimiz ülkeyi biz gençlerimize emanet ediyoruz. Biliyorsunuz bu seçilme yaşlarıyla ilgili mücadelemizde tek sorum var. Peki, CHP ne yaptı? Hiç.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 183 saat sonra enkazdan çıkarılan vatandaşın polis babasıyla yaptığı konuşmaya ilişkin videonun gösterilmesinin ardından 850 depremzedenin kol ve bacaklarını kaybettiğini, ampüte depremzedelerle ilgili tüm ortopedik müdahalelerin yapıldığını ve buna devam edildiği anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin başı olarak depremzedeleri yalnız bırakmayacaklarını ve hayat mücadelelerinde yanlarında olacaklarını belirtti.

AKKUYU NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ

Muhalefetin Mersin’deki Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ni durduracağı iddiasına ilişkin soruyu cevaplayan Erdoğan, muhalefetin amacının ülkede taş üstünde taş koymamak olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ya neyi durduruyorsun? Bu ülkede her şeyin bir özerkliği var. Var mı öyle 25 kuruşa simit? Enerji, hidroelektrik, bunun yanında tamamıyla kömür santralleri, şu andaki Akkuyu enerji santrali bunlar bizim için olmazsa olmaz yatırımlar. Burada bizim dört tane nükleer enerji santrali var. 27 Nisan’da bir tanesinin açılışını yapıyoruz. Ardından diğer üçünün de açılışını yapacağız. Bunlarla ciddi manada bir enerji depolayacağız. Bunun ardından da üç tane daha planlıyoruz. Bu üç taneyi de inşallah önümüzdeki beş senede hâlletmemiz gerekiyor. Türkiye enerjide bir sıkıntıya girmesin, bunu yapmaya mecburuz” diye konuştu.

Dünyanın enerjide sıkıntılar yaşadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Akkuyu’yu şu anda başarılı bir şekilde sürdürüyoruz. 27 Nisan’da belki sayın Putin de gelecek veya birlikte bir online sistemle bağlanacağız ve Akkuyu’nun inşallah ilk adımını atacağız” dedi.

“BAYRAK YARIŞINI BÜTÜN ARKADAŞLARIMIZLA FARKLI GÖREVLERDE SÜRDÜRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin milletvekili listelerine ilişkin soru üzerine, ülkede demokrasiye samimiyetle sahip çıkan, parti içinde de demokrasiyi en şeffaf yürüten teşkilatın partisinde olduğunu dile getirdi.

Tüm illerde 6 binin üzerinde aday adayı için temayül yoklamalarını yaptıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Bu sayı partimize ilginin bir göstergesidir. MYK ile MKYK üyelerimizden oluşan 14 komisyon aday adaylarını yüz yüze görüşmeyle değerlendirmeye tabi tutuyor. Bu sürecin ardından da başkanlığını bizzat yapacağım üst komisyonda aday listemize son şeklini vereceğiz. Her dönemde olduğu gibi bu dönemde de milletvekili listelerimizde birtakım yenilenmeler muhakkak olacaktır. Bakan arkadaşlarımız da kabinede sahip oldukları birikimi ve enerjiyi milletvekili olarak Meclis çatısı altında değerlendirecektir. Her bir bakan arkadaşımız en iyi hizmet edeceği yerden aday olacaktır. AK Parti ben partisi değil, biz partisidir. Biz bu bayrak yarışını aday olsa da olmasa da bütün arkadaşlarımızla farklı görevlerde sürdüreceğiz. Bu konuyla ilgili önümüzdeki hafta içinde bunları bir neticeye bağlayacağız.”

Cumhur İttifakı’nın seçim çalışmaları ve yeni döneme ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yıldır 2023 seçimlerine hazırlandıklarını söyledi.

“KAMPANYAMIZI DEPREMZEDELERİMİZİN ACISINA SAYGILI ŞEKİLDE YÜRÜTECEĞİZ”

Cumhuriyetin 100. yılının Türkiye için taşıdığı ehemmiyeti bildiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Ekim 2022’de “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla seçim kampanyasının ilk işaret fişeğini zaten attıklarını söyledi.

Ancak deprem nedeniyle seçim kampanyasında değişikliğe gittiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin 11 ilinde insanlarımız şu anda yas tutuyor. Evlerini kaybedenler üzüntü içinde. Şehirlerimiz ayağa kalkma mücadelesi veriyor. Böyle bir iklimde kimse vur patlasın çal oynasın türü bir kampanya yapamaz, yapmamalıdır. Biz de kampanyamızı seçimin önemine uygun ama aynı zamanda depremzedelerimizin acısına saygılı bir şekilde yürütme kararı aldık” diye konuştu.

Seçim çalışmalarını yüz yüze, gönül gönüle yapacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Halkımız sessiz ama derinden bir seçim kampanya süresini yaşayacak. Türkiye Yüzyılı vizyonu ana temamızla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Aday listelerinin Yüksek Seçim Kuruluna verilmesinin ardından beyannamemizi ve sloganlarımızı kamuoyuyla paylaşacağız” dedi.

“GÜÇLÜ, BAĞIMSIZ BİR TÜRKİYE İNŞA EDEBİLDİK”

Türkiye’nin içinde olduğunu bölgenin ve dünyanın giderek sertleşen bir uluslararası mücadele alanına döndüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Krizler ve savaşlarla anılan bir dünyayı tecrübe ediyoruz. Biz bu ortamda güçlü, bağımsız bir Türkiye inşa edebildik ve bunu sürdürmeye ihtiyacımız var. Savaş bu topraklara gelmesin diye mücadele verdik, vermeye devam edeceğiz. Şunu açıklayabilirim; ülkemizi savaşa sokmayacağız, aile kurumunu güçlü tutacağız, ağırlıklı Suriye’den olmak üzere göç konusunda daha hassas davranacağız ve göçmenleri de birilerine yedirmeyeceğiz. Bizim son iki yıllık çabamız olmamış olsaydı Batı kulübü Türkiye’yi Rusya’ya karşı savaş ortamına çekerdi. Biz burada olduğumuz müddetçe buna müsaade etmeyeceğiz. Anlatacağımız bir diğer unsur kesinlikle Rusya-Ukrayna arasındaki bu süreci ciddi, kararlı bir arabuluculukla inşallah nihayete erdirmektir.”

Seçimlerde uygulanacak D’Hondt sistemiyle ne gibi değişikliklerin ortaya çıkabileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi logosuyla seçimlere girme kararlılığı içerisinde olan partilerimiz buradan ne alırlarsa tabii ki geleceğe de onunla yürüme durumları olacak” ifadelerini kullandı.

Bu durumu aralarında sık sık görüştüklerini, sistemin geliştirilmesi gereken tarafları bulunduğunu, seçimden sonra bunları ele alacaklarını ancak şu anda çok erken olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiden bunları konuşmanın faydalı olacağına inanmadığını söyledi.

“ŞİMDİ SIRA ASIL BÜYÜK HAMLEMİZİ YAPMAYA GELDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni dönemden bahsederken kullandığı “şahlanma dönemi” ifadesinin ne anlama geldiği sorusunu cevaplarken, ekonomik, sosyal, siyaset alanlarında neler olacağına ilişkin hazırladıkları basın bildirisini yakında kamuoyuyla paylaşacaklarını anlatarak, daha önce kullandıkları “Durmak yok, yola devam” sloganını “Doğru adımlarla yola devam” şeklinde güncellediklerini ve bunun yeni dönemin başlığı olacağını söyledi.

Türkiye’ye 20 yılda kazandırdıkları güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısının âdeta Türkiye Yüzyılı vizyonunun bir girizgâhı gibi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şimdi sıra asıl büyük hamlemizi yapmaya geldi. Tabii bunun ilk şartı 14 Mayıs seçimlerinde cumhurbaşkanlığı ve Mecliste çoğunluğu kazanmaktır. Çünkü karşımızda ülkenin yirmi yılını çöpe atmaya niyetli bir yapı var. Bizim amacımız 14 Mayıs’ın hemen ertesinde deprem yaralarının sarılması ve Türkiye Yüzyılı’nın inşası hedefiyle yeni bir atılım başlatmaktır. İşte şurada eserleri görüyorsunuz. Bir taraftan Rize Artvin Havalimanı, öbür taraftan Togg, öbür taraftan 1915 Çanakkale Köprüsü. Ya bunların hayalinden geçmez bu. Ama biz bütün bunları yapa yapa geliyoruz. İşte bir taraftan Gaziantep’te Gaziray. Ya çıkmış bir tanesi, bu masanın içinde olanlardan, Sivas’a diyor hızlı tren ne gerek? Sivaslı bu adam. Çamlıca, oraya diyor ’60 bin kişiyi dolduracaklarmış.’ diyor. ‘Doldurun da görelim.’ diyor. Ya sen buraya uğramadın ki. Bir uğra da bak.”

“Çok şaşırmıyor musunuz Sayın Cumhurbaşkanı? Muhafazakâr kimliğiyle bilinen isimler?” sorusunu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şaşırmaz olur muyum? Böyle bir şeyi biz beyefendiden beklemezdik. Nasıl bu lafları etmeye başladı? Kim bunun suflörü? Bilemiyoruz” şeklinde cevapladı.

Bir kandil gecesi Saadet Partisi Genel Başkan’ının CHP Genel Başkanı’nı cumhurbaşkanı adayı olarak açıkladığında ne hissettiği sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah iyiliğini versin ya. Şu anda bizden daha fazla cumaya gidiyor” dedi.

“BU MİLLET FERASET SAHİBİDİR”

“Sosyal medyada anketler üzerinden manipülasyonlar yapıldığının” söylenmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben alana bakarım. Hele hele 11 ilimizdeki bu depremin olduğu dönemde gelen kamuoyu araştırmalarının sağlık, sıhhat durumunu bir defa asla kabullenmek mümkün değil” dedi.

En son Adıyaman’da gerçekleştirdikleri törende 20 bin kişinin meydanı doldurduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu bir şeyi gösteriyor. Bu alanda olanlar da havalimanından alana gelene kadar yollardaki insanların yoğunluğu anlatılır gibi değildi. Meydanların dilidir aslolan ve meydanların dilinde bunu gördük” ifadelerini kullandı.

Millete dokunmadıktan sonra hiçbir yolun başarıya götürmeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “CHP’nin bazı anket firmalarını toplayıp kendilerine özel sonuç sipariş ettiğini, bunun için de milyonları özellikle belli rakamlarla bir yerlere çekme gayreti içerisinde olduklarını biliyoruz. Tabii her seçim sürecinde içeriden ve dışarıdan algı operasyonu girişimlerine biz alışkınız. Yine benzer yollara tevessül ediyorlar. Tezviratlarla, yalan dolanlarla kazanç elde etme hesabı yapıyorlar. Ama bu millet feraset sahibidir. Yanlış hesapları bozmakta da mahirdir. Onlar sosyal medya oyunlarıyla masa başında hazırladıkları anket tablolarıyla kendilerini oyalayadursunlar. Milletimiz kimi sandığa gömeceğini, kimi oradan çıkartacağını gayet iyi biliyor.”

“SOSYAL MEDYANIN YALAN VE İFTİRA MECRASI HÂLİNE DÖNÜŞMESİNDEN VATANDAŞLARIMIZ DA MUSTARİP”

Sosyal medyada yayılan yalanlara karşı meydanı boş bırakmadıklarını, İletişim Başkanlığı başta olmak üzere ilgili birimlerin her yalanı, doğrusunu ortaya koyarak ifşa ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu şekilde yüzlerce, binlerce yalanın çürütüldüğünü anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “İletişim Başkanlığımız çürüttüğü yalanlar ve doğrusunu anlattığı bu tezviratlarla ilgili depremin ilk gününden bu yana 52 dezenformasyon bülteni yayınladı. Esasen sosyal medyanın yalan ve iftira mecrası hâline dönüşmesinden vatandaşlarımız da mustarip. Depremin hemen ikinci günü elektronik devlet üzerinden açılan dezenformasyon bildirim servisine bugüne kadar vatandaşlarımız tarafından yapılan bildirimlerin sayısının 10 bine ulaşmış olması da bu rahatsızlığı çok açık, net gösteriyor. Benim bir iletişim seferberliği çağrım olmuştu hatırlarsanız. Vatandaşlarımızın yaptığı bu dezenformasyon bildirimleri de çağrımızın karşılığı bulduğunu açık net gösteriyor. Tabii seçim sürecinde dezenformasyonla mücadele daha bir önem kazanıyor. İnşallah bu mücadelemizi topyekûn bir şekilde sürdüreceğiz.”

“Anketleri yukarıda göstererek muhalefet ne yapmayı amaçlıyor, seçim gecesine dair bir provokasyon mu hedefleniyor? Seçmenlerde beklentiyi yükseltip oyun mu oynanmak isteniyor?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatandaşımızın bu noktadaki bakış açısını acaba nasıl terse yorumlarız, bunun gayreti içindeler başka bir şey değil” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimi ikinci tura bırakma senaryosu da olabilir mi bunun içinde?” sorusuna, “Her şey olabilir. Ama onların ikinci tura bırakma gayretleri bir defa çok çok ucuz algı operasyonu. Benim milletim bunu yutmaz” cevabını verdi.

TOGG

Togg sahiplerinin belirlendiği ilk çekiliş hatırlatılarak, karalama kampanyaları yapıldığının söylenmesine karşılık da Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Sayın Kılıçdaroğlu’nun yalandan başka ürettiği bir şey yok. ‘Olsa da satılmaz.’ Peki, bu kadar kurada çıkanlar, bunu hangi algıyla, hangi alışkanlıkla sıraya girip bu kuranın çekilmesine katıldılar? 177 bin yanılmıyorsam şu ana kadar müracaat eden var. Biz bu hayali gerçekleştirmek için çok uğraştık. Aradığımız baba yiğitleri nihayet bulduktan sonra hızla işe başladık ve hamdolsun neticelendirdik. Önce tasarımı sonra fabrikası derken işte satış aşamasına geldik.”

“ÜLKEMİZDEKİ BANKACILIK SEKTÖRÜ SAĞLAM TEMELLERE SAHİPTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ve Avrupa’daki banka iflaslarının hatırlatılması üzerine de şöyle konuştu: “Benim tezim her zaman düşük faizdir. Avrupa devamlı yüksek faizlerle bu yolda devam etmek istedi ama bunların bu yüksek faiz teorisi tutmadı. Şu anda da bunun bedelini ağır bir şekilde ödüyorlar. Artan küresel enflasyon baskıları karşısında uygulamaya konan sıkı para politikalarının küresel ekonomik aktiviteyi baskılayarak tüm dünyayı resesyona sürükleyebilme riski var. Bu riski daha önceden gündeme taşımıştık ve bu konuda herkesin çok dikkatli olması gerektiğini de defaatle ifade etmiştik. Bütün bu uyarılarımıza rağmen bunun gerçeğe dönüştüğünü üzüntüyle görüyoruz.”

Küresel ekonomik aktivitenin önemli derecede baskılanmış durumda olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hafta içerisinde Dünya Bankası tarafından yayınlanan raporda, küresel büyümenin yüzde 2,2’ye gerileyeceğinin öngörüldüğünü belirtti.

Son 30 yılın en düşük büyüme rakamı olan bu beklentinin, dünya ekonomisinde kayıp bir 10 yıllık dönemi tetikleyeceğinin ifade edildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Resesyon riski bu denli belirgin hâle gelmişken bir de sıkılaşan para politikası, borçlanma maliyetlerini artırıyor, tahvil faaliyetlerini de düşürüyor. Bu nedenle bankaların zarar etmesi ve artan risk algısı nedeniyle mudilerin mevduatlarını çekmeleri sonucunda Amerika’da 3 banka biliyorsunuz iflas etti” dedi.

Aynı tehlikenin önce İsviçre Bankası Credit Suisse’e, şimdi de başka Avrupa bankalarına sıçradığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Amerika’da başlayan ve daha sonra Avrupa’ya da sirayet eden bu gelişmeler, küresel finansal istikrarı tehdit ediyor. Hamdolsun ülkemizdeki bankacılık sektörü sağlam temellere ve göstergelere sahiptir. Ayrıca etkin gözetim ve denetim altyapısı sayesinde bankacılık sektörümüz güçlü görünümünü şu anda da koruyor. Eski Türkiye döneminde yaşanan banka batışları ve kurtarma operasyonları artık mazide kaldı. Bankacılık sektörümüz, uluslararası kriterlere uyumu ve yüksek standartları ile dünyaya şu anda örnek olacak bir konumdadır. Bunu da açıkça söylemekte fayda var.”

“MİLLETİMİN HAFIZASI BUNLARI ASLA UNUTMAYACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayasofya’nın cami yapılması, başörtülü kadınlara yönelik muhalefetin geçmiş dönemdeki açıklamalarına ilişkin videonun izletilmesi ve “Siz bu siyasi tabloyu nasıl yorumlarsınız?” sorusu üzerine, şöyle devam etti: “Şunların acınacak hâlini görünce milletim adına ben çok üzülüyorum. Bir taraftan kalkıp Ayasofya’nın açılması noktasında çıkıyor Meral hanım ‘açamazsınız’ diyor. Meral hanım, Cumhurbaşkanının imzasının olduğu genelgeyi herhalde gördün, açtık mı açtık. Çıkıyor bir tanesi ‘bir metrekarelik bez parçası’ diyor. Bay bay Kemal ‘ben ona çul derim’ diyor. Bir başkası ne diyor, işte Karamollaoğlu, yazıklar olsun sana. ‘Ayasofya’nın bir bölümünü müze olarak kullanırız’ diyor. Fatih Sultan Mehmet’in bu noktada neresini kalkıp da müze olarak bıraktığını duydun, hangi kitapta var bu. Al işte Kabaoğlu denilen kaba mı kaba. Ayasofya’nın bir bölümünün müze olmasından bahsediyor. Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu. Ey Temel efendi. İşte sen o kaba denilen adamlarla şu anda aynı saftasın. Çıkıyor bir başkası ‘yapılanın adı siyasi yüzsüzlüktür’ diyor. Şu anda yanında olan Temel efendi ile beraber o hangi esaslar üzerinde hareket ediyor, rahmetli Erbakan hocamızın esasları üzerinde.”

Eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan’ın bütün hayalinin Ayasofya’yı açabilmek olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sen acaba Erbakan hocayla ne zaman tanıştın? Ben Erbakan hocamızın partiyi kurduğu zaman gençlik kollarından itibaren başkanlık yapmış birisiyim. Sen ise daha sonradan katıldın. Ama yine sen Sivas’ta Belediye Başkanı olduğun zaman malum Madımak Oteli olaylarında seninle ilgili bu bay bay Kemal’ler, bunlar ne diyorlardı, ‘Madımak katili’ diyorlardı. Şimdi bakın ne hâle geldi?” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin, “Ayasofya’nın zincirlerinden kurtuluşunun, kız öğrencilerin eğitiminin önündeki engellerin kaldırılmasının”, kimlerin gençlik hayali olduğunu gayet iyi bildiğini belirterek, şunları kaydetti: “Her fırsatta Diyanet İşleri Başkanlığımıza saldıran, okullardaki din eğitiminin kaldırılmasını isteyen CHP mi, Ayasofya’yı açtı? Yoksa başörtüsüne ‘bir metrekarelik bez parçası’ diyen bay bay Kemal, 2008’de başörtüsü yasağını kaldıran yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurduğunu ne çabuk unuttu? Bay bay Kemal bunları unutmuş görünse de milletimin hafızası bunları asla unutmayacaktır. Bu oyuna gelmeyeceğiz. Benim milletim bunlara gereken dersi işte 14’ünde verecektir. Milletçe buna hazır olmalıyız. Müslüman bir sokulduğu delikten bir daha sokulmaz ve inşallah bir daha sokulmayacaktır.”

ADALET

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.

Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”

Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”

Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.

Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.

Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”

“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”

15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”

Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.

“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.

Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”

“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”

“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”

Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.

Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.

Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.

“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”

Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’da ebedî âleme uğurladıkları 253 şehidi kemal-i hürmetle yâd etti, gazilere bereketli ömürler diledi.

Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.

“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”

“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

“15 TEMMUZ GECESİ HEVESLERİ KURSAKLARINDA KALANLAR SİNSİ EMELLERİNE ULAŞMAK İÇİN HÂLEN FIRSAT KOLLUYOR”

Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.

“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.

“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”

“FETÖ’CÜLERİN ENGELLEMEYE ÇALIŞTIĞI TÜRKİYE YÜZYILI’NIN İNŞASI BAŞLAMIŞTIR”

“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”

15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.

Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.

GENÇ GAZETECİLER : KATAR

OKUMAYA DEVAM ET

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

GÜÇLÜ TÜRKİYE

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

TAKVİM

Mart 2023
P S Ç P C C P
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

ADALET2 gün önce

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

DÜNYA2 gün önce

“Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da

DÜNYA6 gün önce

“Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla yeni bir hikâye yazmaya başlayacağız”

ADALET6 gün önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletimize “Tehdit ve Şantaj yapmak” | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha güçlü bir NATO’nun temellerini Ankara’da attık”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Costa ve AB Komisyonu Başkanı von der Leyen ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Emine Erdoğan, NATO marjında lider eşleriyle Çankaya Köşkü’nde bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merz ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

“NATO’nun harekât, misyon ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geliyoruz”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katılan liderler onuruna resepsiyon verdi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

ABD Başkanı Trump Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ı karşıladı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Rutte ile bir araya geldi

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Radev ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

“Bölgemizde barış, istikrar ve refah için kardeş ülkelerle dayanışmayı sürdüreceğiz”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi

DÜNYA2 hafta önce

“42 ilimizde açacağımız 61 organize tarım bölgesiyle tarım alanında çok daha iyi yerlere geleceğiz”

ADALET2 hafta önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletimize İFTİRA atmakta sınır tanımazlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

ADALET2 hafta önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletin Malına Mülküne çökmek | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

DÜNYA3 hafta önce

“Türkiye, güçlü ordusu ve gelişmiş savunma sanayisiyle NATO’nun güvenliğine katkı sunmaktadır”

DÜNYA3 hafta önce

“2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı”

DÜNYA3 hafta önce

“Polonya ile iki NATO müttefiki olarak iş birliğimizi güçlendirmek için çalışıyoruz”

DÜNYA3 hafta önce

Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV’in 30. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’na katıldı

DÜNYA4 hafta önce

“Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayiimiz oluşturuyor”

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanya Cumhurbaşkanı Dan ile görüştü

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Singapur Başbakanı Wong’u kabul etti

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’u hak ettiği yatırımlarla buluşturmaya devam edeceğiz”

DÜNYA1 ay önce

(ABD-İran) “Mutabakatın, bölgemizde kalıcı barışın tesisine giden yolu açmasını ümit ediyoruz”

DÜNYA1 ay önce

“2026, her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor”

DÜNYA7 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA7 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

İYİ Kİ VARSIN6 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

GÜNCEL6 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA4 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA6 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

ENERJİ5 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA4 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki Varsın Sibel Kılıçarslan Metin

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA5 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Nurullah DOĞAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Süleyman YAĞCIOĞLU

İYİ Kİ VARSIN6 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

ENERJİ6 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Şule DAYANGAÇ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

DÜNYA5 yıl önce

Ahmet Erdem Kimdir?

GÜNCEL6 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK7 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

DÜNYA6 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA6 yıl önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge