Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katılım Finans Strateji Belgesi Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Katılım Finans Strateji Belgesi, küresel krizlerin merkezine yerleşen finansal sisteme alternatif yeni araçlar geliştirilmesi çabalarına önemli katkı sağlayacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Ofisi’nde düzenlenen Katılım Finans Strateji Belgesi Tanıtım Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Katılım Finans Strateji Belgesi’nin tüm ilgili kesimler için hayırlara vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Strateji belgesinin hazırlanmasında emeği geçen Finans Ofisimiz başta olmak üzere herkesi tebrik ediyorum. Türkiye’nin her alanda olduğu gibi ekonomide de hedeflerini küresel ligin en üst sıralarına çıkarmak için böyle bir süreçte bu tür çalışmaların çok daha anlamlı olduğuna inanıyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgının ve savaşın tetiklediği enerji ve emtia fiyatlarındaki artışın derinleştirdiği küresel ekonomik krizin, gelişmiş ülkeler başta olmak üzere tüm ekonomileri derinden etkilediği bir dönemden geçildiğini söyledi.
“BİZE KURULAN TUZAKLARA KARŞI VERDİĞİMİZ MÜCADELE, BİZİ DAHA GÜÇLÜ KILDI”
Küresel krizlerin ardının kesilmediği son yıllarda Türkiye’nin uzunca bir süredir yaşadığı siyasi ve ekonomik badirelerden elde ettiği tecrübeyle kendini diğer ülkelerden ayrıştırdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Açık konuşmak gerekirse birileri son sekiz, dokuz yıldır Türkiye’yi yönetilebilir olmaktan çıkarmak için kumpastan darbeye her yolu denediler. Bu sinsi saldırıların son mermisi de ekonomimize sıkıldı ama hesap edilmeyen bir durum ortaya çıktı. Bize kurulan tuzaklara karşı verdiğimiz mücadele bizi daha güçlü kıldı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Buna mukabil dünyadaki beklenmedik krizler bize bu tuzakları kuranların tüm zaaflarını ve zayıflıklarını açığa çıkardı. Küresel gelişmelerin etkisiyle bir süredir etkisini hissettiğimiz enflasyon meselesinin de üstesinden gelerek, inşallah ‘Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edeceğiz. Tabii bu arada küresel ekonomik kriz, sürekli yeni sorunlara da yol açarak dünyayı kasıp kavurmayı sürdürüyor. Yaşanan sorunların en çok etkilediği alanların başında ise finans kesimi geliyor. Esasen finans sisteminin bunun ötesinde sıkıntıları, çarpıklıklar, çıkmazları da vardır. Daha açık bir ifadeyle temel görevi tasarrufları doğru yatırımlara yönlendirerek ekonomik büyümenin lokomotifi olması gereken finansal sistem, artık bu görevini yerine getiremiyor. Geldiğimiz noktada finans sisteminin üretimi ve ticareti beslediği bir ekonomik düzenin yerini âdeta tüm diğer sektörlerin finans sektörünü beslediği sağlıksız ve sürdürülemez bir yapı almıştır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada finans sisteminin beslediği borçluluk gelir ve servet adaletsizliklerinin hızla arttığını dile getirerek, “Buna karşılık aynı sistemin yol açtığı sorunlar ülkelerin ekonomik büyüme oranlarını ve sosyal refah seviyelerini olumsuz yönde etkiliyor. 2021 yılında 303 trilyon dolar seviyesine ulaşan küresel borçluluk oranı, küresel millî gelirin 3,5 katına yükselmiştir. Ülkelerin ve piyasaların 2008 küresel finans krizinden gerekli dersleri almadıklarını, aynı yanlış yolda yürümeyi sürdürdüklerini görüyoruz. Küresel borçluluk seviyesi, finans krizden bu yana geçen 20 yılda maalesef hep artarak devam etmiştir. Bu çarpık durum finansın üretim ve yatırımlardan ayrıştırarak dünyadaki sosyal refaha katkısının giderek azalmasına yol açmaktadır. Artık bu gerçek, salgın döneminde ve sonrasında Dünya Bankası, OECD ve hatta IMF gibi uluslararası kuruluşlarca da açıkça dile getirilmektedir” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada yeni bir finansal mimari arayışının giderek hız kazandığını söyledi.
“KÜRESEL FİNANSAL MİMARİNİN İNSANI, AHLAKI, ÜRETİMİ VE PAYLAŞIMI TEMEL ALDIĞI YENİ BİR MODEL ÖNERİSİ GELİŞTİRİLMESİ ŞARTTIR”
Merkezinde adaletin, üretimin, paylaşımın ve insanın olmadığı bir ekonomik ve finansal yapının sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin bunun sayısız örnekleriyle dolu olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Dolayısıyla küresel finansal mimarinin insanı, ahlakı, üretimi ve paylaşımı temel aldığı yeni bir model önerisi geliştirilmesi şarttır. Biz de artık sürdürülemez hâle gelen mevcut finansal yapıya alternatif, yeni bir finansal mimari inşa edecek çalışmalara her türlü desteği veriyoruz, vermeyi sürdüreceğiz. İnşallah böylece, hem ülkemize hem dünyaya hayırlı bir hizmette bulunmuş, müspet bir katkı yapmış olacağımızı ümit ediyoruz. Paylaşımı, üretimi ve ahlaki değerleri önceleyen alternatif finans araçlarının başında katılım finans sistemi geliyor. Türkiye’de ve dünyada yeni finansal mimarinin en önemli aktörlerinden bir tanesi olmaya aday katılım finansın yıldızı, risk paylaşımı, varlığa dayalı olması ve ahlaki vurgularıyla giderek daha çok parlamaktadır. Geçtiğimiz 20 yılda ülkemiz her alanda olduğu gibi finansal sistemin geliştirilmesi, istikrarın sağlanması ve ürün çeşitliliğinin artırılması hususunda da önemli yol katetmiştir. Küresel birçok krizden ve finans sistemimize yönelik saldırılardan alnının akıyla çıkan kamu bankalarımız, bu yeni sistemin de itici gücü olmuştur. Nitekim Türkiye Ekonomi Modeli’nin başarıya ulaşmasında finansal sistemimizdeki alternatif araçlarda ve ürün çeşitliliğinde yaşanan gelişmenin büyük payı vardır. Ekonomi modelimizin yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazlaya dayalı büyüme stratejisinin sacayaklarını oluştururken bu imkânlardan en geniş şekilde istifade ettik.”
“KATILIM FİNANS, FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE HAK ETTİĞİ YERİN VE POTANSİYELİN HÂLÂ ÇOK GERİSİNDE”
Reel sektörün finansa erişimi ve finansal kaynakların yatırımlara yöneltilmesi gibi hayati ihtiyaçların karşılanmasında bu araçların çok faydasını gördüklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Katılım Finans Sistemi’nin önümüzdeki dönemde ekonomide hedeflerimize ulaşmamıza çok daha etkin katkıda bulunacağına inanıyorum. Buna rağmen üzüntüyle belirtmek isterim ki katılım finans, finansal sistem içerisinde hak ettiği yerin ve potansiyelin hâlâ çok gerisindedir. Bu tabloyu değiştirmek için hükümet olarak Katılım Finans Sistemi’nin gelişmesi ve finansal sistemdeki payının artırılması amacıyla çok önemli politikaları devreye aldık. Kalkınma planlarımız ve orta vadeli programlarımız başta olmak üzere tüm kamu strateji belgelerimizde, katılım finansı öncelikli alanlardan biri olarak belirledik. Bu kapsamda da birçok eylemi uygulamaya geçirmeye başladık. Katılım finansın, finansal sistem içerisinde hak ettiği yere gelmesi için üzerimize düşen sorumlulukları bundan sonra da ifa etmeyi sürdüreceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tam da bu noktada önemli bir konunun altını çizmek istiyorum. Türkiye gibi, insanların dinî hassasiyetlerinin yüksek olduğu bir ülkede katılım finans sisteminin potansiyelinin gerisinde kalmasının sebeplerini doğru tespit etmeli, çözüm yollarını da ona göre belirlemeliyiz. Anlaşıldığı kadarıyla katılım finans kuruluşlarının bankalardan bir farkı olmadığına ilişkin genel bir algı toplumumuzda yer etmiş durumdadır. Bu algıyı dönüştürmenin ilk adımı, hâlen kullanılan, bunun altını çiziyorum, ‘Katılım bankası’ isminin ‘Katılım finans kurumu’ şeklinde değiştirilmesi olabilir. Sadece bu isim değişikliği bile, katılım finans kurumlarıyla bankaları toplum nezdinde ayrıştırmaya başlayacaktır. Bu adımı katılım finans araçlarıyla bankacılık sistemi araçları arasındaki amaç ve yöntem farklarının sade ve etkili bir şekilde anlatılması izleyebilir. Önümüzdeki dönemde inşallah bu meselenin de çözülmesiyle katılım bankalarının hızlı bir büyüme sürecine gireceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.
“STRATEJİ BELGESİNİN HAZIRLIKLARINI ÇOK ÖNCEDEN BAŞLATMIŞTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tanıtımı gerçekleştirilen Katılım Finans Strateji Belgesi’nin küresel krizlerin merkezine yerleşen finansal sisteme alternatif yeni araçlar geliştirilmesi çabalarına önemli katkı sağlayacağını bildirdi.
Katılım finans denilen yapının, katılım finans kurumları, katılım sermaye piyasaları, katılım sigortacılığı ve sosyal finansı içerdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her biri ayrı değere sahip bu araçların finansal sistem içerisinde süratle gelişme, büyüme, yeni türevlerle zenginleşme potansiyeli olduğunu biliyoruz. Biz bu amacımızı gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğumuz strateji belgesinin hazırlıklarını çok önceden başlatmıştık. Katılım Finans Strateji Belgemizin amacı, 2022-2025 döneminde katılım finansa yönelik hukuki, idari ve kurumsal altyapıyı oluştururken, mevcut yapıda da önemli bir dönüşümü gerçekleştirmektir” dedi.
Her strateji belgesi gibi bu çalışmayı da ayrıntılı bir hazırlık süreci ve geniş bir paydaş kitlesinin katkısıyla oluşturduklarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Belgede katılım finansın gelişmesine yönelik beş temel amaç, 18 hedef ve 84 eylem maddesi bulunuyor. Eylem maddelerinin hayata geçirilmesinde 27 sorumlu kurum ve kuruluş ile diğer tüm paydaşlara önemli görevler düşüyor. İnşallah Türkiye’nin güçlü, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme hedeflerine ulaşmasında katılım finans kurumlarımızın da bankacılık sektörümüzle birlikte etkin şekilde yer aldığını hep birlikte göreceğiz. Katılım finans sisteminin ülkemizin kalkınmasında kendisinden beklediğimiz rolü tam olarak oynayabilmesi için, belgede yer alan eylemlerin uygulamaya dikkatle ve kararlılıkla geçirilmesi şarttır. Aksi takdirde sadece ülkemiz bu önemli aracın potansiyelinin sağlayacağı faydaları kaçırmakla kalmayacak, aynı zamanda dünyada alternatif bir finans aracından mahrum olacaktır. Bu anlayışla biz katılım finansın gelişmesi için üzerimize düşen görevleri yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Katılım finans kurumları başta olmak üzere, katılım finans sisteminin tüm taraflarından da bize bu mücadelede gerekli desteği vermesini bekliyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katılım Finans Strateji Belgesi’nin ülkeye ve millete hayırlı olmasını dileyerek belgenin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Siber güvenlik, bugünün dünyasında tıpkı kara, hava ve denizdeki güvenlik gibi hayati ve zaruridir. Müteakip dönem başkanlığımız sırasında Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde siber güvenlik alanındaki eş güdüm ve iş birliğini daha ileriye taşımayı hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmî Zirvesi’nde bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hoca Ahmet Yesevi Hazretleri’nin şehri Türkistan’da olmanın bahtiyarlığını yaşadığını belirterek Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’e ev sahipliği için teşekkür etti.
Kadim Türkistan şehrinin, Orhun Abidelerinden Divanu Lugati’t-Türk’e, Kutadgu Bilig’den Dede Korkut’a uzanan ortak hafızanın canlı abidesi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anadolu erenlerinin feyiz aldığı Türkistan, geçmiş ile gelecek arasında kurduğumuz sarsılmaz köprünün en güçlü halkalarından biridir” dedi.
Zirveyi, kendileri için anlamlı kılan bir diğer hususun da Türk dünyasının ayrılmaz parçası Kıbrıs Türk halkının temsil edilmesi olduğunu ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı Türkistan zirvesinde görmekten memnuniyet duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk dünyasının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile siyasi, ekonomik, kültürel ilişkilerini kuvvetlendirerek sürdürmesini temenni ediyorum” dedi.
Geleceğin dünyasında daha fazla söz ve etki sahibi olabilmek için özellikle teknolojide iş birliğini en üst seviyeye çıkarmak durumunda olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Zirvemizin ‘Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma’ temasıyla gerçekleştirilmesini bu bakımdan çok isabetli buluyorum. Geleceğe yön verme noktasında, dijitalleştirerek kalkınan Türk dünyası vizyonunu benimsememiz büyük önem taşıyor. Gaspıralı’nın ‘Dilde, fikirde, işte birlik’ şiarına 115 yıl sonra şimdi bizlerin, ‘Dijital vizyonda birlik’ ifadesini eklememizin zamanı gelmiştir. Bu vizyon nitelikli insan kaynağı, güçlü, dijital altyapılar ve veri temelli kamu idaresi anlayışı üzerine inşa edilmeli, aramızdaki dijital bağlantısallık kuvvetlendirilmelidir. Ülkelerimiz arasında ortak teknoloji projelerinin geliştirilmesi hiç şüphesiz bu vizyonu destekleyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dijital dönüşüm sürecinde geri kalmamızın bağımsızlığımızı da tehdit eden bir unsur olacağının farkındayız. Yapay zekânın bir tahakküm aracına dönüşmemesi için bu temayı doğru bir yaklaşımla fırsat zaviyesinden ele almalıyız. İnanıyorum ki cebir ve algoritmanın babası Harezmi’yi, felsefe ve mantığın piri Farabi’yi, eseriyle tıp bilimine ışık tutan İbn-i Sina’yı, astronomi biliminin önderleri Biruni, Ulubey ve Ali Kuşçu’yu yetiştiren bu mümbit topraklardan yeni bilim insanları da çıkartacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm alanlarda olduğu üzere dijital gelişmişlikte de uluslararası adaletin sağlanmasının mühim olduğunu vurgulayarak, “Gelişmiş ülkeler ile en az gelişmiş ülkeler arasındaki dijital uçurumun kapatılması bu bakışımızın esasını teşkil etmelidir” dedi.
“SİBER GÜVENLİK, BUGÜNÜN DÜNYASINDA TIPKI KARA, HAVA VE DENİZDEKİ GÜVENLİK GİBİ ZARURİDİR”
Gebze’deki Birleşmiş Milletler Teknoloji Bankası ile Teşkilatın üye ve gözlemcilerinin iş birliğini önemsediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekâ teknolojilerinin beraberinde getirdiği yeni risk alanlarına karşı müteyakkız olunması gerektiğine dikkati çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, veri bankalarına ve kritik ulusal altyapılarına yönelik yeni nesil tehditlerin, dijital dönüşümün dikkatle yönetilmesi gereken boyutları olduğunu söyleyerek, “Siber güvenlik, bugünün dünyasında tıpkı kara, hava ve denizdeki güvenlik gibi hayati ve zaruridir. Müteakip dönem Başkanlığımız sırasında Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde siber güvenlik alanındaki eş güdüm ve iş birliğini daha ileriye taşımayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Bugüne kadar kültürel alanda kaydettikleri gelişmelerin, Türk bütünleşmesinin en önemli sütunlarından biri hâline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te Semerkant’ta düzenlenen UNESCO 43’üncü Genel Konferansı’nda, 15 Aralık’ın “Dünya Türk Dili Ailesi Günü” olarak ilan edilmesinin herkesin ortak başarısı olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ortak Türk alfabesinin eğitimden kültüre, akademik iş birliğinden dijital dönüşüme kadar geniş bir alanda kullanılmasının önemli olduğunu bildirerek, “Ortak dilimizin zenginliğini dijital dünyada görünür kılacak Türk dili modeli ve benzeri yapay zekâ temelli girişimlerin desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.
Türk Dünyası Sivil Toplum Destek Sistemi tarzı modellerle bu alanda dijital iş birliğinin güçlendirilebileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yakın çevremizde yaşanan krizler, Türk dünyasının dayanışma içinde hareket etmesinin stratejik değerini bir kez daha ortaya koymuştur. Jeopolitik sınamalar karşısında istişare mekanizmalarımızı ve eş güdümümüzü güçlendirmeliyiz. TDT Plus formatının bir an önce hayata geçirilmesinde fayda görüyoruz. Bizlerin ve bakanlarımızın artan temasları Türk devletlerinin artık ortak meseleler arasında üst düzey refleksler kazandığını teyit ediyor. Bugün Hürmüz Boğazı merkezli krizinde gösterdiği üzere, Ortak Koridor başta olmak üzere Türk dünyasını birbirine bağlayan ulaşım projeleri daha uzun yıllar önceliğimiz olmayı sürdürecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistin, Lübnan, İran, Ukrayna ve daha birçok kriz, savunmamızı güçlendirmemiz ve sanayi alanında iş birliğimizi artırmamız gerektiğine işaret ediyor. Türkiye olarak, yüksek teknolojiyle şekillendirdiğimiz savunma sanayiinde edindiğimiz tecrübeyi, Teşkilatımızın üyeleriyle paylaşmaya hazırız. Teşkilatımız bünyesinde savunma sanayii kurumları toplantılarının önemli olarak gerçekleştirilmesini önemsiyoruz” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kasım ayında Türkiye’de düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi’ni, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sunduğu imkânları öne çıkaran bir yaklaşımla tasarladıklarını ifade ederek, “Ayrıca tarımsal üretimin desteklenmesi için teknolojinin imkânlarından azami ölçüde istifade etmeyi hedefleyen bir dönüşümün içerisindeyiz. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatının 2027 Temmuz ayında yapılacak Genel Direktörlük seçimine adaylığımızı açıklamış bulunuyoruz. Bu önemli görev için tüm Türk devletlerinin ortak adayı olarak göreceğinize inandığım Dr. Mehdi Eker’e kıymetli desteğinizi bekliyoruz” dedi.
Türk Devletleri Teşkilatının bu yıl sona ermeden müteakip zirvesinde katılımcıları Ankara’da misafir etmekten bahtiyar olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesileyle Teşkilatımızın mevcut Dönem Başkanı Can Azerbaycan’a, Aile Meclisimizin bütünleşmesine yaptığı katkılar için teşekkür ediyorum. Değerli kardeşim Sayın Tokayev’e de fevkalade ev sahipliği için bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum. Mübarek Kurban Bayramınızı şimdiden tebrik ediyor, huzurlu bayram geçirmenizi diliyorum. Türkistan Zirvemizin Türk dünyası başta olmak üzere tüm dost ve kardeş ülkelere hayırlı olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde düzenlenen, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmî Zirvesi’ne katıldı.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in ev sahipliğinde “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenen zirve öncesinde liderler aile fotoğrafı için bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkistan Kongre Merkezi’ne gelişinde Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev tarafından karşılandı.
Burada çekilen aile fotoğrafında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ile TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev yer aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) Gayriresmî Zirvesi’ne katılmak üzere bulunduğu Kazakistan’ın Türkistan şehrinde Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile görüştü.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.