Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Üniversitesi Deniz ve Hava Harp Okulu Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye, gerçekleştirdiği atılımlar sayesinde siyasi ve ekonomik olarak özgürleşmiş, kendi menfaatlerini savunabilecek seviyeye gelmiş, kendi hedeflerine kararlılıkla yürüyen bir ülkedir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millî Savunma Üniversitesi Deniz ve Hava Harp Okulu Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören için geldiği Deniz Harp Okulu’nda, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu ve Deniz Harp Okulu Komutanı Tümamiral Erhan Aydın tarafından karşılandı.
Harbiyelilerden oluşan tören mangasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şeref defterini imzaladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, salona gelişinde mezun Harbiyelileri “Denizci ve Havacı teğmenler merhaba” diyerek selamladı.
Ankara’da dün Kara Harp Okulu’nun diploma ve sancak devir töreninde askerî öğrencilerin mezuniyet sevincini paylaştıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de Deniz ve Hava Harp Okullarının öğrencilerinin mezuniyet mutluluğuna şahitlik etmek üzere bir arada olduklarını söyledi.
Deniz Harp Okulu’ndan mezun olan 269 Türk ve 6 misafir öğrenci ile Hava Harp Okulu’ndan mezun olan 273 Türk ve 13 misafir öğrenciyi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu evlatları yetiştirerek ordunun saflarına katılmalarını sağlayan ailelerine de şahsı ve milleti adına teşekkürlerini sundu.
“TÜRKİYE’NİN HEDEFLERİNE UYGUN NİTELİKLİ ASKERÎ PERSONEL YETİŞTİRİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Üniversitesinin faaliyete başladığı günden itibaren hem 15 Temmuz’un yol açtığı zafiyetleri giderme hem de eğitim öğretim kalitesini günün ihtiyaçlarına göre yükseltme bakımından çok önemli başarılara imza attığını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Denizcilerimiz Barbaros’un izinde, Akdeniz’de, Ege’de, Karadeniz’de ve kendilerine görev verilen her yerde ülkemizin çıkarlarını korumakta, milletin emanetini en yüksekte tutmaktadır. Aynı şekilde 15 Temmuz ihanetinden en büyük yarayı alan Hava Kuvvetlerimiz de kısa sürede kendini toparlayarak gökyüzündeki hakimiyetimizi pekiştirdiler. Millî Savunma Üniversitemiz bugüne kadar 111 F-16 pilotu yetiştirdi. Hâlihazırda 100’den fazla mezunumuz da pilotluk eğitimlerini tamamlamak üzeredir. Birilerinin sırf ordumuzun insan gücü temin ve eğitim kapasitesine darbe vurmak için çıkardığı fitnelerin nasıl boş olduğunun ispatı işte burada, karşımızdaki manzaradır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, harp okullarının eğitim sürelerini 4 yıldan 5 yıla çıkartarak, eğitim kapsamını genişleterek ve kalitesini artırarak, Türkiye’nin hedeflerine uygun nitelikli askerî personel yetiştirdiklerinin altını çizdi.
Dünyanın ve Türkiye’nin yaşadığı gelişmelerin gerisinde kalan değil, önünde giden bir eğitim sistemiyle kendileriyle birlikte dostlarının da ihtiyaçlarını karşıladıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizim devlet geleneğimizde ordu, milletin değerleriyle teçhiz edilmiş, devletin temel taşı ve ülkenin bekasının teminatı olan bir kurumdur. Ne zaman ki ordumuz bu vasıflarından uzaklaştırılmışsa işte o vakit bizim için alarm zilleri çalmaya başlamıştır. Osmanlı’nın kara sınıfını oluşturan Yeniçeriler, Bektaşi Ocağı’nda yetişiyor ve yoğruluyordu. Tarihte olduğu gibi bugün de karacılarımız her gazaya besmele, hamdele eşliğinde çıkmakta, ‘Allah Allah’ nidalarıyla düşmanın üzerine yıldırım gibi inmektedir. Bin yılı aşkın süredir ila-yı kelimetullah uğrunda kanlarıyla toprağı sulayan, gül bahçesine girer gibi şehadete yürüyen bir orduya başka türlüsü zaten yakışmazdı. Denizcilerimiz de Akdeniz’i bir Türk gölü hâline getiren namlı reislerimizin izinde, gemilerimizdeki bayrağın üstünde yer alan Kur’an-ı Kerim’in gölgesinde her işlerine ‘Bismillah’ diyerek başlayan cengâverlerdir. Havacılarımız da dünyayı kuş bakışı görmeye imkân veren işleri sayesinde Rabbimizin verdiği nimetlere ve güzelliklere en çok hamdeden sınıf olsa gerektir. Maalesef bir dönem, ordumuzu gücünü aldığı bu kadim köklerinden koparma gayretleri had safhaya çıkmıştı. Kışla camilerinin kapatılması ve asker ailelerine sergilenen ayrımcılık başta olmak üzere bu üzüntü verici gidiş hamdolsun eski Türkiye’nin ruhumuzu yaralayan lekelerinden biri olarak tamamen geçmişte kalmıştır.”
Deniz Harp Okulu’nun Heybeliada’daki ilk yerleşkesinde bulunan caminin Tuzla’daki yeni yerine geçtikten sonra ihmal edildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Üniversitesinin bu eksiği giderdiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle bugün aynı zamanda Deniz Harp Okulu camisinin açılışını yaptıklarını, harp okullarında inşaatına başlanan diğer camilerin de en kısa sürede tamamlanacağını vurgulayarak, şöyle konuştu: “Mehmet Akif Ersoy’un ifade ettiği gibi ‘Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.’ Biz böyle yürüdük. Savaşlara böyle yürüdük. Böyle yürüdük ve zaferle hep el ele olduk. Heybeliada’daki tarihî Bahriye Mektebi Camisi’ni de yeniden ayağa kaldırıyoruz. Ne diyor Akif? ‘İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.’ Evet, bizim askerimiz İstiklal Marşımızda en güzel şekliyle ifade edilen iman dolu yüreğiyle tüm zaferlerini kazanmış, vatan topraklarına göz dikenlerin başına balyoz gibi inmiştir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün mezun olan teğmenlerin de katılımıyla safları daha güçlenecek kahraman ordudan yakında yeni başarıların ve zaferlerin müjdelerini alacaklarını dile getirerek, “Şimdiden karası, denizi, havasıyla tüm kuvvetlerimize, tüm ordumuza, tüm askerlerimize ‘Gazanız mübarek olsun.’ diyorum. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından vatan toprakları dört bir yandan paylaşılmaya başlandığında milletimiz topyekûn kıyama kalkmıştır. Mustafa Kemal’in Samsun’da başlayıp, Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nin açılışıyla bir üst aşamaya geçen gayretleri, Millî Mücadele ruhunun tüm Anadolu’ya yayılmasını sağlamıştır. Büyük fedakârlıklar ve zorluklarla kurduğumuz yeni ordumuz, 26 Ağustos’ta Kocatepe’de başladığı hücumunu 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da Başkomutan Meydan Muharebesi ile kesin bir zafere dönüştürmüştür. Pazartesi günü Kütahya ve Afyon’a giderek, bu büyük zaferin sevincini on binlerce vatandaşımızla birlikte paylaştık” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî bayram olan 30 Ağustos’u da Ankara’da şanına layık bir şekilde, Millî Mücadele kahramanlarının aile fertleriyle dün gece birlikte kutladıklarını hatırlatarak, şunları söyledi: “Bu vesileyle İstiklal Harbimizin Başkomutanı ve Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Millî Mücadele’nin tüm gazilerini ve şehitlerini rahmetle yad ediyorum. Malazgirt’te 1000 yıl önce Anadolu’nun kapılarını ebedi vatan olarak bize açan Sultan Alparslan’dan bugüne milletimizin bekası yolunda ter döken, canını feda eden kahramanlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Dün de ülkemize ve milletimize karşı husumetini, ipini elinde tuttuğu kuklaları vasıtasıyla sergileyenler vardı. Bugün de aynı yöntemi izleyenler mevcut. Ülkemizin yaklaşık 40 yılına mal olan terör saldırılarında sadece milletimizin değerlerine ve varlığına düşman teröristlerle değil, onları üzerimize salanlarla da mücadele ettik. Ege’de her fırsatta tacizleri ve terbiyesizlikleriyle huzursuzluk çıkartanların sadece maşa olduğunu, asıl mücadeleyi onların gerisindekilerle verdiğini biliyoruz. Doğu Akdeniz’de ülkemizin çıkarlarını baltalamak için kopartılan gürültülerin gerisindeki karın ağrılarının gayet iyi farkındayız. Neredeyse 60 yıldır kapısında bekletildiğimiz Avrupa Birliği’nin bizimle ne demokratik ne ekonomik standartları mukayese edilemeyecek ülkeleri üye yaparken Türkiye’yi dışarıda bırakmasının sebebini de çok iyi biliyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeye yönelik tehditlerin zirveye çıktığı bir dönemde ihtiyaç duyulan desteği vermeyen NATO’nun çok daha hafif gerekçelerle nerelere güç aktardığını gördüklerini belirtti.
DEAŞ bahanesiyle bölge ateş ve kana bulanırken bu örgütle gerçek ve en etkin mücadeleyi yürüten Türkiye’ye gözlerini ve kulaklarını tıkayanların riyakârlığının en yakın şahidi olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın dört bir yanında ve özellikle de sınırlarımız dibinde teröristlere yağdırılan silahları bize parasıyla satmayanların niyetlerinden hiç şüphesiz haberdarız. Bir asır önce Osmanlı’yı adeta lime lime edenlerin yıkıcı güçlerini, Millî Mücadelemizi yürütür ve Cumhuriyetimizi kurarken diplomasinin inceliklerini kullanarak kendimizden uzak tutmuştuk. Bugün de geçtiğimiz 20 yılda ülkemize kazandırdığımız altyapının üzerinde 2023 hedeflerimizi gerçekleştiriyor ve 2053 vizyonumuzu oluşturuyorken aynı sabrı sergiliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
“ARTIK, EKONOMİSİ KÜÇÜK OYUNLARLA PRANGAYA ALINIP KOLAYCA SÖMÜRÜLEN BİR ÜLKE DEĞİLİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal milletle birlikte Millî Mücadele’yi yürütürken kimi çevrelerin manda, kimi çevrelerin doğrudan bir yerlere bağlanma teklifiyle ortada dolaştığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizin, tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma atılımını gerçekleştirip siyasi, ekonomik, askerî, teknolojik her alanda dünyada ilk sıralara çıkma mücadelesi yürüttüğü şu dönemde de benzer heveslerle ortada dolananlar olduğunu görüyoruz. Millî Mücadele’yi nasıl kendi ülkelerine ve milletlerine güvenleri olmayan bu manda sevdalılarına rağmen kazandıysak, bugün de aynı zihniyettekilere rağmen Türkiye’yi hedeflerine ulaştıracağız. Artık biz siyasi ve sosyal fay hatları üzerinden kurgulanan senaryolarla istikameti çizilebilen bir ülke değiliz. Göreve geldiğimizde bizim yerli silahlanmamız yüzde 20 idi. Şimdi yüzde 80 ve artık bu silahlarımızı, mühimmatımızı, her şeyimizi kendimiz yapar hâle geldik. Artık denizlerimizde korvetlerimizle, fırkateynlerimizle dolaşıyoruz. Bunlar bizim kendi ürünlerimiz ama birileri de hâlâ bir yerlerden bir şeyler bekliyor. Biz artık İHA’larımızla varız, SİHA’larımızla varız, Akıncı’larımızla varız, şimdi Gökbey’lerimizle varız ve bütün bu silahlarımızla dünyada bize düşman olanların korkulu belasıyız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık ekonomisi küçük oyunlarla prangaya alınıp kolayca sömürülen bir ülke olunmadığını aktararak, “Artık biz dünyadaki hiçbir ülkeye sahip olduğu imkânlar sebebiyle hayranlıkla bakan bir ülke de değiliz. Onlar geçti, onlar tarih oldu. Çünkü artık Türkiye, gerçekleştirdiği atılımlar sayesinde siyasi ve ekonomik olarak özgürleşmiş, kendi menfaatlerini savunabilecek seviyeye gelmiş, kendi hedeflerine kararlılıkla yürüyen bir ülkedir. Elbette hâlâ çözmemiz gereken sorunlarımız var ama hamdolsun bunların da üstesinden gelecek güce, azme, dirayete sahibiz” diye konuştu.
“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’Yİ HEP BİRLİKTE YÜKSELTECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet’in 100. yılını sembolik bir dönüm noktası olmaktan çıkartıp, tarihî bir sıçrama zemini hâline dönüştürerek, büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte yükselteceklerini söyledi.
Milletlerin, geçmişlerinden aldıkları güçle geleceklerini inşa ettiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet geleneğinin, ordusunun tarihini binlerce yılla ifade eden Türk milleti, dünyanın en zengin medeniyet birikimlerinden birine sahiptir. Son asırlarda çeşitli sebeplerle bu potansiyeli yeteri kadar güçlü şekilde kullanamamamız, gelecekte de böyle devam edeceği anlamına gelmez” dedi.
Küresel gelişmelerin, Türkiye’nin önüne milletlerin ancak asırda bir yakalayabileceği kıymette altın bir fırsatı getirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tarihî fırsatın değerlendirilebilmesinin yolunun çok çalışmaya daha da önemlisi birliğe, beraberliğe, kardeşliğe sıkı sıkıya sahip çıkmaya bağlı olduğunu, onun için tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet dediklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimiz arasında fitne çıkarmaya, birliğimize zarar vermeye, beraberliğimizi bozmaya, kardeşliğimize halel getirmeye çalışanların asıl niyeti ülkemizin 2023 hedefleridir, 2053 vizyonudur. İnşallah bu oyunlara gelmeyecek, bu tuzaklara düşmeyecek, maziden atiye kurduğumuz köprüyü güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz” diye konuştu.
Mezuniyet sevinçlerini paylaştıkları Deniz ve Hava Harp okulları öğrencilerini, ailelerini, üniversitenin yönetimini ve hocalarını tebrik eden Erdoğan, “Teğmenlerimize, önlerindeki uzun görev sürelerinde başarılar diliyorum. Dost ülkelere gidecek teğmenlerimizden oralardaki kardeşlerimize selamlarımızı iletmelerini istiyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından okullarını birincilikle bitiren öğrencilere mezuniyet belgelerini verdi.
Törene, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Musa Avsever, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Gülan, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ali Sivri ve Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir de katıldı.
Tören salonunda ayrıca Bakan Akar’ın davetlisi olarak Türkiye’de bulunan Azerbaycan Savunma Bakanı Orgeneral Zakir Hasanov, KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kazakistan Savunma Bakan Yardımcısı Tümgeneral Sultan Kemaleddinov, Kırgızistan Savunma Bakan Yardımcısı Tuğgeneral Akylbek İbraev ve Özbekistan Savunma Bakan Yardımcısı Albay Hamdan Karşıyev de yer aldı.
DENİZ HARP OKULU CAMİİ AÇILIŞI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Deniz ve Hava Harp Okulu Komutanlıkları Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Töreni sonrasında yerleşke içindeki Deniz Harp Okulu Camii’nin açılış törenine katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.