Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Eğitim Bakanlığı 20 Bin Öğretmen Atama Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Eğitim alanında ülkemizin ilerlemesine ket vuran engelleri tek tek kaldırarak, son 20 yılda çok büyük bir dönüşüme imza attık” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlene Millî Eğitim Bakanlığı 20 Bin Öğretmen Atama Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Öğretmen adaylarının bu özel gününde bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ataması yapılacak 20 bin öğretmeni tebrik etti, görev yerlerinde başarı diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 bin öğretmenin de maarif ordusuna katılmasıyla, toplam öğretmen sayısının yaklaşık 1 milyon 10 bine çıkacağını bildirdi.
Türkiye’yi yönetme sorumluğunu üstlendikleri 2002’de bu sayının 526 bin civarında olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâlihazırda görev yapan öğretmenlerin 750 bininin hükûmetleri döneminde atandığını aktardı.
“EĞİTİM BÜTÇEMİZİ 304 MİLYAR LİRAYA ÇIKARDIK”
Geçmiş dönemlerde, okullardaki altyapı ve öğretmen eksiğinden dolayı derslerinin çoğunun boş geçtiğini, sadece ücra bölgelerde değil, büyük şehir merkezlerinde bile çocukların son derece sağlıksız, kalabalık sınıflarda eğitim gördüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sınıfların 60-80 kişi olduğunu, Anadolu’nun birçok yerinde bu sayının 100’e çıktığını anlattı.
Farklı sınıfların aynı derslikte eğitim aldığı, branş öğretmenine ulaşmanın adeta lüks sayıldığı bu tabloya son verdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Öğretmen başına düşen öğrenci sayısında Türkiye olarak OECD ortalamasını yakaladık. Boş geçen veya farklı branşlardan öğretmenlerin girdiği dersler sorununu neredeyse tamamen çözüme kavuşturduk. Eğitim bütçemizi 10,3 milyar liradan son ilaveyle birlikte 304 milyar liraya çıkartarak, derslik sayımızı 343 binden alıp 613 bine yükselterek, okullarımızı kütüphaneler, laboratuvarlar, çalışma atölyeleri ve spor salonlarıyla donatarak, ders kitaplarından yardımcı kaynaklara çocuklarımızın tüm ihtiyaçlarını ücretsiz karşılayarak, hâsılı eğitim alanında ülkemizin ilerlemesine ket vuran engelleri tek tek kaldırarak, son 20 yılda çok büyük bir dönüşüme imza attık. Aynı şekilde 28 Şubat sürecinde kılık kıyafetlerinden dolayı sadece üniversite eğitim hakları değil, istihdam hakları da elinden alınan kadınlarımıza yönelik adaletsizliği giderdik. Bugün okullarımızda aktif olarak çalışan 1 milyonu aşkın öğretmenimizin yüzde 60’ını kadınlarımız oluşturuyor. Artık hiçbir kamu görevlimiz inanç değerleriyle, iş hayatı hassasiyetleriyle mesleği arasında bir tercih yapmaya zorlanmıyor. Ülkemize ve milletimize hizmet etmek isteyen herkes, özgürce, herhangi bir kısıtlamaya, haksızlığa uğramadan bu vazifesini yerine getirebiliyor.”
“ÖĞRETMENLER MÜSTAKİL BİR MESLEK KANUNUNA KAVUŞTU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğretmenlerin mesleki gelişimlerini kolaylaştırma, sosyal ve mali haklarını güçlendirme konularında önemli iyileştirmelere gittiklerini anımsatarak, “Bizden önce iktidarlar yıllarca Öğretmenlik Meslek Kanunu üzerinden siyaset yaptı. Hemen hemen tüm Millî Eğitim Şûralarında tavsiye olarak ifade edildiği hâlde öğretmenlerimizin bu meşru talepleri maalesef yerine getirilmedi” diye konuştu.
Yaklaşık 60 yıldır sürüncemede bırakılan bu meseleyi TBMM ile çözdüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sene yürürlüğe giren Öğretmenlik Meslek Kanunu sayesinde artık öğretmenlerin müstakil bir meslek kanununa kavuştuğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğretmenliği, uzman ve başöğretmen unvanlarıyla kariyer mesleği hâline getirerek, öğretmenlere ilave mali haklar sağladıklarını, uzman ve başöğretmen şartları taşıyanların yüzde 95’ini oluşturan toplam 614 bin 445 öğretmenin bunun için başvuru yaptığını bildirdi.
Bu öğretmenlerin hemen hepsinin kendilerine yeni ufuklar, yeni bilgiler kazandırdığına inandığı seminer programlarını başarıyla tamamladığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüksek lisans ve doktora yapmış 90 bine yakın öğretmenin sınavdan muaf olduğunu anımsattı.
Tüm öğretmenlerin bu süreci, en güzel şekilde, Millî Eğitim camiasına yakışır bir olgunlukla tamamlayacağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tüm bu kazanımlar, ülkemizde birilerini rahatsız ediyor. Tek umutlarını milletin ve ülkenin başındaki kara bulutların çoğalmasına bağlayanlar, her müspet adım gibi bunu da içlerine sindiremiyor. Açıkçası öğretmenlerimizle birlikte öğrencilerimizin, hatta topyekûn eğitim sistemimizin faydasına olan böyle bir meseleyi dahi istismar edenleri görmekten ülkemiz adına hicap duyuyorum. Türkiye’ye dair elle tutulur hiçbir projeleri olmayanların yaptığı boykot çağrısı, öğretmenlerimizi siyasi malzeme olarak kullanmayı amaçlayan, tamamen art niyetli bir girişimdir. Bırakın artık bu boykotu falan nedir bunlar? Siz, eğitim öğretim mimarı mısınız, yoksa sokaklarda, caddelerde çapulcu olarak dolaşanlar mısınız? Bize yavrularıyla, yavrularımızla haşır neşir olacak öğretmenler lazım, öyle caddelerde, sokaklarda dolaşanlar değil. Ve ben yavrularımıza gerçekten bu tür emeği veren öğretmenlerimizle iftihar ediyorum. Eğitim gibi doğrudan evlatlarımızı ve ülkemizin geleceğini ilgilendiren bir konuyu gündelik siyasete meze yapmak, bu konu üzerinden öğretmenlerimizi kışkırtmak doğru bir yaklaşım değildir. Öğretmenlerimizin bu tür fitne teşebbüslerine prim vermeyeceğini biliyorum. 20 bin öğretmenimizin bugün atamasını yaparken, 20 bin öğretmenimizden de özellikle bunları bekliyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir öğrencinin öğretmenine yazdığı mektupta sözlerine, “varlık sebebim, medarıiftiharım, öğretmenim” diye başladığını aktararak, “İşte bize bu tür öğrencileri yetiştirecek öğretmenler lazım” dedi.
“ÖĞRETMENLERİMİZİ EKONOMİK VE MALİ AÇIDAN DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, temmuz ayı zamları ve son düzenlemeyle usta öğreticilerin ve ders ücreti karşılığında görev alan öğretmenlerin ücretlerinde yaklaşık yüzde 70’lik bir artış yaşandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde öğretmenlerimizi ekonomik ve mali açıdan desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu.
İnsanlık olarak son 2,5 yıldır sağlık kriziyle başlayan sonra farklı boyutlara evrilen büyük bir fırtınayla boğuştuklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgının sağlıkla ilgili tarafı ortadan kalktıkça diğer alanlardaki etkilerinin daha iyi gün yüzüne çıktığını anlattı.
Bu küresel krizin sağlık sistemi yanında, ekonomiden kamu güvenliğine, sosyal psikolojiden bireysel ilişkilere pek çok alanda ciddi sıkıntılara yol açtığına şahit olunduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın sürecinin en fazla etkilediği alanların başında hiç şüphesiz eğitimin geldiğini vurguladı.
“YAKINDA BAŞLATILACAK TÜRKÇE SEFERBERLİĞİNİ DE TAKDİRLE KARŞILIYORUM”
Öğretmenlerle her konuşmalarında en büyük sorunun, “bedenen sınıfta ancak zihnen başka yerlerde olan çocuklar” olduğunu gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Velilerimizle her buluşmamızda bu konuda duyulan endişe ve serzenişleri bizzat dinliyoruz. Okuma alışkanlıklarından ders dinleme becerilerine, ekran bağımlılığından sosyalleşmeye kadar birçok alanda çocuklarımız yeni sınamalarla yüzleşiyor. Çocuklarımızın sağlıklı şekilde eğitim öğretim hayatlarını ve beşeri ilişkilerini sürdürmeleri için gereken her türlü çabayı gösteriyoruz, göstereceğiz. Ancak bilhassa sosyal medya mecralarından yayılan popüler kültürün zararlı etkilerinden evlatlarımızı korumamız gerektiği anlaşılıyor. Ben öğretmenlerimden de bunu özellikle rica ediyorum. Bu süreci de bir tarafında sizin gibi genç eğitimcilerin, diğer tarafında öğrencilerin olduğu iki ayaklı bir mücadeleyle yürütmemiz gerekiyor. Bakanlığımızın hazırlıklarını sürdürdüğü, medeniyet bilinci ve kültür okuryazarlığı çalışmasını bu çerçevede yakından takip ediyorum. Yakında başlatılacak Türkçe seferberliğini de takdirle ve memnuniyetle karşılıyorum. Hedefimiz, evlatlarımızın bizi biz yapan değerlerin önemini daha iyi idrak etmesini, kültürümüzü daha iyi öğrenmesini, bu toprakların birikiminin fevkine çok daha iyi varmasını sağlamaktır. İstiyoruz ki evlatlarımız, ilim ve irfan geleneğimizle, millî ve manevi değerlerimizle daha fazla ve hemhal olsun.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, istikbalin teminatı olan gençlerin, bağrından çıktıkları toplumun hassasiyetlerini daha iyi kavramasını istediklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “İstiyoruz ki Mevlana hazretlerinin pergel metaforunda ifade buyurduğu şekilde öğrencilerimiz bir ayaklarını bu toprakların birikimine sabitlerken diğeriyle de tüm dünyayı dolaşacak evrensel bir vizyona kavuşsunlar. İstiyoruz ki çocuklarımız, kültürümüzün taşıyıcısı olan güzel Türkçemizi en iyi, en doğru şekilde kullanma becerisi edinsinler. İstiyoruz ki yeni teknolojilerden iletişim imkânlarından istifade ederken, kendilerini bunlarla beraber gelen risklerden, tehditlerden de korusunlar. Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesillere sahip olmanın yolu popüler kültüre, sorgusuz, sualsiz teslim olmaktan değil, öncelikle bizi biz yapan hasletleri içselleştirmekten geçiyor.”
“ÇOCUKLARIMIZIN MADDİ VE MANEVİ EĞİTİMİNE ÖZEN GÖSTERMELİYİZ”
Bu kritik süreçte devletin ilgili kurumları yanında, öğretmenlere, idarecilere ve ebeveynlere de görevler düştüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şu hususun altını özellikle çizmek isterim, ailelerimizin evlatlarını yetiştirirken onları özgürlük adına popüler kültürün acımasız dişlilerine terk etmemeleri çok ama çok önemlidir. Çok erken yaşlardan başlayarak tevarüs ettiğimiz değerleri bir kuyumcu titizliğiyle evlatlarımıza öğretmeli, onlara rehberlik etmeli, gönüllerine dokunmalıyız. ‘Ağaç yaşken eğilir.’ prensibinden hareketle kırmadan, dökmeden, güzel söz ve tatlı dille, en önemlisi de kendi hayatımızdan vereceğimiz güzel örneklerle çocuklarımızın maddi ve manevi eğitimine özen göstermeliyiz. Çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak, atılım ruhu aşılayacak bir perspektifle bu çalışmaları yürütmeliyiz. Diğer türlü evlatlarımızın körpe dimağlarının bize ve kültürümüze yabancı mecralar tarafından işgaline engel olamayız. Aksi takdirde, milli bünyemize aykırı ideolojilerin gençlerimizi sinsi tuzaklarına düşürmesine mani olamayız. Başka türlü yeni medya araçlarıyla servis edilen sapkın hayat tarzlarının çocuklarımıza sirayet etmesinin önüne geçemeyiz. Yine aynı şekilde okullarımızda içimizi acıtan, geleceğe dair kaygılarımızı artıran, ‘Acaba nereye sürükleniyoruz?’ hissi uyandıran üzücü hadiselerin yaşanmasının vebalinden kendimizi kurtaramayız. Bu tehditlerle mücadelede adım atmakta geç kaldığımız her günü, ülkemiz ve istikbalimiz açısından büyük bir kayıp olarak görüyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Eğitim Bakanlığının vatana ve millete hayırlı nesiller yetiştirme çabalarına, öğretmenler başta olmak üzere tüm paydaşlarının destek vermesini beklediğini dile getirdi.
Öğretmenlerin, en az 16 yıl süren eğitim sürecini başarıyla tamamlayarak bugünlere ulaştığını, yıllarca emek verip, gecelerini gündüzlerine katıp ideallerini gerçekleştirmek için büyük fedakârlıklarda bulunarak ailelerinin gururu hâline geldiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biraz sonra ekranda tayin olduğunuz yerleri gördüğünüz zaman karşımda nasıl tabloyla karşılaşacağımı çok iyi biliyorum. O heyecan boşuna değil. Öyleyse o heyecanın da karşılığını siz, yetiştireceğiniz öğrencilere aynen vermelisiniz” dedi.
“GELECEĞİN ANNE BABALARINI DA SİZLER YETİŞTİRECEKSİNİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünden itibaren öğretmen olarak artık yeni bir hayata “merhaba” diyecek öğretmenlerin, görev yapacakları okullarda kendi gelecekleriyle birlikte, ülke ve istikbal açısından da önemli sorumluluklar üstleneceklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ülkemizin gelecekte her alanda ihtiyaç duyacağı insan kaynağı gibi geleceğin anne babalarını da sizler yetiştireceksiniz. Yarının aydınlık, güçlü ve müreffeh Türkiye’sinin inşasına yeri asla doldurulamayacak katkılarda bulunacaksınız. Öğretirken sizler de yeni şeyler öğrenecek, kendinizi sürekli geliştireceksiniz. Size hayranlıkla bakan öğrencilerinize toplumda iyi fertler olmayı, ahlaklı, erdemli, dürüst ve başarılı insanlar olmayı öğreteceksiniz. Gün gelecek yetimlerin sığındığı babası, öksüzlerin şefkat aradığı annesi olacaksınız. Gün olacak kendisine istikamet çizmeye çalışan gençlerimize rehberlik edeceksiniz. Öğretmenlik elbette sizlerin iaşe kapısıdır. Ancak sıradan bir memurluk, sıradan bir iş de değildir. Bu vazifeye başlamakla okullarınızın duvarlarına hapsedilmeyecek kadar mühim bir sorumluluğu da üstlenmiş oluyorsunuz. Tüm öğretmenlerimizin ve bugün atamasını yapacağımız 20 bin öğretmenimizin her birinin mesleğine böyle baktıklarına inanıyorum. Sizlerden, omuzlarınızda taşıdığınız bu mesuliyetlerin şuuruyla görevinizi en güzel şekilde ifa etmenizi bekliyorum. Derse girdiğiniz her gün, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğini de özellikle şekillendirdiğinizi, istikbaline yön verdiğinizi unutmayın. Karşınızdaki çocukların milletimizle birlikte gözünü ülkemize yöneltmiş 100 milyonlarca kardeşimizin de umudu olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Rabb’im, yolunuzu bahtınızı açık etsin.”
Öğretmen atamalarına ilişkin video gösteriminin yapıldığı törende, Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdim etti.
Daha sonra, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın salondan seçtiği 9 kişinin söylediği rakamlarla kura numarası oluşturuldu. Kura numarasının “913574628” olarak belirlenmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, atama butonuna bastı. Atama heyecanını öğretmen adayları ile paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, atanan bazı öğretmen adaylarının ismini de okudu.
Elektronik ortamda kura numarasına göre yapılan atama sonucunda, salondaki ekranda atandıkları illeri ve okulları gören adaylar, mutluluklarını yakınlarına sarılarak yaşadı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Eylül itibarıyla öğretmenlerin görevlerine başlayacağını belirterek, “12 Eylül’de sizleri inşallah okullarınızda bekliyoruz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.