Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’de FEMAŞ Metal Sanayii İşçileriyle Buluşma Programı’nda yaptığı konuşmada, “Önceliğimiz, her insanımızın iş ve aş sahibi olması manasına gelen istihdamın sürmesi ve artmasıdır. Bunun için yatırımı, üretimi ve ihracatı teşvik ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kayseri’de FEMAŞ Metal Sanayii İşçileriyle Buluşma Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin önde gelen üretim merkezlerinden Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Sizlerin şahsında tüm Kayseri’ye, Kayseri’nin vefalı, girişimci insanlarına selamlarımı gönderiyorum. Kayseri’ye geldiğimiz andan itibaren bizi samimiyetle bağrına basan vatandaşlarımın her birine şükranlarımı sunuyorum. Bu güzel atmosferde gönüllerimizi buluşturan, hasret gidermemize, hasbihal etmemize vesile olan herkese teşekkür ediyorum” dedi.
FEMAŞ Metal Sanayinin kurucusu, Kayserispor eski başkanı Recep Mamur’u rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merhum Recep Mamur, çıraklıktan başladığı iş hayatını bugün Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu içinde yer alan büyük bir şirketin yönetim kurulu başkanı olarak tamamlamış, gayretli, çalışkan, şehrine âşık bir insandı. Geçen sene eylül ayında aramızdan ayrılan Recep Mamur’a bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine özellikle sabırlar diliyorum” diye konuştu.
Bugün Kayseri’de açılışlarla dolu yoğun bir program geçireceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk olarak FEMAŞ’a ait Türkiye’nin en büyük ve en modern ankastre fırın üretim tesisini açmanın gururunu yaşadıklarını dile getirdi.
Fabrikada yıllık 1,5 milyon adet ankastre fırın üretiminin hedeflendiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu önemli üretim tesisini Kayseri ile birlikte Türkiye’ye kazandıran Mamur ailesini tebrik etti.
Açılışın ardından Cumhuriyet Meydanı’na giderek Kayserililerle buluşacağını ve yapımı tamamlanan bakanlıklara, belediyelere, özel sektöre ait yatırımların toplu açılışını gerçekleştireceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece tek bir törenle toplam yatırım bedeli 30 milyar liraya ulaşan proje, eser ve yatırımı Kayseri’nin hizmetine sunacaklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yanında Kayseri’ye ulaşımda çağ atlatacak Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı Projesi’nin de temelini atacaklarını bildirerek, “Hızlı tren hattımızın yatırım tutarı da 24 milyar liradır. Açılışını ve temel atma törenini gerçekleştireceğimiz toplam 54 milyar liralık yatırımların Kayserimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu eserleri şehrimize kazandıran kurumlarımız ile işçisinden mühendisine herkesi tebrik ediyorum” diye konuştu.
“GELİŞMİŞ ÜLKELERİN TAMAMI ENFLASYONUN YANI SIRA SAĞLIK, ENERJİ, GIDA VE İSTİHDAM GİBİ SORUNLARLA BOĞUŞUYOR”
Dünyanın son yarım asrın en büyük ekonomik sarsıntılarından birini yaşadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüs salgınıyla başlayan krizin, Rusya ve Ukrayna arasında patlak veren çatışmalarla daha da derinleştiğini belirtti.
Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki aşırı artışın tetiklediği küresel enflasyonun, insanlığın öncelikli meselelerinden biri hâline geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Amerika’dan Almanya’ya gelişmiş ülkelerin tamamı enflasyonun yanı sıra sağlık, enerji, gıda ve istihdam gibi sorunlarla boğuşuyor. Bu ülkelerin hemen hepsinde enflasyon oranları, son 40-50 yılın en yüksek seviyelerine ulaştı. Dünyanın geri kalanını sömürerek kendilerine bir refah ve güvenlik düzeni kuranlar ilk defa hayatın ve ekonominin gerçekleriyle yüzleşmeye başladı” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın günlerinde vatandaşlarını adeta ölüme terk edenlerin bugün giderek ağırlaşan hayat pahalılığı ve işsizlik karşısında da aynı çaresizliği, aynı kayıtsızlığı sergilediklerine dikkati çekerek, konuşmasına şöyle devam etti: “Bize senelerdir örnek gösterilen devletlerin küresel tehditler karşısında nasıl bocaladıklarını, rüzgârın önündeki yaprak misali nasıl sağa sola savrulduklarını hep beraber görüyoruz. Küresel ekonomide yaşanan bu fırtınadan maalesef biz de ister istemez etkileniyoruz. Döviz kurunda ve enflasyonda görülen tırmanma, bu etkilerin başında geliyor. Bu menfi gelişmelerin insanımızın günlük hayatında yol açtığı olumsuzlukları gayet iyi biliyoruz. Bir kısmı küresel dalgalanmalardan, bir kısmı bölgesel gerilimlerden, bir kısmı da içimizdeki tamahkârlardan kaynaklanan bu tabloyu düzeltmek için samimiyetle çalışıyoruz, çabalıyoruz. Milletimizin sıkıntılarının istismarını yapmaktan başka bir iş bilmeyenler, beş yıldızlı lüks otellerin kral dairelerinde halkçılık oynarken biz milletimizin derdine derman olacak tedbirler geliştiriyoruz.”
Salgın döneminde önceliklerini, vatandaşların sağlığıyla birlikte işini de korumasına verdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin tüm baskılarına rağmen ekonomide Türkiye’ye kontak kapattırmadıklarını belirtti.
Her kesimden insana geniş bir yelpazede verdikleri destek ve teşviklerle ekonominin çarklarının kesintisiz dönmesini sağladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşçisinden işverenine kadar her kesimden insanımızın yanında olarak hiç kimseyi muhannete muhtaç etmedik. Bugün de ekonomi politikalarımızı ve sosyal desteklerimizi bu hassasiyetler çerçevesinde yürütüyoruz. Önceliğimiz her insanımızın iş ve aş sahibi olması manasına gelen istihdamın sürmesi ve artmasıdır. Bunun için yatırımı, üretimi ve ihracatı teşvik ediyoruz. Hamdolsun daha yılın ilk yarısında ihracatta 126 milyar doları geçtik. Yılsonunda inşallah 300 milyar dolara yakın bir değere ulaşacağız. Turizmde de beklentileri aşan bir hareketlilik yaşıyoruz. Şu anda İstanbulumuzun otelleri full dolu, Antalya hakeza öyle. Bu bir şeyi gösteriyor. Türkiye bir cazibe merkezi hâline geldi.”
İhracatla beraber istihdamda da önemli bir ivme yakaladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, öyle ki istihdamda tarihin en büyük rakamı olan 31 milyon sayısına yaklaştıklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımda açıkladıkları yüksek alım fiyatları ve desteklerle üreticilerin, çiftçinin yanında olduklarını gösterdiklerini ifade ederek, şöyle konuştu: “Sabit ücretlilerin refah kayıplarını telafi etmek için asgari ücretten memur ve emekli maaşlarına kadar tüm gelirlerde enflasyonun üzerinde artışlar yapıyoruz. Ocak ayında emekçilerimizin ücretlerinde yüzde 50 gibi tarihi bir artışa gitmiştik. Gelişmeleri göz önünde tutarak temmuz ayında memur ve emekli maaşları ile asgari ücreti yeniden düzenledik. 2022 yılı temmuz ayından itibaren uygulanacak asgari ücreti net 5500 olarak belirledik. Yılbaşında inşallah bu tabloyu tekrar değerlendirecek, gerekeni yine yapacağız.”
“CUMHURİYETİN 100. YILININ KUTLANACAĞI 2023’TE DE VATANDAŞLARIMIZI ENFLASYONA EZDİRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yıldır olduğu gibi Cumhuriyetin 100’üncü yılının kutlanacağı 2023’te de vatandaşı enflasyona ezdirmeyeceklerini belirterek, “Bunun için insanlarımızdan sabır bekliyorum. Denizi geçen Türkiye’yi derede boğma hesabı yapanların heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakmak için sizlerden destek istiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’nin özellikle sanayide yüz akı ve iftihar kaynağı olan şehirlerin başında geldiğine dikkati çekerek, Kayseri’de bulunan organize sanayi bölgelerinde 75 bin emekçinin alın teri döktüğünü söyledi.
Kayseri’de üretilen ürünlerin dünyanın dört bir yanına ihraç edildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Afrika’dan Asya’ya, Latin Amerika’dan Uzak Doğu’ya kadar dünyanın pek çok ülkesinde insanlar, sizlerin, Kayseri’nin ürettiği ürünleri kullanıyor. FEMAŞ şirketimiz, bugün dünyanın 130’u aşkın ülkesine ihracat yapıyor. Her ne kadar muhalefet, Türkiye’yi ‘saman ithalatçısı’ gibi göstermeye çalışsa da Kayseri gibi şehirlerimizin de gayretleriyle Türk ekonomisi, özellikle ihracatta tarihinin en parlak dönemlerini yaşıyor. İşte geçen yıl tek başına Kayseri, 2 milyar 600 milyon dolar ihracat yaptı, inşallah bu sene 3 milyar doları geçecek. Peki, bu rakam biz göreve geldiğimizde neydi biliyor musunuz? Sadece 352 milyon dolardı. 2002’den bu yana Kayseri ihracatını yedi kat artırmayı başardık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, benzer başarı hikâyelerine Türkiye’nin dört yanında şahit olduklarını belirterek, Hakkâri’den Edirne’ye kadar 81 ilin tamamında fabrikaların çalıştığını, işçilerin alın teri döktüğünü, nakliyecilerin ürünleri taşıdığını anlattı.
Kurban Bayramı’nda caddelerin otomobillerden, nakliye tırlarından geçilmediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu bir şeyi gösteriyor. Türkiye’nin ekonomideki hareketliliğini ve bereketini gösteriyor. Türkiye’yi sadece kendi sığ dünyalarından ibaret sananlar, sabah akşam yalan üretirken, sanayicisiyle emekçisiyle çiftçisiyle tüccarıyla ülkemiz büyümeye, güçlenmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“EKONOMİYLE BERABER DIŞ POLİTİKA VE DİPLOMASİDE DE TÜRKİYE’NİN AĞIRLIĞI GÜNDEN GÜNE ARTIYOR”
Ekonomiyle beraber dış politika ve diplomaside de Türkiye’nin ağırlığının günden güne arttığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Dün İstanbul’da bu noktada önemli bir başarıya imza attık. Ukrayna depolarında bekleyen tahılın, Karadeniz üzerinden ihracını temin edecek anlaşmanın imza törenini Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayın Antonio Guterres’in de katılımıyla gerçekleştirdik. Önümüzdeki günlerde başlayacak gemi trafiğiyle küresel gıda krizinin aşılmasına anlamlı katkı sağlayacağız. Rusya ve Ukrayna arasında barış tesis edilene kadar diplomatik çabalarımızı sürdürmekte kararlıyız. Liderler dâhil her seviyede yaptığımız görüşme ve temasların müjdeli haberlerini çok uzak olmayan bir zamanda almayı ümit ediyoruz.
Buradan, üretimin ve ticaretin merkezi Kayseri’den siyaset adı altında bozgunculuk yapan içimizdeki gafillere sesleniyorum, yalanla, dolanla, hokkabazlıkla siyaset yapmayı bırakın. Tüm mesainizi masa başı oyunlarına harcamak, fildişi kulelerden ahkâm kesmek yerine Ankara’nın dışına çıkın, işçinin, esnafın, iş adamının arasına karışın. İşte Elazığ’da karıştınız, emekli memur hanım cevaplarını verdi. Ne dedi? ‘Bak, ben elimdeki torbayla evime gidiyorum, ben hâlimden memnunum. Siz içeriye cevap yetiştireceğinize dışarıya cevap yetiştirin’ dedi. Mesela gelin Kayseri’ye, Türkiye’nin son 20 yılda nereden nereye ulaştığını, sanayisinin hangi seviyelere çıktığını görün.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’de sanayicinin üretim için yer bulamadığına dikkati çekerek, yakın zamanda Kayseri’de mevcut İncesu Organize Sanayi Bölgesi’ni genişleteceklerini ve yeni bir Organize Sanayi Bölgesi kuracaklarını, böylece 7,5 milyon metrekarelik bir ilave organize sanayi alanını ortaya çıkaracaklarını söyledi.
Bu alanda 1200 yeni fabrika kurulacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece bugün hizmete açacağımız fabrikaların ilave istihdam kapasitesi ne biliyor musun? 7 bin 200’ü buluyor. Yeni kurulacak fabrikalarla kısa sürede bu rakama 18 bin kişi daha ilave olacak” dedi.
Kayseri’de destekledikleri KOBİ sayısının da her geçen gün arttığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yılda KOBİ’lere güncel rakamlarla 680 milyon liraya yakın destek sağladıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’deki yatırımlar için düzenledikleri teşvik belgeleriyle de 28,3 milyar liralık sabit yatırımın, 43 bin 500 kişilik istihdamın önünü açtıklarını bildirdi.
“KAYSERİ’DE SADECE ÜRETİM VE İSTİHDAM İÇİN YAPTIĞIMIZ ÇALIŞMALAR DAHİ ANLATMAKLA BİTMİYOR”
Kayseri’nin teknoloji noktasında da önemli bir noktaya geldiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti “Bizden önce Kayseri’de Araştırma Geliştirme Merkezi, Tasarım Merkezi ve Teknopark yok. Bugün 13 Araştırma Geliştirme ve Tasarım Merkeziyle, biri inşaat hâlinde iki Teknoparkımız Kayseri’de katma değerli üretime katkı sunuyor. Gördüğünüz gibi Kayseri’de sadece üretim ve istihdam için yaptığımız çalışmalar dahi anlatmakla bitmiyor. FEMAŞ gibi şirketlerimizin, sizin gibi emekçi kardeşlerimizin çabalarıyla Türkiye’yi önce 2023 hedefleriyle ardından da 2053 vizyonuyla muhakkak buluşturacağız. Ne terör örgütlerinin alçak saldırıları ne ülkemizi köşeye sıkıştırmaya yönelik dış baskılar ne de içimizdeki kifayetsizliklerin hezeyanları bizi yolumuzdan alıkoyamayacaktır. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, FEMAŞ ankastre fırın üretim tesisinin kente hayırlı uğurlu olmasını temenni ederek, bu tesisi Kayseri’ye kazandıran firma sahiplerini, ülkenin gelişmesi için ter döken fabrika çalışanlarını canı gönülden tebrik etti.
Konuşmaların ardından FEMAŞ Şirket Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Ayçil Mamur, günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, 1920 yılında el dokumasıyla işlenen seccadeyi takdim etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan duanın ardından beraberindeki protokol üyeleriyle FEMAŞ Şirketler Grubu Ferre Ankastre Fırın Fabrikası’nın açılışını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçilere hitabı öncesinde fabrikada incelemelerde bulundu. Fabrikada üretilen fırını da inceleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırının üzerine imzasını attı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.