“Ülkemizin, siyasi ve diplomatik gücünü tüm dünyaya kabul ettirerek hedeflerimize adım adım yürüdük”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin altyapısını baştan sona yenileyerek, millî iradenin üstünlüğünü tahkim ederek, siyasi ve diplomatik gücünü tüm dünyaya kabul ettirerek vizyonlarımıza ve hedeflerimize adım adım yürüdük” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen Kayseri Toplu Açılış Töreni ve Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı Temel Atma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Kayserililere, “Gadasını aldıklarım nasılsınız, maşallah Kayseri’yi özlemişiz, gördüğüm kadarıyla Kayseri de bizi özlemiş” diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’ye elleri boş gelmediklerini söyledi.
“KAYSERİ’YE SÖZ VERİP YERİNE GETİRMEDİĞİMİZ HİÇBİR İŞ YOKTUR”
Bugün hem yapımı tamamlanan çeşitli bakanlıklara, belediyelere ve özel sektöre ait eserlerin açılışını yaptıklarını hem de yeni yatırımların temelini atacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışını yapacakları eserlerin güncel yatırım tutarının 30 milyar liraya yakın olduğunu ifade etti.
Temelini atacakları yatırımların toplam tutarının 24 milyar lirayı bulduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece bugün Kayseri’ye yaklaşık 54 milyar liralık müjdeyle geldik. Artık giderken sucuğumuzu, pastırmamızı, çemenimizi, mantımızı, sarmamızı, katmerimizi eksik etmezsiniz herhalde” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’nin sanayisi, ticareti, tarımı ve Erciyes’i gibi değerlerini mutfağıyla da taçlandırarak kendisine yeni kazanç kapıları açacağından şüphe duymadığını belirtti.
Kayseri’nin kendilerine hep açık ara destek verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz de Kayseri’ye şükran borcumuzu, yaptığımız eserlerle getirdiğimiz hizmetlerle ödemeye çalışıyoruz. Mesela, şehrin gelişimine yapacağı katkıları gördüğümüz için 23 milyon metrekarelik Erciyes Dağı’nın tapusunu, Yamula Barajı’nın raylı sistemlerinin işletmesini hiç tereddüt etmeden şehrimizin yönetimine devretmiştik. Bu şehre yapılan her projenin bizzat takipçisi oldum, talimatlarını verdim, neticelenmesini sağladım. Kayseri’ye söz verip de yerine getirmediğimiz hiçbir iş yoktur. Eksikleri de bugünkü açılış ve temel atma törenleriyle tamamlıyoruz. Tabii birileri bugün yapacağımız açılışlara ve temel atmalara inanmayıp yalanla iftirayla istihza ile işi sulandırmaya çalışacaklardır. Hatırlarsanız 2003 yılında yine Kayseri’ye yaptığımız bir ziyarette 130 fabrikanın birden temelini atmıştık. Bundan 19 yıl önce attığımız o temellere birileri yine bıyık altında gülmüş, bu kadar fabrikanın yapılamayacağını iddia etmişti. Temelini attığımız o 130 fabrikanın tamamı bugün hizmette olduğu gibi üzerine daha yüzlercesini de yaptık. Şimdi de bin 200 fabrikalık kapasiteye sahip yeni organize sanayi bölgelerimizin müjdesini sizlerle paylaşıyoruz. Rabbim ömür verirse bu fabrikaların tamamının da inşa edilip harıl harıl çalıştığını hep birlikte göreceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün resmî açılışını yapacakları eserler arasında eğitimde, anaokulundan ilkokula, ortaokuldan liseye kadar her seviyede 323 derslik, spor salonu ve 100 yataklı pansiyonun yer aldığını dile getirdi.
“DEVELİ’DEKİ HASTANEMİZE DR. EKREM KARAKAYA’NIN İSMİNİ VERDİK”
Ayrıca üniversitelerin tamamlanan yatırımlarını hizmete açtıklarını da belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Talas ve Tomarza’da gençlik merkezi, yurt yenilemesi, spor salonu ve futbol sahası yenileme işleri tamamlandı. Sağlıkta 75 yataklı Bünyan, 150 yataklı Develi, 10 yataklı Sarız, 75 yataklı Yahyalı ilçe hastaneleriyle birlikte çok sayıda aile sağlığı merkezi hizmete girdi. Develi’deki hastanemize geçtiğimiz haftalarda Konya’da menfur bir saldırıda hayatını kaybeden görev şehidimiz Dr. Ekrem Karakaya’nın ismini verdik. Bu vesileyle sağlık çalışanlarımıza yönelik şiddetin karşısında olduğumuzu tekrarlayarak Develili Doktor Ekrem Karakaya kardeşimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyorum.”
TOKİ’nin Karpuztutan’da 535 konutu, Süksün’de 108 konutu, Tomarza’da 277 konutu, Erciyes’te 228 iş yerini altyapısı ve çevre düzenlemeleriyle hizmete hazır hâle getirdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İller Bankası projesi ile çeşitli arıtma tesislerinin şehre kazandırıldığını ifade etti.
Diyanet İşleri Başkanlığının çeşitli ilçelerdeki cami, Kur’an kursu, gençlik merkezi gibi yatırımlarının bitirildiğini de anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tapu Kadastro, AFAD ve Emniyet Müdürlüğü gibi kurumlara yeni hizmet binaları inşa edildiğini aktardı.
Millî Savunma Bakanlığının A400M uçaklarının bakım tesisini ve Aspilsan Fabrikası’nı hizmete sunduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Orta Anadolu Kalkınma Ajansının desteklediği sekiz ayrı proje tamamlandı. Kayseri Gar binası restore edildi. Anafartalar Şehir Hastanesi-Mobilyakent Tramvay Hattı’nın inşasını bitirdik. Kayseri-Kırşehir otoyol bağlantı yolunun yapımını nihayete erdirdik. Toplam bedeli 2 milyar lirayı bulan bu kamu yatırımlarını resmen hizmete açıyor ve şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Bugün karşımda bu muhteşem katılımı görünce gerçekten sizlerle ne kadar övünsem azdır. Rabbime hamdediyorum, bana sizler gibi bir millete hizmet etme şerefini lütfettiği için.”
“477 PROJENİN RESMÎ AÇILIŞINI YAPARAK SİZLERİN HİZMETİNE SUNMUŞ OLUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri Büyükşehir Belediyesinin biyogaz tesisinden toplu konuta, yol ve bulvar yapımından alt-üst geçitlere, ağaçlandırma ve yeşillendirme çalışmalarından millet bahçelerine, spor tesislerinden sosyal hizmet birimlerine kadar 105 kalem eseri kazandırdığını belirtti.
Toplam yatırım tutarı 3 milyar 788 milyon lirayı geçen bu yatırımların Kayseri’ye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ve ekibini de tebrik etti.
Akkışla, Develi, Felahiye, Hacılar, İncesu, Kocasinan, Melikgazi, Özvatan, Pınarbaşı, Sarıoğlan, Talas, Tomarza, Yahyalı ve Yeşilhisar Belediyelerinin toplamda 189 kalem projesinin resmî açılışını da tören kapsamında yaptıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle yerel yönetimlerden doğmuş bir siyasi iktidar olarak belediyelerimizi her alanda destekliyor, yaptıkları eserlerle ve verdikleri hizmetlerle gurur duyuyoruz. İlçe belediyelerimizin yatırımlarının da hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen başkanlarımızı ve herkesi tebrik ediyorum” dedi.
Kayseri’nin, üretimin ve emeğin orta Anadolu’dan parlayıp tüm ülkeyi kendine hayran bırakan yıldızı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün çeşitli organize sanayi bölgelerimizden tamamlanan özel sektör yatırımlarının da resmî açılışlarını yapıyoruz. Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırım tutarı 3 milyar 147 milyon lirayı bulan 24 ayrı tesisin, İncesu Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırım tutarı 6 milyar 316 milyon lirayı bulan 30 ayrı tesisin, Mimarsinan Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırım tutarı 520 milyon lirayı bulan 28 ayrı tesisin, Kayseri Serbest Bölge’de yatırım tutarı 896 milyon lirayı geçen 6 ayrı tesisin, Kayserigaz bünyesinde yatırım tutarı 811 milyon lirayı bulan bir projenin, güneş enerjisinde yatırım tutarı 1 milyar 700 milyon lirayı bulan bir santralin, toplamda 13 milyar 390 milyon liralık yatırıma ve 7 bin 200’ün üzerinde istihdama sahip 90 tesisin resmi açılışlarını bugün buradan gerçekleştiriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yatırımları yaparak istihdam oluşturan, üreten, ihracat yapan, ülkemizi büyüten her bir iş insanımızı tebrik ediyorum. Emekleriyle bu tesislerin işlemesini sağlayan mühendislerimize, işçilerimize, tüm çalışanlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Böylece bakanlıklarımıza, belediyelerimize ve özel sektörümüze, tüm bunlara ait 30 milyar liralık yatırımla hayata geçirilen 477 projenin resmî açılışını yaparak sizlerin hizmetine sunmuş oluyoruz. Tüm bu yatırımların Kayserimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” diye ekledi.
“ÜLKEMİZİ TARİHİNDE İLK DEFA YÜKSEK HIZLI TREN KONFORUYLA BİZ TANIŞTIRDIK”
Bitirip hizmete açtıklarının yanı sıra bir de bugün temelini atacakları projelerin bulunduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ülkemizi tarihinde ilk defa yüksek hızlı tren konforuyla biz tanıştırdık. Kayseri’nin de bu konforlu demiryolu seyahatinden faydalanmasını istedik. Bunun için Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Demiryolu Hattı’na Yerköy üzerinden bir bağlantı projesi hazırlayarak Kayseri’mizi bu ağa dâhil etme kararı aldık. Yerköy-Kayseri hattı, 142 kilometre uzunluğa sahiptir. Bunları ana muhalefetin başındaki Bay Kemal yapabilir mi? Yavru muhalefet yapabilir mi? Onlar yapsa yapsa ancak sökülen musluğu takarlar.”
Proje tamamlandığında Kayseri-Ankara arasının trenle iki saatlik mesafeye düşeceğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yolcu, yük ve vakit tasarrufu, su, hava, gürültü kirliliğini azaltması ve kara yolu işletme giderlerinde sağlayacağı düşüşle bu hattın ekonomimize katkısı 30 yıllık işletme süresi boyunca 10,5 milyar lirayı bulacaktır” dedi.
“BİZİM SİYASETİMİZ ESER VE HİZMET SİYASETİDİR”
“Bizim siyasetimiz eser ve hizmet siyasetidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eser ve hizmet söz konusu olduğunda kendileriyle yarışacak kimsenin bulunamayacağını belirtti.
Bunun görüldüğü için de tartışmaların, yalan ve iftirayla başka alanlara çekilmeye çalışıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu oyuna asla gelmeyeceklerini, büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası mücadelesinden asla taviz vermeyeceklerini, aksi takdirde bu vebalin altından kalkamayacaklarını söyledi.
85 milyon vatandaşın huzuruna alnı ak çıkabilmek için daha çok çalışacak ve ülkeye daha çok eser ve hizmet kazandıracaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadelere yer verdi: “Bunu da karşımızdaki onca kifayetsiz muhterise, beşinci kol faaliyeti yürüten hainlere, sırtını terör örgütlerine dayayan siyasetçi müsveddelerine rağmen yapacağız. Siyasetteki 40 yılı aşkın çalışmalarımızın her sayfasında en çok keyif aldığımız, en çok gurur duyduğumuz anlar işte böyle vakitlerdir. Geride bırakacağımız en önemli mirasın da bu eserler ve hizmetler olduğunu biliyoruz. Rabbime bize, bu ülkeye ve bu millete hizmet imkânı verdiği için hamdediyorum. Rabbime bana böyle bir milletin evladı olma şerefini bahşettiği için hamdediyorum. Bizim ülkemiz için, milletimiz için, coğrafyamız için, medeniyetimiz için hayallerimiz var hayallerimiz. Unutmayınız, hayalleri olmayanların hedefleri de olmaz.”
“ÖNÜMÜZE ÇIKAN ENGELLERİ MİLLETİMİZİN DESTEĞİYLE AŞARKEN HEP BİRLİKTE BEDELLER DE ÖDEDİK”
Bundan 11 yıl önce 2023 hedeflerini ilan ettiklerinde birilerinin dudak büktüğünü, ardından 2053 ve 2071 vizyonlarını dile getirmeye başladıklarında yine aynı küçümseyici tavırla karşılaştıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin altyapısını baştan sona yenileyerek millî iradenin üstünlüğünü tahkim ederek, siyasi ve diplomatik gücünü tüm dünyaya kabul ettirerek vizyonlarımıza ve hedeflerimize adım adım yürüdük. Önümüze çıkan engelleri Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle aşarken hep birlikte bedeller de ödedik. Bugün geldiğimiz noktada ülkemizin son iki asırlık serencamından, Türkiye’nin 20 yıllık kazanımlarından zerre kadar ders almamış bir güruhun hezeyanlarını tekrar işitmeye başladık” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar atılan her adımda millete ve ülkeye güvendiklerini, muhalefetin ise ülkeye, millete ve kendisine güveninin olmadığını söyledi.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü inşa ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’umuza denizin altından Marmaray’ı yaptık mı? Avrasya Tüneli’ni yine denizin altından biz yaptık mı? Osmangazi Köprüsü’nü biz yaptık mı? Kardeşlerim, İstanbul-İzmir 6,5 saatti. İstanbul-İzmir’i üç saate, Bay Kemal sen oranın milletvekilisin, biz yaptık mı? Şanlıurfa-Adıyaman Nissibi Köprüsü’nü yine biz yaptık mı? Kardeşlerim, 26 havaalanından aldık, şu anda 58 havalimanı var. Biz yaptık mı? 6 bin 100 kilometre kara yolu varken şu anda 28 bin kilometre kara yoluna ulaştırdık mı?” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Eğer kendilerine güvenselerdi, şurada seçime kalmış neredeyse 10 ay, en azından cumhurbaşkanı adaylarını ilan ederlerdi. Hâlâ cumhurbaşkanı adaylarını açıklayamadılar. Hâlâ diyorlar ki Cumhur İttifakı adayını açıklasın, seçim tarihi belli olsun. Bay Kemal Cumhur İttifakı’nın adayı da belli, seçim tarihi de belli. Gerek şahsım gerek Sayın Bahçeli defalarca seçim tarihini de adayımızı da ilan ettik. Kendi adaylarıyla karşımıza çıkıp eser ve hizmet siyaseti yarışına girmesi gerekenler ise sağıra yatıp ‘Hele bir de Erciyes’in tepesindeki karlar erisin.’ havasında gökyüzüne bakarak ıslık çalmaya devam ediyorlar. Aslında bu tavırlarıyla kendilerine güvenleri olmadığını söylüyorlar. Seçim filan istemedikleri, hâllerinden memnun olduklarını söylüyorlar. Ülkeyi yönetme sorumluluğunun altına girecek, bunların yüreklerinin bulunmadığını söylüyorlar. Milletimize anlatacak vizyonları, hayata geçirecek programları, yönelecek hedefleri olmadığını söylüyorlar ama mecburen bu oyunu oynamaya mecbur oldukları için de sürekli kaçak güreşerek ‘yerimiz dar’ türküsünü söylüyorlar. Kardeşlerim, siz bunların kürsülerden nasıl höykürdüklerine, sosyal medyada nasıl efelendiklerine, sırtlarını pışpışlayan büyükelçilerden aldıkları cesaretle seslerini nasıl yükselttiklerine bakmayın.”
Muhalefet partilerinin ülkeyi yönetmek gibi gaye ve hazırlıklarının olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hiçbir şey yapmadan sadece konuşarak muhalefet yapmanın konforu dururken, eğitimden sağlığa, altyapısından güvenliğine, savaşından salgınına, ekonomisinden tarımına bunca yükün altına soruyorum girerler mi acaba? Girmezler. Bunlar dün de öyleydi, bugün de öyle, eğer gerçek bir değişime maruz kalmazlarsa yarın da öyle olacaklar. Bu tablo karşısında kendi adımıza değil ama ülke adına üzülüyoruz. Çünkü demokraside iktidar kadar muhalefetin kalitesi de önemli. Bunlara bakınca ise sadece coğrafyamızın kadim deyimiyle ‘nato kafa nato mermer’ sözünün ete kemiğe bürünmüş hâlini görüyoruz.”
Siyasette “armut piş ağzıma düş” yöntemiyle yol yürünmediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bir hayaliniz, bir hedefiniz varsa bunun için çalışacaksınız, içini dolduracaksınız, insanları ikna edeceksiniz, gönüller kazanacaksınız gönüller. Tüm bunların sonunda yetki alırsanız da bizim 20 yıldır yaptığımız gibi hiçbir bahanenin arkasına sığınmadan, işin başına yeniden geçip programlarımızı ne yapacağız, hayata geçireceğiz. Ama bunlar hayalimiz yok, hedefimiz yok, programımız yok ama siz yine de bize oy verin derlerse, bunlara da haddini bildireceğiz.”
“BİZ TEK MİLLET DİYEREK 85 MİLYONUN TAMAMINI BAĞRIMIZA BASIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi ben sizlere soruyorum, Kayseri bu oyuna gelir mi? Kayserili bu numarayı yutar mı?” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin 81 vilayeti bu tiyatroyu şıp diye çözmez mi? Yedi düveli kündeye getirmiş Türk milleti bu tezgâha gelir mi? Bu sinsi senaryonun hesabını inşallah 2023 Haziran’ında sandıkta hep birlikte sormaya hazır mıyız? Küresel krizin ülkemize etkilerinden aldıkları cesaretle hiçbir şey yapmadan oturdukları yerden iktidar hevesine kapılanları daldıkları pembe rüyadan beraberce uyandırmaya hazır mıyız? Yürüttüğümüz tarihî mücadeleye destek olmak yerine sürekli çelme takarak kendilerine ülkenin felaketinden ikbal devşirme peşine düşenleri, hayal âleminden beraberce inşallah gerçek dünyaya indireceğiz. Büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ederek yaptığımız hiçbir fedakârlığın, akıttığımız her damla terin, yeri geldiğinde döktüğümüz her damla kanın, attığımız hiçbir adımın boşa gitmediğini cümle âleme hep birlikte göstereceğiz.”
Bir, beraber ve kardeş olarak hep birlikte Türkiye olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Çünkü biz tek millet diyerek 85 milyonun tamamını bağrımıza basıyoruz. Çünkü biz tek bayrak diyerek şehitlerimizin tamamını yâd ediyoruz. Çünkü biz tek vatan diyerek topraklarımızın tamamını kucaklıyoruz. Çünkü biz tek devlet diyerek son devletimiz Cumhuriyetimizi ilelebet yaşatma kararlılığımızı anlatıyoruz. Ne diyor Kayserili şair? Bakalım biliyor musunuz? Tek millet, el ele ikbal ile yürür. Tek bayrak, en kadim zirveyi görür. Tek vatan uğruna canını verir tek devlet bağımsız, hür olduğunda. Evet, bu değerleri, bu ilkeleri, bu çağrıyı benimseyen herkesle birlikte yol yürümeye, dava arkadaşlığı yapmaya, istiklal ve istikbal mücadelesi bayrağını yükseltmeye hazırız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Varsa yanlışlar düzeltilir, hatalar telafi edilir, eksikler tamamlanır, kırgınlıklar giderilir yeter ki sebebi vücudumuz olan imanımıza halel gelmesin. Yeter ki inancımızın sembolü ezanlarımız susmasın. Yeter ki bağımsızlığımızın timsali, bayrağımız inmesin. Yeter ki evlatlarımıza bırakacağımız en önemli miras olan geleceğimize halel getirecek nifaklara, bozgunculuklara itibar edilmesin. Bunların dışında bir araya gelemeyeceğimiz, birlikte yol yürüyeceğimiz kimse olmadığına inanıyoruz. Biz her zaman ‘niyet hayır, akıbet hayır’ sözündeki hikmete inandık” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğer şartlara teslim olsaydık, değil 20 yıl, iki yıl bile bu ülkeye hizmet edemezdik. Ülkemizin geleceğinde kritik bir dönüm noktası olan 2023 için de kardeşlerim niyetimiz hayırdır, akıbetimiz de hayır olacağından şüphe duymuyoruz. Kayseri’nin bu mücadelemizde de en ön saflarda bizimle birlikte olacağına inanıyorum. Şimdi öyle bir ahitleşelim ki duymayan kalmasın. Şimdi öyle bir sözleşelim ki dostlarımızın yürekleri ferahlasın, düşmanlarımızın kalpleri dalsın.”
“ÜLKEMİZİN 81 ŞEHRİNİN HER BİRİ DEMOKRASİ VE KALKINMA MÜCADELEMİZİN ŞAHİDİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere 2023’te tercihini büyük ve güçlü Türkiye’den yana yapmaya hazır olup olmadıklarını sordu. “Kayseri, evlatlarımıza bırakacağımız en önemli miras olan 2053 vizyonuna sahip çıkacak mısın? Kayseri, ülkemize diz çöktürmenin, milletimize boyun eğdirmenin peşinde olanların heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakmaya var mısın? Kayseri, bu kutlu mücadelede yanımızda mısınız?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep işi hizmet, gücü millet bir kadro olarak vatandaşın huzuruna çıktıklarını vurguladı.
Bugün de aynı anlayışla vatandaşların karşılarında olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin 81 şehrinin her biri demokrasi ve kalkınma mücadelemizin hamdolsun şahididir. Söylediğimiz her sözün arkasında 20 yıllık bir müktesebat var. Bunu en iyi bilen şehirlerden biri de Kayseri’dir” diye konuştu.
Kente yaptıkları yatırımları anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğitimde şehrimize 5 bin 53 adet yeni derslik kazandırdık. İkisi devlet olmak üzere üç yeni üniversite kurduk” dedi. Gençlik ve sporda 8 bin 22 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gençlik merkezlerini faaliyete geçirdik. Stadyum, spor salonları, yüzme havuzları gibi 48 spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda Kayserili ihtiyaç sahiplerine yaklaşık 4 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta şehrimize bin 607 yatak kapasiteli şehir hastanemizi yaptık mı? 20’si hastaneden oluşan toplam 57 adet sağlık tesisi kazandırdık. Çevre ve şehircilikte TOKİ eliyle Kayseri’de 18 bin adet konutu, sosyal donatı alanları, alt yapısı ve çevre düzenlemesiyle tamamlayıp hizmete sunduk. Hâlen bin 815 konutun yapımına devam ediyoruz.”
Kayseri’de toplam büyüklüğü 2,5 milyon metrekare olan dört millet bahçesi projesinden birini bitirdiklerini, ikisinin inşasını da devam ettirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Melikgazi, Koca Sinan, Develi, Hacılar, Talas ilçelerinde yaklaşık 5 milyon metrekare alanda kentsel dönüşüm çalışmalarımızı yürütüyoruz. Ulaştırmada 83 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 565 kilometre ilaveyle 648 kilometreye ulaştırdık. Yapımı devam eden Develi-Yahyalı yolunu, Pınarbaşı-Mersin hududu yolunu, Himmet Dede-Organize Sanayi Bölgesi bağlantısını, Sivas ayrımı-Köprübaşı yolundaki işleri bu yılsonuna kadar tamamlıyoruz. Develi ve Niğde istikametlerindeki yolların önemli bölümünü de seneye bitiriyoruz” bilgisini verdi.
“KAYSERİLİ ÇİFTÇİLERİMİZE YAKLAŞIK 3 MİLYAR LİRA TUTARINDA TARIMSAL DESTEK VERDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım ve ormanda Kayseri’ye 11 baraj ve dört gölet inşa ettiklerini, bir baraj ve bir gölet daha yapacaklarını belirterek, inşa ettikleri sulama tesisleriyle de Kayseri’de 490 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını anlattı.
Yapımı devam eden sulama tesisleriyle toplam 320 bin dekar zirai araziyi daha sulamaya açacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kayserili çiftçilerimize yaklaşık 3 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Sanayi ve teknolojide 2 teknopark, 14 AR-GE merkezi ve 2 tasarım merkezi kurduk. Kayserili iş insanlarımıza toplam 4 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Gördüğünüz gibi ne kadar özetlersek özetleyelim, 20 yılda yaptıklarımız anlatmakla bitmiyor ve bitmez. İnşallah önümüzdeki yıllarda Kayseri’yi yeni ve daha büyük projelerle buluşturmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Açılışını yaptıkları ve temelini attıkları tesislerin şehre hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri’nin bu eserlerle buluşmasını sağlayan bakanları, belediyeleri ve özel sektörü tebrik etti.
Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı Temel Atma Töreni için Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile canlı bağlantı gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bağlantı sırasında alandaki bir binada yer alan pankarta dikkati çekerek, “Buraya enteresan bir şey yazmışlar. ‘7 düvel, 7’li masa, sana vız gelir büyük usta’ demişler. Hayırlı olsun büyük usta. Bu büyük ustanın yanında sizler gibi ana kademe, sizler gibi kadın kolları, sizler gibi gençler olursa, evelallah durmak yok yola devam” dedi.
Daha sonra Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu’na tekrar bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel atılması için butonlara basılması talimatını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından İncesu Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Besler Glassfiber Cam Elyaf Fabrikası’nın açılışı için Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’la canlı bağlantı kurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdele kesimi için talimat vererek açılışı gerçekleştirdi.
Daha sonra Kumsmall Kayseri uluslararası mobilyacılar alışveriş merkezinin açılışı için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Ticaret Bakanı Mehmet Muş’a canlı bağlantı ile bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa’nın en büyük alışveriş merkezinin açılış törenine bütün dostlar hoş geldiler. Böyle büyük bir mobilya birimini açmış olacağız. Ya Allah, bismillah” diyerek açılışı gerçekleşti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.