“Türkiye’yi, ahlak ve vicdan dışı yeni oyunlarla rotasından çıkarmaya çalışanlar bir kez daha hüsrana uğrayacaktır”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara-Niğde Otoyolu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı olan 2023’ü, milletimiz için yeni bir zaferin miladı hâline dönüştürmek için var gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz. Dışarıdaki ve içerideki bozguncuların senaryoları birer birer deşifre oluyor. Vesayetle, terörle, kaosla, darbeyle, nice tuzakla durduramadıkları Türkiye’yi, ahlak ve vicdan dışı yeni oyunlarla rotasından çıkarmaya çalışanlar bir kez daha hüsrana uğrayacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara-Niğde Otoyolu Açılış Töreni’ne katıldı. Ankara-Niğde Otoyolu Haymana Gişeleri mevkiinde düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, otoyolun Türkiye’ye ve millete hayırlı olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yap-işlet-devret modeliyle ülkeye kazandırılan ve toplam uzunluğu 330 kilometre olan yolun bugün bir ve üçüncü kesimlerini hizmete aldıklarını söyleyerek yolun ikinci kesiminin de yıl bitmeden trafiğe açılacağını bildirdi.
Marmara-Karadeniz ve Akdeniz bölgelerini birbirine bağlayan bu güzergâhın, Avrupa-Kafkasya-Asya transit koridorunun da önemli bir parçası olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Edirne’den otoyolu kullanmaya başlayan bir aracın bu yolun tamamen hizmete açılmasıyla hiç şehir içine girmeden Şanlıurfa’ya kadar gidebileceğini ifade etti. İstanbul üzerinden de İzmir ve Aydın’a kadar otoyolu kullanarak gitmenin mümkün olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihalesi geçen aylarda yapılan kesimin bitmesiyle bu güzergâhın önce Denizli’ye daha sonra Antalya’ya kadar uzanacağını bildirdi.
Marmara Denizi’ni çepeçevre saran otoyolun ve Çanakkale Köprüsü’nün tamamlanmasıyla ülkenin en yoğun insan ve araç trafiğinin yaşandığı bölgelerin ulaşım sorununun tamamen çözüleceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara-Niğde Otoyolu’nun işte bu büyük ağın en kritik parçalarından biri olduğunu kaydetti.
Hizmete açılan bu projeyle trafik akışının hızlı, konforlu, güvenli şekilde sağlanması yanında pek çok ekonomik fayda da görüleceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mevcut yolda, 317 kilometreyi dört saat 14 dakikada kateden bir sürücü, otoyolu kullandığında 275 kilometre giderek iki saat 22 dakikada aynı noktaya ulaşabilecektir. Hesaplamalara göre yılda bu otoyol sayesinde ülkemizin vakitten 885 milyon lira, akaryakıttan 743 milyon lira olmak üzere toplamda 1 milyar 628 milyon lira kazancı olacaktır. Kazaların azalmasıyla can ve mal güvenliğinin artması bir diğer önemli faydadır. Tuz Gölü, Derinkuyu, Göreme, Kapadokya gibi önemli turizm merkezlerimize erişimin kolaylaşması bu alanda da ülkemize ciddi katkılar sağlayacaktır. Güzergâh boyunca dikilecek 6,5 milyon bitki ve 1,1 milyon metrekare çimlendirmeyle bozkır ikliminin hâkim olduğu bu bölgenin çehresi de değişecektir. Yoğun bir şekilde inşallah ağaçlandırma, çimlendirme bunları da yapmamız lazım.”
“KALKINMANIN VE GELİŞMENİN TEMEL ALT YAPILARINDAN BİRİ DE ULAŞIMDIR”
Döşenen fiber iletişim ağı, sensörler, kameralar, veri ve kontrol merkezi vasıtasıyla akıllı yol olarak tasarlanmasının, Ankara-Niğde Otoyolu’nun bir diğer özelliğini teşkil ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eskiden tamamen insan gücüyle yapılan pek çok işlem, bu yolda akıllı ulaşım sistemi tarafından gerçekleştirilecektir. Trafik yoğunluğundan buzlanmaya, bakım onarım ihtiyacından ileride akıllı araçların kullanımına imkân sağlayacak altyapısına kadar pek çok özelliğiyle bu projeyle geleceğin yolunu inşa ettik” bilgisini verdi.
Yatırım tutarı, işletme süresi ve garanti ücret mukayesesi yapıldığında otoyolun devlet açısından da oldukça karlı bir yatırım olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, otoyolun ülkeye kazandırılmasında emeği geçen tüm kurumları, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik etti.
Kalkınmanın ve gelişmenin temel alt yapılarından birinin de ulaşım olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan ve yük taşımacılığının güvenli, hızlı, ekonomik şekilde yapılamadığı bir ülkede kalkınmayı gerçekleştirebilmek de vatan sathına yaymak da mümkün değildir. Bunun için ulaşımda ‘gitmediğin, gidemediğin yer senin değildir’ anlayışıyla en doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine kadar ülkemizin her karışını erişilebilir kılmak amacıyla yola çıktık” diye konuştu.
“DENİZ YOLUNDA DA İNŞA HÂLİNDEKİ DEV LİMANLARIMIZLA ÜLKEMİZİN ÖNÜNDE YEPYENİ BİR DÖNEMİ BAŞLATIYORUZ”
Özellikle kara yolu, hava yolu, demir yolu taşımacılığında ülkeye âdeta çağ atlattıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Deniz yolunda da inşa hâlindeki dev limanlarımızla ülkemizin önünde yepyeni bir dönemi başlatıyoruz” dedi.
Bugünkü açılışla ülkeye son 18 yılda kazandırdıkları yeni otoyol mesafesinin bin 581 kilometreyi bulduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece daha önceden devraldıkları, bin 714 kilometrelik otoyolla ülkenin toplam otoyol uzunluğunun 3 bin 295 kilometreye ulaştığını bildirdi. Bölünmüş yollarda çok daha parlak bir fotoğraf ortaya çıkardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bölünmüş yol uzunluğumuzu göreve geldiğimizde 6 bin 100 kilometreyle aldık. Yani 79 senede 6 bin 100 kilometre. Biz buna 21 bin 400 kilometre ilave ettik. Toplam 27 bin 500 kilometreye yükselttik. Nereden nereye? Ülkemizin toplam yol ağı da 68 bin 429 kilometreyi buluyor. Son 18 yılda inşa ettiğimiz 361 kilometre uzunluğundaki 3 bin 261 köprüyle ulaşımın daha sağlıklı ve ekonomik olmasını temin ettik. Aynı şekilde bu dönemde uzunluğu 483 kilometreyi bulan 315 tüneli hizmete alarak zor coğrafyalarda ulaşımın hızlı ve güvenli şekilde işlemesini sağladık. Sadece şu son koronavirüs salgını döneminde açtığımız ve inşasını sürdürdüğümüz projeler dahi ülkemize ulaşım alanında kazandırdığımız hizmetleri göstermeye yeterlidir. Son altı ayda Kuzey Marmara Otoyolu’nun Kınalı-Çatalca arasını 9 Martta, Trabzon şehir geçişi Kanuni Bulvarı yolunun önemli kesimini 22 Nisanda, Çanakkale Köprüsü kulelerini 16 Mayısta, Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi’nin bağlantı yollarını 20 Mayısta, Botan çayı beğendik köpürsünü 11 Temmuzda, Amasya çevre yolunu 25 Temmuzda hizmete açtık. Durmak yok, yola devam. Koronavirüs filan engellemiyor, devam edeceğiz.”
“BİZİM İŞİMİZ ESER SİYASETİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında terör örgütünün engellemek için yapmadığını bırakmadığı Cudi Dağı tünellerinin inşasının tamamlandığını, aynı şekilde terör örgütünün yapımına engel olmaya çalıştığı Ilısu Barajı’nı da bitirdiklerini anımsattı.
Son iki yılda yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2018’de Ovit Tüneli’ni, Gümüşhane Çevre Yolu’nu, Trabzon Kaşüstü Kavşağı alt geçidini, 2019’da Ordu Çevre Yolu’nu, İstanbul-İzmir Otoyolu’nu, Derevenk Viyadüğü’nü, Mimar Sinan Organize Sanayi Bölgesi köprülü kavşağı ve bağlantı yollarını, Kayseri Boğazköprü ve bağlantı yolunu, Konya Çevre Yolu’nu, Çorlu Çevre Yolu’nu, Menemen-Aliağa-Çandarlı otoyolunu hizmete açtıklarını anlattı. Ayrıca yeni projeleri de yakından takip ettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1915 Çanakkale Köprüsü’nün her aşamasında bizzat orada bulunduk. Hedefimiz 2022’nin 18 Mart’ında bu köprüyü hizmete açmaktır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimi belediyelerin başlattığı ancak akim bıraktığı bazı projeleri de Bakanlıklar aracılığıyla devam ettirdiklerini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunlardan biri de Adana için sembol olan bir eser olacağına inandığım Seyhan Barajı’nın hemen yanı başındaki köprüdür. Fiziki gerçekleşmesi yüzde 47 seviyesinde olan bu köprünün kalan kısımlarını 530 milyon lira maliyetle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız tamamlayacaktır. Ayrıca köprü giriş ve çıkışlarındaki kavşaklar da yine Bakanlığımızca inşa edilecektir. İnşasına ‘Devlet Bahçeli Köprüsü’ adıyla başlanan bu eserin adını Sayın Bahçeli’nin talebiyle 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olarak belirledik ve bu şekilde de inşallah bitireceğiz. Görüldüğü gibi durmak yok, yola devam. Bu anlayışla çalışmaları sürdürüyoruz. Hep söylediğimiz gibi bizim siyasetimiz hizmet siyasetidir, bizim işimiz eser siyasetidir, bizim işimiz şu gök kubbede hoş bir sada bırakma siyasetidir.”
“TÜRKİYE’Yİ HER ALANDA HEM KALKINDIRDIK HEM SİYASİ VE EKONOMİK OLARAK GÜÇLENDİRDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği günden beri her anlarının hizmetle geçtiğini, İstanbul’daki başarılarının ardından da milletin kendilerine ülkenin yönetimini tevcih ettiğini ifade ederek şunları kaydetti: “Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak sorumluluk üstlendiğim 18 yıldır Türkiye’yi her alanda hem kalkındırdık hem siyasi ve ekonomik olarak güçlendirdik. Bugün her alanda başı dik bir Türkiye varsa bunu 18 yıldaki başarılarımıza borçluyuz. Eskilerin ‘düt demeye dudak gerek’ diye bir sözü var. Türkiye’nin özellikle son yedi yılda maruz kaldığı bunca iç ve dış fırtınadan sağ salim çıkması daha da önemlisi bölgesel ve küresel bir güç hâline gelmesi demokraside ve ekonomide ülkemizi getirdiğimiz seviye sayesindedir. Türkiye’nin boynundaki siyasi boyundurukları kırıp attık. Türkiye’nin ayaklarına takılan ekonomik prangaları parçalayıp bir kenara fırlattık. Türkiye’nin geleceğini ipotek altına alan korkuları çiğneyip geçtik. Kendine güvenen, kendine inanan, potansiyelini ve gücünü kendi hedefleri, çıkarları, planları doğrultusunda kullanan bir ülke inşa ettik. Bir Türkiye inşa ettik. Kimsenin parmak sallayarak konuşamayacağı, kimsenin had bildirmeye teşebbüs edemeyeceği, kimsenin üzerinde pervasızca operasyonlar yürütemeyeceği bir Türkiye kurduk.”
Türkiye’nin savunma sanayinde kendi kendine yeterliliğini her geçen yıl artıran bir ülke olarak kimseye minnet etmeden güvenliğini sağlayacak bir konuma geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Doğu Akdeniz’de, güney sınırlarımızda ve daha pek çok yerde Türkiye’nin ağırlığı bu derece belirgin hissediliyorsa gerisinde sahip olduğumuz siyasi, ekonomik, askerî güç vardır. Karadeniz’de keşfettiğimiz doğal gaz rezervi ve hâlen süren diğer çalışmalarımız enerji alanında ülkemizi birinci lige terfi ettirebilecek zenginliktedir” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi olarak “yok hükmünde” kabul edilen bir devletten tüm denklemlerde kritik role sahip bir ülke seviyesine çıkıldığını vurgulayarak şöyle konuştu: “Pek çok uluslararası platformun aranan, takip edilen, sözüne ve tavrına göre pozisyon alınan ülkesi konumuna yükseldik. Ekonomik olarak üç kuruşluk tuzaklarla yerle yeksan edilen zayıf bir yapıdan ardı adına onlarca saldırıyı göğüsleyerek 2023 hedeflerimize yürümeye devam ettiğimiz bir yere geldik. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye kadar tüm hizmet alanlarında gelişmiş ülkelerin dahi gıptayla takip ettiği bir altyapıya sahibiz. Salgın döneminde pek çok ülkenin sağlık sistemi tüm unsurları ile çökerken biz vatandaşlarımıza en iyi hizmeti ücretsiz olarak verdik. İş vereninden çalışanına, esnaf sanatkârından, garip gurebasına kadar toplumun her kesimini destekleyerek, ekonomik ve sosyal dengelerin güçlü kalmasını sağladık. Velhasıl milletimizin gönlündeki yerimize öyle kuru lafla, mugalatayla, yalanla, iftirayla, içi boş şovlarla değil; yaptığımız hizmetler, inşa ettiğimiz eserler, elde ettiğimiz neticelere sahip olduk. İnşallah aynı anlayışla bu yola devam edeceğiz.”
“EVLATLARIMIZA, 2071 VİZYONLARINI HAYATA GEÇİREBİLECEKLERİ BİR TÜRKİYE BIRAKMAKTA KARARLIYIZ”
Türkiye’nin önündeki ilk seçimlerin 2023’te olduğunu, önlerinde yaklaşık üç yıllık kesintisiz bir hizmet dönemi bulunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı olan 2023’ü, milletimiz için yeni bir zaferin miladı hâline dönüştürmek için var gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz. Dışarıdaki ve içerideki bozguncuların senaryoları birer birer deşifre oluyor. Vesayetle, terörle, kaosla, darbeyle, nice tuzakla durduramadıkları Türkiye’yi, ahlak ve vicdan dışı yeni oyunlarla rotasından çıkarmaya çalışanlar bir kez daha hüsrana uğrayacaktır. Milletimiz işte tüm bu gerçekleri gördüğü için girdiğimiz her mücadelede, başlattığımız her projede hamdolsun yanımızdadır” diye konuştu.
Bugün bu dev projeler arasında yer alan 178 kilometrelik bir otobanın açılışını yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye’nin istiklal ve istikbal kavgası olarak gördüğümüz bu mücadeleyi, Allah’ın izniyle ne pahasına olursa olsun zafere taşıyacağız. Evlatlarımıza, İstanbul’un fethinin 600’üncü yılını ifade eden 2053 ve Malazgirt Zaferi’nin 1000’inci yılı olan 2071 vizyonlarını hayata geçirebilecekleri bir Türkiye bırakmakta kararlıyız. Bitirdiğimiz her eseri, başladığımız her projeyi, kazandığımız her başarıyı bu yolda atılmış bir adım olarak görüyoruz. Bugünkü açılışımız da işte bu adımlardan biridir. Bir kez daha Ankara-Niğde Otoyolu’nun ülkemize ve şehirlerimize hayırlı olmasını diliyorum.”
Altyapısı ve teknolojisiyle, geleceğin otoyolu olarak gördüğü projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen kurumlar ve firmaları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, otoyolu kullanacak vatandaşlara güvenli, konforlu, huzurlu seyahatler diledi. Yüklenici firmaya da bundan sonraki projelerde başarı dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına da teşekkür etti.
Yolun her iki yanında da peyzaj çalışmalarının yapılacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakanlığın bu konuda elinden gelen desteği vereceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Niğde gişelerine bağlantı yapıldı. Bağlantı yapılan yerde bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Enver İskurt ve beraberindeki yetkililer kurdele kesti. Daha sonra Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Ankara-Niğde Otoyolu için hazırlanan anı plaketi takdim etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ankara-Niğde Otoyolu’nun şu anda burada gayet güzel bir tasarımla güzergâh var, kilometreler var, inşallah bugünün anısına bunu Cumhurbaşkanlığında saklayacağız” dedi.
Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yol medeniyettir, yolumuz açık olsun” diyerek, beraberindekilerle kurdele kesti ve Ankara-Niğde Otoyolu’nun tamamlanan 178 kilometrelik birinci ve üçüncü kesiminin açılışını yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra makam aracını kendisi kullanarak yolda deneme sürüşü yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.