Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ Konfederasyonu 50. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin 23 yılda elde ettiği tarihî başarısının gerisindeki en büyük etken, istikrar ve güven ortamının siyasete ve topluma hâkim olmasıdır. Kelebek ömürlü hükûmetlerin yerini liyakatli ve dirayetli kadrolar aldığında ülkenin kısa sürede neleri başarabildiğini hep beraber gördük” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium’da düzenlenen HAK-İŞ Konfederasyonu 50. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
HAK-İŞ’e ilk günden beri dirayetle sürdürdüğü emek, demokrasi, özgürlük ve adalet mücadelesi için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 50. yılın HAK-İŞ camiası ile sendikalar, emekçiler, çalışma hayatı, ülke ve millet için hayırlı olmasını diledi.
Türkiye’de kardeş kavgasının zirve yaptığı bir dönemde bir nevi kardeşlik ve barış ocağı olarak kurulan HAK-İŞ’te emeği geçen herkesi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “HAK-İŞ çatısı altında emekçinin davasını, hakkın, hakikatin ve adaletin davasını savunanlardan, ebedi aleme göç edenlere Rabb’imden gani gani rahmet niyaz ediyorum. HAK-İŞ’in eski genel başkanı, Çalışma Bakanımız, kıymetli yol ve dava arkadaşımız Necati Çelik’i bir kez de sizlerin huzurunda minnetle anıyorum. Hayatta olan dostlarımıza, büyüklerimize ve kardeşlerimize hayırlı, uzun, bereketli ömürler temenni ediyorum. Yine bu vesileyle özellikle iş kazalarında yitirdiğimiz işçi kardeşlerimizi rahmetle yâd ediyor, Allah onlardan da razı olsun diyorum. HAK-İŞ bünyesinde örgütlü sendikal mücadeleye katılan 81 ilimizdeki 850 bin kardeşimin her birine buradan selam ve muhabbetlerimi gönderiyorum.”
Mehmet Akif Ersoy’un “Bekayı hak tanıyan, say’i bir vazife bilir. Çalış, çalış ki beka sa’y olursa hak edilir” beytini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündelik hayatın aksamadan devam etmesinin, emekçilerin “sa’y ü gayreti” sayesinde olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bugünlere gelmesine katkı sunanların en başında hiç kuşkusuz işçilerin, çalışanların ve emekçilerin geldiğini belirterek, şunları kaydetti: “Bugün şunu çok net bir şekilde görüyor ve gönül rahatlığıyla söylüyorum. Şimdiye kadar olduğu gibi Türkiye Yüzyılı’nda da şeref hakkı, el emeğiyle, göz nuruyla, alın teriyle helal rızkını kazanan siz emekçilerimizin olacaktır. Hükûmet olarak bunun için canla başla çalışmaya devam edeceğiz. Hangi sendika bünyesinde olursa olsun ülkemiz ve milletimiz için çalışan tüm işçi kardeşlerimi bir kez daha saygıyla selamlıyor, Türkiye’ye yaptıkları eşsiz hizmetlerden ötürü her birine şükranlarımı ifade ediyorum. Burada şu gerçeğin altını çizmek istiyorum. Örgütlü emek ve hak mücadelesi için sendikalar elbette vazgeçilmezdir. Fakat unutmayalım ki sendikalarımızın varlığı işçiyle kaimdir, emekçi ile kaimdir. İşçi olduğu için, emekçi örgütlendiği için sendikalar vardır. Sadece sendikaların değil, son tahlilde işverenin varlığı da o işi yapacak insan unsuruyla kaimdir. Biz, bunları birbirine hasım gören, birbirinin adeta kanlı bıçaklısı gören kökü dışarıda ideolojik yaklaşımları reddediyoruz.”
Geriye bakıldığında, işçi ile işvereni düşmanlaştıran anlayışın emek mücadelesine katkıdan ziyade zarar verdiğinin görüldüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şurası bir gerçek ki alın teri ve emek hiçbir ideolojiye, hiçbir hizbe, hiçbir klik ve gruba ipotek edilemeyecek kadar kutsaldır, yücedir, hürmete layıktır. İşçi ve işveren arasındaki ilişki ancak hak temelli bir bakış açısıyla ele alındığında doğru bir şekilde anlaşılabilir. Bizim medeniyetimizde işçinin işveren üzerinde hakkı olduğu gibi işverenin de işçi üzerinde hakkı vardır. Çalışma barışının sağlanması ancak bu şekilde mümkün olacaktır. Çalışma barışı taraflar arasında denge kurmakla, adaletli davranmakla, işverenin, işçinin üretimden ve hizmetlerden yararlanan tüketicinin müşterek haklarını korumakla temin edilebilir. Bu noktada kurulduğu günden beri soğuk savaş ürünü ideolojik sendikal anlayışlara prim vermeden ilkeli, tutarlı ve istikrarlı bir sendikacılık örneği sergileyen, 50 senedir erdemli sendikacılığın ülkemizdeki sancaktarlığını üstlenen HAK-İŞ’i huzurlarınızda bir kez daha tebrik ediyorum.”
“İNSANLIK ADINA VERİLMİŞ ONURLU BİR MÜCADELE”
“Nasıl hakkı, adaleti, özgürlüğü, alın terini savunmak bir erdemse, haksızlığa, zorbalığa, her türlü emek istismarına karşı çıkmak da aynı ölçüde erdemdir, fazilettir. İnsanlık adına verilmiş onurlu bir mücadeledir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Bunun muhatabı kimi zaman hak hukuk tanımayan patronlar olabilir. Kimi zaman gözünü para hırsı bürümüş sermaye sahipleri olabilir. Kimi zaman ezilenlerin kaynaklarını sömüren emperyalistler olabilir. Kimi zaman elindeki gücü hoyratça kullanan küresel lobiler olabilir. Kimi zaman milletin muazzez iradesine el uzatan darbeciler olabilir. Kimi zaman mazlumların oluk oluk kanını akıtan zalimler olabilir. İşte bunlara karşı durmakta en az emek mücadelesi, ücret mücadelesi kadar mühimdir, değerlidir, insan olarak bizim asli vazifemizdir.”
HAK-İŞ’in 50 yılını anlatan kısa filmi hep beraber izlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asırlık mücadelenin serencamına bir kere daha tanıklık ettiklerini, her açıdan gurur verici, şahsiyetli, haysiyetli bir emek mücadelesinin HAK-İŞ çatısı altında sabırla, samimiyetle, kararlılıkla yürütüldüğünü gördüklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ’in, köklü bir yürüyüşün, alın teriyle yoğrulmuş bir davanın adı olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: “Türkiye’nin sancılı ve sıkıntılı zamanlardan geçtiği, sabah erken uyananın demokrasi ve millî irade gaspına teşebbüs ettiği, sokaklarımızda kaos ve çatışmanın hüküm sürdüğü dönemlerde HAK-İŞ, sadece kendi mensuplarının değil, topyekun milletimizin, millî iradenin de hakkını savunarak Türk sendikacılık tarihinde bir ilki başarmıştır. Konfederasyonumuzun ilk basın toplantısında dile getirilen şu prensiplere yarım asırdır bağlı kaldığını görmekten ayrıca mutluluk duyuyorum. HAK-İŞ, manevi, millî değerlere bağlı, milletimizin bünyesine uygun bir görüşün sahibidir. HAK-İŞ, yabancı ideolojilere işçilerimizi alet etmek isteyen konfederasyonlara karşı olduğu gibi, işçinin omzundan sendika ağalığı ve sendika patronluğu kuranların da karşısındadır. HAK-İŞ, işte bu ortamda işçimizin gerçek temsilcisi olacaktır. İşçiye gerçek hizmet gayesiyle ortaya çıkan HAK-İŞ olarak başlatmış olduğumuz bu mücadelede, Türk işçisiyle el ele, omuz omuza yürüyeceğiz.”
“TÜRK DEMOKRASİSİNİN KENDİSİNE KARŞI KURULAN TUZAKLARI BİRLİKTE BOŞA ÇIKARDIK”
HAK-İŞ’in yarım asırlık örnek yolculuğunda, darbecilerle, vesayetçilerle, terör örgütleriyle, para babalarıyla değil, daima milletle yürüdüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Tıpkı o gün söz verdikleri gibi Türk işçisiyle omuz omuza yürüdü. İşçinin alın terini ideolojik çatışma ve kamplaşmalara meze ettirmediniz. Millî iradeye yönelik bütün saldırılarda demokrasiden yana saf tuttunuz. Biz de bu mücadelemizde sizlere destek olduk. Bu mücadeleyi birlikte verdik. Güya adaleti sağlama adına bir sağdan bir soldan gençlerin asıldığı 12 Eylül’ü birlikte aştık. Beşli çetelerin milletin ensesinde boza pişirdiği 28 Şubat’ı birlikte aştık. ‘Ordu göreve’ pankartlarıyla alenen darbe çığırtkanlığının yapıldığı günleri birlikte aştık. Vandalizm üzerinden meşru hükûmetin devrilmeye çalışıldığı Gezi olaylarını birlikte aştık. 28 Şubat’tan 27 Nisan’a, 17-25 Aralık’tan 15 Temmuz ihanetine, millî iradeye yönelik girişimleri birlikte aştık. Türkiye’ye ve Türk demokrasisinin özellikle kendisine karşı kurulan tuzakların hepsini Allah’a hamdolsun sizlerle birlikte boşa çıkardık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, HAK-İŞ’in 50 yıllık zorluklarla dolu yolculuğunun, başarılı bir emek mücadelesi olmasının yanı sıra Türkiye’nin bagajlarından kurtulmasını da temsil ettiğini vurguladı.
Bu gerçeği, en iyi millet ve millî irade düşmanlarının bildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her fırsatta vurguluyorum, bugün bir kez daha tekrarlıyorum. Son yarım asırda, özellikle son 23 yılda maruz kaldığımız bütün bu saldırıları püskürttüysek, bunda HAK-İŞ ailesi olarak sizlerin çok büyük bir payı var. Köklerinize sahip çıktınız. Kurucu değerlerinize sahip çıktınız. Milletin adamlarına sahip çıktınız ve emanete asla gölge düşürmediniz. Yarım asır önce bedel ödeme pahasına çok çetin şartlarda bu çatıyı halis niyetlerle kuranların tertemiz mirasına leke sürdürmediniz” diye konuştu.
HAK-İŞ’i, Gazze’den Afrika’ya kadar nerede bir masum, mazlum ve muhtaç varsa onun imdadına koştuğu için de tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat asrın felaketinde HAK-İŞ’in tüm imkânlarıyla seferber olduğunu anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada şu noktaya özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Bizler, tarihinde zorla çalıştırma ve köle ticareti gibi utançlar bulunmayan, kul hakkını gözetmeyi hayatının merkezine yerleştiren bir milletin mensuplarıyız. ‘İşçinin ücretini alın teri kurumadan ödeyin’ buyuran Peygamber Efendimizin emri, milletçe pusulamız olmayı sürdürüyor. Emekçileri modern köleliğe mahkûm eden küresel kapitalist sistemlerin açmazlarının farkında olarak, hak ve hakkaniyetten ayrılmadan, çalışma hayatında adaleti sağlama gibi bir mesuliyeti taşıyoruz. Sendikalarımızın dünyadaki muhataplarıyla iş birliği içerisinde faaliyet gösterirken, modern köleliği sorgulayan ve buna esaslı çözümler getiren çalışmalara da imza atmalarını canı gönülden diliyorum. Türkiye, emek-üretim ilişkisindeki ve ahilik geleneğindeki köklü tecrübesini dikkate aldığımızda, bu itirazı temellendirebilecek imkânlara sahiptir. HAK-İŞ de bu toprakların birikimini, yeni ve yenilikçi çalışmalarla insanlığın gündemine taşıyacak kapasiteye sahip bir sendikamızdır.”
HAK-İŞ’in bu türden çalışmalara öncülük ettiğini, sorumluluğunun gereğini hakkıyla yerine getirdiğini bildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle üyesi olduğu uluslararası platformlarda HAK-İŞ, bu ülkeyi ve milleti gerçekten büyük bir başarıyla temsil ediyor. Ancak emek sömürüsünün küresel düzeyde arttığı günümüzde, bu çalışmaların ölçeğini, kapsamını ve etkisini daha da büyütmek zorundayız” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna ilişkin bir diğer hususun, işçilerin can emniyeti, iş sağlığı ve güvenliği olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Geçen sene Beşiktaş Gayrettepe’de 29 kardeşimizin, geçen hafta Kocaeli Dilovası’nda 7 insanımızın hayatına mal olan faciaların tekerrür etmemesi için devletin kurumlarıyla birlikte şüphesiz işverenlere ve sendikalarımıza da önemli görevler düşmektedir. Evine ekmek götürmek, çocuklarının iaşesini sağlamak, helalinden rızkını kazanmak için ter döken kardeşlerimizin hepimizi derinden yaralayan bu tür facialarda can vermemesi için hep birlikte daha fazla gayret göstermeliyiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçilikten gelen bir Cumhurbaşkanı olarak hükûmetleri döneminde daima işçilerle dayanışma içinde hareket ettiklerini ve onların yanında olduklarını söyledi.
İktidarlarının ilk yıllarında konut edindirme yardımı ve zorunlu tasarruf fonundaki milyonlarca çalışanın parasını hak sahiplerine ödediklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal güvenlik kurumlarını birleştirerek hastane ayrımına son verdiklerini, herkesin tüm sağlık kuruluşlarından yararlanmasını mümkün kıldıklarını ifade etti.
Geçici iş pozisyonlarında çalışan işçilerin mesai sürelerinin, aynı vize dönemi içinde 11 ay 29 güne kadar uzatılabilmesini temin ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçici işçilerin, çalıştırıldıkları iş yerlerinde geçirdikleri hizmet süresi esas alınarak, bu iş yerlerinde boş olan sürekli işçi kadrolarına naklini sağladık. Orman işçilerimiz başta olmak üzere benzer durumda olan kardeşlerimiz bu haktan yararlandı” diye konuştu.
“SORUNLARI MASADA ÇÖZMEYİ HEDEFLEDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamuda çalışan taşeron işçilerin yine kendi dönemlerinde kadroya geçtiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Darbe ürünü olan 2821 ve 2822 sayılı sendikal yasaları değiştirmek aynı şekilde bize nasip oldu. Sendika üyeliği için zorunlu olan noter şartını kaldırarak, sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engellerden birini bertaraf ettik. Sendikalı olma hakkı bulunmayan bazı mesleklerin ve statülerin, sendikalı olmasını mümkün hâle getirdik. 1 Mayıs, yıllarca bu ülkede gerilimlere konu oldu. 1 Mayıs’ı resmî tatil yaparak, işçi bayramının kardeşçe ve dayanışma içinde kutlanmasına imkân tanıdık. Böylece bir istismar alanı daha kapandı, artık marjinal grupların dışında 1 Mayıs’ta meydanlarda çatışma çıkaran kimse kalmadı. Daha bunun gibi pek çok hakkı, reformu, yeniliği, hizmeti emekçilerimize kazandırmanın gururunu yaşadık. İktidara geldiğimiz günden beri sendikalarımızla her zaman diyalog içinde olmayı, sorunları masada çözmeyi hedefledik. İnşallah önümüzdeki dönemde de bu hassasiyetle yola devam edeceğiz.”
“MERKEZ BANKASI REZERVİMİZ 185 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNDE”
Türkiye’nin, 23 yılda elde ettiği tarihî başarıların gerisindeki en büyük etkenin, istikrar ve güven ortamının siyasete ve topluma hâkim kılınması olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kelebek ömürlü hükûmetlerin yerini liyakatli ve dirayetli kadrolar aldığında, ülkenin kısa sürede neleri başarabildiğini hep beraber gördük” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide 23 senede yıllık ortalama yüzde 5,4 oranında büyüme kaydedildiğine dikkati çekerek, “2002’de millî gelirimiz 238 milyar dolardı, biz bunu 2024’te 1,5 trilyon dolar sınırına getirdik. Kişi başına düşen millî gelirimiz, 3 bin 608 dolarken 2024’te 14 bin 751 dolara yükseldi. 2025’in ikinci çeyreğinde kişi başı millî gelir 17 bin dolara yaklaştı. Merkez Bankası rezervimiz 27 milyar dolardı, şimdi 185 milyar dolar seviyesinde. 36 milyar dolar olan ihracatımız, şimdi 270 milyar doları aşmış durumda” ifadelerini kullandı.
Üretim ve istihdamdan asla taviz vermediklerini, 29 aydır işsizliğin oranının tek haneli oranlarda seyrettiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “TÜİK 2025’in 3. çeyrek iş gücü istatistiklerini bugün açıkladı. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleşti. Yine 3. çeyrekte iş gücümüz 35 milyon 568 bine, istihdamımız ise 32 milyon 558 bine ulaştı. Ekonominin farklı başlıklarında bu başarılara imza atarken aynı zamanda deprem bölgemiz için 90 milyar dolar civarında harcama yaptık. Cumartesi günü Adıyaman’da 350 bininci afet konutunun kurasını çektik. Bunlar yalnızca birer başlangıç. Önceki ay yürürlüğe giren Orta Vadeli Program’ın rehberliğinde, gelecek 3 yıl içinde inşallah çok daha önemli başarılara imza atacağız. Hepimizi sıkıntıya sokan hayat pahalılığı meselesini mutlaka çözeceğiz. Tek haneli enflasyon hedefimize ulaşmak için önümüzde kat etmemiz gereken bir yol olduğunun elbette bilincindeyiz. Ama bu yolu sabırla yürüyecek güç de irade de bizde hamdolsun mevcut. Allah’ın izniyle bu yolu yürüyecek ve hedefimize varacağız. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Konfederasyonumuzun 50. Yıl Dönümünü tebrik ediyor, sendikalarımıza, emekçilerimize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.