Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Milletimizin sofrasına gelen her lokmanın helal, sağlıklı ve güvenilir olması için yürüttüğümüz çalışmaları hız kesmeden devam ettireceğiz. Sağlıklı ve güvenilir gıda denetimleri yanında fahiş fiyatlara, stokçuluk ve haksız ticari eylemlere de göz açtırmıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.
Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
“Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerin vasıtasıyla şu an ekranları başında bizleri ilgiyle, heyecanla takip eden tüm vatandaşlarıma selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Asya’dan Afrika’ya, Balkanlar’dan Kafkasya’ya dünyanın dört bir yanında kalbi milletimizle birlikte atan tüm kardeşlerimizi aynı şekilde saygıyla selamlıyorum.
AZERBAYCAN-GÜRCİSTAN SINIRINDA DÜŞEN ASKERÎ KARGO UÇAĞI
Değerli arkadaşlar; yaşadığımız her olay Türkiye’nin sınırlarının çok ötesinde bir büyüklüğe, nüfuza ve gönül halesine sahip olduğunu gözler önüne seriyor. Bunu zafer kutlamalarından dönerken Azerbaycan-Gürcistan sınırına yakın Signagi bölgesinde düşen askerî kargo uçağımız sonrası bir kez daha gördük. Kardeş ülkeler başta olmak üzere dünyanın her tarafından taziye ve dayanışma mesajları aldık. Bilhassa Gürcistan ve Azerbaycan facianın ilk anından itibaren tüm imkânlarını seferber etti, arama-kurtarma ekiplerinin ulaştırılması, enkazın bulunması, olay mahallinin güvenliğinin sağlanması noktasında tam bir iş birliği içinde oldular.
Uçağın kara kutusuna ve şehitlerimizin naaşlarına kısa sürede ulaştık. Cuma günü de ebedi istirahatgahlarına uğurlamak üzere şehitlerimizi ülkemize getirdik. Bakanlarımızın, milletvekillerimizin, sivil ve askerî erkan ile vatandaşlarımızın katılımıyla şehitlerimize son görevimizi yerine getirdik. Bir kez daha aziz hatıralarını daima yaşatacağımız kahraman askerlerimizi kemali hürmetle yad ediyor, her birine Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
Aynı şekilde Hırvatistan dönüşü düşen Orman Genel Müdürlüğümüze ait yangın söndürme uçağında şehit olan pilotumuza da Rabbimden rahmet diliyorum.
Şairin dediği gibi; ‘bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.’ Bu hakikat asırlardır değişmedi ve değişmeyecek. Bin yıldır olduğu gibi bugün de sınırlarımız içinde ve dışında milletimizin huzuru, devletimizin bekası uğruna canları pahasına vazife yapan nice vatan evladı var, Rabbim hepsini korusun, muhafaza etsin, ayaklarına taş değdirmesin diyorum.
Kaza kırım ekibimizin topladığı veriler ışığında ve kara kutunun incelenmesi neticesinde 20 canımızı şehit verdiğimiz elim hadisenin neden yaşandığını çok daha net görebileceğiz. Bunları da başta şehit yakınlarımız olmak üzere kamuoyumuzla şeffaf bir şekilde paylaşacağız. Bu vesileyle telefonla arayarak veya mesaj yollayarak acımızı paylaşan tüm dost ve kardeş ülkelere teşekkür ediyorum.
Burada şunu da ifade etmek istiyorum: Peygamberlikten sonraki en yüce makam olan şehadet mertebesine ulaşmak ne kadar ulvi ise geride kalanlar için de sabretmek o kadar büyük bir derecedir. Şehit yakınlarımızın teslimiyeti, vakarı, sabrı ve metaneti karşısında bu milletin bir ferdi olarak, açık söylüyorum, duygulanmamak elde değil. Yüreklerine düşen kor ateşe rağmen, metanetlerinden taviz vermeyen tüm kardeşlerimden Allah razı olsun.
“86 MİLYON İNSANIMIZIN HER BİRİNE AŞKLA HİZMET EDİYORUZ”
Değerli basın mensupları, değerli arkadaşlar; Kabine olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 783 bin kilometre karesinin tamamına, 86 milyon insanımızın her birine aşkla hizmet ediyoruz. Halka hizmeti hakka hizmet olarak kabul eden bir anlayışın temsilcileri sıfatıyla durmadan, dinlenmeden çalışıyor, eserlerimize her gün bir yenisini ekliyoruz.
Son Kabine toplantımızdan bu yana geride bıraktığımız iki haftayı yine dolu dolu geçirdik. 4 Kasım’da ülkemize atanan büyükelçilerin güven mektuplarını kabul ettik. Ertesi gün partimizin grup toplantısını büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. 6 Kasım’da düzenlenen Kütüphane 5.0 ve İnsan Merkezli Dijital Dönüşüm Uluslararası Konferansı bu alandaki yeni trendleri görmemize vesile oldu. Ülkemizin ve dünyanın farklı yerlerinden çok kıymetli isimleri Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduk. 5 sene önce Ankara’ya kazandırdığımız Millet Kütüphanemiz toplam 141 milyon 700 bin kaynakla dünyanın en büyük 3. kütüphanesi hâline geldi. Sadece geçen sene çoğu genç 2 milyon kişiyi kütüphanemizde misafir ettik. 15 Kasım itibariyle toplam 8 milyon 650 bin ziyaretçiyi Millet Kütüphanemizde ağırladık. Biliyorsunuz kütüphanemizde okuyan, yazan, araştırma yapan veya sınavlara hazırlanan bu misafirlerimize günde iki öğün çorba ikram ediyoruz. 15 çeşit içecek ve keklerimizi yine ücretsiz olarak misafirlerimize sunuyoruz. Bu yılbaşından beri 7 milyon 340 bin adet ücretsiz ikramda bulunduk.
“GENÇLERİMİZ GELECEĞİMİZDİR ANLAYIŞIYLA, EN İYİ ŞEKİLDE YETİŞMELERİ İÇİN CANSİPERANE ÇALIŞIYORUZ”
Şurası da oldukça dikkate değerdir: Halk kütüphanelerimizdeki güncel üye sayımız 7,6 milyona, kitap sayımız 25,6 milyona ulaştı. Şu an dağıtımda olan 800 bin yeni kitabımızla bu sayıyı yılsonunda inşallah 26,4 milyona çıkarmış olacağız. Sadece bu rakamlar bile muhalefetle aramızdaki derin ufuk farkını ortaya koyuyor.
Siyasi rakiplerimiz gençleri sarf malzemesi olarak görüp yolsuzluklarını aklamak için öne sürerken, biz, gençlerimiz geleceğimizdir anlayışıyla onların her alanda en iyi şekilde yetişmeleri için cansiperane çalışıyoruz. Kaliteli eğitim almış, bilgi ve hikmetle donanmış, milli, manevi değerlerine sahip çıkan bir gençliğin yetişmesi için hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyoruz. Yeter ki gençlerimiz okusun, araştırsın, kendilerini geliştirsin. İnşallah biz bu şuurla onlara hizmet etmeyi sürdüreceğiz.
“BUNDAN SONRA DA TÜM İMKANLARIMIZLA CAN AZERBAYCAN’IN YANINDA OLACAĞIZ”
Değerli arkadaşlar; Zafer Günü’nü Azerbaycanlı kardeşlerimizle kutlamak ve Azatlık Meydanında tertiplenen zafer geçidi törenine iştirak etmek üzere 8 Kasım’da Bakü’deydik. 44 günlük vatan muharebesinde Karabağ’ın işgalden kurtuluşu için toprağa düşen şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi şükranla andık. İki devlet tek millet düsturuyla inşallah bundan sonra da iyi ve kötü günlerinde tüm imkânlarımızla can Azerbaycan’ın yanında olacağız. Özellikle Güney Kafkasya’da kalıcı barışın tesisi ve ekonomik kalkınmanın ivme kazanması için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız.
10 Kasım’da Cumhuriyetimizin banisi ve ilk Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 87. yıl döneminde bir kez daha saygıyla yad ettik.
İktidarlarımız boyunca millete efendilik yoktur, hadimlik vardır prensibinden hareketle aziz milletimize kimsenin patronluk taslamasına, parmak sallamasına, Anadolu insanını hor, hakir görmesine müsaade etmedik. Bu topraklarda kurduğumuz devletler zincirimizin en son halkası olan Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet muzaffer ve muvaffak kılmak için canla, başla çalıştık.
Bir dönem toplu iğne dahi üretemeyen bir ülkeyi dünyanın en büyük 17. Avrupa’nın en büyük 7. ekonomisi hâline getirdik. 2025 yılı ikinci çeyreğinde kişi başı millî gelir 17 bin dolara ulaştı. 2002 senesinde yılda sadece 36 milyar dolar ihracat yapabiliyorduk. Ekim 2025 itibariyle yıllıklandırılmış ihracımız 270,2 milyar dolarla rekor kırdı. Hizmetler ihracatımız ise 14 milyar dolardan, 121,6 milyar dolara çıktık. Savunma sanayinde bir zamanlar yüzde 80 oranında dışa bağımlı olan Türkiye, bugün bu alanda dünyanın imrenerek takip ettiği bir seviyeye yükseldi. İHA ve SİHA üretiminde artık dünyanın ilk üç ülkesi arasındayız. Sadece ekonomide değil, demokraside de zihniyet dönüşümü gerçekleştirdik. 1940’lardan itibaren siyasete musallat olan faşizan zihniyet yerine, millî iradenin gerçek manada egemen olduğu yönetim modelini ülkemize kazandırdık. Tek parti zihniyetinin Cumhur ile Cumhuriyet, devlet ile millet arasına ördüğü duvarları hayata geçirdiğimiz tarihî nitelikteki reformlarla ortadan kaldırdık.
Şunu büyük bir gururla ifade etmek istiyorum: Bugün Türkiye emin, ehil, dürüst, çalışkan kadroların riyasetinde her alanda son asrın en başarılı hizmet ve eser noktasında en üretken yıllarını yaşıyor. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz adım adım gerçeğe dönüşüyor. İnşallah hiç kimsenin dahili ve harici hiçbir bedhahın emperyalistlere taşeronluk yapan hiçbir odağın bu kutlu yürüyüşe ket vurmasına izin vermeyeceğiz.
Değerli arkadaşlar; 11 Kasım Millî Ağaçlandırma Günü’nde ülkemiz genelinde 14 milyon 914 bin fidanı toprakla buluşturduk. Çağrımıza icabet ederek yeşil vatan seferberliğimize katılan 1 milyon 280 bin vatandaşımızın her birine buradan teşekkür ediyorum. Aynı gün partimizin genel merkezinde Şehirciliğimizde İnsan ve Mekân temasıyla toplanan Şehircilik Zirvemizin açılışını yaptık.
“KIBRIS MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ İKİ DEVLETİN BİR ARADA VAR OLMASINDAN GEÇİYOR”
13 Kasım’da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına seçilmesine müteakip ilk resmi yurt dışı ziyareti vesilesiyle Sayın Tufan Erhürman’ı eşiyle misafir ettik. Sayın Cumhurbaşkanıyla millî davamız Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve Ada’daki gerçeklere uygun bir çözüme yönelik atılabilecek ortak adımları değerlendirdik. Sayın Erhürman’ın son dönem de Rum Kesimi’ne yönelik mesajlarında Kıbrıs Türk’ünün egemen eşitliğinden ödün verilmeyeceğini vurgulaması önemlidir. Geçmişte defalarca denenmiş ve netice alınmamış önerilerin tekrar ısıtılmaya çalışılmasını vakit kaybı olarak görüyoruz. Kıbrıs meselesinin çözümü çeşitli vesilelerle altını çizdiğimiz üzere iki devletin bir arada var olmasından geçiyor. Kıbrıs Türk’ünün ilk baştan beri gösterdiği cesaret, irade ve yapıcı tutumu Rum tarafı da gösterirse Ada’da egemen eşitliğe ve eşit uluslararası statüye dayalı kalıcı, adil ve gerçekçi bir çözüm bulunabilir. Değilse adaletsizlik üzerine hiçbir çözüm bina edilemez. Bu vesileyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanının 42. yıl dönümünü bir kere daha tebrik ediyor, Kıbrıs Türk’ünün esenlik ve güvenliği için şehit olan tüm Mehmetçik ve mücahitlerimizi rahmetle yad ediyorum.
14 Kasım Atatürk Kültür Merkezi’nde Şule Yüksel Şenler Vakfımız ile Doktor Betty Shabazz Merkezinin organize ettiği Uluslararası İnsan Hakları Konferansı ve Yankılar Sergisi’nin açılışını gerçekleştirdik.
“DEPREM BÖLGEMİZİN YARALARINI SARMAYA DEVAM EDİYORUZ”
15 Kasım Cumartesi günü ise Adıyaman’daydık. Deprem bölgemizin yaralarını sarmaya süratle devam ediyoruz. Eylül ayında Malatya’da 304 bininci afet konutumuzun kurasını çekmiştik. Adıyaman’da da 350 bininci yuvamızın anahtarlarını teslim etmenin sevincini yaşadık. Böylece tek seferde toplam 45 bin 342 konut ve iş yerini daha teslim etmiş olduk. Yıl sonunda Adıyaman’ımızda toplam 43 bin 573 konut ve iş yerini daha teslim etmeyi hedefliyoruz. 11 ilimiz için hedefimiz yılbaşından önce 453 bin bağımsız bölümün anahtar teslimini yapmaktır. Evine kavuşmamış tek bir hak sahibi bırakmayana kadar inşallah gece-gündüz çalışacağız. Hâl böyleyken gören herkesin takdir ettiği hizmetleri itibarsızlaştırmaya çalışan bir zihniyetin umutsuz çırpınışlarına şahit oluyoruz. Taş üstüne taş koymaktan aciz olanlar, deprem bölgesinde rekor sürede yapılan inşa ve ihya çalışmalarını karalıyor. Bir işin ucundan tutmadıkları gibi, bir de 7 gün 24 saat esasına göre şantiyelerde ter döken mühendislerimizin, işçilerimizin emeğine laf ediyorlar. İş yapmayı animasyon yapmak olarak görenlere ne desek boş. Rabbim hiç kimseyi sırf siyasi ve ideolojik taassubu yüzünden yalan söyleyecek, verilen onca emeğe çamur atacak seviyeye düşürmesin diyorum. Allah’ın izniyle biz bunlara aldırmayacak ve sadece işimize bakacağız. Bir kez daha kuralarını çektiğimiz ev ve iş yerlerinin depremzedelerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.
Aziz kardeşlerim; hükûmetimizin en hassas davrandığı konuların başında temiz ve sağlıklı gıdaya erişim ile gıda güvenliği geliyor. İnsanımızın ücretini ödediği üründe hile, hurda, aldatmaca olmaması için ne yapılması gerekiyorsa yapmanın çabası içindeyiz. Denetimler sonucunda taklit, tağşiş yapılan sağlıksız ürünler artık anlık olarak Tarım Bakanlığımız tarafından yayınlanıyor. İstanbul’da ikisi çocuk, üç gurbetçimizin hayatını kaybetmesini müteakip basın organlarında yaşanan tartışmalara baktığımızda bu konudaki hassasiyetimizin ne kadar yerinde, doğru ve isabetli olduğunu tekrar görmüş olduk. Üç insanımızın hayatını kaybettiği olayla ilgili soruşturma şu an çok boyutlu bir şekilde devam ediyor. Emniyet birimlerimizin ve savcılarımızın gerekli tahkikatı yaparak ölümlerin neden kaynaklandığı ortaya çıkacak.
“TARLADAN SOFRAYA UZANAN EMEK YOLCULUĞUNUN HER ADIMINI KONTROL EDİYORUZ”
Ama burada şöyle ikircikli bir tavra da şahitlik ediyoruz: Geçen sene kimi meşhur markalar dahil ürünlerde tağşiş, taklit, hile, hurda tespit ettiği için ana muhalefetin insafsızca eleştirdiği devlet kurumlarımız, bugün aynı kesimlerce yine hedef tahtasına konuluyor. Oysa biz tarladan sofraya uzanan o büyük emek yolculuğunun her adımında denetmenlerimiz vasıtasıyla gerekli kontrollerin titizlikle yapılmasını sağlıyoruz. Vatandaşlarımızdan gelen ihbar ve şikâyetleri dikkatlice değerlendiriyoruz. Herhangi bir sorun, sıkıntı veya yönetmeliklere aykırı bir durum tespit ettiğimizde de kimsenin gözünün yaşına bakmıyoruz. Burada hassasiyetimizi gösteren bazı rakamları sizlerle paylaşmak isterim.
Değerli basın mensupları; 2025 yılında ülke genelinde yürütülen çalışmalar kapsamında tam 1 milyon 103 bin gıda kontrolü gerçekleştirildi. Kayıt ve onaydan hijyene, izlenebilirlikten muhafaza şartlarına kadar her detay tek-tek incelendi. Kurallara uymadığı tespit edilen 25 bin 750 işletmeye toplam 2 milyar 206 milyon lira idari para cezası uygulandı. Bununla da kalmadık, suç telkin eden 495 dosyayı Cumhuriyet Savcılıklarına intikal ettirdik. Milletimize karşı şeffaflığımızı arttırmak için yeni uygulamaları da yakın zamanda devreye aldık. Daha önce belli dönemlerde açıklanan taklit ve tağşiş listesini anlık olarak zaten ilan ediyoruz. Böylece ceza verilen işletmelerin yaptığı sahtekârlığı vatandaşımızın da anında görebilmesini temin ediyoruz.
Bir diğer önemli yenilik, gıda işletmelerindeki karekod uygulamasıdır. Vatandaşımız işletmenin en son ne zaman denetlendiğini, hangi şartlarda incelendiğini sadece bir karekod okutarak anında görebiliyor. Milletimizin sofrasına gelen her lokmanın helal, sağlıklı ve güvenilir olması için yürüttüğümüz çalışmaları hız kesmeden devam ettireceğiz. Sağlıklı ve güvenilir gıda denetimleri yanında fahiş fiyatlara, stokçuluk ve haksız ticari eylemlere de göz açtırmıyoruz. 2025 yılı içerisinde 470 bin firma denetlenerek 2,4 milyar liralık idari para cezası uygulandı. Ayrıca Rekabet Kurumumuz tarafından yapılan tüm çalışmalar kapsamında bu sene içinde 196 firmaya toplamda 11,5 milyar liralık idari para cezası tatbik edildi.
“GIDA GÜVENLİĞİ KONUSUNDA EN KÜÇÜK BİR İHMALE TOLERANSIMIZ YOKTUR”
Şunu tüm vatandaşlarımın çok iyi bilmesini arzu ediyorum: Gıda güvenliği konusunda en küçük bir ihmale toleransımız yoktur. Her ne surette olursa olsun daha fazla para kazanmak için insanımızın sağlığını tehlikeye atanlarla mücadelemiz aynı kararlılıkla sürecektir. Vatandaşımızın güvenli gıdaya ulaşmasını temin ederken elbette evine ekmek götürmeye çalışan esnafımızın da hakkını, hukukunu koruyacağız. İstanbul’daki elim olay henüz aydınlatılmamışken, yeme içme sektörümüzü itham eden art niyetli yorumları da doğru bulmadığımızı ifade etmek istiyorum.
Aziz vatandaşlarım, değerli arkadaşlar; imparatorluk bakiyesi olan Türkiye çok büyük bir devlettir. Türk milleti de büyük hedefleri ve hayalleri olan bir millettir. Bu hedeflere ulaşabilmek için içeride olduğu kadar yurt dışında da çok boyutlu bir politika izliyoruz. Aynı tarihi, aynı kaderi ve aynı istikbali paylaştığımız tüm dost ve kardeşlerimizle barış içinde yaşamanın gayretindeyiz. Irak’tan Suriye’ye güney sınırlarımız boyunca barışı, adaleti, istikrarı ve birlikte kalkınmayı, birlikte kazanmayı savunuyoruz. Komşumuz Irak’ta 11 Kasım’da yapılan Irak Temsilciler Meclisi seçimlerinin sorunsuz ve barışçıl bir ortamda gerçekleşmesinden memnuniyet duyduk. Seçimlerin Irak halkı için hayırlara vesile olmasını diliyor, inşallah bundan sonra da Iraklı kardeşlerimizin yanında olacağımızı vurgulamak istiyorum.
“TÜRKİYE, SURİYE’DEKİ BÜTÜN HALKLARI KARDEŞİ OLARAK GÖRMEKTEDİR”
Suriye’nin uluslararası ilişkilerde yakaladığı ivmeyi memnuniyetle takip ediyoruz. Bu komşu ülkenin birlik, beraberlik ve bütünlüğünü güçlendireceğine inandığımız 10 Mart mutabakatının uygulanmasıyla ilgili kararlı duruşumuzu koruyoruz. Türkiye, bu meselenin suhuletle çözümü için her türlü katkıyı sunmaya hazırdır. 8 Aralık devriminin birinci yıl dönümü yaklaşırken artık hiç kimse geçmişe takılıp kalmamalı, ortak gelecek vizyonuyla hareket etmenin yollarını aramalıdır. Bölgemize dair yayılmacı emeller güdenlerin telkin, işmar ve kışkırtmalarına prim verilmemelidir. Unutmayın, el atına binenin tez ineceği gerçeğini hiç kimse ama hiç kimse unutmamalıdır. Türkiye daha önce defalarca söylediğim gibi Suriye’deki bütün halkları kardeşi olarak görmekte, herkesin huzurunu, güvenliğini, esenliğini istemektedir. Bu anlayışla önümüzdeki dönemde Suriye’de kalıcı huzur ve istikrarın tesisi için bölgedeki tüm aktörlerle diyalog içinde çalışmaya devam edeceğiz.
“MEVCUT TÜM İMKÂNLARI KULLANARAK GAZZE’YE YARDIMLARIMIZI ULAŞTIRIYORUZ”
Gazze’de ülkemizin de katkısıyla sağlanan ateşkesin ihlallere rağmen devam etmesini çok kıymetli buluyoruz. Hamas, Netanyahu hükûmetinin tüm provokasyonlarına rağmen attığı imzanın arkasında duruyor ve sorumluluklarını yerine getiriyor. Başta Sayın Trump olmak üzere Amerika yönetiminin de bu konuda yapıcı bir yaklaşım sergilediğini görüyoruz. İnsani yardımlar konusunda İsrail’den kaynaklı çeşitli aksaklıklar yaşansa da biz mevcut tüm imkânları kullanarak Gazze’ye yardımlarımızı ulaştırıyoruz. Tam 810 ton insani yardım taşıyan 18. iyilik gemimiz cuma günü El-Ariş Limanına ulaştı. 47 tır dolusu malzemeyi Refah Sınır Kapısına yönlendirdik. Öte yandan havaların soğuması ve yağışların başlamasıyla birlikte Gazze’deki durum giderek kötüleşiyor. Gazze halkının bir an önce derme çatma çadırlardan kurtarılması gerekiyor. Ülkemizdeki konteynerlerin Gazze’ye sevki sahada ciddi bir rahatlamaya yol açacaktır. Bununla ilgili temaslarımız da devam etmektedir.
“FİLİSTİNLİLERİN TOPRAKLARI GASP EDİLDİKÇE, BÖLGEDEKİ HİÇBİR ÜLKE GÜVENLİK İÇİNDE OLAMAZ”
Burada şu gerçeğin altını önemli çizmek durumundayım: Filistin devleti kurulmadan bölgeye tam olarak huzur, istikrar ve güven ortamının yerleşmesi mümkün değildir. Filistin’de işgal devam ettikçe, Filistin kanadıkça, Filistinlilerin toprakları gasp edildikçe, açık söylüyorum, bölgedeki hiçbir ülke güvenlik içinde olamaz. 1967 sınırları temelinde iki devletli çözüme yaklaştığımız ölçüde barış kapısı aralanacak, uzaklaştığımız ölçüde de bu kapı kapanacaktır. Bu gerçeğin hiçbir şekilde göz ardı edilmemesi gerektiğine inanıyorum. Türkiye’nin bütün çabası, bütün gayreti de bunun içindir. Günü kurtarmayı değil, müreffeh bir geleceği inşa etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde daha çok çalışacağız, daha fazla emek harcayacağız ve inşallah bölgede kalıcı barışa giden yolun ardına kadar açılmasını sağlayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.
Bu duygularla dış politikadan dış ticarete, ekonomiden güvenliğe, Kabine Toplantımızda aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin büyüme ve kalkınmasında emeği olan, ülkenin bugünkü seviyelere gelmesinde payı ve katkısı bulunan tüm iş insanlarına teşekkür etti.
Birliğin her sene mayıs ayında düzenlediği bu merasimin, esasında TOBB’un kendi mensuplarına ödediği bir gönül borcu, vefa göstergesi, iltifat nişanesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şeref belgesi ve plaket sahiplerinin bu süre zarfında TOBB bünyesinde ifa ettikleri mühim vazifelerin yanı sıra yaptıkları fedakârlık ve elde ettikleri başarılarla aynı zamanda ülkenin önünü açtıklarını söyledi.
Hak sahiplerinin, Türk ekonomisinin gerçek potansiyelini harekete geçirerek ihracattan yatırıma, üretimden istihdama, Türkiye Yüzyılı’na giden yolun kilometre taşlarını döşediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Emek verdiler, sabrettiler, azmettiler, büyük ve güçlü Türkiye’ye duydukları inançtan, milletimize hizmet etme sevdasından asla vazgeçmediler. Bunun için sizlerle, TOBB ailesinin tüm mensuplarına, ekonomi, ticaret, sanayi ve iş dünyamızda taş üstüne taş koyan tüm kardeşlerime bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. TOBB, 367 ticaret odası, sanayi odası, ticaret borsası ve deniz ticaret odası ile özel sektörümüzün çatı kuruluşu olarak hakikaten çok önemli bir misyonu yerine getiriyor. 81 ilimiz ve 160 ilçemizdeki oda ve borsalarımız, şehirlerimizin kalkınmaları için her fırsatı değerlendirerek, tüm imkânlarını seferber ederek çok samimi bir gayreti ortaya koyuyor. Tabii, gayret samimi niyet de halis olunca karşımıza çıkan başarı tablosu hamdolsun her geçen gün biraz daha büyüyor, daha belirgin hâle geliyor. Büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki bugün itibarıyla TOBB, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten üçüncü oda sistemidir.”
“ALDIĞIMIZ MESAFELERİN HER AŞAMASINDA SİZLERİN EMEĞİ VE İMZASI VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 2 milyon 634 bin üyesi ile Türkiye’nin ve ekonominin lokomotifi, omurgası ve güvencesi olduğunu dile getirdi.
Hâlihazırda ihracatın yüzde 99’u, yani 273 milyar dolarlık kısmının oda ve borsa üyesi firmalar tarafından gerçekleştirildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Aynı şekilde 17 milyonluk bir mevcutla kayıtlı istihdamın yüzde 74’ü bu firmalarımız tarafından sağlanıyor. Özellikle son dönemde oda ve borsalarımızın hizmet kapasitesi önemli ölçüde artmış durumda. Tarımdan eğitime, ticaretten teknolojiye, farklı kulvarlarda aldığımız mesafelerin her aşamasında sizlerin emeği ve imzası var. Gümrük kapılarımızı devlete hiçbir yük getirmeden modernize ederek ihracatta yeni rekorlar kırmamıza sizler vesile oldunuz. Toprak Mahsulleri Ofisimiz ile ilk yatırımı yaparak devamında özel sektörümüzü de sürece dâhil ederek tarımda lisanslı depolama sistemine geçmemize ve gıda arz güvenliğinin teminine sizler öncülük ettiniz. Kurucu ortaklarından biri olduğunuz Kredi Garanti Fonu ile üyelerinizin banka kredilerine kefil olarak finansmana erişimi kolaylaştırdınız. Ülkemizi küresel teknoloji rekabetinde stratejik bir konuma ulaştıracak ilk kuantum bilgisayarını ASELSAN ile sizler ürettiniz.”
“YENİ BAŞARILARA İMZA ATMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 81 ilde 81 okul inşa ettiğini, asrın felaketinde tüm imkânları, kaynakları depremzedeler için sahaya indirdiğini ifade etti.
Afetzedelere söz verdikleri ve geçen yılın aralık ayı itibarıyla anahtarlarını teslim ettikleri 455 bini aşkın deprem konutunun yapımına en büyük desteği TOBB’un verdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak Türkiye’nin ilk elektrikli aracı TOGG’un hayata geçirilmesini yine sizler sağladınız. Yurt içinde yüzde 35’lik pazar payı ile liderlik koltuğuna yerleşen TOGG, birçok Avrupa ülkesinde yolları süslemeye devam ediyor. Bununla birlikte şu hususu da üzülerek sizlerin ve milletimizin takdirine sunuyorum; Türkiye’ye on yıllardır dayatılan öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmaya çalışırken birileri de bu süreçte sürekli önümüze takoz koyuyor. Ellerine geçirdikleri her fırsatı şeamet tellallığı için kullananları bugüne kadar kale almadık, bundan sonra onlara prim vermeyeceğiz. ‘Bunlar otomobil üretmekten ne anlar’ diyenlere cevabımızı nasıl üreterek verdiysek yeni başarılara imza atmayı da sürdüreceğiz.”
“TÜRKİYE’Yİ HER ALANDA BİR ÜST LİGE BİZLER TAŞIDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete ve memlekete hizmet yolunda neredeyse çeyrek asrı geride bırakmak üzere olduklarını belirtti.
Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devraldıkları ilk günden itibaren milletin her bir ferdinin mesuliyetini omuzlarında taşımanın bilinciyle hareket ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 23,5 yılda sizlerin ve aziz milletimizin desteğiyle eğitimden sağlığa, ulaşımdan ticarete, tarımdan güvenliğe, Türkiye’yi her alanda bir üst lige bizler taşıdık. Üretim, istihdam, yatırım ve ihracat olmak üzere dört sütun üzerinde yükselttiğimiz ekonomimizi sağlam bir yapıya kavuşturduk” diye konuştu.
“Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çatışmalara rağmen geçen yıl ekonomiyi 3,6 oranında büyüterek millî geliri 1,6 trilyon dolara, kişi başı millî geliri ise 18 bin 40 dolara ulaştırdıklarını söyledi.
“DIŞ TİCARET HACMİMİZİ 820 MİLYAR DOLARA ÇIKARDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dış ticaret hacmimizi 820 milyar dolara, mal ve hizmet ihracatımızı ise 396 milyar dolara çıkardık. Çok yakın bir gelecekte 400 milyar doları da Allah’ın izniyle aşacağız” dedi.
Özellikle ihracatta başarı hikâyesi yazmaya devam ettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen ay ihracatın önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaşarak nisan ayı rekorunu kırdığını, bu rakamın aynı zamanda Cumhuriyet tarihinin en yüksek aylık ikinci rekoru olarak kayıtlara geçtiğini anımsattı.
Nisan ayında kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artışın son 53 ayın en yüksek ihracat artışı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaş ve krizlerin yol açtığı zorluklara karşın Türkiye’nin ihracatının güçlü ivmesini koruduğunu ve 166 ülkede ihracatın artış gösterdiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yapıldığını, yıllıklandırılmış mal ihracatının 2026’da yüzde 4,2 artışla 275,8 milyar dolara yükseldiğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de 14 milyar dolar olan hizmetler ihracatının 2025’te 8,7 kat artarak 122,6 milyar dolara çıktığını söyledi. Hizmetler ticareti fazlasının 2025 yılında 63,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ve bu tutarın cari dengeye güçlü bir katkı sağladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hizmetler ticaretinde dünyanın en yüksek düzeyde fazla veren 6. ülkesi konumuna yükseldiğini bildirdi.
“İŞSİZLİK ORANIMIZI YÜZDE 8,1’E İNDİRDİK”
Savunma ve havacılık ihracatının geçen sene 10 milyar doları aştığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, SAHA 2026 fuarında 6 milyar doları ihracata dönük olmak üzere toplam 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandığını kaydetti. İhracatta yakalanan ivmeyi turizm ve istihdam rakamlarıyla daha da perçinlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te 64 milyon ziyaretçi ağırladıklarını, 65,2 milyar dolar turizm geliri elde ettiklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turizm gelirimizi 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artırarak 9 milyar 896 milyon dolar seviyesine taşıdık. İşsizlik oranımızı yüzde 8,1’e indirdik. İstihdam sayımızı 32,5 milyon kişiye, istihdam oranımızı ise yüzde 48,5’a yükselttik. İş gücüne katılma oranımız yüzde 52,8’e çıkarken işsizlik oranımız tam 35 aydır tek haneli seyrini sürdürüyor” diye konuştu.
“EKONOMİ YÖNETİMİMİZ, PİYASANIN YAŞADIĞI STRESİ ASGARİ DÜZEYE İNDİRMEK İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALIYOR”
Türk ekonomisinin potansiyelinin farkında olan yurt dışı yatırımcıların da son 23 yılda Türkiye’de 89 bin şirket kurarak 290 milyar dolar tutarında yatırım yaptığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yatırımcılar aynı zamanda 1 milyon 200 bin kişiye istihdam sağlayıp yılda 70 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek ülkemize döviz kazandırdılar. Tüm bunları söylerken elbette her şeyin güllük gülistanlık olmadığının farkındayız. Bölgesel ve küresel gelişmelerden kaynaklı geçici fiyat artışlarının hem vatandaşlarımız hem de reel sektör üzerinde oluşturduğu baskıyı biliyoruz. Şu gerçeğin en yakın şahidi sizlersiniz, iktidarlarımız döneminde ekonomiyi hiçbir zaman sadece verilerden, grafik ve rakamlardan ibaret görmedik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomi politikalarımızı oluştururken ve uygularken sizlerin kanaatlerine, önerilerine ve hatta eleştirilerine her daim kulak verdik. Göstergelerin bize anlattığı ekonomi fotoğrafının sağlamasını çarşıyla, pazarla esnafın, çiftçinin, sanayicinin, üreticinin anlattıklarıyla yaptık. Bugün de ekonominin tüm aktörleriyle işverenle, girişimciyle, emekçiyle, çiftçiyle, esnaf ve sanatkârla samimi bir iletişim hâlindeyiz. Bugün de sokağın, çarşının, pazarın nabzını tutmaya gayret ediyoruz. Bilmenizi isterim ki ekonomi yönetimimiz, piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir. Biz de bunun takipçisi olmayı, sizlerden gelen teklif, tespit ve tenkitler doğrultusunda gerekli yönlendirmelerde bulunmayı sürdüreceğiz” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üretim ve ulaştırma maliyetlerindeki artışla izah edilemeyecek ölçüde fırsatçı bir fiyatlama alışkanlığı ile karşı karşıyayız. Türkiye bugün enerji başta olmak üzere birçok alanda Avrupa’nın en düşük girdi maliyetlerine sahipken bazı ürünlerin fiyatlarında orantısız artışlar yaşanıyorsa bunun piyasa şartlarıyla açıklanamayacağı ortadadır” dedi.
“BİZİM İŞ VE TİCARET AHLAKIMIZ BİN YILLIK AHİLİK GELENEĞİ İLE ŞEKİLLENMİŞTİR”
Birilerinin, girdi maliyetlerindeki dalgalanmayı gerekçe göstererek fahiş fiyatlarla vatandaşların cebine, kesesine, kazancına el uzattığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Oysa bizim iş ve ticaret ahlakımız bin yıllık ahilik geleneği ile şekillenmiştir. Bu gelenekte fırsatı ganimet bilmenin, haksız kazanç elde etmenin, taklit, tağşiş ve çıkar odaklı hareket etmenin yeri yoktur” dedi.
Ahiliğin, dayanışma, yardımlaşma, Hakk’ın rızasını, halkın iyiliğiyle, faydasıyla, esenliğiyle bir görmek demek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yüzden piyasadaki fırsatçılara dönük denetimlerimizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Sizlerden de bu konuda destek beklediğimi özellikle ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmet şeref belgesi ve plaket alanları tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından düzenlenen Bir Gençlik Şöleni Programı’nda yaptığı konuşmada, “Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu, ideolojik aidiyetin, ehliyet ve liyakatin önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık. En büyük yatırım ise elbette gençlerimize yaptık” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Turka Kocaeli Stadyumu’nda düzenlenen Bir Gençlik Şöleni Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, coşkulu, heyecanlı, her yönüyle dolu dolu şölende gençlerle beraber olmanın memnuniyeti içinde olduğunu belirterek, şölenin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Türkiye’nin aydınlık yüzlerini, bu büyük milletin yüz akı, göz bebeği olan tüm gençleri, “Türkiye Yüzyılı”nın mimarları olacak genç yürekleri sevgiyle selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Avrupa’da, Amerika’da, Asya ve Afrika’da, yeryüzünün dört bir ucunda, bayrağı gururla dalgalandıran, başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığının en parlak sembolü olan Türk diasporasının genç mensuplarına muhabbetlerini gönderdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan sevgi ve muhabbette, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi stadyumlardan taşan şu coşkunuz için, eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Bugün 81 ilin kalbinin burada attığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millet ve medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı işte burada atıyor. Tam 1000 yıldır, ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için mübarek kanlarını toprağa akıtan şehitlerimizin, istiklal ve istikbalimiz uğruna bedel ödeyen cesaret timsali gazilerimizin, Alparslan’dan Kılıçarslan’a, Fatih’ten Yavuz’a, Selahattin Eyyübi’den Abdülhamit Han’a, cümle ecdadımızın aziz ruhları, sizlerin dik duruşuyla, ümit saçan aydınlığıyla, şu anda inşallah şad oluyor, yâd oluyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sezai Karakoç’un “Diriliş nesli”, Nurettin Topçu’nun “Hareket nesli”, Necip Fazıl Kısakürek’in “Büyük Doğu nesli” derken buradaki gençlerden bahsettiğini dile getirerek, şunları kaydetti: “Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek. İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.’ diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. TEKNOFEST kuşağının öncü neferleri olarak rahmetli Nurettin Topçu Hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz: ‘Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih’in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bunu hissediyoruz. Fatih’i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih’in ruhunun ebedi hâkimiyetine inananlara müjdeliyorum. Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır.’ İnanıyorum ki Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdadın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın.”
Gazze’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e mazlumun, mağdurun, gözlü yaşlı kardeşlerinin hüznünü kalbinin en derinlerinde hisseden merhametli bir gençliği hissettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu an karşımda deprem gecesi milletinin yardımına koşan, yangın bölgesinde sabahlayan, milletin derdiyle dertlenen bir gençlik görüyorum. Şu an karşımda vicdanlı bir gençlik, şuurlu bir gençlik, iman, idrak, basiret ve feraset sahibi bir gençlik görüyorum” diye konuştu.
“GENÇLER GÜÇLÜYSE MİLLET DE DEVLET DE GÜÇLÜDÜR”
Şehirleri ayağa kaldıracak, yaralara merhem olacak, dirilişi şahlandıracak, uyuyanları uyandıracak o çocukları şu anda karşısında gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bize alnı ak, yüzü ak, sevdası ak bu gençlikle yol yürümeyi nasip eden Rabbime hamdolsun. Rabbim, sizlerle birlikte tüm gençlerimizi korusun. Yolunuzu, bahtınızı daima açık etsin. Kıymetli gençler, gençlik yüreğin bentleri yıkıp atmasıdır. Gençlik hayaldir, heyecandır, dinamizmdir. Bir milletin lokomotifi gençlerdir, toplum enerjisini gençlerden alır. Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır. Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net bir şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler ne zaman elini taşın altına koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur. Yalnızca İstanbul’u değil kalpleri de fetheden Sultan Fatih’te işte bunu görürsünüz. Tuğrul Bey’de, Tarık Bin Ziyad’ta, Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ta, Süleyman Gazi’de bu saf hakikati görürsünüz. En keskin dönemeçlerde, en zorlu mesuliyetleri yüklenerek istikbalin taşlarını döşeyen, istiklalin sancağını yüceltenler hep gençlerdir. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Millî Mücadele’de, 15 Temmuz ihanetinin çelikten bir iradeyle püskürtülmesinde bu ruhu görürsünüz. Gençler güçlüyse millet de devlet de güçlüdür. Bununla birlikte ne zaman ki gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır.”
“Bu ülkenin gençlerini kimi zaman sağcı solcu diyerek, kimi zaman Türk-Kürt diyerek, kimi zaman Alevi-Sünni diyerek kimi zaman da ilerici-gerici diyerek birbirlerine düşman ettiler” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, anne ve babaların elleri yüreklerinde akşam olunca evlatlarının sağ salim eve dönebilmesi için pencere kenarlarında dua ettiği günler yaşadıklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece başörtüsünden, sakalından, kılık kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığını, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadıklarını anlattı.
“EN BÜYÜK YATIRIMI GENÇLERİMİZE YAPTIK”
Şimdi o günleri esefle ve acıyla hatırladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “AK Parti olarak ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye’nin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için uğraştık. Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu ideolojik aidiyetin ehliyet ve liyakatin önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık. En büyük yatırımıysa elbette gençlerimize yaptık. Unutmayın gençler, önce seçilme yaşını 30’dan 25’e, ardından 18’e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net bir şekilde gösterdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de siyaseti dar kadro siyaseti olmaktan çıkartarak gençlerin eğitimde, bürokraside, sivil toplumda, kültür, sanat ve sporda önünü açtıklarına işaret ederek, “23 yıldır hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002’de yükseköğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı. Biz, bunu 2026 itibarıyla 651 milyar liraya çıkardık. Aynı dönemde üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttik. Yükseköğrenim yurt sayımızı 190’dan 873’e, yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Yıllar içinde hem burs miktarını hem burs alan öğrenci sayısını artırdık hem de başvuran her öğrencimize burs veya kredi veriyoruz” bilgisini paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 ili gençlik ve spor tesisleri, bilim ve kültür merkezleri, spor salonları, futbol sahaları ve olimpik yüzme havuzlarıyla donattıklarını, hepsinden önemlisi gençlere cesaret ve özgüven kazandırdıklarını söyledi.
Bugün kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, dünyayı tanıyan, sosyal zekâsı yüksek, deneyimli, donanımlı, yenilikçi aynı zamanda ahlaklı ve imanlı neslin gümbür gümbür geldiğini gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İmandır o cevher ki İlahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.’ Tüm dünyanın imrenerek baktığı savunma sanayimiz bu ülkenin genç mühendislerinin, genç yazılımcılarının, genç teknisyenlerinin ve elbette TEKNOFEST kuşağının genç neferlerinin omuzlarında yükseliyor. Genç bilim insanlarımız, genç öğrencilerimiz, genç sanatçılarımız dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza atıyor. Genç yeteneklerimiz uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalara her gün yenilerini ekliyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tekvando Millî Takımı’nın engelli sporcularla birlikte 22 madalya kazanıp Avrupa Şampiyonu olduğunu aktararak, milletin göğsünü kabartan tüm tekvandocuları tebrik etti.
Kazakistan ziyaretinde Türkiye’yi e-spor alanında temsil eden gençlerle karşılaştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İster geleneksel spor dallarında, ister teknolojiyle beraber gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bugünün ve yarının dünyasında sizlerin hak ettiğiniz yeri alabilmeniz için yanınızda olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kıymetli gençler, Türkiye’nin geleceği sizlere emanettir. Türkiye’nin parlak yarınları sizlerin gayretleriyle şekillenecektir. Sadece ülkemizde değil Türk dünyasında, İslam âleminde, Afrika’da, Asya’da, Latin Amerika’da sizi izleyen Türkiye’deki her gelişmeyi yakından takip eden milyonlarca kardeşiniz var. Siyasi hayatının her aşamasında gençlerle yol yürümüş, çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğunda gençleri daima öncelemiş bir büyüğünüz olarak sizlere hep güvendim ve güveniyorum. Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu bir milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf sarf malzemesi, konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat olarak, kaldıraç olarak, manivela olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın.”
Abdurrahim Karakoç’un “İlmi azık eyle, sabrı silah, gittiğin Hak yoldur, yardımcın Allah, 40 geceden sonra 40 milyon sabah görecek güçtesin, zayıfım sanma. Sevda kelep kelep, kin deste deste, eller tetikdedir, kulaklar seste, en uzak menzile iki nefeste varacak güçtesin, zayıfım sanma” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birliğiniz, beraberliğiniz, kardeşliğiniz daim olsun. Sevinciniz huzurunuz baki olsun.’ diyorum. Bu düşüncelerle sizleri bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Gençlik şölenimizin hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçen tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Tekrar görüşmek, buluşmak dileğiyle sizleri Allah’a emanet ediyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın gerçekleştiği alana gelişinde stadyum önünde bekleyen vatandaşlara da hitap etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki konuşmasında sanayinin, teknolojinin, girişimcilik ruhunun, üretimin, emeğin merkezi, Akça Kocaların, Orhan Gazilerin, Gazi Süleyman Paşaların gaza ruhunu mefkûreye dönüştürdüğü Kocaeli’de gençlerle buluşmaktan memnuniyet duyduğunu kaydetti.
Samimiyetleri, coşkuları, teşrifleri için herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu hepinizin çok iyi bilmesini isterim. Rabbim ömür verdikçe yol arkadaşlığımız devam edecek. Bu can, bu tende olduğu müddetçe siz gençlerimizle dava arkadaşlığımız, gönüldaşlığımız inşallah devam edecek” ifadelerini kullandı.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİMİZİN MENZİLİNDE GENÇLERİN HUZURU VE ESENLİĞİ VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin gönlünde ayrı bir yeri olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Sizlerle birlikte destanlar yazıyoruz. Sizlerle birlikte Türkiye Yüzyılı’nı inşa ediyoruz. Siz gençlerimizle bu yollarda beraber yürüyor, yağan yağmurda beraber ıslanıyor, her şey Türkiye için diyerek gece gündüz çalışıyoruz. Sevgili gençler, Terörsüz Türkiye hedefimizin menzilinde sizlerin huzuru ve esenliği var. Terörsüz bölge vizyonumuzu yine sizin için, sizlerin güvenli geleceği için hayata geçirmek istiyoruz. Bu ülkede, artık annelerin yüreğine kor ateşler düşmesin diyoruz. Bu ülkenin, bu milletin evlatları henüz ömürlerinin baharındayken hayattan koparılmasın, taze bir gonca gibiyken solup gitmesin istiyoruz. Terörle mücadele için harcanan kaynaklar artık eğitime, bilime, üretime, istihdama, ulaştırmaya, teknolojiye harcansın istiyoruz.”
Milletin yakın tarihinde “Gençliğim eyvah” diye çok hayıflandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anne babalar çok çile çekti, çok acı çekti. Terörün tamamen devre dışı kaldığı yeni dönemde gençliğin eyvahı olmadığı gibi kimseye eyvallahı da olmayacak” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Hangi görüşten, hangi hayat tarzından, hangi inançtan, hangi bölgeden, hangi kökenden olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’nin her bir genci bizim için aynı değerdedir, aynı önemdedir, başımızın tacıdır. Her bir gencimiz aileleriyle birlikte bu ülkeyi yaşatan ocağın en gür meşalesi, birlik bahçemizin en güzel fidanıdır. Varsın birileri size sürekli karamsarlık aşılasın. Varsın birileri sizin umutlarınızı karartmaya çalışsın. Biz, size sonuna kadar güveniyoruz. Allah’ın izniyle geleceğin bilim insanları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin sanatkârları, şairleri, edipleri, ressamları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin fikir mimarları, düşünce adamları içinizden çıkacak. Geleceğin bürokratları, siyasileri, bakanları, inşallah cumhurbaşkanları sizin içinizden çıkacak.”
“MİLLET OLARAK ÜZERİMİZE SERPİLEN ÖLÜ TOPRAĞINDAN KURTULMUŞ DURUMDAYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mazlumların gölgesinden medet umduğu, zalimlerin parmak sallamaya cesaret edemediği, hakkın, adaletin, huzurun adresi olan Türkiye’nin gençlerin omuzlarında yükseleceğini söyledi.
Türkiye’yi geleceğe taşıyacak olanların gençler olduğunu bir kez daha tüm samimiyetiyle ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeryüzünde iyiliğin, barışın, huzurun bayrağını dalgalandıracak olan sizlersiniz. Kan kaybeden insanlığın vicdanına merhem olacak olan sizlersiniz. Yeryüzünün bize emanet ettiği bu şuuru taşıyacak, sadece insanların değil canlı cansız her varlığın hukukunu gözetecek olan sizlersiniz. İnsanın tüketim nesnesine dönüştürüldüğü bir çağda, insana asli hüviyetini, özne olduğunu hatırlatacak olan yine sizlersiniz” ifadelerini kullandı.
Bugün artık avuç içindeki telefonlara sığan bir dünya olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Dünya nasıl eski dünya değilse, Türkiye de eski Türkiye değil. Bugün her alanda yıldızı yükselen bir Türkiye var. Dünyada krizler yaşanırken dimdik ayakta duran bir Türkiye var. Masada sözü dinlenen, sahada gücü hissedilen bir Türkiye var. Bütün bunların arkasında sizin emeğiniz, sizin heyecanınız, sizin alın teriniz var. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Millet olarak üzerimize serpilen ölü toprağından kurtulmuş durumdayız. Kendimize inanıyoruz, gücümüzü biliyoruz, potansiyelimizin farkındayız. Nasıl savunma sanayiinde dışa bağımlılığı kırdıysak, nasıl enerjide yeni bir dönemin kapılarını açtıysak, nasıl terör örgütleriyle mücadelede tarihi başarılar elde ettiysek ekonomide de istihdamda da teknolojide de daha güçlü bir Türkiye’yi sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Yeter ki umudumuzu kaybetmeyelim. Yeter ki heyecanımızın kırılmasına izin vermeyelim.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.