Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı‘nın ardından millete seslendi

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Milletimizin sofrasına gelen her lokmanın helal, sağlıklı ve güvenilir olması için yürüttüğümüz çalışmaları hız kesmeden devam ettireceğiz. Sağlıklı ve güvenilir gıda denetimleri yanında fahiş fiyatlara, stokçuluk ve haksız ticari eylemlere de göz açtırmıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.

Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerin vasıtasıyla şu an ekranları başında bizleri ilgiyle, heyecanla takip eden tüm vatandaşlarıma selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Asya’dan Afrika’ya, Balkanlar’dan Kafkasya’ya dünyanın dört bir yanında kalbi milletimizle birlikte atan tüm kardeşlerimizi aynı şekilde saygıyla selamlıyorum.

AZERBAYCAN-GÜRCİSTAN SINIRINDA DÜŞEN ASKERÎ KARGO UÇAĞI

Değerli arkadaşlar; yaşadığımız her olay Türkiye’nin sınırlarının çok ötesinde bir büyüklüğe, nüfuza ve gönül halesine sahip olduğunu gözler önüne seriyor. Bunu zafer kutlamalarından dönerken Azerbaycan-Gürcistan sınırına yakın Signagi bölgesinde düşen askerî kargo uçağımız sonrası bir kez daha gördük. Kardeş ülkeler başta olmak üzere dünyanın her tarafından taziye ve dayanışma mesajları aldık. Bilhassa Gürcistan ve Azerbaycan facianın ilk anından itibaren tüm imkânlarını seferber etti, arama-kurtarma ekiplerinin ulaştırılması, enkazın bulunması, olay mahallinin güvenliğinin sağlanması noktasında tam bir iş birliği içinde oldular.

Uçağın kara kutusuna ve şehitlerimizin naaşlarına kısa sürede ulaştık. Cuma günü de ebedi istirahatgahlarına uğurlamak üzere şehitlerimizi ülkemize getirdik. Bakanlarımızın, milletvekillerimizin, sivil ve askerî erkan ile vatandaşlarımızın katılımıyla şehitlerimize son görevimizi yerine getirdik. Bir kez daha aziz hatıralarını daima yaşatacağımız kahraman askerlerimizi kemali hürmetle yad ediyor, her birine Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.

Aynı şekilde Hırvatistan dönüşü düşen Orman Genel Müdürlüğümüze ait yangın söndürme uçağında şehit olan pilotumuza da Rabbimden rahmet diliyorum.

Şairin dediği gibi; ‘bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.’ Bu hakikat asırlardır değişmedi ve değişmeyecek. Bin yıldır olduğu gibi bugün de sınırlarımız içinde ve dışında milletimizin huzuru, devletimizin bekası uğruna canları pahasına vazife yapan nice vatan evladı var, Rabbim hepsini korusun, muhafaza etsin, ayaklarına taş değdirmesin diyorum.

Kaza kırım ekibimizin topladığı veriler ışığında ve kara kutunun incelenmesi neticesinde 20 canımızı şehit verdiğimiz elim hadisenin neden yaşandığını çok daha net görebileceğiz. Bunları da başta şehit yakınlarımız olmak üzere kamuoyumuzla şeffaf bir şekilde paylaşacağız. Bu vesileyle telefonla arayarak veya mesaj yollayarak acımızı paylaşan tüm dost ve kardeş ülkelere teşekkür ediyorum.

Burada şunu da ifade etmek istiyorum: Peygamberlikten sonraki en yüce makam olan şehadet mertebesine ulaşmak ne kadar ulvi ise geride kalanlar için de sabretmek o kadar büyük bir derecedir. Şehit yakınlarımızın teslimiyeti, vakarı, sabrı ve metaneti karşısında bu milletin bir ferdi olarak, açık söylüyorum, duygulanmamak elde değil. Yüreklerine düşen kor ateşe rağmen, metanetlerinden taviz vermeyen tüm kardeşlerimden Allah razı olsun.

“86 MİLYON İNSANIMIZIN HER BİRİNE AŞKLA HİZMET EDİYORUZ”

Değerli basın mensupları, değerli arkadaşlar; Kabine olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 783 bin kilometre karesinin tamamına, 86 milyon insanımızın her birine aşkla hizmet ediyoruz. Halka hizmeti hakka hizmet olarak kabul eden bir anlayışın temsilcileri sıfatıyla durmadan, dinlenmeden çalışıyor, eserlerimize her gün bir yenisini ekliyoruz.

Son Kabine toplantımızdan bu yana geride bıraktığımız iki haftayı yine dolu dolu geçirdik. 4 Kasım’da ülkemize atanan büyükelçilerin güven mektuplarını kabul ettik. Ertesi gün partimizin grup toplantısını büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. 6 Kasım’da düzenlenen Kütüphane 5.0 ve İnsan Merkezli Dijital Dönüşüm Uluslararası Konferansı bu alandaki yeni trendleri görmemize vesile oldu. Ülkemizin ve dünyanın farklı yerlerinden çok kıymetli isimleri Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduk. 5 sene önce Ankara’ya kazandırdığımız Millet Kütüphanemiz toplam 141 milyon 700 bin kaynakla dünyanın en büyük 3. kütüphanesi hâline geldi. Sadece geçen sene çoğu genç 2 milyon kişiyi kütüphanemizde misafir ettik. 15 Kasım itibariyle toplam 8 milyon 650 bin ziyaretçiyi Millet Kütüphanemizde ağırladık. Biliyorsunuz kütüphanemizde okuyan, yazan, araştırma yapan veya sınavlara hazırlanan bu misafirlerimize günde iki öğün çorba ikram ediyoruz. 15 çeşit içecek ve keklerimizi yine ücretsiz olarak misafirlerimize sunuyoruz. Bu yılbaşından beri 7 milyon 340 bin adet ücretsiz ikramda bulunduk.

“GENÇLERİMİZ GELECEĞİMİZDİR ANLAYIŞIYLA, EN İYİ ŞEKİLDE YETİŞMELERİ İÇİN CANSİPERANE ÇALIŞIYORUZ”

Şurası da oldukça dikkate değerdir: Halk kütüphanelerimizdeki güncel üye sayımız 7,6 milyona, kitap sayımız 25,6 milyona ulaştı. Şu an dağıtımda olan 800 bin yeni kitabımızla bu sayıyı yılsonunda inşallah 26,4 milyona çıkarmış olacağız. Sadece bu rakamlar bile muhalefetle aramızdaki derin ufuk farkını ortaya koyuyor.

Siyasi rakiplerimiz gençleri sarf malzemesi olarak görüp yolsuzluklarını aklamak için öne sürerken, biz, gençlerimiz geleceğimizdir anlayışıyla onların her alanda en iyi şekilde yetişmeleri için cansiperane çalışıyoruz. Kaliteli eğitim almış, bilgi ve hikmetle donanmış, milli, manevi değerlerine sahip çıkan bir gençliğin yetişmesi için hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyoruz. Yeter ki gençlerimiz okusun, araştırsın, kendilerini geliştirsin. İnşallah biz bu şuurla onlara hizmet etmeyi sürdüreceğiz.

“BUNDAN SONRA DA TÜM İMKANLARIMIZLA CAN AZERBAYCAN’IN YANINDA OLACAĞIZ”

Değerli arkadaşlar; Zafer Günü’nü Azerbaycanlı kardeşlerimizle kutlamak ve Azatlık Meydanında tertiplenen zafer geçidi törenine iştirak etmek üzere 8 Kasım’da Bakü’deydik. 44 günlük vatan muharebesinde Karabağ’ın işgalden kurtuluşu için toprağa düşen şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi şükranla andık. İki devlet tek millet düsturuyla inşallah bundan sonra da iyi ve kötü günlerinde tüm imkânlarımızla can Azerbaycan’ın yanında olacağız. Özellikle Güney Kafkasya’da kalıcı barışın tesisi ve ekonomik kalkınmanın ivme kazanması için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız.

10 Kasım’da Cumhuriyetimizin banisi ve ilk Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 87. yıl döneminde bir kez daha saygıyla yad ettik.

İktidarlarımız boyunca millete efendilik yoktur, hadimlik vardır prensibinden hareketle aziz milletimize kimsenin patronluk taslamasına, parmak sallamasına, Anadolu insanını hor, hakir görmesine müsaade etmedik. Bu topraklarda kurduğumuz devletler zincirimizin en son halkası olan Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet muzaffer ve muvaffak kılmak için canla, başla çalıştık.

Bir dönem toplu iğne dahi üretemeyen bir ülkeyi dünyanın en büyük 17. Avrupa’nın en büyük 7. ekonomisi hâline getirdik. 2025 yılı ikinci çeyreğinde kişi başı millî gelir 17 bin dolara ulaştı. 2002 senesinde yılda sadece 36 milyar dolar ihracat yapabiliyorduk. Ekim 2025 itibariyle yıllıklandırılmış ihracımız 270,2 milyar dolarla rekor kırdı. Hizmetler ihracatımız ise 14 milyar dolardan, 121,6 milyar dolara çıktık. Savunma sanayinde bir zamanlar yüzde 80 oranında dışa bağımlı olan Türkiye, bugün bu alanda dünyanın imrenerek takip ettiği bir seviyeye yükseldi. İHA ve SİHA üretiminde artık dünyanın ilk üç ülkesi arasındayız. Sadece ekonomide değil, demokraside de zihniyet dönüşümü gerçekleştirdik. 1940’lardan itibaren siyasete musallat olan faşizan zihniyet yerine, millî iradenin gerçek manada egemen olduğu yönetim modelini ülkemize kazandırdık. Tek parti zihniyetinin Cumhur ile Cumhuriyet, devlet ile millet arasına ördüğü duvarları hayata geçirdiğimiz tarihî nitelikteki reformlarla ortadan kaldırdık.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZ ADIM ADIM GERÇEĞE DÖNÜŞÜYOR”

Şunu büyük bir gururla ifade etmek istiyorum: Bugün Türkiye emin, ehil, dürüst, çalışkan kadroların riyasetinde her alanda son asrın en başarılı hizmet ve eser noktasında en üretken yıllarını yaşıyor. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz adım adım gerçeğe dönüşüyor. İnşallah hiç kimsenin dahili ve harici hiçbir bedhahın emperyalistlere taşeronluk yapan hiçbir odağın bu kutlu yürüyüşe ket vurmasına izin vermeyeceğiz.

Değerli arkadaşlar; 11 Kasım Millî Ağaçlandırma Günü’nde ülkemiz genelinde 14 milyon 914 bin fidanı toprakla buluşturduk. Çağrımıza icabet ederek yeşil vatan seferberliğimize katılan 1 milyon 280 bin vatandaşımızın her birine buradan teşekkür ediyorum. Aynı gün partimizin genel merkezinde Şehirciliğimizde İnsan ve Mekân temasıyla toplanan Şehircilik Zirvemizin açılışını yaptık.

“KIBRIS MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ İKİ DEVLETİN BİR ARADA VAR OLMASINDAN GEÇİYOR”

13 Kasım’da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına seçilmesine müteakip ilk resmi yurt dışı ziyareti vesilesiyle Sayın Tufan Erhürman’ı eşiyle misafir ettik. Sayın Cumhurbaşkanıyla millî davamız Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve Ada’daki gerçeklere uygun bir çözüme yönelik atılabilecek ortak adımları değerlendirdik. Sayın Erhürman’ın son dönem de Rum Kesimi’ne yönelik mesajlarında Kıbrıs Türk’ünün egemen eşitliğinden ödün verilmeyeceğini vurgulaması önemlidir. Geçmişte defalarca denenmiş ve netice alınmamış önerilerin tekrar ısıtılmaya çalışılmasını vakit kaybı olarak görüyoruz. Kıbrıs meselesinin çözümü çeşitli vesilelerle altını çizdiğimiz üzere iki devletin bir arada var olmasından geçiyor. Kıbrıs Türk’ünün ilk baştan beri gösterdiği cesaret, irade ve yapıcı tutumu Rum tarafı da gösterirse Ada’da egemen eşitliğe ve eşit uluslararası statüye dayalı kalıcı, adil ve gerçekçi bir çözüm bulunabilir. Değilse adaletsizlik üzerine hiçbir çözüm bina edilemez. Bu vesileyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanının 42. yıl dönümünü bir kere daha tebrik ediyor, Kıbrıs Türk’ünün esenlik ve güvenliği için şehit olan tüm Mehmetçik ve mücahitlerimizi rahmetle yad ediyorum.

14 Kasım Atatürk Kültür Merkezi’nde Şule Yüksel Şenler Vakfımız ile Doktor Betty Shabazz Merkezinin organize ettiği Uluslararası İnsan Hakları Konferansı ve Yankılar Sergisi’nin açılışını gerçekleştirdik.

“DEPREM BÖLGEMİZİN YARALARINI SARMAYA DEVAM EDİYORUZ”

15 Kasım Cumartesi günü ise Adıyaman’daydık. Deprem bölgemizin yaralarını sarmaya süratle devam ediyoruz. Eylül ayında Malatya’da 304 bininci afet konutumuzun kurasını çekmiştik. Adıyaman’da da 350 bininci yuvamızın anahtarlarını teslim etmenin sevincini yaşadık. Böylece tek seferde toplam 45 bin 342 konut ve iş yerini daha teslim etmiş olduk. Yıl sonunda Adıyaman’ımızda toplam 43 bin 573 konut ve iş yerini daha teslim etmeyi hedefliyoruz. 11 ilimiz için hedefimiz yılbaşından önce 453 bin bağımsız bölümün anahtar teslimini yapmaktır. Evine kavuşmamış tek bir hak sahibi bırakmayana kadar inşallah gece-gündüz çalışacağız. Hâl böyleyken gören herkesin takdir ettiği hizmetleri itibarsızlaştırmaya çalışan bir zihniyetin umutsuz çırpınışlarına şahit oluyoruz. Taş üstüne taş koymaktan aciz olanlar, deprem bölgesinde rekor sürede yapılan inşa ve ihya çalışmalarını karalıyor. Bir işin ucundan tutmadıkları gibi, bir de 7 gün 24 saat esasına göre şantiyelerde ter döken mühendislerimizin, işçilerimizin emeğine laf ediyorlar. İş yapmayı animasyon yapmak olarak görenlere ne desek boş. Rabbim hiç kimseyi sırf siyasi ve ideolojik taassubu yüzünden yalan söyleyecek, verilen onca emeğe çamur atacak seviyeye düşürmesin diyorum. Allah’ın izniyle biz bunlara aldırmayacak ve sadece işimize bakacağız. Bir kez daha kuralarını çektiğimiz ev ve iş yerlerinin depremzedelerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.

Aziz kardeşlerim; hükûmetimizin en hassas davrandığı konuların başında temiz ve sağlıklı gıdaya erişim ile gıda güvenliği geliyor. İnsanımızın ücretini ödediği üründe hile, hurda, aldatmaca olmaması için ne yapılması gerekiyorsa yapmanın çabası içindeyiz. Denetimler sonucunda taklit, tağşiş yapılan sağlıksız ürünler artık anlık olarak Tarım Bakanlığımız tarafından yayınlanıyor. İstanbul’da ikisi çocuk, üç gurbetçimizin hayatını kaybetmesini müteakip basın organlarında yaşanan tartışmalara baktığımızda bu konudaki hassasiyetimizin ne kadar yerinde, doğru ve isabetli olduğunu tekrar görmüş olduk. Üç insanımızın hayatını kaybettiği olayla ilgili soruşturma şu an çok boyutlu bir şekilde devam ediyor. Emniyet birimlerimizin ve savcılarımızın gerekli tahkikatı yaparak ölümlerin neden kaynaklandığı ortaya çıkacak.

“TARLADAN SOFRAYA UZANAN EMEK YOLCULUĞUNUN HER ADIMINI KONTROL EDİYORUZ”

Ama burada şöyle ikircikli bir tavra da şahitlik ediyoruz: Geçen sene kimi meşhur markalar dahil ürünlerde tağşiş, taklit, hile, hurda tespit ettiği için ana muhalefetin insafsızca eleştirdiği devlet kurumlarımız, bugün aynı kesimlerce yine hedef tahtasına konuluyor. Oysa biz tarladan sofraya uzanan o büyük emek yolculuğunun her adımında denetmenlerimiz vasıtasıyla gerekli kontrollerin titizlikle yapılmasını sağlıyoruz. Vatandaşlarımızdan gelen ihbar ve şikâyetleri dikkatlice değerlendiriyoruz. Herhangi bir sorun, sıkıntı veya yönetmeliklere aykırı bir durum tespit ettiğimizde de kimsenin gözünün yaşına bakmıyoruz. Burada hassasiyetimizi gösteren bazı rakamları sizlerle paylaşmak isterim.

Değerli basın mensupları; 2025 yılında ülke genelinde yürütülen çalışmalar kapsamında tam 1 milyon 103 bin gıda kontrolü gerçekleştirildi. Kayıt ve onaydan hijyene, izlenebilirlikten muhafaza şartlarına kadar her detay tek-tek incelendi. Kurallara uymadığı tespit edilen 25 bin 750 işletmeye toplam 2 milyar 206 milyon lira idari para cezası uygulandı. Bununla da kalmadık, suç telkin eden 495 dosyayı Cumhuriyet Savcılıklarına intikal ettirdik. Milletimize karşı şeffaflığımızı arttırmak için yeni uygulamaları da yakın zamanda devreye aldık. Daha önce belli dönemlerde açıklanan taklit ve tağşiş listesini anlık olarak zaten ilan ediyoruz. Böylece ceza verilen işletmelerin yaptığı sahtekârlığı vatandaşımızın da anında görebilmesini temin ediyoruz.

Bir diğer önemli yenilik, gıda işletmelerindeki karekod uygulamasıdır. Vatandaşımız işletmenin en son ne zaman denetlendiğini, hangi şartlarda incelendiğini sadece bir karekod okutarak anında görebiliyor. Milletimizin sofrasına gelen her lokmanın helal, sağlıklı ve güvenilir olması için yürüttüğümüz çalışmaları hız kesmeden devam ettireceğiz. Sağlıklı ve güvenilir gıda denetimleri yanında fahiş fiyatlara, stokçuluk ve haksız ticari eylemlere de göz açtırmıyoruz. 2025 yılı içerisinde 470 bin firma denetlenerek 2,4 milyar liralık idari para cezası uygulandı. Ayrıca Rekabet Kurumumuz tarafından yapılan tüm çalışmalar kapsamında bu sene içinde 196 firmaya toplamda 11,5 milyar liralık idari para cezası tatbik edildi.

“GIDA GÜVENLİĞİ KONUSUNDA EN KÜÇÜK BİR İHMALE TOLERANSIMIZ YOKTUR”

Şunu tüm vatandaşlarımın çok iyi bilmesini arzu ediyorum: Gıda güvenliği konusunda en küçük bir ihmale toleransımız yoktur. Her ne surette olursa olsun daha fazla para kazanmak için insanımızın sağlığını tehlikeye atanlarla mücadelemiz aynı kararlılıkla sürecektir. Vatandaşımızın güvenli gıdaya ulaşmasını temin ederken elbette evine ekmek götürmeye çalışan esnafımızın da hakkını, hukukunu koruyacağız. İstanbul’daki elim olay henüz aydınlatılmamışken, yeme içme sektörümüzü itham eden art niyetli yorumları da doğru bulmadığımızı ifade etmek istiyorum.

Aziz vatandaşlarım, değerli arkadaşlar; imparatorluk bakiyesi olan Türkiye çok büyük bir devlettir. Türk milleti de büyük hedefleri ve hayalleri olan bir millettir. Bu hedeflere ulaşabilmek için içeride olduğu kadar yurt dışında da çok boyutlu bir politika izliyoruz. Aynı tarihi, aynı kaderi ve aynı istikbali paylaştığımız tüm dost ve kardeşlerimizle barış içinde yaşamanın gayretindeyiz. Irak’tan Suriye’ye güney sınırlarımız boyunca barışı, adaleti, istikrarı ve birlikte kalkınmayı, birlikte kazanmayı savunuyoruz. Komşumuz Irak’ta 11 Kasım’da yapılan Irak Temsilciler Meclisi seçimlerinin sorunsuz ve barışçıl bir ortamda gerçekleşmesinden memnuniyet duyduk. Seçimlerin Irak halkı için hayırlara vesile olmasını diliyor, inşallah bundan sonra da Iraklı kardeşlerimizin yanında olacağımızı vurgulamak istiyorum.

“TÜRKİYE, SURİYE’DEKİ BÜTÜN HALKLARI KARDEŞİ OLARAK GÖRMEKTEDİR”

Suriye’nin uluslararası ilişkilerde yakaladığı ivmeyi memnuniyetle takip ediyoruz. Bu komşu ülkenin birlik, beraberlik ve bütünlüğünü güçlendireceğine inandığımız 10 Mart mutabakatının uygulanmasıyla ilgili kararlı duruşumuzu koruyoruz. Türkiye, bu meselenin suhuletle çözümü için her türlü katkıyı sunmaya hazırdır. 8 Aralık devriminin birinci yıl dönümü yaklaşırken artık hiç kimse geçmişe takılıp kalmamalı, ortak gelecek vizyonuyla hareket etmenin yollarını aramalıdır. Bölgemize dair yayılmacı emeller güdenlerin telkin, işmar ve kışkırtmalarına prim verilmemelidir. Unutmayın, el atına binenin tez ineceği gerçeğini hiç kimse ama hiç kimse unutmamalıdır. Türkiye daha önce defalarca söylediğim gibi Suriye’deki bütün halkları kardeşi olarak görmekte, herkesin huzurunu, güvenliğini, esenliğini istemektedir. Bu anlayışla önümüzdeki dönemde Suriye’de kalıcı huzur ve istikrarın tesisi için bölgedeki tüm aktörlerle diyalog içinde çalışmaya devam edeceğiz.

“MEVCUT TÜM İMKÂNLARI KULLANARAK GAZZE’YE YARDIMLARIMIZI ULAŞTIRIYORUZ”

Gazze’de ülkemizin de katkısıyla sağlanan ateşkesin ihlallere rağmen devam etmesini çok kıymetli buluyoruz. Hamas, Netanyahu hükûmetinin tüm provokasyonlarına rağmen attığı imzanın arkasında duruyor ve sorumluluklarını yerine getiriyor. Başta Sayın Trump olmak üzere Amerika yönetiminin de bu konuda yapıcı bir yaklaşım sergilediğini görüyoruz. İnsani yardımlar konusunda İsrail’den kaynaklı çeşitli aksaklıklar yaşansa da biz mevcut tüm imkânları kullanarak Gazze’ye yardımlarımızı ulaştırıyoruz. Tam 810 ton insani yardım taşıyan 18. iyilik gemimiz cuma günü El-Ariş Limanına ulaştı. 47 tır dolusu malzemeyi Refah Sınır Kapısına yönlendirdik. Öte yandan havaların soğuması ve yağışların başlamasıyla birlikte Gazze’deki durum giderek kötüleşiyor. Gazze halkının bir an önce derme çatma çadırlardan kurtarılması gerekiyor. Ülkemizdeki konteynerlerin Gazze’ye sevki sahada ciddi bir rahatlamaya yol açacaktır. Bununla ilgili temaslarımız da devam etmektedir.

“FİLİSTİNLİLERİN TOPRAKLARI GASP EDİLDİKÇE, BÖLGEDEKİ HİÇBİR ÜLKE GÜVENLİK İÇİNDE OLAMAZ”

Burada şu gerçeğin altını önemli çizmek durumundayım: Filistin devleti kurulmadan bölgeye tam olarak huzur, istikrar ve güven ortamının yerleşmesi mümkün değildir. Filistin’de işgal devam ettikçe, Filistin kanadıkça, Filistinlilerin toprakları gasp edildikçe, açık söylüyorum, bölgedeki hiçbir ülke güvenlik içinde olamaz. 1967 sınırları temelinde iki devletli çözüme yaklaştığımız ölçüde barış kapısı aralanacak, uzaklaştığımız ölçüde de bu kapı kapanacaktır. Bu gerçeğin hiçbir şekilde göz ardı edilmemesi gerektiğine inanıyorum. Türkiye’nin bütün çabası, bütün gayreti de bunun içindir. Günü kurtarmayı değil, müreffeh bir geleceği inşa etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde daha çok çalışacağız, daha fazla emek harcayacağız ve inşallah bölgede kalıcı barışa giden yolun ardına kadar açılmasını sağlayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.

Bu duygularla dış politikadan dış ticarete, ekonomiden güvenliğe, Kabine Toplantımızda aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

ADALET

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.

Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”

Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”

Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.

Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.

Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”

“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”

15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”

Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.

“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.

Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”

“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”

“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”

Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.

Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.

Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.

“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”

Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’da ebedî âleme uğurladıkları 253 şehidi kemal-i hürmetle yâd etti, gazilere bereketli ömürler diledi.

Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.

“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”

“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

“15 TEMMUZ GECESİ HEVESLERİ KURSAKLARINDA KALANLAR SİNSİ EMELLERİNE ULAŞMAK İÇİN HÂLEN FIRSAT KOLLUYOR”

Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.

“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.

“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”

“FETÖ’CÜLERİN ENGELLEMEYE ÇALIŞTIĞI TÜRKİYE YÜZYILI’NIN İNŞASI BAŞLAMIŞTIR”

“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”

15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.

Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.

GENÇ GAZETECİLER : KATAR

OKUMAYA DEVAM ET

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

GÜÇLÜ TÜRKİYE

Her Şey ‘Güçlü Türkiye’ İçin

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

TAKVİM

Kasım 2025
P S Ç P C C P
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

ADALET1 gün önce

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

DÜNYA2 gün önce

“Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da

DÜNYA6 gün önce

“Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla yeni bir hikâye yazmaya başlayacağız”

ADALET6 gün önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletimize “Tehdit ve Şantaj yapmak” | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha güçlü bir NATO’nun temellerini Ankara’da attık”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Costa ve AB Komisyonu Başkanı von der Leyen ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Emine Erdoğan, NATO marjında lider eşleriyle Çankaya Köşkü’nde bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merz ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

“NATO’nun harekât, misyon ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geliyoruz”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katılan liderler onuruna resepsiyon verdi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

ABD Başkanı Trump Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ı karşıladı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb ile bir araya geldi

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Rutte ile bir araya geldi

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Radev ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

“Bölgemizde barış, istikrar ve refah için kardeş ülkelerle dayanışmayı sürdüreceğiz”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi

DÜNYA2 hafta önce

“42 ilimizde açacağımız 61 organize tarım bölgesiyle tarım alanında çok daha iyi yerlere geleceğiz”

ADALET2 hafta önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletimize İFTİRA atmakta sınır tanımazlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

ADALET2 hafta önce

Fetö’cülerin en çok sevdiği iş kolları | Milletin Malına Mülküne çökmek | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor ?

DÜNYA3 hafta önce

“Türkiye, güçlü ordusu ve gelişmiş savunma sanayisiyle NATO’nun güvenliğine katkı sunmaktadır”

DÜNYA3 hafta önce

“2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı”

DÜNYA3 hafta önce

“Polonya ile iki NATO müttefiki olarak iş birliğimizi güçlendirmek için çalışıyoruz”

DÜNYA3 hafta önce

Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV’in 30. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’na katıldı

DÜNYA4 hafta önce

“Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayiimiz oluşturuyor”

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanya Cumhurbaşkanı Dan ile görüştü

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Singapur Başbakanı Wong’u kabul etti

DÜNYA4 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’u hak ettiği yatırımlarla buluşturmaya devam edeceğiz”

DÜNYA1 ay önce

(ABD-İran) “Mutabakatın, bölgemizde kalıcı barışın tesisine giden yolu açmasını ümit ediyoruz”

DÜNYA1 ay önce

“2026, her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor”

DÜNYA7 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA7 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

İYİ Kİ VARSIN6 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

GÜNCEL6 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA4 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA6 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

ENERJİ5 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA4 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki Varsın Sibel Kılıçarslan Metin

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA5 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Nurullah DOĞAN

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Süleyman YAĞCIOĞLU

İYİ Kİ VARSIN6 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

ENERJİ6 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA5 yıl önce

İyi ki varsın Şule DAYANGAÇ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

DÜNYA6 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

DÜNYA5 yıl önce

Ahmet Erdem Kimdir?

GÜNCEL6 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK7 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

DÜNYA6 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA6 yıl önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge