Cumhurbaşkanı Erdoğan, “7. Anadolu Medya Ödülleri” programında yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin kültürel zenginliğini yansıtan Anadolu medyası, ne kadar etkin ve yaygın olursa demokrasimiz de o derece güçlü olacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anadolu Yayıncılar Derneği (AYD) tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “7. Anadolu Medya Ödülleri” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Programa katılanları selamlayarak sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu Yayıncılar Derneği tarafından düzenlenen Medya Ödüllerinin 7’ncisinde bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu belirtti.
Ödülleri takdim edecekleri kurumları ve medya mensuplarını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam 320 mahalli ve bölgesel radyoyu, televizyonu, gazeteyi, dergiyi aynı çatı altında bir araya getiren Anadolu Yayıncılar Derneğinin başarı çıtasını her yıl bir adım daha yukarı taşıdığını söyledi.
“YAŞADIĞIMIZ HER KRİTİK DÖNEMEÇTE ANADOLU MEDYASI, MİLLÎ İRADE VE DEMOKRASİDEN YANA NET BİR TAVIR ALDI”
Derneğin yerel medya gündemini millete ve milletin kadim değerlerine sabitleyerek yürüttüğü çalışmaları takdirle karşıladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye’nin kültürel zenginliğini yansıtan Anadolu medyası, ne kadar etkin ve yaygın olursa demokrasimiz de o derece güçlü olacaktır. Anadolu medyasının sesi ne kadar gür çıkarsa, milletimizin talep ve beklentileri de o derece makes bulacaktır. Sizleri sıradan birer yerel medya kuruluşundan ziyade, on yıllardır sesine kulak verilmeyen milyonların medyadaki temsilcisi olarak görüyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her biriniz varlığınızla ülkemize, medya ikliminin çeşitlenmesine önemli katkılar sunuyorsunuz. Mahalli medyanın halkımızın doğru bilgilendirilmesinde oynadığı kritik role özellikle son yıllarda defalarca şahit olduk. Gezi olaylarından 17-25 Aralık girişimine, terör saldırılarından 15 Temmuz ihanetine kadar yaşadığımız her kritik dönemeçte Anadolu medyası millî irade ve demokrasiden yana çok net bir tavır aldı” dedi.
Türk demokrasisinin üzerinden vesayetin gölgesini kaldırmaya dönük her hamlelerinde, yerel medyanın desteğini bizzat görüp tecrübe ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Lafa gelince ‘özgür basından’ dem vuranların, darbecilere alkış tuttuğu bir dönemde sizler cesaretle demokrasimize sahip çıktınız. Küresel sistemin çarpıklıklarının temsilcisi odaklarla bir olup siyasete ayar veren kalemşorlar karşısında, yerli ve millî basının nasıl olması gerektiğini yine sizler gösterdiniz” diye konuştu.
“MEDYAMIZDAKİ FARKLI SESLERİ ÇOĞALTMAK İÇİN YEREL KURULUŞLARIMIZA DESTEK VERDİK”
Örnek duruşlarından dolayı yerel medyaya teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de sizlerin etkinliğini daha da artırmak ve medyamızdaki farklı sesleri çoğaltmak için yerel kuruluşlarımıza destek verdik” dedi.
Bürokratik iş ve işlemlerin kolaylaştırılması başta olmak üzere pek çok alanda yerel medyanın yükünü hafiflettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Sorunlarınızın çözümü noktasında her zaman güçlü bir irade sergiledik. Anadolu medyasına ve temsilcilerine kapımızı daima açık tuttuk. İnşallah bundan sonra da sizlere kulak vermeyi, sizlerle dayanışma içinde hareket etmeyi sürdüreceğiz. Özgür, tarafsız, halka karşı kendini sorumlu hisseden bir medyanın demokrasiler açısından taşıdığı önemi hepimiz biliyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunun için literatürde medyayı tarif ederken sık sık ‘dördüncü kuvvet’ kavramına başvurulduğunu görüyoruz. ‘Dördüncü kuvvet’ ifadesi bizim medyamızın da sahiplendiği, bilhassa siyaset kurumu ile olan ilişkilerinde sıkça referans aldığı bir kavramdır. Kamu adına siyaset kurumunu izleyen, denetleyen, varsa hatalarını ortaya çıkaran bir medya elbette bu tanımı ziyadesiyle hak eder. Medyanın asli görevi de zaten vatandaş adına gözcülük yapmaktır. Millete ve memlekete hizmet gayesiyle hareket eden hiç kimse böyle bir medyanın varlığından rahatsız olmaz, olmamalıdır.”
Türkiye’de “dördüncü kuvvet” ifadesinin genellikle yanlış yorumlandığına, millet ve milletin seçtikleri üzerinde bir tahakküm aracına dönüştürülmeye çalışıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, medyanın önemli bir kısmının bilhassa darbe dönemlerinde halkın sesi olmak yerine, antidemokratik güç odaklarının dümen suyuna girmeyi tercih ettiğini hatırlattı.
“MİLLÎ İRADEYİ HEDEF ALAN KİRLİ MANŞETLERLE ÇARPIŞA ÇARPIŞA BUGÜNLERE GELDİK”
Gazete manşetlerinin, sayfa köşelerinin, televizyon ekranlarının siyaseti ve toplumu yönlendirmek, siyasetçiyi hizaya sokmak, hatta alenen tehdit etmek amacıyla kullanıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27 Mayıs öncesinde ana akım medyanın yalan ve iftira dozu yüksek, utanç verici manşetlerle resmen darbeye ortam hazırladığını anımsattı.
Aynı şekilde 12 Eylül darbecilerine manşetlerinden selam çakan medya kuruluşlarının, kalemşorların olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ülkenin seçilmiş başbakanına ‘sivil diktatör’ diyecek kadar muvazeneyi kaybeden gazeteler, gazeteci kılıklı tetikçiler gördük. Hiç uzağa gitmeye gerek yok, daha dün gibi hatırladığımız 28 Şubat döneminde muhtıracıların haber bülteni gibi yayın yapan medya organları vardı. Okuduğumuz bir şiir sebebiyle hakkımızda verilen mahkeme kararını ‘muhtar bile olamayacak’ manşetleriyle âdeta kutlayan gazeteler gördük. Tabii burada iki önemli vurgu var, bir, muhtarları küçümsemek, iki, yarının siyasetine kendine göre yön vermek. Ne oldu? O kadar ufkunuz dar, o kadar kısır ki ‘muhtar bile olamaz’ dediğiniz kişi, Cumhurbaşkanı oldu. Önce bu başlıkları atanlara bir şey hatırlatmak lazım, kendinize ayar verin. Eğer ayar vermezseniz, millet size ayar verir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı medya kuruluşlarının, hükûmetleri döneminde yaptıkları bir yasa değişikliğine “411 el kaosa kalktı” diye başlık attığını hatırlattı.
Vesayet odaklarına açıkça davetiye çıkaran medya kuruluşları olduğunu, Kandil’dekileri “Yere izmarit atmıyorlar” manşetleriyle övgü yağmuruna boğan basın yayın organları gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu anda o Kandil’deki baronlar 10 yaşında, 11 yaşında, 12,13,14 yaşındaki kız yavrularının taciz edildiği merkezler hâline geldi. Bay Kemal niye konuşmuyorsun, oraya niye sesin çıkmıyor? Diyarbakır annelerine niye bir ziyaret yapmıyorsun, orayla niye bir irtibat kurmuyorsun? İşte sen kurmazsan millet sana hizaya gelmeyi gösterecek.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şahsımıza manşetlerden ömür biçilmesinden terör eylemlerinin açıkça desteklenmesine, kadınlarımıza hakaret eden köşe yazarlarından bebek katillerine sahip çıkanlara kadar medyamızda dördüncü kuvvet ifadesiyle asla bağdaşmayacak kepazeliklerle karşılaştık. Hep söylediğimiz gibi biz bugünlere sadece darbecilere, çetecilere, terör örgütlerine meydan okuyarak gelmedik. Biz aynı zamanda şahsımızı, davamızı, partimizi ve millî iradeyi hedef alan kirli manşetlerle çarpışa çarpışa bugünlere geldik” açıklamasında bulundu.
“YALAN VE İFTİRAYA ASLA TESLİM OLMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçeğin peşinden koşmak yerine yerel ve küresel güç odaklarına tetikçilik yapanlara rağmen mücadelelerini yürüttüklerini vurgulayarak, “Duruşumuzu hiçbir zaman bozmadık. Yalan ve iftiraya asla teslim olmadık. İtibar suikastları karşısında geri adım atmadık. Haysiyet fukaralarının tehditlerine boyun eğmedik. Karşımızdakiler ne yaparsa yapsın, biz daima hakkın ve hakikatin hatırını üstte tuttuk” diye konuştu.
Milletle ve millî iradenin sesi olan basın yayın kuruluşlarıyla omuz omuza hareket ederek, tarihî nitelikte pek çok demokratik kazanıma imza attıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah Türkiye Yüzyılı’nı da medyamızla birlikte yükseltecek ve gençlerimize emanet edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yaşadığı tüm bu olumsuzluklara rağmen son 20 yılda demokrasiyle birlikte basın ahlakı ve hürriyetinde de bir seviye atladığını ifade ederek, şöyle konuştu: “Ülkemizin basın yayın tarihini bilen ve elini vicdanına koyup objektif bir muhasebe yapan herkes medyamızın bugün daha bağımsız, daha çoğulcu, daha zengin bir yapıya sahip olduğunu kabul edecektir. Gerçekten de 2023’ün Türkiye’sinde basın 90’lara, 80’lere, 70’lere göre çok daha özgürdür, serbesttir, halkın gözünde daha çok itibar kazanmıştır. Hangi cenahta yer alırsa alsın basın yayın kuruşları asli görevlerini hakkıyla yerine getirebilme salahiyetine bizim dönemimizde kavuşmuştur.”
“DEZENFORMASYON YAPMADIĞI MÜDDETÇE HERKES İSTEDİĞİNİ YAZMAKTA, İFADE EDEBİLMEKTEDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörü övmediği, şiddete teşvik etmediği, dezenformasyon yapmadığı müddetçe herkes istediğini yazmakta, söylemekte, ifade edebilmektedir. Eski Türkiye özlemiyle yanıp tutuşanların siparişleri üzerine hazırlanan sözde raporlar bu gerçeği değiştirmeyecektir. Bunların ne bizim ne milletimizin nazarında hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur. Türkiye ile ilgili demokrasi, insan hakları ve basın özgürlüğü karnesi düzenleyenlerin söz konusu kendileri ve çıkarları olunca nasıl faşizanca davrandıklarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Devletin gizli belgelerini çarşaf çarşaf yayınlayan Fetoculara, gazeteci diye sahip çıkanlar, çok daha basit meseleler için basın yayın organlarının kapısına kilit vurmaktan çekinmediler” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 252 kişinin şehit olduğu FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında kendilerini insafsızca eleştirenlerin, kendi ülkelerindeki darbe söylentileri karşısında ortalığı ayağa kaldırdığını belirterek, “İşte Fransa’nın hâlini görüyorsunuz, İngiltere’nin hâlini görüyorsunuz, Almanya’nın hâlini görüyorsunuz, daha ileri gidiyorum Amerika’nın hâlini görüyorsunuz” dedi.
Gezi olaylarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Esnafımızın malını, mülkünü yağmalayan vandalları kahramanlaştıranlar, benzer hadiseler Paris’te ve Washington’da yaşandığında eylemcileri hemen terörist ilan ettiler. Fransız sokaklarını ateşe veren sarı yeleklilere ‘demokrasi havarisi’, Amerikan Kongresi’ni silahla basanlara ‘özgürlük savaşçısı’ diyen hiçbir uluslararası medya organı görmedik, duymadık” ifadelerini kullandı.
“ARTIK TÜRKİYE’NİN ÖNÜNÜ KESEMEYECEKSİNİZ”
“Aynı çifte standarda son günlerde el değiştiren bir sosyal medya şirketiyle ilgili süreçte de şahitlik ediyoruz. Herhalde neresi olduğunu anladınız?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Güya özgürlükten ve kişi mahremiyetinden asla taviz vermeyen bu sosyal medya platformunun kimlerle iş tuttuğu, perde arkasından neler servis ettiği, haz etmediği kişiler ve fikirler hakkında nasıl sansür uyguladığı tek tek ortaya çıkıyor ancak ne uluslararası medya organları ne de insan hakları kuruluşları bu skandallar karşısında hiçbir tepki göstermiyor. Ağızlarını her açtıklarında Türkiye’yi sansürcülükle suçlayanlar, sansürün daniskasını yapanlar hakkında tek bir kelime dahi etmiyorlar. Milyarlarca insanın iletişim hakkını gasbedenler hiçbir şey olmamış gibi demokrasi ve özgürlüklerden dem vurmaya devam ediyor.”
“Sadece bu örnekler bile ülkemizi eleştirenlerin ne kadar bozuk ve kirli bir sicile sahip olduklarını ispat etmeye yeterlidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Bunların hiçbirinin derdi basın özgürlüğü değildir, insan hakları değildir, demokrasi asla değildir. Bunların tek derdi kendi çarpık düzenlerini ayakta tutmak, Türkiye gibi tekerlerine çomak sokan ülkelerin önünü her türlü aracı, yalanı, iftirayı kullanarak kesmektir ama artık Türkiye’nin önünü kesemeyeceksiniz. Onlar eski Türkiye’de kaldı. Şimdi yeni Türkiye var, yeni Türkiye Yüzyılı var.”
“YALAN HABER GÜNÜMÜZ DEMOKRASİLERİNİ TEHDİT EDEN UNSURLARDAN BİRİ HÂLİNE GELMİŞTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojideki gelişmelerin beraberinde yeni iletişim mecralarını da getirdiğine dikkati çekerek, eskiden gazetecilik mesleğiyle uğraşanlara mahsus imkânların artık internet bağlantılı cep telefonuna sahip herkes tarafından kullanılabildiğini söyledi.
Herhangi bir sınırlama olmadan herkesin eşit şartlarda üye olabildiği küresel sosyal medya platformlarının âdeta tek kişilik medya mecraları ortaya çıkardığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu durum bilginin hızlı dolaşımına katkı sağlama yanında her türlü yalanın, iftiranın, çirkinliğin de önünü açmıştır. Yalan haber sadece insanı değil, günümüz demokrasilerini de tehdit eden unsurlardan biri hâline gelmiştir. Maalesef bu hastalık medya kuruluşu sıfatıyla faaliyet yürüten yapıları da sarmıştır. Meydanı hangi unvan ve saikle olursa olsun insanların haklarına, hukuklarına, onurlarına, mahremiyetlerine saldırarak kendini var etme veya çıkar sağlama peşinde koşanlara bırakamayız. Burada sizlerin çok önemli görevleri var. Hele hele yerel medyanın çok ama çok önemli görevi var. Bize ülkeyi yönetme yetkisi veren milletimiz, diğer eser ve hizmetler yanında kendinin bu çerçevedeki hak arama ve haysiyetini koruma sorumluluğunu da üzerimize yüklemiştir.”
“HER ALANDA İNSANLARIMIZI, MEDENİYETİMİZİN DEĞERLERİYLE BULUŞTURACAK BİR İKLİM İNŞA ETMEYİ HEDEFLİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen aylarda Mecliste kabul edilerek yürürlüğe giren ve kamuoyunda dezenformasyon yasası olarak bilinen hukuki düzenlemenin gerisinde de bu gayenin olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: “Gerçi biliyorsunuz, birileri hemen bu yasanın bazı maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesine koştu ama Mecliste öyle yapmadılar. Oy birliğiyle çıktı, hemen ardından Anayasa Mahkemesine gittiler. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu. Özellikle internet üzerinden yürütülen medya faaliyetlerini idari ve hukuki zemine oturtmayı amaçlayan bu düzenleme, asli meslek olarak bu işi yapanları önemli ölçüde rahatlatmıştır. Böylece artık gerçekten gazetecilik faaliyeti yürütenler ile gazetecilik görüntüsü altında şarlatanlık yapanların ayrımı daha da kolaylaşmıştır. Bu düzenleme kapsamında resmî ilanların yayın mecralarına internet haber sitelerinin de eklenmesiyle bir adaletsizlik giderilmiştir. Yalan ve yanlış haber yayanlar için getirilen müeyyidelerle halkın internet medyasına olan güvenin güçlendirilmesi amaçlanıyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her alanda olduğu gibi medya mecralarında da idari ve hukuki düzenlemelerden daha önemlisinin ahlaki ilkeler olduğunun altını çizerek, “Malum olduğu üzere enflasyonla mücadele kapsamında fahiş fiyat artışlarına karşı kamuoyunu ikaz ederken de aynı hatırlatmayı yapıyoruz. Ahlaki ilkeleri tamamen bir kenara bırakarak, Allah korkusu, kuldan utanma duygusu olmadan sadece bireysel çıkar, kâr, kazanç hırsıyla hareket edenleri hiçbir kural, hiçbir kaide durduramaz. Bunlar her kuralın arkasında fırıldak gibi dönecek, dolaşacak, her kaideyi aşacak sinsi bir yol bulurlar” diye konuştu.
Türkiye Yüzyılı vizyonunun başlıklarından birini “değerlerin yüzyılı” olarak belirlemelerinin sebebinin de bu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Aileden başlayarak, eğitimin tüm kademelerine ve çalışma hayatına kadar her alanda insanlarımızı, medeniyetimizin değerleriyle buluşturacak bir iklim inşa etmeyi hedefliyoruz. Hiç şüphesiz medya bu gayretin hem en önemli unsuru hem de taşıyıcısı olacaktır. Anadolu medyasının ise ismine yakışır şekilde bu mücadelede en ön safta yer alacağına inanıyorum. Sizlerin şahsında hakkın hatırını yere düşürmeyen tüm gazetecilerimize, medya kuruluşlarımıza tekrar teşekkür ediyorum. Bu duygularla bir kez daha 7. Anadolu Medya Ödülleri’ne layık görülen isimleri ve kurumları tekrar tebrik ediyorum.”
Jürinin yaptığı değerlendirme sonucu hak kazanan medya mensuplarına ödülleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verildi. Tören sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül alanlar ve katılımcılarla aile fotoğrafı çektirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.