Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hızırreis Denizaltısı Havuza Çekme ve Selmanreis Denizaltısı İlk Kaynak Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Mavi Vatan’ın güvenliği için donanmamızı daha güçlü ve caydırıcı kılacak birçok projeyi hayata geçirdik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gölcük Tersane Komutanlığı’nda Hızırreis Denizaltısı Havuza Çekme ve Selmanreis Denizaltısı İlk Kaynak Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, denizaltıların ülke, millet ve Türk Silahlı Kuvvetleri için hayırlı olması temennisinde bulundu.
Türk denizciliğinin kutup yıldızları Kaptan-ı Derya Hızır Reis Barbaros Hayrettin Paşa ile Selman Reis’i rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde vatanın bağımsızlığı, milletin emniyet ve huzuru için karada, havada, denizde mücadele ederken şehit düşen tüm kahramanlara Allah’tan rahmet ve mağfiret diledi.
“2027 YILINA KADAR ALTI ADET YENİ TİP DENİZALTIMIZI DONANMAMIZA KAZANDIRMIŞ OLACAĞIZ”
Sınırların içinde ve dışında fedakârca görev yapan askerlere muvaffakiyetler dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni tip denizaltı projesinin ikinci denizaltısı olan Hızırreis’in havuza çekim işleminin yapılacağını ve 6. denizaltı Selmanreis’in de ilk kaynağının gerçekleştirileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni tip denizaltıların teknik özellikleri itibarıyla göz doldurduğunu dile getirerek şöyle devam etti: “Su üstünde bin 856 ton, dalmış hâlde 2 bin 42 ton ağırlığa sahip denizaltılarımız 300 metreden fazla derine inebiliyor. Su altında üç gün görev yapabilen denizaltılarımız 12 hafta boyunca ikmalsiz suda kalabiliyor. Su altı, su üstü ve kara hedeflerine karşı etkili silahlarla donatılan denizaltılar değişik tipte torpido, füze atabilme ve mayın dökebilme kabiliyetlerine sahiptir. Havadan bağımsız tahrik kabiliyeti olan denizaltılarımıza millî torpidomuz Akya ile millî gemisavar füzemiz Atmaca’yı entegre ediyoruz. Yeni tip denizaltı projemizde ilk denizaltı Pirireis’in bu yıl içinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza teslimini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bugün havuza çekim işlemini yaptığımız Hızırreis denizaltımızın 2023’te, Selmanreis’in ise 2027 yılında hizmete girmesini planlıyoruz. Bu seneden itibaren her yıl bir denizaltımızı hizmete alarak 2027 yılına kadar altı adet yeni tip denizaltımızı donanmamıza kazandırmış olacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kritik projede yaklaşık 30 yerli firmanın, denizaltı platformu ve su altı teknolojisine yönelik tasarımları ve üretimleriyle sorumluluk üstlendiğini kaydetti.
Ayrıca pek çok firmanın da alt yüklenici olarak denizaltıların üretim sürecine katkı sunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, denizlerdeki güce güç katacak bu denizaltıların inşa edilmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti.
“YERLİLİK ORANLARIMIZI EN ÜST DÜZEYE TAŞIMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Çok değil daha 15-20 yıl öncesine göre hayal dahi edilemeyen bu başarıları önemsiyor, ancak yeterli görmüyoruz. Savunma ürünlerinin tasarımından imalatına kadar her safhasında yerlilik oranlarımızı en üst düzeye taşımaya çalışıyoruz. Reis sınıfı denizaltılarda mevcut sistemlerin geliştirilerek kullanılmasına yönelik araştırma geliştirme faaliyetlerine başladık. Yerli ve millî yakıt pili, ana elektrik motoru, batarya ve çeşitli tipte sonarların geliştirilmesine öncelik veriyoruz. Diğer savunma sanayi hamlelerimizde olduğu gibi burada da hedefimiz millî denizaltı projemizi hayata geçirmektir. Millî dizayn ve ağırlığı millî sistemlerden oluşacak millî denizaltımız MİLGEM’le ilgili hazırlıklarımız son sürat devam ediyor. MİLGEM’in inşasına inşallah 2025 senesinde Gölcük Tersanesi’nde başlıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Reis sınıfı altı denizaltının imalat aşamalarında elde ettikleri tecrübeleri millî denizaltı üretim sürecinde kullanacaklarını söyledi.
“Millî denizaltımızı beş, altı sene içerisinde Deniz Kuvvetlerimize teslim etmeyi planlıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, MİLDEN Projesi’nde görev alan firmalara, resmî kurumlara, mühendisinden işçisine kadar herkese şimdiden başarılar diledi.
“HER KAZANIMIMIZ İÇİN ÇOK ZORLU MÜCADELELER YÜRÜTTÜK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizler eskilerin tabiriyle ‘feleğin çemberinden geçmiş’ bir milletiz. Tarihimizin hiçbir döneminde emeksiz, zahmetsiz, bedel ödemeden bir imkâna sahip olmadık. Bugün üzerinde yaşadığımız vatan toprakları dâhil. Her kazanımımız için çok zorlu mücadeleler yürüttük. Malazgirt’ten başlayıp Çanakkale’ye ve Millî Mücadele’ye kadar tarihin her döneminde istiklalimize ve istikbalimize yönelik tüm saldırıları canımızla, kanımızla zafere ulaştırdık. Son 40 yıldır bölücü teröre karşı sürdürdüğümüz bu mücadelede binlerce vatan evladını ömürlerinin baharında toprağa verdik. Dost bildiğimiz ülkelerin ihanetlerine, müttefik, özellikle ilişkilerinin olduğu devletlerin ayak oyunlarına rağmen bunu başardık” diye konuştu.
Kıbrıs Barış Harekâtı sebebiyle Türkiye’ye uygulanan haksız, hukuksuz yaptırımları asla unutmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İnsanımızın canına, malına, hürriyetine kasteden teröristlere yönelik meşru sınır ötesi harekâtlarımız nedeniyle hedefe konulduk. DEAŞ’la sahada göğüs göğüse mücadele ettiğimiz dönemlerde bile akla hayale girmeyecek ithamların, iftiraların muhatabı olduk. Öyle ki DEAŞ’ın sınır illerimizi hedef alan roket saldırıları ve terör eylemleriyle boğuştuğumuz günlerde âdeta yangından mal kaçırırcasına ülkemizdeki hava savunma sistemleri sökülüp götürüldü. Bize parasıyla verilmeyen silahlar, ‘DEAŞ’la mücadele’ kılıfı altında eli kanlı terör örgütlerine bedelsiz olarak on binlerce tırla aktarıldı. Terörizmle ve düzensiz göçle mücadelenin en ön safında yer alan Türkiye, güney sınırı boyunca bir terör koridoru marifetiyle kuşatılmak istendi.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi demokrasimize kasteden, 251 evladımızı şehit eden FETÖ’cü alçaklar, komşularımızdan başlayarak birçok Avrupa ülkesi tarafından korundu, kollandı, himaye edildi. Vatandaşlarımıza vize konusunda olmadık engeller çıkaran bu devletler, demokrasi ve halk düşmanlarını sorgusuz sualsiz bağırlarına bastı” dedi.
“MİLLÎ GÜVENLİĞİMİZE DAİR HUSUSLARDA SOMUT ADIMLAR GÖRMEK İSTİYORUZ”
Suriye’de binlerce masumu katleden terör elebaşılarının, “kırmızı halılar serilerek” karşılandığını, Batılı liderler tarafından başkanlık saraylarında ağırlandıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bizimle görüşmelerinde sürekli hukuktan, adaletten, demokratik değerlerden dem vuranlar, eli kanlı katilleri baş tacı etmekten utanmadılar. Bugün Ukrayna’daki başarılarıyla adına şarkılar bestelenen silahlı insansız hava araçlarımız, Karabağ Savaşı’nda masumları katleden ölüm makineleri olarak yaftalandı. Bugün Türkiye’nin NATO’nun güvenliğine yaptığı katkılardan övgüyle bahsedenler, daha düne kadar Libya’da ve Suriye’de attığımız adımlar dolayısıyla ülkemizi acımasızca eleştiriyorlardı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yakın tarihimizden başlayarak şöyle geriye doğru bir fikri takip yaptığımızda karşımıza çıkan manzara şudur: Türkiye, ne savunma ihtiyaçlarının giderilmesinde ne meşru sınır ötesi harekâtlarında ne de 40 yıllık terörle mücadelesinde müttefiklerinden beklediği desteği görmemiştir. Destek ve katkı bir yana, ülkemiz çoğu zaman gizli, açık yaptırımlara, ambargolara, tehdit, baskı ve şantajlara maruz bırakılmıştır. Çifte standart, bu süreçte çok iyi bildiğimiz, sık sık tecrübe ettiğimiz, iliklerimize kadar yaşadığımız, muhataplarımızın da her fırsatta yüzüne vurduğumuz bir vaka olmuştur” diye ekledi.
Bölgede meydana gelen kritik hadiselere rağmen özellikle güvenlik ve savunma konularında aynı tutumun ısrarla sürdürüldüğünü gördüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “NATO’da ve üyesi olduğumuz diğer uluslararası kuruluşlarda oynadığımız hayati rol apaçık ortadayken kimi müttefiklerimizle hâlâ yaptırımların kaldırılmasını konuşuyor, özellikle de İsveç’in şu anda bize karşı yaptırım uygulamasını hiçbir şekilde bir kenara koyamayız. Bunların makul bir izahı da yoktur. İttifak dayanışmasının en üst düzeyde tutulması gereken bir dönemde ipe un serme politikasından vazgeçilmeli, terörle mücadelede destek ve yaptırımlar başta olmak üzere Türkiye’nin haklı beklentileri karşılanmalıdır. NATO için bedel ödeyen özellikle bir ülke olarak millî güvenliğimize dair hususlarda ucu açık diplomatik ifadelerden ziyade somut adımlar görmek istiyoruz. Temel güvenlik hassasiyetlerinin gözetilmediği bir genişleme politikasının ne bize ne de NATO’ya hiçbir hayrının dokunmayacağına inanıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “kötü komşu insanı hacet sahibi yaparsa” karşılaşılan çifte standartların da Türkiye’yi özellikle savunma sanayisinde imkân sahibi yaptığını söyledi.
“SAVUNMA SANAYİİNDE TARİH YAZMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Göreve geldiklerinde savunma sanayiinde yüzde 80 dışa bağımlıyken bugün yüzde 70’in üstünde yerlilik ve millîlik oranına ulaştıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâlihazırda yarısını son beş yılda başlattıkları 750’nin üzerinde savunma sanayi projesi yürüttüklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mavi Vatan’ın güvenliği için donanmayı daha güçlü ve caydırıcı kılacak birçok projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.
Millî savaş gemileri, amfibi gemileri, test ve eğitim gemisi, denizaltı kurtarma ana gemisi, sahil güvenlik arama kurtarma gemisi, lojistik destek gemisi, süratli devriye botları, SAT botları, acil müdahale dalış eğitim botları, karakol botları, kontrol botları gibi stratejik projeleri başarıyla uyguladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca silahlı insansız deniz araçları üretiyor, bunların sürü şeklinde hareket eden daha ileri versiyonları üzerinde çalışıyoruz. Şimdi sırada çok maksatlı amfibi hücum gemimiz Anadolu, denizde ikmal muharebe destek gemimiz, İ sınıfı fırkateynlerimiz, bu arada TF 2000 hava savunma muhribimiz ve nihayetinde uçak gemimiz var. Envanterimizde bulunan birçok deniz aracımızı son teknolojiler ekleyerek modernize ediyoruz” bilgisini paylaştı.
İnşa ve modernize edilen deniz araçlarını silah, radar, muhabere ve elektronik sistemlerle donattıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ülkemiz, hâlihazırda dünyada bir savaş gemisini millî olarak tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke arasında yer alıyor. Bütün bu faaliyetler şahsi desteğimizle güçlendirdiğimiz Savunma Sanayii Başkanlığımızın, ordumuzun, tersanelerimizin, üniversitelerimizin, özel sektörümüzün ve özellikle KOBİ’lerimizin ahenkli çalışmasıyla hayata geçiyor. İnşallah bu sinerjiyi koruyup kamu-özel tam bir uyum içinde çalışarak savunma sanayiinde tarih yazmaya devam edeceğiz. Türkiye’yi bu alanda dünyanın en güçlü ülkelerinden biri yapana kadar durmayacağız.”
Denizaltıların Türkiye’ye ve donanmaya hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçen tüm kurumları ve yüklenici firmaları tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki son teknik adımları atıp bugün Kartepe’de, Adana’daki törenden dönerken ebediyete uğurladıkları Sude Naz Akkuş’un cenaze törenine katılacağını sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.