Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüzyılın Konut Projesi Programı”nda yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı’nda, yüzyılın konut projesini hayata geçiriyor, 500 bin sosyal konut seferberliğimizi başlatıyoruz. Projemizle 81 ilimizin tamamına toplam 500 bin konut yapacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Başakşehir’de düzenlenen “Yüzyılın Konut Projesi Programı”na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un dört bir yanındaki vatandaşlara selamlarını gönderdi. Sosyal medya platformlarından ve radyo kanallarından kendisini takip edenlere de en kalbi muhabbetlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcıların karşısına her zaman olduğu gibi yeni projeler ve yatırımlarla çıkmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, heyecanıyla, ümidiyle ve enerjisiyle salonu dolduran katılımcılara ayrı ayrı teşekkür ederek, salondaki dayanışma tablosuyla yine herkese çok güçlü bir mesaj verdiklerini söyledi.
Allah’tan birlik ile beraberliklerini ve muhabbetlerini daim eylemesini temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde müjdesini verdikleri “Yüzyılın Konut Projesi”nin tanıtımı için bir arada olduklarını kaydetti.
“TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SOSYAL DEVLET PROJELERİNDEN BİRİNİ DAHA HAYATA GEÇİRİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün yeni umutlarla, yediden yetmişe tüm vatandaşlarımızı heyecanlandıran yeni konut hamleleriyle güzel İstanbul’umuzdayız. Bu eşsiz gururu beraber paylaştığımız her bir kardeşime ‘Hoş geldiniz, şeref verdiniz, sefalar getirdiniz.’ diyorum. Yalnızca İstanbul için değil, ülkemiz için de bir dönüm noktası olacak bu projemizin detaylarını birazdan sizlerle paylaşacağım. Türkiye’nin en büyük sosyal devlet projelerinden birini daha hayata geçirmeye başlayacak ve hep beraber ‘Ev sahibi Türkiye’ diyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başakşehir’in siyasi hayatında çok özel bir konumu olduğunu, İstanbul’da ilk toplu konut uygulamasını da yine burada başlattıklarını, temellerini burada attığını aktardı.
Bu uygulamanın başarılı olduğunu, şöhretinin kısa sürede İstanbul sınırlarını aşarak tüm Türkiye’nin örnek aldığı bir model hâline geldiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bu projemiz de yeni bir dönemi farklı bir şekilde başlatacaktır. Millete hizmet sevdamızın en büyük nişanelerinden olan konut projemizin şimdiden ülkemize, milletimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımıza, TOKİ’ye ve projeye destek veren tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“TAM 23 YILDIR İHTİYAÇ DUYDUĞU HER AN MİLLETİMİZİN YANINDA OLDUK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kasım ayında millete hizmet yolunda tam 23 yılı, yani neredeyse çeyrek yüzyılı geride bırakacaklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Bakın, iş başına geldiğimizde dedik ki ‘Bizim görevimiz insanımızın hayat standardını yükseltmektir. Görevimiz devletin sosyal sorumluluklarını yerine getirmesini sağlamaktır. Bizim sorumluluğumuz dünyanın en gelişmiş, en müreffeh ülkeleri arasında yer alabilmek için soluksuz çalışmaktır.’ Çok şükür, o günden bu yana 23 yıl geçti. Tam 23 yıldır ihtiyaç duyduğu her an milletimizin yanında olduk. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine kimseyi ayırmadan, kimseyi dışlamadan 86 milyon vatandaşımızın tamamına hizmet götürdük.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefet sadece laf ve polemik üretirken kendilerinin vatandaşların her türlü ihtiyacına hızlı ve etkin çözümler ürettiklerini söyledi.
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” prensibiyle devletin imkânlarını millet için seferber ettiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de aynı kararlılıkla çalıştıklarını, eser ve hizmetlere her gün bir yenisini eklediklerini kaydetti.
“MİLYONLARCA KARDEŞİMİZİN YUVASINI VE İŞ YERİNİ DÖNÜŞTÜRDÜK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, rehavete kapılmayıp, ivme kaybetmeyip, vitesi asla düşürmeden ve hız kesmeden yola tam gaz devam ettiklerini belirterek, milletin her ihtiyacını karşılamayı, her haneye umut, güven, mutluluk taşımayı sürdürdüklerini dile getirdi.
Her ailenin sıcak bir yuvaya, güvenli bir konuta kavuşması ve barınma ihtiyacını en düşük maliyetlerle karşılamasının kendileri için vazgeçilmez olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatırlayacaksınız Türkiye’nin kentsel dönüşüm seferberliğine 2012’de İstanbul’dan start vermiştik. 13 yıl önce modern ve güvenli şehircilik noktasında önemli bir adımı Başakşehir’de atmıştık. O tarihten itibaren milyonlarca kardeşimizin yuvasını ve iş yerini dönüştürdük” diye konuştu.
“TOKİ, ÇOK BÜYÜK BAŞARILARA İMZA ATTI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi bir uçtan diğer uca yepyeni yaşam alanlarıyla donattıklarını, şehirleri, meydanları, cadde ve sokakları iyileştirip güzelleştirdiklerini aktararak, “Buralar çamur, çukur, çöp, bu hâldeydi, şimdi ne h’ale geldi. Burası böyleyken Bağcılar farklı mıydı? Küçükçekmece farklı mıydı? Avcılar farklı mıydı? Hepsi aynıydı. Hepsini de dönüştürdük. On binlerce ailemizi yeni yuvalarıyla buluşturduk. Dar gelirli kardeşlerimizin yüzlerini güldürdük” ifadelerini kullandı.
Kendi evlerini inşa edebilmeleri için altyapısı hazır arsaları vatandaşlara sunduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ana muhalefetin her fırsatta eleştirdiği TOKİ, çok büyük başarılara imza attı. TOKİ’yi bile imrendirecek dedikleri projeyi bile ellerine, yüzlerine bulaştırdılar. Bu muhalefetin en başarılı, en kabiliyetli yanı neydi? Çöp, çukur, çamur. Ev sahibi olmak umuduyla kendilerine güvenen insanlarımızı mağdur ettiler. Güya TOKİ’ye rakip olmak için çıktıkları yolda dolandırıcılıktan mahkemeye düştüler. Biz ise bugüne kadar tam 1 milyon 740 bin sosyal konutu milletimizin emrine verdik.”
“MİLLETE BEDAVA EV SÖZÜ VERENLERİN SESİ SOLUĞU ÇIKMAZKEN MALATYA’DA 304 BİNİNCİ KONUTUMUZU TESLİM ETTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dar gelirli 5 milyon vatandaşı camileriyle parklarıyla yürüyüş yollarıyla modern, sağlam ve çevre dostu yaşam alanlarına kavuşturduklarını belirtti.
Afet bölgelerinde de çok büyük bir gayret ortaya koyduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta 6 Şubat’ta yaşamını yitirenler olmak üzere ebediyete uğurlananları geri getirmenin mümkün olmadığını, ama şehirleri yeniden dizayn etmenin, depreme dayanıklı evler inşa etmenin kendi ellerinde olduğunu dile getirdi.
“Unutmayalım ki tedbir bizden takdir Allah’tandır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir eksik nokta bırakmadan tedbir almakla mükellef olduklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, afet bölgesindeki vatandaşların yaralarını sarmak için çok boyutlu bir çalışma yürüttüklerine vurgu yaparak, şunları dile getirdi: “Doğrudan maliyeti 104 milyar doları, dolaylı maliyeti 150 milyar doları bulan ağır bir deprem faturasına rağmen ümidimizi asla kaybetmiyoruz. Dünyada hemen hiçbir ülkenin taşıyamayacağı ağır bir yükün altından biz alnımızın akıyla kalkıyoruz. Tamamlanan konut ve iş yerlerimizin teslimi hamdolsun başladı. Millete bedava ev sözü verenlerin sesi soluğu çıkmazken biz geçen ay Malatya’da 304 bininci konutumuzu hak sahibi vatandaşlarımıza teslim ettik. Bir ay sonra inşallah 350 bininci yuvamızın anahtarlarını da aynı şekilde afetzede kardeşlerimize takdim edeceğiz. Yılbaşı’na kadar 453 bin afet konutunu depremzede vatandaşlarımıza gönül huzuruyla sorunsuz, sıkıntısız teslim edeceğiz.”
“YÜZYILIN KONUT PROJESİ’Nİ HAYATA GEÇİRİYORUZ”
Yeni yuvasına kavuşmamış tek bir vatandaş kalmayıncaya kadar ter dökmeye kararlılıkla devam edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet için ortaya koydukları tüm bu çabaları yeni bir projeyle taçlandırdıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni konut projesinin detaylarını da açıklayarak, şunları kaydetti: “Türkiye Yüzyılı’nda Yüzyılın Konut Projesi’ni hayata geçiriyor, 500 bin sosyal konut seferberliğimizi başlatıyoruz. Projemizle 81 ilimizin tamamına toplam 500 bin konut yapacağız. Bu 500 bin konutun 100 binini İstanbul’a ayırdık. İstanbul’umuzun her iki yakasında toplam 100 bin konut inşa edeceğiz. Ankara’ya 30 bin, İzmir’e 21 bin, Bursa, Gaziantep ve Konya’ya 13 bin, Hatay ve Diyarbakır’a ise 12 bin yeni yuva kazandıracağız. Emanetlerine gözümüz gibi baktığımız şehitlerimizin kıymetli ailelerine, kahraman gazilerimize ve engelli kardeşlerimize yüzde 5 oranında ayrı bir kontenjan ayırdık. Aynı şekilde 3 ve daha fazla çocuğu olan ailelerimize yüzde 10’luk bir kontenjan tahsis ettik. Yıllar yılı çalışmış, emeğiyle hizmetiyle bu ülkeye değer katmış emeklilerimizi tabii ki unutmadık. Emekli vatandaşlarımıza da proje kapsamında yüzde 20 kontenjan ayırdık.”
Bir şeyi de ayrıca ifade etmek istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu konutları nasıl ki devlet olarak kendileri inşa ediyorsa, geleceği de bu ülkenin gençlerinin inşa edeceğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı”nın mimarlarının, büyük ve güçlü Türkiye’nin mihmandarlarının gençler olacağını belirtti.
“PROJEMİZİN ÖNEMLİ BİR BÖLÜMÜNÜ GENÇLERİMİZE AYIRDIK”
Gençlere ayrı bir önem verdiklerini, istikbali emanet ettikleri gençlerin üzerine titrediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “500 bin sosyal konut projemizin de çok önemli bir bölümünü yine gençlerimize ayırdık. Konut projemizdeki yuvaların yüzde 20’sini 18-30 yaş aralığındaki gençlerimize tahsis ediyoruz. Eğitimden iş hayatına, barınmadan ulaşıma, gençlerimizi her alanda desteklemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşa edeceğimiz konutlar 2+1 ve 1+1 evlerden oluşacak. Evlerimizin tamamı yatay mimariye ve geleneksel dokuya uygun şekilde tasarlanacak. Projemize 18 yaşını doldurmuş tüm vatandaşlarımız başvurabilecek ancak önceliğimiz henüz evi olmayan vatandaşlarımızadır. Önce bu kardeşlerimizi ev sahibi yapmak istiyoruz. Bundan dolayı tapuda eşi veya çocuklarının üzerine kayıtlı evi olanlar bu aşamada başvuru yapamayacak” diye konuştu.
“TOKİ ELİYLE KİRALAMA SİSTEMİNİ KURUYORUZ”
Hassasiyet taşıdıkları bir diğer hususu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Asrın felaketinin ardından pek çok vatandaşımız yaşadıkları şehirlerden başka illere taşınmak durumunda kaldı. Bu kardeşlerimizin büyük bir bölümü onarım ve yeniden inşaat çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte memleketlerine döndüler. Projeye başvuru yapmak isteyen deprem bölgesindeki vatandaşlarımız için nüfus kayıt örneği veya 1 yıl ikamet şartı yeterli olacak. Bu kardeşlerimize de hayırlı olsun diyorum. Türkiye’ye ilkleri yaşatmaya devam ediyoruz. Yine bir ilki başarıyor, bu kez, bu çok önemli, kiralık konut uygulamamızı devreye alıyoruz. Şimdilik sadece İstanbul’umuzda uygulanacak bu modelle, TOKİ eliyle kiralama sistemini kuruyoruz. Proje çerçevesinde İstanbul’da 100 bin konutun yanı sıra 15 bin adet kiralık konut belirledik. Kiralık Sosyal Konut Projemiz kapsamında işçi ve memurlarımız, asgari ücretli ve sosyal hak sahibi ailelerimiz, genç çiftlerimiz ve Kentsel Dönüşüm Kanunu kapsamına giren hak sahiplerimiz için ayırdığımız kontenjanları önümüzdeki günlerde milletimizle paylaşacağız. Konutlarımız bölgedeki rayicin yarı fiyatına kiralanacak ve kira sözleşmeleri 3 yılı kapsayacak. Sözleşme süresi sona erdiğinde tahliye ve bakım süreçleri tamamlanarak konutlar yeniden kiraya verilecek. Bu konutlarımızın bakımı, yönetimi ve denetimi ise devletimizin teminatı altında olacak. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun. İnşallah, böylece İstanbul’daki fahiş kira sorununa ilk neşteri biz vurmuş olacağız. Bunun dışında da fahiş kira sorunuyla mücadelemiz sürecek.”
“HER YIL DAHA FAZLA SAYIDA VATANDAŞIMIZIN UYGUN ŞARTLARDA KONUTA ERİŞİMİNİN ÖNÜNÜ AÇACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüzyılın Konut Projesi”ndeki yeni evlerin fiyatlarını aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “500 bin sosyal konut projesindeki evlerimiz ayda 6 bin 750 liradan başlayan taksitlerle ödenecek. Nasıl, iyi mi? Satış bedeli ise 1 milyon 800 bin liradan başlayacak. Bu konutlar devlet güvencesiyle yüzde 10 peşinat ve 240 ay vadeyle satışa sunulacak. Yani vatandaşlarımız uzun vadeli, düşük taksitli ve güvenli bir şekilde ev sahibi olacak. Böylelikle son dönemde olağan dışı artan kira fiyatlarına karşı güçlü bir kalkan oluşturacağız. Aynı zamanda döngüsel sosyal konut modeliyle her yıl daha fazla sayıda vatandaşımızın uygun şartlarda konuta erişiminin önünü açacağız” diye konuştu.
Afetlere dirençli 500 bin yeni yuvayı milletin istifadesine sunacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başvurular 15 Kasım 2025 tarihinde başlıyor. Başvurularla birlikte inşaat çalışmalarının da startını vereceğiz. Kuraları bu yılın aralık ayında çekiyoruz. İlk teslimleri ise Mart 2027’de, Allah’ın izniyle gerçekleştireceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yüzyılın Konut Projesi”nin sadece evlerden oluşmadığını anlattı. Bu projeyle aynı zamanda insan odaklı ve tam teşekküllü yeni yaşam alanları inşa ettiklerini, şehirleri de mahalle konaklarıyla süsleyeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu konaklarda eski mahalle kültürümüzü tüm zenginliğiyle yaşatacak, farklı ihtiyaçlara cevap veren yeni ve canlı yapılar kuracağız. İnşa edeceğimiz 500 mahalle konağımızda çocuklar için gündüz bakım evi, yaşlılarımız için etkinlik alanları, aile sağlığı merkezleri, camiler, kafeteryalar, el sanatları üretim merkezleri, taziye evleri, spor salonları ve misafirhaneler de yer alacak. Mahalle konaklarımız da şimdiden hayırlı olsun” şeklinde konuştu.
Programda, “İlk Evim Projesi” kapsamında konutları tamamlanan 5 aileye evlerinin anahtarları teslim edildi. İstanbul Müftüsü Emrullah Tuncel’in dua ettiği program fotoğraf çekimiyle son buldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.