Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türk demokrasisini sivil damgalı yeni bir anayasayla taçlandırma irademiz dün olduğu gibi bugün de bakidir. Şartlar ne olursa olsun bu hedefimizden kopmadık ve kopmayız” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen partisinin grup toplantısında bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Ekim’de başlayan 28. Dönem 4. Yasama Yılı’nın ilk grup toplantısının ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi.
Yeni yasama yılının Meclis’e, bütün milletvekillerine, siyasi parti gruplarına ve Meclis çalışanlarına hayırlı olmasını temenni eden, AK Parti milletvekillerine geçen yasama yılındaki gayretlerinden dolayı teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “1 Ekim 2024’ten 21 Temmuz 2025 tarihine kadar, 113 birleşim boyunca gerçekten çok emek verdiniz, önemli faaliyetlere imza attınız. Cumhur İttifakı ortağımız MHP ile dayanışma içinde ana muhalefet partisinin ve marjinal ekürilerin Meclis’i tıkama girişimlerini başarısızlığa uğrattınız. Geçtiğimiz yasama yılında Meclis’imiz 7’si uluslararası anlaşmaların uygun bulunduğuna dair teklifler olmak üzere toplam 32 kanun teklifini kabul ederek yasalaştırdı. İklim Kanunu’ndan Öğretmenlik Meslek Kanunu’na, ceza infaz düzenlemelerinden ateşli silahlar ve yetkisiz çakar kullanımına, siber güvenlikten emeklilerimizin maaş ve bayram ikramiyelerine kadar geniş bir yelpazede milletimizin beklentilerine cevap verdik, sorunlarına çözüm ürettik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün ikinci yılını dolduran Gazze soykırımında da Gazi Meclis ve AK Parti grubunun takdire şayan bir duruş sergilediğini dile getirdi.
TBMM’nin tüm dünya parlamentolarına örnek olan cesaretli tavrında, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın önderlik yaptığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çoğu çocuk ve kadın 67 bin Gazzelinin şehit edildiği, 170 bine yakın Gazzeli mazlumun yaralandığı bu toplu kıyımın bir an önce son bulması için gereken neyse Türkiye olarak hiç tereddütsüz yapıyoruz. İnsani yardımlardan diplomatik temaslara, ticaretin durdurulmasından Filistin Devleti’nin tanınmasına kadar her alanda yoğun çaba içindeyiz. Dünya liderleri ile görüşmelerimizde Gazze’deki soykırım ve İsrail’in artan saldırganlığı hep ilk sıralarda yer alıyor. Engel olunmadığı takdirde ‘arzımevut’ hezeyanıyla hareket eden İsrail hükûmetinin bölgemizi sürükleyebileceği felaketlere dikkat çekiyoruz. Gayemiz, daha fazla masum ölmeden daha fazla yıkım yaşanmadan daha fazla kan ve gözyaşı akmadan bölgemizde kalıcı istikrarın sağlanmasıdır.
Gazzeli mazlumların iki yıldır çektiği acıların bir an evvel dinmesi en büyük arzumuzdur. ABD Başkanı Sayın Trump’ın barış çabalarına aktif destek vererek, bölgemizi, sıkıştığı bu cendereden süratle çıkarmak istiyoruz. Biz bir taraftan, Dışişleri Bakanımız ve Millî İstihbarat Teşkilâtı Başkanımız diğer taraftan muhataplarımızla temas hâlindeyiz. Filistin direniş örgütü Hamas Sayın Trump’ın barış planına son derece müspet cevap vermiş, böylece barış iradesini çok net ortaya koymuştur.”
“İSRAİL, OLUMLU ATMOSFERİ BALTALAYAN SALDIRILARINA DEVAM ETMEKTEDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Barış tek kanatlı bir kuş değildir. Barışın tüm yükünü Hamas’a ve Filistinlilere yüklemek ne adildir ne doğrudur ne de gerçekçi bir yaklaşımdır” dedi.
Şu anda barışa giden yolun önündeki en büyük engelin İsrail’in saldırıları olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “İsrail, Sayın Trump’ın açık çağrılarına rağmen olumlu atmosferi baltalayan saldırılarına devam etmektedir. Gerçekten barış isteniyorsa İsrail’in saldırıları derhal durdurulmalıdır. Kanla, katliamla, haydutlukla, canilikle, varılabilecek hiçbir yer olmadığını İsrail hükûmetinin anlaması gerekiyor. İşte tam iki yıldır, soykırım suçlarında Hitler’i bile geride bıraktılar. 365 kilometrekareye hapsettikleri 2,5 milyon insana her türlü zulmü, barbarlığı reva gördüler. Gazetecileri, doktorları, insani yardım görevlilerini, canice katlettiler. Açlığı bir silah olarak kullanıp masum çocukları, açlıktan öldürdüler. Gazze’yi devasa bir enkaz yığınına çevirdiler ama ne yaptılarsa Gazze halkının direniş iradesini kıramadılar. Gazze’nin topraklarını savunan kahraman evlatlarına diz çöktüremediler. Gazze’yi dünyanın en büyük çocuk mezarlığına çevirdikleri hâlde Gazze halkını teslim alamadılar.”
ŞARM EL-ŞEYH’TE YAPILAN GÖRÜŞMELER
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zulüm olduğu sürece zalime direnen mazlumların da muhakkak olacağını dile getirdi.
İşgal sürdüğü müddetçe işgalcilere kıyam eden serdengeçtilerin de olacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ateşkes ve adil bir barış tüm taraflar için en makul tercihtir. Bugün Şarm El-Şeyh’te yapılan görüşmeler kritik önemdedir. İnşallah, güzel bir haber almayı ümit ediyoruz. Biz bunun için çabalamaya devam edeceğiz. Bu süreçte Filistinli kardeşlerimizi de asla ve asla yalnız bırakmayacağız. Bu vesileyle, 5 Ekim Pazar günü 81 ilimizde özgürlüğe yürüyen milyonlara teşekkür ediyor, ‘Gazze için sessiz çığlık’ yürüyüşü düzenleyerek mazlumlara destek olan kadın kollarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. 14 yıllık zulmün ardından nasıl Suriyeli kardeşlerimiz hürriyetlerine kavuştuysa, inşallah Filistinli kardeşlerimiz de muvaffak olacak, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devleti mutlaka kurulacaktır. Rabb’im Filistinli kardeşlerimizin yar ve yardımcısı olsun. Rabb’im şehitlerimizin ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, parti olarak tüm teşkilatla yaz aylarında da boş durmadıklarını, parti genel merkezle, Merkez Karar Yönetim Kurulu üyeleriyle, milletvekilleriyle, kadın ve gençlik kollarıyla yaz döneminde tam kadro sahada olduklarını belirtti.
“MİLLETE VE MEMLEKETE HİZMET AŞKIMIZI ÖRSELEYECEK HER GİRİŞİM KARŞISINDA UYANIK OLACAĞIZ”
Türkiye Yüzyılı buluşmalarıyla 49 günde ülkenin tamamında toplumun farklı kesimleriyle bir araya geldiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu toplantılarda milletin tenkit ve tespitlerine kulak verdiklerini, fikirlerini not ettiklerini, kendilerine yepyeni ufuklar açan değerlendirmelerini hassasiyetle dinlediklerini söyledi.
“Biz siyaset yolculuğunu milletin kılavuzluğunda yapan bir partiyiz. Attığı her adımda önce milletin, sonra vicdanın sesine kulak verip öyle yürüyen, öyle hareket eden bir kadroyuz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu partiyi kuran, kuruluşundan yalnızca 15 ay sonra iktidara taşıyan, 24 yıldır partinin arkasında dağ gibi duranın millet olduğunu vurguladı.
Tam 24 senedir güçlerini sadece milletten aldıklarını, milletin çizdiği istikamette eğilmeden, bükülmeden dimdik yürüdüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonra da milletin rehberliğinde siyaset yaparak, milletin belirlediği rotadan sapmayacaklarını kaydetti.
Yeni yasama yılının çok mühim olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni dönemde kendilerini çok yoğun bir gündem beklediğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak Meclis’in 4. yasama yılını çok daha verimli bir çalışma dönemi hâline getirmek arzusunda olduklarını belirterek, “Komisyonlardan Genel Kurul aşamasına kadar Meclis’in tüm çalışma safhalarında her birinizden aktif katkı bekliyorum. Öncelikli vazifemizin yasama olduğunu unutmadan, vaktimizin ve enerjimizin kahir ekseriyetini inşallah oraya teksif edeceğiz. Ana muhalefetin boş gündemlerle, içi boş tartışmalarla bizi oyalamasına izin vermeyeceğiz. Millete ve memlekete hizmet aşkımızı örseleyecek her girişim karşısında uyanık olacağız” diye konuştu.
AK Parti’nin fıtratı itibarıyla reformların partisi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye son 23 yıldaki büyük dönüşümleri ve reformları AK Parti’nin yaşattığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, içinde bulunulan yasama yılını da ekonomiden yerel yönetimlere, hak ve özgürlüklerden adalete birçok alanda kritik reformların hayata geçirildiği bir dönem olarak tahayyül ettiklerini kaydetti.
Yerel yönetimlerde denge denetleme eksikliğinin can yakıcı sonuçlarına son dönemde yürütülen yolsuzluk operasyonlarında herkesin şahit olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milyarlarca lira, belediyelere çöreklenmiş akbabalara adeta peşkeş çekilmiş ama ortada hizmetin, eserin, icraatın, yatırımın kırıntısı bile yok. Hizmet beklentisiyle yetkiyi veren halk ancak büyüyen, semiren, banka hesapları kabaran bir avuç tufeyliden başkası değildir. Hem yerel yönetimlere güveni zedeleyen hem de hizmet kalitesini dibe çeken bu sorunların üzerine mutlaka gidilmesi gerekiyor. Son skandallarla iyice törpülenen belediyelere yönelik inancın restore edilmesi şarttır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ekonomisini geleceğe hazırlayacak sanayide dönüşüm, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm alanlarında iddialı hazırlıklar içinde olduklarını, bunları yakında Meclis’in takdirine sunacaklarını bildirdi.
Kamuda şeffaflığı, hesap verebilirliği ve verimliliği daha da artıracak bu reform hamlesine herkesin hüsnüniyetle destek vermesini temenni ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle belediyelerdeki itibar kaybının müsebbibi olan ana muhalefetin reform çabalarımızı desteklemesi bir nevi günahlarına kefaret olacaktır” diye konuştu.
“ŞEHİRLERİMİZİ 25-30 YIL ÖNCESİNE GÖTÜRDÜNÜZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hâl böyleyken beyefendi dün çıkmış, daha çöpünü bile düzenli toplayamadıkları milletten özür dileyeceğine, güya okul müdürlerine çağrı yapıyor. Öyle bir pişkinlik ki başkent halkına günlerdir Kerbela’yı yaşatıyorlar. Bir de utanmadan yok ‘Telefon edin, şunu yapalım, bunu yapalım’ diyorlar. Yahu sen önce çöpleri topla. Sen önce vatandaşa su ver. Sen önce milleti çöp dağlarından, kokudan kurtar. Sen önce rüşvet çamurunu bir temizle. Sizin hiç insafınız, hiç vicdanınız yok mu? 25 yıllık hizmetin üzerine tek bir artı koymadan 3-5 senede çarçur ettiniz. Şehirlerimizi 25-30 yıl öncesine götürdünüz. Milleti her gün trafikte perişan ediyorsunuz. Özür dileyeceğinize bir de yüzsüzce bize sataşıyorsunuz. Hadi milletten utanmıyorsunuz bari Allah’tan korkun. Hadi kendinize saygınız yok. Ankara’da elinde su bidonlarıyla bekleyen vatandaşımıza da mı saygınız yok? Çöp dağlarının arasında okuluna, işine, ofisine gitmeye çalışan insanımıza zerre kadar saygınız yok. Aynaya baktığınızda yahu sizin hiç yüzünüz kızarmıyor mu? Grup kürsüsüne mazot bidonuyla çıkmayı biliyordun. Yüreğin yetiyorsa şimdi de su bidonuyla kürsüye çıksana. Kimden çekiniyor, kimden korkuyorsun? Normalde kendine ve halkına saygısı olan bir siyasetçi bütün bunlardan sonra suç bastırmaya çalışmaz, gündem saptırmaya hiç çalışmaz. Çıkar delikanlıca beceriksizliğinin, iş bilmezliğinin hesabını millete verir. Beyefendinin ortaya saçılan her skandala bir bahanesi var. Ama millete hesap verecek yüreği, cesareti, saygısı yok. Ne diyelim? Kukla genel başkanla ancak bu kadar oluyor. Verilen koordinatların dışına istese de çıkamıyor. Yıllarca kontrollü muhalefet edebiyatı yaptılar ama neticede kendileri kontrollü genel başkan oldular.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk demokrasisini sivil damgalı yeni bir anayasayla taçlandırma iradelerinin dün olduğu gibi bugün de baki olduğunu vurguladı.
Şartlar ne olursa olsun bu hedeflerinden kopmadıklarını ve kopmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bunun gerisinde şahsi kaygılar değil, küresel sebepler vardır. Şurası bilinen bir gerçektir. Hem 1961 Anayasası hem 1982 Anayasası demokratik işleyişe, bu işleyişin ayrılmaz parçası olan siyasi partilere, bilhassa da millî iradeye yönelik güvensizliğin izleriyle doludur. Anayasal metinlerin özüne ve sözüne sirayet eden bu vesayetçi ruh, pek çok yerde kendi varlığını yaşatacak burçlar, kaleler, kuleler inşa etmiştir. Yakın geçmişteki kapsamlı revizyonlara rağmen yeni ve sivil bir anayasa ihtiyacı tam olarak karşılanamadı. Darbelerden değil, milletin irfanından beslenen, demokrasi tecrübemizi fasılalara bölen askerî müdahalelerin kötü mirasını reddeden sivil bir anayasa, vatandaşlarımızın hâlen en büyük özlemidir. Yeni ve sivil bir anayasa hedefi tam da bu nedenle millî bir mesele olarak on yıllardır önümüzde duruyor.”
“TÜRKİYE YÜZYILI MENZİLİNE MEVCUT ANAYASAYLA VARAMAYIZ”
“Çağımızın gereklerine uygun, milletimizin talep ve beklentilerini karşılayan, 86 milyonun her bir ferdinin sahiplendiği yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç, her geçen gün kendini daha fazla hissettiriyor. Dahası bu ihtiyacı hemen hemen tüm siyasi partiler açıkça ikrar ediyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Şunu bir kez daha altını çizerek söylemek isterim. 1982 Anayasası, miadını çoktan doldurmuştur. Türkiye Yüzyılı menziline, adaleti bir sağdan bir soldan asmakla tesis ettiğine inanan bir zihniyetin ürünü olan mevcut anayasayla varamayız. Siyaset kurumu olarak bu sorunu ne kadar erken çözebilirsek, ülkemize ve demokrasimize o derece büyük hizmet etmiş oluruz. Biz 28. Dönem Parlamentomuzdan bu bakımdan çok umutluyuz. İnşallah önümüzdeki dönemde bu özlemi giderecek somut fırsatlar ortaya çıktığında siyasi mazeretler ve kategorik itirazlar bir kenara bırakılır. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bu konuda yapıcı bir yaklaşım içindeyiz ve uzlaşı ruhuyla hareket etmeye hazır olduğumuzu sık sık vurguluyoruz. Muhalefetten de benzer tavrı görmeyi arzu ediyoruz.”
“KUCAKLAYICI BİR TASAVVURLA SİYASET YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyaset arenasında rekabet hâlinde olmalarının ülkenin ve milletin hayrına olan meselelerde ayrışacakları anlamına gelmeyeceğini dile getirerek, şu ifadeleri kullandı: “Elbette yarışacağız, demokratik zeminde kıyasıya mücadele edeceğiz, birbirimizi kimi zaman en sert ifadelerle eleştireceğiz ama bunları yaparken siyasetin tabiatında mündemiç olan müzakere, diyalog ve uzlaşı kültürünü tamamen rafa kaldırmayacağız. Siyaseti dost-düşman kavramlarıyla tarif etmek doğru değildir. Siyasette düşman yoktur. Muarız ve muhasım yoktur. Rakip veya müttefik vardır. Her kim siyaseti dost düşman kavramları üzerinden tanımlıyorsa çok net biçimde Türkiye’ye ve Türk demokrasisine ihanet ediyor demektir. Biz siyasette böyle bir ayrımı reddediyoruz. Bu ikiliye kendimizi mahkûm ve mecbur etmeyeceğiz. Kutuplaşma siyasetinin, kamplaşma siyasetinin içinde asla olmadık, bundan sonra da olmayacağız. 86 milyonun her bir mensubunun hassasiyetini gözeten, kuşatıcı ve kucaklayıcı bir tasavvurla siyaset yapmaya devam edeceğiz.”
“DOSTANE BİR ÇAY SOHBETİNİN ELEŞTİRİLECEK HİÇBİR YANI YOKTUR”
Yeni yasama yılının ilk gününde ortaya çıkan tablonun, umutlarının daha da artmasına vesile olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Siyasi partilerimizin saygıdeğer genel başkanlarının Meclis Başkanımızın davetine icabetle bir araya gelmesi, karşılıklı saygı içinde sohbet etmesi çok kıymetlidir. Dostane bir çay sohbetinin eleştirilecek hiçbir yanı yoktur, olamaz. Farklı siyasi çatılar altındaki aktörlerin asgari düzeyde de olsa irtibatı, saygıyı, nezaketi koruması, siyasetin zaten doğasında vardır. Tekrar söylüyorum, hiçbirimiz düşman değiliz. Millete hizmet yolunda farklı kulvarlarda koşturan rakipleriz. Demokrasi dairesi geniştir. Bunu daraltmak kimsenin haddi değildir. Ana muhalefet partisinin daha ilk gününde Meclis’ten firar etmesi tabii ki kendi bilecekleri bir iştir. Ana muhalefet ne yaparsa yapsın bizim açımızdan ki keenlemyekün hükmündendir. Biz CHP’nin ne varlığıyla bahtiyar oluruz ne de yokluğuyla kahroluruz ancak millî iradeye ve Gazi Meclis’e yönelik bir saygısızlık durumunda buna da kayıtsız kalmayız.”
“CHP ve marjinal yoldaşları ilk gün meclis özel oturumundan kaçarak millete hürmetsizlik etmişlerdir. Bununla da yetinmeyip medya ve sosyal medyadaki tetikçilerini siyasetin üzerine salmışlardır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir çift kelamı, bir bardak çayı paylaştığı için siyasi parti genel başkanlarının linç edildiğini, taşlandığını ve “en rezil” hakaretlere maruz bırakıldığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu bir defa açık açık söylemek durumundayım. Gazeteci, akademisyen, siyasetçi, sosyal medya figürü maskeli bu linç korosu, öncelikle CHP’nin eseridir. Siyaseti dost düşman ikileminde gören CHP zihniyetinin eseridir. Linç korosunun karargâhı da CHP Genel Merkezi’dir. Yıllarca şahsımızı ve partimizi hedef aldılar. Edepsizce bize saldırdılar. Yıllarca haysiyet cellatlığı yaptılar. Şimdi aynı koro, fotoğraf karesine giren herkesi hedef alıyor, önüne geleni yıldırmaya, yıpratmaya, sindirmeye, zorbalıkla baskı altına almaya çalışıyor. Sayın Özel de ‘tavşana kaç, tazıya tut’ siyasetiyle kendince vaziyeti idare ediyor. Sayın Özel, yemezler. Bunu ne bize ne de millete yutturabilirsiniz.”
“ÜLKEMİZ VE MİLLETİMİZ İÇİN EN DOĞRUSUNU YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fotoğrafa verilen tepkiler istisna değil, CHP’nin faşist zihniyetinin dışa vurumudur. Ya bendensin ya karşıdan siyasetinin somutlaşmış hâlidir. Atalarımız, ‘can çıkar, huy çıkmaz’ demiş. Bunların durumu da işte aynen böyle. Yıllar geçiyor ancak CHP’nin faşizan kodlarında hiçbir değişim olmuyor. CHP’nin değil müstakil bir siyasete, kendisinin yer almadığı bir fotoğrafa dahi tahammülünün olmadığını böylece görmüş olduk. Rabb’im bu milleti bunların eline düşürmesin diyorum. Onlar meşreplerinin gereğini yapacaklar, biz de ülkemiz ve milletimiz için en doğrusunu yapmaya devam edeceğiz. Şimdiye kadar bunlara aldırmadık, prim vermedik. Bundan sonra da aldırış etmeyeceğiz. İnşallah Cumhur İttifakı olarak kendi içimizde ortaya koyacağımız güçlü dayanışmayla ve gerektiğinde millî meselelerde sağlayacağımız geniş uzlaşmalarla meclisin yeni yasama yılını en verimli şekilde değerlendireceğiz.”
Genel Kurul, komisyon ve grup çalışmalarına yapacakları katkılardan dolayı katılımcılara şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar girdiğimiz her mücadelede desteğini yanımızda bulduğumuz Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız Milliyetçi Hareket Partisine ve Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum. Aynı şekilde linç korosunun her türlü azgınlığına rağmen Meclisimize yakışanı yapan siyasi partilerin genel başkanlarına da tekrar teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis’in tatilde olduğu süreçte Cumhurbaşkanı ve hükûmet olarak yurt içinde ve yurt dışında sürdürdükleri çalışmaların yer aldığı videoyu katılımcılara izletti.
“YÖNÜMÜZ DE YÜZÜMÜZ DE GELECEĞE DÖNÜKTÜR”
“Aşkla koşan yorulmaz” inancıyla çalışmaya ve koşturmaya devam ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerine yönelik güveni, inancı ve desteği boşa çıkarmamakta kararlı olduklarını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönlerinin ve yüzlerinin geleceğe dönük olduğunu belirterek, “Hepimiz aynı ufka bakıyoruz. Bir yanlış yok değil mi?” sözlerini sarf etti.
Bugün de yarın da geleceğe odaklandıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu partide önemli olan isimler değildir, ünvanlar değildir, makamlar, rütbeler, koltuklar hiç değildir. Bu teşkilatta esas olan hizmettir, hizmet sevdasıdır. Ülkemiz için eser üretme aşkıdır, azmidir, heyecanıdır. Hep beraber Meclisiyle, genel merkeziyle, kabinesiyle bu aşkı daima canlı tutacak, milletimize hizmette rehavete asla kapılmayacağız” diye konuştu.
Yarım asırlık terör musibetinden ülkeyi kurtarmak amacıyla yürüttükleri “Terörsüz Türkiye” sürecini büyük bir sabır ve samimiyetle devam ettirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de kurulan komisyonun önemli işlere imza attığını aktardı.
Güvenlik ve istihbarat birimlerinin görev alanlarıyla ilgili sorumluluklarını titizlikle yerine getirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sabotajlara karşı çok dikkatli ve temkinliyiz ama jeopolitik risklerin giderek yükseldiği bir dönemde elimizi çabuk tutmamız gerektiğinin de farkındayız. Kendi insanımızla birlikte sınırlarımızın ötesindeki Kürt kardeşlerimizi de Türkiye Cumhuriyeti’nin güven veren dostluğuna, kopmaz bağlarla bağlamak mecburiyetindeyiz. İnşallah bunu da başaracağız. Tıpkı on asır önce olduğu gibi Türkler, Kürtler ve Araplar olarak ortak tarih ve ortak gelecek tasavvuruyla istikbali birlikte inşa edeceğiz. Şunu da bir an olsun aklımızdan çıkarmayacağız, acıyı, öfkeyi, nefreti, referans alarak sağlıklı bir gelecek inşa edilemez. Bundan dolayı ortak istikbalimizi acılar üzerine değil, 86 milyonun müşterek umutları üzerine bina edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletvekillerine Meclis çalışmalarında başarılar dileyerek, teşekkür etti ve AK Parti’ye katılan isimleri “Hoş geldiniz” diyerek selamladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’ye geçen 7 belediye başkanına partisinin rozetini taktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından milletvekilleriyle yemekte bir araya geldi.
FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar
FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir
FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır
MARKA &PATENT ÇETESİ
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır?
Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık iki yıllık aranın ardından şanıyla, ihtişamıyla, medeniyet mirasıyla adının hakkını veren Şanlıurfa’da olmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu belirtti.
Açılış öncesi TEKNOFEST gençliğiyle beraber farklı bir heyecan yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Şanlıurfalı kardeşlerimle beraberiz. Şanlıurfa, o dillere destan, samimi misafirperverliğini bugün bizden yine esirgemedi. Şanlıurfa bugün bizi yine muhabbetle kucakladı. Ahde vefasını gösterdi. Her zaman olduğu gibi özlemle bizi bağrına bastı. Aşkınıza, sevdanıza, hayır dualarınıza şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı ve Şanlıurfalıları özlediklerini belirterek, şöyle devam etti: “Bugün gördüm ki Şanlıurfa halkı da bizleri özlemiş. Merhum şair Halide Nusret Hanım, Şanlıurfa’ya olan hasretini anlattığı şu şiirinde aslında bizim de duygularımıza tercüman olmuş. ‘Hayalin parça parça gönlümde çağlar her an. Kale, Aynizeliha, Dergah, Halilürrahman. Her köşende bir başka güzellik, elvan elvan. Her köşen ayrı cennet, can Urfa, vatan Urfa. Sen ey mübarek toprak, erenler yatağısın. Duymayana sözüm yok, duyanlar durağısın. Koç yiğitler, yeleli aslanlar otağısın. Urfa, kahraman Urfa, can Urfa, vatan Urfa.’ Rabb’im Şanlıurfa’yı her zaman aziz eylesin. Aramızdaki dayanışmayı da daim eylesin.”
“URFA’YA EN GÜZEL ŞEKİLDE SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’nın istiklaline ve istikbaline el uzatıldığında nasıl ayağa kalkacağını tüm cihana gösterdiğini söyleyerek, “Bu kent, ‘Şanlı’ unvanını, verdiği mücadeleyle bizzat kazanmış bir şehirdir. Biz de tarihimizde ve gönlümüzde müstesna bir yeri olan Urfa’ya en güzel şekilde sahip çıkmaya çalışıyoruz” dedi.
Şanlıurfalılardan aldıkları destekle, hayır dualarıyla yükledikleri emaneti namus ve şeref bildiklerini ve o emaneti yere düşürmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’ya olan şükran borçlarını yeni eserler inşa ederek ödemenin gayretinde olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çünkü biz gücümüzü birilerinin sürekli şikâyet mektupları yazdığı Batı’dan değil sadece ve sadece milletimizden, sizlerden alıyoruz. Biz bu makamlarda sizlere hizmetkâr olmak için varız. Siz varsanız biz de varız. Sizin desteğiniz ve duanız bizimle olduğu müddetçe biz de bunun hakkını vermeye inşallah, devam edeceğiz. Sizler bizim yanımızda dağ gibi durdukça, inşallah biz de ‘durmak yok hizmete devam’ demeyi sürdüreceğiz. İşte bugün Şanlıurfa’ya gelirken yine elimiz dolu dolu geldik. Sağlıkta, ‘hayalim’ dediğim ve ülkemize kazandırmaktan her zaman onur duyduğum şehir hastaneleri projemizlen Urfa’mızı da tanıştırıyoruz. Şu muhteşem eseri görüyorsunuz. Biz yaptık mı böyle yaparız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şanlıurfa’ya layık olduğu eseri bu şekilde inşa ederiz. İşte sağlıkta bir üst lige çıkacak Şanlıurfa Şehir Hastanemizi bugün sizlerin hizmetine veriyoruz. Şehir hastanemiz 500 bin metrekareyi bulan kapalı alanıyla 545’i yoğun bakım olmak üzere 2 bin yatak kapasitesi ile 451 poliklinik odası, 6 ameliyathanesi, 3 bin 620 araçlık otoparkı ve diğer müştemilatıyla gerçekten Urfa’mızın şanına yakışır bir eser oldu. Toplam 39 milyar liralık bu muhteşem yatırımın şehrimizin sağlık hizmetleri standardını zirveye çıkaracağına inanıyorum. Tabii böyle bir hastane yapınca ulaşım sorununu da çözmek gerekiyor. Hastanemize kolay ulaşım için inşa ettiğimiz 1,7 kilometre uzunluğundaki bağlantı yolu ile 191 metre uzunluğundaki köprüyü de hizmete açıyoruz” diye ekledi.
“ŞİMDİYE KADAR ŞANLIURFA’YA SAĞLIKTA 61 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPTIK”
Şehir hastanesinin Şanlıurfa’ya kazandırılmasında emeği geçen tüm kurum, kuruluş ve şirketleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserin inşasında alın teri olan mühendis, tekniker ve işçileri de özellikle kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesinin, Şanlıurfa’daki en son sağlık yatırımı olduğunu anımsatarak, “Şimdiye kadar Şanlıurfa’ya sağlıkta 61 milyar liralık yatırım yaptık. Şehir hastanemiz dâhil 3 bin 970 yataklı 19 hastanenin içinde olduğu 129 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 8,5 milyar liralık yatırımımız devam ediyor. 100 yataklı Harran Devlet Hastanesi’nin, 100 yataklı Siverek Kadın Doğum Çocuk Hastanesi’nin, Viranşehir Devlet Hastanesi 200 yataklı ek binamızın aralarında olduğu 16 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. Ayrıca ihale, proje ve arsa aşamasında olan 17 sağlık tesisimiz var. İnşallah onları da tamamlayıp Urfa halkının istifadesine sunacağız” diye konuştu.
Bugün şehir hastanesi ve bağlantı yollarına ilave olarak 2,5 kilometre uzunluğundaki Azerbaycan Bulvarı Farklı Seviyeli Kavşağını da hizmete açacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karaköprü ilçemizdeki TOKİ konutları sebebiyle artan trafiği rahatlatacak olan 1,3 milyar lira değerindeki bu kavşağın da hayırlı olmasını diliyorum. Kavşağın inşasında emeği geçen bakanlığımızı ve yüklenici firmalarımızı tebrik ediyorum” dedi.
Göreve geldiklerinden bu yana Şanlıurfa’ya 1 trilyon 530 milyar liralık yatırım yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Laf ola beri gele yok, iş yaptık iş” dedi.
“ŞANLIURFA-GAZİANTEP İLE ŞANLIURFA-MARDİN HIZLI TREN HATTININ PROJELERİ TAMAMLANDI”
Sadece ulaştırma alanındaki yatırımların toplamının 91 milyar liranın üstünde olduğunu, bölünmüş yol mesafesini 28 kilometreden 630 kilometreye çıkardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nissibi Köprüsü, Şanlıurfa-Birecik Otoyolu, Şanlıurfa-Diyarbakır yolu, Şanlıurfa-Viranşehir yolu gibi birçok projeyi tamamladıklarını ve Şanlıurfalıların hizmetine sunduklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şanlıurfa-Ovaköy arasına 320 kilometre uzunluğunda yeni bir otoyol inşa edeceklerini dile getirerek, “Şanlıurfa-Gaziantep hızlı tren hattı ile Şanlıurfa-Mardin hızlı tren hattının projeleri tamamlandı. Yatırım programımıza aldık. İnşallah en kısa sürede ihalesine çıkmayı planlıyoruz” ifadesini kullandı.
Nice eser ve projeyi Şanlıurfalıların emrine verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’yı sadece sağlık ve ulaştırmada değil tarımda, turizmde, eğitim ve diğer alanlarda da çok farklı bir noktaya taşıdıklarını söyledi.
Güvenliğin bir dönem ciddi sorun olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun, onu da çözdük. Terörsüz Türkiye sürecimizde mesafe aldıkça şehirlerimiz kalkınıyor, yaylalarımız, ovalarımız, dağlarımız şenleniyor, her telefon çaldığında artık annelerin yürekleri ağızlarına gelmiyor. Allah’a hamdolsun. İki senedir evlerde ağıtlar yükselmiyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Şanlıurfa ve etrafında değil, sınırların dışında da gerçekten çok farklı bir rüzgâr esmeye başladığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Komşumuz Suriye’de, elinde 1 milyon insanın kanı olan zalim rejim devrildi, yerine Türkiye’nin çok yakın dostu bir yönetim geldi. Şimdi entegrasyon süreciyle oradaki terör sorunu çözülüyor. Irak’ta aynı şekilde yıllardır güvensizliğin olduğu yerlerde güvenlik ortamı tekrar tesis ediliyor. Türkler, Kürtler, Araplar olarak bundan tam 838 sene önce Kudüs-ü Şerif’i Haçlılardan kurtaran şarkın sevgili sultanı Selahaddin Eyyubi’nin ordusunda olduğu gibi kenetleniyoruz, omuz omuza veriyoruz. Kardeşlik sancağı altında hepimiz tek saf, tek yürek, tek bilek oluyoruz. İnşallah çok daha güzel günleri hep beraber göreceğiz.”
“BUGÜN YOLA ÇIKTIĞIMIZ İLK GÜNKÜ KADAR KARARLI VE AZİMLİYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek. Irak’tan Suriye’ye, İran’dan Lübnan’a coğrafyamızda huzurun, barışın, ekonomik kalkınmanın egemen olmasını kimse durduramayacak. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Ülkemizi ve bölgemizi layık olduğu o müreffeh yarınlara inşallah sizlerle birlikte ulaştıracağız” diye ekledi.
Bir ay sonra iktidara gelişlerinin 24. yıl dönümünü idrak edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24 yıl sonra hep siz bize sahip çıktınız. Biz de sizler için gece gündüz demeden koşturduk. İşte burada olduğu gibi sizlerin karşısına hep eserlerimizle, icraatlarımızla çıktık. Bakın, her zaman yaptıklarımızla, yapacaklarımızla konuşuyoruz” şeklinde konuştu.
“Peki, diğerleri hangi dille, hangi üslupla konuşuyor?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ellerine mikrofonu aldıkları zaman nelerden bahsediyorlar? Türkiye için bugüne kadar ne yaptılar, bu ülkeye ne kazandırdılar? Türkiye’yi yurt dışına şikâyet etmekten başka ne yaptılar? Şehir hastanelerimizi engellemeye çalışmaktan başka ne yaptılar? Ankara’da oturup ürettiğimiz her eserin karşısında durmaktan başka ne yaptılar? Şimdi ben Urfalı vatandaşlarımdan şunu özellikle rica ediyorum. Benim Şanlıurfalı kardeşim elini vicdanına koysun ve cevap versin. Eğer iktidarda 24 yıldır biz değil de bugün bize ahlaksızca saldıranlar olsaydı bütün bu hizmetler yapılır mıydı? Şayet iktidarda biz olmasaydık, Cumhur İttifakı olmasaydı bu eserler inşa edilir miydi? Allah aşkına Şanlıurfa Şehir Hastanesi yapılır mıydı? Urfa’yı Türkiye’ye ve Orta Doğu’ya bağlayan yollar yapılır mıydı? TEKNOFEST Güneydoğu’da sergilenen ürünler yapılır mıydı? Türkiye’nin en önemli gücü olan savunma sanayi hamleleri yapılır mıydı?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kardeşlerim, hepimiz çok iyi biliyoruz ki bunların hiçbiri olmazdı, yapılmazdı. Hatta Türkiye, bunların beceriksizliği, bunların vizyonsuzluğu yüzünden eskisinden bile kötü durumda olurdu. Aylardır sizler de takip ediyorsunuz. Nice pislikleri ortaya döküldü, nice yolsuzlukları, hırsızlıkları, arsızlıkları ortaya saçıldı. Milletin emaneti olan belediyeleri nasıl arpalığa çevirdikleri deşifre oldu. Ne yaptılar? Utanmadan her türlü ahlaksızlığı savundular. Şehir şehir, meydan meydan gezip rüşveti, irtikâbı, iltiması savundular. ‘Sütte leke olur ama bizim arkadaşlarımızda leke olmaz’ deyip baklava kutularında rüşvet alan soyguncuları aklamaya çalıştılar.”
“MİLLETİN MALINA EL UZATANLARIN YAPTIKLARI YANLARINA ASLA KÂR KALMAYACAK”
Eylül ayında fon piyasasının belli bir alanında bir sorun ortaya çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Biz ne yaptık? Kurullarımızı topladık. Hemen yol haritamızı belirledik. Burada birinci önceliğimiz, Türkiye ekonomisine zarar gelmesin. İkinci önceliğimiz, her kim haksız kazanç elde etmişse, bunun hesabını adalete versin. Devlet Denetleme Kurulumuzla, Adalet Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla ve diğer kurumlarımızla her türlü adımı atıyoruz. Fon Koordinasyon Kurulumuz aynı şekilde süreci yönetiyor. Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, adalet ve hakkaniyet zemininde sorunun süratle çözülmesi için çalışıyoruz. Vatandaşlarımız gönüllerini ferah tutsun. Türkiye ekonomisi, bu sorunun üstesinden gelecek kapasitededir. Türk sermaye piyasaları yoluna çok daha güçlenerek devam edecektir. Kendi pisliklerini örtmek adına Türkiye’nin iktisadi güvenliğine sabotaj düzenleyenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Milletimiz bize güvensin, bize inansın. İster belediyelerde, ister sermaye piyasalarında olsun, milletin malına el uzatanların yaptıkları yanlarına asla kâr kalmayacak. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Haksızlığa, hukuksuzluğa, tamahkârlığa asla göz yummayacağız. Gereken neyse yapıyoruz, yapacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra şehirdeki programı kapsamında AK Parti Şanlıurfa İl Başkanlığı Açılış Töreni’ne katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST Güneydoğu” ziyaretinde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda düzenlenen, Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST) Güneydoğu’da bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Perşembe günü Manisa Soma’da meydana gelen göçükte hayatını kaybeden beş madenci kardeşimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Madencilerimizin acılı ailelerine, çalışma arkadaşlarına sabır, yaralı olarak kurtarılan ve tedavileri devam eden iki madencimize acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Göçükle ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının idari soruşturma, Soma Cumhuriyet Başsavcılığının da adli tahkikat başlattığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aralarında madeni işleten şirketin yetkililerinin de olduğu dokuz kişi gözaltına alınmıştır. Soruşturma çok yönlü bir şekilde devam etmektedir. İhmali veya suçu olan kim varsa hesabını mutlaka verecektir. Biz de bunun takipçisi olacağız” diye konuştu.
“TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ EMİN ELLERDEDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, akılla emeği, zekâ ile bilgiyi, fikirle projeyi buluşturan bir TEKNOFEST’te gençlerle yine beraber olduklarını söyleyerek, şöyle devam etti: “Türkiye’nin teknolojide ulaştığı seviyeyi, TEKNOFEST kuşağının ürettiği nitelikli eserleri bugün bir kez daha gururla seyrediyoruz. Ürünlerini sergileyen, kurduğu hayalleri TEKNOFEST Güneydoğu’da gerçeğe dönüştüren tüm gençlerimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. GAP Havalimanı’mızdaki bu muazzam atmosfer, buradaki gençlerimizin azmi, heyecanı, kararlılığı, bizlere çok net bir şekilde gösteriyor. Türkiye’nin geleceği hamdolsun, emin ellerdedir. Ülkemin önü de ufku da bahtı da sonuna kadar açıktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye’nin en güçlü nişanesidir. Her birinize iftar ediyorum. Böylesine bilgili, ahlaklı, cesur ve öz güvenli bir gençlikle yol yürüttüğü için Cenabıallah’a sonsuz hamdediyorum. Gözlerinizdeki şu ışık hiç sönmesin, kalplerinizdeki şu coşku hiç ama hiç dinmesin Rabb’im sizleri nazarlardan muhafaza eylesin” diye ekledi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Teknoloji Takımı ve bu görkemli şölene katkı sunan tüm paydaşları yürekten kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sevgili gençler, başından sonuna kadar sizlerin imzasını taşıyan, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in coşkusunu bu kez Şanlıurfa’mızda yaşıyoruz. Rabb’imize hamdolsun” dedi.
“İSTEDİK Kİ GENÇLERİMİZ KÖKLERİNİ UNUTMASIN”
TEKNOFEST için Şanlıurfa’yı neden tercih ettiklerini de söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Selçuk Bey, ‘Bu programı nerede yapalım’ dediğinde ben de kendisine dedim ki, ‘Buraya Şanlıurfa yakışır’ Gerçekten de Şanlıurfa’da bu programın bu kadar coşkulu, bu kadar katılımı yüksek şekilde oluşması, şu anda ben de uçakta izlediğimde, bu güzelliği gördüm ve iftihar ettim” ifadelerini kullandı.
TEKNOFEST’in Şanlıurfa’ya yakıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Unutmayın, burası her şeyden önce peygamberler şehridir. Burası binlerce yıllık bilim, kültür ve medeniyet birikimine sahiptir. Tarihin sıfır noktası olan Göbeklitepe, bu şehrin sınırları içindedir. Tıpta, matematikte, astronomide, geometride, fizik ve felsefede binlerce âlim en seçkin eserlerini bu şehirde vermiştir. El Battani’den Sinan bin Sabit’e, Harranlı İbni Vasıf’tan Yunus el Harrani’ye onlarca, yüzlerce bilim insanı burada yaptıkları çalışmalarla insanlığa çok kıymetli eserler hediye etmiştir. İşte bu yüzden mazinin birikimini bugünün gençleri ve geleceğin teknolojileriyle buluşturmak için TEKNOFEST’i Şanlıurfa’da düzenledik. Damada dedim ki, Şanlıurfa’ya bu yakışır. Şanlıurfa’yla inşallah şöyle bir semaya doğru huruç ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstedik ki gençlerimiz köklerini unutmasın, ecdadın eserlerinden güç ve ilham alsın. Türkiye’nin istikbalini bu şuurla inşa etsin. İstedik ki dünyanın farklı ülkelerinden TEKNOFEST’e katılan gençler, Türkiye’nin bu değerlerini, bu derinliğini daha yakından görsün, tanısın. Biliyorsunuz bu etkinliğe 2018’de 4 bin 333 takım başvuruyla başlamıştık. Başvuru sayısı her sene daha da yükseldi, maşallah bu yıl TEKNOFEST Güneydoğu’ya ilgi itibarıyla gerçekten çok yoğun. Teknoloji yarışmalarına 81 ilimizden ve dünyanın 97 ülkesinden 730 bini aşkın takım, 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Bugüne kadar ziyaretçi sayımız ne oldu? 1 milyona yaklaştı, elhamdülillah bu ne güzellik, bu ne büyük coşku” diye ekledi.
“HER BİRİNİN ARKASINDA BÜYÜK EMEK OLAN BURADAKİ TEKNOLOJİLERİN TAMAMIYLA KIVANÇ DUYUYORUZ”
Bu sene TEKNOFEST’e yeni kategoriler ilave ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G, yapay zekâ, elektronik harp, birinci şahıs görüşlü dron izleme, ileri otonom sistemler, robotik uygulamalar, savaşan İHA’lar, hava yolu optimizasyonu ve bağımlılıkla mücadele gibi alanlarda 11 yeni yarışma kategorisi eklendiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni deneyim, sergi, uçuş ve etkinlik alanlarının ise organizasyona ayrı bir zenginlik kazandırdığını ifade ederek, “Finale çıkanlar başta olmak üzere bu yarışmalara katılan tüm takımlarımızı, yarışmacılarımızın tamamını gönülden tebrik ediyorum. Rabbim bu başarılarınızı inşallah daim eylesin” dedi.
Gençlerin etkinlikle ilgili ne düşündüğünü bilmek istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Burada sergilenen yerli ve millî savunma ürünlerini gördünüz değil mi? KIZILELMA’yı, KAAN’ı, GÖKBEY’i, ATAK’ı, HÜRJET’i, ANKA’yı, BAYRAKTAR TB2’yi ve son teknolojiye sahip diğer hava platformlarını beğendiniz değil mi? ZAHA, Pars, Gezgin, Boran, Fırtına, Korkut, Gökberk, Kalkan, Hisar, Ejderha ve diğer kara araçlarımız sizden tam not aldı değil mi? Albatros insansız deniz aracımız, TÜRKSAT 6A uydumuz, HİSTEP roketimiz, yerel tespit sistemimiz, gösteri uçuşlarımız, bunlar sizi heyecanlandırdı, gururlandırdı değil mi? Evet. Bizler de tıpkı sizin gibi düşünüyoruz. Heyecanlıyız, coşkuluyuz. Her birinin arkasında büyük emek olan buradaki teknolojilerin tamamıyla kıvanç duyuyoruz. Savunma sanayimizde kendi mühendislerimizin, yazılımcılarımızın, teknisyenlerimizin hayata geçirdiği bu platformlarla iftihar ediyoruz.”
“TÜRKİYE’NİN İSTİKBALİNİ SİZLER OMUZLAYACAKSINIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakın, bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak hayatı boyunca gençlerle yol yürümüş, gençlerin daima arkasında durmuş bir siyasetçi olarak şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim. Burada izlediğiniz, beğendiğiniz, hayran kaldığınız, görünce gururlandığınız tüm bu teknolojileri ileride inşallah, sizler üreteceksiniz. Bu ürünleri tasarlayan, geliştiren, test eden ağabeylerinizle, ablalarınızla ileride inşallah beraber çalışacaksınız. Onların Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil, Nuri Demirağ ve Özdemir Bayraktar gibi bu davaya ömrünü vermiş kahramanlardan devraldığı emaneti sizler yaşatacak, daha ileri noktalara sizler taşıyacaksınız. Türkiye’nin istikbalini sizler omuzlayacaksınız. Şehit ve gazilerimizin yücelttiği mücadele sancağını sizler başarıyla dalgalandıracaksınız. Şunu hiçbir zaman unutmayın, bu millet asırlardır sizi bekliyor, bu ümmet yüzyıllardır sizden işaret bekliyor. Mazlum ve mağdurlar çağlardır sizi dört gözle bekliyor” diye konuştu.
Bir hususu unutmamalarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizi durdurmak, sizi yavaşlatmak, sizin ümitlerinizi kırmak isteyenler de var. Asırlardır tetikte bekliyor, yüzyıllardır pusuda bekliyor. Bekledikleri fırsatı onlara vermeyeceksiniz. Sizi yolunuzdan döndürmek isteyenlere aman vermeyeceksiniz. İlkelerinizden, değerlerinizden, kimliğinizden, unutmayın, Kızılelma mefkûrenizden en küçük bir taviz vermeyeceksiniz” dedi.
Merhum Erdem Bayazıt’ın şiirinden, “Zaman akar, yer direnir, gökyüzü kanat gerer, siz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzde, karanlığın ormanında iman güneşidir gözünüz, soluğunuz umutsuz ceylanların gözü yaşına sünger, şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü, çatlayacak yalanın çelik kabuğu, sizin bahçenizde büyüyecek aşkın ve inancın güneş yüzlü çocuğu” mısralarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sizler yani müjdenin kurşun yükünü taşıyanlar, savaş suçlularını, insanlık düşmanlarını, soykırımcıları sizler durduracaksınız. Geliştirdiğiniz ürünlerle, hayata geçirdiğiniz projelerle, şahsiyetinizle, cesaretinizle, bilginizle, şefkat ve merhametinizle Filistin’den Lübnan’a, Yemen’den Libya’ya gönül coğrafyamızda kanayan yaraları sizler saracaksınız. Yalanın çelik kabuğunu, doğrunun, vicdanın, hakkın ve hakikatin ışığıyla sizler kıracaksınız.”
“SAVUNMA SANAYİNDEKİ BAŞARILARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”
Gençlere inanıp güvendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak savunma sanayindeki başarılarımızı sürdürüyoruz. Bu alanda tam bir devrime imza atıyoruz. 4 bin 500’den fazla firmamız, 100 binin üzerinde insanımız, Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda başarı çıtasını her gün daha yükseğe taşıyor. Havada, karada, denizde ve uzayda devreye aldığımız projeler, geliştirdiğimiz ürünlerle destan yazmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Yerli ve millî imkânlarla üretilen savunma ürün, yazılım, platform ve ekipmanları ordunun ve güvenlik birimlerinin envanterine dâhil ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Etkinlik ve caydırıcılığımızı artırırken, talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin de savunma ihtiyaçlarını karşılıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kader birliği yaptığımız dostlarımız ne kadar güçlü olursa Türkiye’nin de o derece kuvvetli ve kudretli olacağına inanıyoruz. Bakın biz, yokluğun, başkalarına muhtaç olmanın acısını bilen bir milletiz. Bir dönem, savunma sanayinde yüzde 80 dışa bağımlı olan bir ülkeydik. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz. Sadece bu yılın ağustos ayında 511,4 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik. Ocak-Ağustos dönemi ihracatımızı, geçtiğimiz senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 16,2 oranında artırdık ve 6,3 milyar dolara ulaştık. Bu rakam, biz göreve geldiğimizde yıllık sadece 248 milyon dolardı. Türkiye, ürünlerini burada gördüğünüz firmalarımızın gayretleri, bizlerin de destekleriyle işte bugünlere geldi. Çalıştık, çabaladık, zorluklar karşısında pes etmedik ve bunları başardık. İnşallah daha iyi yerlere geleceğiz. İnşallah bu başarıları, yeni rekorlarla, rekabet gücü ve katma değeri yüksek yeni platformlarla daha da güçlendireceğiz.”
TEKNOFEST Güneydoğu’nun hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül sahipleri ve finalistler başta olmak üzere tüm takımları ve yarışmacıları tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm misafirlere ve katılımcılara şükranlarını sundu, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.