Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultanbeyli Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tek bir masumun daha ölmemesi ve Gazzeli yavruların yüzünün gülmesi için ne yapılması gerekiyorsa Türkiye olarak bunu yapmaya devam edeceğiz. Küresel Sumud Filosu’nun umut yolcularını da ülkemize getiriyoruz. Rabbim Gazze’nin huzura kavuştuğunu görmeyi bize, milletimize, Filistin davasına destek olan vicdan sahibi herkese nasip etsin diyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Sultanbeyli Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kent meydanında düzenlenen törende yaptığı konuşmasında, katılımcıları ve İstanbul’un 39 ilçesindeki her bir vatandaşı en kalbi duygularıyla selamladığını söyledi.
Bugün Fatih Sultan Mehmet’in emaneti İstanbul’un en güzel ilçelerinden birinde olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların her birine sevdaları ve coşkuları için teşekkür etti.
“GAZZE’DE 2 YILDIR DEVAM EDEN SOYKIRIMIN DURDURULMASI İÇİN YOĞUN ÇABA İÇERİSİNDEYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm İslam dünyası ve insanlığın yakından takip ettiği bir hususa değinmek istediğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Gazze’de 2 yıldır devam eden soykırımın durdurulması için yoğun çaba içerisindeyiz. İnsani yardımdan diplomatik temaslara, her alanda imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Amacımız, Gazzeli kardeşlerimizi bir an önce huzura, barışa ve güvenliğe kavuşturmaktır. Geçen hafta hem New York’ta hem de Washington’da bu yönde temaslarda bulunduk. İnsani felakete dikkat çektik. Mazlumların sesi olduk. Birleşmiş Milletler’de Gazzeli çocukların yaşadığı acıları fotoğraflarla tüm dünyanın gündemine taşıdık. Amerikan Başkanı Sayın Trump’la da bu meseleyi detaylıca konuştuk. Barış için atılması gereken adımları değerlendirdik.”
“BÖLGEMİZDE KALICI BARIŞ İÇİN BİR FIRSAT PENCERESİ ARALANDI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından MİT Başkanı’nı Katar’a, Dışişleri Bakanı’nı da Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne gönderdiğini dile getirerek, “Dün akşam Sayın Trump’la olan telefon görüşmemizin en önemli gündemi yine Gazze’ydi. Gazze’ye barışı ve istikrarı getirmekti. Hamas’ın Sayın Trump’ın barış planına verdiği cevabı memnuniyetle karşılıyoruz. Hamas, daha önce defalarca yaptığı gibi barışa hazır olduğunu gösterdi. Böylece bölgemizde kalıcı barış için bir fırsat penceresi aralandı. İsrail’in saldırılarını derhal durdurması, bu bakımdan çok önemlidir” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, filizlenen barış umutlarının solmasına müsaade edilmemesi gerektiğine dikkati çekerek, tüm tarafların sorumluluk duygusuyla hareket etmesi hâlinde akan kanı dindirmenin ve barışı tesis etmenin mümkün olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Tek bir masumun daha ölmemesi ve Gazzeli yavruların yüzünün gülmesi için ne yapılması gerekiyorsa Türkiye olarak bunu yapmaya devam edeceğiz. Küresel Sumud Filosu’nun umut yolcularını da ülkemize getiriyoruz, öyle zannediyorum ki bir saat sonra İstanbul Havalimanı’na Sumud Filosu’nun sadece Türkiye’den gidenler değil Malezya ve farklı ülkelerden de bazı Sumud Filosu yolcuları, gelen kafilenin içerisinde yerlerini alacaklar. Bir saat sonra İstanbul’a inmiş olacaklar. Rabbim Gazze’nin huzura kavuştuğunu görmeyi bize, milletimize, Filistin davasına destek olan vicdan sahibi herkese nasip etsin diyorum. Buradan Gazzeli mazlumlara dayanışma mesajlarımızı iletiyor, Türkiye’nin her zaman yanlarında olacağını tekrar ifade ediyorum.”
“41 PROJENİN RESMÎ AÇILIŞI İLE 9 PROJENİN TEMEL ATMASINI GERÇEKLEŞTİRİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Sultanbeyli ile aralarında hep özel bir bağ olduğunu söyledi.
Sultanbeyli’nin 31 Mart 2024 seçimlerinde tercihini bir kez daha eser ve hizmet siyasetinden yana kullandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilçe sakinlerine 31 Mart seçimlerindeki destekleri için şükranlarını sunduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm Türkiye’de olduğu gibi Sultanbeyli’de de vatandaşların emeklerine, her bir kuruşlarına, tüyü bitmemiş yetimin hakkına sahip çıktığını anlatarak, “Sizin kaynaklarınızı sizin için kullandık ve kullanıyoruz. İşte bugün bunların toplu açılışını yapmak üzere Sultanbeyli’deyiz. Karşımdaki katılım bugünkü tüm kardeşlerimin bu toplu açılış törenine, temel atmaya ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Hem sizlerle hasret gideriyoruz hem de 41 projenin resmî açılışı ile 9 projenin temel atmasını gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.
Bir İstanbullu olarak eser ve hizmetleriyle proje ve yatırımlarıyla Sultanbeylilerin huzurunda olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kentsel dönüşüm projelerinden gençlik ve spor merkezlerine, sıfır atık projelerinden çevre ve yeşil alan düzenlemelerine, mesleki eğitim ve bilim merkezlerinden prestij caddelere toplam değeri 8 milyar 425 milyon lirayı bulan projelerimizin ilçemize ve İstanbulumuza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. 1,5 yıl gibi oldukça kısa bir sürede tam 50 projeye imza atan Sultanbeyli Belediyemizi, Ali Tombaş kardeşim ve ekibini huzurlarınızda tebrik ediyorum. Bu yatırımlarda emeği geçen işçisinden mühendisine, mimarından proje personeline tüm kardeşlerime de ayrı ayrı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ HAYATİ ÖNEME SAHİP”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultanbeyli’nin insanıyla, tabiatıyla ve genç nüfusuyla öne çıkan bir ilçe olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti: “Biz de ilçemizin bu vasfını daha da güçlendirmenin gayretindeyiz. 140 bin metrekare alana yayılan Fetih Korusu’nu ve 110 bin metrekare büyüklüğündeki Aydos Korusu’nu hizmete açarak İstanbul’a yeni oksijen depoları kazandırdık. Kent meydanı düzenleme projemizle meydan çevresindeki cadde ve sokakları rehabilite ettik, altyapıyı güçlendirdik. Deprem, malumunuz ülkemizin en sancılı gerçeği. 6 Şubat’ta yaşadığımız asrın felaketinde depreme dayanıklı binaların ne kadar önemli olduğunu hep beraber gördük. Perşembe günü yaşanan 5 büyüklüğündeki sarsıntı bize Marmara’da da elimizi çabuk tutmamız gerektiğini hatırlattı.”
İstanbullulara bir kez daha geçmiş olsun dileklerinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremin engellenemeyeceğini ama can ve mal kayıplarının önüne geçmenin mümkün olduğunu, bunun için de kentsel dönüşüm projelerinin hayati önemi bulunduğunu kaydetti.
Büyükşehir belediye başkanlığından itibaren kentsel dönüşüm meselesindeki hassasiyetini herkesin çok iyi bildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultanbeyli’deki kentsel dönüşüm çalışmalarına da bu anlayışla hız verdiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Battalgazi Mahallesi’nde 15 bin metrekarelik alanda 450 bağımsız bölüm ve 3 ticari üniteyle birlikte sosyal yaşam, kültür ve spor alanları, Mimar Sinan Mahallesi’nde 70 bin metrekare alanda 710 bağımsız bölüm, 3 ticari ünite, 4 bin 500 metrekare ticari bölüm ve yeni yaşam alanları inşa edeceklerini belirterek böylelikle toplam 6 milyar 625 milyon liralık yatırımı ilçeye kazandırmış olacaklarını anlattı.
“EL ELE VEREREK BU PROJELERİ HAYATA GEÇİRİRSEK ÇOK KISA SÜREDE ÇOK BÜYÜK İŞLER BAŞARIRIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentsel dönüşüm projelerini hızla yapabilmeleri için vatandaşların da desteği ve yardımına ihtiyaç duyduklarını bildirdi.
Meseleye “Önce can, önce güvenlik, önce huzur” hesabıyla bakılması gerektiğini kaydede Cumhurbaşkanı Erdoğan, “El ele vererek bu projeleri hayata geçirirsek inşallah çok kısa sürede çok büyük işler başarırız. Fakat ana muhalefetin ve marjinal örgütlerin tezviratlarına prim verirsek neticede kaybeden yine biz oluruz. İnanıyorum ki Sultanbeyli burada da şu andaki tabloyla örnek bir duruş sergileyecektir. Sadece Sultanbeyli’den değil tüm İstanbul’dan tüm İstanbullulardan bu konuda yapıcı tavır bekliyorum” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Yıllarca bizim projelerimize ‘rantsal dönüşüm’ diyerek çamur attılar. İşin bir yanından tutmak yerine vatandaşı kışkırtıp çabalarımızı sabote etmeye kalktılar. Peki, sonra ne oldu? Olan maalesef millete oldu. Bizim yüreğimiz yandı. ‘Rantsal dönüşüm’ iftirasıyla projelerimize kara çalanların hiçbiri 6 Şubat depremlerinde ortalıkta yoktu. En fazla 1-2 fotoğraf çektirdiler sonra sırra kadem bastılar ama biz hamdolsun tüm kapasitemizle deprem bölgesindeydik. Hâlen 3 bin 481 şantiyemizle oradayız. Şehirlerimizi tekrar ayağa kaldırana kadar da inşallah oralardan ayrılmayacağız. Geçen ay 304 bininci yuvamızın anahtarlarını teslim ettik. Önümüzdeki ay 350 bininci konutumuzun kurasını çekiyoruz. Yılbaşına kadar toplam 453 bin bağımsız bölümü hak sahibi ailelerimize teslim etmek için gece gündüz çalışıyoruz.”
“81 İLİMİZDE 500 BİN SOSYAL KONUT İNŞA ETMEK İÇİN DÜĞMEYE BASIYORUZ”
“Bedava ev vereceğiz” diyerek, meydanlarda ahkâm kesenleri ise bir daha bölgede gören ve duyan olmadığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İzmir’de, ‘TOKİ’den bile iyi olacak’ iddiasıyla başlattıkları projede de sonuç büyük bir hüsran oldu. Binlerce vatandaşın parasını aldılar, insanımızı boş yere umutlandırdılar, sonra da milleti dolandırıp yüz üstü bıraktılar. Şimdi mahkemede bunun hesabını veriyorlar. Kötüledikleri TOKİ’miz ise vatandaşa güvenli, dayanıklı, hesaplı yuvalar inşa etmeye devam ediyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, bugüne kadar 1 milyon 740 bin sosyal konut üreten TOKİ’nin projelerine yenilerini eklediğini söyledi.
“Yüzyılın Konut Projesi”ni geçen kabine toplantısında açıkladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan,”81 ilimizde 500 bin sosyal konut inşa etmek için düğmeye basıyoruz. İstanbul’daki fahiş kira artışlarını dengelemek için TOKİ eliyle ilk kez kiralık sosyal konut kampanyasını hayata geçireceğiz. Artık devlet olarak vatandaşımıza biz kiralık konut vereceğiz. Projenin detaylarını önümüzdeki günlerde milletimizle paylaşacağız” diye konuştu.
“BİZ MİLLETİN HAK VE HUKUKUNU KORUMAKLA MÜKELLEFİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tüm bu gerçekler ortadayken biz bunlara, ‘Millete yanlış yapmayın, biraz dürüst olun’ deyince, beyler hemen rahatsız oluyor. Peki, buradan soruyorum: Halkın parasını oy vaadiyle alıp bunları iç etmek tokatçılık değil midir? Bedava ev sözü verip, sonra bir daha hiç oralı olmamak dolandırıcılık değil midir? Meydanlarda bol keseden atıp tutup, sonra bunların arkasında durmamak yalancılık değil midir? Öyle ya madem yapmayacaktınız milleti niçin umutlandırdınız? Madem çark edecektiniz vatandaşa onca sözü niçin verdiniz? Biz, bunları sizin yüzünüze çarpmayalım mı? Bunları size hatırlatmayalım mı? Bunların peşine milletimiz adına düşmeyelim mi? Kusura bakmayın, biz milletin hak ve hukukunu korumakla mükellefiz. Bu görevimizi de Allah’ın izniyle sonuna kadar yerine getireceğiz.”
“MİLLETİN HAK VE HUKUKUNA SAHİP ÇIKMAKTAN BİZİ KİMSE ALIKOYAMAZ”
Aynı şekilde yargı ve emniyet mensuplarının da vazifelerini yapacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna tehditlerin, hakaretlerin, yargı ve emniyeti hedef göstermelerin engel olmayacağını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ortada harcanan milyarlar var ama eser yok, hizmet yok, icraat yok. Şimdi bunun hesabı yargımız tarafından sorulmasın mı? Meblağlar büyümüş ama sorunlar küçülmemiş hatta daha da artmış. Kesilen faturaların tutarı büyürken, hizmetin kalitesi değil, suç örgütünün banka hesapları büyümüş, ahtapotun kolları büyümüş, bavulların ebadı büyümüş, bir de döviz dolu baklava kutularının hacmi büyümüş. Yetimin, öksüzün, esnafın, emekçinin, emeklinin parası bir avuç soyguncu tarafından talan edilmiş, gasbedilmiş, birilerine peşkeş çekilmiş. Bu soygun düzenine bizzat kendileri göz yummuş. Şimdi bunlar ortaya dökülünce, CHP’nin başındaki zat ‘siyasi operasyon’ diyerek belediye soyguncularına sahip çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, skandalları ihbar edenlerin de yine CHP’li olduklarını vurgulayarak, “Rüşveti alan da veren de bunu ihbar eden de kendi partisinden. İhbar gelmiş, yargı ve emniyetimiz de anayasal görevini yerine getirmiş. Ne yapsalardı, yolsuzluğa sizin gibi yol mu verselerdi? Beyefendi hiç alınmasın, hiç gücenmesin, kendi cürümleri için başkalarını da hiç suçlamasın. Kaç kişinin hakkına girdilerse, kamunun kaynaklarını kimlere peşkeş çektilerse hepsinin hesabını mahkemelerde tek tek veriyorlar, verecekler” diye konuştu.
Kendilerinin 86 milyonun emanetini taşıdığını, milletin hak ve hukukuna sahip çıkmaktan kendilerini kimse alıkoyamayacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’nin başındaki zat hiç alıkoyamaz. Biz bunun takipçisi olacağız, her fırsatta yaptıklarını yüzlerine vuracağız” dedi.
“DAHA TEMİZ BİR SULTANBEYLİ İÇİN GERİ DÖNÜŞÜME HIZ VERDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gayelerinin Sultanbeylileri hak ettiği hizmetlerle buluşturmak olduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı: “Kadın girişimcilerimizin mesleki becerilerini geliştirmelerine büyük önem veriyoruz. Kadınlarımızın kendi ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturabildiği Kadın El Emeği Pazarı’nı hizmete açtık. Yine mesleki eğitim merkezimiz SULMEK’le cam, seramik, ahşap, yazılım ve dikiş nakış gibi alanlarda kursiyerlerimizi meslek sahibi yapıyoruz. Bin 200 metrekare alan üzerine kurulu Orhan Gazi Polis Karakolumuzu ilçemize kazandırdık. Yıllık 250 ton üretim kapasitesine sahip kompost tesisimizi hizmete aldık. Atık yağ toplama noktalarıyla, mobil atık toplama alanlarıyla, 300 noktadaki giysi kumbaralarıyla Sıfır Atık Projesi kapsamında daha temiz bir Sultanbeyli için geri dönüşüme hız verdik. Ambulans, su tankeri ve çöp toplama kamyonlarından oluşan yeni araçları filomuza katarak sahadaki hizmetlerimizin hız ve etkinliğini güçlendirdik.”
Gençlerin kendilerini en güzel şekilde yetiştirmelerini istediklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Bilim Sultanbeyli Merkezi’yle robotikten astronomiye, matematikten tasarıma farklı atölyelerle evlatları geleceğin dünyasına hazırladıklarını anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, etüt sınıflarıyla, kütüphaneleriyle, spor tesisleri ve meslek edindirme kurslarıyla Hasanpaşa Gençlik Merkezi’ni de hizmete sunduklarını vurgulayarak, “26 bin metrekare inşaat alanına sahip Mehmet Akif Spor Kompleksi’yle Sultanbeyli’ye tarihinin en büyük spor yatırımını kazandırıyoruz. Olimpik yüzme havuzu, futbol, basketbol ve voleybol sahaları, kütüphane, kafeterya ve daha birçok sosyal alanıyla kompleksimiz inşallah ulusal ve uluslararası organizasyonlara da ev sahipliği yapacak” değerlendirmesini yaptı.
Temelini attıkları toplam 1 milyarlık yatırımın ilçeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her mahallemize bir spor sahası anlayışıyla Ahmet Yesevi, Abdurrahman Gazi, Hamidiye ve Mecidiye Spor Sahalarımızı Sultanbeyli’deki kardeşlerimizin hizmetine verdik. Gençlere evlilik desteğimizle genç çiftlerimiz Sultanbeyli ilçemizdeki nikâh salonlarından ücretsiz yararlanabiliyor. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımız gıda ve kıyafetlerini Vefa Dayanışma Merkezimizden temin edebiliyor” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin, ailelerin ve vatandaşların her alanda yanında olmaya bundan sonra da devam edeceklerini dile getirerek, başta Sultanbeyli Belediyesi olmak üzere eserlerde emeği olan herkese teşekkür etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin büyüme ve kalkınmasında emeği olan, ülkenin bugünkü seviyelere gelmesinde payı ve katkısı bulunan tüm iş insanlarına teşekkür etti.
Birliğin her sene mayıs ayında düzenlediği bu merasimin, esasında TOBB’un kendi mensuplarına ödediği bir gönül borcu, vefa göstergesi, iltifat nişanesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şeref belgesi ve plaket sahiplerinin bu süre zarfında TOBB bünyesinde ifa ettikleri mühim vazifelerin yanı sıra yaptıkları fedakârlık ve elde ettikleri başarılarla aynı zamanda ülkenin önünü açtıklarını söyledi.
Hak sahiplerinin, Türk ekonomisinin gerçek potansiyelini harekete geçirerek ihracattan yatırıma, üretimden istihdama, Türkiye Yüzyılı’na giden yolun kilometre taşlarını döşediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Emek verdiler, sabrettiler, azmettiler, büyük ve güçlü Türkiye’ye duydukları inançtan, milletimize hizmet etme sevdasından asla vazgeçmediler. Bunun için sizlerle, TOBB ailesinin tüm mensuplarına, ekonomi, ticaret, sanayi ve iş dünyamızda taş üstüne taş koyan tüm kardeşlerime bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. TOBB, 367 ticaret odası, sanayi odası, ticaret borsası ve deniz ticaret odası ile özel sektörümüzün çatı kuruluşu olarak hakikaten çok önemli bir misyonu yerine getiriyor. 81 ilimiz ve 160 ilçemizdeki oda ve borsalarımız, şehirlerimizin kalkınmaları için her fırsatı değerlendirerek, tüm imkânlarını seferber ederek çok samimi bir gayreti ortaya koyuyor. Tabii, gayret samimi niyet de halis olunca karşımıza çıkan başarı tablosu hamdolsun her geçen gün biraz daha büyüyor, daha belirgin hâle geliyor. Büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki bugün itibarıyla TOBB, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten üçüncü oda sistemidir.”
“ALDIĞIMIZ MESAFELERİN HER AŞAMASINDA SİZLERİN EMEĞİ VE İMZASI VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 2 milyon 634 bin üyesi ile Türkiye’nin ve ekonominin lokomotifi, omurgası ve güvencesi olduğunu dile getirdi.
Hâlihazırda ihracatın yüzde 99’u, yani 273 milyar dolarlık kısmının oda ve borsa üyesi firmalar tarafından gerçekleştirildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Aynı şekilde 17 milyonluk bir mevcutla kayıtlı istihdamın yüzde 74’ü bu firmalarımız tarafından sağlanıyor. Özellikle son dönemde oda ve borsalarımızın hizmet kapasitesi önemli ölçüde artmış durumda. Tarımdan eğitime, ticaretten teknolojiye, farklı kulvarlarda aldığımız mesafelerin her aşamasında sizlerin emeği ve imzası var. Gümrük kapılarımızı devlete hiçbir yük getirmeden modernize ederek ihracatta yeni rekorlar kırmamıza sizler vesile oldunuz. Toprak Mahsulleri Ofisimiz ile ilk yatırımı yaparak devamında özel sektörümüzü de sürece dâhil ederek tarımda lisanslı depolama sistemine geçmemize ve gıda arz güvenliğinin teminine sizler öncülük ettiniz. Kurucu ortaklarından biri olduğunuz Kredi Garanti Fonu ile üyelerinizin banka kredilerine kefil olarak finansmana erişimi kolaylaştırdınız. Ülkemizi küresel teknoloji rekabetinde stratejik bir konuma ulaştıracak ilk kuantum bilgisayarını ASELSAN ile sizler ürettiniz.”
“YENİ BAŞARILARA İMZA ATMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 81 ilde 81 okul inşa ettiğini, asrın felaketinde tüm imkânları, kaynakları depremzedeler için sahaya indirdiğini ifade etti.
Afetzedelere söz verdikleri ve geçen yılın aralık ayı itibarıyla anahtarlarını teslim ettikleri 455 bini aşkın deprem konutunun yapımına en büyük desteği TOBB’un verdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak Türkiye’nin ilk elektrikli aracı TOGG’un hayata geçirilmesini yine sizler sağladınız. Yurt içinde yüzde 35’lik pazar payı ile liderlik koltuğuna yerleşen TOGG, birçok Avrupa ülkesinde yolları süslemeye devam ediyor. Bununla birlikte şu hususu da üzülerek sizlerin ve milletimizin takdirine sunuyorum; Türkiye’ye on yıllardır dayatılan öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmaya çalışırken birileri de bu süreçte sürekli önümüze takoz koyuyor. Ellerine geçirdikleri her fırsatı şeamet tellallığı için kullananları bugüne kadar kale almadık, bundan sonra onlara prim vermeyeceğiz. ‘Bunlar otomobil üretmekten ne anlar’ diyenlere cevabımızı nasıl üreterek verdiysek yeni başarılara imza atmayı da sürdüreceğiz.”
“TÜRKİYE’Yİ HER ALANDA BİR ÜST LİGE BİZLER TAŞIDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete ve memlekete hizmet yolunda neredeyse çeyrek asrı geride bırakmak üzere olduklarını belirtti.
Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devraldıkları ilk günden itibaren milletin her bir ferdinin mesuliyetini omuzlarında taşımanın bilinciyle hareket ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 23,5 yılda sizlerin ve aziz milletimizin desteğiyle eğitimden sağlığa, ulaşımdan ticarete, tarımdan güvenliğe, Türkiye’yi her alanda bir üst lige bizler taşıdık. Üretim, istihdam, yatırım ve ihracat olmak üzere dört sütun üzerinde yükselttiğimiz ekonomimizi sağlam bir yapıya kavuşturduk” diye konuştu.
“Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çatışmalara rağmen geçen yıl ekonomiyi 3,6 oranında büyüterek millî geliri 1,6 trilyon dolara, kişi başı millî geliri ise 18 bin 40 dolara ulaştırdıklarını söyledi.
“DIŞ TİCARET HACMİMİZİ 820 MİLYAR DOLARA ÇIKARDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dış ticaret hacmimizi 820 milyar dolara, mal ve hizmet ihracatımızı ise 396 milyar dolara çıkardık. Çok yakın bir gelecekte 400 milyar doları da Allah’ın izniyle aşacağız” dedi.
Özellikle ihracatta başarı hikâyesi yazmaya devam ettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen ay ihracatın önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaşarak nisan ayı rekorunu kırdığını, bu rakamın aynı zamanda Cumhuriyet tarihinin en yüksek aylık ikinci rekoru olarak kayıtlara geçtiğini anımsattı.
Nisan ayında kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artışın son 53 ayın en yüksek ihracat artışı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaş ve krizlerin yol açtığı zorluklara karşın Türkiye’nin ihracatının güçlü ivmesini koruduğunu ve 166 ülkede ihracatın artış gösterdiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yapıldığını, yıllıklandırılmış mal ihracatının 2026’da yüzde 4,2 artışla 275,8 milyar dolara yükseldiğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de 14 milyar dolar olan hizmetler ihracatının 2025’te 8,7 kat artarak 122,6 milyar dolara çıktığını söyledi. Hizmetler ticareti fazlasının 2025 yılında 63,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ve bu tutarın cari dengeye güçlü bir katkı sağladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hizmetler ticaretinde dünyanın en yüksek düzeyde fazla veren 6. ülkesi konumuna yükseldiğini bildirdi.
“İŞSİZLİK ORANIMIZI YÜZDE 8,1’E İNDİRDİK”
Savunma ve havacılık ihracatının geçen sene 10 milyar doları aştığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, SAHA 2026 fuarında 6 milyar doları ihracata dönük olmak üzere toplam 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandığını kaydetti. İhracatta yakalanan ivmeyi turizm ve istihdam rakamlarıyla daha da perçinlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te 64 milyon ziyaretçi ağırladıklarını, 65,2 milyar dolar turizm geliri elde ettiklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turizm gelirimizi 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artırarak 9 milyar 896 milyon dolar seviyesine taşıdık. İşsizlik oranımızı yüzde 8,1’e indirdik. İstihdam sayımızı 32,5 milyon kişiye, istihdam oranımızı ise yüzde 48,5’a yükselttik. İş gücüne katılma oranımız yüzde 52,8’e çıkarken işsizlik oranımız tam 35 aydır tek haneli seyrini sürdürüyor” diye konuştu.
“EKONOMİ YÖNETİMİMİZ, PİYASANIN YAŞADIĞI STRESİ ASGARİ DÜZEYE İNDİRMEK İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALIYOR”
Türk ekonomisinin potansiyelinin farkında olan yurt dışı yatırımcıların da son 23 yılda Türkiye’de 89 bin şirket kurarak 290 milyar dolar tutarında yatırım yaptığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yatırımcılar aynı zamanda 1 milyon 200 bin kişiye istihdam sağlayıp yılda 70 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek ülkemize döviz kazandırdılar. Tüm bunları söylerken elbette her şeyin güllük gülistanlık olmadığının farkındayız. Bölgesel ve küresel gelişmelerden kaynaklı geçici fiyat artışlarının hem vatandaşlarımız hem de reel sektör üzerinde oluşturduğu baskıyı biliyoruz. Şu gerçeğin en yakın şahidi sizlersiniz, iktidarlarımız döneminde ekonomiyi hiçbir zaman sadece verilerden, grafik ve rakamlardan ibaret görmedik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomi politikalarımızı oluştururken ve uygularken sizlerin kanaatlerine, önerilerine ve hatta eleştirilerine her daim kulak verdik. Göstergelerin bize anlattığı ekonomi fotoğrafının sağlamasını çarşıyla, pazarla esnafın, çiftçinin, sanayicinin, üreticinin anlattıklarıyla yaptık. Bugün de ekonominin tüm aktörleriyle işverenle, girişimciyle, emekçiyle, çiftçiyle, esnaf ve sanatkârla samimi bir iletişim hâlindeyiz. Bugün de sokağın, çarşının, pazarın nabzını tutmaya gayret ediyoruz. Bilmenizi isterim ki ekonomi yönetimimiz, piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir. Biz de bunun takipçisi olmayı, sizlerden gelen teklif, tespit ve tenkitler doğrultusunda gerekli yönlendirmelerde bulunmayı sürdüreceğiz” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üretim ve ulaştırma maliyetlerindeki artışla izah edilemeyecek ölçüde fırsatçı bir fiyatlama alışkanlığı ile karşı karşıyayız. Türkiye bugün enerji başta olmak üzere birçok alanda Avrupa’nın en düşük girdi maliyetlerine sahipken bazı ürünlerin fiyatlarında orantısız artışlar yaşanıyorsa bunun piyasa şartlarıyla açıklanamayacağı ortadadır” dedi.
“BİZİM İŞ VE TİCARET AHLAKIMIZ BİN YILLIK AHİLİK GELENEĞİ İLE ŞEKİLLENMİŞTİR”
Birilerinin, girdi maliyetlerindeki dalgalanmayı gerekçe göstererek fahiş fiyatlarla vatandaşların cebine, kesesine, kazancına el uzattığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Oysa bizim iş ve ticaret ahlakımız bin yıllık ahilik geleneği ile şekillenmiştir. Bu gelenekte fırsatı ganimet bilmenin, haksız kazanç elde etmenin, taklit, tağşiş ve çıkar odaklı hareket etmenin yeri yoktur” dedi.
Ahiliğin, dayanışma, yardımlaşma, Hakk’ın rızasını, halkın iyiliğiyle, faydasıyla, esenliğiyle bir görmek demek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yüzden piyasadaki fırsatçılara dönük denetimlerimizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Sizlerden de bu konuda destek beklediğimi özellikle ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmet şeref belgesi ve plaket alanları tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından düzenlenen Bir Gençlik Şöleni Programı’nda yaptığı konuşmada, “Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu, ideolojik aidiyetin, ehliyet ve liyakatin önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık. En büyük yatırım ise elbette gençlerimize yaptık” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Turka Kocaeli Stadyumu’nda düzenlenen Bir Gençlik Şöleni Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, coşkulu, heyecanlı, her yönüyle dolu dolu şölende gençlerle beraber olmanın memnuniyeti içinde olduğunu belirterek, şölenin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Türkiye’nin aydınlık yüzlerini, bu büyük milletin yüz akı, göz bebeği olan tüm gençleri, “Türkiye Yüzyılı”nın mimarları olacak genç yürekleri sevgiyle selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Avrupa’da, Amerika’da, Asya ve Afrika’da, yeryüzünün dört bir ucunda, bayrağı gururla dalgalandıran, başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığının en parlak sembolü olan Türk diasporasının genç mensuplarına muhabbetlerini gönderdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan sevgi ve muhabbette, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi stadyumlardan taşan şu coşkunuz için, eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Bugün 81 ilin kalbinin burada attığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millet ve medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı işte burada atıyor. Tam 1000 yıldır, ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için mübarek kanlarını toprağa akıtan şehitlerimizin, istiklal ve istikbalimiz uğruna bedel ödeyen cesaret timsali gazilerimizin, Alparslan’dan Kılıçarslan’a, Fatih’ten Yavuz’a, Selahattin Eyyübi’den Abdülhamit Han’a, cümle ecdadımızın aziz ruhları, sizlerin dik duruşuyla, ümit saçan aydınlığıyla, şu anda inşallah şad oluyor, yâd oluyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sezai Karakoç’un “Diriliş nesli”, Nurettin Topçu’nun “Hareket nesli”, Necip Fazıl Kısakürek’in “Büyük Doğu nesli” derken buradaki gençlerden bahsettiğini dile getirerek, şunları kaydetti: “Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek. İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.’ diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. TEKNOFEST kuşağının öncü neferleri olarak rahmetli Nurettin Topçu Hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz: ‘Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih’in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bunu hissediyoruz. Fatih’i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih’in ruhunun ebedi hâkimiyetine inananlara müjdeliyorum. Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır.’ İnanıyorum ki Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdadın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın.”
Gazze’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e mazlumun, mağdurun, gözlü yaşlı kardeşlerinin hüznünü kalbinin en derinlerinde hisseden merhametli bir gençliği hissettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu an karşımda deprem gecesi milletinin yardımına koşan, yangın bölgesinde sabahlayan, milletin derdiyle dertlenen bir gençlik görüyorum. Şu an karşımda vicdanlı bir gençlik, şuurlu bir gençlik, iman, idrak, basiret ve feraset sahibi bir gençlik görüyorum” diye konuştu.
“GENÇLER GÜÇLÜYSE MİLLET DE DEVLET DE GÜÇLÜDÜR”
Şehirleri ayağa kaldıracak, yaralara merhem olacak, dirilişi şahlandıracak, uyuyanları uyandıracak o çocukları şu anda karşısında gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bize alnı ak, yüzü ak, sevdası ak bu gençlikle yol yürümeyi nasip eden Rabbime hamdolsun. Rabbim, sizlerle birlikte tüm gençlerimizi korusun. Yolunuzu, bahtınızı daima açık etsin. Kıymetli gençler, gençlik yüreğin bentleri yıkıp atmasıdır. Gençlik hayaldir, heyecandır, dinamizmdir. Bir milletin lokomotifi gençlerdir, toplum enerjisini gençlerden alır. Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır. Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net bir şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler ne zaman elini taşın altına koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur. Yalnızca İstanbul’u değil kalpleri de fetheden Sultan Fatih’te işte bunu görürsünüz. Tuğrul Bey’de, Tarık Bin Ziyad’ta, Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ta, Süleyman Gazi’de bu saf hakikati görürsünüz. En keskin dönemeçlerde, en zorlu mesuliyetleri yüklenerek istikbalin taşlarını döşeyen, istiklalin sancağını yüceltenler hep gençlerdir. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Millî Mücadele’de, 15 Temmuz ihanetinin çelikten bir iradeyle püskürtülmesinde bu ruhu görürsünüz. Gençler güçlüyse millet de devlet de güçlüdür. Bununla birlikte ne zaman ki gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır.”
“Bu ülkenin gençlerini kimi zaman sağcı solcu diyerek, kimi zaman Türk-Kürt diyerek, kimi zaman Alevi-Sünni diyerek kimi zaman da ilerici-gerici diyerek birbirlerine düşman ettiler” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, anne ve babaların elleri yüreklerinde akşam olunca evlatlarının sağ salim eve dönebilmesi için pencere kenarlarında dua ettiği günler yaşadıklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece başörtüsünden, sakalından, kılık kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığını, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadıklarını anlattı.
“EN BÜYÜK YATIRIMI GENÇLERİMİZE YAPTIK”
Şimdi o günleri esefle ve acıyla hatırladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “AK Parti olarak ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye’nin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için uğraştık. Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu ideolojik aidiyetin ehliyet ve liyakatin önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık. En büyük yatırımıysa elbette gençlerimize yaptık. Unutmayın gençler, önce seçilme yaşını 30’dan 25’e, ardından 18’e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net bir şekilde gösterdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de siyaseti dar kadro siyaseti olmaktan çıkartarak gençlerin eğitimde, bürokraside, sivil toplumda, kültür, sanat ve sporda önünü açtıklarına işaret ederek, “23 yıldır hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002’de yükseköğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı. Biz, bunu 2026 itibarıyla 651 milyar liraya çıkardık. Aynı dönemde üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttik. Yükseköğrenim yurt sayımızı 190’dan 873’e, yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Yıllar içinde hem burs miktarını hem burs alan öğrenci sayısını artırdık hem de başvuran her öğrencimize burs veya kredi veriyoruz” bilgisini paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 ili gençlik ve spor tesisleri, bilim ve kültür merkezleri, spor salonları, futbol sahaları ve olimpik yüzme havuzlarıyla donattıklarını, hepsinden önemlisi gençlere cesaret ve özgüven kazandırdıklarını söyledi.
Bugün kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, dünyayı tanıyan, sosyal zekâsı yüksek, deneyimli, donanımlı, yenilikçi aynı zamanda ahlaklı ve imanlı neslin gümbür gümbür geldiğini gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İmandır o cevher ki İlahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.’ Tüm dünyanın imrenerek baktığı savunma sanayimiz bu ülkenin genç mühendislerinin, genç yazılımcılarının, genç teknisyenlerinin ve elbette TEKNOFEST kuşağının genç neferlerinin omuzlarında yükseliyor. Genç bilim insanlarımız, genç öğrencilerimiz, genç sanatçılarımız dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza atıyor. Genç yeteneklerimiz uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalara her gün yenilerini ekliyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tekvando Millî Takımı’nın engelli sporcularla birlikte 22 madalya kazanıp Avrupa Şampiyonu olduğunu aktararak, milletin göğsünü kabartan tüm tekvandocuları tebrik etti.
Kazakistan ziyaretinde Türkiye’yi e-spor alanında temsil eden gençlerle karşılaştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İster geleneksel spor dallarında, ister teknolojiyle beraber gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bugünün ve yarının dünyasında sizlerin hak ettiğiniz yeri alabilmeniz için yanınızda olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kıymetli gençler, Türkiye’nin geleceği sizlere emanettir. Türkiye’nin parlak yarınları sizlerin gayretleriyle şekillenecektir. Sadece ülkemizde değil Türk dünyasında, İslam âleminde, Afrika’da, Asya’da, Latin Amerika’da sizi izleyen Türkiye’deki her gelişmeyi yakından takip eden milyonlarca kardeşiniz var. Siyasi hayatının her aşamasında gençlerle yol yürümüş, çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğunda gençleri daima öncelemiş bir büyüğünüz olarak sizlere hep güvendim ve güveniyorum. Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu bir milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf sarf malzemesi, konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat olarak, kaldıraç olarak, manivela olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın.”
Abdurrahim Karakoç’un “İlmi azık eyle, sabrı silah, gittiğin Hak yoldur, yardımcın Allah, 40 geceden sonra 40 milyon sabah görecek güçtesin, zayıfım sanma. Sevda kelep kelep, kin deste deste, eller tetikdedir, kulaklar seste, en uzak menzile iki nefeste varacak güçtesin, zayıfım sanma” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birliğiniz, beraberliğiniz, kardeşliğiniz daim olsun. Sevinciniz huzurunuz baki olsun.’ diyorum. Bu düşüncelerle sizleri bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Gençlik şölenimizin hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçen tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Tekrar görüşmek, buluşmak dileğiyle sizleri Allah’a emanet ediyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın gerçekleştiği alana gelişinde stadyum önünde bekleyen vatandaşlara da hitap etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki konuşmasında sanayinin, teknolojinin, girişimcilik ruhunun, üretimin, emeğin merkezi, Akça Kocaların, Orhan Gazilerin, Gazi Süleyman Paşaların gaza ruhunu mefkûreye dönüştürdüğü Kocaeli’de gençlerle buluşmaktan memnuniyet duyduğunu kaydetti.
Samimiyetleri, coşkuları, teşrifleri için herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu hepinizin çok iyi bilmesini isterim. Rabbim ömür verdikçe yol arkadaşlığımız devam edecek. Bu can, bu tende olduğu müddetçe siz gençlerimizle dava arkadaşlığımız, gönüldaşlığımız inşallah devam edecek” ifadelerini kullandı.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİMİZİN MENZİLİNDE GENÇLERİN HUZURU VE ESENLİĞİ VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin gönlünde ayrı bir yeri olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Sizlerle birlikte destanlar yazıyoruz. Sizlerle birlikte Türkiye Yüzyılı’nı inşa ediyoruz. Siz gençlerimizle bu yollarda beraber yürüyor, yağan yağmurda beraber ıslanıyor, her şey Türkiye için diyerek gece gündüz çalışıyoruz. Sevgili gençler, Terörsüz Türkiye hedefimizin menzilinde sizlerin huzuru ve esenliği var. Terörsüz bölge vizyonumuzu yine sizin için, sizlerin güvenli geleceği için hayata geçirmek istiyoruz. Bu ülkede, artık annelerin yüreğine kor ateşler düşmesin diyoruz. Bu ülkenin, bu milletin evlatları henüz ömürlerinin baharındayken hayattan koparılmasın, taze bir gonca gibiyken solup gitmesin istiyoruz. Terörle mücadele için harcanan kaynaklar artık eğitime, bilime, üretime, istihdama, ulaştırmaya, teknolojiye harcansın istiyoruz.”
Milletin yakın tarihinde “Gençliğim eyvah” diye çok hayıflandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anne babalar çok çile çekti, çok acı çekti. Terörün tamamen devre dışı kaldığı yeni dönemde gençliğin eyvahı olmadığı gibi kimseye eyvallahı da olmayacak” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Hangi görüşten, hangi hayat tarzından, hangi inançtan, hangi bölgeden, hangi kökenden olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’nin her bir genci bizim için aynı değerdedir, aynı önemdedir, başımızın tacıdır. Her bir gencimiz aileleriyle birlikte bu ülkeyi yaşatan ocağın en gür meşalesi, birlik bahçemizin en güzel fidanıdır. Varsın birileri size sürekli karamsarlık aşılasın. Varsın birileri sizin umutlarınızı karartmaya çalışsın. Biz, size sonuna kadar güveniyoruz. Allah’ın izniyle geleceğin bilim insanları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin sanatkârları, şairleri, edipleri, ressamları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin fikir mimarları, düşünce adamları içinizden çıkacak. Geleceğin bürokratları, siyasileri, bakanları, inşallah cumhurbaşkanları sizin içinizden çıkacak.”
“MİLLET OLARAK ÜZERİMİZE SERPİLEN ÖLÜ TOPRAĞINDAN KURTULMUŞ DURUMDAYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mazlumların gölgesinden medet umduğu, zalimlerin parmak sallamaya cesaret edemediği, hakkın, adaletin, huzurun adresi olan Türkiye’nin gençlerin omuzlarında yükseleceğini söyledi.
Türkiye’yi geleceğe taşıyacak olanların gençler olduğunu bir kez daha tüm samimiyetiyle ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeryüzünde iyiliğin, barışın, huzurun bayrağını dalgalandıracak olan sizlersiniz. Kan kaybeden insanlığın vicdanına merhem olacak olan sizlersiniz. Yeryüzünün bize emanet ettiği bu şuuru taşıyacak, sadece insanların değil canlı cansız her varlığın hukukunu gözetecek olan sizlersiniz. İnsanın tüketim nesnesine dönüştürüldüğü bir çağda, insana asli hüviyetini, özne olduğunu hatırlatacak olan yine sizlersiniz” ifadelerini kullandı.
Bugün artık avuç içindeki telefonlara sığan bir dünya olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Dünya nasıl eski dünya değilse, Türkiye de eski Türkiye değil. Bugün her alanda yıldızı yükselen bir Türkiye var. Dünyada krizler yaşanırken dimdik ayakta duran bir Türkiye var. Masada sözü dinlenen, sahada gücü hissedilen bir Türkiye var. Bütün bunların arkasında sizin emeğiniz, sizin heyecanınız, sizin alın teriniz var. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Millet olarak üzerimize serpilen ölü toprağından kurtulmuş durumdayız. Kendimize inanıyoruz, gücümüzü biliyoruz, potansiyelimizin farkındayız. Nasıl savunma sanayiinde dışa bağımlılığı kırdıysak, nasıl enerjide yeni bir dönemin kapılarını açtıysak, nasıl terör örgütleriyle mücadelede tarihi başarılar elde ettiysek ekonomide de istihdamda da teknolojide de daha güçlü bir Türkiye’yi sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Yeter ki umudumuzu kaybetmeyelim. Yeter ki heyecanımızın kırılmasına izin vermeyelim.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.