Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya-Alanya Otoyolu’nun özellikle yaz aylarında yoğunlaşan trafiği rahatlatacağını ve seyahat sürelerini kısaltacağını ifade etti. Bakan Uraloğlu, “Otoyolumuz, 84 kilometre ana gövde ve 38 kilometre bağlantı yoluyla toplam 122 kilometre olacak. Akaryakıt ve zamandan yıllık toplam 17,7 milyar lira tasarruf edeceğiz” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya-Alanya Otoyolu’nun temelini attı. Bakan Uraloğlu, temel atma töreninde yaptığı açıklamada, “Bugün, Akdeniz’in incisi turizmin başkenti Antalya’mızla, Selçuklu Sultanı Alâaddin Keykubat’ın emaneti Alanya’mızla kucaklaşan büyük bir projenin; Antalya-Alanya Otoyolu’nun temelini atıyoruz.” ifadelerini kullandı. Antalya’ya iki büyük müjde ile geldiklerini dile getiren Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Şimdi Antalya-Alanya Otoyolumuzla Toroslar’ın eteklerinde, Akdeniz’in masmavi sularının kıyısında, bu toprakların bereketine ve insanımızın alın terine yakışır bir eseri başlatırken, inşallah yine bugün, Antalya’mızın bir başka köşesinde, Demre’de de yat turizminin yeni kalbi olacak Demre Yat Limanı’nın açılışını gerçekleştireceğiz. Canı gönülden inanıyorum ki bu iki muhteşem proje, Antalya’mızı hem denizde hem karada dünya sahnesinde bir adım daha öne taşıyacak, turizmi, ticareti ve yaşamı yeniden şekillendirecektir!”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Yol medeniyettir” vizyonu ile Türkiye’yi çağdaş altyapıyla donatma azimlerinin bugün burada bir kez daha vücut bulduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, yeni ulaştırma hamleleriyle Türkiye’ye çağ atlatan önemli altyapı projelerini hayata geçirmeye devam ettiklerini söyledi.
Türkiye’yi, havayollarından denizyollarına, karayolundan demiryollarına çok modlu taşımacılık altyapısı sunan uluslararası bir lojistik merkeze dönüştürdüklerini kaydeden Bakan Uraloğlu, “Bu ulaşım modları arasında karayolu taşımacılığı; yük ve yolcu taşımacılığında aktarmasız ulaşım imkânı vermesi, güzergâh seçiminde esneklik sağlaması, parça yüklerin daha kolay ve belli mesafelere kadar daha hızlı taşınabilmesi gibi ana faydalarıyla ulaşımın vazgeçilmez modu olarak karşımıza çıkıyor.” dedi.
“23 Yılda 176 Milyar Dolarlık Karayolu Yatırımı Gerçekleştirdik”
Karayolu taşımacılığının gelişmiş ülkelerin hem uluslararası hem de ülke içi taşımacılık faaliyetlerinde kilit bir rol oynadığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Adeta bir vücudun kılcal damarları gibi, şehirleri, insanları ve ekonomiyi bir araya getiriyor; üretimi teşvik ediyor, ticareti canlandırıyor ve turizmi hareketlendiriyor. Bu gerçeklerden hareket ederek son 23 yılda ülkemizin dört bir yanında karayolu ağımızı güçlendirmek ve vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmak için 176 milyar dolarlık karayolu yatırımı gerçekleştirdik.” diye konuştu.
Bölünmüş Yol Ağı 29 Bin 787 Kilometreye Ulaştı
2002 yılında 6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağını 29 bin 787 kilometreye çıkardıklarına dikkati çeken Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bu seneki hedefimiz de 30 bin kilometrenin üzerine çıkmaktır. Bakın 2002 yılında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan 15 bin kilometre bölünmüş yol dediğinde birileri buna inanmamıştı. Biz artık ikinci 15 bin kilometreyi yapıyoruz. Sadece 6 il birbirine bölünmüş yolla bağlı iken, bugün, 77 ilimiz bölünmüş yollarla bağlı. Bugün bu ağ, toplam yol ağımızın yüzde 44’ünü oluştururken, trafiğin yüzde 85’ine hizmet veriyor. Yine bu 23 yıl içerisinde 8,5 milyon olan araç sayımız 32 milyona yükselmiş, 52,3 milyar olan taşıt-kilometre değeri, 2024’te 163 milyar olarak gerçekleşti. Yani karayollarımızdaki hareketlilik 3 katına çıkmışken ortalama seyahat hızımız ise saatte 40 kilometreden 90 kilometreye yükseldi. Antalya-Alanya Otoyolumuz gibi yeni projelerimizle de karayolu ulaşım ağımızın gücüne güç katmaya ve vatandaşlarımızı hızlı, güvenli ve konforlu ulaşımla buluşturmaya devam ediyoruz.”
Antalya’nın Ulaşım ve İletişim Altyapısı İçin Yaklaşık 235,1 Milyar Lira Yatırım
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak 2002 yılından bu yana Antalya’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 235,1 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Uraloğlu, “2002 yılında 197 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 741 kilometreye yükselttik, 123 kilometre olan bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise bin 64 kilometreye çıkardık. Antalya Batı Çevre Yolu’nu açtık. Antalya Kuzey Çevre Yolunda Başköy, Korkuteli, Kirişçiler ve Isparta Köprülü Kavşaklarını inşa ettik.” şeklinde konuştu.
“Akdeniz ve İç Anadolu’yu Ayıran Torosların Tünel Konforuyla Sadece 5 Dakikada Geçilmesini Sağladık”
Antalya-Kemer-Tekirova-Finike Yolu kapsamında Phaselis Tüneli’ni hizmete aldıklarını da anımsatan Bakan Uraloğlu, “Böylelikle Antalya’nın; Demre, Finike, Kumluca, Kemer, Kaş ve Kalkan gibi turizm cenneti beldelerinin ulaşımını güçlendirdik. Antalya’yı Konya’ya bağlayan kuzey-güney aksının en önemli geçiş noktasını oluşturan Demirkapı Tünelini hizmete açtık. Akdeniz ve İç Anadolu’yu ayıran Torosların tünel konforuyla sadece 5 dakikada geçilmesini sağladık.” dedi.
“Ne diyoruz: Yaparsa AK Parti yapar”
Uraloğlu ayruca, Alanya-Kuşyuvası-Taşkent Yolu Tünellerini inşa ettiklerini; Kızılkaya-Antalya Yolu, Antalya-Alanya-Gazipaşa Yolu, Kumuca-Finike Yolu, Demre Şehir Geçişi, Kaş Çevre Yolu, Kalkan Şehir Geçişi, Akseki Bağlantı Yolu, Kızılcadağ-Elmalı Yolu, Konaklı-Güzelbağ Yolu ve Antalya Şehir Hastanesi Bağlantı Yolları’nı da açtıklarını kaydetti. Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Antalya Kuzey Çevre Yolu’nun Kalan Kesimi, Alanya Doğu Çevre Yolu, Elmalı-Finike Yolu, Antalya-Taşağıl-Konya Yolu ve son yıllarda Antalya’daki turizm faaliyetleri ve nüfus artışına paralel olarak gelişen trafik yoğunluğundan dolayı Antalyalıların şehir içi ulaşım çilesini çözüme kavuşturacak; Kepezüstü, Duraliler, Uncalı ve Sanayi Kavşaklarından oluşan 4 kilit kavşağı farklı seviyeli kavşağa dönüştürecek çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ne diyoruz: Yaparsa AK Parti yapar.”
122 Kilometrelik Medeniyet Hattı
Bakan Uraloğlu, Antalya ve Alanya’nın Türkiye’nin turizmde parlayan yıldızları olduğunu söyleyerek “Her yıl milyonlarca misafiri ağırlayan bu merkezlerimiz, yazın sıcak günlerinden kışın ılık esintilerine kadar her mevsim bir cazibe noktası. Ancak, artan nüfus ve turizm hareketliliği, ulaşım altyapımıza yeni bir soluk getirme ihtiyacını doğurdu. İşte, Antalya-Alanya Otoyolu, tam da bu ihtiyaca cevap vermek için çalışmalara başlıyoruz. Otoyolumuz, 84 kilometre ana gövde ve 38 kilometre bağlantı yoluyla toplam 122 kilometre uzunluğunda olacak.” ifadelerini kullandı.
Proje kapsamında; Serik, Taşağıl , Manavgat, Manavgat Doğu, Alarahan Kavşağı, Konaklı Kavşağı ve Alanya Batı Kavşakları olmak üzere 7 adet kavşak, 4 bin 365 metre uzunluğunda 5 tünel, 5 bin 966 metrelik 16 viyadük ve 4 adet otoyol hizmet tesisi ile modern mühendisliğin en güzel örneklerinden birini inşa edeceklerini dile getiren Uraloğlu, “Serik Kavşağı’ndan başlayan otoyolumuzun güzergahı doğuya yönelerek Serik ve Manavgat ilçeleri sınırları içerisinde Toros Dağları’nın eteklerindeki koridoru takip edecek ve Konaklı’nın kuzeyinde Alanya Batı Kavşağı’nda sonlanacak.” açıklamasında bulundu.
“Yerel Ekonomiyi Canlandıracak ve Yeni İstihdam Kapıları Açacak”
Yolun, Antalya’nın portakal çiçeği kokusunu, Alanya’nın muz bahçelerini, Toroslar’ın çam ormanlarını ve Akdeniz’in esintisini birleştiren bir köprü olarak; turizm ve tarımın kalbinin attığı bu güzel coğrafyada, insanı, ticareti ve kültürü daha hızlı, daha güvenli ve daha konforlu bir geleceğe taşıyacağını belirten Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Otoyolumuzun tasarım hızını ana taşıt yolu boyunca saatte 140 kilometre olarak belirlenirken, bağlantı yolları için saatte 110 kilometre olacak şekilde planladık. Özellikle yaz aylarında yoğunlaşan trafiği rahatlatacak, seyahat sürelerini kısaltacak ve vatandaşlarımıza stressiz bir yolculuk sunacak. Bölgemize gelen yerli ve yabancı gelen misafirlerimiz, turistlerimiz, Alanya’nın Kleopatra Plajı’ndan Antalya’nın Kaleiçi’ne, Aspendos Tiyatrosu’ndan Manavgat’ın çağlayan şelalelerine daha kolay ulaşacak.”
Daha kısa sürede daha fazla destinasyonu keşfetme imkânının, bölgenin turizm çeşitliliğini artıracağını belirten Uraloğlu, “Yerel ekonomiyi canlandıracak ve yeni istihdam kapıları açacak. Bu yol, turizm faaliyetlerini zenginleştireceği gibi tarım faaliyetlerine de bereket katarak bölgemizin her bir değerini kucaklayacak. Bölgede yetişen meyve ve sebzeler daha hızlı pazarlara ulaşacak; esnafımızın ve çiftçimizin yüzünün gülmesine vesile olacak.” açıklamasında bulundu.
2,5 Saat Süren Seyahat Süresini 36 Dakikaya Düşürecek
Antalya-Alanya Otoyolu’nun, sadece bir ulaşım projesi değil, aynı zamanda bir kalkınma hamlesi olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Yolumuz tamamlandığında güzergahtaki mevcut yol ile 150 dakika yani 2,5 saat, yaz sezonunda 4 saate kadar süren seyahat süresini 36 dakikaya düşürecek.” dedi.
Süre hesabının doğru yapılmadığına dair iddiaların olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, Herkesin akıllı telefonu var. 84 kilometre ana gövde, 140 kilometre tavsiye ettiğimiz proje hızı… Hesaplayın, eğer bizim bir yanlışımız varsa biz düzeltelim. Ama değilse lütfen kendileri düzeltsin. Böylece trafik sıkışıklığının ortadan kalkmasıyla; zamandan 16,9 miyar lira, akaryakıttan 800 milyon lira olmak üzere; yıllık toplam 17,7 milyar lira tasarruf edeceğiz. Ayrıca 47 bin ton karbon emisyonunu azaltarak, Toroslar’ın çam kokusunu, Akdeniz’in berrak sularını ve bu toprakların doğal güzelliklerini koruyacağız.” diye konuştu.
Otoyolun, gelecek yıllarda yapılması planlanan Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya Otoyollarıyla; İzmir, İstanbul ve Avrupa sınırına kadar uzanan kesintisiz otoyol ağına entegre edileceğinin altını çizen Bakan Uraloğlu, “Projemiz bu yönüyle de sadece bölge için değil, Türkiye’mizin küresel lojistik ağındaki rolü için de stratejik bir öneme sahiptir. Antalya-Alanya Otoyolu projesi bu toprakların ruhuna işlenecek bir Türkiye Yüzyılı nişanesi olacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen “Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi” programına katıldı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sergi münasebetiyle katılımcılarla Tophane-i Amire’de beraber olmanın bahtiyarlığını yaşadığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eksim Holding’in 40. yılı vesilesiyle açılışını yaptıkları serginin hayırlı olmasını temenni ederek, “Eksim Holding’e 40 sene boyunca Türkiye ekonomisine yaptıkları eşsiz katkılar için ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sizlerle birlikte holding çalışanlarının 40. kuruluş yıl dönümünü tebrik ediyor, başarılarla dolu daha nice seneler diliyorum. Bu vesileyle hatıralarını her zaman özlemle yad ettiğim kıymetli dostlarım Abdullah ve Fahreddin Tivnikli’ye bugün bir kez daha Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum” diye konuştu.
Abdullah ve Fahreddin Tivnikli’nin mütekemmil birer ticaret erbabı olmalarının yanı sıra, kazandıklarını millet, ülke, mazlum ve mağdurlar için seferber eden vakıf insanları olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ismin İslam coğrafyasındaki meselelerle yakından ilgilenen, okuyan, yazan, ilim ve kitapla bağlarını hiçbir zaman koparmayan ilim aşıkları olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abdullah ve Fahreddin Tivnikli’ye rahmet dileyerek, Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli’nin konuşmasında hem İSAR Vakfının hem de bu sene 40. yılını kutlayan Eksim Holding’in kurucu değerlerinden bahsettiğini hatırlattı.
“KÖKLÜ BİR TARİHİN, ZENGİN BİR KÜLTÜREL MİRASIN SAHİPLERİYİZ”
Merhum Abdullah ve Fahreddin Tivnikli’nin büyük önem verdiği millete karşı sorumluluk bilincinin yaşatılıyor olmasının her türlü takdire şayan olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada şunu vurgulamak durumundayım, onların mirasına ve emanetine işte bugün burada olduğu gibi layıkı veçhile sahip çıkıldığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Abdullah Tivnikli’nin İSAR Vakfımızın eğitim ve yayıncılık başta olmak üzere farklı alanlarda başarıyla yürüttüğü fikir ve gönül dünyamızı zenginleştiren çalışmalarını da çok kıymetli buluyorum. Sergide yer alan eserleri büyük bir titizlikle ihya eden tüm mücellitlerimize emekleri için şükranlarımı sunuyor, ellerine, gönüllerine sağlık diliyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Kıymetli dostlar, hepimiz biliyoruz ki mazisi olmayanın atisi de olamaz. Geçmişine bigâne olanın, geçmişiyle bağı kopanın, hele hele geçmişini inkâr edenin inşa edebileceği bir istikbal asla yoktur. Bizler millet olarak gerçekten büyük bir medeniyetin, köklü bir tarihin, zengin bir kültürel mirasın sahipleriyiz. Tarihimizin, medeniyetimizin, kültürümüzün arkasında bir kısmı burada sergilenen eserlerden neşet eden eşsiz bir bilgi birikimi yatıyor. Bizi asırlardır ayakta tutan bu güçlü birikim kitapla, kütüphaneyle birlikte asıl anlamını kazanıyor. Malumunuz, medeniyetimizi tarif ederken genellikle çınar örneği verilir. Tıpkı medeniyetler gibi milletler de, insanlar da kökleriyle yaşar, kökleriyle ayakta kalır, hayata ve tarihe kökleriyle tutunur.”
“EN UTANÇ VERİCİ KİTAP KATLİAMLARI DARBE DÖNEMLERİNDE YAŞANMIŞTIR”
Milleti köklerine bağlayan en güçlü unsurlardan birinin ilim, fikir ve gönül insanlarının birikimini yansıtan kitaplar olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bir dönem milletimizin kökleriyle bağını kesmek isteyenlerin kitaplarımızı ve kütüphanelerimizi hedef alması boşuna değildir. Bu ülke kâğıt hamuru yapılmak amacıyla en kıymetli belgelerinin okkası üç kuruşa hurda niyetine yabancılara satıldığı günler görmüştür. En utanç verici kitap katliamları milli iradenin ve demokrasinin askıya alındığı darbe dönemlerinde yaşanmıştır. En son 28 Şubat döneminde 500’ü Sultan II. Abdülhamid Han’ın şahsi kitaplığına ait 4 bin 500 eser devrin vesayetçi yöneticileri tarafından İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nden çöpe atılmıştır.”
“KÜLTÜREL ÇÖLLEŞMENİN ARKA PLANINDA BİR DÖNEM YAPILAN YANLIŞLARIN BÜYÜK PAYI VARDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün maalesef bazı alanlarda etkisini hissettiğimiz kültürel çölleşmenin arka planında bir dönem yapılan işte bu yanlışların büyük payı vardır. İSAR Vakfımızın tarihimize, kültürümüze, medeniyet müktesebatımıza ve bizi köklerimize bağlayan eserlere sahip çıkmasını bu bakımdan ayrıca önemli görüyorum” diye konuştu.
Cilt sanatında müstesna eserler vücuda getirmiş, dünyaca ünlü mücellitler yetiştirmiş bir millet olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Merhum Samiha Ayverdi, milletçe tevarüz ettiğimiz cilt sanatımızı ve sanatkarlarımızı şöyle anlatıyor. ‘Bir Orta Asya sanatı olarak dünyaya gözlerini açan ciltçilik Avrupa’ya da ışık saçarak yoluna devam ederken, Selçuklu ve Osmanlı asırlarını kaplamıştır. Cilt ve cildi süsleyen tezhip adeta sanatkarın iç aleminin kâğıda ve deriye akseden şekilleri, renkleriydi. Bunlar resim ve şekil değil de sanki sanatkarın kendi sözü, kendi sesi, kendi meramı ve yüreğinin şekil bulmuş ifadesiydi. Müslüman şarkta kitap üstüne emek bir nevi kutsiyet de taşıdığından cilt üstüne eğilen sanatkarın başı eserini vecd ile işler, onu bir nevi ibadet zevki içinde bezemeye, süslemeye doyamazdı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cilt sanatı ve mücellitlik bizde işte bu kadar değerli, bu kadar önemlidir. Vakfımız bünyesinde kurduğunuz mücellithanede binden fazla eseri restore etmek suretiyle yeniden hayata döndürdüğünüz için sizleri ayrıca tebrik ediyorum” dedi.
Vakfı, unutulmaya yüz tutan cilt sanatını ihya etmeye dönük çabaları için de yürekten kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu düşüncelerle Eksim Holding’in 40’ıncı yılıyla birlikte Kitaba Vefa Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi’nin bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda emeği geçen herkesi yürekten kutladığını dile getirdi.
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli tarafından Ebu Eyyub el-Ensari’den rivayet edilen hadislerin yer aldığı, “Ebu Eyyub el-Ensari’nin Hadislerinden Cihana Yayılan Güzel Kokulu Esintiler” adlı eser takdim edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve katılımcılar, serginin açılış kurdelesini kesti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi nedeniyle bulunduğu Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi nedeniyle bulunduğu Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ile görüştü.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.