Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’ın Laçın şehrinde düzenlenen Türkiye-Azerbaycan-Pakistan Üçlü Zirvesi kapsamında, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bir araya geldi.
Zirvede bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilki geçen yıl Astana’da düzenlenen Türkiye-Azerbaycan-Pakistan üçlü zirvesinin ikinci toplantısında bir arada olduklarını belirtti.
Samimi ev sahipliği için Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’e teşekkür edene Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan’ın Müstakillik Günü’nü de tebrik etti.
“ÜLKELERİMİZİN ARALARINDAKİ BAĞI DAHA DA GÜÇLENDİRİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayatları pahasına Azerbaycan’ın bağımsızlığına sahip çıkan şehitleri rahmetle yad ederek, “Karşılıklı sevgi, saygı ve güvene dayanan, aynı medeniyet ikliminden beslenen, ortak idealleri paylaşan üç kardeş ülkeyiz. Yaklaşık 350 milyon nüfusa ve 1,5 trilyon dolar ekonomik büyüklüğe sahip ülkelerimizin aralarındaki bağı daha da güçlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Birlikteliklerini, stratejik bir ortaklığa dönüştürme yönündeki her adımın arkasında olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bölgemizde yaşanan gelişmeler, ülkelerimiz arasındaki dayanışmanın ne denli önemli olduğunu her geçen gün ortaya koyuyor. 30 yıl işgal altında kalan Azerbaycan topraklarının özgürlüğüne kavuşmasıyla birlikte, artık bölgenin istikrar, refah ve kalkınmanın odağı hâline gelmesini arzu ediyoruz. Sabah açılışını yaptığımız Laçın Havalimanı’nın, bölgenin uzun yıllardan bu yana hasret kaldığı kalkınmaya ve dünyayla entegrasyonuna önemli katkısı olacağına inanıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 25 Mayıs Pazar günü Pakistan Başbakanı Şerif’i İstanbul’da misafir ettiklerini anımsatarak, şu değerlendirmelerde bulundu: “Görüşmemizde, Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi kapsamındaki iş birliği süreçlerini gözden geçirdik. Türkiye ve Pakistan arasındaki köklü tarihî ve beşerî ilişkileri daha da güçlendirme noktasında mutabık kaldık. Bu vesileyle Pakistan-Hindistan arasında patlak veren gerilimin ateşkesle sonuçlandırılmasından memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek isterim. Süreç boyunca sergilediği serinkanlı ve basiretli tutum dolayısıyla Şahbaz kardeşimizi ve Pakistan makamlarını tekrar tebrik ediyorum. Temennimiz, ilan edilen ateşkesin kalıcı barışa evrilmesidir. Türkiye, bu yolda yapabileceği her türlü katkıyı yapmaya hazırdır.”
“ORTAK HAREKET KABİLİYETİMİZİN GELİŞTİRİLMESİ BİR SEÇİM DEĞİL, ZARURET”
Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan’ın, Avrasya’nın kesişim noktasında, son derece stratejik bir bölgede konumlandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Coğrafyalarımızda ve ötesinde, güvenlik tehditlerinden ekonomik dar boğaza, enerji ve gıda krizlerine pek çok sınamayı aynı anda yaşıyoruz. Bu zorluklar karşısında dayanışma ve ortak hareket kabiliyetimizin geliştirilmesini bir seçim değil, zaruret olarak görüyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 ülke arasındaki iş birliğinin daha da ilerletilmesi için bugünkü zirvede önemli konularda fikir teatisinde bulunulduğunun altını çizerek, “Üçlü iş birliğimizin kurumsallaştırılması için önümüzdeki dönemde Dışişleri Bakanlarımız, gerekli çalışmaları yürütecekler. Bilhassa ortak gündemimizi şekillendiren ticaret, yatırımlar, ulaştırma, enerji, savunma sanayi ve terörle mücadele gibi başlıklarda ülkelerimizin ortak vizyonunu yansıtan güçlü bir çerçeveyi hazırlayacaklar” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan’ın katılımıyla düzenli üçlü zirveler ve bakanlar düzeyinde toplantılar tertipleneceğini ve bu yolla, yürütülecek iş birliklerinin kurumsallaştırılacağını aktardı.
Bu kapsamda, savunma alanında iş birliğinin derinleştirileceğini, terörle mücadele ve sınır aşan tehditlere karşı ortak kararlılığın sürdürüleceğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ticaretin kolaylaştırılması, yatırımların teşviki ve dijital dönüşüm alanlarında müşterek adımlar atmayı hedefleyeceğiz. İş birliğimizin son derece stratejik bir boyutunu teşkil eden ulaştırma konusunda; Kalkınma Yolu, Orta Koridor ve Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru gibi projelere birlikte katkı sağlayacağız. Kültür ve eğitim alanlarında bilhassa gençlerimiz ve akademisyenlerimizin karşılıklı etkileşimini artıracak projeler üzerinde çalışacağız. Enerji güvenliği, gıda arz güvenliği, yenilenebilir enerji alanlarındaki fırsatları birlikte değerlendireceğiz. İnşallah tüm bu alanlarda prestijli projeleri hayata geçirmek suretiyle, inşallah üçlü iş birliğimizi çok daha ileri noktalara taşıyacak, halklarımıza yeni eserler kazandıracağız.”
Kutuplaşmanın derinleştiği, bloklaşmanın arttığı bugünlerde, uluslararası sistemin bir meşruiyet krizine giderek sürüklendiğine şahit olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Uluslararası sistemin içinde bulunduğu krizin bu noktada açık örneğini, İsrail’in Filistin’de durmak bilmeyen mezalimi ve bu mezalim karşısında yayılmacı politikaları oluşturuyor. Biz, Gazze’de göz göre gere katledilen masum çocuklar ve insanların hakkını savunmaya devam etmekte kararlıyız. Bölgemizin huzurunu bozmaya çalışan tüm girişimlere karşı duracağımızı bir kez daha vurgulamak istiyorum. Coğrafyamız, kana ve gözyaşına doymuştur. Buradan tüm dünyaya, Gazze’de kalıcı ateşkesin tesisi ve Gazze’ye kesintisiz ve acil insani yardımların ulaştırılması için İsrail yönetimi üzerindeki baskıyı artırmaları çağrısında bulunuyoruz.”
Konuşmasının sonunda Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ve Azerbaycan halkına samimi misafirperverlikleri için teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mevla yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Rabbim kardeşliğimizi daim, birliğimizi baki eylesin” diye konuştu.
AZERBAYCAN CUMHURBAŞKANI ALİYEV: “ÜLKELERİMİZ ENERJİ GÜVENLİĞİ KONUSUNDA STRATEJİK ROL ÜSTLENİYOR”
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, zirvenin Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü’nde ve Ermenistan işgalinden kurtarılan Laçın’da düzenlenmesinin güçlü bir sembolik anlam taşıdığını belirtti.
Üç ülkenin tarihsel, kültürel ve değer temelli bağlarla birbirine kenetlendiğini vurgulayan Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, “Birbirimizin başarılarıyla gururlanıyor, zor zamanlarda birbirimize destek oluyoruz. Azerbaycan, Pakistan ve Türkiye, her zaman egemenlik, toprak bütünlüğü ve adaletten yana” ifadelerini kullandı.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, 2. Karabağ Savaşı sırasında Türkiye ve Pakistan’ın verdiği siyasi ve manevi desteği vurgulayarak “Biz de her zaman kardeşlerimizin yanında olduk. Bugün halklarımızın birliğini bir kez daha teyit ediyoruz” diye konuştu.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, üç ülkenin stratejik konumları ve ekonomik potansiyelleri sayesinde karşılıklı faydaya dayalı geniş iş birliği imkânlarına sahip olduğunu belirtti.
Azerbaycan’ın Türkiye ekonomisine 20 milyar dolardan fazla yatırım yaptığını, Pakistan’a ise 2 milyar dolarlık yatırım yapmaya hazır olduklarını bildiren Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, “Ülkelerimiz enerji güvenliği konusunda bölgesel ve küresel ölçekte stratejik rol üstleniyor. Azerbaycan ve Türkiye’nin iş birliği sayesinde sadece bölgemizin değil, geniş bir coğrafyanın enerji haritası değişti. Yenilenebilir enerji üretimi ve ihracatı konularında büyük projelere başladık” dedi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan ulaşım koridorlarının da stratejik önem taşıdığını belirterek Pakistan’ın bu girişime aktif katılımının iş birliğine ivme kazandıracağını söyledi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, “Türkiye-Azerbaycan dostluğu ve kardeşliği ebedidir” dedi.
PAKİSTAN BAŞBAKANI ŞERİF: “YAŞASIN PAKİSTAN-TÜRKİYE-AZERBAYCAN KARDEŞLİĞİ VE DOSTLUĞU”
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ülkesinin bağımsızlık günü vesilesiyle Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’i ve tüm Azerbaycan halkını “kurtuluşları için verdikleri mücadele” dolayısıyla kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da terör örgütü PKK’nın fesih ve silah bırakma kararına ilişkin en içten tebriklerini ileten Pakistan Başbakanı Şerif, “Kardeşim, diplomatik becerileriniz sayesinde bu meseleyi çözüme kavuşturdunuz ve bu sayede sadece bölgede değil, ötesinde de yüksek bir yer ve nüfuz kazandınız” ifadesini kullandı.
Pakistan, Azerbaycan ve Türkiye’nin, yüzyıllar boyunca paylaşılan değerler ve karşılıklı destekle şekillenen derin tarihî, kültürel ve manevi bağlarla birbirine bağlı olduğunu söyleyen Pakistan Başbakanı Şerif, “Sevgili kardeşlerim, son zamanlarda Karabağ, Keşmir ya da KKTC konusunda birbirimizin yanında yer alarak bu tarihî ilişkiyi daha da güçlendirdik. Gücümüz dayanışmamızda ve karşılıklı saygımızda yatmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Pakistan Başbakanı Şerif, Pakistan ve Hindistan arasındaki çatışmalar sırasında Pakistan vatandaşlarının desteğine değinerek şöyle devam etti: “Pakistan’ın Hindistan’la olan son çatışması sırasında vatandaşlarımızın coşku ve heyecanının yoğunluğu karşısında büyülenmemek mümkün değildi zira bu çatışma Pakistan’a karşı inandırıcı bir kanıt ortaya koyamadığı gibi Hindistan, Pahalgam’daki sözde olayın herhangi bir uluslararası kurum tarafından tarafsız ve şeffaf bir şekilde soruşturulması yönündeki samimi ve cömert teklifimizi de reddetti.”
Pakistan’da yaşanan son gelişmelere değinen Pakistan Başbakanı Şerif, “Pakistan’a verdiğiniz destek için kalpten teşekkür etmek istiyorum. Bu çatışma çok ciddiydi. Bu, Hindistan’ın Pakistan’a karşı hiçbir mantıklı sebep olmaksızın gerçekleştirdiği bir saldırıydı” dedi.
Pakistan Başbakanı Şerif, çatışmalar sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlı duruşunun, Pakistan halkıyla dayanışmasının ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in bu süreçteki kararlı duruşunun Pakistan halkının kalbini kazandığını belirtti. Pakistan Başbakanı Şerif, “Her zaman, her iki ülke ve halklarına minnettar kalacağız” diyerek şunları kaydetti: “Biz bölgede barış istiyoruz. Dün de barış istedik, bugün de barış istiyoruz ve yarın da barış isteyeceğiz. Bu da acil dikkat ve dostane çözüm gerektiren meselelerin masada konuşulmasını gerektiriyor. Bunlardan biri, Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda ve Keşmir halkının arzuları doğrultusunda Keşmir meselesidir.”
Pakistan Başbakanı Şerif, sözlerini “Yaşasın Pakistan-Türkiye-Azerbaycan kardeşliği ve dostluğu” şeklinde tamamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.
Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.
“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”
“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”
Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.
Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.
“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”
“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.
Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.
25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”
“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.
“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”
Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”
“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.
Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.
“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.
Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.
Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.