Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8. Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Nerede gadre uğrayan, yok sayılan, baskı ve zulüm gören varsa, Türkiye olarak tüm kapasitemizle oradayız. Nerede bir zulüm varsa, çatışma varsa, adaletsizlik varsa sona erdirmek için biz oradayız. Nerede dostlarımız ve soydaşlarımız eziyet görüyorsa engel olmak için biz oradayız. Nerede bir yıkım, afet gözyaşı varsa; silmek için, mazluma el uzatmak için biz yine oradayız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Türkiye Diyanet Vakfı 8. Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif’i kutladı. Farklı kıta ve ülkelerden programa katılan misafirleri selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeryüzünün dört bir yanında iyilikte ve hayırda yarışarak bir gurbet misafirhanesi olarak gördüğümüz bu dünyaya bereket katan tüm gönül insanlarına şahsım ve milletim adına saygılarımı, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
İçinde bulunulan mukaddes günlerin millete, İslam âlemine ve tüm dünyaya hayır ve güzellikler getirmesi temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sezai Karakoç’un “Samanyolunda Ziyafet” eserinden ramazan ayını konu alan mısralarını okudu.
“İYİLİK ÖDÜLÜ’NE LAYIK GÖRÜLEN TÜM KARDEŞLERİMİ TEBRİK EDİYORUM”
Ramazanın gelişinin de gidişinin de mümin gönüllüler için bayram ve sevinç kaynağı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Rabbim bizlere başının rahmet, ortasının mağfiret, sonunun da azaptan kurtuluş olduğu müjdelenen bu müstesna günleri layıkıyla ihya edebilmeyi nasip buyursun. İşte bugün Ramazan-ı Şerif’in maneviyatını en güzel şekilde yansıtan bir program münasebetiyle bir araya gelmiş bulunuyoruz. Kendi alanında artık bir markaya dönüşen Uluslararası İyilik Ödüllerimizin bu sene sekizincisini düzenliyoruz. Ödül takdim törenimizin hayırlara vesile olmasını diliyor, İyilik Ödülü’ne layık görülen tüm kardeşlerimi burada içtenlikle tebrik ediyorum.”
Mevlana’nın “Her gün bir yerden göçmek ne iyi, her gün bir yere konmak ne güzel, bulanmadan donmadan akmak ne hoş. Dünle beraber gitti cancağızım, Ne kadar söz varsa düne ait” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Dünle beraber sadece acısı ve tatlısıyla hatıralarımızı değil aynı zamanda dostlarımızı, büyüklerimizi, insan hazinelerimizi de uğurluyoruz. Önden giden gönül erbabından biri de 28 Şubat’ta dünya defterini kapatıp beka âlemine göç eden hattatların reisi Hasan Çelebi hocamızdı. Hasan Çelebi Hocamız ömrünü hüsnü hat sanatına adayan, her biri ilme ve sanata sevdalı pek çok talebe yetiştiren mümtaz bir şahsiyetti. Rahmetli hocamızla en son 3 Ocak’ta İstanbul’da bir araya gelmiş kendisine Necip Fazıl Saygı Ödülümüzü takdim etmiştik. Emri hak vaki olmasaydı Uluslararası İyilik Ödülümüzü de bugün yine kendisine tevdi edecektik. Eserleriyle kubbelerimizi, mihraplarımızı, cümle kapılarımızı tezyin eden Hattat Hasan Çelebi Hocamızla birlikte ebedi aleme uğurladığımız tüm büyüklerimize, tüm ilim, kültür ve sanat insanlarımıza Cenab-ı Mevla’dan bir kez daha rahmet diliyorum. Rabbim hepsini de cennetiyle, cemaliyle müjdelesin, müşerref eylesin diyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerini iyiliğin, hamiyetin, hayrın ve güzel ahlakın bu mis kokulu ikliminde buluşturan Türkiye Diyanet Vakfına ve Diyanet İşleri Başkanlığına da teşekkür ederek, “Bu sene 50. yaşını kutlayan Türkiye Diyanet Vakfımız, ‘İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır’ düsturuyla ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında iyiliği egemen kılmak için insanlığın hizmetinde olmayı azim ve kararlılıkla sürdürüyor. Diyanet Vakfımız, yarım asırlık bu iyilik yolculuğunda eğitimden insani yardıma, kültürel faaliyetler sosyal dayanışma projelerine birçok farklı alanda başarı çıtasını her geçen gün daha da yükseğe taşıdı” dedi.
“ZOR DURUMDA KALANLARA MİLLETİMİZ YARDIM ELİNİ UZATIYOR”
Millî kimliğin en belirgin, en karakteristik, en köklü hasletlerinden birinin vakıf kültürü olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Asırlar boyunca iyilik ve adalet hamuruyla yoğurduğumuz, kardeşlik ve hamiyet ruhuyla yeşerttiğimiz gönül coğrafyamızın her bir köşesi vakıf kültürümüzün eşsiz eserleriyle doludur. Camilerimiz, medreselerimiz, imarethanelerimiz, hanlarımız, çarşılarımız, sebillerimiz ve daha niceleri. Tarihe ve coğrafyaya vurduğumuz mürekkebi ilelebet kurumayacak imar, inşa ve ihya mühürleridir. Türkiye Diyanet Vakfımız işte böylesine köklü ve güçlü bir müktesebatın yüzyıllara sâri vakıf kültürümüzün taşıyıcısı olarak önemli bir rol üstleniyor. Kur’an kurslarından hafızlık mekteplerine, anaokulundan üniversiteye, Türkiye’de ve dünyanın 111 ülkesinde her kademeden binlerce öğrenciye burs veriyor, akademik destek sağlıyor. Düzenlediği uluslararası yardım kampanyalarıyla, savaş, afet ve yoksulluk sebebiyle zor durumda kalan insanlara, milletimizin yardım elini uzatıyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Diyanet Vakfının ramazan ayında, Kurban Bayramı’nda ve daha birçok önemli günde yurt içi ve yurt dışındaki milyonlarca ihtiyaç sahibinin imdadına koştuğunu, milletin ihsan ve infak kültürünü kuş uçmaz, kervan geçmez denilen yerlerde, sadece bilmek zorunda olanların bildiği bölgelerde başarıyla temsil ettiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya’dan Afrika’ya nereye gidilse Türkiye Diyanet Vakfı gibi iyilik neferlerinin hizmetleriyle mutlaka karşılaştıklarını dile getirdi.
“Sizlerden, vicdanlarını tatile çıkarmış olanlara aldırmadan hayırda, iyilikte, güzellikte yarışmaya devam etmenizi özellikle bekliyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Diyanet Vakfı’nın 50. yaşını tebrik etti.
Bugün aynı zamanda İyilik Haftası’nın da ilk gününü idrak ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27 Şubat’ta yayınlanan yönetmelikle bundan böyle her sene 13-20 Mart tarihlerini İyilik Haftası olarak kutlayacaklarını söyledi.
Hafta boyunca Diyanet İşleri Başkanlığı başta olmak üzere ilgili birçok kurum ve kuruluşla birlikte pek çok faaliyet icra edeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Böylelikle inanç ve medeniyet değerlerimizin en yüksek ideallerinden biri olan iyiliği her alanda teşvik edip destekleyecek, iyilik çınarının çok daha derinlere kök salması için hep beraber samimiyetle çaba sarf edeceğiz. Fahri kainat efendimiz, ‘Allah’ım, yaşamayı benim için her türlü iyiliği artırma vesilesi yap’ duasından hareketle bireysel ve toplumsal hayatımızda iyiliği artırmak için gayret göstereceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İyilik Haftası’nın da ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi.
“KÖTÜYE KARŞI İYİNİN, ZALİME KARŞI MAZLUMUN SAFINDA YER ALMAK HAYAT TARZIMIZDIR”
İyiliğin, insanın beşer derecesinden insan olma seviyesine yükselmesi anlamına geldiğini, Allah’ın rızasını kazanmanın, takvaya ulaşmanın, çevresine ve dünyaya faydalı olmanın yegâne anahtarı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Nitekim Rabbimiz, Nahl Suresi’nin 128. ayetinde ‘Allah takvayla hareket edip iyiliği seçenlerin yanındadır’ buyuruyor. Emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker şiarı etrafında teşekkül etmiş bir inancın, hayatın, mefkurenin takipçileriyiz. Yaradılanı Yaradan’dan ötürü seven bir milletin, geleneğin, medeniyetin mensuplarıyız. İyiliği şefkat ve merhametle besleyip büyüten, muhabbet ve diğerkâmlıkla perçinleyen bir ecdadın evladı, ahfadı ve torunlarıyız. Kötüye karşı iyinin, zalime karşı mazlumun, yanlışa karşı doğrunun safında yer almak bizim hayat tarzımızdır. ‘İyilik, insanın emniyet kemeridir.’ Kim diyor? Lokman Hekim. ‘İyilik, insanlık sanatıdır’ diyen Genceli Nizami, ‘Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyiler iyidir’ diyen Hacı Bektaşi Veli işte hep bu hakikati dile getirmiştir.”
Bugün ödüllerinin tevdi edileceği iyilik öncülerinin de bu hakikatin ete, kemiğe bürünmüş, ahlaklı, erdemli, fedakar timsalleri olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, çocuk hastalıkları uzmanı olarak bir yandan topluma hizmet edip 8 evladını büyütürken diğer yönden birçok iyilik projesine öncülük eden doktor Gülhanım Bayrak’ı, helal kazancını iyilik ve hayır yolunda harcayarak 140’tan fazla Kur’an kursunun açılmasına katkı sağlayan, yetimleri, hafızları koruyup gözeten iş insanı Hacı Fevzi Şener’i, engelli ve bakıma muhtaçlara din eğitimi veren, çölyak hastaları için özel ekmek üretip ihtiyacı olanlara ulaştıran din görevlisi Hasan Koç’u tebrik etti.
“İYİLİKLE DÜNYAYI GÜZELLEŞTİRMENİN ÇABASINDAYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “harçlıklarımızı Filistin’e bomba olarak göndermeyeceğiz” diyerek başlattığı farkındalık çalışmasıyla milyonlarca gönüle dokunan, Gazzeli mazlumların acısını yüreğinde hissedip zulme karşı boykot çağrısı yapan Ömer Asaf Kar’ı da kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1982 Hama katliamı sırasında vicdanının sesine kulak vererek zalim Esed rejiminin sivilleri bombalama emrini yerine getirmeyen, bu yüzden hapsedildiği Sednaya Hapishanesi’nde türlü zorluklara göğüs geren Suriyeli cesur pilot Rağid El-Tatari’yi, İsrail yönetiminin zorbalıklarına, ev hapsine ve Mescid-i Aksa’ya giriş yasaklarına rağmen mücadelesinden asla taviz vermeyen Şeyh İkrime Sabri Hocamızı da aynı hassasiyetle, en içten şükran duygularımla tebrik ediyorum” dedi.
İyilik mefhumunu yaşatan, zor zamanlarda insanlığa umut olan, özverili çalışmalarıyla insanlığa örnek olanları bir kez daha tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbimden kendilerine uzun, hayırlı, sağlıklı ve bereketli ömürler niyaz ediyorum. 60 seneyi aşkın sanatıyla İslam kültürüne hizmet eden Kuba Mescidi’nden Kıbleteyn’e pek çok kutsal mekânı hat eserleriyle süsleyen Hasan Çelebi Hocamıza ise bir kez daha Mevla’dan rahmet diliyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iyiliğin güçlü mirasını muhafaza ederek zenginleştirmek, daha önemlisi gelecek nesillere ulaştırmak için var güçleriyle çalıştıklarını vurgulayarak, “İyilikle dünyayı güzelleştirmenin çabasındayız. Gönüllere iyilik tohumları ekerek insanlığı yüceltmenin gayretindeyiz. Zalime karşı dik durarak mazlumun elinden tutarak insanlık vazifemizi en güzel şekilde ifa etmenin mücadelesini veriyoruz” diye konuştu.
1 milyon kişinin hayatını kaybettiği Suriye’deki katliamlardan kaçıp eman yurdu olarak gördükleri Türkiye’ye sığınan Suriyeli muhacirlere kapılarını sonuna kadar açtıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 471 gün boyunca siyonist rejimin insanlık dışı saldırılarına maruz kalan Gazzeli mazlumlara işte bu tasavvurla destek olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün güya kendi akıllarınca bizi cesaretli olmaya çağıranlar, Gazzeli çocukların üzerine bombaların yağdığı o imtihan günlerinde sırf soykırım şebekesinden korktukları, çekindikleri için Filistin Kuvayımillîyesi’ne terör örgütü iftirası atarken biz Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda, insanlığın ortak kürsüsünde soykırımcıların ve destekçilerinin gözünün içine bakarak Filistin davasına ve Gazze’nin kahraman evlatlarına işte bunun için cesaretle sahip çıktık.”
“ÜLKEMİZİ BARIŞ VE ÇATIŞMA ÇÖZÜMLERİNİN MERKEZ ÜSLERİNDEN BİRİ HÂLİNE GETİRİYORUZ”
Somali’de istikrarın korunması, Sudan’da kardeş kavgasının son bulması, Yemen’in, Afganistan’ın, Lübnan’ın kalıcı huzura kavuşması için tüm imkânları seferber ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu bugün, büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki nerede gadre uğrayan, yok sayılan, baskı ve zulüm gören varsa Türkiye olarak tüm kapasitemizle oradayız. Nerede bir zulüm varsa, çatışma varsa, adaletsizlik varsa sona erdirmek için biz oradayız. Nerede dostlarımız ve soydaşlarımız eziyet görüyorsa engel olmak için biz oradayız. Nerede bir yıkım, afet, gözyaşı varsa silmek için, mazluma el uzatmak için biz yine oradayız. Nerede Türkiye’nin katkısına, desteğine, yardımına ihtiyaç varsa biz tüm kudret ve kuvvetimizle oradayız. Dün grup toplantımızda da söyledim. Bölgemizde ve ötesinde barışın, adaletin ve istikrarın egemen olması için ne yapmamız gerekiyorsa yapmaktan asla çekinmiyoruz. Ülkemizi barış ve çatışma çözümlerinin merkez üslerinden biri hâline getirme yolunda emin adımlarla yürüyoruz. İnşallah bundan sonra da kimsesizlerin kimsesi olmaya, ezilenlerin, yok sayılanların yanında durmaya devam edeceğiz. İyilik sancağını yüceltmeyi ve yükseltmeyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Sabredeceğiz, çalışacak, zorluklar karşısında yılmayacak umutsuzluğa asla kapılmayacağız. Allah’a güvenecek ve sa’ye sarılacak, hikmete ram olacağız.”
Programda, eski Suriye Cumhurbaşkanı Hafız Esed’in 1982’deki katliamında bombalama emrine uymayıp Hama’yı bombalamayı reddeden ve bu nedenle Sednaya Hapishanesinde 43 yıl tutuklu kalan Suriyeli pilot Raghid Al-Tatari, İyilik Ödülü’ne değer görüldü.
Ödüle layık görülen bir diğer isim, Ümraniye Mehmet Ali Yılmaz İlkokulu öğrencilerinin, ürün bırakmak için okula giren, boykot listesindeki İsrail destekçisi bir firmanın aracını yuhalayarak protesto etmesine öncülük eden öğrenci Ömer Asaf Kar oldu.
Bursa’da yıllarca birçok iyiliğe vesile olan Hacı Fevzi Şener’e de İyilik Ödülü verildi.
Antalya Yüce Camii İmam Hatibi Hasan Koç da engelliler ile hastalara yönelik yardımseverliği ve desteklerinin yanı sıra, hayırseverlerin desteğiyle çölyak hastaları için glütensiz ve ekşi mayalı ürünleri üretip down sendromlulara ve çölyak hastalarına ulaştırmasıyla İyilik Ödülü’nün sahibi oldu.
Başarı ve kariyerin çocuk yetiştirmek için bir engel olmadığını gösteren sekiz çocuk annesi çocuk hastalıkları uzmanı Dr. Gülhanım Bayrak da İyilik Ödülü’ne layık görüldü. Dr. Bayrak, ödülünü almak için babasıyla sahneye çıktı ve ödülünü babasına ithaf etti.
Hayatının ilk gençlik dönemlerinden bugüne kadar Filistin direnişi için çalışan ve bu konudaki mücadelenin sembol isimleri arasında yer alan İkrime Sabri, Filistin direnişi kahramanlarını temsilen Vefa Ödülü’nü aldı.
Bir süre önce vefat eden hattat Hasan Çelebi de Vefa Ödülü’ne layık görüldü. Dünya genelinde 100’e yakın icazetli talebesi bulunan, Türkiye başta olmak üzere dünyanın birçok yerindeki camilerde hat eserleri bulunan Çelebi’nin ödülünü oğlu Mustafa Çelebi aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.