Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenyurt Recep Tayyip Erdoğan Eğitim Külliyesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Dijital mecraların kontrolsüz, başıbozuk ve pek çok tehditle dolu ikliminde evlatlarımızı yalnız ve sahipsiz bırakamayız. 2025 Aile Yılı’nda dijital mecra oyun ve paylaşım platformları kaynaklı sorunlarla mücadelede de yeni tedbirleri devreye alacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Esenyurt Recep Tayyip Erdoğan Eğitim Külliyesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında 2024-2025 eğitim öğretim yılının ikinci döneminin öğrenciler ile öğretmenlere başarılar getirmesi temennisinde bulundu.
Hatıraları daima kalplerde yaşatılan şehit Şenay Aybüke Yalçın, şehit Necmettin Yılmaz ve tüm şehit öğretmenleri rahmet ve minnetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük emekler veren, hayatını kaybetmiş tüm öğretmenlere de Allah’tan rahmet diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenyurt Recep Tayyip Erdoğan Eğitim Külliyesi’nin İstanbul’a öğrenciler ve öğretmenler için hayırlı ve uğurlu olması temennisinde bulundu.
“TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK PLANETARYUMUNU BUGÜN HİZMETE AÇIYORUZ”
Burada eğitim alacak gençlerin gelecekte çok önemli roller üstleneceklerine, büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasında son derece faydalı vazifeler ifa edeceklerine yürekten inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Liselerin, uygulama okullarının ve bilim sanat merkezlerinin yer aldığı külliyemizde toplam 345 derslik, 88 laboratuvar, 33 destek eğitim odası, 33 zümre odası, 11 iş sağlığı ve güvenliği odası ile 11 revir bulunuyor. Aynı şekilde bin kişi kapasiteli 2 konferans salonumuz, 500 kişilik kütüphanemiz, 2 kapalı spor salonumuz, 8 basketbol sahamız ve suni çimli 2 futbol sahamız da yine eğitim külliyemizde öğrencilerimizin hizmetine sunuluyor” diye konuştu.
Tüm bunların yanında külliyede bilim sanat merkezi bünyesinde 350 metrekare oturum alanına ve uzay gözlem kulesine sahip Türkiye’nin en büyük planetaryumunu bugün hizmete açacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylelikle eğitimden bilime, sanattan spora, kültürden teknolojiye tam tekmil eğitim ve öğrenim üssünü İstanbul’a kazandırmış olacaklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 Ocak 2023’te temelini bizzat atarak inşa sürecini çok yakından takip ettiğini dile getirerek, böyle bir kampüsün bugün açılışını yapmanın kendisi için ayrı bir gurur ve mutluluk kaynağı olduğunu söyledi.
“EVLATLARIMIZIN NİTELİKLİ EĞİTİM ALMALARI, ÜLKEMİZİN İSTİKBAL VE İSTİKLALİ AÇISINDAN VAZGEÇİLMEZDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayın, her eser sahibini anlatır. Bizlere, ülkemize ve gençlere böyle eserler kazandırma imkânı veren Rabb’imize sonsuz hamd, desteklerini 22 yıldır bizden esirgemeyen necip milletimize de kalpten teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Allah ömür verdikçe, milletin desteği ve duası da olduğu müddetçe eserlere yenilerini eklemeye devam edeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Geleceğimizi emanet ettiğimiz, aydınlık yarınlarımızın güvencesi olan evlatlarımızın nitelikli ve çağın ötesinde bir eğitim almaları, ülkemizin istikbal ve istiklali açısından vazgeçilmezdir. İçinde bulunduğu zamanı, mekânı ve şartları, tüm yönleriyle kavrayan, imkân ve kabiliyetlerini iyi kullanan, sahip olduğu birikimle geleceğe yön verecek genç kuşakların eğitimi bizim temel önceliğimizdir. 22 yılı aşan iktidarlarımız boyunca eğitim ve öğretim, üzerinde titizlikle durduğumuz alanların hep en başında gelmiştir.”
“DERSLİK SAYISINI 735 BİNE ÇIKARDIK”
Nereden nereye geldiklerini göstermesi açısından birkaç temel rakam paylaşmak istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimizin oyuyla Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devraldığımız 2002 yılında eğitime ayrılan bütçe yalnızca 7,5 milyar liraydı, bugün bu tutar yükseköğrenim dâhil toplam 2 trilyon 186 milyarı geçti. 22 yıl önce derslik sayısı sadece 367 bindi, biz bu sayıyı tam iki katına, 735 bine çıkardık. 80 yılda yapılan dersliklerden çok daha fazlasını son 20 yılda inşa ettik. Yine bu dönemde 820 bin öğretmenimizin atamasını gerçekleştirdik. Bu, şu demek: Mevcut öğretmenlerimizin yüzde 80’ini biz göreve başlattık” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 60-70 kişinin aynı anda ders işlediği kalabalık sınıfların tarih olduğunu, kendisinin okuduğu dönemlerde İstanbul’da 80, Anadolu’da 100’ü aşkın öğrencilerin olduğu sınıfların bulunduğunu dile getirdi.
Derslik başına öğrenci sayısını, ilköğretimde 23’e, ortaöğretimde de 22’ye indirdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğretmen başına düşen öğrenci sayısını ilkokulda 18’e, ortaokulda 14’e, ortaöğretimde 12’ye çekerek gelişmiş ülke standartlarını yakaladıklarını anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilerin yemek, ulaşım, barınma ve eğitim bursları gibi temel ihtiyaçlarını da içeren kapsamlı destek mekanizmaları oluşturduklarını belirtti.
Ders kitaplarının vatandaşların en önemli sorunlarından biri olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir hafta sonraya kırtasiyeciden randevu alırdık, gider kitabımızı, defterimizi alırdık. Şimdi son 22 yılı söylüyorum, yaklaşık 4 milyar ders kitabını ücretsiz dağıtarak bu yükü de ailelerimizin sırtından aldık” diye konuştu.
“ŞİDDETLE MÜCADELE KONUSUNDA TAVİZSİZ BİR POLİTİKA İZLİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğretmenlerin mesleki gelişimlerini desteklemek ve özlük haklarını iyileştirmek amacıyla Anayasa Mahkemesinin iptali sonrası Öğretmenlik Mesleği Kanunu’nu tekrar çıkardıklarını anımsatarak, şunları söyledi: “15 Ocak itibarıyla eğitim programını tamamlayan 66 bin 658 öğretmenimiz uzman öğretmen, 249 bin 198 öğretmenimiz de başöğretmen ünvanı alarak eğitim öğretim tazminatından yararlanmaya başladı. Uzman ve başöğretmenlerimize her ünvan için ayrı ayrı olmak üzere bir derece verdik. Yaptığımız yasal düzenlemelerle öğretmenlerimize karşı işlenen kasten yaralama, tehdit ve hakaret gibi suçlarda cezaların artmasını, böylece caydırıcılığın sağlanmasını temin ettik. Her zaman söylüyorum, bugün tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum. Bizim kültürümüzde öğretmene asla el kalkmaz, öğretmenin eli öpülür. İster veli, ister öğretmenlerimizin evlatlarından ayrı tutmadığı öğrencisi olsun, bu durum fark etmez. Hükûmet olarak şiddetle mücadele konusunda çok hassasız ve tavizsiz bir politika izliyoruz.”
“EVLATLARIMIZI BAĞIMLILIK YAPAN KÖTÜ ALIŞKANLIKLARA KARŞI KORUMAKTA KARARLIYIZ”
İnternetin, sosyal medyanın, şiddet içerikli dizilerin ve ülke toplumuna yabancı popüler kültürün yaygınlaşmasıyla artış gösteren olumsuz hadiselerin üzerine kararlılıkla gittiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Evlatlarımızı tütün, sigara, alkol, uyuşturucu başta olmak üzere bağımlılık yapan her türlü kötü alışkanlığa karşı korumakta kararlıyız. Gençler, bir Cumhurbaşkanı olarak değil, bir baba olarak değil, bir büyüğünüz olarak özellikle sizlere rica ediyorum, âdeta yalvarıyorum, sakın ha! Bu kötü alışkanlıklardan sıyrılın, bunlara asla prim vermeyin. Gençlerimizin hayatını karartan zehir tacirlerine nefes aldırmayacak, hepsinin tepelerine binecek, bu alçakların yakasına yapışacağız. Toplumda veba gibi yayılan dijital ve ekran bağımlılığı da gündemimizin en üst sırasındadır. Paylaşım platformlarının daha sıkı denetlenmesi ve kullanımına yaş sınırı getirilmesi dahil çeşitli düzenlemeleri değerlendiriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayatında sigara ve alkol gibi bağımlılıkların asla olmadığını belirterek, “Evlatlarıma, torunlarıma nasıl bunlardan sakınmalarını tavsiye ediyorsam sizlere de aynı şekilde bunlardan sakınmanızı tavsiye ediyorum. Dijital mecraların kontrolsüz, başıbozuk ve pek çok tehditle dolu ikliminde evlatlarımızı yalnız ve sahipsiz bırakamayız” dedi.
Kim ne derse desin özgürlük bahanesiyle körpe dimağların işgal ve iğdiş edilmesine seyirci kalmayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 Aile Yılı’nda dijital mecra oyun ve paylaşım platformları kaynaklı sorunlarla mücadelede de yeni tedbirleri devreye alacaklarını kaydetti.
“EĞİTİM ALANINDAKİ YENİ TRENDLERİ TAKİP EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimin dünyadaki değişimlerden en fazla etkilenen alanların başında yer aldığına işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Eğitim alanındaki yeni trendleri ve politikaları biz de çok yakından takip ediyor, gerekli adımları atıyoruz. Öğretmen yetiştirme modellerini inceleyerek eğitim standartlarımızı en iyi seviyeye ulaştırmak üzere Millî Eğitim Akademisini kurduk. Akademiye kabuller, ÖSYM tarafından ilki 13 Temmuz’da düzenlenecek Akademi Giriş Sınavları ile gerçekleşecek. Öğretmen adaylarımızı göreve başlamadan önce mesleğe tam olarak hazırlayacak bu akademinin 14 ay sürmesini planlıyoruz. Mevcut öğretmen ve yöneticilerimizi de 5 yıllık periyotlarla akademide yapılacak alan bazlı mesleki gelişim eğitimleriyle destekleyeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde fırsat eşitliğini, yalnızca öğrenciler için değil, öğretmenler için de en temel ilke olarak benimsediklerini söyledi.
Engelli öğretmenlerin istihdamı noktasında tüm imkânları seferber ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün burada bir müjdeyi sizlerle ve milletimizle paylaşmak istiyorum. 2025 yılında bin 381 engelli öğretmenimizin atamasını yapıyoruz. Bakanlığımız çok yakın zamanda duyuruya çıkacak ve başvuruları kabul edecek. Tüm engelli öğretmenlerimiz için hayırlı uğurlu olsun diyor, sınava girecek adaylara şimdiden başarılar diliyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitime yaptıkları yatırımların meyvelerini kısa sürede toplamaya başladıklarını belirterek, Aralık 2023’te yayımlanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) raporuna göre, Türkiye’nin, son 20 yılda matematik ve fen bilimleri alanındaki performansını istikrarlı şekilde artıran 4 ülkeden biri olduğunu kaydetti.
“ARAŞTIRMAYA KATILAN TÜM ÜLKELER ARASINDA PUANINI EN FAZLA ARTIRAN ÜLKE OLDUK”
Geçen yılın son ayında açıklanan Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS) 2023 raporunda, Türkiye’nin hem kısa hem de uzun vadede eğitim performansını önemli ölçüde yükselttiğinin göze çarptığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu raporda bilhassa 4. ve 8. sınıf düzeyindeki sonuçlar Türkiye’nin başarı grafiğinin yukarı yönlü seyrettiğini ortaya koyuyor. Buna göre Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında 4. sınıf düzeyinde fen bilimleri alanında birinci, matematik alanında ise ikinci sırada yer aldı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri de dâhil, araştırmaya katılan tüm ülkeler arasında puanını en fazla artıran ülke olduk. Aynı rapora göre 8. sınıf düzeyinde OECD üyesi ülkeler içinde puanını en fazla artıran birinci ülke olan Türkiye, 44 ülke arasında matematikte 13, fen bilimlerinde ise 7. sıraya yerleşti. Tüm alanlarda ve tüm sınıf düzeylerinde bugüne kadarki en yüksek başarı sırasını elde etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.”
Başarılı tablodan dolayı öğretmenleri ve öğrencileri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların aynı zamanda eğitim politikalarının ve yöntemlerinin ne kadar isabetli olduğunu açık şekilde gösterdiğini belirtti.
“HAKKIN, HAKİKATİN VE GÜZELLİĞİN PEŞİNDE OLAN NESİLLER YETİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde eğitim felsefelerinde adeta bir paradigma revizyonuna giderek, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”ni geliştirdiklerini dile getirdi.
Esaslı bir dönüşümü ihtiva eden bu modeli, çağın ihtiyaçları ve bilimsel gelişmeler doğrultusunda, yenilikçi ve derinlikli bir anlayışla şekillendirdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merhum Nurettin Topçu bir yazısında şöyle diyordu: ‘Alem üç şeyin mecmuundan ibarettir, varlık, düşünce ve hareket. Bunların hepsini kendinde toplayan insan, üç şeyin peşinde olmak için yaratılmıştır. Hakikatin, hayrın ve güzelliğin’. Biz de yeni öğretim programımızla bir yandan öğrencilerimizi akademik olarak en donanımlı şekilde hayata hazırlarken diğer yandan da okuyan, düşünen sorgulayan bununla birlikte hakkın, hakikatin ve güzelliğin peşinde olan nesiller yetiştirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Tüm kesimlerle istişare içinde, bilimsel ve pedagojik ilkeleri esas alacak şekilde hazırladıkları bu modeli, ilkokul 1. sınıf, ortaokul 5. sınıf, ortaöğretim hazırlık ve 9. sınıf düzeylerinde uygulamaya başladıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesleğini özveriyle yapan idealist öğretmenlerin de desteğiyle bilgili, karakterli ve şuurlu bir gençliği, yarınların Türkiye’sine kazandırmış olacaklarını aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenyurt Recep Tayyip Erdoğan Eğitim Külliyesi’nin hayırlara vesile olmasını dileyerek, “Bu muhteşem eserin şehrimize kazandırılmasında emeği geçen eski Bakanımız ve Ordu Milletvekilimiz Mahmut Özer’i, Millî Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’i, yüklenici firmalarımızı ve hayırseverlerimizi, TMSF’yi, işçisinden mühendisine tüm emek sahiplerini tekrar tebrik ediyorum, tüm öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, velilerimizin hayırlı ve bereketli bir eğitim öğretim yılı geçirmelerini diliyorum” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.