Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Antalya 8. Olağan İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, “Milletimizin canını yakan hayat pahalılığının üstesinden gelmek için kararlı bir ekonomi programı uyguluyoruz. Enflasyon düştükçe bilhassa sabit gelirlilerimizin refah seviyesini yükseltecek adımları atmak için daha etkili iklim ve imkâna sahip olacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Spor Salonu’nda düzenlenen AK Parti Antalya 8. Olağan İl Kongresi’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Antalya’nın rüya, deva ve şifa bir şehir olduğunu dile getirdi.
Antalya’nın dört bir köşesinde yaşayanlara, bu coğrafyayı 8 asır önce vatan yapan ve hâlâ dağ gibi bekleyen Yörük ve Türkmen obalarına buradan selamlarını gönderdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “AK Parti Antalya İl Kongremizin şehrimize, davamıza, milletimize hayırlı uğurlu olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Teşkilatımıza emek verip dar-ı bekaya irtihal eden kardeşlerimi şükranla, rahmetle yâd ediyorum. Bayrağı devralan kardeşlerimize başarılar dilerken, bayrağı devreden kardeşlerime hizmetlerinden ve emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. İlk fetihlerden bu yana Antalya’nın birliğimiz için, dirliğimiz için, vatanımız ve bayrağımız için verdiği şehitleri minnetle, şükranla yâd ediyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Sevdamız da davamız da şehitlerimizin, gazilerimizin her biri ayrı destana konu nice kahramanlarımızın sevdasıdır.”
“BİZE DÜŞEN GELECEKTEKİ ZAFERLERİMİZ İÇİN ŞİMDİDEN HAZIRLANMAKTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı’nda Antalya’nın sadece ülkenin değil Akdeniz Havzası şehirlerinin içinde de bir yıldız gibi parlamaya devam edeceğini belirterek, “Antalya’da son mahallî seçimlerde arzu ettiğimiz neticeleri alamadığımızın farkındayız. Siyaset uzun soluklu bir mücadelenin adıdır. Bir felsefeci, ‘Hiç yenilmemiş insan hiç savaşmamış olandır.’ diyor. Bir şairimiz de ‘Yenilgi, yenilgi büyüyen bir zafer vardır.’ mısralarıyla mücadelenin kesintisizliğini ifade ediyor. Dolayısıyla geçen seçim dünde kaldı. Artık bize düşen bugün için yeni sözler söylemek, gelecekteki zaferlerimiz için şimdiden hazırlanmaktır” ifadelerini kullandı.
Aksini düşünerek yeise kapılan kim varsa, en başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır” sözündeki manayı anlamadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini söyle sürdürdü: “Sizlerden bu kongremizle birlikte 2028 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimleriyle 2029 Mahallî İdareler seçimleri için vakit kaybetmeksizin çalışmaya başlamanızı istiyorum. Zaman su gibi akıp gidiyor, önümüzde 3 yıllık bir zaman dilimi var. Bu süreyi en iyi şekilde değerlendirmemiz lazım. Her zaman söylüyorum, bizim boşa geçirecek vaktimiz yok. Bizim muhalefet gibi sanal tartışmalara, kayıkçı kavgalarına ayıracak tek bir anımız bile yok. Biz onların sadece kendi çıkarlarını, kendi ceplerini ve siyasi kariyerlerini düşünen gündemlerine takılıp kalamayız. Bizim laf ve polemik yerine iş ve hizmet üretmemiz gerekiyor.”
“TURİZM SEKTÖRÜNÜN BAŞARISI İÇİN ORTAK AKILLA SORUNLARIMIZA ÇÖZÜM ARAYACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sabah TÜİK tarafından 2024 yılına ait turizm rakamlarının açıklandığını söyledi.
“Buna göre 2024 yılında hedeflerimizin de ötesine geçtik. Turist sayısı 62,3 milyon kişi, turizm gelirlerimiz ise 61,1 milyar dolar oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu rakamlara, tüm zorluklara, krizlere ve belirsizliklere rağmen ulaşıldığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, turizmde çok daha iyi yerlerde olunacağını vurgulayarak, şunları söyledi: “Tabii bunun için öncelikle 78 canımızı yitirdiğimiz Bolu Kartalkaya’daki facia gibi hepimizi derinden yaralayan trajedilerin bir daha yaşanmaması adına gereken her türlü adımın atılmasını sağlayacağız. Mevzuatla ilgili bir problem varsa Gazi Meclisimizin de desteğiyle çözüme kavuşturacağız. Uygulamayla ilgili bir eksiklik varsa merkezi idare, yerel yönetim demeden tüm tedbirleri alarak mutlaka gidereceğiz. Milyonlarca insanımızın rızık kapısı olan, Antalya gibi şehirlerimizin en büyük gelir kaynağı olan, Türk ekonomisinin bacasız sanayisi olan turizm sektörünün başarısı için ortak akılla sorunlarımıza çözüm arayacağız.”
Gözünü tamamen para hırsı bürümüş, kendi kazancından başka hiç bir şeyi düşünmeyen tamahkârların, açgözlü fırsatçıların, vatandaşların ve misafirlerin hayatını tehlikeye atmasına asla müsaade edemeyeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Elbette devlet bu konuda mesuliyetlerini yerine getirmekle mükelleftir fakat turizm sektörünün de üzerine düşenleri layıkıyla yapması şarttır. Resmî kurumlarımızla birlikte turizmcilerimiz de bu konuda daha fazla öne çıkmalı, sorumluluk almalı, kendi içlerindeki çürük elmaları temizlemelidir. Bolu’daki facianın son olmasını temin etmek hepimizin görevidir, hepimizin boynunun borcudur. Bir kez daha yangın faciasında vefat eden 78 kardeşimize yüce Allah’tan rahmet, tedavileri süren üç kardeşimize acil şifalar diliyorum. Kederli ailelerimizin her birine Rabb’imden sabır niyaz ediyor, taziyelerimi sunuyorum.”
“TÜRKİYE’NİN GEÇMİŞTE OLDUĞU GİBİ KAÇIRACAK TEK BİR FIRSATI YOKTUR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bolu’daki otel yangınıyla ilgili yürütülen çalışmaları tüm safhalarıyla takip ettiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her fırsatta altını çizdiğimiz gibi bu olayda sorumluluğu olan kimsenin gözünün yaşına bakmayacak, kimin eksiği, hatası, ihmali veya kusuru varsa hepsinden tek tek hesap sorulmasını temin edeceğiz. Diğer yandan güvenliğimiz bakımından hayati öneme sahip güneyimizdeki gelişmeleri izliyor ve kendi hamlelerimizi planlıyoruz. Sınırlarımız boyunca kurmak istediğimiz güvenlik hattını tamamlayana ve tüm terör örgütlerinin başını ezene kadar durmayacağız. Bir diğer yanda milletimizin canını yakan hayat pahalılığının üstesinden gelmek için kararlı bir ekonomi programı uyguluyoruz. Enflasyon düştükçe bilhassa sabit gelirlilerimizin refah seviyesini yükseltecek adımları atmak için daha etkili iklim ve imkâna sahip olacağız.”
Öte yandan Türkiye Yüzyılı’nın altyapısını tüm kurumlarla adım adım inşa ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel ve bölgesel dengelerin yeni baştan kurulduğu şu kritik dönemde Türkiye’nin geçmişte olduğu gibi kaçıracak tek bir fırsatı, heba edecek tek bir potansiyeli yoktur. Bunlarla beraber bir de kifayetsiz muhterislerin hiçbir edep ve ahlak sınırı tanımayan hezeyanları ile uğraşmak mecburiyetinde kalıyoruz. Her türlü hırsızlığın, yolsuzluğun, arsızlığın, taciz olayının üstünü örtmeye kalkan pişkin bir zihniyetle karşı karşıyayız. Hatta sırf iktidara karşı olmak adına ülkenin ve milletin ne kadar yeminli düşmanı varsa hepsiyle asimetrik ilişkiler geliştiren, Türkiye’ye tamamen yabancılaşmış bir kafa yapısıyla muhatabız” ifadelerini kullandı.
“IMF’YE OLAN BORCU KAPATARAK ÜLKEMİZE EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞINI KAZANDIRAN BİZ OLDUK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin Türkiye ve bölgesinde yaşanan hiçbir hadiseye “Türkiye merkezli” bakmadığını ifade ederek, şunları kaydetti: “Siyasi rekabeti, siyasi husumete dönüştürme alışkanlıklarını bir türlü terk etmiyorlar. CHP Genel Başkanı’nın kırdığı potların, yaptığı gafların çetelesini tutmaya artık gençlerimizin bile sabrı kalmadı. Koltuğunu kaybedeceğini anladıkça etekleri tutuşmaya başladı. Öyle ki ağzından çıkanı kulağı duymuyor. Uzatılan her mikrofona bir şeyler söylüyor. Üst perdeden kendince ahkâm kesiyor ama ertesi gün bakıyorsunuz ‘Ben öyle demek istemedim.’ diyerek kendini düzeltiyor, sözlerini tekzip ediyor, kendi kendini yalanlıyor. Şimdi de çıkmış Amerikan filosuna secde etmekten bahsediyor. Sayın Özel’e sadece şunu hatırlatıyorum; müflis tüccar misali eski defterleri karıştırmayı bırak. Emperyalizme kimin kulluk ettiğini görmek istiyorsan sen git 14-28 Mayıs seçimleri öncesinde kapı kapı dolaşan eski genel başkanına bak. Seçim kazanmak uğruna FETÖ’sünden Kandil’ine, Avrupa’sından Amerika’sına karşısında el pençe divan durmadığınız hiçbir odak kalmadı.”
“Ekonominin başına ‘sömürge valisi’ gibi yabancıları getirmekten bahseden de yine sizdiniz, sizin partinizdi” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Siz IMF kapılarında el açarken, IMF’ye olan 23,5 milyar dolarlık borcu kapatarak ülkemize ekonomik bağımsızlığını kazandıran biz olduk. Şunu da hafızana kazırsan çok iyi edersin. Biz yarım asır boyunca emperyalizme ve uşaklarına karşı yürüttüğümüz mücadelenin bir günlük sadakasını versek mevcut CHP yönetiminin yedi sülalesine yeter. Sayın Özel’i muhatap alsak bize yazık, muhatap almasak bu sefer millete yazık, ne yazık ki oturduğu koltuğun hakkını hâlen veremedi. Bay Kemal’in gösterdiği sarı kart Sayın Özel’in ayarını bozdu, dengesini sarstı, oyundan giderek düşmeye başladı. Böyle giderse yakında ikinci sarı kartı da görecek. Daha yüzüne gülüp, yanında durup sırtından hançerleyen diğerlerini burada saymıyorum. Nereden bakarsan acınacak bir durum içinde açık söyleyeyim bunlara cevap vermek, bunların yüzlerindeki maskeyi düşürmek için vakit harcamak dahi söz israfıdır.”
“TÜM ENGELLERİ MİLLETİMİZİN DESTEĞİYLE AŞTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında CHP’nin içindeki kavga, ayak oyunu ve rekabetin zaten partiyi içten içe çökerttiğini, artık iyice ayyuka çıkan koltuk kavgasını ”CHP’nin kendi meselesidir” diyerek dikkate almadıklarını söyledi.
Bu çamurun, ülkenin ve milletin bekasını ilgilendiren konulara sıçramaya başladığında artık susma haklarının kalmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi bakınız değerli kardeşlerim, eskiler derler ki ‘Arsıza yüz verme tepene çıkar, edepsize çok susma sabrını yorar, cahile çok vefalı olma bir pula satar, yol yordam bilmeyenle yola çıkma istikametin şaşar.’ Tüm bu hikmetli tavsiyeleri aklımızın bir köşesinde tutmakla birlikte, yine atalarımızın ‘Hadsize had bildirmenin kırk yetime kaftan giydirmekten daha evla olduğu.’ sözünü de unutmuyoruz. Bir kez daha tekrar ediyoruz. Biz bu tür tartışmaların tarafı olmaktan hicap duyuyoruz” diye konuştu.
Millete karşı sorumluluklarının gereği olarak bu söz düellosuna girmek mecburiyetinde kalmamaları durumunda, hepsini yok sayarak bu vakti ve enerjiyi daha hayırlı işlere sarf edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilerideki dönemlerde ülkedeki muhalefet anlayışının ”hayırda yarış” eksenine dönüşmesi durumunda bu yükten kurtulmuş olacaklarını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Vatanın selameti ve inkişafı için hayal kuran, rüya gören, kalbi heyecanla çarpan, kötülüklerin yok olması için karınca misali bir damla su taşımayı vazife addeden, Türkiye Yüzyılı’nın inşasına destek için tuğla üstüne tuğla koymak amacıyla kolları sıvayan, dosta güven, düşmana korku veren, heybetli duruşuyla yürekleri ferahlatan velhasıl ülkesi ve milleti için gece gündüz çalışan herkese buradan şükranlarımı sunuyorum.”
Yoldaşları millet olduğu sürece istikametlerini içerideki bedhahlar, gafiller ve dışarıdaki düşmanların bozamayacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünlere hep milletle birlikte geldiklerini, tüm saldırıları milletle birlikte sırt sırta vererek püskürttüklerini, tüm engelleri de milletin güçlü desteğiyle aştıklarını bildirdi.
“DOĞRU BİLDİĞİMİZ YOLDA KARARLILIKLA YÜRÜMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, doğruluktan, dürüstlükten, samimiyetten ayrılmadıklarını vurgulayarak şöyle devam etti: “Milletimizle hep gönül diliyle, kalp diliyle, hâl diliyle konuştuk. Bakın bu süreçte bizi ülkeye ve millete hizmetten alıkoymaya çalıştılar. Bizi milletin teveccühünden uzaklaştırmak için her yolu denediler. Demokrasi dışı yöntemlerle bizi sindirmek, bizi korkutmak istediler. Hukuk dışı uygulamalarla bizi meşru siyaset sahasının dışına çekmeye heves ettiler. Bizi yıpratmak, bizi yıldırmak, bizim çalışma azim ve şevkimizi örselemek için darbeden sokak olaylarına her türlü yöntemi devreye aldılar. Şimdi soruyorum sizlere; 27 Nisan bildirisini nasıl unutabiliriz? 7 Şubat MİT krizini nasıl unutabiliriz? Gezi olayları üzerinden sahnelenen kirli oyunu nasıl unutabiliriz? 17-25 Aralık emniyet, yargı darbe girişimini nasıl unutabiliriz? Çukur terörüyle Kürt kardeşlerimize yaşatılan acıları nasıl unutabiliriz? 253 vatan evladını şehit verdiğimiz 15 Temmuz ihanetini nasıl unutabiliriz? DEAŞ’ından bölücü terör örgütüne kadar hepsi birden üzerimize salınan cinayet şebekelerini nasıl unutabiliriz? Suriye’de 13 yıl boyunca yanan ateşi ülkemize taşıma senaryolarını nasıl unutabiliriz? Kimisi bilinen, çoğu da bilinmeyen daha nice saldırıyı, ihaneti, tuzağı, bel altı vuruşu hangimiz nasıl unutabiliriz?”
Bunların hiçbirini unutmadıklarını ve unutmayacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin tekerrür etmemesi için yaşananlardan ibret alarak ders çıkarıp istikbali buna göre şekillendireceklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefet ne yaparsa yapsın kendilerinin ayrıştırıcı olmayacaklarının, ayrıştırıcı siyasete tevessül etmeyeceklerinin altını çizerek “Muhalefetin kışkırtmalarına gelmeyecek, sağduyudan, soğukkanlılıktan, birleştirici, uzlaştırıcı, yapıcı siyasetten ayrılmayacağız. Sırtımızı Hakk’a ve halkımıza yaslayacak, doğru bildiğimiz yolda sabırla, dirayetle ve kararlılıkla yürümekten bir an olsun vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak günü kurtarmaya değil, yarınları inşa etmeye odaklandıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kısa vadeli hesapların değil, yüzyılların rüyalarının peşinden koştuklarını, Cumhur İttifakı olarak hedeflerine kitlenmiş vaziyette olduklarını belirtti.
Menzile varıncaya kadar da durmadan, dinlenmeden ilerleyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah ömür verirse daha nice yıllar bu ülkeye aşkla, şevkle hizmet etmeye devam edeceğiz” dedi.
ANTALYA’YA YAPILAN YATIRIMLAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan, referanslarının şehirlere kazandırdıkları eser ve hizmetler olduğunu söyledi.
Antalya’ya son 22 yılda bugünün rakamlarıyla toplam 851 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalette 8 milyar lira, eğitimde 66 milyar lira, gençlik ve sporda 10 milyar lira, sosyal yardımlarda 10 milyar lira, sağlıkta 39 milyar lira, çevre ve şehircilikte 106 milyar lira, ulaştırmada 214 milyar lira, tarım ve ormanda tarımsal hibe destekleri dâhil 87 milyar lira, sanayi ve teknolojide verdiğimiz teşviklerle birlikte 13 milyar lira, enerjide kamu ve özel toplam 170 milyar lira, kültür ve turizmde 21 milyar lira, çalışma ve sosyal güvenlikte teşviklerle birlikte toplam 38 milyar lira yatırım yaptık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya’ya üçü vakıf, biri devlet olmak üzere dört yeni üniversite kurduklarını belirterek, şehre 33 bin seyirci kapasiteli stadyum dâhil toplam 128 spor tesisi kazandırdıklarını, toplam 4 bin 991 yataklı 27 hastane ve ek binalar dâhil 68 sağlık tesisi inşa ettiklerini, 100 yataklı Döşemealtı Devlet Hastanesi’ni aralık ayında hizmete açtıklarını anımsattı.
300 yataklı Aksu Devlet Hastanesi’ni yıl sonunda, 150 yataklı Konyaaltı Devlet Hastanesi’ni ise gelecek yılın başında vatandaşların hizmetine sunmuş olacakları bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “300 yataklı Manavgat ve 200 yataklı Alanya devlet hastanelerimizin inşaatları ise devam ediyor. TOKİ vasıtasıyla 6 bin 184 konut projesini hayata geçirdik. Bunlardan 5 bin 373 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik, 811 konutun yapımına devam ediyoruz. Antalya’da altı millet bahçesi projemiz bulunuyor. Bunların beşinin yapımını tamamladık, Kepez Millet Bahçemizin ise proje çalışmaları devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“AKDENİZ SAHİL YOLU PROJESİNİ HAYATA GEÇİRDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kara yollarında 195 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol mesafesini toplamda 742 kilometreye ulaştırdıklarına vurgu yaparak, “Turizm ve ticaretin iki başkenti Antalya ile Mersin’i birleştirecek Akdeniz Sahil Yolu projesini hayata geçirdik. Proje kapsamında toplam 51 kilometre uzunluğunda 33 adet tünel, 14 kilometre uzunluğunda 77 adet köprü inşa ediyoruz. Şu ana kadar yolumuzun 404 kilometresini tamamladık. Mevcut 483 kilometrelik güzergâhta uzunluğu 440 kilometreye indireceğiz. 9,5 saat süren seyahat süresini 5 saat 50 dakikaya, güzergâh üzerinde yer alan Antalya-Alanya ve Çeşmeli-Kızkalesi otoyollarının bitirilmesiyle de 4 saat 30 dakikaya düşüreceğiz” değerlendirmesinde bulundu.
Ekimde Antalya-Alanya Otoyolu’nun yapım sözleşmesini imzaladıklarını, yakında temelini atarak inşasına başlayacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Toplam 122 kilometre uzunluğunda projelendirdiğimiz Antalya-Alanya Otoyolumuz, turizmle birlikte ticaret ve tarım sektörüne de hizmet edecek. Mevcut yolda yoğun zamanlarda 4,5 saat süren seyahat süresi yaklaşık 1 saate inecek. Şehir içi ulaşım çilesini çözecek Kepezüstü, Duraliler, Uncalı ve Sanayi kavşaklarından oluşan dört kritik kavşağın ve farklı seviyeli kavşakların temelini yakında atıyoruz. Bunlar şu anki mevcut durumlarıyla sinyalize hemzemin kavşak olarak hizmet sunuyor. Şimdi bunları farklı seviyeli kavşak olacak şekilde yeniden inşa edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca Akdeniz Sahil Yolu’nun Antalya-Manavgat arasında yer alan kavşakları da yeni nesil hemzemin akıllı kavşağa dönüştüreceklerini bildirerek, böylece Antalya’nın batısı ile doğusunu bağlayacak ve ana arterlerde oluşan trafik yükünü hafifleteceklerini kaydetti.
Oteller bölgesinin şehir ile bağlantısını kesintisiz bir şekilde sağlayacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya Kuzey Çevre Yolu’nun kalan kesimi, Elmalı-Finike yolu, Antalya-Taşağıl-Konya yolu gibi 27 ayrı kara yolu projesine de devam ettiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, demir yollarında Antalya Meydan-Havalimanı-EXPO raylı sistem hattını hizmete açtıklarını anımsatarak, “Eskişehir- Kütahya-Afyonkarahisar-Isparta-Burdur-Antalya hızlı tren hattının etüt proje çalışmalarını bitirdik, yapımı tamamlandığında Eskişehir-Antalya arası seyahat süresi 5 saatten 2,5 saate, Ankara-Antalya arası ise 3 saat 15 dakikaya düşecek. Kayseri-Nevşehir-Aksaray-Konya-Antalya hızlı tren hattını da gündemimize aldık” dedi.
“ŞEHRİMİZİ İKİ HAVALİMANIYLA DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA ULAŞIR HÂLE GETİRDİK”
Deniz yolunda Gazipaşa Yat Limanı’nın inşaat çalışmalarını bitirdiklerini ve çok yakında hizmete açmayı planladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Demre Yat Limanı’nın altyapısı bitti, bu yıl üstyapı projelerini tamamlamayı hedefliyoruz. Demre Kruvaziyer Limanı etüt projesinde imar planı onay süreci devam ediyor. Gazipaşa Alanya Havalimanı ve mevcut Antalya Havalimanı ile şehrimizi iki havalimanıyla dünyanın dört bir yanına ulaşır hâle getirdik. Devletimizin kasasından tek kuruş çıkmadan 927 milyon avro yatırım bedeliyle Antalya Havalimanı’nda genişletme çalışmalarını yapıyoruz. Böylece yolcu kapasitesini 35 milyondan 82 milyona yükselteceğiz. Havalimanımızı büyütme projemizin yüzde 90’ı bitti, inşallah yakında tüm çalışmaları tamamlıyoruz. Antalya Havalimanı’nın geçtiğimiz yılki yolcu trafiği 31 milyonu dış hat olmak üzere toplam 38 milyon 253 bin yolcunun üzerinde gerçekleşti.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, su ve sulama yatırımlarında Antalya’ya 21 baraj, beş gölet, 111 taşkın koruma tesisi, üç içme suyu tesisi gibi toplam 217 tesis inşa ettikleri bilgisini paylaşarak, “Şehrimize üç yeni organize sanayi bölgesi, iki teknopark, 18 araştırma-geliştirme merkezi ve bir tasarım merkezi kurduk. Verdiğimiz teşviklerle tamamlanan 2 bin 179 özel sektör projesinde 292 milyar lira yatırım gerçekleşti, ayrıca 152 bin kişilik istihdam sağladık. Doğal gazda seneye Finike, Gazipaşa, Kemer, Kumluca ve Manavgat’a doğal gaz arzı sağlamayı planlıyoruz. 2027 yılında Demre ile Kaş’a, 2028 yılında ise Akseki, Gündoğmuş ve İbradı’ya doğal gaz arzı sağlamayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Antalya’ya çok daha fazlasını yapacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Antalya İl Kongresi’nin hayırlara vesile olması temennisini paylaştı, bugüne kadar emeği geçenleri tebrik ederek, yeni yönetime üstün başarılar diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Antalya 8. Olağan İl Kongresi öncesinde Antalya’da İbradı Belediyesine ziyarette bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.