Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Eskişehir 8. Olağan İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Kartalkaya’daki otel yangınına ilişkin, “Yargı organlarımız, 78 canımızın yitip gitmesine sebep olanlardan bunun hesabını tek tek soracaktır. Yargının işini zorlaştıracak, yargıyı baskı ve töhmet altında bırakacak her türlü beyandan herkesin imtina etmesi gerekiyor” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eskişehir Teknik Üniversitesi Spor Salonu’nda düzenlenen AK Parti Eskişehir 8. Olağan İl Kongresi’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına salondakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sözlerimin hemen başında yarın gece müşerref olacağımız Miraç gecenizi şimdiden tebrik ediyorum. Peygamberimizin, aleyhissalatu vesselam, önce Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya oradan Sidretü’l-Münteha’ya geçerek makamı alaya ulaştığı bu mübarek gecenin affımıza, mağfiretimize, kurtuluşumuza vesile olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum” ifadesini kullandı.
“Miraç” denilince akla ilk olarak Kudüs-ü Şerif’in geldiğini, Şair ve Yazar Nuri Pakdil’in “Tur Dağı’nı yaşa ki, bilesin nerede Kudüs. Ben Kudüs’ü bir kol saati gibi taşıyorum. Ayarlanmadan Kudüs’e boşuna vakit geçirirsin, buz tutar gözün, görmez olur” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu mübarek geceye münasebetiyle 471 günlük yıkımın, katliamın ve soykırımın ardından geçen hafta başlayan ateşkesle bir nebze olsun rahat nefes alan Gazzeli ve Filistinli kardeşlerimize dayanışma mesajlarımızı gönderiyoruz. Çoğu çocuk ve kadın 50 binden fazla masumun şehit düştüğü Gazze’de biraz buruk, biraz hüzünlü de olsa yüzlerin ilk defa gülmesinden biz de memnuniyet duyuyoruz. 15 ay boyunca Filistinli kardeşlerimizi nasıl yalnız bırakmadıysak mübarek Ramazan-ı Şerif öncesinde de tüm imkânlarımızı seferber edeceğiz.”
“MAZLUMA SIRTINI DÖNENLERDEN OLMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yine buradan 13,5 yıl boyunca devam eden ve bir milyon insanın hayatına mal olan gaddarlığın ardından aralık ayı başında özgürlüklerine kavuşan Suriyeli kardeşlerimize de selam ve dualarımızı yolluyoruz. Türk milleti olarak kardeşliğimizin ve insanlığımızın sınandığı her iki meselede de sağdan soldan gelen tüm baskılara rağmen vicdanlı, onurlu ve ilkeli duruş sergilemenin haklı bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bugün Suriye halkı da Gazzeli kardeşlerimiz de Türkiye için, Türk milleti için dua ediyorsa ‘Allah razı olsun’ diyorsa bunun sebebi insan ve vicdan merkezli dış politikamızdır” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, haydutluğa rıza göstermediklerini, haksızlık karşısında sessiz, tepkisiz kalmadıklarını vurgulayarak, “Mazluma sırtını dönenlerden olmadık. Vicdanlı olmak, tutarlı olmak, öz güven sahibi olmak neyi gerektiriyorsa biz sadece onu yaptık, yapmaya da devam ediyoruz” dedi.
Salondakilerden, Miraç gecesinde Gazzeli, Suriyeli, Türkistanlı mazlumlar için dua ederken Bolu Kartalkaya’daki otel yangınında vefat eden 78 vatandaş için de dua etmelerini rica eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aralarında uzun yıllar beraber yol yürüdüğümüz dava arkadaşlarımızın da kadim dostlarımızın da ailelerinin de bulunduğu 78 canımızı maalesef, hem de çok üzüntü verici bir şekilde kaybettik” ifadesini kullandı.
“YARGIMIZ, OLAYIN TÜM YÖNLERİYLE AYDINLATILMASI İÇİN YOĞUN GAYRET İÇİNDE”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletçe yürekleri dağlayan bu elim hadise karşısında 85 milyon olarak müteessir olunduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Yakınlarını kaybedenlerin acısını ise sadece tahmin edebiliyoruz. Bu kardeşlerimizin acısını hep beraber paylaşmak, devlet ve millet olarak yalnız olmadıklarını göstermek amacıyla bir günlük millî yas ilan ettik. Yargımız, hiçbir şüphe bulutu kalmayacak şekilde olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için çok yoğun bir gayret içinde. Gözaltına alınanlardan tutuklananlar oldu. Tutuklular arasında otelin sahibi ve şirketin genel müdürü de var. Milletimize bu büyük acıyı yaşatanların hukuka hesap vermesi için yapılması gereken ne varsa tavizsiz bir şekilde yerine getirilmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlk günden beri, yakınlarını kaybeden vatandaşlarımızın yürek yangınına hürmet ettiğimiz için siyasi polemikten ısrarla ve sabırla uzak duruyoruz. İl kongrelerimizde ve katıldığımız diğer programlarda bu hassasiyetimizi mutlaka ama mutlaka korumaya çalışıyoruz. Böyle bir trajedinin, affınıza sığınarak söylüyorum, siyasetçiler arasında bir kör dövüşüne, duygudan, empatiden, diğerkâmlıktan uzak bir kayıkçı kavgasına alet edilmesini kesinlikle doğru bulmuyoruz. Sözleriyle, üsluplarıyla, tavırlarıyla oturdukları koltuğun kendilerine yüklediği mesuliyetin hakkını veremeyenler muhatabımız değildir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, olayın ardından son derece çirkin bir dille sağa-sola sataşanlara “belki anlarlar” ümidiyle Hacı Bektaş’ın “Bizim erkanımız, ahlaki Muhammed’i ve edebi Ali’dir. Âdem suretinde olan herkes, Âdem değildir. Âdem’in Ademliği, akıl, haya ve ilimledir” sözlerini hatırlatarak, şu açıklamalarda bulundu: “Evet, daha cenazeler bile defnedilmeden, kederli ailelerimiz hâlen matem içindeyken saldırgan bir dille yangın faciasını polemik konusu yapanları maşeri vicdana havale ediyoruz. Yakınları vefat eden ailelerimizle birlikte milletimizi de rencide eden bu edep dışı, adap dışı, insaf yoksunu, üslubu âdeme mahkûm ediyoruz. Daha önce ifade ettim, bugün tekrar ediyorum. Yargı organlarımız, 78 canımızın yitip gitmesine sebep olanlardan bunun hesabını tek tek soracaktır. Yargının işini zorlaştıracak, yargıyı, baskı ve töhmet altında bırakacak her türlü beyandan herkesin imtina etmesi gerekiyor. Rabb’im faciada hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza rahmetiyle, merhametiyle muamele eylesin. Telefon ederek veya mesaj göndererek milletimizin acısını paylaşan dost ve kardeş ülkelerin liderlerine de buradan teşekkür ediyorum. Rabb’im ülkemizi ve milletimizi bu tür felaketlerden korusun.”
“MAKAMLARIN HEPSİ MİLLETE VE MEMLEKETE HİZMET İÇİN BİRER ARAÇTIR”
12 Ekim’de başlayan kongre maratonunda yavaş yavaş finale doğru geldiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Pazartesi günü gençlik kollarımızın, sonraki hafta da kadın kollarımızın kongrelerini gerçekleştireceğiz. Kongrelerimizi yeni bir dönemin başlangıcı, âdeta bir işaret fişeği olarak görüyoruz. Parti olarak kendimizi yeniliyor, heyecanımızı tazeliyor, yol ve dava arkadaşlığımızı bu vesileyle daha da perçinliyoruz” ifadelerini kullandı.
AK Parti’nin bir dava hareketi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Şahsım dâhil hepimiz bu davada sadece birer neferiz. Hangi görevde olursak olalım aziz milletimizin efendisi değil, hizmetkârıyız. Makamların hepsi millete ve memlekete hizmet için birer araçtır, fırsattır ve bizlere sunulmuş bir imkândır. Hiçbirimizin bu ünvanları, makamları araç olmaktan çıkartıp amaç hâline getirme hakkı yoktur. Bizler oturduğu koltuklardan, sahip olduğu payelerden, bulunduğu görevlerden güç alan insanlar olamayız. Bilakis hepimiz bunlara güç katmak, bunların hakkını vermek, bir emanet olduğunun bilinciyle canla başla çalışmak mecburiyetindeyiz. Eskişehir teşkilatımızdan da bunu bekliyoruz.”
“ESKİŞEHİR, BARIŞ İÇİNDE YAŞAMANIN ÖRNEK ŞEHİRLERİNDEN BİRİDİR”
Eskişehir’i ve insanlarını sevdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir’in kuruluşa şahitlik ettiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eskişehir kurtuluşa kan veren, can veren, canını dişine takarak destek veren bir şehirdir. Sadece Battal Gazilerden, Orhan Gazilerden, Kılıçarslanlardan, Nasreddin Hocalardan, Yunus Emrelerden dolayı değil, bizim bu şehre aynı zamanda demir yolu sanayisiyle, modernleşmemizin ve sanayileşmemizin öncüsü olması dolayısıyla da minnet borcumuz var. Gönülleri kavuşturmasından, yolları buluşturmasından dolayı Eskişehir’e vefa borcumuz var” değerlendirmesinde bulundu.
Eskişehir’in sınırlarının sadece komşu vilayetlerle olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eskişehir’in bir sınırı Selanik ise diğer sınırı Kırım’dır. Bir sınırı Semerkant ise diğer sınırı Kuzey Kıbrıs’tır. Türk dünyasının hemen her köşesinden kardeşlerim burada huzur ve güven içinde yaşıyorsa bunun nedeni milletimizin alicenaplığı kadar Eskişehir’in onlara kucak açmasıdır. Eskişehir dayanışmanın, kardeşliğin, barış içinde yaşamanın öncü ve örnek şehirlerinden biridir. Sizlerden işte böyle müstesna bir şehre hizmet ettiğiniz bilinciyle çalışmanızı özellikle istirham ediyorum” diye konuştu.
“TÜRKİYE YÜZYILI’NI İNŞA ETMEYE ODAKLANDIK”
AK Partili kadrolar olarak Yunus Emre’nin dediği gibi, “Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizde millete küsmek olmaz. Bizde millete darılmak, bahaneyi millette aramak olmaz. Bizde muhalefetin 14-28 Mayıs’ta yaptığı gibi sandıktan istediği sonuç çıkmayınca seçmene kızmak hatta hakaret etmek olmaz. Vatandaş bizim velinimetimizdir. Halkın takdirinin başımızın üstünde yeri vardır. Arzu ettiğimiz konumda değilsek sorumlusu biziz. Hak ettiğimiz yerde değilsek hesaba çekilecek olan kendi nefsimizdir” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart seçimlerinde ortaya çıkan fotoğrafı çok iyi okuduklarını dile getirerek, şöyle devam etti: “31 Mart’ta milletimizin verdiği mesajları hiçbir komplekse kapılmadan analiz ediyor, yol haritamızı buna göre belirliyoruz. Eskişehir’deki sonuçlar için tavrımız, politikamız böyledir. Kendimizi eleştirmekten çekinmedik, çekinmeyeceğiz. Öz eleştirimizi yapmaktan korkmadık, korkmayacağız. Eksiğimizi tamamlayacak, hatamızı düzeltecek, yanlışımız varsa mazeret üretmek kolaycılığına meyletmeyeceğiz. Şunu tüm teşkilatımızın zihnine nakşetmesini istiyorum, hiçbirimizin kırgınlığa, gönül koymaya hakkı da yoktur. Çünkü biz hedeflerimize kilitlendik. Biz, büyük ve güçlü Türkiye idealine sevdalandık. Biz Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmeye odaklandık. Buna yürekten inandık. Biz yarış bittikten sonra da koşmaya devam eden atlar gibiyiz. Aşkımızı, şevkimizi, sevdamızı, gayretimizi azaltmaya çalışanlara kulak asmadan Eskişehir için koşmaya devam edeceğiz.”
Eskişehir’i fetret devrinden kurtarıp eser ve hizmet belediyeciliğinin örnek şehri hâline getirene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kongremizin bu hedefe giden yolda yeni bir kilometre taşı olacağına inanıyorum. AK Parti Eskişehir İl Kongresi’nin şehrimiz için Eskişehirli kardeşlerimle birlikte ülkemiz, milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum” diye konuştu.
ESKİŞEHİR’E YAPILAN YATIRIMLAR
Partisi ne olursa olsun, kime oy vermiş, kime gönül vermiş olursa olsun, 85 milyonun ve 81 vilayetin tamamı için çalışmak, hizmet üretmek, taş üstüne taş koymakla mükellef olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 22 yılda Eskişehir’e kamu olarak 367 milyar liranın üzerinde yatırım yaptıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir’e 22 yılda, adalette 2 milyar lira, eğitimde 19 milyar lira, gençlik ve sporda 6 milyar lira, sosyal yardımlarda 25 milyar lira, sağlıkta 18 milyar lira, çevre ve şehircilikte 55 milyar lira, ulaştırmada 92 milyar lira, tarım ve ormanda 54 milyar lira, sanayi ve teknolojide 3 milyar lira yatırım 10 milyar lira destek olmak üzere 13 milyar lira, enerjide 71 milyar lira, kültür ve turizmde 2 milyar lira, çalışma ve sosyal güvenlikte teşviklerle 12 milyar liralık eser ve hizmetin kazandırıldığını ifade etti.
Yatırımlar kapsamında, çevre ve şehircilik alanında 2 milyar lira tutarındaki yatırımlarında hâlihazırda devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir’in üçüncü devlet üniversitesi olan Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin de kurulduğunu aktardı.
“ÜLKEMİZ DÜNYADA 8’İNCİ, AVRUPA’DA İSE 6’NCI YÜKSEK HIZLI TREN İŞLETMECİSİ KONUMUNA GELDİ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir’e 33 bin seyirci kapasiteli stadyum dâhil olmak üzere 49 spor tesisi kazandırdıklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Sağlıkta toplam bin 994 yataklı 6 hastane ve ek binalar dahil 28 sağlık tesisi inşa ettik. Bin 81 yataklı Eskişehir Şehir Hastanesi ile 600 yataklı Eskişehir Yunus Emre Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni 2018 yılında tamamlayarak vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Çevre ve şehircilikte şehrimizde 5 millet bahçesi projemiz bulunuyor. İkisini tamamladık, diğerleriyle ilgili çalışmalarımız sürüyor. Ulaştırmada Eskişehir-Sarıcakaya Yolu, Eskişehir-Alpu-Mihalıççık Yolu, Seyit Gazi-Kırka Yolu, Eskişehir-Sakarıılıca-Mihalgazi Yolu, Topal Yayla Köprüsü gibi 7 ayrı kara yolu projemizin çalışmaları devam ediyor. 2009 yılında Eskişehir-Ankara hattıyla ülkemizde ilk yüksek hızlı tren ile tanışan da Eskişehir oldu. Ülkemiz dünyada 8’inci, Avrupa’da ise 6’ncı yüksek hızlı tren işletmecisi konumuna geldi.”
Eskişehir Hasanbey’de 541 bin metrekare alana sahip lojistik merkezini tamamlayarak lojistik sektörüne 1,4 milyon ton ilave kapasite oluşturduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eskişehir-Kütahya-Balıkesir arasındaki mevcut konvansiyonel hattı elektrikli ve sinyalli hâle getirdik. Ayrıca karma işletmeciliğin yapılacağı 200 kilometre saat hıza uygun Eskişehir-Kütahya-Afyonkarahisar-Isparta-Burdur-Antalya hızlı demir yolu hattının etüt, proje çalışmalarını tamamladık” diye konuştu.
Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’yle Hasanbey Lojistik Merkezi’ni birbirine bağlayan 8 kilometrelik iltisak hattının yapımına da 2025 yılında başlayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Tarım ve Orman’da Eskişehir’e 12 baraj ve 92 sulama tesisi olmak üzere 168 tesis yaptık. Mihalgazi Alpagut Barajı’nın yapımına da devam ediyoruz. Sanayi ve teknolojide 2 teknokent ve 21 araştırma geliştirme merkezi kurduk. Eskişehir’de teşviklerimizle tamamlanan 747 özel sektör projesinde 98 milyar lira yatırım gerçekleştik, 31 bin kişilik istihdam sağladık. Enerjide Eskişehir’in doğal gaz olmayan ilçesi kalmadı. Bunlar yaptıklarımızın sadece bir kısmı. Bunlar Eskişehir’e kazandırdıklarımızın sadece küçük bir kısmı. Özetin de özeti mahiyetindeki bütün bu eserlerin hizmetlerin ve yatırımların şehrimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 22 yıldır olduğu gibi gelecek 4 yıl boyunca da yılmadan, yorulmadan, duraksamadan hizmete devam edeceklerini anlatarak, “Eskişehirliler olarak desteğiniz ve duanızla bizi bugünlere getirdiniz. Türkiye Yüzyılı’nın inşası için verdiğimiz çetin mücadelede de bizlerden desteğinizi ve duanızı esirgemeyeceğinize inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.