Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Balıkesir 8. Olağan İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemize kazandırdığımız eserler, milletimize yaptığımız hizmetler, tarihe bıraktığımız izler önceki 80 yılla mukayese edilemeyecek kadar büyüktür” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurtdereli Spor Salonu’nda düzenlenen AK Parti Balıkesir 8. Olağan İl Kongresi’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcıları ve Balıkesir halkını selamlarken, Karesi ilçesindeki mühimmat üretim tesisinde meydana gelen patlamada hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır diledi.
Patlamanın yaşandığı gün Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın hızla bölgeye geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Olayla ilgili adli ve idari soruşturmalar hemen başlatıldı. Çarşamba günü Adalet, Aile ve Sanayi bakanlarımız şehrimize geldiler. Yaralılarımızı ziyaret ettiler, ailelerimizin acılarını paylaştılar. Dün de kabine üyelerimizden bazıları, milletvekillerimiz, genel başkan yardımcılarımız buradaydı. Biz de kongremizden sonra inşallah bazı kardeşlerimizi ziyaret edeceğiz, kendilerine geçmiş olsun ve taziye dileklerimizi sunacağız. Bugün iki ailemizi ziyaret ettik, onlarla da dertleştik. Acımız büyük, yakınlarını kaybeden ailelerimizin yürek yangınını söndürecek sabır ve tevekkül dışında hiçbir kelime yok. Acıları tarifsiz olsa da ailelerimiz son derece metanetli davranıyorlar. Allah onlardan razı olsun, diyorum. Patlamanın sebeplerini ortaya çıkarmaya yönelik soruşturma çok yönlü ve çok titiz bir şekilde yürütülüyor. Farklı alanlarda uzmanlardan oluşan bilirkişi heyetimiz de incelemelerini yapıyorlar. İlk etapta 10 kişi gözaltına alınmıştır. Tüm bu süreçler sonunda hatası, kusuru veya ihmali olan varsa onlarla ilgili gereken mutlaka yapılacaktır. Bundan yakınını kaybeden hiçbir ailemiz, hiçbir Balıkesirli kardeşim şüphe duymasın.”
“DEVLETİN TÜM KURUMLARIYLA SEFERLER OLDUĞU BİR OLAYI FARKLI YERLERE ÇEKMENİN ADI SİYASET DEĞİL, ACILARI İSTİSMAR ETMEKTİR”
Samimi bir üzüntüsünü de paylaşmak istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Patlamada can kayıplarının olması sebebiyle sadece Balıkesir sarsılmadı, 85 milyon olarak hepimiz müteessir olduk. Bunlar bizim ortak acılarımız ama bakıyorsunuz henüz cenazeler bile kalkmadan, daha olayın nasıl olduğu dahi bilinmeden ana muhalefet partisinin genel başkanı çıkıyor ve kürsüden son derece talihsiz açıklamalar yapıyor. Devletin tüm kurumlarıyla seferler olduğu bir olayı farklı yerlere çekmenin adı siyaset değil, acıları istismar etmektir. Bu hukuki olarak doğru da değildir, ahlaki ve vicdani hiç değildir. Muhalefet, annelerini patlamada kaybetmiş masum sabilerin acılarını kirli siyasetlerine alet etmeden önce çıksın Beşiktaş Gayrettepe’de ruhsatı sorunlu eğlence merkezinde yanarak can veren 29 işçinin hesabını versin. Bir de bizi vicdan yoksunu bu siyasetlerine çekmeye çalışmasınlar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasetlerinin asla acıları yarıştırmak ve ayrıştırmak olmadığını, ne adına olursa olsun bugüne kadar böyle gayriahlaki bir yola tevessül etmediklerini, bundan sonra da etmeyeceklerini söyledi.
Balıkesir’de iki gün önce okul servisi ile tırın çarpıştığı kazaya değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Trafik kazasında yaralanan evlatlarımıza da Allah’tan acil şifalar diliyorum, taburcu olan öğrencilerimize ise ‘geçmiş olsun’ temennilerimi iletiyorum. Rabb’im, ülkemizi, milletimizi ve Balıkesir’imizi görünür, görünmez her türlü kazadan, beladan, afetten muhafaza eylesin” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden AK Parti Balıkesir İl Gençlik Kolları Başkanı Hüseyin Murat Uysal’ın iki gün sonra vefatının birinci yıl dönümü olduğunu anımsatarak, merhumu rahmetle yad etti.
Partisinin 8. Olağan İl Kongresi’nin şehirle birlikte Türkiye, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuruluşundan bugüne kadar AK Parti Balıkesir teşkilatlarında vazife yapanlara şükranlarını sundu, vefat edenlere de Allah’tan rahmet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün nöbeti devreden arkadaşlarına partisi adına teşekkür ederek, Balıkesir’de hizmet bayrağını devralan kardeşlerine de yüce Mevla’dan muvaffakiyetler temennisinde bulundu.
“GEZİ OLAYLARINDAN, 15 TEMMUZ İHANETİNE KADAR SAYISIZ AĞIR SINAMALARLA YÜZLEŞTİK”
Cumhuriyetin 102’nci yılını kucaklamaya hazırlandıkları yeni yıla girileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Cumhuriyetimizin 102 yıllık tarihinin son 22 yılında milletimize hizmet etme şerefi hamdolsun AK Parti’ye, karşımdaki bu kadroya nasip oldu. Bu dönemde ülkemize kazandırdığımız eserler, milletimize yaptığımız hizmetler, tarihe bıraktığımız izler, önceki 80 yılla mukayese edilemeyecek kadar büyüktür. Tek parti faşizminin ardından gelen çok partili siyasi hayatımıza damga vuran darbe, siyasi istikrarsızlık, sosyal gerilim, ekonomik kriz felaketleri, özellikle hafızalarımızda tüm canlılığıyla durmaktadır. Rahmetli Adnan Menderes ve Turgut Özal’ın başlattığı kalkınma ve demokratikleşme hamlelerinin karanlık mahfillerde yazılan senaryolarla nasıl akamete uğratıldığını hepimiz çok iyi biliyoruz. AK Parti hükûmetleri döneminde biz de benzer çelmelere, benzer oyunlara, benzer tehditlere maruz kaldık. Gezi olaylarından 17-25 Aralık emniyet-yargı darbe girişimine, 15 Temmuz ihanetinden kanlı terör eylemlerine, ekonomimizi çökertmeyi amaçlayan manipülasyonlara varıncaya kadar sayısız ağır sınamalarla yüzleştik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki dönemlerden farklı olarak milletten aldıkları güçlü destekle tüm bu sinsi operasyonları birer birer bozmayı başardıkları vurgulayarak, “Bürokratik oligarşiden bölücü terör örgütüne, FETÖ’cü alçaklardan emperyalistlerin içimize yerleştirdiği uzaktan kumandalı aygıtlarına kadar nice husumet odağının hevesini kursağında bıraktık. Bu süreçte elbette biz de yara aldık, ciddi zorluklarla karşılaştık. Rabb’imizin verdiği nimetlere nasıl hamdediyorsak, maruz kaldığımız çetin imtihanlara da sabrettik. Allah’ın bize bahşettiği kader çizgisi karşısında hiçbir tuzağın, ihanetin, saldırının, kumpasın netice vermediğini hep beraber yaşayarak gördük, görüyoruz” ifadelerini kullandı.
“HAYASIZ AKIMLARIN TAMAMINA GÖĞÜS GERDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençler, ne diyor atalarımız, ‘Sen doğru dur eğri belasını bulur’. Biz de işte bu hakikati hayatımızda defalarca tecrübe ettik. Bugün yine kimine şükredeceğimiz, kimine sabredeceğimiz imtihanların içinden geçiyoruz” diye konuştu.
Suriye’de 13 yıldır süren insani kriz ve 61 yıllık Baas zulmünün, Suriye halkının geçen haftalarda başlatıp kısa sürede zafere ulaştırdığı devrimle sona erdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki insani kriz süresince Türkiye’de misafir ettikleri 3,6 milyon ile sınırların ötesinde güvenliklerini sağladıkları ilave 4 milyon kişinin olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yüzden pek çok vicdansız, insafsız, ahlaksız saldırıya uğradık. Her türlü kışkırtmayı, provokasyonu denediler. 14-28 Mayıs seçimlerinde bu mazlumları hedef göstererek güya seçim kazanmaya çalışan Hitler özentisi muhterisler bile çıktı. Türkiye’yi kaosa ve kardeş kavgasına sürüklemeyi amaçlayan bu hayasız akımların tamamına göğüs gerdik” ifadelerini kullandı.
Milletin de sandıkta ırkçı, faşist nefrete geçit vermediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Mülteci ve insanlık düşmanı bu zavallı zihniyetin siyasi belasını ise ‘baba-oğul gibiyiz’ diyerek, kefil olduğu en yakınındaki isimler verdi. ‘Baba-oğul gibiyiz’ diyenler şimdi ne oldu, Ankara’daki ofisinde ne kapısını çalan var ne hâlini, hatırını soran var ne de ülke gündemine dair fikirlerini merak eden var. Bir köşeye atıldı ve unutuldu. Sosyal medya üzerinden sürekli bize sataşarak, bize hakaret ederek, laf yetiştirerek, kendilerini hatırlatmaya çalışıyorlar ama ne yapsalar boş ne yapsalar beyhude, tarihin tozlu raflarında silinip gidilmekten kurtulamayacaklar. Bay Kemal hiç kusura bakmasın, dostları tarafından atıldığı o kuyudan kendisini biz bile kurtaramayız. Sırtına yediği paslı hançeri biz bile çıkaramayız. Her biri zorluklarla geçen 13 yıl boyunca kardeşlik hukukumuzu koruduk, mazlumlara kol kanat gerdik. Haklı çıkan yine biz olduk. Yani dik durduk, doğru yerde durduk, insanlık sınavını yüz akıyla verdik. Fikri ve zikri eğri olanlar müstahakkını buldular.”
“ELLERİNDEN GELSE GRUP KÜRSÜSÜNDE ZALİM ESED’E MERSİYE YAKACAKLAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye halkının yönetimi ele almasıyla birlikte, isteyenlerin vatanlarına geri dönüş yolu açıldığını ifade ederek, şunları söyledi: “Ama bakıyorsunuz dün evimizi ve ekmeğimizi paylaştığımız Suriyeli muhacirlerin varlığını olumsuz propaganda aracı dolarak kullananlar, bugün onların ülkelerine dönecek olmasından rahatsızlar. Niye? Çünkü ellerindeki istismar malzemesi gidecek. Ülkenin ve milletin geleceği için söyleyecek tek bir sözleri, ortaya koyacak tek bir projeleri olmayanlar, bu malzemeyi kaybedince varlık sebeplerinin ortadan kalkacağını biliyorlar. Bu siyasetçi esnafı tarihlerinin hiçbir döneminde memleketin, milletin, devletlerin yanında yer almamış, daha doğrusu bunu hiç istememiştir. Bugün de bölgedeki gelişmeleri Türkiye merkezli olarak ne yazık ki okuyamıyorlar. 61 yıllık zulmün 13 yıllık iç savaşın ardından Baas rejimi düştü. Ama bakıyorsunuz yasını sadece Türkiye’de, ana muhalefet partisi tutuyor. Ellerinden gelse grup kürsüsünde zalim Esed’e mersiye yakacaklar. Ülke ve milletin hayrına sonuçları olabilecek hiçbir gelişmeye Türkiye için kurulmuş olumlu tek bir cümleye bile tahammülleri yok.”
“BUNLARIN HEPSİNİ DE BİR KENARA BIRAKIP KENDİ İŞİMİZE BAKIYORUZ”
Türkiye’nin bölgesindeki sorunların çözümünde anahtar ülke olduğunu tüm dünyanın bildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bu gerçeği Amerika’nın seçilmiş başkanı söyleyince CHP Genel Başkanı ve yönetimini adeta afakanlar basıyor. Sorsan bağımsızlıkçılar, hürriyetperverler, peki düne kadar Amerika’dan Avrupa’sına kapı kapı dolaşan, Türkiye’de uzman yokmuş gibi Amerika’dan ekonomist ithal eden, Avrupa’dan ‘aferin’ alacağız diyerek savunma sanayimize saldıran siz ve ittifak ortaklarınız değil miydi? Türk siyasetini böyle aciz bir muhalefet yapısına mahkûm edenler tarih ve millet önünde mutlaka hesap vereceklerdir. Biz bunların hepsini de bir kenara bırakıp kendi işimize bakıyoruz. Milletimizin bizden istediğinin de bu olduğuna inanıyoruz. AK Parti olarak bize düşen, demokrasilerde muhalefetin vazifesi olan murakabe etme, alternatif üretme, toplumun hissiyatını kavrama görevini de hakkıyla yerine getirmektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, murakabelerini kabinede, Meclis’te ve mahalli idarelerde yerine getirecek mekanizmaları işletmeye özen gösterdiklerini, bu amaçla kadrolarını sürekli yenileyip, genişlettiklerini aktardı.
“PROGRAMDA, PROJEDE ESER VE HİZMETTE KENDİ KENDİMİZLE YARIŞIYORUZ”
İl kongrelerinin ardından yapacakları büyük kongreye bu bakımdan büyük önem verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kongremizi, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun bir parçası olan partimizdeki değişim sürecinin önemli bir dönüm noktası hâline getirmek itiyoruz. Alternatif üretme konusunda vizyonda, programda, projede eser ve hizmette kendi kendimizle yarışıyoruz. Siyasette bile çıtayı yükselterek rekabet şartlarını zorlaştırdık. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemine geçmemiz bunun en somut ve çarpıcı örneğidir. Her vesileyle ve her seviyede milletimizle sürekli hemhal olarak insanımızın şikayetlerine ve beklentilerine kulak veriyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları ve yapacakları her işin gayesinin, ülkeye daha çok eser kazandırmak, millete daha çok hizmet götürmek, büyüyen ve güçlenen Türkiye’yi dünyada en üst seviyeye çıkarmak olduğunu söyledi.
AK Parti’nin 23 yıllık siyasi hayatının her biri diğerinden daha büyük başarılarla geçtiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar son mahalli seçimlerde Balıkesirimizin de aralarında yer aldığı kimi şehirlerimizde arzu ettiğimiz sonuçları alamasak da bunu bir yol kazası olarak kabul ediyoruz. Allah’ın izni, sizlerin gayreti, milletimizin desteğiyle inşallah partimiz ve ittifakımız daha uzun yıllar süresince hem Cumhurbaşkanlığında hem Meclis’te hem de belediyelerde iktidar olmayı sürdürecektir” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye için, Türk milleti için, bölgesindeki kardeşleri başta olmak üzere umudunu ve kalbini bu ülkeye yönlendirmiş herkes için hayali, vizyonu, programı, projesi, inancı ve iradesi olan tek siyasi ittifakın kendileri olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Güya bizi beğenmediği için kapıyı çarpıp gidenlerin, kısa sürede nasıl bir hayal kırıklığına uğradıklarını hep birlikte görüyoruz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz Türkiye’nin hem bugünü, Allah’ın izniyle hem de yarınıyız. Ve bu çatı, kalbi bu ülkenin ve milletin iyiliği, güzelliği, huzuru, refahı için atan herkesi altında toplayacak genişliktedir. İdeallerimize inanan, davamıza inanan, değerlerimize inanan hiç kimseye sırtımızı dönmeyiz. Türkiye Yüzyılı hayalimizi samimiyetle paylaşan herkesin bu çatı altında toplanmasına, mücadelemize omuz vermesine elbette ‘hayır’ demeyiz. 85 milyonun fertleri arasında iç cephemizi sağlamlaştırırken, siyasette kutuplaşma ve ayrışmanın artması zaten doğru da değildir. Egoları cüsselerinden büyük, kibir abidelerinin ülkenin kazanımlarını heba etmesinin önüne geçmek için saflarımızı aynen burada olduğu gibi mutlaka sıklaştırmalıyız.”
“GÜNEY SINIRLARIMIZIN ÖTESİNDE GÜVENLİĞİ SAĞLAYIP, TEHDİTLERİ ORTADAN KALDIRACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı hedeflerine işaret ederek, şöyle konuştu: “İnşallah 2025’ten itibaren terör meselesi başta olmak üzere, millî birlik ve beraberliğimizi tehdit eden akut sorunlardan kurtularak, güney sınırlarımızın ötesinde güvenliği ve istikrarı sağlayıp, oralardan kaynaklanan tehditleri de ortadan kaldırarak, kuzeyimizdeki savaşın sona ermesine katkıda bulunarak, ekonomik programımızı başarıya ulaştırarak, savunma sanayi, yüksek teknoloji, yapay zeka, dışa bağımlılığımızı bitirecek enerji kaynakları gibi alanlarda atılımlar yaparak velhasıl her alanda ülkemizi Türkiye Yüzyılı hedeflerimize yaklaştırarak değerlendirmekte kararlıyız.”
Muhalefeti eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz böylesine ulvi bir heyecanla işimizi yaparken, memlekete yaptıkları herhangi bir hayırlı hizmetleri olmayan muhalefet ise milletimizi umutsuzluk bataklığına sürüklemenin peşinde koşuyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin ve aynı ajandaya sahip medya mecralarının millete sürekli karamsarlık pompalamalarının gerisindeki niyeti iyi bildiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplumları çökertmenin, bireyleri hayata küstürmenin, insanları birbirine düşman etmenin yolu, onları gerçek dünyadan kopartıp sahte bir evrene hapsetmekten geçiyor. Halbuki bizim inancımızda umutsuzluk küfürle eş değer görülmüştür. Umutlu olmak için yeteri kadar sebebimiz, yeteri kadar malzememiz, yeteri kadar birikimimiz var. Sadece vatandaşlarımızdan biraz daha sabır, biraz daha metanet, biraz daha gayret istiyoruz. Bize destek veren, bize dua eden her bir vatandaşımıza teşekkür ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek gayelerinin millete aşkla hizmet etmek olduğunu vurguladı. Son 22 yılda Balıkesir’e yapılan yatırımlara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Adalette 4 milyar lira, eğitimde 25 milyar lira, gençlik ve sporda 6,5 milyar lira, sosyal yardımlarda 53 milyar lira, sağlıkta 10 milyar lira, çevre ve şehircilikte 77,5 milyar lira, ayrıca 9,5 milyar lira tutarındaki yatırımlarımıza da devam ediyoruz, ulaştırmada 125 milyar lira, tarım ve ormanda 77 milyar lira, sanayi ve teknolojide 25 milyar lira yatırım, bunun yanında 8 milyar lira gerçekleştirilen yatırımlara sağlanan destek, enerjide 172 milyar lira, kültür ve turizmde 2 milyar lira, çalışma ve sosyal güvenlikte teşviklerle birlikte 10 milyar liralık eser, hizmet ve proje kazandırdık.”
“TÜRKİYE’NİN EN UZUN OTOYOLU OLAN İSTANBUL-İZMİR OTOYOLU KAPSAMINDA İNŞA ETTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Balıkesir’e, ikinci devlet üniversitesi olarak Bandırma 17 Eylül Üniversitesini kurduklarını söyledi.
İlde, 1100 yataklı Atatürk Şehir Hastanesi başta olmak üzere toplamda 2 bin 632 yataklı 35 hastaneyle 82 sağlık tesisi yaptıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “400 yataklı merkez devlet hastanesi ve 300 yataklı Edremit Devlet Hastanesi başta olmak üzere 21 sağlık tesisinin inşası, 20 sağlık tesisimizin ise plan, proje ve ihale çalışmaları sürüyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre ve şehircilikte Balıkesir’e 10 millet bahçesi kazandırdıklarını, bunların 7’sini tamamladıklarını kaydederek, “Sındırgı ve Bigadiç, 1701 dönüm Recep Tayyip Erdoğan millet bahçelerinin yapımına devam ediyoruz” diye konuştu.
Marmara Avşa Millet Bahçesi’nin ise yer seçimi çalışmalarının devam ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ulaştırmada Balıkesir’imizi Bursa’ya, Yalova’ya, Osmangazi Köprüsü’yle bütün Marmara’ya, Çanakkale üzerinden 1915 Çanakkale Köprüsü’yle Trakya ve sınır kapılarımıza, Manisa üzerinden İzmir’e, Denizli’ye ve devamında Antalya’ya kadar bölünmüş yollarla bağladık. Balıkesir’de hiç otoyol yoktu. Türkiye’nin en uzun otoyolu olan İstanbul-İzmir Otoyolu kapsamında inşa ettik. Bugün itibariyle 19 karayolu projemizde çalışmalarımız devam ediyor.”
Koca Seyit Havalimanı’nın yolcu kapasitesini 3 milyona çıkardıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Almanya uçuşlarının yanı sıra haftanın 5 günü İstanbul Havalimanı’na, 4 günü de Sabiha Gökçen Havalimanı’na karşılıklı tarifeli seferler yapılıyor. 200 yat kapasiteli Balıkesir Avşa Adası Türkeli Yat Limanı projesini de hayata geçirmek için çalışmalarımız sürüyor” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Balıkesir’e 31 baraj ile 25 gölet inşa ettiklerini belirterek, 3 baraj, 2 gölet, 8 sulama tesisi inşaatına da devam ettiklerini söyledi.
Manyas Sağ Sahil Sulama inşaatının Mayıs 2025’te tamamlanmış olacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Manyas Sol Sahil Sulama inşaatında ise çalışmaların devam ettiğini, 2026 yılı sonunda tamamlayacaklarını belirtti.
“HİZMET SİYASETİNDE EN KÜÇÜK TAVİZ VERMEDEN İNŞALLAH YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 2 milyar lira yatırım bedeline sahip, toplam depolama alanı 42 milyon metreküp olan Kepsut Barajı’nın yapımına devam ettiklerini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Barajın sulama tesisini de tamamlayınca 25 bin 60 dekar tarım arazisi sulanacak. Daha burada saymaya kalksak saatler alacak yatırım, proje, hizmet ve eseri sizlerin istifadesine sunduk. Rabbim ömür verdikçe çok daha fazlasını yapacağız. Birlikten, beraberlikten ayrılmadan, hizmet siyasetinde en küçük taviz vermeden inşallah yolumuza devam edeceğiz. AK Parti Balıkesir İl Kongremizin bu anlamda hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bir kez daha bugüne kadar Balıkesir’de AK Parti’ye ve davamıza emek vermiş kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Yeni yönetime başarılar diliyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Balıkesir 8. Olağan İl Kongresi öncesinde Balıkesir’in merkez Karesi ilçesindeki mühimmat fabrikasında meydana gelen patlama ve çökme nedeniyle hayatını kaybeden Muhammet Ergin, Enes Kırmızı ile Özlem Özçakır’ın ailelerine ziyarette bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti kongresinin ardından, Pamukçu mevkinde meydana gelen ve 26 kişinin yaralandığı servis kazası sonrası Balıkesir Atatürk Şehir Hastanesi’nde tedavi edilen çocukları ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.