Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Kadın tarafından derneğin genel merkezinde düzenlenen Uluslararası Farkındalık Zirvesi’ne katıldı.
Emine Erdoğan, zirvede yaptığı konuşmada MÜSİAD Kadın’ı, küresel ölçekte tüm kesimlerin farkındalığını artırmayı amaçlayan bu zirveyi düzenlediği için tebrik etti.
Emine Erdoğan, “Çünkü farkındalık, eylemin ilk adımıdır. Bizi harekete çağıracak bir hayale sahip olmak için önce bilmemiz gerekir” diye konuştu.
İş hayatında kadınların türlü zorluklar yaşadığını, açmakta zorlandığı kapılarla aşamadığı bariyerler olduğunu belirten Emine Erdoğan, daha en başta, iş gücüne katılımda fırsat eşitsizliği yaşayan, daha sonra profesyonel hayatta da adil olmayan çalışma koşullarıyla emeği değersizleştirilen kadınların olduğunu kaydetti.
Kadınların karşılaştıkları sorunlara kalıcı ve dönüştürücü çözümler sunulması gerektiğine dikkati çeken Emine Erdoğan, “Bu düşünceyle, son 20 yılda Türkiye’de reform niteliğinde düzenlemeler gerçekleştirdik. Kadınlarımızın haklarını güvence altına alan, toplumsal hayattaki konumunu sağlamlaştıran güçlü bir hukuksal ve idari altyapının temellerini attık. Bu temelin üzerine, her gün yeni başlıklar, yeni iyileştirici düzenlemeler ekleniyor” ifadelerini kullandı.
Emine Erdoğan, kadınların aklı, zekâsı, şahsiyeti ve değerleriyle üretim hayatında yer almasının adalet ve hakkaniyetin gereği olduğunu anlattı.
Empati kurma, duyguları anlama ve yönetme becerisi yüksek kadınların çalışma hayatında güçlendirilmesinin daha adil ve yaşanabilir bir dünyanın anahtarı olduğunun altını çizen Emine Erdoğan, “Gerçek anlamda bir güçlendirme içinse kadının hayattaki tüm rollerini kapsayan bütüncül ve denge odaklı bir yaklaşım gerekir. Kadınlar, tabiatındaki çok yönlülük ve hızlı adapte olma becerisiyle elbette birçok sorumluluğu sırtlanabilir, farklı durum ve şartlara hızlı uyum sağlayabilir. Buradaki anahtar kelime, bu çeşitli roller arasındaki dengedir” ifadelerini kullandı.
Emine Erdoğan, kadınların onları tek tipleştiren, tasarladığı modele uymayanları oyun dışı bırakan küresel bir mahalle baskısına maruz kaldığına işaret ederek, şöyle devam etti: “Bugün iş hayatında kadınların sorunları konuşulurken, evi ve işi arasında savrulan kadınların, tırnak içinde ‘eşitlik’ adı altında sarf ettikleri insanüstü efor ve yaşadıkları çelişkiler göz ardı ediliyor. Öte yandan, kadın emeği yalnızca ünvanlar ve iş gücüne katılım üzerinden değerlendiriliyor. Oysa kültürümüzde kadın, tarlayı sürerken de bir çocuğu yetiştirirken de aileyi idame ettirirken de üretendir. Önümüze gelen bir tas çorba, yemenideki oya, kilimdeki desen ve arkamızdan okunan her bir duada kadın emeği vardır. Bu bakış açısıyla, bütün kadınlarımızın emeğine sahip çıkmak, üretirken diğer rollerini de kucaklamak isteyen kadınlarımıza destekleyici mekanizmalar sunmak, hükûmetlerimiz boyunca en büyük gayretimiz olmuştur.”
Kadına yönelik hayata geçirilen destek programlarına değinen Emine Erdoğan, “AK Parti döneminde hayata geçirilen evde bakım desteği, doğum izni düzenlemeleri, kreş desteği gibi uygulamalar bu çabaların sonucudur. Bugün gelinen noktada kadınlarımız, aile hayatında da güçlü bir anne, güçlü bir eş rolünü yitirmeden toplumsal kalkınmanın kilit bir aktörü olabiliyorlar. Üretim sektöründe elde ettikleri başarılarla, ülke ekonomimizin lokomotifini oluşturuyorlar. Bilim alanındaki çalışmalarıyla, millî teknoloji hamlemize ivme katıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.
Emine Erdoğan, kadınların hayatın tüm alanlarında kendi tabiatlarıyla var olmaları sağlandığında adalet ve denge ekseninde bir dünyanın oluşacağını kaydederek bu yüzden, kadınların aile hayatına yönelik esnek uygulamaların tüm sektörlerde yaygınlaşmasının öncelikleri olması gerektiğini bildirdi.
Kalkınma dendiğinde, akla yalnızca fiziksel kalkınma değil toplumsal ve sosyal kalkınmanın da geldiğine dikkati çeken Emine Erdoğan, “Birleşmiş Milletlerin belirlediği Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kalkınmanın sosyal boyutlarına bilhassa odaklanıyor. Kadınlar, gelecek nesilleri yetiştiren, toplumsal değerlerimizin kalesi olan aile kurumunun temel unsuru, sosyal kalkınmanın da lokomotif gücüdür. Kadınların sağlığı, güvenliği, eğitimi, ekonomik güçlenmeleri ve genel yaşam kalitesini artırmak devletlerin en öncelikli sosyal politika başlıklarından birisidir. Bir toplumun niteliğini, kadınların gücüne bakarak anlamak mümkün” şeklinde konuştu.
“BİZİM MEDENİYETİMİZİN TEMELİNDE DE ERKEK VE KADININ İŞ BİRLİĞİ VARDIR”
Emine Erdoğan, güçlü kadınların güçlü bir toplum ortaya koyduğunu vurgulayarak, “Bizim medeniyetimizin temelinde de erkek ve kadının iş birliği vardır. Tarihimiz boyunca devlet yönetiminden eğitime, kültürden sosyal hayata kadın her alanda erkek ile yan yanadır. Karşımda gördüğüm seçkin topluluğu da işte bu binlerce yıllık tecrübenin, irfanın ve Anadolu ruhunun taşıyıcısı olarak görüyorum. Bilimden akademiye, sanattan ticarete birçok alanda büyük işler yapan ve aynı zamanda fıtri rollerini de kucaklayan kadın hikâyeleri, bir kutup yıldızı gibi yeni nesillere yol gösterecektir” değerlendirmesini yaptı.
Zirve kapsamında Farkındalık Ödülleri’ne layık görülen kişilerin hayatlarını ve fikirlerini öğrenmelerini gençlere tavsiye eden Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Düşünce ve gönül dünyamıza vurulan zincirleri kelimeleriyle kıran kıymetli düşünür Alev Alatlı gençlerimiz için bulunmaz bir örnektir. Türkiye’de bir dönem bilgisayar yazılımcılığı yapmış ilk kadınlardan olan ve hâlen aktif olarak dünyanın önde gelen bir savunma sanayi şirketinde finans alanında çalışan Canan Bayraktar’ın değerlerini ve aile hayatındaki rollerini de sahiplenerek elde ettiği başarılar, tüm kadınlar için ilham kaynağıdır.”
Emine Erdoğan, MÜSİAD Kadın’ın kurulduğu günden bu yana, iş hayatında kadına dair tüm meseleleri hakkaniyet çerçevesinde ele aldığını ve bu amaçla birçok nitelikli projeyi hayata geçirdiğini dile getirerek, “Dönüşüm Evden, Eğitim Anneden” projesiyle Sıfır Atık Hareketi’ne sundukları katkılar için derneğe teşekkür etti.
Kadınların, geleceğin inşası konusundaki önemine vurgu yapan Emine Erdoğan, “Elimizdeki dünya, insanlığın değerleriyle birlikte parça parça dağılırken kadın duyarlılığına, sezgisine ve şefkatine hiç olmadığı kadar ihtiyacımız var. İçinde çocuklarımızın yaşamasına razı olacağımız geleceğin dünyasını kadın eli değmeden inşa edemeyiz. Tüm yıkımlara ve kayıplara rağmen, elindeki imkânlarla her gün yaşamı yeniden kuran Filistinli kadınlar, daha yaşanabilir bir dünya umudumuzu ayakta tutuyor. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, bugün dünyadaki bütün kadınların aynı fırsatlara sahip olması için emek veren herkese şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
FARKINDALIK ÖDÜLLERİ
Zirvede Farkındalık Ödülleri’ne layık görülen yazar Alev Alatlı, Prof. Dr. Ümit Meriç, Prof. Dr. Nurhan Atasoy ve BAYKAR Yönetim Kurulu Üyesi ve finans yöneticisi Canan Bayraktar için plaket töreni düzenlendi.
Meriç ile Bayraktar’a plaketlerini veren Emine Erdoğan, merhum Alatlı’nın ödülünü kızı Funda Aktan’a, sağlık sorunları nedeniyle törene katılamayan Atasoy’ın ödülünü ise Günseli Kato’ya takdim etti.
Ödül töreninin ardından aile fotoğrafı çekimiyle sonlanan zirveye Emine Erdoğan’ın yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, KADEM Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, TOGEMDER Başkanı Belma Sekmen, Afrika Kültür Evi Başkanı Zeliha Sağlam, bazı oda başkanları ve milletvekilleri de katıldı.
ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLENLERİN HAYAT HİKÂYELERİ
Eserleriyle düşünce dünyasına ışık tutan mütefekkir, yazar Alev Alatlı, yaşamı boyunca birçok ödüle değer görüldü. Usta yazar Alatlı, 2006’da Rusya’da “Mihail Aleksandroviç Şolohov 100. Yıl Edebiyat Ödülü”nü, 2014’te edebiyat alanında “Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü”nü aldı.
Filistin halkına reva görülen zulme karşı duyarlılığıyla öne çıkan Alatlı’nın, Filistin davasını duyurmak üzere yaptığı çalışmaları, Yaser Arafat tarafından da fark edildi. Alatlı, bu nedenle “Özgürlük Madalyası”yla onurlandırıldı.
NURHAN ATASOY
Türk sanat tarihi alanındaki çalışmalarıyla önde gelen akademisyenlerden Prof. Dr. Nurhan Atasoy, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, KÜSAV ve Taç Vakfının kurucu üyesi, “Turkish Cultural Foundation” Bilimsel Danışmanı ve daimi öğreticilik görevlerini üstlendi. Atasoy, 1997 yılında Maltepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanlığının ardından İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanlığına atandı.
Osmanlı sanatı ve Türk İslam sanatları üzerine uzmanlaşan Atasoy, 120’nin üzerinde konuda sayısız eser verdi. Özellikle Türk kültür ve sanat tarihinin uluslararası alanda tanıtılmasında öncü olurken emekliliğinden sonra da üretmeye devam eden Atasoy, “Kadınlar, toplumsal değişimin öncüsü olabilir; her birimiz, kendi hikâyemizi yazma gücüne sahibiz” sözleriyle kendi hikâyesini yazmak isteyen tüm kadınlara ilham kaynağı oldu.
ÜMİT MERİÇ
İstanbul Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü mezunu olan Prof. Dr. Ümit Meriç, Sosyoloji Tarihi, Kurumlar ve Aile Sosyolojisi dallarında tercüme ve telif üzerine birçok çalışmaya imza attı.
Gençlere ve yeni nesil akademisyenlere mentorluk yaparak, ilham veren ve kariyer gelişimlerine destek olan öncü yazar ve düşünür Meriç, bir dönem başörtüsü yasağı sebebiyle 30 senelik hocalık hayatına veda etmek zorunda kaldı.
Meriç, babası Cemil Meriç’in düşünce ve edebiyat mirasını yaşatarak, fikirlerini bugünün toplumuna taşımakta önemli bir rol oynadı.
Sosyal adalet, eğitim ve kültürel konularda yürüttüğü çalışmalarla, toplumsal farkındalığı artıran Meriç, insanları bu konularda düşünmeye teşvik etti.
CANAN BAYRAKTAR
Özdemir Bayraktar ile 1978 yılında hayatını birleştiren Canan Bayraktar, finans alanındaki kariyerine 1985 yılına kadar devam ederken finans alanındaki ilk kadın yazılımcılardan biri oldu.
Bayraktar, annelik vazifesi nedeniyle çalışma hayatına bir süre ara verdikten sonra, Baykar’ın finans yönetimini, “Millî İHA” serüvenine başladığı ilk yıllardan itibaren hem bir emekçi hem de uzmanlığıyla destekledi.
Yaklaşık 20 yıldır Baykar Yönetim Kurulu Üyesi olarak gece gündüz demeden ülkenin İHA destanına emek veren Bayraktar, başarılı iş yaşamı ve aile hayatı arasındaki dengeyi sağlama azmi sayesinde birçok insana örnek oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.