Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Sırbistan ile ikili iş birliğimizin lokomotifini ekonomik ve ticari ilişkilerimiz oluşturuyor. Ticaret hacmimiz, iki yıl üst üste iki milyar doları aştı” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Sırbistan Sarayı’ndaki baş başa görüşmeleri ve Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi dördüncü toplantısının ardından, ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
İki senenin ardından tekrar Belgrad’da olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şahsına ve heyetine gösterilen hüsnükabul için Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’e tekrar teşekkür ettiğini belirtti.
Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin dördüncü toplantısı vesilesiyle ikili ilişkileri kapsamlı şekilde ele aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek birlikte gerek heyetler arası bu istişarelerin geleceğe yönelik önemli gelişmelerin olabileceğinin kendilerine sinyallerini verdiğini söyledi.
“SIRBİSTAN’DAKİ YATIRIMLARIMIZ SON 12 YILDA 1 MİLYON DOLARDAN 405 MİLYON DOLARA ÇIKTI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Münasebetlerimizin ahdi zeminini güçlendirecek metinlere sizlerin huzurunda 11 anlaşmaya imzayı attık. Ayrıca Balkanlar, Orta Doğu ve Ukrayna özelinde küresel ve bölgesel meseleler hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’in belirttiği gibi Sırbistan’la ilişkilerimizde adeta altın çağı yaşıyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her geçen gün gelişen ilişkiler sayesinde, Belgrad Büyükelçiliğine ilave olarak 2021’de Yeni Pazar’da başkonsolosluk, 2022’de Niş’te konsolosluk bürolarını açtıklarını ifade ederek, şunları kaydetti: “İkili iş birliğimizin lokomotifini ekonomik ve ticari ilişkilerimiz oluşturuyor. Ticaret hacmimiz iki yıl üst üste 2 milyar doları aştı. 5 milyar dolarlık ortak hedefimize ulaşmak maksadıyla müşterek adımlar atmaya kararlılıkla devam ediyoruz. Bu sene sonunda Sırbistan’dan ülkemize gelen turist sayısının 2022 yılındaki rekoru aşacağını şu anda tahmin ediyoruz. Üzerinde çalıştığımız kimlikle seyahat imkânıyla birlikte karşılıklı turist sayıları önemli oranda artacaktır. Sırbistan’daki yatırımlarımız son 12 yılda 1 milyon dolardan 405 milyon dolara çıktı. Şirketlerimiz bu kapsamda Sırbistan’da yaklaşık 9 bin 600 kişiye istihdam sağlıyor. Müteahhitlerimiz üstlendikleri 95 projeyle 1 milyar dolarlık iş hacmine ulaştı. İnşaat sektöründe 10 bini aşkın işçimiz çalışarak Sırbistan’a katkı sunmaya devam ediyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk yatırımcılara desteğini hiçbir zaman esirgemeyen iş insanlarının sorunlarıyla bizzat ilgilenen Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’in bu tablonun ortaya çıkmasında büyük bir paya sahip olduğunu söyledi.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile ikili ilişkilerin yanı sıra mevcut bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında da fikir teatisinde bulunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Balkanlar’ın huzur ve istikrarının öneminin altını bir kez daha çizdik. Bu minvalde Sırbistan’la Kosova arasındaki son gerilimlere sağduyuyla yaklaşılmasının önemi aşikardır. Bosna Hersek’te istikrarın korunmasında, ülkelerimizin kararlılığını da teyit ettik. Bosna Hersek’in siyasi kırılganlığının bir an önce geride bırakılması noktasında Sırbistan’ın yapıcı yaklaşımının önemini de bu vesileyle vurguladım” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile yaptıkları istişarede, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine olan desteğini bir kez daha ifade ettiğini, kalıcı barışa dönük gayretleri sürdürme kararlılığında olduklarını mevkidaşıyla paylaştığını dile getirdi.
“COĞRAFİ BÜTÜNLÜĞÜ HAİZ BİR FİLİSTİN DEVLETİ’NİN VÜCUT BULMASI ŞARTTIR”
Gazze başta olmak üzere işgal altındaki Filistin toprakları ve Lübnan’da yaşanan dramın da gündemlerinde yer aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İsrail yönetiminin insanlık onurunu ayaklar altına alan saldırılarına ‘artık dur’ denilmesi gerekiyor. Meselenin temelinde yatan sorun Filistin topraklarının İsrail tarafından işgalinin sürmesidir. Bu itibarla 1967 sınırları esas alınarak, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz bir Filistin Devleti’nin vücut bulması şarttır. 7 Ekim’den bu yana 9 ülke Filistin Devleti’ni tanımıştır. Hâlâ bunu yapmayan ülkelere Filistin Devleti’ni tanıma çağrımızı burada bir kez daha hatırlatıyorum. Uluslararası toplumun İsrail’e doğru mesajların verilmesi ve yaşanan katliamın sona erdirilmesi noktasında asli bir sorumluluğu bulunuyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’e samimi misafirperverliği için tekrar teşekkür ederek, “Özellikle ikili görüşmemizde siyasi, askerî, ekonomik, ticari, turizm bunun yanında savunma sanayiine yönelik iş birliği çalışmalarımızı karşılıklı menfaat esasına dayalı olarak sürdürme kararını verdik. İstişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak basın toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazetecinin iki ülkenin Balkanlar’daki istikrara katkısına yönelik hangi somut adımları atacağına dair sorusunu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizler, Türkiye ve şu anda Sırbistan olarak el ele bir adım atmalıyız ama bu adım barışın korunmasını temine dayalı bir savunma sanayiinin aramızda teşkilidir” diye konuştu.
SAVUNMA SANAYİİNDE İŞ BİRLİĞİ
Buna yönelik olarak ikili görüşmede el ele verdiklerini ve arkadaşlarını görevlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi bu çalışmayı arkadaşlarımızla yapacaklar ve kimse de ‘Türkiye ve Sırbistan’ın savunma sanayiine yönelik içeriğinde neler olması gerekir?’, bunu bizim dışımızda belirlemeye kalkmasın. Biz, şu veya bu ülke değiliz. Biz Türkiye’yiz, biz Sırbistan’ız ve arkadaşlarımız bu çalışmalarını, bu görüşmelerini yapacaklar ve adımlarımızı da birlikte atacağız. Bizde olan imkânlar var, Sırbistan’da olan imkânlar var. Bu imkânları en güzel şekilde değerlendirmek suretiyle, geleceğe yürüyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin savunma sanayii alanında yapılması planlanan iş birliğine ilişkin, “Türk insansız hava araçlarının satın alınmasını da içeriyor mu? Yoksa başka türden bir iş birliği mi?” sorusu üzerine şunları söyledi: “Türkiye’nin insansız hava araçlarındaki imkânları da tabii ki bu savunma sanayiine yönelik atılacak adımlarda yerini alacaktır. Savunma sanayiine yönelik atılacak adımlarla ilgili ifade ettiğim gibi bugün Sırbistan’ın elinde olan imkânlar var, bizim elimizde olan imkânlar var. Biz, bunları iki dost ülke olarak birlikte değerlendireceğiz. Onun için Dışişleri Bakanlarımıza ve Savunma Sanayii Başkanlarımıza görevleri verdik, onlar çalışmalarını yürütecekler ve ondan sonra peyderpey adımlarımızı da atmaya devam edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin atacağı bu adımlardan hoşlananlar ve hoşlanmayanlar da olabileceğini dile getirerek, “Eğer biz siyasetçiysek, eğer siyasi liderlersek bu konularda bu kararı biz kendi arkadaşlarımızla, mesai arkadaşlarımızla beraber veririz ve yola devam ederiz. Bütün mesele ondan sonraki yolda atacağımız adımların kararını kontrol altında sürdürmektir. Bunu da yapacak güce Sayın Vucic de Erdoğan da sahiptir ve bunu biz birlikte yaparız” şeklinde konuştu.
SIRBİSTAN CUMHURBAŞKANI VUCİC: “TÜRKİYE, BALKANLAR’DA EN BÜYÜK GÜCE VE ROLE SAHİP ÜLKE”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretinin ikili ilişkilerin güçlenmesine daha da katkı sağlayacağını aktaran Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birçok konuyu ele aldıklarını söyledi.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, iki ülkenin Avrupa Birliği (AB) üyelik süreçlerini de değerlendirdiklerine işaret ederek “Her zaman Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan öğrendiğim çok şey oluyor. Görüşmelerimizin Sırbistan ve Sırp halkına da fayda sağlayacağını düşünüyorum” diye konuştu.
İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin oldukça iyi olduğuna ve ticaret hacminin son birkaç yılda 7 kat artığına dikkati çeken Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, “Cumhurbaşkanı Erdoğan bizlere 5 milyar avroluk bir hedef koydu. Yılın ilk 8 ayında 2 milyar avroyu aştık. Yani hedefin yarısına geldik. Yılı da yaklaşık 2,6 milyar avroyla kapatacağımız kanaatindeyim” ifadelerini kullandı.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, “Türkiye dostane ilişkiler kurmaya önem verdiğimiz bir ülke. Bu hem siyasi hem ekonomik hem Avrasya düzeyinde önemli, küresel ölçekte de önemli” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye ile güçlü siyasi ve ekonomik ilişkiler geliştirmek istediklerini söyleyen Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, “Bizim için önemli olan ve ilişkilerimizi daha derinleştireceğini düşündüğümüz anlaşma ve niyetimiz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da söylediği bizim de istediğimiz, savunma alanında daha yakın iş birliği kurmak. Bu bağlamda önümüzdeki dönemde adımlar atacağız” dedi.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, “Türkiye vatandaşlarının ve halkının çıkarına göre bağımsız, kontrollü bir ülkeye liderlik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi konumunu son derece takdir ediyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en yakın zamanda tekrar Sırbistan’ı ziyaret etmesini temenni eden Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, “Türkiye, Balkanlar’da en büyük güce ve role sahip ülke. Dolayısıyla barış ve istikrar süreçlerinde Türkiye’nin desteğini bekliyoruz” dedi.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Balkanlar’daki sorunları çok iyi anlıyor ve her zaman diyaloğun sorunların tek çözüm yolu olduğunu söylüyor” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aynı zamanda çok iyi bir dost olduğunu aktaran Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, “Ailemden biri hasta olsa hemen arar. Böyle düşünceli insanlar çok nadirdir. Benim hayatımda ise yok denecek kadar azlar” diye konuştu.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, “Cumhurbaşkanı Erdoğan gelmeden önce Türkiye’nin nasıl göründüğüne bakın. Ülkesinin görünüşünü değiştirdi. Bugün Türkiye, dünyanın en modern ülkelerinden biri” dedi.
Türkiye’nin Sırbistan’daki en önemli yatırımcılardan olduğuna işaret eden Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic, iki ülkenin savunma iş birliği alanında çok büyük bir iş birliği potansiyeli olduğunu vurguladı.
İKİ ÜLKE ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic’in huzurunda, 11 anlaşma imzalandı.
Törende, iki ülkenin İçişleri Bakanlıkları arasındaki “Afet ve Acil Durum Yönetimi Alanında Mutabakat Zaptı”, Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Ivica Daçiç ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı Okay Memiş tarafından imzalandı.
Sırbistan Cumhuriyeti Çalışma, İstihdam, Gaziler ve Sosyal İşler Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasında “Çalışma, İstihdam ve Sosyal Güvenlik Alanlarında İşbirliğine Yönelik Mutabakat Zaptı”na Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Çalışma, İstihdam, Gaziler ve Sosyal İşler Bakanı Nemanya Staroviç imza attı.
Ekonomi Bakanı Adriana Mesaroviç ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sırbistan Cumhuriyeti Ekonomi Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı arasında Mutabakat Zaptını imzaladı.
Sırbistan Cumhuriyeti Madencilik ve Enerji Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında “Enerji Dönüşümü Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptını”, Madencilik ve Enerji Bakanı Dubravka Cedoviç Handanoviç ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar imzaladı.
Törende, Türkiye Cumhuriyeti ile Sırbistan Cumhuriyeti arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması’nın “Menşeli Ürünler” Kavramının Tanımı ve İdari İşbirliği Yöntemleri Hakkındaki Protokolün İki Maddesini Değiştiren 1/2024 Sayılı Kararı, İç ve Dış Ticaret Bakanı Tomislav Momiroviç ile Ticaret Bakanı Ömer Bolat imzaladı.
Sırbistan Cumhuriyeti Spor Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında “Spor Alanında Mutabakat Zaptı”, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Sırbistan Spor Bakanı Zoran Gayiç tarafından imzalandı.
Turizm ve Gençlik Bakanı Hüseyin Memiç ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Sırbistan Cumhuriyeti Turizm ve Gençlik Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında “Gençlik Alanında Mutabakat Zaptı”na imza attı.
Sırbistan Cumhuriyeti Enformasyon ve Telekomünikasyon Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı arasında “Medya ve Enformasyon Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı’nı”, Enformasyon ve Telekomunikasyon Bakanı Dejan Ristiç ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun imzaladı.
Sırbistan Cumhuriyeti Belgrad Belediyesi ile Türkiye Cumhuriyeti Gaziantep Büyükşehir Belediyesi arasında Kardeş Şehir Protokolü’nü, Belgrad Belediye Başkanı Aleksandar Şapiç ile Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin tarafından imzalandı.
Sırbistan Devlet Arşivi ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı arasındaki İşbirliği Protokolü’ne Sırbistan Devlet Arşivi Müdürü Miroslav Perişiç ile Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanı Muhammet Ahmet Tokdemir imza attı.
Sırbistan Cumhuriyeti Belgrad Tarih Enstitüsü ile Türkiye Cumhuriyeti Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’na bağlı Türk Tarih Kurumu arasındaki “Akademik Mutabakat Zaptı” ise Belgrad Tarih Enstitüsü Müdürü Aleksandar Rastoviç ile Türk Tarih Kurumu Başkanı Yüksel Özgen tarafından imzalandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.