Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nin ardından düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Tüm temaslarımda Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan katliama dikkat çektim. İsrail-Filistin meselesine kalıcı çözüm getirmeden, küresel barış ve istikrardan bahsedilemeyeceğinin altını çizdim” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nin ardından bir basın toplantısı düzenledi.
Tarihî bir zirveyi daha başarıyla tamamladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Joe Biden’ın şahsında ABD makamlarına misafirperverliklerinden, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve ekibine ise gayretlerinden dolayı teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 2,5 yıldır devam eden Rusya-Ukrayna savaşı karşısında müttefikler olarak uluslararası hukuktan yana duruş sergilediklerini anımsatarak, şunları kaydetti: “Önceki zirvelerde Ukrayna bağlamında aldığımız kararları gözden geçirdik. Ayrıca, yeni somut adımlar üzerinde mutabık kaldık. NATO’nun Ukrayna’ya güvenlik yardımı ve eğitim desteği girişimini onayladık. Ukrayna’ya çok yıllı mali destek sağlanmasını ve Kiev’e NATO kıdemli temsilcisi atanmasını kararlaştırdık. Türkiye, yıkıcı etkilerini hep birlikte hissettiğimiz, müşterek güvenliğimizi tehlikeye atan bu savaşın sona ermesine yönelik gayretlerini ilk günden beri yoğun şekilde devam ettirmektedir. İstanbul süreciyle başlattığımız, Karadeniz girişimiyle taçlandırdığımız temaslara yeniden başlanması ve diplomasiye şans tanınması en samimi arzumuzdur. Adil bir barışın kaybedeninin olmayacağına inanıyoruz. Bu değerlendirmelerimi zirve boyunca müttefiklerimizle bir kez daha paylaştım.”
“İTTİFAK MİSYONLARINA EN FAZLA KATKI SAĞLAYAN MÜTTEFİKLERİNDEN BİRİYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nin ilk oturumunda, ittifak savunmasını ilgilendiren konuları etraflıca istişare ettiklerini vurgulayarak, “Krizlerin derinleştiği ve gerginliklerin arttığı bir dönemdeyiz. Mevcut uluslararası ortamda Türkiye’nin, her zaman olduğu gibi müttefiklerini savunma taahhüdüne bağlı olduğunu, sorumluluklarını yerine getirdiğini vurguladım. Savunma harcamalarında yüzde iki hedef eşiğini aştık. İttifak harekât ve misyonlarına en fazla katkı sağlayan müttefiklerinden biriyiz. Tabii birlik ve dayanışma ruhunun 32 müttefikin tamamı tarafından samimiyetle benimsenmesi gerekiyor. 75 yıllık Washington Antlaşması ve geçmiş zirvelerde alınan kararlar ortadayken, müttefikler arasındaki savunma sanayi ticaretinde hâlen bazı engeller ve kısıtlamalar bulunmasının makul ve mantıklı bir izahı yok” diye konuştu.
“BAZI MÜTTEFİKLERİMİZİN KURDUKLARI ÇARPIK İLİŞKİYİ KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”
NATO’nun Vilnius Zirvesi’nde alınan kararların tatbik edilmesinin, ittifakın birliği, bütünlüğü ve caydırıcılığı bakımından önemli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Ülkemizin bu konudaki hassasiyetini ve beklentilerini tekrar gündeme taşıdım. Terörle mücadele alanında müşterek çabaların arttırılması önemlidir. Bu kapsamda Madrid ve Vilnius zirvelerinde aldığımız kararları da takip etme fırsatımız oldu. Biliyorsunuz, NATO’nun terörizmle mücadele politikası ilkeleri belgesini geçtiğimiz yıl güncellemiştik. Sayın Genel Sekreter de Vilnius’taki kararlar doğrultusunda NATO tarihinde bir ilki teşkil edecek şekilde terörizmle mücadele özel koordinatörü atamasını gerçekleştirmişti. Teröre karşı mücadelede müttefikler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine ihtiyaç bulunduğunu görüyoruz. Türkiye, terörün vahşi ve kanlı yüzünü iyi bilen bir ülkedir. DAEŞ ile göğüs göğse çarpışan ve bu örgütü bozguna uğratan tek NATO ülkesiyiz. 40 yıldır bölücü terör örgütüne ve farklı terörist yapılara karşı ağır bedeller ödeyerek mücadele ediyoruz. NATO’nun tespit ettiği iki temel tehditten biri olan terörizmle mücadelede müttefiklerimizden dayanışma bekliyoruz. Müttefiklik hukuku da zaten bunu gerektirir. Finlandiya’nın ve İsveç’in NATO’ya katılım süreçlerinde aldığımız kararlar ve tesis ettiğimiz daimi istişare mekanizmaları, PKK başta olmak üzere terör tehdidinin boyutlarının daha iyi anlaşılmasına vesile oldu. Ancak bazı müttefiklerimizin, bilhassa terör örgütü PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD/YPG ile kurdukları çarpık ilişkiyi kabul etmemiz mümkün değil. İttifakın birliğine ve bütünlüğüne zarar veren bu hatalı politikalardan vazgeçilmesi çağrımı burada tekrarlıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO’nun güneydeki ortaklarıyla çok daha yakın koordinasyon içinde bulunması gerektiğini dile getirerek, “Bu doğrultuda zirvenin ilk oturumunda NATO’nun güneye yönelik yeni yaklaşımının çerçevesini çizen önemli kararlara da imza attık” ifadesini kullandı.
“İSRAİL YÖNETİMİNİN, NATO İLE ORTAKLIK İLİŞKİSİNİ SÜRDÜRMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR”
Gazze’de 7 Ekim’den bu yana büyük bir katliamın yaşandığına, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 40 bine yakın masum insanın İsrail’in saldırılarıyla hayatını kaybettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu görüşleri paylaştı: “Yaklaşık 90 bin yaralı var. Tüm temaslarında Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında süregiden mezalime dikkat çektim. İsrail, Filistin meselesine kalıcı çözüm getirmeden, küresel barış ve istikrardan bahsedilemeyeceğinin altını çizdim. İsrail, soykırım suçlamasıyla yargılandığı Uluslararası Adalet Divanı’nın ihtiyati tedbir ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarını ısrarla uygulamıyor. Netanyahu yönetimi yayılmacı ve pervasız politikalarıyla sadece kendi vatandaşlarının değil, tüm bölgenin güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Gelinen noktada şu durumun netleştiğini görüyoruz. Karşımızda savaş hukuku dâhil, hiçbir hukuk, nizam, değer ve sınır tanımayan gözü dönmüş bir yapı var. Küresel vicdanın, Filistinli sivilleri hedef alan saldırıların durdurulması için sokaklara döküldüğü mevcut ortamda İsrail’e askerî desteğin sürdürülmesi kabul edilemez. Oturumdaki hitabımda, bu konunun üzerinde hassasiyetle durdum. İttifakımızın temel değerlerini ayaklar altına alan İsrail yönetiminin, NATO ile ortaklık ilişkisini sürdürmesi mümkün değildir. Filistin topraklarında kapsamlı ve sürdürülebilir barış tesis edilene kadar İsrail ile NATO nezdinde iş birliği yapılması yönündeki girişimler, Türkiye tarafından onaylanmayacaktır.”
“GARANTÖRLÜK DÂHİL HER TÜRLÜ İNİSİYATİFİ ALMAYA HAZIRIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 yıllardır işgal ve zulüm altında, kendi topraklarında acı çeken Filistinlilerin, kendi bağımsız ve egemen devletlerine sahip olma hakları teslim edilmeden, kalıcı bir barışın tesis edilemeyeceğini belirterek, şöyle devam etti: “Uluslararası camianın sorumluluk sahibi üyelerinin, 1967 sınırları temelinde iki devletli çözüm için el ele vermesi önemlidir. Aynı şekilde, tüm baskılara ve yıldırma girişimlerine rağmen Filistin’i tanıyan ülkelerin sayısının artmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Türkiye olarak önce ateşkesin ilanı, sonra da kalıcı barışın temini için garantörlük dâhil her türlü inisiyatifi almaya hazır olduğumuzu tekrar ifade etmek istiyorum. Buradan tüm müttefiklerimizi, ateşkesin sağlanması ve dokuz aydır açlıkla imtihan edilen Gazze halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için Netanyahu yönetimi üzerindeki baskılarını artırmaya çağırıyorum.”
Zirvenin ikinci oturumunda, Asya-Pasifik ortakları Avustralya, Güney Kore, Japonya ve Yeni Zelanda devlet ve hükûmet başkanları ile Avrupa Birliği liderliğinin de kendilerine katıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO’nun bu ülkelerle ilişkilerinin ne şekilde ilerletileceğinin yanı sıra bölgedeki gelişmeleri ele aldıklarını aktardı.
Günümüzde küresel krizlerin etkilerinin sınır tanımadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya-Pasifik bölgesindeki ortaklarıyla hem ikili düzeyde hem de NATO aracılığıyla siyasi diyaloglarını ve kapsamlı iş birliklerini sürdürmelerinin tabii olduğunu dile getirdi.
Bu iş birliğinin müşterek değerleri ekseninde, üçüncü bir ülkeyi asla hedef almadan, muhtemel iş birliği imkânlarını dışlamayacak şekilde ilerletilmesi gerektiğini ifade ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın zaten yeterince gerilim yaşadığını ve buna yenilerini eklemenin hiçbir manasının olmadığını bildirdi.
“DENGELİ VE HAKKANİYETLİ TAVRI KARARLILIKLA DEVAM ETTİRECEĞİZ”
Zirvenin son oturumunun, geçen yıl ihdas edilen NATO-Ukrayna Konseyi formatında tertiplendiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplantımız, ittifakın ve müttefiklerin Ukrayna’ya desteklerinin altının çizilmesi bakımından faydalı oldu. Oturumda ülkemizin, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine desteğinin tam olduğunun altını çizdim. Aynı zamanda diplomasinin dışlanmaması gerektiğini, müzakerelerin teslim olmak anlamına gelmediğini vurguladım. NATO’nun, Ukrayna’daki savaşın tarafı hâline getirilmesine asla geçit verilmemesi gerektiğine dair görüşlerimi burada açık yüreklilikle paylaştım. İki komşumuz arasındaki çatışmalarda ilk günden beri ortaya koyduğumuz dengeli, soğukkanlı ve hakkaniyetli tavrı bundan sonra da kararlılıkla devam ettireceğiz” değerlendirmesinde bulundu.
Zirve kapsamında; Macaristan, Yunanistan, İtalya, Almanya, Ukrayna, Fransa ve Birleşik Krallık liderleriyle ikili görüşmeler gerçekleştirdiğini, İsveç, Finlandiya, Slovenya ve Slovakya devlet ve hükûmet başkanlarının yanı sıra NATO Genel Sekreteri ile ayaküstü görüştüklerini, Amerika Birleşik Devletleri, İspanya, İzlanda, Polonya, Romanya, Estonya ve Hollanda liderleri ve Avrupa Birliği Konseyi Başkanı ile de sohbet ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerinde hem müttefikleriyle ikili ilişkileri geliştirmenin yolları hem de NATO bünyesindeki iş birliği üzerinde durduklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hollanda eski Başbakanı Mark Rutte’nin, bütün müttefiklerin onayıyla yeni NATO Genel Sekreteri olarak ilan edildiğini hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Sayın Rutte’nin görevi boyunca müttefiklerin menfaatlerini ve hassasiyetlerini gözeteceğine güveniyorum. Ayrıca kendisinin, ittifak dayanışmasını ve NATO’nun Avrupa-Atlantik güvenliğindeki merkezi rolünü önceleyen bir yaklaşım takip edeceğine inanıyorum. Sayın Rutte’ye, üstleneceği bu yeni ve zorlu görevinde muvaffakiyetler diliyorum. Göreve geldiği 2014 yılından bu yana İttifakın birliğinin ve dayanışmasının korunması yolunda gayret gösteren değerli dostum Genel Sekreter Stoltenberg’e de burada hassaten teşekkür ediyorum. Şahsımla ve makamlarımızla yakın iş birliği sergileyen Sayın Stoltenberg, özverili çalışmaları ve başarılı hizmetleriyle, bizimle birlikte herkesin takdirini kazanmıştır. Bir kez daha kendisine şahsım ve milletim adına en kalbi şükranlarımı iletiyorum. Washington Zirvemizin hayırlara vesile olmasını diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazetecilerin sorularını da cevapladı.
Bir gazetecinin, “Türkiye, sahada somut olarak İsrail’in askerî yıkımını durdurmak, öldürülen insanların, çocukların hayatlarını kaybetmesini engellemek için neler yapacaktır?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin konusundaki hassasiyeti nedeniyle gazeteciye teşekkür etti.
İlk günden itibaren İsrail-Filistin arasındaki bu savaşla ilgili her türlü adımı attıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Gıda yardımı mı dersiniz, hastanelerimizi devreye sokmak mı dersiniz? Çocuk, kadın, yaşlı 40 bine yakın insan bu bölgede öldü. Yaralıları söylememe gerek yok. O sayı zaten 100 bine yaklaşıyor. Hastanelerimizi bu konuyla ilgili devreye soktuk. Şu anda hastanelerimize gelen yaralıları tedaviye alıyoruz. Gıda noktasında ise şu ana kadar aynı şekilde 40 bine yakın tır, uçak, bütün bunlarla gıda yardımını bölgeye gönderiyoruz. Kimi El-Ariş, kimi Refah Sınır Kapısı’nda buraya gönderiliyor. Bu yardımlarımız da hâlen devam ediyor, devam edecek. Bu kardeşlerimizi yalnız başına bırakamayız, onları terk edemeyiz. Aynı şekilde yiyecek, su, giyecek… Bu ihtiyaçları da gidermeye çalışıyoruz. İlgili bilimlerimiz, başta Kızılay’ımız olmak üzere bu çalışmaları yoğun bir şekilde sürdürüyor. Devlet makamları olarak bu çalışmalara devam ediyoruz, devam edeceğiz. İsrail’i Lahey Adalet Divanı’na da Güney Afrika ile şikâyet ettik. İlgili birimlerimiz, Adalet Bakanlığımız bu süreci çalıştırıyorlar. Dünyadaki diğer ülkelerin de şikâyetçi olmasını talep ediyoruz. Bu çalışmamız, kampanyamız sürüyor, sürecek. Zira İsrail’in anladığı dili kullanmamız lazım. Bu sayı ne kadar artarsa o kadar faydalı olacağına inanıyoruz.”
NATO’NUN UKRAYNA’YA YARDIMI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “NATO, müttefiki olmadığı hâlde Ukrayna’ya bir yardımda bulunuyor. Filistin’e yönelik ise böyle bir çalışma içinde değil. NATO’ya bu yönde bir telkinde bulundunuz mu? Bulunduysanız nasıl bir geri bildirim aldınız?” sorusu üzerine, bu iki konuyu birbiriyle karıştırmamak gerektiğini dile getirdi.
Şu anda Rusya ile Ukrayna arasındaki gelişmenin farklı, toplantının içeriğinin farklı olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öbür tarafta İsrail, Filistin konusu çok daha farklı. Onunla ilgili de aynı şekilde gerek dünya gerek İslam dünyası bazı kampanyaları malum, yürütüyor. Nakdi noktada bazı adımlar atılıyor. Başta Türkiye ve Körfez ülkeleri olmak üzere elimizden geleni aynı şekilde İsrail-Filistin savaşında da ortaya koymaya çalışıyoruz. İnşallah vicdan, insaf sahibi olan ülkeler bu konuda elinden geleni yapacaktır diye düşünüyorum” dedi.
F16 TEDARİKİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, “‘F16 alımının ölçeği küçüldü’ haberlerini okuduk yabancı basında. Bazı parçaların lokal üretileceği aktarılıyor. Nasıl böyle bir karar alındı, tam olarak ne anlama geliyor? NATO, F35’lere ödenen parayı, Amerika ile hâlâ görüşmeleri süren mekanizma, millî gelirin yüzde 2’si arasında hâlâ sayıyor mu?” sorusunu ise şöyle cevapladı: “Bu konuyla ilgili özellikle dün akşam ve bugün Sayın Biden ile tekrar konuştum. Denildiği gibi olursa, ‘Üç dört hafta içinde ben bu problemi çözeceğim’ dedi. Bugün ayrılırken yine hatırlattım. Üç dört hafta içinde çözeceğini söyledi, aramızda bazı nükteler de oldu. Parçalarla ilgili konu, her zaman görüştüğümüz konular. En taze haber olarak size Sayın Biden’ın bana verdiği cevabı nakletmiş oldum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siz, ‘Suriye Devlet Başkanı ile görüşeceğinizi’ söylediniz. Türkiye’yi Suriye’de istemeyen farklı dış güçlerin Kayseri olaylarını provoke ettiğine dair bir bilgi var mı elinizde?” sorusuna, “Şimdi elimdeki bilgiyi sorma. Ben, şimdi size hangi bilgiyi aktardım? Özellikle Sayın Esed’e ‘Ya ülkeme gel veya üçüncü bir ülkede bu görüşmeyi yapalım’ çağrımı iki hafta önce yaptım. Bu konuyla ilgili olarak da Dışişleri Bakanımı görevlendirdim. O da muhataplarıyla görüşmek suretiyle inşallah bu dargınlığı, kırgınlığı aşmak suretiyle yeni bir süreci başlatalım istiyoruz” cevabını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki barış sözleşmesi bu yılın sonuna kadar imzalanabilir mi?” sorusu üzerine, “Şimdi İlham Bey onun kararını verecek, ben değil. Gönlümüz arzu eder ki imzalansın ve Ermenistan-Azerbaycan arasında da barış hâkim olsun. Bizler, Ermenistan Başbakanı ile yaptığımız görüşmelerde burada da olumlu adımların atıldığını görüyoruz. İlham kardeşimle de yaptığım görüşmelerde o da olumlu adımların atıldığından yana” diye konuştu.
Dünyanın da o bölgenin de barışa hasret olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu barışı bir an önce kucaklamak istediklerini vurguladı.
Şanghay İşbirliği Örgütü’ne Türkiye’nin katılım sürecine ilişkin soruya karşılık da Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şanghay İşbirliği’ne gözlemci üye olarak değil, bizim hedefimiz orada daimi üye olmaktır. Zaten şu anda gözlemciyiz. Onu aşarak Türkiye artık Şanghay Beşlisi’ne daimi üye olarak katılmalıdır. Bunu gerek Sayın Putin’le gerek Şi Cinping’le ayrı ayrı görüştüm. Ayrıca Kazakistan Başkanı ile görüştüm ve bütün daimi üyelerden bu konuda destek istedim” cevabını verdi.
“EUROFİGHTER KONUSUNU ARAMIZDA GÖRÜŞTÜK”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “ABD’de üç beş ay sonra seçimlere gidiliyor. Başkan Joe Biden’ın kendi partisi içinde dahi adaylığı ciddi anlamda tartışılıyor. Bu siyasi çalkantı ve belirsizlik sizi endişelendiriyor mu? İkinci bir Donald Trump dönemine nasıl bakarsınız?” sorusunu, “Şu anda buradaki yarışın biz tarafı değiliz ve bu yarış içerisinde kalan üç buçuk dört aylık sürede kararı Amerika’daki halk, eyaletler verecek. Bu eyaletlerin vereceği karar çok önemli. Bizler de Türkiye olarak, Türk siyasetinin içerisinde olan bir insan olarak, en hayırlı kararı verecek olan Amerika delegesinin vereceği bu kararı izleyeceğiz. Kasım ola, hayır ola” diye cevapladı.
“Zirve bildirgesinde müttefiklerin birbirine yaptırım, ambargo uygulamaması gerektiğinin altını çiziliyor. Almanya, Türkiye’nin Eurofighter alımını engelliyor. Almanya Başbakanı Olaf Scholz ile görüşmenizde bu konu gündeme geldi mi?” sorusuna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eurofighter konusunu aramızda görüştük. Bu konuyla ilgili olarak Scholz olumsuz bir yaklaşımda bulunmadı. Konuyla ilgili görüşmelerimizin devamı ve Savunma Bakanımın muhatabıyla orada yaptığı görüşmelerde de mümkün olduğunca olumlu istikamette bir gidişin olduğunu gördük. Gerek Almanya gerek İngiltere tarafında bu tür olumlu gelişmeler var. Hep birlikte takipçisi olacağız. İnşallah sonucu da hayırlı olur” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millî futbolcumuz Merih Demiral’ın yaptığı bozkurt işareti Alman siyasiler tarafından farklı yorumlandı. Görüşmenizde bu konu gündeme geldi mi?” sorusu üzerine, konunun gündeme gelmediğini aktardı.
Bir sonraki NATO zirvesinin Türkiye’de yapılmasına karar verildiği hatırlatılarak, zirvenin hangi şehirde gerçekleşeceğinin belli olup olmadığı ve zirveye ilişkin değerlendirmesi sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvenin hangi şehirde yapılacağı konusunda bir kararın bulunmadığını söyledi.
Konuyu değerlendireceklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük ihtimalle bu tabii herhalde İstanbul’a yakışır. İstanbul’da böyle büyük bir organizasyonu yaparız. Daha önce de yine bir zirveyi İstanbul’da yapmıştık. Yine İstanbul’da inşallah böyle bir zirveyi yapar ve buradan NATO ile birlikte dünyaya selamımızı çakarız” diye konuştu.
NATO üyesi ülkelerin, Ukrayna’ya verilecek destek konusunda güçlü bir mesajı dile getirdikleri belirtilerek, “Burada birçok ikili görüşme yaptınız. Barışın sağlanması konusunda bu yaptığınız görüşmelerde sizde uyanan intiba neydi?” sorusuna ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu cevabı verdi: “Herkes tabii ki barıştan yana. Yani barışın karşısında olan yok. Hangi liderle görüştüysem aynı istikamette düşüncelerini ifade ediyorlar. Ve öyle zannediyorum ki barış burada eninde sonunda egemen olacak. Hele hele bizde yapılacak zirve, barışın taçlandığı bir zirve olacaktır diye düşünüyorum. Ve o ana kadar da birçok şeyler tabii ki değişecektir. Temennimiz odur ki bizim Dışişleri Bakanlığımız, yapacağımız görüşmelerle birlikte de inşallah bu işin altyapısını en güzel şekilde oluşturup adımlarımızı buna göre atmış oluruz.”
“EN ÖNEMLİ ADIMIMIZ AKKUYU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz Tahıl Girişimi’ne ilişkin soruya karşılık, bu konuyu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştüklerini, konunun takipçisi olacaklarını aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “(Ukrayna ve Rusya) Her iki tarafı eğer bu konuda bütünleştirebilirsek inşallah Karadeniz Tahıl Girişimi’nin adımlarını da atmış oluruz. Bir İstanbul Dolmabahçe serüvenini burada geliştirmiş olalım diye düşünüyoruz. Beklentimiz bu” ifadesini kullandı.
AB üyesi ülkelerle askerî sanayi alanındaki iş birliğine ilişkin herhangi bir ilerleme olup olmadığının sorulması üzerine Erdoğan, şunları paylaştı: “Maalesef şu an itibarıyla herhangi bir gelişme bu konuda Avrupa Birliği üyesi ülkelerle söz konusu değil. Ve Sayın Scholz ile yaptığımız görüşmede de özellikle Eurofighter Typhoon konusu ve bunun yanında bizim fırkateynler, korvetler, bunların makineleriyle ilgili konularda özellikle MTU, Mercedes, MAN bunlarla ilgili adımlarımızda, Almanya’dan bunların hangilerini acaba satın alabiliriz? Veyahut da şu anda gümrükte bekletilen örneğin Siemens’in bizim Çukurova’yla ilgili, oradaki şu anda biliyorsunuz en önemli adımımız Akkuyu ama Akkuyu’nun da en önemli ünitelerinden bir tanesi de Siemens ile ilgili olan münasebetlerimiz. Siemens’in bize göndermesi gereken türbinler meselesi var. Bu türbinlerde de şu anda Alman gümrüklerinde bunlar bekliyor. Bunları da kendilerine söyledik. Ve takibini yapmak suretiyle bütün bu makinelerin alımı, gerekse Siemens’in bize vermesi gereken bu türbinler meselesi, bunları da aşmak suretiyle, bir an önce bunları satın alalım istiyoruz ve bunlarla ilgili de adımlarımızı atalım istiyoruz. Buralarda bazı tıkanıklıklar var ama aşacağımıza inanıyorum. Bu konuda Sayın Şansölye ile münasebetler iyi geçti.”
NATO’nun ikinci adamının bir Türk olacağı yönündeki açıklaması hatırlatılarak, bu konuda belirlenmiş bir isim olup olmadığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kararı kendisinin vermeyeceğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz teklifimizi yaptık, teklifimizin karşılığında Sayın Rutte, başta Dışişleri Bakanım olmak üzere bu görüşmelerle inşallah bir Türk’ü vekil olarak yanına alması hâlinde bu yaptığımız görüşmelerin verimli bir netice verdiğinin işareti olur. Ama yine aynı şeyi söylüyorum. Biz takipçisi olacağız. Nihai kararı Sayın Rutte vermiş olacak. Hayırlısı olsun. İsim olarak şu olacak, bu olacak. Bunu deme noktasında henüz değiliz” sözlerini sarf etti.
“NATO’ya üye olan Fransa, Ermenistan’da aktif silahlandırma ve rövanşizm siyaseti yürütüyor. Aslında bölgede barışla ilgili çalışmaların yürütüldüğü bir zamanda bölgeye yabancı bir unsur olan Fransa’nın, Kafkas siyasetini nasıl değerlendirirdiniz?” sorusuna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yani oradaki barışı bölmek veya barışa gölge düşürmek hiç isabetli olmaz” dedi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir görüşme yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama daha sonra bu konuyla ilgili tekrar gerekirse Sayın Macron’la bunları da görüşürüz. Yakın zamanda tekrar bir araya geleceğiz. Ve olumsuz bazı gelişmeler bölgede olursa bunu yine kendisiyle paylaşırız” diye konuştu.
AB ortak savunmasına ilişkin gelişmelerle ilgili değerlendirmesi sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu soruya cevap vermek için erken olduğunu, çünkü Türkiye’nin AB üyesi olmadığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa Birliği’nin üyesi olmadığımız için de buradan Türkiye’nin payına şu düşer, şu düşmez, böyle bir şeyi konuşmak herhalde doğru olmaz. Biz sadece takipçisi oluruz. Vakti saati geldiğinde de gerekeni yaparız. Olayı sadece takip ediyoruz. Çünkü gerek Borrell’in açıklamaları, gerekse diğerlerinin bu konudaki açıklamaları bizimle aynı ölçekte değil” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Merhametsizlikte sınır tanımazlar FETÖ’cüler şirketleri batırmak ve Mülklerini ele geçirmek için her türlü DİZİ FİLİMİ çeviriyorlar FETÖ’cüler çok zengin yandaşlar oluşturmak ana hedefleridir FETÖ’de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı vardır MARKA &PATENT ÇETESİ Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar | FETÖ’cülere Kimler yardım ediyor? FETÖ’cüler Makam mevki ve para için her şeyi yapıyorlar FETÖ’nün bilişim militanları | İnsanlara kumpas kurarak adli sicil kayıtlarını kirletmek için her türlü yolsuzlukları yapıyorlar kurdukları tuzaklarda sınır tanımıyorlar
Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır? “Her türlü film çevirmek” Her türlü İftirayı atarlar sınır tanımazlar Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, İftira atmakta ,Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar. İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar 40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler. Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar. Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar. Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir? Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular. Karşı çıkanı da ölüme yolladılar… Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
Marka & Patent çetesi | Devletin imkanlarını kullanıp Milletimize TUZAK kuruyorlar |
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.