Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 31. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Daha rekabetçi, daha müreffeh, daha üretken ve güçlü bir Türkiye’yi siz ihracatçılarımızın da katkısıyla hep birlikte inşa edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 31. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’ne katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, genel kurulda olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu, ihracatın şampiyonları olarak ödül alacak olan tüm firmaları ve iş insanlarını ayrıca tebrik ettiğini söyledi.
Marifetin iltifata tabii olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başarıyı takdir, hakkı teslim etmenin yanı sıra yeni başarıların da önünün açılmasını sağlar. Az önce Sayın Başkan ve Sayın Ticaret Bakanımız ihracatçılarımızın Türkiye ekonomisine katkılarını detaylıca anlattılar. Bu ülkenin herhangi bir vatandaşının rakamların açıkça ortaya koyduğu böylesi bir başarıdan gurur duymaması mümkün değil. Sizlerin nezdinde 150 bin ihracatçımızın her birine Türk malı damgasını taşıyan ürünlerimizi dünyanın dört bir ucuna ulaştırdıkları için teşekkür ediyorum” diye konuştu.
İhracatçıların ticaret diplomasisinin öncü neferleri, akıncıları, Türk ekonomisinin yurt dışındaki sancaktarları olarak gördüklerini her zaman söylediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatçılarla yol yürümekten hem bahtiyarlık hem de büyük şeref duyduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatçıların yürüttüğü çalışmalarda daima yanında olduğunu, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak kapısını her zaman açık tuttuğunu, her meseleleriyle bizzat ilgilenmeye, sorunlara pratik, sürdürülebilir ve kalıcı çözümler bulmaya gayret ettiğini anlattı.
İhracatçıların çalıştığını kendilerinin de yardım ettiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siz ürettiniz, biz de sizi destekledik. Siz ihraç ettiniz, biz de sizin işlerinizi kolaylaştırdık. Siz yeni pazarlar aradınız, biz de sizin yolunuzu açtık. Ülkemizi ziyaret eden devlet ve hükûmet başkanlarıyla yaptığımız her görüşmenin gündeminde mutlaka sizlerin talepleri de vardı. Hemen her yurt dışı ziyaretimize sizlerin de iştirak etmesini sağladık” ifadelerini kullandı.
“İHRACAT YAPMAYAN İLİMİZ KALMADI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlaşmalarla, forumlarla, fuarlarla ve etkinliklerle ülkeyle dünyanın geri kalanı arasında ticari köprüler kurduklarını vurgulayarak, şöyle devam etti: “Türkiye’yi yıllık sadece 36 milyar dolar ihracat yapan bir ülkeden bugünkü seviyelerine sizlerle beraber getirdik. 2002’de bir haftada yaptığımız ihracatı artık bir günde gerçekleştiriyoruz. İhracatı ülke sathına yaydık. Hatta ihracat yapmayan ilimiz kalmadı. 2023 yılında 48 ilimizde ilk 1000 ihracatçı firma arasına girebilecek ölçüde ihracat yapan firmamız bulunuyor. Klavye ekonomistleri bunları görmüyor olabilir, salon siyasetçileri bunları bilmiyor olabilir. Fildişi kulelerinde ahkâm kesenler bunları anlamıyor olabilir.”
Bu gerçekleri işin içinde olan, elini taşın altına koyan, dünyanın dört bir köşesine Türk mallarını götüren ihracatçıların çok iyi bildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024’ün ilk beş ayında 42 ülkeye 79 heyet düzenleyen TİM mensuplarının Türk ekonomisinin muazzam potansiyelini çok iyi gördüğünü belirtti.
“İHRACAT, TÜRK EKONOMİSİNİN LOKOMOTİFİ VE ÜLKEYİ HEDEFLERİNE ULAŞTIRACAK EN KESTİRME YOL”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarının ne dediklerine değil, ihracatçılara baktıklarını ve yol yürüdüklerini belirterek, “İnşallah bundan sonra da yoldaşlığımızı güçlendirerek devam ettireceğiz. Gerek Cumhurbaşkanı Yardımcım gerek Ticaret Bakanım gerekse diğer ilgili tüm bakanlarımız her zaman sizin yanınızdadır. Şahsım ve yakın mesai arkadaşlarım aynı şekilde sizlerin en büyük destekçisidir” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatçının, sanayicinin, yerli ve yabancı yatırımcının, üreticinin ulaşamadığı hiçbir bürokrat, hiçbir siyasetçinin olamayacağını ve olmaması gerektiğini söyledi.
Halkla, iş dünyasıyla ve reel sektörle arasına mesafe koyanlarla, aralarına mesafe koymaktan çekinmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatın Türk ekonomisinin lokomotifi ve ülkeyi hedeflerine ulaştıracak en kestirme yol olduğunu her fırsatta söylediğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tüketerek değil üreterek, istihdam oluşturarak, ihracat yaparak büyümek zorunda olan bir ülke olduğuna dikkati çekerek, “Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin temsil ettiği 150 bin kardeşimiz, ülkemiz adına işte böyle önemli bir görev icra etmektedir. Sizler, çabalarınızla Türkiye’nin tanıtımına, Türk ürünlerinin küresel birer markaya dönüşmesine de imkân sağlıyorsunuz. Dolayısıyla kimsenin bütün bu emekleri heba etmesine, engellemesine, işi yokuşa sürerek zorlaştırmasına izin veremeyiz. Türkiye’ye inandığınız, Türkiye’ye güvendiğiniz, Türkiye’nin potansiyelini değerlendirdiğiniz için hepinize tek tek teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Türkiye’nin dış ticarette iş insanlarının da emeğiyle yazdığı başarı hikâyesini yalnızca kendilerinin değil rakamların da çok net biçimde söylediğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rusya-Ukrayna Savaşı’na ve 6 Şubat depremlerine rağmen hamdolsun 2023 senesinde ihracatta güzel bir yıl geçirdik. 2023 yılını, 255,4 milyar doları mal ihracatı, 101,7 milyar doları hizmetler ihracatı olmak üzere toplam 355 milyar dolar ihracatla kapattık. Bu ihracat miktarıyla, geçen sene Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık” ifadelerini kullandı.
Geçen hafta açıklanan rakamlarla bunu bir üst seviyeye taşıdıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24,1 milyar dolarlık mayıs ayı ihracatımız tarihin en yüksek mayıs ayı ihracat değeri olarak kayıtlara geçti. Bu rekor, yeni bir rekoru da beraberinde getirmiştir. Mayıs ayı ihracatımız, aynı zamanda tüm ayların en yüksek aylık ihracat değeri oldu. Mayıs ayı itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatımız 260,1 milyar dolar ve bir önceki yıla göre yüzde 2,3 artışla yine rekor kırdı” bilgisini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracattaki güzel haberlere, ithalat tarafından gelen olumlu verilerin de eşlik ettiğine işaret ederek, “İthalatımızdaki düşüş eğilimi, mayıs ayında da devam etti. İthalatımız mayıs ayında yıllık bazda yüzde 10,3 oranında geriledi. 2024 yılı mayıs ayında ihracattaki artış ve ithalattaki azalışın da etkisiyle dış ticaret açığımız yıllık bazda yüzde 47,8 düşüş gösterdi. 2024 yılının ilk beş ayında ise ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4,5 artışla 106 milyar 914 milyon dolara çıktı. Böylece, ilk beş ayda mal ihracatında net 4,6 milyar dolar artış sağladık.”
“HİZMET İHRACATIMIZ 19,9 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNDE”
Dış ticaret açığındaki iyileşmenin sürdüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk beş ayda bu açığın 19,2 milyar dolar azaldığını, mal ihracatındaki artışın yanında hizmet ihracatında da 2024 yılı hedeflerine yaklaşıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yılın ilk üç ayında, hizmet ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artış göstererek 19,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Yılın ilk beş ayında, hizmet ihracatımızın bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artışla, 36,2 milyar dolara yükseleceğini tahmin ediyoruz. Yıllıklandırılmış olarak 2024’ün ilk üç ayı sonunda 103,2 milyar dolar olan hizmet ihracatımızın ilk beş ay sonunda 104,3 milyar dolara yükseleceğini öngörüyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Cari işlemler açığındaki iyileşme, dış ticaret dengesindeki iyileşme, ticaret ortaklarımızda toparlanma ve turizm gelirlerindeki artışla ‘Orta Vadeli Program’ hedeflerinden çok daha iyi gerçekleşecek. Cari açıktaki azalma hem rezerv birikimini müspet etkileyecek hem de finansal istikrara destek olacaktır. 2024 sonunda mal ihracatımızı 267 milyar dolara ve hizmet ihracatımızı ise 110 milyar dolara mutlaka taşıyacağız. Bunu da son 21 yıldır olduğu gibi yine sizlerle birlikte başaracağız.”
İhracata ve ihracatçılara verdikleri desteğin artarak devam etmesinin Türkiye’ye farklı bir ivme kazandırdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatın katma değerli ve yüksek teknolojili sektörlere yönlendirilmesini arzu ettiklerini farklı vesilelerle ifade ettiklerini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, firmaların finansman sorununa çözüm bulunmasının ne kadar önemli olduğunun farkında olduklarını, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası’nın ihracatçıların finansman imkânlarını geliştirmek için farklı formüller üzerinde çalıştığını, sürekli yeni teşvikler ve destekleri devreye aldıklarını bildirdi.
Türk Eximbank’ın sermayesini güçlendirdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son bir yıl içinde toplam 22 milyar liralık nakdi sermaye artışı oldu. Böylece Türk Eximbank, 70 milyar liralık öz kaynak yapısıyla siz değerli ihracatçılarımıza daha fazla destek verme imkânına kavuştu. Eximbank vasıtasıyla 2023 yılında ihracatçılarımıza toplam 42 milyar dolar destek olduk. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejimizle 2024 yılında bu desteği 50 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kredide kefalet sorununun ortadan kaldırılması amacıyla kurulan İhracatı Geliştirme Şirketi’yle bugüne kadar 78,4 milyar liralık kefalet sağladıklarını aktararak, “Son dönemde yapılan tüm düzenlemelerle, reeskont kredilerinin günlük limitini 10 kat artışla 3 milyar liraya çıkardık. Reeskont kredilerinin toplam maliyetinin Merkez Bankası politika faizi seviyesini aşmamasını temin ettik. 360 gün vadeli reeskont kredisinin maliyet oranı yüzde 25,93’e sabitlendi” ifadelerini kullandı.
Kurumlar Vergisi mükellefleri için uygulanacak yüzde 25 oranındaki vergi oranını, ihracatçı firmalar için beş puanlık indirimle yüzde 20 olarak belirlediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Mimarlık, mühendislik, tasarım ve yazılım gibi çeşitli hizmet ihracatı gelirlerindeki kazanç istisnasını yüzde 50’den yüzde 80’e yükselttik. Eximbank kredilerinin yanı sıra yatırım taahhütlü avans kredilerinin kapsamını, katma değeri yüksek ihracatı artıracak şekilde genişlettik. Yıllık 100 milyar lira olmak üzere, üç yıl süreyle toplam 300 milyar liralık limit tahsis edilmesini planlıyoruz. Merkez Bankası tarafından ticari bankalar aracılığıyla kullandırılan bu krediler cari dengenin iyileşmesine ve fiyat istikrarına katkı verecek. Ayrıca verimliliği yüksek yatırımların uygun koşullarda uzun vadeli ve Türk lirası cinsinden finansmanını mümkün kılacak.”
Program sayesinde dış ticaret açığında yer tutan 284 ürüne odaklanan 1 milyar lira ve üzerindeki yatırım projelerinin değerlendirileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir başka ifadeyle yüksek teknolojili ve stratejik üretime yönelik yatırımları bundan sonra daha güçlü destekleyeceklerini, projenin niteliğine göre yüzde 15 ile 30 arasında değişen maliyet oranları uygulanacağını, 10 yıla kadar vade imkânı tanınacağını kaydetti.
“İHRACATÇILARIMIZ İÇİN DÖVİZ BOZDURMA ZORUNLULUĞUNU YÜZDE 40’TAN YÜZDE 30’A İNDİRDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’den bu yana yüksek teknolojili ürün ihracatının 4,5 katına çıktığını söyleyerek bu oranları çok daha yukarı taşıyacaklarını ifade etti.
Müjdeli bir haber vermek istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İhracatçılarımız için döviz bozdurma zorunluluğunu yüzde 40’tan yüzde 30’a indirdik. Bu düzenleme pazartesiden itibaren geçerli olacak. Tüm ihracat ailesine hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede yaşanan sıcak çatışmalara ve 6 Şubat depremlerinin 104 milyar dolarlık mali faturasına rağmen, küresel ekonominin içinden geçtiği fırtınalı dönemi başarıyla yönettiklerini dile getirdi.
Geçen sene tüm taraflarla görüşerek hazırladıkları Orta Vadeli Program (OVP) ve 12. Kalkınma Planı’yla ekonomideki yol haritalarını paylaştıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Popülizmin zirveye çıktığı 31 Mart seçimleri sürecinde Türk ekonomisine ilave yük oluşturacak afaki adımlardan uzak durmak suretiyle programa olan güvenimizi uygulamalarımızla ispat ettik. Sırf seçim kazanmak uğruna milletimize yalan söyleme, meydanlarda bol keseden vaat dağıtma gibi yollara başvurmadık. Bundan üç ay önce seçim meydanlarında olmadık sözler verenler, bugün verdikleri sözleri tutmak yerine sadece miting yapıyor, ipe un seriyor, milleti oyalamanın yollarını arıyor. ‘Liyakat, adalet, hak, hukuk’ diyerek ahkâm kesenlerin bugün nepotizmin kitabını yeniden yazdıklarını görüyoruz. Şehirlerine hizmet etmesi gerekenler sadece hısım akrabaya çalışıyor.”
“ENFLASYONDA EN ZOR DÖNEMİN ARTIK GERİDE KALDIĞINA İNANIYORUZ”
Etik dışı yolların hiçbirine tevessül etmeyip insanlara karşı daima dürüst olduklarını ve tutamayacakları sözü vermediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz siyaseti ülkemize ve milletimize hizmet için yapıyoruz. Biz velev ki kendimiz bedel ödesek de milletimize bedel ödettirmemenin derdindeyiz. Biz kendi çıkarımıza uygun olanı değil, Türkiye ve Türk ekonomisi için en doğru olanı yapmanın peşindeyiz. Önceliğimiz bu ülkeyi hayat pahalılığı sorunundan temelli kurtarmaktır. Enflasyonu düşürmek için para, maliye ve gelirler politikalarını uyum içinde yürütüyoruz. Mali disiplin alanındaki adımlar para politikamızın etkinliğini arttıracak ve enflasyonla mücadeleye güçlü destek verecek” dedi.
Ekonomi programının ilk yılının geçiş yılı olduğunu ve bu dönemi öngördükleri şekilde başarıyla tamamladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Enflasyonda en zor dönemin artık geride kaldığına inanıyoruz. Şimdi programın sonuçlarını daha net göreceğimiz yeni bir döneme, dezenflasyon sürecine giriyoruz. Geçmişte enflasyonu nasıl tek haneye indirdiysek, inşallah aynı başarıyı tekrar yakalayacağız. Büyüme tarafında da hamdolsun oranlar son derece olumlu seyrediyor. Geçen yıl yaşadığımız deprem felaketine ve ihracat pazarlarımızdaki zayıflamaya rağmen yüzde 4,5’luk bir büyüme kaydettik. Millî gelirimiz cari fiyatlarla ilk kez 1 trilyon doları aştı.”
Türkiye ekonomisinin nominal değerle dünyada 17’inci, satın alma paritesine göre 11’inci sırada yer aldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yılın ilk çeyreğinde büyümemiz yüzde 5,7 olarak gerçekleşti. Bunun 1,6 puanı net dış talepten, yani siz değerli ihracatçılarımızın kıymetli çabalarından kaynaklandı. Büyümede kalitenin arttığı, kompozisyonun özellikle iyileştiği bir döneme adım atmış bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, makine ve teçhizat yatırımlarındaki artışın 18 çeyrektir devam ettiğini, yatırımların ve ihracatın sürüklediği bir büyüme ideallerini süratle gerçeğe dönüştürdüklerini belirterek, “2024 yılı genelinde net dış talebin pozitif katkı vereceği yüzde 4’e yakın dengeli bir büyüme öngörüyoruz” şeklinde konuştu.
Ekonominin emin adımlarla hedeflerine doğru ilerlerken, Türkiye’nin uluslararası çevrelerdeki görünümünün de ciddi biçimde değiştiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomide ilk yılın karnesi oldukça iyi geldi. Programımız tıpkı öngördüğümüz doğrultuda meyvelerini veriyor. Merkez Bankamızın brüt rezervleri 31 Mayıs itibarıyla 45,2 milyar dolar artışla toplam 143,6 milyar dolara yükseldi” dedi.
Ekonomi programının oluşturduğu güven ve öngörülebilirlik sayesinde ülkeye dış kaynak girişinin devam ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bankacılık ve reel sektörün dış borç çevirme oranları artarken, bu borçlanmaların daha düşük maliyetlerle gerçekleştirildiğini söyledi.
Son bir yıldır bankaların dış borç çevirme oranının yüzde 96’dan yüzde 153’e, reel sektörün dış borç çevirme oranının ise yüzde 118’e yükseldiğini aktaran Erdoğan, bankaların yılbaşından bu yana 4 milyar doların üzerinde sermaye benzeri dış kaynağa erişim sağladığını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde uluslararası doğrudan yatırımlarda da güçlü bir canlanma göreceğimize inanıyorum. Yatırım ortamımızın daha da iyileştirilmesi için gerekli olan her adımı zaman kaybetmeden atacağız. Aktif sanayi politikalarına hız kazandıracak dijital ve yeşil dönüşüme odaklanan politikalarla temellerimizi daha da sağlamlaştıracağız” ifadelerini kullandı.
Programın olumlu sonuçlarını ülke risk priminde de net şekilde gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ülkemizin CDS primi 266 baz puana kadar geriledi. Kredi derecelendirme kuruluşlarının not artışı ve görünüm adımlarını sizler de yakından takip ediyorsunuz. Çok taraflı kalkınma bankaları da önümüzdeki dönemde 60 milyar dolara yakın kaynağı ülkemizdeki kalkınma projelerinin finansmanına aktaracak. Uzun vadeli ve düşük maliyetli bu kaynaklar yatırım yapan, istihdam sağlayan ve ihracata katkı sunan tüm girişimcilerimizin emrinde olacaktır.”
“TÜRKİYE’NİN ŞAHA KALKMASINI İSTEMEYENLERİN TEZVİRATLARINA KARŞI DAHA DİKKATLİ OLALIM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha rekabetçi, müreffeh, üretken ve güçlü bir Türkiye’yi ihracatçıların da katkısıyla hep birlikte inşa edeceklerini, bunun için de biraz sabır, kararlılık, uyguladıkları programda dirayet göstermek gerektiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracatçılara şöyle seslendi: “Şunu sizin de bilmenizi isterim. Türkiye ekonomisi bu sürecin sonunda çok farklı bir lige yükselecektir. Gelişmiş ülkeler dâhil, tüm dünyayı olumsuz etkileyen belirsizliklerden kurtulduğumuzda bu yeni dönemin baş aktörü inşallah Türkiye olacaktır. Bundan en küçük bir şüphe duymamanızı sizlerden özellikle bekliyorum. Sizlerden, siz iş insanlarımızdan programa güvenmenizi istiyorum. Kendi çıkarları dışında başka hiçbir şey düşünmeyen felaket tellallarının girişimlerine karşı hep beraber sağlam bir duruş sergileyelim. Türkiye’nin tekrar şaha kalkmasını istemeyenlerin tezviratlarına karşı daha dikkatli olalım. Bunlara prim vermeyelim, biz işimize bakalım, ihracat hedeflerimizi gerçekleştirmeye odaklanalım. Türkiye’nin başarılarına bir türlü sevinemeyen, sırf haklı çıkmak için bütün bunların uğruna sokaktaki vatandaşı bilerek yanlış yönlendiren, insanımıza sürekli karamsarlık aşılayan muhterislere meydanı asla terk etmeyeceğiz. Sizlerle ve Anadolu’nun farklı illerindeki iş dünyası temsilcilerimizle daha yoğun bir şekilde bir araya gelerek bu süreci suhuletle yürüteceğiz. İnşallah bundan sonra ekonomi ekibimiz başta ihracatçılarımız olmak üzere iş dünyamızı daha sık, daha düzenli olarak bilgilendirecek, bilgi kirliliğinin önüne geçmek için de farklı adımları devreye alacağız.”
Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin 31. Olağan Genel Kurulu’nun hayırlı olmasını dileyerek, ödül alan tüm firmaları ve kişileri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına, huzur ve refahına katkı yapan ihracatçılara teşekkür etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin büyüme ve kalkınmasında emeği olan, ülkenin bugünkü seviyelere gelmesinde payı ve katkısı bulunan tüm iş insanlarına teşekkür etti.
Birliğin her sene mayıs ayında düzenlediği bu merasimin, esasında TOBB’un kendi mensuplarına ödediği bir gönül borcu, vefa göstergesi, iltifat nişanesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şeref belgesi ve plaket sahiplerinin bu süre zarfında TOBB bünyesinde ifa ettikleri mühim vazifelerin yanı sıra yaptıkları fedakârlık ve elde ettikleri başarılarla aynı zamanda ülkenin önünü açtıklarını söyledi.
Hak sahiplerinin, Türk ekonomisinin gerçek potansiyelini harekete geçirerek ihracattan yatırıma, üretimden istihdama, Türkiye Yüzyılı’na giden yolun kilometre taşlarını döşediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Emek verdiler, sabrettiler, azmettiler, büyük ve güçlü Türkiye’ye duydukları inançtan, milletimize hizmet etme sevdasından asla vazgeçmediler. Bunun için sizlerle, TOBB ailesinin tüm mensuplarına, ekonomi, ticaret, sanayi ve iş dünyamızda taş üstüne taş koyan tüm kardeşlerime bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. TOBB, 367 ticaret odası, sanayi odası, ticaret borsası ve deniz ticaret odası ile özel sektörümüzün çatı kuruluşu olarak hakikaten çok önemli bir misyonu yerine getiriyor. 81 ilimiz ve 160 ilçemizdeki oda ve borsalarımız, şehirlerimizin kalkınmaları için her fırsatı değerlendirerek, tüm imkânlarını seferber ederek çok samimi bir gayreti ortaya koyuyor. Tabii, gayret samimi niyet de halis olunca karşımıza çıkan başarı tablosu hamdolsun her geçen gün biraz daha büyüyor, daha belirgin hâle geliyor. Büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki bugün itibarıyla TOBB, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten üçüncü oda sistemidir.”
“ALDIĞIMIZ MESAFELERİN HER AŞAMASINDA SİZLERİN EMEĞİ VE İMZASI VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 2 milyon 634 bin üyesi ile Türkiye’nin ve ekonominin lokomotifi, omurgası ve güvencesi olduğunu dile getirdi.
Hâlihazırda ihracatın yüzde 99’u, yani 273 milyar dolarlık kısmının oda ve borsa üyesi firmalar tarafından gerçekleştirildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Aynı şekilde 17 milyonluk bir mevcutla kayıtlı istihdamın yüzde 74’ü bu firmalarımız tarafından sağlanıyor. Özellikle son dönemde oda ve borsalarımızın hizmet kapasitesi önemli ölçüde artmış durumda. Tarımdan eğitime, ticaretten teknolojiye, farklı kulvarlarda aldığımız mesafelerin her aşamasında sizlerin emeği ve imzası var. Gümrük kapılarımızı devlete hiçbir yük getirmeden modernize ederek ihracatta yeni rekorlar kırmamıza sizler vesile oldunuz. Toprak Mahsulleri Ofisimiz ile ilk yatırımı yaparak devamında özel sektörümüzü de sürece dâhil ederek tarımda lisanslı depolama sistemine geçmemize ve gıda arz güvenliğinin teminine sizler öncülük ettiniz. Kurucu ortaklarından biri olduğunuz Kredi Garanti Fonu ile üyelerinizin banka kredilerine kefil olarak finansmana erişimi kolaylaştırdınız. Ülkemizi küresel teknoloji rekabetinde stratejik bir konuma ulaştıracak ilk kuantum bilgisayarını ASELSAN ile sizler ürettiniz.”
“YENİ BAŞARILARA İMZA ATMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 81 ilde 81 okul inşa ettiğini, asrın felaketinde tüm imkânları, kaynakları depremzedeler için sahaya indirdiğini ifade etti.
Afetzedelere söz verdikleri ve geçen yılın aralık ayı itibarıyla anahtarlarını teslim ettikleri 455 bini aşkın deprem konutunun yapımına en büyük desteği TOBB’un verdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak Türkiye’nin ilk elektrikli aracı TOGG’un hayata geçirilmesini yine sizler sağladınız. Yurt içinde yüzde 35’lik pazar payı ile liderlik koltuğuna yerleşen TOGG, birçok Avrupa ülkesinde yolları süslemeye devam ediyor. Bununla birlikte şu hususu da üzülerek sizlerin ve milletimizin takdirine sunuyorum; Türkiye’ye on yıllardır dayatılan öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmaya çalışırken birileri de bu süreçte sürekli önümüze takoz koyuyor. Ellerine geçirdikleri her fırsatı şeamet tellallığı için kullananları bugüne kadar kale almadık, bundan sonra onlara prim vermeyeceğiz. ‘Bunlar otomobil üretmekten ne anlar’ diyenlere cevabımızı nasıl üreterek verdiysek yeni başarılara imza atmayı da sürdüreceğiz.”
“TÜRKİYE’Yİ HER ALANDA BİR ÜST LİGE BİZLER TAŞIDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete ve memlekete hizmet yolunda neredeyse çeyrek asrı geride bırakmak üzere olduklarını belirtti.
Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devraldıkları ilk günden itibaren milletin her bir ferdinin mesuliyetini omuzlarında taşımanın bilinciyle hareket ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 23,5 yılda sizlerin ve aziz milletimizin desteğiyle eğitimden sağlığa, ulaşımdan ticarete, tarımdan güvenliğe, Türkiye’yi her alanda bir üst lige bizler taşıdık. Üretim, istihdam, yatırım ve ihracat olmak üzere dört sütun üzerinde yükselttiğimiz ekonomimizi sağlam bir yapıya kavuşturduk” diye konuştu.
“Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çatışmalara rağmen geçen yıl ekonomiyi 3,6 oranında büyüterek millî geliri 1,6 trilyon dolara, kişi başı millî geliri ise 18 bin 40 dolara ulaştırdıklarını söyledi.
“DIŞ TİCARET HACMİMİZİ 820 MİLYAR DOLARA ÇIKARDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dış ticaret hacmimizi 820 milyar dolara, mal ve hizmet ihracatımızı ise 396 milyar dolara çıkardık. Çok yakın bir gelecekte 400 milyar doları da Allah’ın izniyle aşacağız” dedi.
Özellikle ihracatta başarı hikâyesi yazmaya devam ettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen ay ihracatın önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaşarak nisan ayı rekorunu kırdığını, bu rakamın aynı zamanda Cumhuriyet tarihinin en yüksek aylık ikinci rekoru olarak kayıtlara geçtiğini anımsattı.
Nisan ayında kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artışın son 53 ayın en yüksek ihracat artışı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaş ve krizlerin yol açtığı zorluklara karşın Türkiye’nin ihracatının güçlü ivmesini koruduğunu ve 166 ülkede ihracatın artış gösterdiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yapıldığını, yıllıklandırılmış mal ihracatının 2026’da yüzde 4,2 artışla 275,8 milyar dolara yükseldiğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de 14 milyar dolar olan hizmetler ihracatının 2025’te 8,7 kat artarak 122,6 milyar dolara çıktığını söyledi. Hizmetler ticareti fazlasının 2025 yılında 63,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ve bu tutarın cari dengeye güçlü bir katkı sağladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hizmetler ticaretinde dünyanın en yüksek düzeyde fazla veren 6. ülkesi konumuna yükseldiğini bildirdi.
“İŞSİZLİK ORANIMIZI YÜZDE 8,1’E İNDİRDİK”
Savunma ve havacılık ihracatının geçen sene 10 milyar doları aştığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, SAHA 2026 fuarında 6 milyar doları ihracata dönük olmak üzere toplam 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandığını kaydetti. İhracatta yakalanan ivmeyi turizm ve istihdam rakamlarıyla daha da perçinlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te 64 milyon ziyaretçi ağırladıklarını, 65,2 milyar dolar turizm geliri elde ettiklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turizm gelirimizi 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artırarak 9 milyar 896 milyon dolar seviyesine taşıdık. İşsizlik oranımızı yüzde 8,1’e indirdik. İstihdam sayımızı 32,5 milyon kişiye, istihdam oranımızı ise yüzde 48,5’a yükselttik. İş gücüne katılma oranımız yüzde 52,8’e çıkarken işsizlik oranımız tam 35 aydır tek haneli seyrini sürdürüyor” diye konuştu.
“EKONOMİ YÖNETİMİMİZ, PİYASANIN YAŞADIĞI STRESİ ASGARİ DÜZEYE İNDİRMEK İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALIYOR”
Türk ekonomisinin potansiyelinin farkında olan yurt dışı yatırımcıların da son 23 yılda Türkiye’de 89 bin şirket kurarak 290 milyar dolar tutarında yatırım yaptığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yatırımcılar aynı zamanda 1 milyon 200 bin kişiye istihdam sağlayıp yılda 70 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek ülkemize döviz kazandırdılar. Tüm bunları söylerken elbette her şeyin güllük gülistanlık olmadığının farkındayız. Bölgesel ve küresel gelişmelerden kaynaklı geçici fiyat artışlarının hem vatandaşlarımız hem de reel sektör üzerinde oluşturduğu baskıyı biliyoruz. Şu gerçeğin en yakın şahidi sizlersiniz, iktidarlarımız döneminde ekonomiyi hiçbir zaman sadece verilerden, grafik ve rakamlardan ibaret görmedik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomi politikalarımızı oluştururken ve uygularken sizlerin kanaatlerine, önerilerine ve hatta eleştirilerine her daim kulak verdik. Göstergelerin bize anlattığı ekonomi fotoğrafının sağlamasını çarşıyla, pazarla esnafın, çiftçinin, sanayicinin, üreticinin anlattıklarıyla yaptık. Bugün de ekonominin tüm aktörleriyle işverenle, girişimciyle, emekçiyle, çiftçiyle, esnaf ve sanatkârla samimi bir iletişim hâlindeyiz. Bugün de sokağın, çarşının, pazarın nabzını tutmaya gayret ediyoruz. Bilmenizi isterim ki ekonomi yönetimimiz, piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir. Biz de bunun takipçisi olmayı, sizlerden gelen teklif, tespit ve tenkitler doğrultusunda gerekli yönlendirmelerde bulunmayı sürdüreceğiz” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üretim ve ulaştırma maliyetlerindeki artışla izah edilemeyecek ölçüde fırsatçı bir fiyatlama alışkanlığı ile karşı karşıyayız. Türkiye bugün enerji başta olmak üzere birçok alanda Avrupa’nın en düşük girdi maliyetlerine sahipken bazı ürünlerin fiyatlarında orantısız artışlar yaşanıyorsa bunun piyasa şartlarıyla açıklanamayacağı ortadadır” dedi.
“BİZİM İŞ VE TİCARET AHLAKIMIZ BİN YILLIK AHİLİK GELENEĞİ İLE ŞEKİLLENMİŞTİR”
Birilerinin, girdi maliyetlerindeki dalgalanmayı gerekçe göstererek fahiş fiyatlarla vatandaşların cebine, kesesine, kazancına el uzattığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Oysa bizim iş ve ticaret ahlakımız bin yıllık ahilik geleneği ile şekillenmiştir. Bu gelenekte fırsatı ganimet bilmenin, haksız kazanç elde etmenin, taklit, tağşiş ve çıkar odaklı hareket etmenin yeri yoktur” dedi.
Ahiliğin, dayanışma, yardımlaşma, Hakk’ın rızasını, halkın iyiliğiyle, faydasıyla, esenliğiyle bir görmek demek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yüzden piyasadaki fırsatçılara dönük denetimlerimizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Sizlerden de bu konuda destek beklediğimi özellikle ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmet şeref belgesi ve plaket alanları tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından düzenlenen Bir Gençlik Şöleni Programı’nda yaptığı konuşmada, “Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu, ideolojik aidiyetin, ehliyet ve liyakatin önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık. En büyük yatırım ise elbette gençlerimize yaptık” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Turka Kocaeli Stadyumu’nda düzenlenen Bir Gençlik Şöleni Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, coşkulu, heyecanlı, her yönüyle dolu dolu şölende gençlerle beraber olmanın memnuniyeti içinde olduğunu belirterek, şölenin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Türkiye’nin aydınlık yüzlerini, bu büyük milletin yüz akı, göz bebeği olan tüm gençleri, “Türkiye Yüzyılı”nın mimarları olacak genç yürekleri sevgiyle selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Avrupa’da, Amerika’da, Asya ve Afrika’da, yeryüzünün dört bir ucunda, bayrağı gururla dalgalandıran, başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığının en parlak sembolü olan Türk diasporasının genç mensuplarına muhabbetlerini gönderdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan sevgi ve muhabbette, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi stadyumlardan taşan şu coşkunuz için, eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Bugün 81 ilin kalbinin burada attığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millet ve medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı işte burada atıyor. Tam 1000 yıldır, ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için mübarek kanlarını toprağa akıtan şehitlerimizin, istiklal ve istikbalimiz uğruna bedel ödeyen cesaret timsali gazilerimizin, Alparslan’dan Kılıçarslan’a, Fatih’ten Yavuz’a, Selahattin Eyyübi’den Abdülhamit Han’a, cümle ecdadımızın aziz ruhları, sizlerin dik duruşuyla, ümit saçan aydınlığıyla, şu anda inşallah şad oluyor, yâd oluyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sezai Karakoç’un “Diriliş nesli”, Nurettin Topçu’nun “Hareket nesli”, Necip Fazıl Kısakürek’in “Büyük Doğu nesli” derken buradaki gençlerden bahsettiğini dile getirerek, şunları kaydetti: “Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek. İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.’ diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. TEKNOFEST kuşağının öncü neferleri olarak rahmetli Nurettin Topçu Hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz: ‘Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih’in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bunu hissediyoruz. Fatih’i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih’in ruhunun ebedi hâkimiyetine inananlara müjdeliyorum. Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır.’ İnanıyorum ki Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdadın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın.”
Gazze’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e mazlumun, mağdurun, gözlü yaşlı kardeşlerinin hüznünü kalbinin en derinlerinde hisseden merhametli bir gençliği hissettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu an karşımda deprem gecesi milletinin yardımına koşan, yangın bölgesinde sabahlayan, milletin derdiyle dertlenen bir gençlik görüyorum. Şu an karşımda vicdanlı bir gençlik, şuurlu bir gençlik, iman, idrak, basiret ve feraset sahibi bir gençlik görüyorum” diye konuştu.
“GENÇLER GÜÇLÜYSE MİLLET DE DEVLET DE GÜÇLÜDÜR”
Şehirleri ayağa kaldıracak, yaralara merhem olacak, dirilişi şahlandıracak, uyuyanları uyandıracak o çocukları şu anda karşısında gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bize alnı ak, yüzü ak, sevdası ak bu gençlikle yol yürümeyi nasip eden Rabbime hamdolsun. Rabbim, sizlerle birlikte tüm gençlerimizi korusun. Yolunuzu, bahtınızı daima açık etsin. Kıymetli gençler, gençlik yüreğin bentleri yıkıp atmasıdır. Gençlik hayaldir, heyecandır, dinamizmdir. Bir milletin lokomotifi gençlerdir, toplum enerjisini gençlerden alır. Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır. Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net bir şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler ne zaman elini taşın altına koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur. Yalnızca İstanbul’u değil kalpleri de fetheden Sultan Fatih’te işte bunu görürsünüz. Tuğrul Bey’de, Tarık Bin Ziyad’ta, Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ta, Süleyman Gazi’de bu saf hakikati görürsünüz. En keskin dönemeçlerde, en zorlu mesuliyetleri yüklenerek istikbalin taşlarını döşeyen, istiklalin sancağını yüceltenler hep gençlerdir. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Millî Mücadele’de, 15 Temmuz ihanetinin çelikten bir iradeyle püskürtülmesinde bu ruhu görürsünüz. Gençler güçlüyse millet de devlet de güçlüdür. Bununla birlikte ne zaman ki gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır.”
“Bu ülkenin gençlerini kimi zaman sağcı solcu diyerek, kimi zaman Türk-Kürt diyerek, kimi zaman Alevi-Sünni diyerek kimi zaman da ilerici-gerici diyerek birbirlerine düşman ettiler” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, anne ve babaların elleri yüreklerinde akşam olunca evlatlarının sağ salim eve dönebilmesi için pencere kenarlarında dua ettiği günler yaşadıklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece başörtüsünden, sakalından, kılık kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığını, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadıklarını anlattı.
“EN BÜYÜK YATIRIMI GENÇLERİMİZE YAPTIK”
Şimdi o günleri esefle ve acıyla hatırladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “AK Parti olarak ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye’nin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için uğraştık. Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu ideolojik aidiyetin ehliyet ve liyakatin önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık. En büyük yatırımıysa elbette gençlerimize yaptık. Unutmayın gençler, önce seçilme yaşını 30’dan 25’e, ardından 18’e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net bir şekilde gösterdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de siyaseti dar kadro siyaseti olmaktan çıkartarak gençlerin eğitimde, bürokraside, sivil toplumda, kültür, sanat ve sporda önünü açtıklarına işaret ederek, “23 yıldır hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002’de yükseköğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı. Biz, bunu 2026 itibarıyla 651 milyar liraya çıkardık. Aynı dönemde üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttik. Yükseköğrenim yurt sayımızı 190’dan 873’e, yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Yıllar içinde hem burs miktarını hem burs alan öğrenci sayısını artırdık hem de başvuran her öğrencimize burs veya kredi veriyoruz” bilgisini paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 ili gençlik ve spor tesisleri, bilim ve kültür merkezleri, spor salonları, futbol sahaları ve olimpik yüzme havuzlarıyla donattıklarını, hepsinden önemlisi gençlere cesaret ve özgüven kazandırdıklarını söyledi.
Bugün kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, dünyayı tanıyan, sosyal zekâsı yüksek, deneyimli, donanımlı, yenilikçi aynı zamanda ahlaklı ve imanlı neslin gümbür gümbür geldiğini gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İmandır o cevher ki İlahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.’ Tüm dünyanın imrenerek baktığı savunma sanayimiz bu ülkenin genç mühendislerinin, genç yazılımcılarının, genç teknisyenlerinin ve elbette TEKNOFEST kuşağının genç neferlerinin omuzlarında yükseliyor. Genç bilim insanlarımız, genç öğrencilerimiz, genç sanatçılarımız dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza atıyor. Genç yeteneklerimiz uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalara her gün yenilerini ekliyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tekvando Millî Takımı’nın engelli sporcularla birlikte 22 madalya kazanıp Avrupa Şampiyonu olduğunu aktararak, milletin göğsünü kabartan tüm tekvandocuları tebrik etti.
Kazakistan ziyaretinde Türkiye’yi e-spor alanında temsil eden gençlerle karşılaştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İster geleneksel spor dallarında, ister teknolojiyle beraber gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bugünün ve yarının dünyasında sizlerin hak ettiğiniz yeri alabilmeniz için yanınızda olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kıymetli gençler, Türkiye’nin geleceği sizlere emanettir. Türkiye’nin parlak yarınları sizlerin gayretleriyle şekillenecektir. Sadece ülkemizde değil Türk dünyasında, İslam âleminde, Afrika’da, Asya’da, Latin Amerika’da sizi izleyen Türkiye’deki her gelişmeyi yakından takip eden milyonlarca kardeşiniz var. Siyasi hayatının her aşamasında gençlerle yol yürümüş, çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğunda gençleri daima öncelemiş bir büyüğünüz olarak sizlere hep güvendim ve güveniyorum. Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu bir milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf sarf malzemesi, konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat olarak, kaldıraç olarak, manivela olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın.”
Abdurrahim Karakoç’un “İlmi azık eyle, sabrı silah, gittiğin Hak yoldur, yardımcın Allah, 40 geceden sonra 40 milyon sabah görecek güçtesin, zayıfım sanma. Sevda kelep kelep, kin deste deste, eller tetikdedir, kulaklar seste, en uzak menzile iki nefeste varacak güçtesin, zayıfım sanma” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birliğiniz, beraberliğiniz, kardeşliğiniz daim olsun. Sevinciniz huzurunuz baki olsun.’ diyorum. Bu düşüncelerle sizleri bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Gençlik şölenimizin hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçen tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Tekrar görüşmek, buluşmak dileğiyle sizleri Allah’a emanet ediyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın gerçekleştiği alana gelişinde stadyum önünde bekleyen vatandaşlara da hitap etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki konuşmasında sanayinin, teknolojinin, girişimcilik ruhunun, üretimin, emeğin merkezi, Akça Kocaların, Orhan Gazilerin, Gazi Süleyman Paşaların gaza ruhunu mefkûreye dönüştürdüğü Kocaeli’de gençlerle buluşmaktan memnuniyet duyduğunu kaydetti.
Samimiyetleri, coşkuları, teşrifleri için herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu hepinizin çok iyi bilmesini isterim. Rabbim ömür verdikçe yol arkadaşlığımız devam edecek. Bu can, bu tende olduğu müddetçe siz gençlerimizle dava arkadaşlığımız, gönüldaşlığımız inşallah devam edecek” ifadelerini kullandı.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİMİZİN MENZİLİNDE GENÇLERİN HUZURU VE ESENLİĞİ VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin gönlünde ayrı bir yeri olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Sizlerle birlikte destanlar yazıyoruz. Sizlerle birlikte Türkiye Yüzyılı’nı inşa ediyoruz. Siz gençlerimizle bu yollarda beraber yürüyor, yağan yağmurda beraber ıslanıyor, her şey Türkiye için diyerek gece gündüz çalışıyoruz. Sevgili gençler, Terörsüz Türkiye hedefimizin menzilinde sizlerin huzuru ve esenliği var. Terörsüz bölge vizyonumuzu yine sizin için, sizlerin güvenli geleceği için hayata geçirmek istiyoruz. Bu ülkede, artık annelerin yüreğine kor ateşler düşmesin diyoruz. Bu ülkenin, bu milletin evlatları henüz ömürlerinin baharındayken hayattan koparılmasın, taze bir gonca gibiyken solup gitmesin istiyoruz. Terörle mücadele için harcanan kaynaklar artık eğitime, bilime, üretime, istihdama, ulaştırmaya, teknolojiye harcansın istiyoruz.”
Milletin yakın tarihinde “Gençliğim eyvah” diye çok hayıflandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anne babalar çok çile çekti, çok acı çekti. Terörün tamamen devre dışı kaldığı yeni dönemde gençliğin eyvahı olmadığı gibi kimseye eyvallahı da olmayacak” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Hangi görüşten, hangi hayat tarzından, hangi inançtan, hangi bölgeden, hangi kökenden olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’nin her bir genci bizim için aynı değerdedir, aynı önemdedir, başımızın tacıdır. Her bir gencimiz aileleriyle birlikte bu ülkeyi yaşatan ocağın en gür meşalesi, birlik bahçemizin en güzel fidanıdır. Varsın birileri size sürekli karamsarlık aşılasın. Varsın birileri sizin umutlarınızı karartmaya çalışsın. Biz, size sonuna kadar güveniyoruz. Allah’ın izniyle geleceğin bilim insanları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin sanatkârları, şairleri, edipleri, ressamları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin fikir mimarları, düşünce adamları içinizden çıkacak. Geleceğin bürokratları, siyasileri, bakanları, inşallah cumhurbaşkanları sizin içinizden çıkacak.”
“MİLLET OLARAK ÜZERİMİZE SERPİLEN ÖLÜ TOPRAĞINDAN KURTULMUŞ DURUMDAYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mazlumların gölgesinden medet umduğu, zalimlerin parmak sallamaya cesaret edemediği, hakkın, adaletin, huzurun adresi olan Türkiye’nin gençlerin omuzlarında yükseleceğini söyledi.
Türkiye’yi geleceğe taşıyacak olanların gençler olduğunu bir kez daha tüm samimiyetiyle ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeryüzünde iyiliğin, barışın, huzurun bayrağını dalgalandıracak olan sizlersiniz. Kan kaybeden insanlığın vicdanına merhem olacak olan sizlersiniz. Yeryüzünün bize emanet ettiği bu şuuru taşıyacak, sadece insanların değil canlı cansız her varlığın hukukunu gözetecek olan sizlersiniz. İnsanın tüketim nesnesine dönüştürüldüğü bir çağda, insana asli hüviyetini, özne olduğunu hatırlatacak olan yine sizlersiniz” ifadelerini kullandı.
Bugün artık avuç içindeki telefonlara sığan bir dünya olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Dünya nasıl eski dünya değilse, Türkiye de eski Türkiye değil. Bugün her alanda yıldızı yükselen bir Türkiye var. Dünyada krizler yaşanırken dimdik ayakta duran bir Türkiye var. Masada sözü dinlenen, sahada gücü hissedilen bir Türkiye var. Bütün bunların arkasında sizin emeğiniz, sizin heyecanınız, sizin alın teriniz var. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Millet olarak üzerimize serpilen ölü toprağından kurtulmuş durumdayız. Kendimize inanıyoruz, gücümüzü biliyoruz, potansiyelimizin farkındayız. Nasıl savunma sanayiinde dışa bağımlılığı kırdıysak, nasıl enerjide yeni bir dönemin kapılarını açtıysak, nasıl terör örgütleriyle mücadelede tarihi başarılar elde ettiysek ekonomide de istihdamda da teknolojide de daha güçlü bir Türkiye’yi sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Yeter ki umudumuzu kaybetmeyelim. Yeter ki heyecanımızın kırılmasına izin vermeyelim.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.