Cumhurbaşkanı Erdoğan Şanlıurfa mitinginde yaptığı konuşmada, “Çalışanıyla, emeklisiyle, esnafıyla, çiftçisiyle, sanayicisiyle her kesimden insanımızın sıkıntılarını çözecek programa ve kararlılığa sahibiz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Abide Kavşağı’nda düzenlenen Şanlıurfa mitingine katılarak bir konuşma yaptı.
Mitingde yaptığı konuşmasında, “Bizim siyasetimiz eser ve hizmet siyasetidir. Vizyonda, programda, projede, yatırımda bizimle yarışacak siyasi rakip tanımıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu öz güvenlerinin gerisinde, belediyelerde 30 yılı, iktidarda 21 yılı aşan müktesebatlarının bulunduğunu belirtti.
Ne Urfa’da ne de başka herhangi bir yerde millete asla yalan söylemediklerini insanları asla kandırmaya çalışmadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Söylediğimizi yapmak için gece gündüz gayret gösterdik, yapamayacağımızı da zaten hiç ağzımıza almadık” dedi.
“VATANDAŞIMIZIN HER DERDİ BİZİM DERDİMİZDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Siyasette aslolan sözünün eri olabilmektir. Şunu açık ve net ifade etmek isterim: Ülkemizin millî gelirini 21 yılda üç kat artırmış bir yönetim olarak vatandaşımızın her derdi bizim derdimizdir.”
Çalışanıyla, emeklisiyle, esnafıyla, çiftçisiyle, sanayicisiyle her kesimden insanın sıkıntılarını çözecek programa ve kararlılığa sahip olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonuyla, sadece bugünkü sorunların üstesinden gelme değil daha huzurlu, güvenli, müreffeh bir gelecek için mücadele etme sözü veriyoruz” dedi.
“MESELE VERDİĞİ SÖZÜ YERİNE GETİRMEKTİR”
“Meydanlarda ve medyada esip gürleyenlerin milletimize vaat ettikleri hiçbir şeyi yapmayacakları zaten belli. Asıl önemli olan, bunların milletin elindekilerden hangilerini de alıp götürmeye niyetli olduklarıdır” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çünkü geçmişte hep öyle oldu. İşte en son 2019 seçimlerinde bunu acı bir şekilde tekrar yaşadık. Bir sürü vaatte bulundular, meydanlarda bir sürü söz verdiler ama sonuçta hiçbirini yapmadılar. Hatta pek çok alanda şehirlerimizi çok daha gerilere götürdüler. Çünkü mesele söz vermek değil, verdiği sözü yerine getirmektir. Siyasette asıl olan sözünün eri olabilmektir. Şunu açık ve net ifade etmek isterim. Ülkemizin millî gelirini 21 yılda üç kat artırmış bir yönetim olarak vatandaşımızın her derdi, bizim derdimizdir. Çalışanıyla, emeklisiyle, esnafıyla, çiftçisiyle sanayicisiyle her kesimden insanımızın sıkıntılarını çözecek programa ve kararlılığa biz sahibiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fenerbahçe-Galatasaray arasındaki Türkiye Süper Kupası final maçının 7 Nisan’da Şanlıurfa’da oynanacağını anımsatarak, maçın Şanlıurfa’ya yakışacağını söyledi.
Türkiye Yüzyılı vizyonuyla sadece bugünkü sorunların üstesinden gelme değil, daha huzurlu, güvenli, müreffeh bir gelecek için mücadele etme sözü verdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerel seçimde şehirleri emanet edecekleri belediye başkanlarını da bu anlayışla belirlediklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart akşamı Şanlıurfa’yı Ankara’dan ayrıca takip edeceğini belirterek, “Her iş gibi belediye başkanlığı da nasip işidir. Ehem mühim hesabı bazen sizi belli bir yola icbar eder. Bu süreçte eksiğimiz hatta hatamız çıkabilir. Asıl olan, samimiyetle ülkemize, şehrimize, insanımıza hizmet etmektir” ifadesini kullandı.
Zihinlerinde ve kalplerinde Şanlıurfa’yı Türkiye Yüzyılı’na hazırlamanın bulunduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hakikat böyle olduğu hâlde hiç kimsenin Cumhur İttifakı’nın, AK Parti’nin, şahsımızın gölgesinde yürüyerek sırf bize seçim kaybettirmek için ortada dolaşmasına rıza gösteremeyiz. Bizim gölgemizde yürüyüp bize çelme takmaya çalışanlar maalesef istismarda da sınır tanımıyorlar. En insani, en hayati meseleleri bile şahsi hesaplarının aracı yapmaktan çekinmiyorlar. Rabbim hepsini de ıslah etsin” diye konuştu.
“AYRIŞMAYACAĞIZ, BÖLÜNMEYECEĞİZ, BİRBİRİMİZE ASLA DÜŞMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’nın enaniyet gösterisine değil esere, hizmete, yatırıma ihtiyacı olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Size bu hususlarda daha fazlasını, daha iyisini, daha mükemmelini yapmak için söz veren varsa eyvallah, çıksın ortaya, yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı yarıştıralım. Haydi, projeyi, yatırımı bir kenara bıraktım, ülkemizin bölgesel ve küresel gelişmeler karşısında izleyeceği stratejilere, politikalara dair programı olan varsa gelsin, bu hususlarda da boy ölçüşelim. Adını dillerinden düşürmedikleri konularda bunların sadra şifa tek bir emeklerinin olmadığını biz biliyoruz. Çoğunu ifade edemediğimiz, ülkemiz ve milletimiz adına yaptığımız hayırlı işleri de biliyoruz.
Bunca gayreti, fedakârlığı, emeği, alın terini ve mücadeleyi yok sayanları gördükçe inanın onlar adına üzülüyoruz. Devir kavga veya çekişme değil birlik olup zulme set çekme devridir. Tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi kenetlenerek mücadelemizi yürüteceğiz, ayrışmayacağız, bölünmeyeceğiz, birbirimize asla düşmeyeceğiz. Bilakis saflarımızı daha da sıkılaştıracağız. Kusurları büyütenlerden, farklılıkları derinleştirenlerden değil, kardeşliği, burada olduğu gibi yüceltenlerden olacağız. Böyle dertleri olmayana ne kulak verin ne vaktinizi harcayın ne de oyunuzu heba edin. Benim bildiğim Şanlıurfalının böyle boş işlere zaten eyvallahı olmaz.”
Pazartesi günü ramazanın ilk orucunun tutulacağını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’da ramazanın bir başka güzel geçtiğini çok iyi bildiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mübarek günleri gündüzüyle ayrı, gecesiyle ayrı değerlendirerek rahmet ve mağfiret ayı hâline getireceklerini belirterek, şöyle devam etti: “Rabbimin bizlere Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta millî irade bayramını görmeyi de nasip edeceğine inanıyorum. Bunun için ramazanda hep beraber çok çalışacağız. Meydanı kendinden başka kimseye faydası dokunmayan muhterislere, istismarcılara bırakmayacağınıza inanıyorum. Meydan bunu gösteriyor zaten. Demokrasiyi ağzından düşürmeyip, faşistlikte sınır tanımayanlara bu şehrin geleceğini emanet etmeyeceğinize inanıyorum. Urfa bir kez daha millî irade bayrağını Allah’ın izniyle rekor bir oy oranıyla en tepeye dikecektir.”
Şanlıurfa’ya ve Şanlıurfalılara güvendiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar bizi hiç yalnız bırakmayan bu Şanlıurfa’dan 31 Mart’ta da aynı kadirşinaslığı bekliyoruz. Biz eser ve hizmet siyaseti yapıyoruz derken birileri gibi yalan yanlış ifadelerle siyaset cambazlığı peşinde koşmuyoruz. Ne yaptıysak fazlası olmayacak, eksiği çıkacak şekilde onu anlatıyoruz” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa’ya son 21 yılda 330 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptıklarını söyledi.
Kentte 13 bin 779 yeni derslik inşa ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları yatırımlarla üniversiteyi büyüttüklerini ve şehir merkezinde artan yeni derslik ihtiyacını karşılamak için bu alandaki yatırımlara hız verileceğini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yükseköğrenimde yurt yatak kapasitesini 948’den 5 bin 22’ye çıkarttıklarını belirterek, şöyle konuştu: “30 bin seyirci kapasiteli 11 Nisan Stadyumu başta olmak üzere 73 spor tesisi inşa ettik. Büyükşehir Belediyemizin inşa ettiği dev bilim merkezinde tüm gençlerimizi denemeye ve keşfetmeye davet ediyorum. Bu merkezin bünyesindeki atölyeler, her yaştan evladımızı bilimin cazip dünyasıyla buluşturmayı amaçlıyor. Bilim merkezimizin şimdiden hayırlı olmasını diliyor, Büyükşehir Belediyemize bu güzel hizmeti şehrimize kazandırdığı için gönülden teşekkür ediyorum.”
UNESCO Dünya Miras Listesi’ne giren Göbeklitepe’nin 5 yılda 2,5 milyon ziyaretçiyi ağırladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Medeniyetlerin doğuş yeri bölgemizdeki çalışmaları daha iyi koordine etmek için Şanlıurfa Alan Yönetimi Başkanlığını kuruyoruz” dedi.
“15 BİN 691 KONUTU TAMAMLAYIP HAK SAHİPLERİNE TESLİM ETTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal yardımlarda Şanlıurfalı ihtiyaç sahiplerine 33 milyar lira tutarında kaynak aktarıldığını vurguladı.
Sağlıkta 500 yataklı Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi başta olmak üzere 1970 yataklı 17 hastanenin aralarında olduğu 125 sağlık tesisini tamamladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık hizmetlerinde devrim etkisi yapacak 1700 yataklı şehir hastanesi ile bağlantı yolları ve kavşağının inşasının sürdüğünü belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplamda 1000 yatağa sahip Viranşehir, Harran, Haliliye, Siverek, kadın doğum çocuk hastaneleriyle Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek binasının proje ve ihale çalışmaları sürüyor. TOKİ vasıtasıyla 15 bin 691 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 5 bin 374 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde riskli yapı olarak belirlediğimiz 6 bin 142 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Önümüzdeki dönemde bakanlığımız ve belediyelerimiz iş birliğiyle şehrimizdeki kentsel dönüşüm çalışmalarını yeni bir safhaya çıkartacağız.”
Ulaştırmada 29 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 619 kilometreye çıkardıklarını ifade eden Erdoğan, “Diyarbakır-Şanlıurfa, Şanlıurfa-Mardin yolunu, Şanlıurfa-Bilecik otoyolunu şehir geçişindekiler dâhil toplam 20 adet farklı seviyeli kavşak yapımını tamamladık. Doğu, güneybatı ve kuzeybatı çevreyollarını tamamlayarak hizmete açtık” diye konuştu.
Balıkayağı Köprülü Kavşağı’nın inşasında sona gelindiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa-Adıyaman yolundaki Karababa Köprüsü ve bağlantı yollarının bu yıl içerisinde tamamlanıp trafiğe açılacağı bilgisini verdi.
“TRAFİĞİN RAHATLAMASINA ÖNEMLİ KATKISI OLACAK URFARAY’IN PROJESİ BİTTİ”
Atatürk Barajı üzerinde bu alanda ülkenin en önemli eserlerinden biri olan Nissibi Köprüsü’nü bölgeye kazandıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şimdi de Birecik’te Fırat’ın üzerine ikinci bir köprü inşa etmeye hazırlanıyoruz. Kâhta-Narince-Siverek yolu, Şanlıurfa Suruç yolu, Viranşehir çevre yolu, Suruç-Akçakale ve Suruç çevre yolu, Diyarbakır-Siverek-Hilvan yolu inşaatlarına devam ediyoruz. Gaziantep-Şanlıurfa hızlı demir yolu hattı ihale aşamasına geldi. Şanlıurfa-Mardin hızlı demir yolu hattının etüt projesini de bu yıl bitiriyoruz. Şehir içi trafiğin rahatlamasına önemli katkısı olacak Urfaray’ın projesi bitti. Yatırım için hazırlıklara başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, GAP Havalimanı’nın 2003’de 24 bin olan yolcu trafiğinin geçen yıl 900 bine ulaştığına dikkati çekti.
Şanlıurfa’ya son 21 yılda beş baraj, dört gölet, dört içme suyu tesisi, 41 sulama tesisi, 34 arazi toplulaştırma projesi, 21 taşkın koruma tesisi ve bir hidroelektrik santrali kazandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaptığımız projelerle Şanlıurfa’da 3,3 milyon dekar zirai araziyi sulamaya açarak çiftçilerimize yıllık 24 milyar liralık zirai gelir artışı sağladık. Yapımı devam eden 9 tesis ile 342 bin dekar araziyi daha sulayacağız” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, il merkezi ile Hilvan ilçesinin içme suyu probleminin çözüldüğünü, Siverek ve Bilecik’te içme suyu projelerinin ise tamamlanmak üzere olduğunu kaydetti. Viranşehir, Halfeti ve Suruç içme suyu projelerinin devam ettiğini, şehir merkezindeki taşkın kontrol projelerini tamamlayıp tüm derelerde inşalara başladıklarını, çiftçilere 117 milyar lira tutarında tarımsal hibe desteği verdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehre dört yeni organize sanayi bölgesi, bir teknokent ve bir AR-GE merkezi kurduklarını ifade etti.
Bu yılki yatırım programına alınan Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesi’nin tevsi ile Gıda İhtisas ve Siverek Organize Sanayi Bölgelerindeki altyapı çalışmalarının sürdüğünü bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İstihdamı desteklemek için Şanlıurfalı işverenlerimize toplam 5,5 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide, Şanlıurfa’da 12 ilçemize doğal gaz arzını sağladık. Suruç’a da 2026’da doğal gaz arzını sağlamayı planlıyoruz. Şanlıurfa’da yenilenebilir enerjiyi yaygınlaştırmak için İhtisas Organize Sanayi Bölgesi dâhil pek çok hazırlığımız var. Seçimlerden sonra yerel yönetimlerle iş birliği içinde çok daha fazlasını şehre kazandıracağız. Cumhurbaşkanlığıyla ve bakanlıklarla, belediyelerimizin sizlere getireceği her yatırımın, her eserin, her hizmetin destekçisi olacağız. Bu duygularla büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarımızı ben sizlere emanet ediyorum. Sizlerin de adaylarımızı destekleyeceğinize inanıyorum. Size güveniyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesini de ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.