Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adıyaman’da AK Parti Aday Tanıtım Toplantısı’nın ardından Kâhta ilçesini ziyaret etti.
Kâhta Meydanı’nda vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sevgi, coşku ve ahde vefaları için tüm Kâhtalılara teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl 20 Mayıs’taki Adıyaman mitinginde Kâhtalılara söz verdiğini, Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerini suhuletle atlattıktan sonra ilk fırsatta Kâhta’nın misafiri olacağını söylediğini hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nasip bugüneymiş. Gönüllerimizi buluşturan Rabbime hamdolsun. Kâhta’da bulunmaktan büyük bahtiyarlık duyuyorum” ifadelerini kullandı.
“SİZLERİN GÜVENİNİ SARSACAK HİÇBİR ADIM ATMADIK”
Kâhtalılara hem 14 Mayıs hem de 28 Mayıs seçimlerindeki güçlü destekleri için şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kâhta deyince akla ne gelir? Söz verdi mi, sözünü yerine getirir. Seçimlerin ilk turunda yüzde 79 ile bu kardeşine sahip çıkan Kâhta, ikinci turda yüzde 81,5 gibi rekor bir oy oranıyla bizleri bağrına bastı. Siz ne güzel insanlarsınız. Bu güzelliğiniz zaten sandıklara vurdu. İnşallah inanıyorum ki 31 Mart seçimlerinde, yerel seçimde, Kâhta bu defa sandıkları patlatacak. Ben buna inanıyorum. Kâhta’ya ne kadar teşekkür etsek azdır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şimdi 31 Mart’a hazır mıyız? Rabbim hepinizden razı olsun. Bir siyasetçi için böyle bir sevgiden daha büyük bir ödül olur mu? Bir devlet adamı için milletinin teveccühünden daha büyük bir şeref payesi olur mu? Sizlerin şu sevdasını gördükçe inanın mesuliyetimizin büyüklüğünün daha fazla farkına varıyoruz. Sizlerin bize olan şu muhabbetine şahitlik ettikçe omuzlarımızda ne kadar ağır bir yük taşıdığımızı tekrar hatırlıyorum. Allah’ın yardımıyla hamdolsun bugüne kadar emanetinize halel getirmedik. Sizlere mahcup olacak, sizlerin güvenini sarsacak hiçbir adım atmadık. İnşallah bundan sonra da yolumuza bu şekilde devam edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, alanda bulunanların coşkusuna dikkati çekerek, “Bacılarımın bu aşkı, bu sevdası inanıyorum ki sandıkları patlatır. Siz bana ‘Baba’ diyorsunuz ama siz de babasınız. Şimdi daha çok koşturacağız. Her zamankinden daha fazla çalışacağız” dedi.
“MİLLETE HİZMETKÂR OLMAYA GELDİK”
Kâhtalıların istasyon talebine ilişkin miting alanındaki pankartlardan birinin dikkatini çektiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlara talimat verdiğini, istasyon sorununun çözüleceğini söyledi.
“Sizlere olan minnettarlığımızı, eser ve hizmet siyasetimizin çıtasını yükseğe taşıyarak tüm âleme göstereceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Öyle enteresan şeyler buldunuz ki… Rahmetli anacığımın da şu apartmana pankartını asmışsınız. ‘Tenzile ana, emanetin emanetimizdir.’ Tenzile Anamın emaneti sizlere efendi değil, hizmetkârdır. Her zaman söylediğim gibi biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. İlçemizin yeniden ayağa kalkması için ne gerekiyorsa onu yapmaktan geri durmayacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sevgili Kâhtalılar, bundan bir sene önce tarihimizin en büyük ve yıkıcı doğal afetlerinden birini yaşadık. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde 53 binden fazla canımızı toprağa verdik. Adıyaman, ilçeleriyle depremden en fazla zarar gören, en ağır kayıpları yaşayan illerimizin başında geliyor. Kâhtalı vatandaşlarımız da depremin yıkıcı etkisine maruz kaldılar. İlçemizde 62 kardeşimiz enkazın altında kalarak vefat etti. Rabbim deprem şehitlerimizin tamamının ruhunu şad, mekânlarını cennet eylesin” diye ekledi.
Depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, alanda bulunanlarla depremde hayatını kaybedenler için Fatiha okudu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremlerde ilçede 613 binanın yıkıldığını, acil yıkılacak bina sayısının ise 197 olduğunu söyledi.
“ÇALIŞMALARIMIZI KARARLILIKLA SÜRDÜRÜYORUZ”
Ağır kış şartlarına ve deprem alanının büyüklüğüne rağmen ilk günden itibaren depremzedelere ulaşmak için seferber olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmî kurumlarla, belediyelerle, sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerle el ele vererek barınma başta olmak üzere acil ihtiyaçları karşılamaya, sorunları çözmeye gayret ettiklerini dile getirdi.
İradelerini aşan sebepler dolayısıyla gecikmeler yaşanmış olabileceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ama 6 Şubat’tan beri verdiğimiz mücadelenin şahidi sizlersiniz. Toplam 11 ilimizi ve 14 milyon vatandaşımızı doğrudan etkileyen, böylesi bir afetin altından kalkmanın kolay olmadığını biliyorsunuz. Biz, bunlara aldırmadan çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Depremin birinci yıl dönümünde inşasını tamamladığımız afet konutlarının teslimini yapmaya başladık.”
“DEPREM KONUTLARININ TESLİMİNE HIZ KESMEDEN DEVAM EDECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Cumartesiden bu yana Hatay’da, Gaziantep’te, Kahramanmaraş’ta, Şanlıurfa’da, bugün de Adıyaman’da kura ve anahtar teslim törenlerimizi gerçekleştiriyoruz. Kâhta’da 535’i merkezde, 165’i kırsalda, toplam 700 deprem konutunu hak sahiplerine teslim ettik. Yeni evlerinin hak sahibi kardeşlerimize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Deprem konutlarının teslimine hız kesmeden devam edeceğiz. Bu konuda Kâhtalılardan müsterih olmasını özellikle istirham ediyorum. Şunu lütfen hiçbir zaman unutmayın. Bizim derdimiz millet, gayemiz hizmettir. Başkaları hangi gündemlerin kuyruğuna takılırsa takılsın, hangi hesapların peşinde koşarsa koşsun bizim en öncelikli konumuz deprem bölgesidir. Depremzedelerimizi bir an önce güvenli, huzurlu ve dayanıklı yuvalarına kavuşturmaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin hangi köşesinde, çözülecek hangi mesele varsa vakitleri ve enerjilerini ona yoğunlaştırarak işlerine baktıklarını dile getirdi.
“BU KRİTİK DÖNEMİ ÇOK İYİ DEĞERLENDİRECEĞİZ”
Sanayisiyle, ticaretiyle, tarımıyla, turizmiyle, güvenliğiyle ülkeyi hedeflerine ulaştırmak için gece gündüz demeden koşturduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bakınız, birileri deprem bölgesini seçimden seçime hatırlayabilir. Birileri, hepimizi derinden yaralayan böyle büyük bir acı üzerinden siyaset de yapabilir. Ama biz böyle basit, süfli ve küçük hesaplar yapan deprem turistlerinden olmadık, hiçbir zaman olmayacağız. 14-28 Mayıs imtihanını alnımızın akıyla vermiştik. Şimdi önümüzde 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri var. 31 Mart imtihanını da başarıyla verdikten sonra önümüzde sadece icraata yoğunlaşacağımız dört seneden fazla süremiz olacak.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu kritik dönemi çok iyi değerlendireceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Sizlerden ve ülkemizin diğer şehirlerinde yaşayan Kâhtalı kardeşlerimden, 31 Mart seçimlerinde belediye başkan adaylarımıza çok güçlü bir destek bekliyorum. Buna hazır mıyız? Bu duygularla, kura ile yuvalarına kavuşan vatandaşlarımızı bir kez daha tebrik ediyorum. 31 Mart seçimlerinin Adıyaman için hayırlara vesile olmasını diliyorum.”
Adıyaman programı kapsamında, Kâhta’dan Sincik ilçesine geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada vatandaşlara hitap etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına 6 Şubat depremlerinde Sincik’te yaşamını yitiren 85 kişiye Allah’tan rahmet dileyerek başladı.
Depremde ilçede 225 binanın yıkıldığını, 188 binanın da acilen yıkılması gereken durumda olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kaybettiğimiz canları geri getiremeyiz ama onun dışındaki tüm kayıpları telafi edecek imkâna sahibiz. İnşallah ilçemizdeki hak sahiplerine konutlarını ve köy evlerini en kısa sürede teslim etmeye başlayacağız. Rabbim ülkemizi, milletimizi, şehrimizi her türlü afetten, kazadan, beladan korusun” ifadelerini kullandı.
Deprem gününden bu yana şehirleri yalnız bırakmadıklarını ve her fırsatta geldiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, asrın felaketinin yıl dönümü vesilesiyle Hatay, Gaziantep, Kahramanmaraş, Şanlıurfa’nın ardından Adıyaman’da da vatandaşlarla buluştuklarını, programlarına Kâhta ve Sincik’i de dâhil ettiklerini anlattı.
“DEPREMİN İZLERİNİ BİRER BİRER SİLİYORUZ”
Sincik’e vefa borçları olduğuna, ilçenin her seçimde rekor oy oranlarıyla kendilerinin yanlarında yer aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sincik’in mayıs seçimlerinde de yüzde 95’i bulan bir oy oranıyla yine yanlarında olduğunu anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2015’te de “teşekkür” için ilçeyi ziyaret ettiklerini hatırlatarak, bugün de katıldıkları programlarla Adıyaman’da baştan sona dolu dolu bir gün geçirdiklerini ifade etti.
“Tarihin, kültürün, medeniyetin, sanayinin, tarımın hepsinden önemlisi güzel insanların şehri Adıyaman’ı adeta ‘acıyaman’a çeviren depremin izlerini birer birer siliyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sadece bununla kalmıyor, şehrimizin önüne daha güzel, daha müreffeh ve aydınlık bir geleceğin kapılarını açıyoruz. Dünyada, 6 Şubat depremleri gibi bir felakete maruz kalıp da bu kadar çabuk toparlanabilecek pek az ülke vardır. Tabii bunu söylerken şu gerçeği de unutmuyoruz, yaşadığımız yıkım ağır, ülkemizin geçtiği yollar çetin, mücadelemiz büyüktür. Bu yolda en büyük gücümüz sizler de aramızdaki şu gördüğünüz birliktir, beraberliktir, kardeşliktir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy’un “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez/ Toplu vurdukça yürekler onu top bile sindiremez.” dizelerini anımsatarak, Sincik’te toplu vuran yüreklerin muhabbetine şahit olduklarını söyledi.
Sincik’teki güzel manzaranın tüm Türkiye’ye örnek olacağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ekranları başında şu anda bizi izleyen milletime diyorum ki Kâhta’ya bakın, Sincik’e bakın, şu birlik, beraberlik, İnşallah ülkemizin daim birliği beraberliği olsun bilhassa da her meseleyi, her hadiseyi, her gelişmeyi milletimizi birbirine düşürmenin, ülkemizi tökezletmenin, devletimizi zayıflatmanın bahanesi hâline getirmek isteyenler, şu manzaraya baksınlar. Ülkemizin nüfus ve toprak büyüklüğü bakımından en mütevazı ilçelerinden Sincik’in sergilediği haysiyetli duruştan alacakları çok ders var.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi ülkesinin felaketinden, kendi milletinin sıkıntılarından medet umacak seviyeye düşenleri üzüntüyle takip ettiklerini vurgulayarak, şöyle devam etti: “Daha kötüsü, beklediğini bulamayınca dönüp kendi ülkesine ve halkına husumet besleyecek, hakaret edecek, iftira atacak kadar alçalanlar var. Onlara da yazıklar olsun. Deprem gibi ortak bir acı karşısında bile kendi küçük hesaplarından vazgeçemeyenleri mahşeri vicdana havale ediyoruz. Biz Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla her alanda olduğu gibi mahalli idarelerde de ülkemizi hak ettiği yere çıkarmanın mücadelesini vermeyi sürdürüyoruz.”
“CUMHURİYETİMİZİ İKİNCİ ASRINDA HER ALANDA DÜNYANIN YILDIZI HÂLİNE GETİRMENİN MÜCADELESİNİ VERİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimin ne dediğine değil, Adıyaman’ın neye ihtiyacı olduğuna, Sincikliler için ne yapabileceklerine baktıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Tarih boyunca nice toplumların yükselişine, nice medeniyetlerin yayılışına şahitlik eden bu toprakları Allah’ın izniyle ebedi vatanımız olarak tescilledik, hiç kimsenin bu kutlu ahdi bozmasına izin vermeyiz. Kendimizden öte nesiller boyu bu toprakların havasını soluyacak, suyunu içecek, ekmeğini yiyecek evlatlarımız için bu davayı zaferle taçlandırmaya mecburuz. Mesele sen ben meselesi, şu parti bu parti meselesi değildir. Mesele millet olarak inancıyla, kültürüyle, medeniyetiyle hayalleriyle, hedefleriyle topyekûn başlattığımız şu kıyamı başarıya ulaştırma meselesidir. İşte bunun için ne diyoruz, Türkiye Yüzyılı diyoruz. İşte bunun için Cumhuriyetimizi ikinci asrında her alanda dünyanın yıldızı haline getirmenin mücadelesini veriyoruz. Sincik’e duyduğumuz derin muhabbetin sebebi de işte bu mücadelede samimiyetle ve bila kaydü şart hep yanımızda yer almasıdır.”
Yaşanan büyük deprem felaketi nedeniyle bir kez daha “geçmiş olsun” dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayatını kaybedenleri rahmetle yâd ettiğini söyledi.
Konuşması sırasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nu sahneye çağıran Erdoğan, Sincik-Malatya kara yolu ile Sincik-Kâhta yolunun en kısa sürede yapılması talimatını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra alandakilere, “Şimdi hazır mısınız? Öyle bir seslenelim ki buradan bütün çevre duysun. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep beraber 31 Mart’ta tüm sandıkları patlatacağız. İnşallah 31 Mart gecesi sandıklardan bu müjdeyi bekliyoruz” diye seslendi.
İlçedeki temasları kapsamında Sincik Kaymakamlığı’nı da ziyaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kaymakam Yunus Emre Bozkurtoğlu’ndan ilçedeki çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyarette, Adıyaman Valisi Osman Varol da hazır bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.