Türk İş Dünyası - 2008

DÜNYA

“İnsani, siyasi ve askerî varlığımızla Filistin tarafının garantörlerinden biri olmaya hazırız”

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “İnsani, siyasi ve askerî varlığımızla Filistin tarafının garantörlerinden biri olmaya hazırız. Bu konuda hüsnüniyet ve irade sahibi ülkeleri bir an önce bu teklifimizi değerlendirmeye, somut adım atmaya, barışa giden kapıları aralamaya davet ediyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin başında Meclisin 28. Dönem 2. Yasama Yılı’ndaki çalışmalarında milletvekillerine kolaylıklar diledi.

TBMM komisyonlarında ve Genel Kurulu’nda gelecek dönemde Türkiye’ye önemli katkıları olacak çok sayıda düzenlemenin görüşüldüğünü veya görüşülmeyi beklediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlardan birinin de önceki günlerde Meclise sundukları 2024-2028 yıllarını kapsayan 12. Kalkınma Planı olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimize taahhüdümüz olan 2053 vizyonumuzun ilk adımı mahiyetindeki bu planın odağında, elbette Türkiye Yüzyılı hedefi vardır. Türkiye Yüzyılı’nda çevreye duyarlı, afetlere dayanıklı, ileri teknolojiye dayalı yüksek katma değer üreten, geliri adil paylaşan, istikrarlı, güçlü ve müreffeh bir gelecek için attığımız bu önemli adımın tekrar hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı olarak TBMM’ye sundukları bir diğer önemli düzenlemenin 2024 yılı bütçesi olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin 6. bütçesi olan bu kanun teklifini, orta ve uzun vadeli ekonomik hedeflerinin hem habercisi hem tamamlayıcısı bir adım olarak gördüklerini dile getirdi.

“DEPREM BÖLGESİNDEKİ SON HAK SAHİBİ VATANDAŞIMIZI DA EVİNE YERLEŞTİRENE KADAR ÇALIŞACAĞIZ”

Bütçenin temel önceliğinin, depremde yıkılan şehirlerin ayağa kaldırılması ve diğer şehirlerin depreme hazırlanması olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Maalesef ülkemizde bir kesimin, milletimizin yaşadığı sınamaları çabucak unutmak, daha kötüsü de unutturmaya çalışmak gibi bir zaafı vardır. Aslında bu zaaf değil, bilinçli ve kötü niyetli bir taktiktir. Biz, tam 8,5 ay önce 11 ilimizde büyük can ve mal kaybına yol açan, 14 milyondan fazla insanımızı etkileyen 6 Şubat depremlerinin acısını ilk günkü tazeliğiyle yüreğimizde hissediyoruz, hissetmeye devam edeceğiz. Zihni iğdiş edilmemiş, kalbi nasırlaşmamış, insanlığını kaybetmemiş hiç kimsenin bu acıyı unutmasının mümkün olmadığına inanıyoruz. Siyasette, ekonomide, dış politikada ne yaşanırsa yaşansın, biz 50 binden fazla insanımızı kaybettiğimiz, 850 bin yapının yıkılmasına yol açan bu felaketi her zaman gündemimizin ilk sırasında tutacağız. Deprem bölgesindeki son hak sahibi vatandaşımızı da evine yerleştirene, şehirlerimizi eskisinden daha ileri bir seviyeye getirene kadar durup dinlenmeden çalışacağız, inşa edeceğiz, ihya edeceğiz. Bu kararlılığımızı 2024 bütçemizde de görmek mümkündür.”

“ÜLKEMİZİ BÜYÜTÜRKEN MİLLETİMİZİN REFAHINI DA YÜKSELTECEK PROGRAMA VE İRADEYE SAHİBİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere vatandaşların hayat konforunu bozan sıkıntıları ortadan kaldıracak politikaları da asla elden bırakmadıklarını belirtti.

Bir yandan istihdamı ve üretimi artırırken diğer yandan enflasyonla da çok yönlü mücadele içinde olduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide atılan adımların ve elde edilen neticelerin insanların günlük hayatına yansımalarını görmenin zaman aldığını söyledi.

Türkiye’nin ne büyümesinden taviz vereceğini ne enflasyona teslim olacağını ne de dar gelirliler başta olmak üzere vatandaşlarının mağduriyetine göz yumacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’ın izniyle, bunların hepsinin üstesinden gelecek, ülkemizi büyütürken milletimizin refahını da yükseltecek programa, birikime ve iradeye sahibiz” dedi.

“UMUTLA BAKTIĞI GELECEĞİNE HAZIRLANAN HER GENCİMİZİN BEKLENTİSİ BİZİM SORUMLULUĞUMUZDUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımcısından işçisine, esnafından çiftçisine üreten herkesin meselesinin kendi meseleleri olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Ömrü boyunca çalışıp çabaladıktan sonra hayatının sonbaharını huzurlu geçirmek isteyen her emeklimizin sıkıntısı bizim sıkıntımızdır. Çocuklarını yetiştirmekten mutfağını çekip çevirmeye kadar ailesinin tüm yükünü omuzlayan her ev hanımının derdi bizim derdimizdir. Gözümüzün nuru her evladımızın, umutla baktığı geleceğine hazırlanan her gencimizin beklentisi bizim sorumluluğumuzdur. Nitekim seçim döneminde, örgün eğitimdeki üniversiteli gençlerimize vadettiğimiz cep telefonu ve bilgisayar desteğiyle ücretsiz 10 GB’lık internet sözümüzü tuttuk. Buna dair Cumhurbaşkanı Kararı, Resmî Gazete’nin bugünkü nüshasında yayınlandı. Kararın tüm üniversiteli gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’ni; demokrasisi, altyapısı, üstyapısı ve ekonomisiyle 21 yılda katbekat büyüttüklerinin altını çizerek, “Birkaç gün sonra 100. yılına kavuşacağımız Cumhuriyetimizi, sadece yaşatmak için gereken fedakârlıklarıyla değil, aynı zamanda, rahmetli Menderes ve Özal’ın açtığı yoldan ilerleyerek imkânlarıyla da milletimizle buluşturan biz olduk. Bu müktesebatla önümüzdeki dönemde çok daha fazlasını milletimize kazandırmak, bizim namus borcumuzdur” diye konuştu.

“ÇOK DAHA GÜÇLÜ ŞEKİLDE MİLLETİMİZİN GÖNLÜNE GİRMEMİZ GEREKİYOR”

Gelip geçici sıkıntıların, hem kazanımların üstünü örtmesine hem de insanları karamsarlık bataklığına itmesine rıza göstermediklerini ve göstermeyeceklerini belirterek, şunları kaydetti: “Ülkenin ve milletin geleceğine dair hiçbir hayalleri, hiçbir vizyonları, hiçbir programları, hiçbir projeleri olmadan, sadece bu arızi tablodan cesaret alarak hayal görenleri gerçeklere uyandıracağımız günler yakındır. Bunun için önce önümüzdeki mart ayında yapılacak mahalli idareler seçimlerinde, bir kez daha ve çok daha güçlü şekilde milletimizin gönlüne girmemiz gerekiyor. Muhalefetin kifayetsiz başkanlarının elinde ıstırap çeken şehirlerimizi gerçek belediyecilikle buluşturmak hepimizin asli vazifesidir. Aynı şekilde kendi yönetimimizdeki belediyelerde de seçimi, çok daha yüksek oranlarla kazanmak mecburiyetindeyiz. Kurulduğu günden beri nice zaferlere imza atan AK Parti olarak inşallah Cumhur İttifakı’ndaki ortaklarımızla birlikte bir kez daha bu başarıyı göstereceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis grubunun her konuda olduğu gibi mahalli seçim çalışmalarında da partinin lokomotifi olmayı sürdüreceğine inandığını ifade etti.

AK Parti’nin belediyelerdeki başarılarıyla kendisini ispatladığını ve oradan Türkiye’yi yönetme emanetini devralmış bir siyasi teşekkül olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başladığımız yeri sağlam tutmazsak, gittiğimiz istikameti doğrultamayız ve dolayısıyla Türkiye Yüzyılı hedefimize erişemeyiz. Sizlerden, omuzlarınızdaki bu ağır yükün bilinciyle 31 Mart seçimlerine hazırlanmanızı bekliyorum. Kaderi Türkiye’nin kaderiyle bütünleşmiş bir kadro olarak, sadece kendimizi düşünmek, sadece kendi çıkarlarımıza göre hareket etmek bize yakışmaz. Bugüne kadar, Türkiye büyüdükçe biz de büyüdük, inşallah bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. Milletimize, bilhassa da evlatlarımıza mahcup olmamak için, Rabb’imizin ‘İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır’ emrini aklımızdan çıkarmadan, 2024 Mart’ına kadar hep birlikte çok gayret göstereceğiz. Önce buna hazır mıyız?” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEMİZE VE İNANCIMIZA KARŞI YÜRÜTÜLEN KİRLİ KAMPANYALARA KARŞI TAVIR KOYMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadelenin de daimi gündemleri ve öncelikleri olduğunu belirterek, kahraman ordunun sınırlar ve ötesinde destan yazmayı sürdürdüğünü söyledi.

Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyinden Türkiye’ye yönelik terör tehditlerini, doğrudan kaynağında yok etme esasına dayalı güvenlik konseptini sürekli geliştirerek uyguladıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Irak ve Suriye’deki görev süresini 2 yıl süreyle uzatan Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi’ne destek veren tüm siyasi partilere ve milletvekillerine teşekkür ediyorum. Tezkerenin kabulü ve yürürlüğe girmesiyle Türkiye’nin terörle mücadelesi her alanda daha da güç kazanmıştır. Elbette tarih, operasyonlarımız neticesinde inlerinden çıkamaz hâle gelen teröristlere, tezkereye ‘hayır’ diyerek can suyu olanları da affetmeyecektir. Bu sadece parlamentoya değil parlamento dışındaki kurumların içerisinde de bunlara destek verenleri affetmeyecektir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ne içerideki bedhahların desteği ne de sırtlarını dayadıkları emperyalist güçlerin himayesinin, bölücü terör örgütünü yok olmaktan kurtaramayacağını vurgulayarak, “Bir gece ansızın gelebiliriz” diye ifade ettikleri operasyonlarla terör örgütleri üzerinden kurulmak istenen projeleri çökerteceklerini, teröristlerin başını ezeceklerini söyledi.

Türkiye’ye rahatsızlık verdiği, inanca husumet beslediği için kendi topraklarında faaliyet gösteren terör örgütü mensuplarını ve destekçilerini koruyup kollayanların bir gün hakikati göreceklerini umduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Korkarız ki, koyunlarında besledikleri yılanın kendilerini soktuğu o gün geldiğinde, her şey için çok geç olacak. Her ne kadar onlar, devlet olmanın ve uluslararası hukukun şartlarına uymuyor olsalar da, biz kendi vakarımızın gereğini yerine getirmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Sınırlarımız boyunca kurulmaya çalışılan terör koridorunu yeni harekâtlarla parçalamaya da ülkemize ve inancımıza karşı yürütülen kirli kampanyalara karşı tavır koymaya da devam edeceğiz. Mazlumların ve mağdurların yanında sergilediğimiz hasbi tavrımızı bozmayacak, bu onurlu duruşu günübirlik çıkarlara asla değişmeyeceğiz. Filistin halkına uygulanan zulme karşı, en başından beri gösterdiğimiz ilkeli yaklaşım, bunun en somut örneğidir.”

“İSRAİL, GAZZE’DEKİ MASUM İNSANLARA KARŞI TARİHİN EN KANLI SALDIRILARINDAN BİRİNİ GERÇEKLEŞTİRİYOR”

Türkiye’nin, Filistin’in davasına sahip çıktığı süreci konu alan video gösteriminin ardından konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin meselesine öncelikle insan penceresinden baktıklarını, diğer bölgelerde olduğu gibi burada da insanı, insan hayatını ve insanı insan yapan kadim değerleri savunduklarını söyledi.

7 Ekim’den bu yana krizin daha fazla büyümemesi için ellerinden gelen her türlü çabayı gösterdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gazze halkının ihtiyaçlarının bir nebze de olsa giderilmesi için, Mısır’daki El Ariş Havalimanı’na şimdiye kadar toplam sekiz uçak dolusu tıbbi ve insani yardım malzemesi gönderdik. Yaralıların tedavisi için 25 sağlık personelimizi ilk etapta yine Mısır’a sevk ettik. Aynı şekilde, kim yaparsa yapsın, İsrailli siviller dâhil, sivilleri hedef alan eylemleri asla mazur görmediğimizi açıkça ifade ettik. Bu ilkeli duruşumuzu dün olduğu gibi bugün de sürdürüyoruz. İsrail devletiyle bir sorunumuz yok ama İsrail’in uyguladığı mezalimi devlet yerine örgüt gibi hareket etme tarzını asla tasvip etmedik, etmeyeceğiz. İsrail, 7 Ekim’den beri Gazze’deki masum insanlara karşı, tarihin en kanlı, en iğrenç, en vahşi saldırılarından birini gerçekleştiriyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında ölenlerin neredeyse yarısı çocuklardan, kalan yarısı da onların anneleri ve aile büyüklerinden oluşuyor. Tek başına bu tablo bile, amacın kendini savunma değil, taammüden insanlık suçu işlemeye yönelik bir vahşet olduğunu göstermeye yeterlidir. Dünyada, sadece çocukları öldürmek için savaş uçaklarıyla gece gündüz şehirleri bombalayan, hastaneleri, ibadethaneleri, okulları, pazar yerlerini, binaları, sokakları ateşe boğan; tanklarıyla, toplarıyla, silahlarıyla bu insanlık dışı eylemi sürdüren başka bir devlet ve ordu bulamazsınız. İsrail’e ve dünyaya sesleniyorum; toplantılar yapıyorlar. Son yaptıkları toplantıda yine bir araya geldiler tüm Batı, Hamas’ı bir terör örgütü olarak görüyor. Ey İsrail, sen bir örgüt olabilirsin. Çünkü bu Batı’nın sana borcu çok ama Türkiye’nin sana borcu yok. Hamas bir terör örgütü değil topraklarını ve vatandaşlarını koruma mücadelesi veren bir kurtuluş ve mücahitler grubudur.”

“ÇOCUKLARIN ÖLDÜRÜLMESİNE ASLA MÜSAADE EDEMEYİZ”

Nazım Hikmet’in şiirinden “Koşuyor altı yaşında bir oğlan, uçurtması geçiyor ağaçlardan, siz de böyle koşmuştunuz bir zaman, çocuklara kıymayın efendiler, bulutlar adam öldürmesin” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bu İsrail ne yapıyor? Çocukları öldürüyor. O çocukların hâlini gördük. Neler yaptıklarını gördük. Biz bu çocukların öldürülmesine, bunların paramparça edilmesine asla müsaade edemeyiz. Çünkü biz insanlıktan nasibimizi aldık. Ben bunu Davos’ta o zamanki başbakanlarına söylemiştim. Siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz demiştim. Zira babasının böğrüne sığınmış o çocuğu nasıl kurşunladıklarını biliyoruz. O günden bu yana Davos’a bir daha gitmedim. Ve o gün benimle beraber olan iki arkadaş; bir tanesi de bugün bir siyasi partinin başında bir diğeri de diğer siyasi partinin başında. Onlar da arkamdan geliyorlar. Onların arkasında da yine bizim arkadaşlar; ne diyorlar biliyor musun? ‘İşte şimdi yandık’. Ben öyle dedim ya. İşte şimdi yanmışız. Ne oldu? Yandık mı? Biz dimdik ayaktayız ama siz yandınız. Siz hiçbir şeye yar olmadınız ve olmayacaksınız da. CHP’nin koltuğuna sığınmak size hiçbir şey katmayacak ve katmadı. Biz ise bu yolda evelallah dimdik yürüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bulutlar üzerinden ölüm kusan savaş uçaklarıyla çocukları öldürenlere, “Siz de böyle koşmuştunuz bir zaman, çocuklara kıymayın efendiler” dediklerini söyledi.

“İSRAİL’E GİTME PROJEMİZ VARDI, İPTAL, GİTMEYECEĞİZ”

Çocukların anne-babalarının, anne-babaların çocuklarının naaşlarına sarıldığı bir dünyada hiç kimsenin huzurla uyuyamayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle bir dünyada hiç kimsenin kendi geleceğini güvende göremeyeceğini vurguladı.

Hayatında bir kere, Amerika’daki Türk Evi’nde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun elini sıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İyi niyetimiz vardı ama iyi niyetimizi suiistimal etti. İsrail’e gitme projemiz vardı, iptal, gitmeyeceğiz. Eğer iyi niyetle devam etmiş olsaydı münasebetlerimiz farklı olabilirdi ama şimdi maalesef o da olmayacak çünkü iyi niyetimizi de bunlar suiistimal ettiler” diye konuştu.

Gazze’deki anne ve babaların, çocuklarının vücutlarına isimlerini yazdığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ey İsrail bu kafayla bir yere gidemezsin. Yanına ister Amerika’yı al ister başkalarını, istersen Batı’yı al, bir yere gidemezsin. Amerika dünyada adaletle hükmedilmesini sağlamadığı, istemediği için o da kaybedecek. Bütün mesele adil bir dünyanın kurulmasından geçer. Bu İsrail için olduğu kadar, onun katliamlarına destek veren, cesaret veren, engel olmayarak teşvik eden her ülke, her toplum, her birey için de geçerlidir” ifadelerini kullandı.

“TARİH BOYUNCA YERYÜZÜNDE IRKÇILIK YAPMAYAN TEK HALKIZ”

Gazze’de her gün alçakça öldürülen yüzlerce çocuk, kadın, masum gerçeğine sırtını dönenlerin durumunu açıkça konuşma vaktinin geldiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hakikate sırt dönmek veya parçalanan çocuk bedenleri karşısında gözünü kapatıp yaşanan insanlık dışı saldırılara bahane üretmek, Batı’nın kendi kanlı tarihinden devraldığı bir mirastır. Amerika kıtasından Afrika kıtasına, dünyanın önemli bir kısmının hafızasında, bu tavra dair pek çok kanlı iz, acı hatıra, telafisi mümkün olmayan kıyım vardır. Ülkemizin önemli bilim adamlarından merhum Prof. Dr. Erol Güngör, İsrail’in kuruluşundan beri izlediği hastalıklı politikayı ve ona destek verenleri, 1982 yılındaki bir yazısında şöyle tanımlıyor: ‘Hasmının kanlı cesedi üzerine basarak insan hayatının değeri ve cinayetin kötülüğü hakkında nutuk çeken bir katil tarihte yoktur. Başkalarının kendisine zulüm yaptığını vehmederek aynı şeyi onlara yapmaya kalmak, en ağır akıl hastalığı arazlarından biridir.’ Gerçekten de İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, hem yapanlar hem onu destekleyenler açısından hem katilliğe hem akıl hastalığına delalet eden bir hâldir.”

“Biz Türk milleti olarak tarih boyunca yeryüzünde ırkçılık yapmamış ve yapmayan tek halkız. Bunu en iyi de Yahudi toplumu bilir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, asırlar boyunca topraklarında Yahudilerin yaşayıp da Yahudi düşmanlığının ortaya çıkmadığı tek coğrafya ve tek devletin Türkiye olduğuna dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün öldürdüğü çocuklara ve masumlara destek vermek için İsrail’in ardında sıraya girenlerin hiçbiri, göğsünü gererek böyle bir beyanda bulunamaz. Bunların hahamları da dâhil” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir hahamın, gelecekte bu tür çatışmalar yaşanmaması için Filistinli çocukların öldürülmesi yönünde ifadeleri bulunduğunu, böyle bir yaklaşımı asla kabul etmediklerini söyledi.

“MEDENİYETİMİZİN, İNANCIMIZIN VE KÜLTÜRÜMÜZÜN GEREĞİ OLAN DURUŞUMUZDAN TAVİZ VERMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece son çeyrek asırda, tamamı yalan bahaneler ve kurdukları piyon örgütler üzerinden Irak’ta 2 milyon, Afganistan ve Suriye’de 1’er milyon insanın ölümüne yol açanlarla, kendi ülkelerinde mazlum Filistin halkı lehine açıklama yapan üniversite öğrencilerini, akademisyenleri, gazetecileri, sanatçıları, sporcuları, iş insanlarını tehditle, hatta şantajla susturmaya kalkanların aynı ülkeler olduğunu belirtti.

Lafa gelince demokratlığı, insan haklarını, çoğulculuğu, çok sesliliği kimseye bırakmayanların faşist yüzlerini hep birlikte ibretle seyrettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sırf bu onurlu tavırlarından dolayı yaşadıkları ülkelerde sıkıntıya düşen üniversite öğrencilerine ve diğer tüm kesimlere ülkemizin kapılarının sonuna kadar açık olduğunu belirtmek istiyorum. Bu tabloda, Gazze’deki zulme gözlerini kapatan Batı’lı güçlerin İsrail için döktükleri gözyaşı, sahtekarlığın dik alasından başka bir şey değildir. Daha dün Ukrayna’da yaşanan savaşta ortaya çıkan kayıplar için dünyayı ayağa kaldıranların, Gazze’deki aleni katliama duvar kesilmesi, bu riyakârlığın en somut ifadesidir.”

Konuşmasına okuduğu bir şiirle devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Canlı kalmış ölülerle dolu bir dünyada, biz ülke ve millet olarak hakikati haykırmaya, bunun için siyasi, diplomatik, gerekirse askerî tüm yolları devreye sokmaya devam edeceğiz. Kalbimizle, dilimizle, elimizle ne yapabiliyorsak yapacağız. Medeniyetimizin, inancımızın ve kültürümüzün gereği olan duruşumuzdan taviz vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“DEVLET VE MİLLET OLARAK SÖYLEDİĞİMİZİ YAPMAKLA, HEDEFLEDİĞİMİZE ULAŞMAKLA MÜKELLEFİZ”

Kuru hamasete, Türkiye ve Filistin halkına fayda getirmeyecek adımlara, stratejisiz hamlelere de tevessül etmeyeceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çünkü biz, gerisinde binlerce yıllık bir devlet geleneği ve devlet aklı olan Türkiye Cumhuriyetiyiz. Çünkü biz, bin yıldır Bizans ordularından Haçlı seferlerine, Moğol saldırılarından Millî Mücadele’ye nice sınamalardan geçerek insanlığın kadim yurdu Anadolu’yu vatanımız yapmış bir milletiz. Devlet ve millet olarak söylediğimizi yapmakla, başladığımızı bitirmekle, hedeflediğimize ulaşmakla mükellefiz. Aksi takdirde, kendine de millete de ümmete de insanlığa da hayrı olmayan nice devletten, nice topluluktan farkımız kalmaz. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına karşı yürüttüğümüz politikayı da işte bu anlayışla şekillendiriyor, büyük bir titizlikle uyguluyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de yaşanan katliamın ve yıkımın gerisindeki faillerin, İsrail’e sınırsız destek verenler olduğunu belirtti.

İsrail’e ve İsrail’i destekleyip teşvik edenlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze’de masumlar ölmeye devam ettikçe bölgemize gönderilen hiçbir gemi, hiçbir uçak, yapılan hiçbir siyasi şov barış getirmeyecektir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail yönetiminin güvenliği 10 bin kilometre ötede değil, Türkiye başta olmak üzere bölgesindeki komşularında araması gerektiğini vurguladı.

“TÜM TARAFLAR ELİNİ TETİKTEN ÇEKMELİ, DERHAL ATEŞKES İLAN EDİLMELİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün sırtını dayayarak efelendiği güçler, yarın kendi evlerindeki yangını söndürmek için pılısını pırtısını toplayıp gittiğinde, İsrail halkının güven ve merhamet arayacağı ilk yer, tıpkı 500 yıl önce olduğu gibi yine Türkiye olacaktır. İsrail yönetiminden ve toplumundan istediğimiz, milletimizin asırlara sari bu merhamet duygusunu zedeleyecek tavırlardan uzak durması, barış çağrımıza kulak vermesidir. Dünyanın en eski yerleşimlerini bünyesinde barındıran bu toprakları kana ve ateşe boğan zulmü, bir asır öncesinden başlayarak başımıza saran güçlerin, dün olduğu gibi bugün de çözüm istemediğinin farkındayız. Sorunun sebebi olanlar, elbette çözüm istemez. Kriz ne kadar derinleşirse, dallanıp budaklanırsa, onların çıkarları için o kadar iyidir. Krizin başladığı 7 Ekim’den beri yapılan provokatif açıklama ve eylemlerin altında yatan sebep işte budur.”

İsrail-Filistin meselesinin daha da büyümesinin, bölgeye barış ve istikrarın gelmemesinin, savaşın karanlık gölgesinin Doğu Akdeniz’in üstünden eksilmemesinin, coğrafyanın kaynaklarından bölgede binlerce yıldır yaşayan insanların faydalanmamasının istendiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca kan, zulüm ve gözyaşı üzerinde inşa edilen sömürü düzenin sürmesinin istendiğini, buna itiraz ettiklerini dile getirdi.

Bedelini Müslümanı, Hristiyan’ı, Yahudi’siyle tüm bölge halklarının ödediği sömürü düzenini reddettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mescid-i Aksa’nın Müslüman, Hristiyan ve Yahudilerin ortak ibadethanesi olduğunu, ortak ibadethaneye yetkililerin sahip çıkmadığını, bu yetkilileri arayarak uyarılarda bulunduklarını ve “Birlikte sahip çıkma” çağrısını devam ettirdiklerini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan her savaşı yeni savaşların, başlayan her çatışmayı daha kanlı çatışmaların izlediği fasit dairenin kırılması gerektiğini belirterek, “Sağduyu ve basiretle hareket ederek bize zorla giydirilen deli gömleğini artık parçalamamız gerekiyor. Aksi takdirde, canımızla, kanımızla, kaynaklarımızla, geleceğimizle bedel ödemeye hep birlikte devam ederiz. Bunun için yapılması, süratle atılması gereken adımlar bellidir. Öncelikle tüm taraflar elini tetikten çekmeli, derhal ateşkes ilan edilmelidir” ifadesini kullandı.

“GAZZE’DEKİ ACİL İHTİYAÇLARI KARŞILAMAK İÇİN HEMEN BİR İNSANİ KORİDOR OLUŞTURULMALIDIR”

Hem İsrail’in Gazze ve diğer bölgelere yönelik saldırılarının hem de İsrail topraklarına yönelik füze atışlarının kesilmesi, rehinelerin serbest bırakılması konusunda doğrudan veya dolaylı müzakerelere başlanarak bu konunun hızla sonuçlandırılması gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Nedir o, çocukları kafeslere koyuyorsunuz. Bu ne menem akıldır. Böyle bir şey olabilir mi? Çocuk, çocuk. Gazze’deki acil ihtiyaçları karşılamak için hemen bir insani koridor oluşturulmalı, ihtiyaç maddelerinin girişine, yaralıların çıkışına, tahditsiz izin verilmelidir. Biz hastanelerimizi bütün bu yaralıların tedavisi için emre amade kıldık, kılıyoruz. Refah sınır kapısı insani yardımlar için muhakkak sürekli açık tutulmalıdır. İhtiyacın yüzlerce tırla ifade edildiği bir bölgeye gönderilen 20 tırlık yardım malzemesinin, denizde damladan öte hiçbir anlam taşımadığını herkes gayet iyi biliyor.”

İsrail’in, Gazze halkına yeterli miktarda insani yardım ulaştırılmasına, yıkıntıların temizlenmesine, sudan enerjiye şehrin altyapısının ayağa kaldırılmasına, hızla geçici barınma alanları ve sahra hastaneleri inşasına engel olmaması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sahra hastanesini, jeneratörleri bölgeye gönderdiğini ve gerekli olanların gönderilmesinin süreceğini bildirdi.

“TÜRKİYE SORUMLULUK ALMAKTAN ASLA KAÇINMAYACAKTIR”

Ramallah başta olmak üzere bölgede yıllardır süren yerleşimci terörün bir an önce son bulması gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistinlilerin evlerini, arazilerini gasbeden, silahlanıp canlarının istediği sivilleri öldüren ve bunları İsrail güvenlik unsurlarının desteğiyle yapan işgalcilerin suçlarını hiçbir kavramın örtemeyeceğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teröristin “terörist” olarak yaftalandığı gibi yerleşimci kılıklı veya asker-polis üniformalı hırsızlara “hırsız”, katillere “katil” denilmediğinde ve bu kişilere bu şekilde muamele edilmedikçe bölgeye huzurun gelemeyeceğini söyledi.

Savaşın yayılmaması için tüm aktörlerin sorumlu hareket etmesi, bölge dışı güçlerin de İsrail ile dayanışma adına ateşe benzin taşımaktan vazgeçmesi gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Akıl ve vicdan sahibi diğer tüm ülkeleri, İsrail devletinin aklıselime dönmesi için Netanyahu hükûmetine baskı kurmaya davet ediyorum. Bu gelişmeleri bir haçlı-hilal anlayışıyla devam ettirmemenin gereğini hatırlatmak istiyorum. Eğer barışın egemen olduğu bir dünyayı kurmak istiyorsak bu dünyada haçlı-hilal anlayışı bir kenara konmalı aksi takdirde insanlığa yazık olur. İslam ülkelerinin bir ve beraber olarak hareket etmesi, şüphesiz önce ateşkese, sonrasında kalıcı barışa giden yolu kolaylaştıracaktır. Kuruluş amacı Kudüs’ün mahremiyetini ve Filistin davasını savunmak olan İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan, hiç değilse bu defa, misyonuna yakışır bir etkinlik ortaya koymasını bekliyoruz. Vahdet olmadan rahmet olmaz. Diğer türlü bireysel adımların beklenen etkiyi doğurmadığını, geçmişteki tecrübelerimizle gördük, yaşadık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak İslam ülkeleriyle iş birliği içinde hareket etmenin, Filistin halkının ve Gazzeli Müslümanların haklarını korumak için en tesirli yöntem olduğuna inanıyoruz. Bu savaşın kalıcı barışa giden yolu açması için Türkiye sorumluluk almaktan asla kaçınmayacaktır” diye konuştu.

Teklif ettikleri garantörlük müessesesini, hâlihazırda meseleye en azından kısa ve orta vadede gerçekçi çözüm getirmeye yönelik en somut, en tutarlı, en etkili yöntem olarak gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsani, siyasi ve askerî varlığımızla Filistin tarafının garantörlerinden biri olmaya hazırız. Bu konuda hüsnüniyet ve irade sahibi ülkeleri bir an önce bu teklifimizi değerlendirmeye, somut adım atmaya, barışa giden kapıları aralamaya davet ediyoruz” dedi.

“Adil bir barışın kaybedeni olmayacağı tespitine gönülden inanan bir ülke olarak bölgede etkili tüm aktörlerin yer alacağı bir ‘Uluslararası Filistin-İsrail Barış Konferansı’ düzenlenmesini öneriyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konferansın, son 30 yılda yapılan, Madrid’den Oslo’ya, Şarm el-Şeyh’ten Annapolis’e kadar nice benzer toplantının akamete uğrayan akıbetinden alınan dersler ışığında gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

“FİLİSTİN HALKININ YEKVÜCUT OLARAK HAREKET ETMESİ ŞARTTIR”

Garantörlük teklifi başta olmak üzere, daha güçlü, bağlayıcı ve uygulamaya dönük kararlar ışığında atılacak bu tür adımlara, her iki tarafın da ihtiyacı olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Elbette sorunun asıl çözümü, 1967 sınırlarında, başkenti Kudüs olan, fiziki bütünlüğe sahip, tüm dünya tarafından tanınan bağımsız, egemen bir Filistin devletinin kurulmasından geçiyor. Bunun için öncelikle Filistin halkının kendi içinde birliğini ve beraberliğini sağlayarak, yekvücut olarak hareket etmesi şarttır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistin halkının göstereceği bu iradeyi tamamlayacak olan, Arap dünyasının bu devletin yaşaması için gereken maddi ve manevi desteği vermesidir. İslam ülkelerinin yanı sıra, aklını ve vicdanını hakikatlere kapatmamış tüm devletlerin arkasında duracağı böyle bir gelişme, İsrail’e de aradığı istikrarı ve huzuru sağlayacaktır. Aksi takdirde bölgede, her saldırıyla, her katliamla, her yıkımla artacak olan radikalleşmenin sonuçlarının nereye varacağını kestirmek mümkün değildir. Ayrıca, sürekli körüklenen bu yangının ne zaman, nereye sıçrayacağı ve nereleri yakıp, yıkıp kül edeceği bilinemez. Ne bölge halkı ne dünya böyle bir acıyı, zulmü, kısırdöngüyü hak ediyor” diye ekledi.

“BM VE GÜVENLİK KONSEYİ, KENDİNİ SÜRATLE REFORMA TABİ TUTMALIDIR”

Her fırsatta dile getirdiği “Dünya 5’ten büyüktür” itirazının, Gazze’deki son gelişmelerle bir kez daha teyit edildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan bir kez daha, ‘Dünya beşten büyüktür’ diyerek küresel yönetim ve güvenlik sisteminin adaletsizliği, dengesizliği, etkisizliği konusundaki haykırışımızı tekrarlıyorum. Birleşmiş Milletler ve özellikle de Güvenlik Konseyi, kendini süratle reforma tabi tutmalıdır. Dünyadaki insanların kendilerini, coğrafi ve inanç dağılımı başta olmak üzere, tüm çeşitlilikleri ve dengeleriyle, adil şekilde içinde hissedecekleri bir Birleşmiş Milletler işleyişi ve Güvenlik Konseyi yapısı kurmalıyız” değerlendirmesinde bulundu.

Dünyanın güvenliğini, beş devletin çıkarlarına teslim eden bir yapının sürdürülebilirliği olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de yaşananların, bu açık gerçeğin en son örneği olduğunu söyledi.

Çoğu çocuk binlerce masumun hunharca katlini konuşmaya bile tahammülü olmayan bir sistemi sürdürmekte ısrar etmenin, her şeyden önce insani olmadığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çocukların hunharca öldürülmesinin hiçe sayıldığı bir yapıyı da kimse ciddiye almaz, kimse peşinden gitmez. Birleşmiş Milletlerin içine düştüğü bu acziyet görüntüsünden derin üzüntü duyuyoruz. İnşallah bir an önce çağrımıza kulak verilir ve gereken süreçler işletilir” diye konuştu.

“TÜM VATANDAŞLARIMIZI MİTİNGİMİZE DAVET EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü grup toplantısında, Cumhuriyetin 100. yılıyla ilgili kapsamlı bir değerlendirme yapmayı planladığını ancak Gazze meselesiyle ilgili ülke ve dünya kamuoyuyla paylaşılması gereken mesajların aciliyeti sebebiyle, vakitlerini bu konuya ayırmak mecburiyetinde kaldıklarını belirtti.

28 Ekim’de İstanbul’da yapılacak Büyük Filistin Mitingi’ne kadar bu krizin ateşinin, en azından sönmeye başlamasını ümit ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhur İttifakı olarak yapacağımız bu mitinge, mümkün olan en yüksek katılımı sağlamak istiyoruz. Sadece bayrağımızın ve Filistin bayrağının dalgalandığı bir miting gerçekleştireceğiz. Parti bayraklarının olmadığı, Türk bayrağı ve Filistin bayrağının olduğu böyle bir muhteşem mitingle gerek ülkemize gerek dünyaya mesajlarımızı vereceğiz. Buradan, İstanbul’a yakın şehirlerimizde yaşayanlar başta olmak üzere, tüm vatandaşlarımızı mitingimize davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Cumhur İttifakı’ndaki diğer ortakları başta olmak üzere Gazzeli mazlumlar için attıkları adımlara destek veren siyasetçilere, sporculara, sanatçılara, basın mensuplarına, sivil toplum kuruluşlarına ve 85 milyonun her bir ferdine şükranlarını sunduğunu söyledi.

Milletin tüm kesimlerinde oluşan bu birlik ve beraberlik ruhunun, en büyük güç ve güven kaynağı olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin 100. yılıyla ilgili değerlendirmeleri de 29 Ekim günü yapılacak törenlerde milletle paylaşacağını söyledi.

Öte yandan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, partisinin grup toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından önce salondaki katılımcıları, Gazze’de hayatını kaybedenler başta olmak üzere tüm şehitler için Fatiha okumaya davet etti.

DÜNYA

GURUR PROJEMİZ TÜRKSAT 6A AMERİKA’DA

Genç Gazeteciler -Amerika

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antonov An-124 tipi uçakla 4 Haziran gecesi yola çıkan Türksat 6A uydusunun SpaceX Cape Canaveral Hava Kuvvetleri İstasyonu’nda son testlerinin yapıldığını söyledi. Türksat 6A uydusunun SpaceX hangarında olduğunu bildiren Uraloğlu, “Türksat 6A uydumuz artık gün sayıyor. Amerika Birleşik Devletleri’ne nakli sonrası devam eden standart testlerin tamamlanmasının ardından temmuz ayının ikinci haftasında yerli ve milli gururumuz Türksat 6A uydumuzu Falcon 9 roketi ile uzaydaki konumuna göndereceğiz. Yüzde 81’in üzerinde yerlilik oranıyla geliştirilen uydumuz 15 yılı aşkın süre boyunca hizmet edecek” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Türksat-6A Uydu Projesi’nin planlanan bir şekilde ilerlediğini belirterek, 4 Haziran’da Antonov An-124 tipi uçak ile Türkiye’den uğurladıkları uydunun, 19 saatlik yolculuğun ardından ABD’nin Florida Eyaleti’nde bulunan SpaceX Cape Canaveral Hava Kuvvetleri İstasyonu’na gönderildiğini anımsattı.

SpaceX Falcon 9 Roketiyle Fırlatılacak

Türksat 6A uydusunun faaliyetlerinin Bakanlığın yanı sıra proje paydaşları ve ilgili kurumlarca yakından takip edildiğinin de altını çizen Bakan Uraloğlu, Türksat uydularının yedekliliğini sağlayacak ve mevcut kapasiteyi artıracak Türksat 6A’nın mevcut proje takvimine göre temmuz ayının ikinci haftasında Space X firmasının Falcon 9 roketiyle uzaya göndermeyi planladıklarını söyledi.

10 Günlük Uzay Yolculuğu Sonrası Yörünge Testleri Yapılıyor

Türksat-6A’nın üretim süreci sonrasında 400’e yakın çevresel ve fonksiyonel testi başarıyla tamamladığını anımsatan Uraloğlu, “Türksat 6A uydumuzu taşıyan Antonov An-124 tipi uçak yaklaşık 19 saatlik seyahatin ardından SpaceX Cape Canaveral Hava Kuvvetleri İstasyonu’na inmişti. Yaklaşık 4 saat süren indirme işleminin ardından Türksat 6A uydumuz SpaceX’in hangarındaki yerini almıştı. Burada da seyahat sonrası testler gerçekleştiriliyor. Testlerin tamamlanmasının ardından temmuz ayının ikinci haftasında uydumuzu uzaya göndereceğiz” ifadelerini kullandı.

Uydunun uzaya gönderilmesinin ardından yaklaşık 10 gün sürecek yolculuğun da başlayacağının altını çizen Uraloğlu, yörüngesine ulaştıktan sonra da yörünge testlerine başlamasının planlandığını söyledi. Bakan Uraloğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Testlerin ardından Türksat tarafından yörüngede teslim alarak Türksat 6A uydusunu faaliyete geçirmeyi planlıyoruz. Faaliyete geçmesi ile birlikte Türksat 6A uydusu ile Türksat’ın hizmet verdiği kapsama alanı Hindistan, Tayland, Malezya ve Endonezya’yı kapsayacak şekilde genişleyecek. Böylece Türksat 6A ile Türkiye’nin uydularının ulaştığı nüfus, 3,5 milyardan 5 milyarın üzerine çıkacak. Türkiye, kendi haberleşme uydularıyla dünya nüfusunun yüzde 65’inden fazlasına ulaşabilir hale gelecek. Ku Band kapasitesi ile yayıncılık sektörüne hizmet verecek. Uydumuz 7,2 kW güç kapasitesi ile 15 yıl boyunca hizmet verecek.”

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Fetö’cüler Marka ve Patent İşlerini neden çok seviyorlar ? Fetö’cülere Kimler yardım ediyor ?

Kamuya ait isimler Marka Çıkartarak insanları Tuzağa Düşürüyorlar.

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Ülkemizin Ve insanlarımızın Huzurunu bozan bu çete Marka Patent işlerine neden Önem veriyor ?

Fetö’cüler Marka Patent işinde Çok Mutlular | Tuzak Kurdukları insanlar Hapis cezası alıyor Hem de Çok büyük paralar kazanıyorlar adli sicillerini kirletiyorlar tuzağa düşürdükleri insanları aç kalmış Sırtlanlar gibi saldırıyorlar

1- Kamuya ait isimler Marka Çıkartarak insanları Tuzağa Düşürüyorlar.

2- Başkalarının Kullandıkları İsimler Marka Alarak İnsanları Tehdit Ediyorlar.

4- Herkesin kullandığı isimlere Marka Çıkartarak İnsanları Tehdit ediyorlar

5- Fetö yandaşlarını Marka Patent İşlerine yönlendiriyor insanlara çok kolay Tuzak kuruyorlar

6- Fetö ve yandaşları kendilerine ait olmayan kamuya ait isimlere çökerek Marka alarak insanları savcılıklara şikayet edip Kripto Fetö’cülerin yardımı ile rapor hazırlattırarak hapis cezasıyla Tehdit edip resmen insanları soyuyorlar. ve adli sicillerini kirletiyorlar tuzağa düşürdükleri insanları aç kalmış Sırtlanlar gibi saldırıyorlar

Bir FETÖ’cü nasıl anlaşılır?
Yalan söylemekte, Kumpas kurmakta, Dikizlemekte, Devlet imkanlarını örgüt için kullanmakta, Kamu ve insanların malına konmakta, adam öldürmekte uzmandır bunlar! merhamet ve vicdanları yoktur Makam mevki ve para için her şeyi yaparlar
Hak yediler Soru çaldılar, insanlara kumpas kurdular, özellerini teşhir ettiler, o görüntülerle tüm istediklerini aldılar.
İşyerlerine Kamu kurumlarına sitelere evlere kameralar kurdular hem insanları izlediler hem dinlediler insanların özel hayatlarına girdiler evlerine gizli kameralar kurdular bu yolla insanları ,şirketleri ,tehdit ettiler .her türlü yolsuzluğu yaptılar
Bunlar ne kadar insanlık suçu varsa işledi hala işlemeye devam ediyorlar
40 yıl boyunca sinsi sinsi örgütlendiler.
Suçsuz insanları kumpas kurup hapse attırdılar merhametsizler
Türkiye’nin ve şirketlerin sırlarını sattılar Casusluk yaptılar.
Devleti ele geçirmek için her şeyi yaptılar.
Kaç masum insanın yuvasını yıktılar kim bilir?
Nice esnafı iflas ettirdiler kurdukları kumpaslarla Mallarını ele geçirdiler
Paravan holding ler kurdular insanların Mallarına el kondular.
Karşı çıkanı da ölüme yolladılar…
Vicdandan yoksun, gaddar, zalim merhamet yoksunudur bunlar
Her türlü iftirayı atabilecek, her yalanı söyleyebilecek kadar zalimdirler.
FETÖ terör örgütü kadar zalim, başka bir çete ne duyduk ne gördük!
“FETÖ’ye bağlı Takım elbiseli teröristler”
TÜRK MİLLETİNİ VE DEVLETİNİ NASIL SOYUYORLAR | MERHAMETSİZLER

“Bu Çete Nasıl Çökertilir “
FETÖ’ye bağlı Takım elbiseli teröristler” Kesinlikle Alınamayacak isimlere Marka veren ve bu isimleri onaylayanlar araştırılırsa üst hiyerarşi ve bu çete çökertilir”
FETÖ’nün bilişim militanları ,Hosting ,Domail, Marka Ve Patent işlerine neden önem veriyorlar?

Her şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

DRONLARA ÖZEL HAVA OTOBANLARI

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

Genç Gazeteciler

Haber Burada

Tarih

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, otonom dron koridoru için çalışmaları başlattıklarını açıkladı. Oluşturulacak güzergahın Avrupa’nın sayılı otonom dron koridoru olacağını belirten Uraloğlu, “Birçok ülke havayollarına sonradan katılan amatör İHA ve dronlar konusunda yeni düzenlemeler hazırlamaya başladı. Biz ise yerli ve milli teknolojilerle Avrupa’nın sayılı otonom dron koridorunu hayata geçirerek İHA ve dronların uygunsuz uçuşlarının önüne geçmekle kalmayacağız, takip ve trafik yönetim sistemini de getireceğiz. Bu sayede hava araçlarının belirlenen güzergahların dışına çıkmasını engelleyeceğiz” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün İnsansız Hava Aracı (İHA) ve dronlara özel bir hava koridoru oluşturmak için çalışmaların devam ettiğini söyledi. Bakan Uraloğlu, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne kayıtlı toplam 1 Milyon 521 bin 615 lisanslı İHA pilotu ve 65 bin 859 insansız hava aracı için, bakanlık olarak temel hedeflerinin ulaşımın her modunda güvenli ulaşımı sağlamak olduğunu belirterek, “Karada araçlar, havada uçaklar ve denizde gemiler için nasıl belirli güzergahlar ve yollar oluşturuyorsak, dünyada ve ülkemizde son zamanlarda kullanımı oldukça artan İHA ve dronlar için de şehir içi ve şehirler arası uçuşlarda belirlenecek koordinatlar çerçevesinde gidip gelmesini sağlayacak hava koridorları ve güzergahlar oluşturacağız. Bu sayede uygunsuz uçuşların önüne geçerek dronlar için güvenli hava sahasını oluşturacağız.” açıklamasında bulundu.

“Özel Yaşamın Gizliliğini Korumayı Planlıyoruz”

Birçok ülkenin, insansız hava araçları konusunda yeni düzenlemeler hazırlamaya başladığına da değinen Uraloğlu, “Sivil Havacılıkta önemli bir alan yaratan insansız hava araçlarına ve dronlar dair farklı kullanım türleri görüyoruz. Askeri, güvenlik, istihbarat, tarım, kargo, gümrük işlemleri, orman yangınlarıyla mücadele, sivil ve ticari uçuşlara kadara farklı amaçlarda kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Biz ise yerli ve milli teknolojilerle getireceğimiz yeni sistem ile uygunsuz uçuşların önüne geçip, hassas bölgelerde hem güvenlik zafiyeti oluşmamasını hem de özel yaşamın gizliliğini korumayı da planlıyoruz. Sadece bununla sınırlı değil elbette, bununla birlikte getireceğimiz sistem ile erişilebilir, verimli ve çevre dostu dijital bir uygulama ile operatörler mobil uygulamalar üzerinden uçuş izni alma ve hava sahası bilgilerini görme gibi imkanlara ulaşabilecek.” dedi.

‘Tamir İstasyonları Kurulacak’

Bir kontrol mekanizması ihtiyacının tüm ulaşım modlarında olduğu gibi İHA ve dronlar için de gerekliliğine değinen Bakan Uraloğlu, “Sivil Havacılık Genel Müdürlüğümüz yeni sivil havacılık modelleri üzerinde çalışmalar yapıyor. İHA ve dronlar için takip ve trafik yönetim sistemimiz İHA’ların mevcut hava sahasına entegrasyonunu sağlayacak. Dronlar sistem bilgileri, konum, irtifa, hız, pilot bilgileri canlı olarak havacılık kontrol merkezine iletilecek ve kayıt altına alınacak. Bu sayede trafik yönetimi ve uçuş izinleri tek bir merkezden hızlı, kolay, emniyetli bir şekilde gerçekleşecek.” dedi. Bakan Uraloğlu, ayrıca belirlenen güzergahlarda dronlar arıza, pil bitmesi ya da olumsuz bir durumla karşı karşıya kalmasına karşı da güzergah üzerinde tamir istasyonları kurmayı planladıklarının altını çizdi.

OKUMAYA DEVAM ET

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

Her Şey Güçlü Bir Türkiye İçin | Genç Gazeteciler

TAKVİM

Ekim 2023
P S Ç P C C P
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

HER ŞEY GÜÇLÜ TÜRKİYE İÇİN

TOGG | Türkiye’nin Otomobili

TANAP Avrupa Bağlantısı Açılış Töreni #TANAPtamam

GENÇ GAZETECİLER BURADA

GÜÇLÜ TÜRKİYE

TÜRK AKIM PROJESİ AÇILIŞ TÖRENİ

TÜRKİYE YÜZYILI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale 1915 Köprüsü Kule Tamamlama Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisini #MilliEnerjideYeniMüjde

ENERJİ PETROL MEDYA GRUP – YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

DÜNYA5 saat önce

GURUR PROJEMİZ TÜRKSAT 6A AMERİKA’DA

DÜNYA1 gün önce

Fetö’cüler Marka ve Patent İşlerini neden çok seviyorlar ? Fetö’cülere Kimler yardım ediyor ?

DÜNYA2 gün önce

DRONLARA ÖZEL HAVA OTOBANLARI

DÜNYA3 gün önce

TÜRKİYE, HAVADA AVRUPA’NIN EN YOĞUN 3. ÜLKESİ

DÜNYA4 gün önce

Mobil Tekerlekli Küçük Ev Üreticisi | Setencioğlu

DÜNYA4 gün önce

Türkiye’nin İhracatı, Türk Hava Yolları’nın İndirimli Taşımacılığıyla Büyüyor

DÜNYA5 gün önce

“KİRLİ ELLERİNİZİ İNSANLARIN ÜZERİNDEN ÇEKİN MERHAMETSİZLER”

DÜNYA5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

DÜNYA6 gün önce

FETÖ’CÜLER MİLLETİMİZE TUZAK KURARKEN KİMLERE GÜVENİYOR ?

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan G-7 Liderler Zirvesi’ne katıldı

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BBVA İcra Kurulu Başkanı Vila’yı kabul etti

DÜNYA1 hafta önce

“Türkiye ve İspanya olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Emine Erdoğan, İspanya Başbakanı’nın eşi Fernandez ile Madrid’deki Prado Müzesi’ni ziyaret etti

DÜNYA1 hafta önce

“İspanya ile ekonomik ve ticari ilişkilerimizi daha fazla geliştirmek arzusundayız”

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Kralı VI. Felipe ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan İspanya’da

DÜNYA1 hafta önce

FETÖ’CÜLER MİLLETİMİZE KURDUĞUNUZ TUZAKLARI BİR BİR BOZACAGIZ

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ikinci astronotu Atasever’i kabul etti

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, UNRWA Genel Komiseri Lazzarini’yi kabul etti

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brezilya Dışişleri Bakanı Vieira’yı kabul etti

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir Dışişleri Bakanı Attaf’ı kabul etti

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya Altyapı Yatırım Bankası Başkanı Jin’i kabul etti

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özel ile görüştü

DÜNYA1 hafta önce

Türk Hava Yolları, Üst Üste Yedinci Kez ‘’Türkiye’nin En Değerli Markası’’ Oldu

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Bankası Başkanı Banga’yı kabul etti

GÜNCEL2 hafta önce

YUSUFELİ PROJESİNİN SON HALKASI DA TAMAMLANDI

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile görüştü

DÜNYA2 hafta önce

İstanbul Öğretmen Akademileri ve Atölyeleri Kapanış Dersi

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Tütünsüz Günü ve Çevre Haftası Programı’nda gençlerle bir araya geldi

DÜNYA2 hafta önce

Önceliğimiz Düşük Maliyetli, Güvenilir ve Çevre Dostu Enerji

DÜNYA2 hafta önce

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca Sağlık Koordinasyon Kurulu’nun Yeni Toplantısı İstanbul Pendik’te Yapıldı

DÜNYA2 hafta önce

FİKİRLER GİRİŞİMLERE DÖNÜŞÜYOR

DÜNYA2 hafta önce

“Daha müreffeh bir Türkiye’yi ihracatçılarımızın da katkısıyla hep birlikte inşa edeceğiz”

GÜNCEL2 hafta önce

“Maarif Modeli, milletimizin köklü tarihini, kültürünü ve değerlerini merkeze alan bir bakış açısıyla hazırlanmıştır”

GÜNCEL2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanlarını kabul etti

DÜNYA2 hafta önce

Belgesiz’in anlamı nedir

DÜNYA2 hafta önce

İçişleri Bakanlığı ile Kamu Görevlileri Etik Kurulu Arasında İş Birliği Protokolü İmzalandı

DÜNYA2 hafta önce

Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’e Devlet Nişanı tevcih edildi

DÜNYA2 hafta önce

“Özbekistan’daki Türk yatırımlarının her geçen gün artmasından memnuniyet duyuyoruz”

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mesajı

DÜNYA5 yıl önce

Metin Aslım : İş ve Cemiyet Hayatının Sevilen Siması

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Emel USLU ATİK ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Aysu YAVUZ

İYİ Kİ VARSIN4 yıl önce

İyi ki varsın Nurten ÖZTÜRK

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Beril ÇAVUŞOĞLU

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın ZEHRA KARAKAŞ BEGEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nuray ÖZÇELİK;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇEŞMECİOĞLU :

DÜNYA2 yıl önce

Ankara-Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı temeli atıldı

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nalan Gazezoğlu

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön verenler ; Eda DEMİRHAN

GÜNCEL3 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Berfu GÜVEN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Gül ALCANSOY;

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Prof. Dr. Başak SOLMAZ

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın AYSUN ŞAHANOĞLU KABA ;

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Nazlıhan ALKAN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Hüseyin ÇALIŞKAN

DÜNYA2 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Michel ile görüştü

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Hande ORTAY

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Yusuf Burak ASLANPINAR;

İYİ Kİ VARSIN3 yıl önce

İyi ki varsın Semra Aman Akyürek

ENERJİ3 yıl önce

İyi ki Varsın Mehmet Gültekin

ENERJİ4 yıl önce

Tekfen Holding “Kadınlarla Güçlendirilmiş Yönetim Kurulu” ödülünü üçüncü kez aldı!

DÜNYA1 yıl önce

İyi ki varsın, Haşim İzol

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sadık KUTANOĞLU

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Doç. Dr. Esin Yalçınkaya

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Özgür AKIN

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Semra İĞTAÇ

Enerji petrol Medya Ceo -Mehmet Ali Setencioğlu ,
MAVİ YOLCULUK5 yıl önce

TEKNE KİRALAMA | İZMİR ÇEŞME ALAÇATI

GÜNCEL4 yıl önce

Başarımız, Başarınız olacak HANTEK KALIP

DÜNYA4 yıl önce

Sektöre Yön Verenler Esra KANDEMİR

DÜNYA2 yıl önce

İyi ki varsın Ebru Milat Sezgin

DÜNYA4 yıl önce

Türkiye’nin En Etkin 50 CFO’su belli oldu

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ortak basın toplantısı düzenledi

DÜNYA4 yıl önce

İyi ki varsın Sibel Şeref KANCAOĞLU ;

DÜNYA2 yıl önce

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Turizm Yatırım Forumu’na katıldı

DÜNYA5 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kyoto’da Ara Güler Fotoğraf Sergisi’ni açtı

DÜNYA3 yıl önce

Sektöre yön verenler, Ahmet ÇALLI

DÜNYA3 yıl önce

İyi ki varsın Vahide Ayşit

YENİ NESİL MEDYA | TÜRKİYE

GÜÇLÜ TÜRKİYE
GÜÇLÜ TÜRKİYE

GENÇ GAZETECİLER | TÜRKİYE

GENÇ İŞ DÜNYASI

seers cmp badge