Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bayburt’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Enflasyonla mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Fırsatçılara ve açgözlülere kesinlikle müsaade etmeyeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bayburt Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen toplu açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına Bayburtluları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, meydandaki yoğunluğa işaret ederek, 28 Mayıs’taki seçimde alınan neticenin Bayburt’ta kendini gösterdiğini söyledi. Kendisini coşkuyla karşılayan Bayburtlulara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yiğitler, kahramanlar otağı, şehitler, evliyalar toprağı, bahçesiyle bağıyla, ırmağıyla dağıyla adeta cennet bahçelerinden bir bahçeyi andıran Bayburt’u, nice Hak ve halk aşığının hikmet bahçelerinden gül devşiren Bayburt’u, vefasında, sevdasında, davasında zirvelerin şehri Bayburt’u, bugün bir kez daha aşkla, şükranla selamlıyorum” ifadesini kullandı.
Bayburt türküsündeki, “Yoktur bu dünyada yarin emsali” dizesini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim Bayburtlu kardeşlerimin de cihanda emsali yoktur. Vefakârlıkta sizlerin emsali bulunmaz. Gönül yüceliğinde sizlerin emsali bulunmaz. Adam tanımada Bayburtlunun emsali bulunmaz” dedi. Bayburt’un, dünyada eşi benzeri olmadığını son seçimlerde bir kez daha gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs’ta yüzde 78,86 oy oranıyla kendisine destek veren Bayburt’un, iki hafta sonra bunu yüzde 82,45’e yükselttiğine dikkati çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “28 Mayıs’ta yüzde 82,45 oy oranıyla yine rekor kıran, birinciliği kimseye kaptırmayan Bayburt’a teşekkür ediyorum. Sandıkları patlatan tüm Bayburtlu kardeşlerime teşekkür ediyorum. Aşkınız için, sevdanız için, gösterdiğiniz güçlü irade için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“BAYBURTLU KARDEŞLERİMİZE ŞÜKRAN BORCUMUZU, YENİ ESER VE HİZMETLERLE ÖDEMENİN GAYRETİNDEYİZ”
Bayburtluların “Türkiye Yüzyılı’nın inşasında biz de varız” dediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbim hepinizden razı olsun diyorum. Rabbim yol ve kader arkadaşlığımızı daim eylesin diyorum. İnşallah 31 Mart 2024 mahallî idareler seçimlerinde sizlerden, şöyle tüm Türkiye’ye örnek olacak yine rekor bir destek bekliyorum” diye konuştu.
Kendilerinin de Bayburt’u güzelleştirmek, daha bayındır hâle getirmek için canla başla çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayburtlu kardeşlerimize şükran borcumuzu, yeni eserler ve hizmetlerle ödemenin gayretindeyiz. Bugün de şehrimize teşekkür etmeye elimiz boş gelmedik. Sizlerle hem kucaklaşalım hem de inşası tamamlanan yatırımlarımızın toplu açılışını yapalım istedik. Tek bir açılış töreniyle farklı alanlarda pek çok yatırımı sizlerin istifadesine sunuyoruz. Millî savunmada; Bayburt Arpalı Kışlası’nın birinci etabını, içişlerinde; hükûmet konakları, acil çağrı merkezi ve müze yapım işlerini, eğitimde; halk eğitim merkeziyle birlikte ilk, orta ve lise seviyesinde okulları ve spor salonlarını, yükseköğrenimde; Bayburt Üniversitemizin kampüs alanını resmen hizmete alıyoruz.
İlaveten gençlik ve sporda; 1642 kapasiteli yükseköğrenim yurdunun yanı sıra yüzme havuzlarını, sağlıkta; Bayburt, Aydıntepe, Demirözü hastanelerimizle beraber diğer sağlık hizmetlerini, tarım ve ormanda, 835 milyon yatırım bedeliyle şehrimizin gurur abidesi olacak Kırklartepe Barajı’nı devreye alıyoruz. Bayburt Tarım İl Kampüsü yanında göletlerden taşkın koruma projelerine pek çok yatırımın açılışını gerçekleştiriyoruz. Böylece yedi farklı alanda, her biri şehrimize değer katan ve katacak olan 36 projemizin resmî açılışını bugün yapıyoruz. Toplam yatırım bedeli 2 milyar 689 milyon lirayı aşan bu eser, hizmet ve projelerin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu eserlerin Bayburt’a kazandırılmasında emeği geçen bakanlıklarımızı ve kurumlarımızı tebrik ediyorum.”
Türk siyasi tarihinin en önemli seçimlerinden birinin geride kaldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin takdiriyle Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin ikinci döneminde, beş yıl daha ülkeye hizmet etme imkânına kavuştuklarını anımsattı. Süratle kabineyi oluşturup, milletin taleplerini ve ülkenin sorunlarını çözmeye başladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, asgari ücretle çalışanlardan memurlara, çiftçilerden gençlere toplumun farklı kesimlerine yönelik birçok müjde verdiklerini söyledi.
Son olarak, emeklilerin maaşlarıyla ilgili düzenlemeyi Meclis’in onayına sunduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “2023 yılının ilk altı ayında TÜFE oranı yüzde 19,77 olarak gerçekleşti. SSK ve BAĞ-KUR emeklilerimize enflasyon zammına ilave refah payı verilerek zam oranını yüzde 25’e yükseltiyoruz. Memur emeklisi kardeşlerimiz için toplu sözleşme hükümleri gereğince öngörülen zam oranı yüzde 17,55 olacaktı. Buna ilaveten, refah payı verilerek zam oranını yüzde 25’e çıkarıyoruz. Böylece SSK, BAĞ-KUR ve Emekli Sandığı emeklilerimize aynı oranda zam yapıyoruz. Enflasyonun üzerinde yaptığımız artışlarla, emeklilerimizi enflasyona ezdirmeme sözümüzü tutuyoruz.”
“VATANDAŞIN LOKMASINA UZANAN KİRLİ ELLERE MÜSAMAHA ETMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeklilerle ilgili düzenlemenin hayırlı uğurlu olması dileklerini ileterek, “Enflasyonla mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Fırsatçılara ve açgözlülere kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Üç kuruş daha fazla kazanmak için vatandaşın lokmasına uzanan kirli ellere müsamaha etmeyeceğiz. Ticaret Bakanlığımız, vatandaşımızdan gelen şikâyetleri dikkatle inceliyor. Hileli yöntemlere başvuranlarla ilgili gerekli işlemler yapılıyor ve yapılacak” diye konuştu.
Hayat pahalılığı ile mücadelelerinin kararlı bir şekilde süreceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maalesef hırsızlar çok. Bu hırsızlara da gereken hesabı soracağız” dedi.
Koronavirüs salgınının küresel ekonomide dengeleri tamamen altüst ettiğini, tedarik zincirlerinin kırılıp, fabrikaların aylarca kapalı kaldığını, üretimin birçok yerde durma noktasına geldiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle sağlık alanında, gelişmiş ülkelerde bile çok ciddi sorunlar, kötü manzaralar yaşandığını anımsattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürecin suhuletle atlatıldığını vurgulayarak, hiçbir insanı çaresiz, sahipsiz bırakmadıklarını söyledi.
“RUSYA-UKRAYNA ARASINDAKİ SAVAŞTA DA ADİL VE DENGELİ BİR TUTUM TAKINDIK”
Salgın krizi bitti derken, Karadeniz’deki komşu iki ülke arasında savaşın patlak verdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Enerji ve gıda fiyatları tüm dünyada rekor seviyelere çıktı. Türkiye olarak, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşta da adil ve dengeli bir tutum takındık. Savaş lobisinin, ülkemizdeki muhalefeti de kullanarak, bizi ateşe atmasına izin vermedik. Ukrayna ile ilişkilerimizi güçlendirirken, Rusya Federasyonu’yla münasebetlerimizin bozulmasına müsaade etmedik” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’i İstanbul’da misafir ettiklerini belirterek, şöyle devam etti: “Sayın Putin’le yakın diyaloğumuzu zaten sürdürüyoruz. İnşallah Ağustos ayında da Sayın Putin ile bir araya geleceğiz. Diplomatik hamlelerimizle, hemen yanı başımızda 1,5 yıldır devam eden savaşın olumsuz etkilerinden ülkemizi korumaya çalışıyoruz. Ancak, çevremizde yaşanan her hadisenin Türk ekonomisine yansımaları oluyor. Bu etkileri sadece bizler değil, Avrupa’dan Amerika’sına herkes hissediyor. Türkiye’nin bu ülkelerden farkı, 6 Şubat’ta tarihinin en büyük tabii afetlerinden birine maruz kalmasıdır. 50 bini aşkın insanımızın hayatını kaybettiği 6 Şubat depremlerinin, ülkemiz ekonomisine maliyeti nedir biliyor musunuz, 104 milyar dolar. Bütün bunların altından yine biz kalkıyoruz, biz kalkacağız. Ve özellikle bu sahte muhalefetin oyunlarına da gelmeyeceğiz. Gelişmiş ülkeler dâhil, hemen hiç kimse böyle bir yükün altından rahatça kalkamaz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremle mücadele noktasında da başarılı bir sınav verdiklerine işaret ederek, enkazları kısa sürede kaldırdıklarını, 120 bine yakın konteynerin kurulumunu tamamladıklarını ve 180 bin civarında deprem konutunun inşa sürecini başlattıklarını aktardı.
Şehirleri hızlıca ayağa kaldırmak için gayret gösterdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk bir sene içerisinde 319 bin konutu depremzedelerimize teslim edeceğiz. Toplamda ise 650 bin konut yapacağız. Depremin izlerini tamamen silinceye kadar, gece-gündüz demeden çalışacağız” dedi.
Depremin yaralarını milletçe sarmadan, huzura eremeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “14 milyon vatandaşımız sıkıntı çekerken, biz hiçbir şey olmamış gibi hayatımıza devam edemeyiz. Bu felaketin üstesinden 85 milyon olarak hep birlikte geleceğiz. Zorlukları hep birlikte göğüsleyeceğiz. Engelleri hep birlikte aşacağız. Dertlerimize birlikte çare üretecek, yaralarımızı birlikte saracağız. Sevinçlerimizi paylaştığımız gibi acılarımızı da paylaşacağız. Bunu başardığımızda, kimse bizim yolumuzu kesemez. Biz, bir ve beraber olursak, Türkiye’nin şahlanışına kimse set çekemez. Türkiye Yüzyılının bir hedef olmaktan çıkıp gerçeğe dönüşmesi, bizlerin el ele, gönül gönüle vermesine bağlıdır, aynen burada olduğu gibi. Bayburt’un her zaman olduğu gibi yine örnek bir tavır sergileyeceğine inanıyorum.”
Seçim kazanmak uğruna terör örgütleriyle bile iş birliği yapanlardan bu millete hiçbir fayda gelmeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunların siyaset sahnesinde niçin bulunduklarını sizler de görüyorsunuz değil mi? Sabah akşam kavgalarını izlemekten millete artık gına geldi, gına. Düne kadar birbirlerine serenat yapıyorlardı, bugün hakaret ediyorlar. Düne kadar övdükleri kim varsa bugün hepsini yerin dibine sokuyorlar. Düne kadar ülkenin başına getirmeye çalıştıkları adaylarını ‘mandacı, tek adam, diktatör’ diyerek bugün göndermeye uğraşıyorlar. Her gün kavga, her gün didişme, her gün birbirlerine ayar verme. Koltuklarını korumak dışında hiçbir gündemleri yok. Türkiye’de ne olmuş, ne bitmiş umurlarında bile değil, dünyayı zaten takip etmiyorlar. Milletin sıkıntılarına çözüm olacak önerilerini henüz duyan oldu mu?”
Muhalefetin yönettiği belediyelerde eserin, hizmetin, yatırımın kırıntısına dahi rastlanmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Seçimlerden bu yana kendi seçmenleri dâhil 85 milyonun tamamı ülkeyi bunların insafına bırakmadığı için her gün Allah’a hamdediyor. Milletimiz, bunların kayıkçı kavgalarını gördükçe 14 Mayıs ve 28 Mayıs’ta nasıl büyük bir tehlike atlattığını çok daha iyi biliyor. Rabbim, bunların hırsından ülkemizi muhafaza eylesin. Rabbim bunlara fırsat vermesin. Bizim zaten bunlardan tek bir beklentimiz var: Gölge etmesinler, başka ihsan istemeyiz. Türkiye’ye çelme takmaktan vazgeçmeleri bile ülkemiz adına büyük bir kazançtır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefete rağmen Türkiye’yi büyütmeye devam ettiklerini, hiçbir ayrım yapmadan illere hizmeti sürdürdüklerini anlattı.
“BAYBURT’A TOPLAM 15 MİLYAR LİRA TUTARINDA KAMU YATIRIMI YAPTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz zaten Türkiye Yüzyılı’nın inşasını her gün tuğla üstüne tuğla koyarak gerçekleştiriyoruz. Bunun en güzel örneği Bayburt’tur. Bayburt’a hükûmetlerimiz dönemlerinde toplam 15 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık” diye konuştu.
Eğitimde 602 bin yeni derslik inşa ettiklerini, üniversiteyi faaliyete aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4 bin 943 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurtları açtıklarını, farklı branşlarda dokuz spor tesisi yaptıklarını dile getirdi.
Sosyal yardımlarla şehre toplam 545 milyon lira tutarında kaynak aktarıp destek olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sağlıkta toplamda 270 yataklı dört hastane dâhil 15 sağlık tesisi kazandırdık, altı sağlık tesisinin proje çalışmaları devam ediyor. TOKİ vasıtasıyla 908 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik, 1023 konutun yapımına devam ediyoruz. İlk Evim Projemiz kapsamında Bayburt’ta toplam 252 konut inşa edeceğiz. İlk Evim Arsa Projemiz kapsamında 257 konutluk altyapısı hazır müstakil ve müşterek arsalarımızı sizlerin hizmetine sunacağız. İktidara geldiğimizde il sınırları içerisinde arıtma tesisi bulunmazken bugün bir atık su arıtma tesisi ile belediye nüfusunun yaklaşık yüzde 81’ine hizmet vermekteyiz.”
Bayburt Millet Bahçesi’nin proje çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılına kadar kentte sadece 2 kilometre bölünmüş yol yapıldığını, bunu 104 kilometreye çıkardıklarını bildirdi.
Araklı-Dağbaşı-Uğrak-Salmankaş Tüneli ve bağlantı yollarını tamamlayarak trafiğe açtıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon-Aşkale yolu ve proje içindeki KOP Tüneli’nde yapım çalışmalarının süratle devam ettiğini söyledi.
Projeyi 2025’e kadar tamamlamayı hedeflediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Bayburt ve Gümüşhane’ye hizmet verecek yıllık 2 milyon yolcu kapasiteli havalimanının inşası sürüyor. İnşallah en kısa zamanda Gümüşhane ve Bayburt’a hizmet verecek havalimanımızı bitiriyoruz. Son 21 yılda Bayburt’a 10 baraj, bir gölet, 15 sulama tesisi, bir içme suyu tesisi, 51 taşkın koruma tesisi, iki arazi toplulaştırma ve üç hidroelektrik santral olmak üzere toplam 83 tesis inşa ettik. Bayburt’un içme suyu meselesini garanti altına aldık. Bayburtlu çiftçilerimize toplam 400 milyon lira tutarında tarımsal destek verdik. İnşa ettiğimiz sulama tesisleriyle Bayburt’ta 175 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık.”
Bayburt’taki iş yerlerine toplam 123 milyon lira prim teşviki vererek destek olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerjide Bayburt, Aydıntepe ve Demirözü’ne doğal gaz arzı sağladıklarını, gelecek dönemde Bayburt’u daha çok, daha büyük ve daha fazla hayata dokunan hizmetlerle buluşturacaklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız.” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından video konferansla bağlantı yaparak Kırklartepe Barajı’nın açılışını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra yapımı tamamlanan eserlerin toplu açılışını yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.