Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana mitinginde yaptığı konuşmada, “Adana’da sadece depremin yol açtığı yıkımları telafi etmeyi değil, gelecekte yaşanabilecek afetleri de dikkate alarak daha kapsamlı bir kentsel dönüşüm planlıyoruz. İnşallah Adana’yı, burada yaşayan her bir kardeşimin güven ve huzurla evlerinde oturduğu bir yer hâline getireceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin İstasyon Meydanı’nda düzenlenen Adana mitingine katılarak bir konuşma yaptı.
Adanalıların mert olduğunu, yanlışa düşmeyeceğini, vefasının büyük olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adanalılar reisini üzmez. Bu millet akıllıdır, malum kişileri getirmez başa” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın mitingine 65 bin kişinin katıldığını, resmî rakamlara göre Adana’da 80 bin kişinin miting alanında olduğunu belirtti.
Adana’da dün Millet İttifakı’nın aynı yerde miting yaptığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne yaptılar? Adanalı işini bilir diyorum. İnşallah haftaya pazar günü biz Ankara’dan balkon konuşması yaparken Adana da buradan yapacak” ifadelerini kullandı.
“İNŞA VE İHYA FAALİYETLERİNİ DÜNYADA EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ BİR HIZLA YÜRÜTÜYORUZ”
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Adana ile birlikte 11 ilde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rabb’imden ülkemizi her türlü afetten, kazadan, beladan muhafaza eylemesini niyaz ediyorum. Depremin hemen ardından 8 Şubat’ta Adana’daydım. Depremde ağır can kaybı ve yıkım yaşayan 11 ilimizin her birini defalarca ziyaret ettim. Hem milletimizle dayanışmamızı gösterdik hem çalışmaları yerinde takip ettik hem de bundan sonraki işlerin planlamasını sizlerle beraber yaptık. Şehirlerimizi ayağa kaldıracak inşa ve ihya faaliyetlerini dünyada eşi benzeri görülmemiş bir hızla yürütüyoruz. Enkazları tamamen kaldırdık. 837 bin çadırın yanı sıra 100 bin konteynerin kurulumunu tamamladık. Ayrıca 142 bin konut ve köy evinin inşa sürecini başlatırken 59 bininin de temelini attık. Bizde laf yok, icraat var. Onlar konuşur. Deprem bölgesinde 650 bin yeni konut yapacak, bunun 319 binini de bir yıl içinde teslim edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’nın depremi nispeten daha az can kaybı ve hasarla atlatan bir şehir olduğunu dile getirdi.
Adana’da sadece depremin yol açtığı yıkımları telafi etmeyi değil, gelecekte yaşanabilecek afetleri de dikkate alarak daha kapsamlı bir kentsel dönüşüm planladıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Muhalefet, kentsel dönüşümden anlamaz, böyle bir şeyi de kabul etmez ama biz geleceğe hazırlığımızı yapıyoruz. İnşallah, Adana’yı burada yaşayan her bir kardeşimin, güven ve huzurla evlerinde oturduğu bir yer hâline getireceğiz. Bunun için sizden biraz sabır, biraz da destek istiyoruz. Çünkü bu büyük yükün altından ancak devlet ve millet el ele vererek kalkabiliriz. Allah’ın izniyle bunu başaracağımıza da yürekten inanıyorum.”
DEPREMZEDE ÖĞRENCİLERE ÜNİVERSİTE İÇİN ÖZEL KONTENJAN
Deprem bölgesindeki lise öğrencilerine bir müjde vermek istediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Deprem bölgesi illerimizdeki devlet üniversitelerimizde, bu öğrencilerimiz için genel yerleştirme dışında yüzde 25 oranında ayrı bir kontenjan ayıracağız. Bu öğrencilerimiz, ülke genelindeki sıralamanın dışında kendi aralarındaki puan önceliğine ve tercih sırasına göre ayrılan ilave kontenjanlara yerleşebilecek. Ayrıca özel üniversitelerin tamamındaki her programda bu öğrencilerimize bir kişilik yer tahsis edilecek. Toplamda 21 bin 560 öğrencimizin yararlanacağı bu kararların, 2023-2024 eğitim öğretim yılında üniversiteye yerleşecek gençlerimize hayırlı olmasını diliyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’ya her gelişlerinde şehrin sevgisi, coşkusu ve heyecanının kendilerini ayrı etkilediğini, Adanalı olmanın her doğan güne yeni bir heyecan ve enerjiyle başlamak demek olduğunu söyledi.
Adanalı olmanın harbi olmayı ve mertliği göğsünde bir madalya gibi taşımak demek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Adanalı olmak demek bu bereketli topraklar üzerinde emeğiyle, alın teriyle çalışmak, üretmek, sonra helalinden bunun keyfini sürmek demektir. Bay bay Kemal ne diyor? Helalden bahsediyor. Bay bay Kemal, önce torununun, hani küçücük bir torunu var ya o torununu sen SSK’lı nasıl yaptın? Sende hiç vicdan yok mu? Nasıl yaptın, önce bunun hesabını ver. SSK’nın genel müdürüyken bu hastanelerde ölenlerin, rehine veya rehin alınmasının hesabını neyle vereceksin? Geçelim, çok da vaktimizi almasın. Adana türküsünde, ‘Adana yollarında, pamuklar dallarında, Allah canımı alsın, o yarin kollarında’ diyor. Biz de diyoruz ki Rabb’im bize son nefesimize kadar Adanalı kardeşlerimize hizmet etmeyi nasip etsin. Çünkü bizim yârimiz, yoluna kurban olduğumuz, ona hizmet etmeyi şeref bildiğimiz milletimizdir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin hep milletle yürüdüklerini, Millet İttifakı’nın ise hep milletin karşısında yer aldığını söyledi.
“Dün milleti vesayetle, terör örgütleriyle, darbecilerle, ekonomik tetikçilerle tehdit ediyorlardı. Bugün de kendileri gibi düşünmeyen, kendileri gibi davranmayan, kendileri gibi yaşamayan herkesi ne diyorlar? ‘Hesap soracağız’ diye tehdit ediyorlar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu görevlileri, öğretmenler, polisler, iş insanları, çalışanlar, emekli, kadın ve gençler ile sanatçı, sporcu, sivil toplum kuruluşlarının da tehdit edildiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bunların zihniyeti millete parmak sallayan, baskı kuran, zulmeden tek parti faşizmi zihniyetidir” diye konuştu.
Alandakilerin “Recep Tayyip Erdoğan” sloganları üzerine, “Şimdi siz, ‘Tayyip Erdoğan’ diyorsunuz ya, sizi de tehdit eder” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü eli boş, tehdit edecek kişiler arıyor. Bunlar iktidarı milletin gönlüne girmede değil, içeride ve dışarıda birilerinin arkasına saklanarak, zorla elde etmede arayan millî irade düşmanlarıdır. İşte burası millî irade. Bunların milletin değerlerine, kazanımlarına, hayallerine tahammülü yok. Hatta bunların bizatihi milletin kendisine tahammülü yok. Öyle kibirliler ki her fırsatta ‘göbeğini kaşıyan adam’ diyerek, ‘bidon kafalı’ diyerek, ‘makarnacı’ diyerek, millete hakaret etmekten çekinmezler” değerlendirmesini yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilere, “14 Mayıs’ta bu millî irade düşmanlarına hak ettikleri dersi sandıkta vermeye hazır mısınız?” diye sorarak, şunları söyledi: “Seçim gününe kadar çevrenizdeki hâlâ tereddütlü en az bir akrabanızı, komşunuzu, eşinizi, dostunuzu bulmalısınız. Kendisine benim selamımla gidip, 14 Mayıs’ın niye önemli olduğunu anlatacaksınız. Gönlünü kazanıp, destek sözü almadan da bırakmayacaksınız. Ayrıca telefon rehberinizi karıştırıp her akşam 5-10 kişiyi arayarak, seçim günü sandığa gidip oyunu bizden ve Cumhur İttifakı’ndan yana kullanmasını isteyeceksiniz. Buna hazır mıyız? Bunu başardığımızda emin olun, 14 Mayıs’ta o sandıklar, patlar. Ben, bu Adana’ya güveniyorum.”
“KAPALI KAPILAR ARDINDA KİMLERE NE SÖZLER VERDİĞİNİZİ AÇIKLAYIN”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede 21 yılda her şeyi değiştirdiklerini, bir tek muhalefetin kaldığını söyleyerek, “Yalanla, iftira ile, çarpıtmayla, daha kötüsü tehditle, kaos tüccarlığıyla, muhalefet yapılamayacağını bunlara bir türlü öğretemedik. Her seçim öncesi olduğu gibi 14 Mayıs’a doğru da yine azdılar. Daha ortada fol yok yumurta yok. Ama bunların kibri arşa değmiş durumda. Bir yandan cumhurbaşkanı yardımcılığı, bakanlık, makam mevki dağıtıyorlar. Diğer yandan terör örgütü mensuplarına, cezaevlerindeki salma, kamudan attıklarımızı yeniden devlete doldurma taahhüdünde bulunuyorlar. Beri taraftan ülkenin kaynaklarını tefecilere, emperyalistlere peşkeş çekme sözü veriyorlar. Hele bir durun. Siz önce kapalı kapılar ardında kimlere ne sözler verdiğinizi bir açıklayın. Siz önce döktükleri kanlar ve yaptıkları ihanetler ortada olan PKK ve FETÖ’ye sırtınızı nasıl dayadığınızın hesabını bir verin” diye konuştu.
Alandakilerin, “Adanalıyık, Allah’ın adamıyık. Adana’nın yolları, cumhurun çocukları, Kandil’e selam çakar, FETÖ’nün ortakları”, “Kahvenin darbe günü içileni değil, zafer günü içileni makbuldür” pankartlarını okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını, “Siz önce ellerindeki tüm araçlarla sizleri destekleyen emperyalistlere hangi taahhütlerde bulunduğunuzu bir söyleyin. Siz önce kurduğunuz kumar masasına, ülkenin ve milletin hangi çıkarlarını sürdüğünüzü bir anlatın. Siz önce toplumun temel taşı aile yapımızı, gözümüzün nuru evlatlarımızın geleceğini LGBT’cilere nasıl peşkeş çektiğinizi bir itiraf edin” diye sürdürdü.
Alandakilere, “Bu CHP, LGBT’ci mi? Bu İYİ Parti LGBT’ci mi? HDP, LGBT’ci mi? Diğerleri de ses çıkarmadığına göre onlar da LGBT’ci mi?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan “Evet” yanıtı üzerine, “AK Parti’ye LGBT sızabilir mi? MHP’ye sızabilir mi? Cumhur İttifakı’na sızabilir mi?” diye sordu. Alandakilerden “hayır” yanıtını alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aradaki fark bu. Velhasıl her gün kırk kılığa bürünmeyi de biraz delikanlı olup öğrenin be. Öğrenemezler, işlerine gelmez” dedi.
Milletin 14 Mayıs’ta bunu sandıkta öğreteceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlara şunu söylemek lazım, delikanlılık nasıl olur bilmiyorsanız, gelin buraya Adanalı kardeşlerim size sözüyle, duruşuyla, edasıyla göstersin. Eğer buraya gelmeye yüreğiniz yetmiyorsa o zaman bizi takip edin ki Adana’dan aldığımız ilhamla neler başardığımızı belki anlarsınız” ifadelerini kullandı.
“BİZİM DERDİMİZ KÜRT KARDEŞLERİMİZLE DEĞİL, ONLAR BİZİM KARDEŞİMİZ”
Her gün yeni bir rezilliğine şahit oldukları koalisyon masasının böyle bir derdinin olmadığını çok iyi bildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Oradakilerin her biri kendilerine verilen rolü oynuyor. Biri, bölücülerle yaptıkları pazarlığı gizlemek için milliyetçilik oynuyor, diğeri sapkınları perdelemek için millî görüşçülük oynuyor. Masaya iki belediye başkanı monte etmişler, kendi şehirlerine hayırları yok ama maşallah ortalığı karıştırmada pek mailler. İçlerinde en hareketlisi de bölücü örgütün güdümündeki partinin içerideki ve dışarıdaki elemanları, başımıza 40 yıllık CHP’li kesildiler. Tarih boyunca Kürt kardeşlerimize en büyük zulmü yapan CHP’ye, Kürt kardeşlerimizin oyuyla iktidarı teslim etmek için gece gündüz çalışıyorlar. Bizim derdimiz Kürt kardeşlerimizle değil, onlar bizim kardeşimiz. Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Yörüğüyle biz yaradılanı yaradandan ötürü severiz. Bizim farkımız o ama Kandil’deki terör örgütünün başları var ya, oradan ne yapıyor, bay bay Kemal’e destek selamları gönderiyor, onlarla beraber yürüyorlar. Hele hele çıkmış bay bay Kemal ne diyor, ‘Selo’yu bırakacağız’ diyor. Benim Diyarbakır’daki 51 Kürt kardeşimin ölümüne neden olan bu ahlaksızı nasıl bırakırsın? Bu ülke hukuk devleti. Hukuk devletinde böyle bir şey yok. Hukuk devletinde adalet çalışır. Bu adaletin olduğu yerde, sen böyle bir şeyi nasıl söylersin? İmralı’nın kapılarını da kıracaklarmış. Bunlar her şeyiyle anarşist, bunların kendileri terörist. Nasıl sen kalkar da hukuk devletinde bu kapıları kırmaya yönelirsin?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millet İttifakı’nın, “arada bir ağır hakaretlerle bay bay Kemal’e ayar vermeyi de ihmal etmediğini” söyleyerek, “Ama artık o kadar kusur kadı kızında da olur. Bizden ayrılanları zaten saymıyorum. Çünkü artık onlar etkisiz eleman durumunda, sığıntı. Asıl lokomotif olan bay bay Kemal’e gelince, hani ‘güleriz, ağlanacak hâlimize’ diye bir söz var ya, bir söz bunu zaten tam anlatıyor, bu kişinin durumu da tam öyle. Yaptıklarına, söylediklerine bakarken gülmesine gülüyoruz da aslında bu kişinin de kurduğu masanın da durumu pek öyle gülünecek gibi değil” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, alana kurulan, dev ekranlardan, Millet İttifakı’na ilişkin videoyu izletti.
“21 YILDIR SADECE ESER VE HİZMET SİYASETİ YAPTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin İstasyon Meydanı’nda düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, 15 Temmuz’da FETÖ’cülerin kendisini ve ailesini öldürmeye geldiklerini belirtti.
Havalimanına indiğinde on binlerin Atatürk Havalimanı’nda olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üzerimizde savaş uçakları uçuyordu. Meğerse bay bay Kemal bir buçuk saat önce oraya gelmiş. Sonra ne diyor, ‘Haberim olsaydı ben de beklerdim.’ diyor. Sen oradan belediye başkanının evine gittin, orada kahveyi yudumlamaya başladın. Baktın ki Erdoğan nasıl öldürülecek, ailesi nasıl öldürülecek, onu izlemek için kahve yudumluyordun. Sen ne noktada, ne biçim insansın? Bir gün de bir doğru konuş. Böyle bir şey yok ama sen ne kadar yalan konuşursan bay bay Kemal, bil ki benim milletim o kadar doğru konuşuyor. Bunlarda teröre mavi boncuk dağıtma var, güven ve huzur yok. Burada her şey var ama millet yok. Hiç merak etmeyin 14 Mayıs’ta hepsi de siyaset arşivinin tozlu raflarındaki yerini alacak. Biliyorsunuz önce bay Kemal idi sonra bay bay Kemal oldu. Seçimden sonra da vay vay Kemal olarak siyasi hayatına veda edecek.”
Alandakilere, “Pazar günü Türkiye Yüzyılı’nın müjdesini tüm dünyaya duyuruyor muyuz? Pazar günü Türkiye Yüzyılı için doğru adımlarla yola devam ediyor muyuz? Pazar günü Adana’da tarihimizin rekorunu kırıyor muyuz? diye soran ve “Evet” yanıtını alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maşallah, barekallah, tebarekeallah. Adanalı ‘Tamam’ diyorsa bu iş tamamdır, hayırlı olsun” diye konuştu.
Türkiye’ye 21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimsenin kökenine, inancına, mezhebine, meşrebine bakmadan herkesi demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla kucakladıklarını vurguladı.
“ADANA’YA SON 21 YILDA 126 MİLYAR LİRALIK KAMU YATIRIMI YAPTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye adına verdikleri mücadelede karşılarına çıkan engelleri Allah’ın yardımı ve milletin desteğiyle aştıklarını vurguladı.
Türkiye’ye eser vermekten, millete hizmet etmekten alıkoymak isteyenlerin, önlerine çıkardıkları engelleri yine milletle beraber aştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne diyor Karacaoğlan, ‘Uyan Karacaoğlan, gafletten uyan, atına binip de kargına dayan, ölümden korkup da sonunu sayan, ölür gider yar koynuna giremez.’ Kimsenin ne bizi korkutup yolumuzdan döndürmesine ne de yaptığımız eser ve hizmetlerin önüne geçmesine izin vermedik” ifadelerini kullandı.
Mitingde AK Parti’nin ülkeye kazandırdığı hizmetlere ilişkin videonun gösterilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tam bir yıl önce Adana’da gençlerimizle bir araya geldiğimizde hep bir ağızdan ne demiştik? ‘Adanalıyız Allah’ın adamıyız.’ demiştik. Şimdi bir kez daha söyleyelim mi? Kurban olurum size… Tabii biz, kuru kuru ‘kurbanın olam’, takır takır ‘gadanı alam’ diyenlerden olmadık. Bugüne kadar Adana’ya da ülkemize de ne söz verdikse yaptık, yapmaya da devam ediyoruz” dedi.
Adana’ya son 21 yılda 126 milyar liralık kamu yatırımı yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’li Adana Büyükşehir Belediyesini eleştirdi. Büyükşehir Belediyesinin Adana için ne yaptığını soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaptı, yaptı, hastane yapmış ya. Hani çadırdan bir hastane yapmış ya” ifadesini kullandı. “Burada hiç hizmet aldınız mı?” sorusuna alandakilerin “Hayır” yanıtı üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peki şehir hastanemiz nasıl? Memnun musunuz?” diye sordu. Alandakiler hep bir ağızdan “Evet” yanıtını verdi.
“ADANALI İHTİYAÇ SAHİBİ VATANDAŞLARIMIZA 14 MİLYAR LİRANIN ÜZERİNDE KAYNAK AKTARDIK”
Eğitimde 10 bin 691 yeni derslik inşa ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’ya ikinci devlet üniversitesini kurduklarını anımsattı.
Adana’ya 6 bin 935 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını, 45 spor tesisi kazandırdıklarını, 33 bin seyirci kapasiteli stadyum yaptıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz yaptık. Bu sene de maşallah Adana Demirspor iyi gidiyor. Şu anda kafaya oynuyor. Bu da bir şeyi gösteriyor, demek ki fiziki imkânları olunca bak hava değişiyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski Mensucat Fabrikası’nın Adana Müze Kompleksi’ne dönüştürüldüğünü ve geçen hafta açıldığını bildirdi.
Adanalı ihtiyaç sahibi vatandaşlara toplam 14 milyar liranın üzerinde kaynak aktarıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta 3 bin 400 yataklı, 25 hastaneyle birlikte 70 sağlık tesisi yaptıklarını, Adana’yı şehir hastanesiyle buluşturarak şehre sınıf atlattıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastanenin depremde çok büyük hizmetler verdiğine dikkati çekti.
Yatak kapasitesi 100 olan Yüreğir Devlet Hastanesi ile 3 sağlık tesisinin yapımının sürdüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “TOKİ vasıtasıyla 15 bin 552 konutu hak sahiplerine teslim ettik. 5 bin 392 konutun yapımına devam ediyoruz. Şimdi de İlk Evim’le 6 bin 356 konut yapacak, İlk İş Yerim’le 500 esnafımıza iş yeri inşa edecek, İlk Arsam’la 35 bin altyapısı hazır arsa vereceğiz. Şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 9 bin bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Şambayadı bölgesini şehrimizin yeni konut rezerv alanı olarak belirledik. Ulaştırmada 249 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafesini 431 kilometreye çıkardık. Adana’nın şehir içi ulaşımı için büyük öneme sahip 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nü geçtiğimiz günlerde hizmete açtık. Nasıl beğendiniz mi, güzel olmuş mu? Kimsenin insafına bırakacak değiliz. İnşası süren yolların bir kısmını bu yıl bir kısmını da önümüzdeki yıllarda tamamlıyoruz.”
“ADANA’YI DOĞU AKDENİZ’İN EN BÜYÜK LOJİSTİK ÜSSÜ YAPMAKTA KARARLIYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana-Mersin demiryolunu yenileyerek, ilave hat yaparak seyahat süresini yarıya düşürdüklerini, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep hızlı tren hattını da 2025 yılında hizmete alacaklarını belirtti.
Adana’yı kimsenin insafına bırakmayacaklarını, diğer ulaşım sorunlarını çözdükleri gibi yoldan, metroya tüm ihtiyaçlarını da yine kendilerinin karşılayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgesel havalimanımız açıldıktan sonra Şakir Paşa’nın, bu yalancı kapatılacağını söylüyor, değerli kardeşlerim bizim için Adanalı ne derse odur, Adanalı ne derse, biz onu yaparız. Adana’yı Doğu Akdeniz’in en büyük lojistik üssü yapmakta kararlıyız. Burada yapacağımız limanla ülkemizin uluslararası taşımacılıktaki payını katlayarak, artıracağız. Ama bu adam yalancı, akşam yalan sabah yalan, yani neye dayanarak bunu söylüyorsun? Adanalı kazanacak, Türkiye kazanacak” diye konuştu.
Adana’ya 11 baraj, 38 sulama tesisi, 9 arazi toplulaştırma, 59 taşkın koruma tesisi, 1 gölet ve 28 hidroelektrik santral inşa ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adana’da 1,2 milyon dekar zirai araziyi sulamaya açarak çiftçilerimize yıllık 3,5 milyar lira tutarında zirai gelir artışı sağladık. Şu anda inşaat çalışmaları devam eden 10 sulama tesisiyle de 667 bin dekar mümbit araziyi daha sulamaya açacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adanalı çiftçilere 6,5 milyar liralık tarımsal destek verdiklerini, şehirde 2 yeni organize sanayi bölgesi, 3 endüstri bölgesi, bir teknokent, 12 araştırma geliştirme merkezi, 8 tasarım merkezi kurduklarını söyledi.
Enerjide 200 bin abonesi olan şehri ve 10 ilçesini doğal gaza kavuşturduklarını, gelecek dönemde Aladağ, Feke, Karataş, Saimbeyli ve Tufanbeyli’ye de doğal gaz getireceklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Söz doğal gaza gelmişken, sizlerle ekonomide yaşanan sıkıntılar konusunda biraz dertleşmek istiyorum. Ülkemizi büyütürken, geliştirirken, güçlendirirken en çok saldırıya uğradığımız alanlardan biri ekonomi. Biz, ‘küresel finans krizi ülkemizi teğet geçecek’ dediğimizde birileri felaket tellallığı yapıyordu. Ardından Gezi olayları ile başlayan sürecin her aşamasında ekonomimiz de hedef alındı. Sokakları karıştırdılar. Terör örgütlerini ve darbecileri kullanarak istediklerini elde edemeyince, bu sefer doğrudan aşımıza, ekmeğimize, boğazımızdaki lokmaya kan doğramaya kalktılar. Hatırlarsanız, dünyada eşi benzeri görülmemiş şekilde, sosyal medyada mahvetme naraları atıldı. Muhalefet tarafından yine aynı dönemde ‘Türkiye’ye yatırım yapmayın çağrısı’ yapıldı. Türk ekonomisini kötülemek için Batılı kanallara şikâyet dâhil, her türlü ihaneti sergilediler. Biz milli güvenliğimize yönelik saldırılara cevabımızı nasıl kendi savunma sanayimizi kurarak, sınır ötesi harekâtlarımızı yaparak cevap verdiysek, ekonomimize yönelik tuzakları da kendi ekonomik politikalarımızı hayata geçirerek göğüsledik. Elbette sıkıntılar çektik ama hamdolsun hepsi çökertildi.”
“GÜNEŞ ENERJİSİ BAŞTA OLMAK ÜZERE YENİLENEBİLİR KAYNAKLARDA AVRUPA’DA İLK SIRAYA ÇIKTIK”
Salgın gibi küresel bir felaket dönemini ülke için fırsata dönüştürmeyi başardıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kur hareketleri üzerinden yaşanan dalgalanmaları milletin her kesiminin refahını ülke kaynaklarından elde edilen gelirlerle yükselterek, dizginlediklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Karadeniz gazı, bu gayretlerimizin en önemli sonuçlarından biridir. Şimdi buna Gabar’da bulduğumuz petrolü de ekledik. Güneş enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir kaynaklarda Avrupa’da ilk sıraya çıktık. Savunma sanayi ürünlerimize harcadığımız kaynak ve vakit artık kazanç olarak geri dönmeye başladı. Organize sanayi bölgelerimizdeki fabrikalarımız, endüstri bölgelerimiz ülkemizin her köşesine yayılan üretim tesislerimiz harıl harıl çalışıyor. Bu şekilde ülkemiz hem dışa bağımlılıktan kurtuluyor hem de çok ciddi gelir kaynağı elde ediyoruz. Peki bu şekilde elde ettiğimiz milyarlarca doları ne yapacağız? Biliyorsunuz, hükûmetlerimizin ilk dönemlerinde tüm gücümüzü ülkemizin altyapı eksiklerinin tamamlanmasına verdik. Okul yaptık, hastane yaptık, konut yaptık, baraj yaptık, yol yaptık, köprü yaptık, tünel yaptık, velhasıl, hamdolsun altyapımızı önemli ölçüde tamamladık. Artık elimizdeki kaynakları milletimizin refahını yükseltmek için biraz daha kullanma imkânına sahibiz.”
“HER BİR HANEMİZİN ASGARİ BİR GELİR SEVİYESİNİN ALTINDA KALMAMASINI TEMİN EDECEĞİZ”
Gelecek dönemde yapılması planlanan çalışmalara yönelik video film gösterildikten sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşte bunlar sadece yüzlerce, binlerce projeden bazıları. Hâlihazırdaki tabloya göre, önümüzdeki dönemde 100 milyar doları bulacak bir kaynağı bu şekilde milletimizin emrine vereceğiz. Bununla çalışana, emekliye, kadına, gence, engelliye, üreticiye, velhasıl ülkemizdeki her kesime destek olabileceğiz. Yani bay bay Kemal gibi Londra’nın tefecilerinden 300 milyar dolar alacakmış. İnandınız mı, inanıyor musunuz? Böyle bir yalancıya bu güzelim ülke teslim edilir mi? Fakat biz ne yapıyoruz. Doğal gaz ve petrol gelirlerimizin bir kısmıyla Aile ve Gençlik Bankası kuracağız. Bizimki artık kaynağımız ortada. Bu banka vasıtasıyla ev hanımlarımızın emekliliğine, primlerinin üçte birini ödeyerek katkı sağlayacağız. Gençlerimizin eğitimden istihdama, kendi işini kurmadan evliliğine kadar attıkları her adımda yanlarında yer alacağız. Evlenecek gençlerimize 150 bin lira faizsiz, ilk 2 yılı ödemesiz, 4 yıllık kredi vererek düğünlerindeki ilk hediyelerini biz takmış olacağız. Her hanede en az bir çalışan olmasını sağlayacağız. Her bir hanemizin asgari bir gelir seviyesinin altında kalmamasını temin edeceğiz. Kadını ve genciyle aile yapımızı güçlendirecek, daha pek çok adım atacağız. Bunun için 14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı’na sıkı sahip çıkmamız gerekiyor. Sizlerden bir kez daha duymak istiyorum. Tercihimizi doğrudan yana yapıyor muyuz?”
Mitinge, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık da katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millete uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.
Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçemizde sizlerle bir aradayız. ‘İrade Bizim, Zafer Bizim’ diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
“O GECE AZİZ MİLLETİMİZİN NASIL BÜYÜK BİR MİLLET OLDUĞUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLDUK”
Alandakilerin vasıtasıyla 81 ildeki 86 milyon vatandaşa, farklı platformlar üzerinden kendilerini takip eden vatan ve bayrak sevdalılarına da selamlarını, sevgilerini yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sözlerimin hemen başında o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine, kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yâd ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2 bin 737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyorum. O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal, gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammediler özgürce yankılansın. Devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babaları bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, ‘İman varsa imkân da vardır.’ dediler. ‘Biz seferle mükellefiz. Zafer Allah’tandır.’ dediler. ‘Bu ülkeyi, ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.’ dediler. Hani şair diyor ya, ‘Tarihin dilinden düşmez bu destan. Nehirler gazidir, dağlar kahraman. Her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir.’ İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
Vatanının ebedî varlık mühürleri olan bütün şehitlerin ruhlarının şad, mekânlarının cennet olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına jandarması, polisi, özel harekâtçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece, İstiklal Savaşı’nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine ‘Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım.’ dedik” ifadelerini kullandı.
Aziz milleti bir kez daha tebrik ederek, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu lütfen unutmayınız. İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar” dedi.
Tarih boyunca millete, devlete ihanet edenlere bakıldığında ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünün görüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında millî ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. FETÖ’cüler Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekât Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı TRT ve Türksat’ımızı hedef aldılar. İstanbul’da ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar.”
“15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ MUAZZAM BİR DESTAN YAZMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Marmaris’te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimiz şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin, F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, ‘Emniyet binasını vurun.’ diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
15 Temmuz gecesi şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikâyesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle yarınların teminatı gençler için bu hikâyelerden birkaçını paylaşmak istediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece Ankara’da şehit düşen vatan evlatlarından birinin polis memuru Varol Tosun olduğunu hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu, ‘Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?’ Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu, ‘Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.’ Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına ‘Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum’ demişti. Annesine ‘Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?’ demişti. Babasına ‘Ben şehit olmaya gidiyorum. Çocuklarım size emanet’ diyerek evden fırlamıştı. ‘Yolda nereye gidiyorsun?’ diye soranlara ‘Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.’ diyordu. Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.”
Şehitlerden Volkan Canöz’ün 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ’cüler tarafından katledildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da Emniyet Teşkilatı mensubu olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit emniyet amirimiz Cüneyt Bursa, 37 yaşındaydı. 253 şehidimizin tamamının 2 bin 737 gazimizin her birinin, daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabb’im askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri livaü’l hamd sancağı altında kendileriyle haşr-ü cem eylesin diyorum. Genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır” diye konuştu.
“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ DOSTLARIMIZ O GECE TÜRKİYE İÇİN SEFERBER OLDU”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece yaptığı davete icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkanlardan Allah’ın razı olmasını diledi.
Çok acı çektiklerini, çok canlarının yandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden Cenabıallah’ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik. Yurt dışındaki vatandaşlarımız, gönül coğrafyamızdaki dostlarımız o gece Türkiye için seferber oldular. Ellerini açıp bizim için yüce Allah’a niyazda bulundular. O gece ‘Türkiye’ye zeval gelmesin’ diye ellerini semaya açan, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan tüm kardeşlerime de kalpten teşekkür ediyor, hepsine selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.”
“ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDA BAŞIMIZ DİK YAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum. ‘İnsan bir kere ölür. Ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz İstiklal Marşı ‘Korkma’ ile başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegâne millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a, nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkânlarımızla destek olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Gençlerin her zaman akıllarında tutmalarını rica ettiği hususa değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “10 sene önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor, sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız, birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun ve refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl 10 yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“FETÖ’YLE MÜCADELEYİ HUKUK ZEMİNİNDE TEHLİKE TAMAMEN GEÇENE KADAR SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Milletin hafızasının güçlü ve bin yıllara sari olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu aziz millet, şehitlerini unutmadığı gibi yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren teröristbaşlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de darbecileri alkışlayanlar da darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacak. Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim, her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ’yle mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ’yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emniyet ve yargının, aynı şekilde istihbarat birimlerinin tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ettiğini, suçlu ile suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösterildiğini vurguladı.
Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfının dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza attığını dile getirdi.
Örgütün ülke içindeki meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tırnak tutturmasına müsaade etmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ettiklerini söyledi.
“DEVLETİMİZ KENDİNE YÖNELEN HER TÜRLÜ TEHDİDİ BERTARAF EDECEK KUDRETE FAZLASIYLA SAHİPTİR”
Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkeye iadesi için yoğun çaba harcadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gereğini yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum bunun da hesabını adalete verecektir. Gelinen noktada herkes şunu görmelidir, terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını, kitabını buna göre yapmalıdır. Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu millet, uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, birlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak. İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, millî iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek, bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabb’im her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun. Rabb’im bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın.”
Programa teşrif edenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın farklı ülkelerinden şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz Anma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından törenle karşılandı. Tören kıtasını selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra 15 Temmuz Anma Töreni’nin yapılacağı TBMM Tören Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada 15 Temmuz destanının 10’uncu seneidevriyesinde Gazi Meclis’in çatısı altında bulunmanın bahtiyarlığı içerisinde olduğunu söyledi.
“10 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE BİRİZ, BERABERİZ, HEP BİRLİKTE TEK YÜREK VE TEK BİLEĞİZ”
“Milletin kutsal emanetini taşıyan siyasetçiler olarak 10 yıl önce olduğu gibi bugün de biriz, beraberiz, hep birlikte tek yürek ve tek bileğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında vatanı, bayrağı, ezanı ve milli iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanı rahmet ve minnetle yâd ettiğini, darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğüslerini siper eden gazilere Cenabıallah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanını iftiharla selamladıkları bu önemli yıl dönümünde kahraman şehitlerin aziz ruhlarını hatm-i şeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlara teşekkür ederek, “Rabbim cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin. Yine burada o karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan, okunan selaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan, esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Milletin istiklali, devletin bekası, demokrasinin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacaklarını, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı kalpten duygularla, milletin temsilcileri sıfatıyla, darbecilerin saldırıları karşısında milletin emanetini yere düşürmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Şurası bir gerçek ki o gece milletimiz iradesine sahip çıkmak için meydanlarda, sokaklarda, köprülerde nasıl bir mücadele vermişse, milletin temsilcileri de işte burada parlamento çatısı altında, tepelerine yağan bombalara rağmen darbeye cesaretle direnmişlerdir. Farklı siyasi partilerden milletvekillerimiz Gazi Meclis’in şanına yakışır bir birliktelik sergileyerek demokrasiye ve millet iradesine suikast düzenleyen teröristlere karşı dik durmuşlardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir. ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ düsturuna bir kez daha sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleri ile iftihar ediyoruz. Meclisimizin necip mensuplarının bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum” diye ekledi.
“Üzerinden 10 sene geçse de 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar görüyoruz ki sinsi emellerine ulaşmak için hâlen fırsat kolluyor” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz ihanetine taşeronluk yapanların, ellerine geçirdikleri her fırsatı bu millete ve memlekete düşmanlık etmek için kullandıklarını söyledi.
“GARDIMIZI BİR AN OLSUN DÜŞÜRMEYECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çil yavrusu gibi dağıldıkları ve haram parayla sefa sürdükleri ülkelerde Türkiye’yi karalayarak, Türkiye aleyhine lobi yürüterek medya ve sosyal medya üzerinden yeni fitne kazanları kaynatmanın hesabını yapıyorlar. Her türlü kılığa girerek, her türlü yalanı söyleyerek, Türk milletiyle hesabı olan herkesin paçasına yapışarak, 15 Temmuz’da milletten yedikleri sillenin rövanşını almak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Bilhassa dijital platformlarda koordineli bir şekilde dolaşıma soktukları içeriklerle algı oluşturma faaliyetlerini günden güne yoğunlaştırıyorlar. Ruhlarıyla birlikte şahsiyetlerini de 1 dolara satan FETÖ’cü teröristler yeminli Türkiye düşmanlarına hizmetkâr olmayı sürdürüyorlar. Pensilvanya’daki terörist başının, bu millete yaptığı ihanete layık şekilde, 10 bin kilometre ötede ölmesi ve gizli saklı bir çukura gömülmesi elbette örgütün motivasyonunu kırmış, örgüt içi tartışmalara yol açmıştır. Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike hâlen devam etmektedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir mücadele rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz. Şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız. Çünkü unutursak Allah muhafaza eski sıkıntıları tekrar yaşarız. Unutursak şehitlerimize olan görevlerimizi yerine getirmemiş oluruz. Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz. O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.”
“Burada şu gerçeği de hatırlatmakta fayda görüyorum, zalime merhamet etmek mazluma zulmetmek demektir. Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “15 Temmuz iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi hâline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Orada sadece bir darbe teşebbüsü değil aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Darbenin püskürtülmesiyle Türkiye enerjisini içeriden tüketen yüklerinden kurtulma noktasında kritik bir eşiği geride bırakmıştır. Demokrasi nöbetleriyle başlayan, Yenikapı ruhuyla ete kemiğe bürünen Cumhur İttifakı’yla bir üst merhaleye geçen dayanışma iklimi başta terörle mücadele olmak üzere ülkemizi tüm cephelerde daha da güçlendirmiştir.”
15 Temmuz sonrasında aldıkları çok katmanlı tedbirlerle FETÖ’nün devlet ve toplum hayatından tasfiye sürecini hızlandırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Suriye’nin toprak bütünlüğüyle doğrudan ülkemizin güvenliğini hedef alan oluşumlara yönelik etkili sınır ötesi harekâtlar gerçekleştirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla DAEŞ’lı canilere, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekâtlarıyla da bölücü örgüt unsurlarına ağır darbeler indirdik. Suriye devrimine giden yolun taşları, çok net söylüyorum, 15 Temmuz’un boşa çıkartılmasıyla ve FETÖ’nün güvenlik birimlerimizden temizlenmesiyle döşenmiştir. Sadece Suriye’de değil Libya’dan Karabağ’a kadar nerede Türkiye’nin desteğine ihtiyaç varsa tüm imkânlarımızla orada olduk. Dışarıda bu adımları atarken içeride ihanetin devlet ve toplum hayatında açtığı yaralarını sardık. Ayrıca millî iradenin üstünlüğünü tescilleyecek, demokrasimizin önünü açacak, yönetimde istikrarı garanti edecek reformları hayata geçirdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreçte Türkiye’nin en büyük kazanımı yönetimde çift başlılığı ortadan kaldıran Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemiyle on yıllar boyunca anti demokratik müdahalelere zemin hazırlayan yönetimde istikrar sorunu kalıcı biçimde çözülmüştür. Türkiye’nin son 10 yılda savunma sanayiinden ekonomiye, güvenlikten dış politikaya elde ettiği tüm başarıların arkasında FETÖ’nün tasfiyesi vardır. Tasfiye hızlandıkça, örgüt çözüldükçe casusluk şebekesini bir arada tutan bağlar zayıfladıkça inşallah Türkiye’nin yürüyüşü daha da süratlenecektir. Kardeşlerim şundan kimsenin şüphesi olmasın, FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir. Merhum Üstad’ın dediği gibi, ‘Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.’ Evvelallah istikbal de bizimdir. İstikbal Türkiye’nin ve Türk milletinindir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün Türkiye’ye, millete ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlere Allah’tan rahmet, şehit yakınlarına başsağlığı, gazilere sağlık ve afiyet niyaz etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği Katar’ın başkenti Doha’da, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani’ye başsağlığı dileklerini iletti.
Doha Lusail Sarayı’ndaki görüşmede Katar Emiri Temim’e taziye dileklerini sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eşlik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.